Ana sayfa Sorularla Bilim Bunama ve diğer bilişsel bozukluklar nelerdir? Nedenleri nedir?

Bunama ve diğer bilişsel bozukluklar nelerdir? Nedenleri nedir?

2195
PAYLAŞ

Bunama, yeni bilgiler öğrenme ya da daha önce edinilmiş bilgileri anımsama yetisinde azalma ve konuşmada, nesneleri tanımada, bildiği işlevleri yerine getirmede yaygın bozukluk ortaya çıkması, bu yüzden işlevsellik düzeyinde belirgin düşmeyle beliren bir durumdur. Yeni bilgiler öğrenme ve öğrenilmiş bilgileri anımsamadaki bozukluk yanında, afazi (dil bozukluğu), apraksi (öğrenilmiş işleri ve hareketleri yapmada bozukluk), agnozi (nesneleri tanıyamama) ve tasarlama, düzenleme, soyutlama gibi işlevlerde bozulmalar bulunur. Genellikle orta yaşın üzerindeki kimselerde olur. Durum kalıcıdır ve yitirilen beceriler yeniden kazanılamaz, tersine bozukluk ilerler. Tıbbi adıyla demans denilen bu durumun en yaygın görülen tipi Alzheimer tipi demanstır. Başlangıcın 65 yaş altında olması erken başlangıç sayılır. Bu demans çeşitli metabolizma ürünlerinin sinir hücrelerinde birikmesine bağlıdır. Bu maddeler arasında alüminyum tuzları biraz daha fazla görülür. Bu nedeni ortadan kaldırmak hemen hemen olanaksızdır. Ancak çeşitli ilaçlar yardımıyla demansın ilerlemesi yavaşlatılabilir. Sinir hücrelerindeki değişiklik ve bozulmaları geri döndürmek mümkün değildir. Alzheimer tipi demanstan başka, damarlardaki bozukluklara bağlı olan multiinfarkt demanslar da vardır. Bunda Alzheimer tipi demanstan farklı olarak beyin damarlarındaki tıkanmalara bağlı nörolojik bozukluklar da birlikte görülür. Ayırıcı tanı da böyle yapılır. Yoksa klinik tablo aynıdır. Klinik tablonun aynı olduğu bir durum da genel tıbbi bir durumdan dolayı oluşan demanslardır. Bunlarda da ayırıcı tanı o klinik hastalığın tanısıyla olur. Demansa neden olan klinik hastalıklar arasında AIDS, yaralanmaya bağlı beyin hasarı, Parkinson hastalığı, Huntington hastalığı, Pick hastalığı, Jakob-Kreuzfeld hastalığı, hipotiroidi ve vitamin B12 eksikliği, çeşitli beyin tümörleri sayılabilir. Tanı için bu hastalığın varlığı gösterilmelidir. Her türlü demansta yitirilen yetilerin geri dönmesi imkânsızdır, sadece seyri yavaşlatılabilir. Tamamen durdurulması da mümkün değildir. Uyuşturucu madde kullanımı da uzun vadede demansa neden olur.

Bunama, yeni bilgiler öğrenme ya da daha önce edinilmiş bilgileri anımsama yetisinde azalma ve konuşmada, nesneleri tanımada, bildiği işlevleri yerine getirmede yaygın bozukluk ortaya çıkması, bu yüzden işlevsellik düzeyinde belirgin düşmeyle beliren bir durumdur.

Bilişsel işlevlerde görülen bir bozukluk grubu da amnestik bozukluklardır. Bunda da öğrenememe ve daha önceki bilgileri anımsayamama görülür. Çoğunlukla kısa sürelidir. Uzun süreli olanlarda da zaman zaman kısmi düzelmeler olur. Nedenleri genel hastalığa ve madde kullanımına bağlı olabilir. Bu maddeler başta alkol olmak üzere sedatif (yatıştırıcı), hipnotik (uyutucu) ya da anksiyolitik (kaygı giderici) maddeler olabilir. Genel tıbbi durumlar arasında da çeşitli ateşli hastalıklar, diyabet, bazı metabolizma bozuklukları ve habis anemiler vardır.

Bir bilişsel bozulma durumu da deliriumdur. Dikkati belirli bir konu üzerine odaklama, yeni bir konuya kaydırma ve dikkati sürdürmede azalma ile giden bilinç bozukluğuna delirium denir. Çeşitli yaygın bedensel hastalıkların, özellikle ateşli hastalıkların seyri sırasında bu durum ortaya çıkabilir. Genellikle sınırlı bir süre devam eder ve genel tıbbi durumun düzelmesiyle geçer. Madde kullanımı da bu tabloyu ortaya çıkarır. Ama aynı zamanda kullanılan bir maddenin yoksunluğundan da ortaya çıkabilir. Kullanılan maddeler sinir sistemini ağır şekilde etkileyen alkol, esrar, afyon alkaloidleri, kokain gibi maddeler olduğu gibi sedatif yani yatıştırıcı maddeler, hipnotik yani uyku ilaçları, anksiyolitik yani trankilizan ilaçlar da yüksek dozda ya da sürekli kullanımda böyle bozukluklara neden olur. Daha iyi tanımlamak için bildiğimiz sarhoşluğun da bir delirium tablosu olduğunu anımsatalım.

Kaynak: Ali Nahit Babaoğlu, 50 Soruda Psikiyatri, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, 2011, s. 38-40