Ana sayfa 187. Sayı Bereket Ana

Bereket Ana

214
PAYLAŞ

Bilim ve Gelecek elinizdeki sayıdan itibaren 20 TL. Elbette zam yapmak istemezdik. Bunca krizin yaşandığı ve tüm masrafların en az iki katına çıktığı son iki yıldır yapmamakta direndik de. Ama krizin rutinleşmesi sonucunda artık mali açıdan dergi çıkarmanın anlamsızlaştığı bir noktaya geldik. Satılan derginin gelirinin yüzde 55’i dağıtıma, yüzde 40’ı da kâğıt ve baskıya gidiyor ve bu durumun derginin ne kadar sattığıyla bir ilgisi yok. Dahası giderler nakit, ama gelirler aylar sonrasının çekleriyle oluyor. Bu durumda ikisinin de riskli olduğunu bildiğimiz iki tedbir alabilirdik. Birincisi yükü okurlarla paylaşmak, yani dergi fiyatına zam. İkincisi, halen kalmakta ısrar ettiğimiz ulusal çaptaki dağıtımda iade oranını düşürmek, yani dağıtılan (ve basılan) dergi sayısında indirime gitmek. İki tedbiri de almak zorundaydık. Bir tedbir de sayfa sayısını düşürmek olabilirdi, ama içerik zenginliğinden ödün vermek istemedik.

Okurlarımız zorlanacaktır, biliyoruz. Çünkü biz de farklı değiliz; artık bir kitap-dergi alırken, sinemaya, tiyatroya, konsere vb. giderken on kere düşünüyoruz. Belki okur kaybedebiliriz. Ama bu riski almak zorundaydık; çünkü diğer seçenek hiç arzu etmediğimiz bir seçenek. Neyse, daha fazla sızlanmayalım; çünkü okurlarımız da koşulları en az bizim kadar biliyorlar.

Bilim ve Gelecek’in özellikle üç büyük kent dışındaki okurlarına çağrımız aboneliği ve e-aboneliği düşünmeleri. Çünkü derginin satıldığı bayi sayısında azalma olacak ve bundan da en çok taşradaki okurlar etkilenecek.

Eminiz, her türlü zorluğu elbirliğiyle aşacağız.

***

Türkiye resmen emperyalist tekellerin işgali altında. Sanayi, tarım, madencilik… her alanda ülkemizin zenginlikleri, yani halkımızın emeği ve doğal kaynaklarımız küresel şirketlere peşkeş çekiliyor. Korkunç bir yağma, talan, gasp ekonomisi… Elinizdeki sayının kapak dosyası, bu ihanetin tarım ve gıda alanındaki yansımasını ele alıyor. Elbette dosyamız sadece durumun vahametini ortaya koymuyor, esas olarak çözüme yoğunlaşıyor. Yazarlarımız, dünyadaki örneklerinden de yola çıkarak bu yağmaya karşı nasıl durulabileceğini, hangi tedbirlerin alınması gerektiğini tartışıyorlar. Bu dosyayı sadece ibretle değil umutla da okuyacaksınız. Ön kapağımızda kısa bir süre önce Haziran ayında yitirdiğimiz ünlü ressamımız İbrahim Balaban’ın “Bereket Ana” adlı tablosunu kullandık. İşte bize umut veren, emeğine ve ürününe yavrusunu kucaklar gibi sarılan ülkemizin bereket analarıdır.

Bu sayımızda özellikle sol kesim içinde düzeyli bir tartışma yaratacağını umduğumuz makaleler de var: Kerem Cankoçak’ın “Marx ve doğa bilimleri”, Alp Hamuroğlu’nun “Savaş, barış, emek ve emperyalizm”, Ender Helvacıoğlu’nun “Tarihsel olgular nasıl ele alınmalı” ve Önder Kulak’ın “Faşizm tahlili için kuramsal notlar” başlıklı yazıları. Bu konularda tartışmak isteyen okurlarımıza sayfalarımızın açık olduğunu belirtelim.

***

Geçtiğimiz ay birçok acı haber aldık, çok değerli bilim, sanat ve kültür insanlarını yitirdik: Büyük arkeologumuz Prof. Dr. Hayat Erkanal, sinema eleştirmeni ve yazar Cüneyt Cebenoyan, sosyalist yayıncı ve çevirmen ağabeyimiz Işıtan Gündüz, oyuncu, yönetmen ve yazar Umur Bugay… Türkiye’nin aydınlık yüzünün başı sağ olsun; anıları ve ürünleriyle bize her zaman yol göstermeye devam edecekler. Yazarımız Benan Dinçtürk de babasını yitirdi. Dinçtürk’ün acısını paylaşıyor ve baş sağlığı diliyoruz.

Son olarak bir de güzel haber verelim. Yazarımız Murat Naroğlu, Sultan Maral ile hayatını birleştirdi. Kendilerine sonsuz mutluluklar diliyoruz.

Dostlukla kalın…