Ana sayfa Bilim Gündemi Canlı dokuya zarar vermeyen nanolazer madde geliştirildi

Canlı dokuya zarar vermeyen nanolazer madde geliştirildi

377
PAYLAŞ

Çeviren: Gülseli Kırgıl

Araştırmacılar, canlı dokuların içerisinde o dokulara zarar vermeden işlev görebilecek bir nanolazer madde geliştirdi.

Biliminsanları tarafından geliştirilen bu lazer 50-150 nanometre kalınlığında; bu kalınlık, bir insanın tek bir saç telinin yaklaşık olarak binde birine karşılık geliyor. Bu boyuttaki bir lazerin, hastalıkların biyobelirteçlerini algılama potansiyeli ise oldukça yüksek. Böylelikle nanolazer, epilepsi gibi nörolojik bozuklukların tedavisinde kulllanılabilir. Bu nanolazer, canlı dokuların içerisine yerleştirilebilir ve burada işlev görebilir.

Northwestern Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi’nde çalışma yürüten araştırmacılar tarafından geliştirilen nanolaser, canlı dokularda görüntüleme için kullanılabilir durumda. Geliştirilen nanolazer, sadece biyolojik olarak uyumlu olma özelliği taşımıyor aynı zamanda daha uzun ve kısa dalga boylarında ışık yayabiliyor. Northwestern Üniversitesi’ndeki araştırmanın yürütücülerinden Teri Odom, “Nanolazer madde, görünür dalga boyunda çalışan fotonlardan daha derin dokulara etki edebiliyor” dedi.

Nanolaser ayrıca ultra hızlı veya daha düşük güçte çalışan elektronikler, kuantum devreleri ve mikroişlemciler dahil olmak üzere pek çok alanda çalışabilir. 23 Eylül günü Nature Materials dergisinde yayımlanan çalışma yeni tedavi tekniklerinin geliştirilmesine öncülük edebilir.

Geliştirilen nanolazer madde, beyin gibi organlarda hastalık tanı ve tedavisinde kullanılabilecek.

Bu ve benzeri pek çok uygulama gittikçe daha küçük lazerlerle çalışmayı gerektirse de araştırmacılar hep aynı noktada tıkanıyor. Nanolazerler bütün avantajlarına rağmen, diğer malzemelerden daha az verime sahip. Çünkü bu lazerler, çalışabilmek için daha kısa dalga boylu ışık kaynaklarına ihtiyaç duyar. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Makine Mühendisliği alanındaki çalışmalarıyla tanınan Profesör Schuck, “Bu durum kötü, çünkü nanolazerlerin kullanılacağı ortamlar, UV ışığına ve aşırı ısınmaya karşı oldukça hassas” dedi. Ancak bu çalışmaya imza atan ekip, foton dönüştürücü kullanarak bu sorunun çözümü için bir platform geliştirdi. Bu metot yoluyla düşük enerjili fotonlar emiliyor ve daha yüksek enerjili bir fotona dönüştürülüyor. Ekibin bu yolla elde ettiği lazer, düşük enerji altında da çalışabilir durumda.

Schuck bu durumu değerlendirerek, “Heyecan verici bir şekilde, nanolazer mevcut lazerlerde gözlemlenenden daha küçük büyüklükteki güçlerde çalışıyor” açıklamalarında bulundu.

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2019/09/190923140807.htm