Ana sayfa Bilim Gündemi Düzenli egzersiz, kalp krizi riskini nasıl düşürür?

Düzenli egzersiz, kalp krizi riskini nasıl düşürür?

892
PAYLAŞ

Çeviren: Gülseli Kırgıl

Düzenli bir biçimde yapılan egzersizler, kolesterol ve kan basıncı artışı gibi durumların gözlenme riskini azaltarak kardiyovasküler sistemimizi korur. Matthias Nahrendorf ve ekibi bu durumun nasıl gerçekleştiğini anlamak için yeni bir çalışmaya girişti. Ekip, özellikle de plak adı verilen yapıların damar tıkanıklıklarını nasıl oluşturduğu ve egzersizlerin bu durumun önlenmesi adına nasıl bir mekanizmada etkin olduğuna yoğunlaştı.

Nahrendorf’un yürütücülüğünde çalışan araştırma grubu, fiziksel aktivitenin kemik iliğinin çalışma mekanizmasında ve kök hücrelerde nasıl bir etkisi olduğuna eğildi. Özellikle de HSPC olarak adlandırılan hematopoetik kök hücre üretimindeki etkiye yoğunlaşıldı. Bu tür kök hücreler, akyuvar (lökosit) adı verilen ve bağışıklıkta oldukça büyük bir öneme sahip olan kan hücrelerine dönüşme yeteneğine sahiptir. Vücudun enfeksiyonlara karşı savunma sistemini çalıştırması ve yabancı maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için lökositlere ihtiyaç duymaktayız. Nahrendorf, “Fakat bu hücrelerin miktarında artış meydana geldiğinde, damarların çeperlerinde iltihaplanma başlar” açıklamalarında bulundu.

Nature Medicine portalında yayınlanan çalışmada ekip, fareleri kullanarak çeşitli deneyler yaptı. Bu deneylerde bir grup fare, koşu bandı bulunan kafeslere yerleştirildi. İkinci gruptaki fareler ise içerisinde koşu bandı bulunmayan kafeslere alındı. Altı hafta sonra araştırmacılar, koşu bandı bulunan kafeslerdeki farelerin HSPC aktivitesinde önemli ölçüde azalma olduğunu ve diğer farelere kıyasla daha düşük lökosit seviyesine sahip olduklarını gözlemledi. Araştırma ekibi egzersizlerin, iştah mekanizmasında etkin olan ve aynı zamanda HSPC aktivitesini kontrol ederek lökosit üretimini arttırdığı bilinen leptin hormonunun üretiminde azalmaya neden olduğunu ortaya koydu. Ayrıca araştırma ekibi, kronik iltihaplanmaya bağlı olarak kardiyovasküler hastalığa sahip insanlarda da yüksek düzeyde leptin hormonu ve lökosit üretimi gözlendiğini kaydetti.

Araştırma ekibinde yer almayan Michelle Olive, “Bu çalışma, kemik iliğinde yer alan hücrelerle, egzersiz arasındaki bağlantıyı açıklaması adına önemli. İltihaplanma ile egzersiz bağlantısı tanımlanmakta ve leptin hormonunun kardiyovasküler korumadaki rolü ortaya çıkarılmakta” açıklamalarında bulundu ve ekledi: “Bu çalışma, hareketsiz yaşamın kardiyovasküler sağlığı nasıl etkilediğinin ve fiziksel aktivitenin öneminin altını çiziyor.”

Bu çalışmada biliminsanları yeni bir bulguya daha ulaştı. Vücudun savunması olarak nitelendirilebilecek bağışıklık sisteminde etkin rol oynayan lökosit seviyelerinin egzersiz yoluyla düşürülmesi, kişileri enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakmıyor. Bu anlamda çalışma, pek çok açıya sahip ve temelde düzenli egzersiz yapma ile kalp krizi ve felç gibi durumların önlenmesinde etkin olan mekanizmayı ortaya çıkarmakta.

Kaynak: https://medicalxpress.com/news/2019-11-heart-disease.html