Ana sayfa Geniş Açı Dedektif Newton!

Dedektif Newton!

650
PAYLAŞ

Sedat Ölçer

22 Mart 1699 günü sabahı idam sehpasına çıkan William Chaloner’ın ünlü fizikçi Isaac Newton’a karşı duyduğu kin ve nefret, biraz sonra hayatına mal olacak yerçekimi olayından kaynaklanmıyordu elbette. Hayır, yerçekimi yasasını keşfetmiş, gelmiş geçmiş en büyük biliminsanlarından biri olan Newton’a karşı öfkesinin nedeni bambaşkaydı…   

William Chaloner zamanının bir numaralı dolandırıcısı ve hilekârı idi. Gaddarlık ve kurnazlık konularında bileğini bükecek biri yoktu. 1680’li yılların başında (doğum tarihi tam olarak belli değildir), 600 bin küsurluk bir nüfusa ulaşmış, dev bir megapol haline gelmiş, imkânsızları vaat eden başkent Londra’ya ayak attığında, kendine bir servet kurmayı hayal eder. Ancak çetelerin, arakçıların, gaspçı ve yankesicilerin kol gezdiği başkent yeraltı dünyası, taşradan gelme, çiçeği burnunda ve kısa yoldan zengin olmaya hevesli efrada kapılarını pek de kolayca açmaz. Chaloner’ın suç kariyerinin çıraklığını tamamlayabilmesi, tam 10 yılını alacaktır. Bu süre zarfında banliyölerde iş tutacak, iş ortakları, suç ortakları edinecek, karanlık işler çevirecek, şarlatan hekimliğe soyunacaktır. Kariyerini belirleyecek başlıca olay ise, İngiliz devletinin 17. yüzyılın ikinci yarısı içinde yaşadığı ekonomik ve finansal sıkıntılar ve bunlara bağlı olarak madeni para üretimi olacaktır.

O dönemde İngiltere’de esasen iki tip madeni para tedavüldeydi. Bir tarafta, oldukça ilkel yöntemlerle basılmış 1662 yılı öncesi paralar: bunların kenarları kolayca kırpılabilir olduğundan, 1690’lı yıllarda, kırpıcılık ciddi bir salgın haline gelecek, örneğin “gerçekte 400 ons ağırlığında olması gereken para, Bristol’da 240 ons, Cambridge’de 203 ons ve Oxford’da 103 ons ağırlığında” olacaktı. Diğer tarafta, 1662 sonrası basılan paralar, makinalarla üretilen, kenarlarına işlenmiş yazıdan dolayı kırpılması zor, ağırlıkları hassasiyetle dengelenmiş paralardı. Ancak sahtekârlara ne gam! Her iki tip parayı da ustaca taklit edebileceklerdi!

Bu son derece elverişli ortamda Chaloner, Patrick Coffee isimli bir sarraftan kalpazanlık sanatına dair temel beceriler edinir: boş sikke basmak, sikkeleri presleyerek oymak, kalıp kullanarak kenar yazısını mükemmelce taklit etmek… 1691 yılında ürettiği ilk sahte paralar, suç ortağı Thomas Holloway ve onun eşi tarafından piyasaya sürülür. İlk aylarda edindikleri kâr, 1000 Sterling’in üzerindedir (Londra’da kalifiye bir işçinin yıllık maaşının yaklaşık 20 katına denk gelir). Chaloner’ın tüm kalpazanlık kariyeri boyunca ürettiği sahte paranın toplam değerinin, günümüz parasıyla 4 milyon Pound Sterling mertebesinde olduğu tahmin edilmektedir.

Bu denli hızlı bir başarı, baş döndürür elbette. Bu kez centilmenliğe soyunan Chaloner, görkemli bir eve taşınır, kadınlarla âlem yapar, metresler edinir, ta ki bir süre sonra bir ihbara maruz kalıp sırra kadem basıncaya kadar. Birkaç ay sonra tekrar ortaya çıktığında, yitirdiği serveti geri kazanabilmek için yeni planlar oluşturur. Bir örnek verelim.

1688 yılında, Muhteşem Devrim (The Glorious Revolution) adıyla tarihe geçen bir darbeyle III. William, II. James’i tahtından indirmişti. Ancak Kral James’in bir karşı darbe ile iktidarı tekrar ele geçirebilme olasılığı William için sürekli bir endişe kaynağı idi ve bu yüzden James yanlısı faaliyetler çok ağır biçimde cezalandırılıyordu. 1693 yılının ortalarına doğru, Chaloner, James’nin kaleminden çıkmış gibi, yakında tekrar tahta çıkacağını, vicdan hürriyetinin garanti altına alınacağını ve bir genel af uygulanacağını duyuran bir broşür hazırlar. Broşürün, James sempatizanları dışında başka hiç kimseye dağıtılmayacağının sözünü vererek basma ve çoğaltma işlemlerini üstlenmeleri için iki matbaacıyı ikna eder. Ancak kısa bir süre sonra her ikisini bizzat ihbar eder ve tutuklattırıp hapse attırır. İki matbaacı, ağır ihanet suçundan idam edilir. Sonraları bu ihbarı için 1000 pound’luk bir ödül alacaktır…

Zamanla Chaloner farklı arayışlara girer, yeni stratejiler geliştirir. Örneğin 1693 yılında, Darphane’nin içerisine sızarak büyük bir vurgun yapmanın yollarını ararken, kendini bir maliye uzmanı olarak ortaya atar, 1694 yılında vergi politikaları hakkında bir risale yayınlar ve artık bu kadarı da olmaz dedirten bir hamle ile, para sahtekârlığını önlemeye yönelik birtakım önerilerde bulunur. Maliye Bakanlığı’nın Danışma Meclisi nezdindeki bir ifadesinde, Darphane’ye sataşır, bu kuruluşun çok bariz ehliyetsizliğinden, hatta kendi içerisinde bazı suç unsurlarını barındırdığından dem vurur.

İngiltere Merkez Bankası’nın, Haziran 1695 tarihi itibarıyla gerçek banknot uygulamasına geçmesi ile (böylece İngiltere’de, modern finans sisteminin temelini oluşturan kısmi rezerv bankacılığına başlanmış olur), yeni bir fırsatın oluştuğunu sezinleyen Chaloner, hemen işe koyulup, sahte banknot üretimine başlar. Ancak ne var ki, iki ay gibi çok kısa bir sürede, Ağustos 1695’te, foyası ortaya çıkar. Bu olay üzerine sorguya çekilen Chaloner, Merkez Bankası dedektiflerine başka dolandırıcıların isimlerini ihbar ederek paçayı sıyırır, hatta örnek davranışından ötürü bankanın özel takdir ve teşekkürlerine mazhar olur.

1696 yılına gelindiğinde, Chaloner’ın Isaac Newton ismiyle tanışmasına çok az kalmıştır. Bu karşılaşmanın arka planını anlayabilmek için, İngiliz Krallığı’nın finansal durumu konusuna geri dönmemiz gerekecek.

İngiltere’nin ekonomik durumu (1660-1695)
1660’lı yılların başından beri Darphane ve Maliye, sahte para ve kırpıcılık belasıyla baş etmeye çalışıyordu. Ancak 1680’lerin sonuna doğru, yeni bir tehdit baş göstermeye başlamıştı: Londra’ya kıyasla, aynı miktar gümüşle, Paris veya Amsterdam gibi merkezlerde daha fazla altın satın almak mümkündü. Böylece İngiltere’de toplanan gümüş paralar eritilip külçelerle Manş Denizi üzerinden Fransa’ya taşınıyor, burada bu gümüş ile satın alınan altın İngiltere’ye sokulup, bu sefer daha fazla gümüş satın almak için kullanılıyordu. Bir “finansal devridaim makinesi” icat edilmişti adeta.

Bir zamanlar İngiltere Kraliyet Darphanesi.

Sonuçta ülke dışına gümüş madeni akışı o denli kaygı verici boyutlara ulaşır ki, 1690 yılında oluşturulan bir parlamenter araştırma komisyonunun durum tespit çalışmaları, son 5 yıl içerisinde Darphane’de üretilmiş gümüş paranın % 10’dan fazlasının, tam 6 ay içerisinde, Fransa ve Hollanda’ya taşınmış olduğunu ortaya koyar. 1686-1690 yılları arası 5 yıllık süre zarfında yaklaşık yarım milyon pound değerinde gümüş para üretmiş olan Darphane, 1691-1695 yılları arası, yani bir sonraki 5 yıllık süre zarfında, gümüş madeni eksikliğinden dolayı ancak 17 bin pound değerinde para üretebilir.

Bu durumu daha da vahim kılan, Kral William’ın o sıralar Fransızlara karşı çok maliyetli bir savaş yürütmekte olmasıdır. 1695 yılı itibarıyla İngiliz Merkez Bankası’nın hükümete 1,2 milyon pound borç vermiş olmasına rağmen, daha fazlasına ihtiyaç duyulur. Kral William’ın bizzat kendisi, para krizine bir çare bulması yönünde Avam Kamarası’na çağrıda bulunur. Bu durum karşısında çözüm arayışına giren Maliye Bakanlığı, Eylül 1695’te, ülkenin bazı önde gelenlerine bir mektup yazarak izlenmesi gereken stratejiye dair görüş talep eder. Bu kişiler arasında, Isaac Newton da vardır.

Newton: İnzivadan Darphane’ye
Newton, 1687 yılında başyapıtı Principia Mathematica’yı yayımladıktan sonra, yeni kral William’ın oluşturduğu Konvansiyon Parlamentosu’na Cambridge Üniversitesi temsilcisi olarak atanmış, bu görevini Ocak 1690’a kadar icra etmiş, akabinde Cambridge Trinity College’daki sakin hayatına geri dönmüştü. Açıkçası fazla sakin bir hayattı bu Newton için. Cambridge’de geçirdiği günler, zorunlu bir inzivaya dönüşmüştü. Kaldı ki Londra yaşamı, sahip olduğu maddi imkânları aşıyordu, dolayısıyla başkentte mekân tutabilmesi için, geliri uygun bir pozisyona ihtiyacı vardı. Bu amaçla, nüfuz sahibi tanıdık kişilere haber salmasına rağmen, emeline bir türlü ulaşamamış ve Trinity College’da simya çalışmalarına devam etmeye karar vermişti.

Ancak 1693 yılının ortalarına gelince, hiç beklenmedik bir gelişme yaşanır: Newton’un akli dengesi çöker. Bu çöküşün nedeni hakkında farklı varsayımlar ortaya atılmıştır. Bunlar arasında, bir taraftan simya çalışmalarında karşılaştığı başarısızlık, diğer taraftan İsviçreli matematikçi Nicholas Fatio de Duillier ile yaşadığı romantik ilişkinin sona erişi, sanırız en olası nedenlerdir. Newton’un sağlık durumu ancak yılsonuna doğru iyileşmeye başlar. 1694-95 yıllarını artık iyice sıkıldığı Cambridge’de geçirmekten başka çaresi yoktur, Ta ki Eylül 1695’te, yukarıda sözünü ettiğimiz Maliye Bakanlığı’nın mektubu eline geçinceye kadar.

Haziran 1699’a gelindiğinde, Darphane, Newton’un idaresi altında 6 milyon 840 bin 719 pound değerinde gümüş para üretmiştir.

Newton, bu mektuba cevaben iki öneride bulunur. Bunlardan ilki, madeni paraların tümünü eritip topyekûn bir yeni para basımına gidilmesi, ikincisiyse shilling başına gümüş miktarının düşürülmesidir ki bu da fiilen İngiliz parasının devalüasyonu demektir. Devalüasyon teklifi uzun tartışmalara yol açmış ve sonunda reddedilmiş olsa da (karşı çıkanlar arasında filozof John Locke da yer almaktadır), Ocak 1696’da parlamento, başka kanaat önderlerinin benzer önerileri üzerine de, madeni paraların topyekûn yenilenmesine karar verir.

Münzevi Newton’un hayatı, ancak 1696 Mart ayında, Maliye Bakanı’nın imzasını taşıyan ve Kral’ın “Mr. Newton’u Darphane Muhafaza Müdürü yapmak” istediğini bildiren bir mektup ile bambaşka bir mecraya oturacaktır. Nisan ayında bu pozisyona resmi olarak görevlendirilen Newton, Trinity College’i nihayet terk eder ve 1 Mayıs 1696 günü Londra Kraliyet Darphanesinde işbaşı yapar. Londra Kulesi’nin iç kısmında konumlanan Darphane, üç kişi tarafından yönetilmektedir: Binalar, makineler ve atlardan sorumlu Muhafaza Müdürü, üretimden sorumlu Ustabaşı Müdür ve tüm operasyonları denetleyen Denetim Müdürü.

Newton’un çalışmaları ve Büyük Para Basımı (Great Recoinage)
Newton’u devasa bir iş beklemektedir: En fazla 3 yıl içerisinde, son 30 yılda üretilmiş yaklaşık 7 milyon pound’luk metal paraların eritilip tekrar basılması. Düzenlediği toplantılar, yaptığı görüşmeler, yazdığı mektup ve dilekçelerin haddi hesabı yoktur. Darphane’deki her bir süreç ile aşina olur. Bir süre sonra pozisyonu o denli güçlenir ki, Ustabaşı Müdür’ün görevini de üstlenmiş olur, tüm Darphane fiilen kontrolü altına geçer. 1697 yılının sonunda, Darphane’nin yaklaşık 500 işçisi, ayrıca dev baskı değirmenlerinin güç kaynağı olan 50 atın bakım işleri yönetimi altındadır. Makine parkını büyütür ve tedarik ve üretim süreçlerini o kadar ustaca yönetir ki, devasa projenin neredeyse tamamı 1698 ortalarına doğru tamamlanmış olur. Haziran 1699’a gelindiğinde, Darphane, Newton’un idaresi altında 6 milyon 840 bin 719 pound değerinde gümüş para üretmiş olur. Maliye Bakanı’nın kendi sözüyle, eğer Newton olmasaydı, tüm proje başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkûmdu.

Tüm bu görevleri yanı sıra, bir diğer görev geleneksel olarak Muhafaza Müdürü’nün sorumluluk alanının bir parçası haline gelmiştir: Devlet parasına karşı işlenen suçların tespiti ve soruşturması. Newton bu görevi de titizlikle icra etmekte kararlıdır. Chaloner’ın en büyük hatası, Darphane’ye karşı saldırılarını sürdürürken, bu yeni müdürün sıra dışı yeteneklerini göz ardı etmek olacaktır. Burnunu kime sürttüğünü anlayınca, artık iş işten geçmiştir. Dedektif romanlarını aratmayacak olayları kısaca özetleyelim.

Chaloner’ın peşinde
Darphane’ye ait bazı baskı kalıplarının çalınmış olduğu haberi gündeme oturunca, fırsat kollayan Chaloner harekete geçer. Maliye Bakanı’na yazdığı mektupta, hırsızlığın aslında Darphane’nin içerisinden bazı Darphane çalışanları tarafından gerçekleştirildiğini duyurur. Hatta o kadar ileri gider ki, Darphane’de bile sahte para basıldığını ileri sürer. (Baskı kalıplarının, bizzat Chaloner’ın emri altında çalışan bir çete tarafından çalınmış olabileceği düşünülmektedir.) İddialarına inandırıcılık kazandırmak adına, iki eski suç ortağını ihbar etmekten geri kalmaz.

Bir noktadan sonra Chaloner, büyük oynamaya, Darphane’yi içeriden fethetmeye karar verir. Parlamenter Araştırma Komisyonu ile yaptığı bir görüşmede, Darphane’nin sorunlarına bir çözüm getirebileceğini ileri sürer, üretim süreçlerinin ne şekilde iyileştirilebileceğini gösterebilmek için Darphane’ye erişim hakkı ister. Ve başarılı olur. Araştırma komisyonu, “Mr Chaloner’ın guinea paraları ile ilgili bazı deneyler yapabilmesi için” Darphane’ye erişimini sağlayan özel bir izin çıkartır. Newton bu karara itaat etmeyeceğini bildirince, Chaloner’ın planı akamete uğrar. Tüm bu süreç boyunca, Chaloner’ın Darphane Müdürü’ne attığı iftiraları, ehliyetsizlik ve suiniyet suçlamaları Newton’u o kadar yaralar ki, ünlü fizikçi, bundan böyle Chaloner’ın tutuklanıp yargılanmasını kişisel bir mesele haline getirir.

Newton’un Chaloner ile ilgili soruşturması, bir “ampirik araştırma şaheseri” olarak ortaya çıkacaktır.

Newton’un Chaloner ile ilgili soruşturması, bir “ampirik araştırma şaheseri” olarak ortaya çıkacaktır. 1697 yılı itibarıyla, ajan ve ispiyonculardan oluşan öylesine muazzam bir ağ kurmuştur ki, Londra’nın gelmiş geçmiş en etkin hafiye ordusuna sahiptir. Masa başında oturmakla yetinmez, tutuklattığı suçluları bizzat gidip hücrelerinde ziyaret eder, sorguya çeker. Gizli görevler için ajan görevini üstlenecek pek çok kişiyi işe alır, bilgi toplamak amacıyla hırsız ve haraççı ayak takımını kullanmakta tereddüt etmez. Chaloner, parlamento üyeleri üzerine baskısını devam ettirse de, her teşebbüsü gelir Newton’a toslar.

Bu arada hükûmet, Kral William’ın ordusunu finanse edebilmek amacıyla Malt Lottery isimli yeni bir devlet tahvili çıkarır. Uygulama o denli başarılı olur ki, kuponlar kısa sürede bir yasal ödeme aracı, yani nakit niteliği kazanır. Chaloner’ın bu gelişmeye kayıtsız kalması beklenemezdi şüphesiz: Haziran 1698 itibarıyla sahte kupon basmaya başlar ve yeni “ürününü” başarıyla tedavüle sokar. Ancak sahtekârlığın gün yüzüne çıkmasıyla, bu sefer bakanlık müsteşarı James Vernon’un bizzat kendisi harekete geçer. Bu doğrultuda birçok girişiminin sonuçsuz kaldığını görünce, son çare olarak, Chaloner’ın yakalanmasını sağlayan kişi ya da kişilere 50 pound’luk bir ödül verileceğini duyurur. Böylece oldukça kısa bir süre sonra, Kasım 1698’de, istediği sonuca ulaşır: Darphane’nin eski jurnalcilerinden biri, Chaloner’ı ele geçirip Newgate hapishanesine teslim eder.

Son perde
Bu aşamadan sonra Newton, sağlam bir iddianame ortaya koymak için çalışmalarını hızlandırır. Şunu çok iyi bilmektedir ki, sahte tahvil olayıyla ilgili Chaloner’a karşı kesin bir delil üretemeyecektir, çünkü tanıkların büyük bir kısmının sicili zaten bozuktur ve kendi suçlarını örtmek adına, davaya zarar verebilirler. Bu yüzden farklı bir strateji izlemeye karar verir: İddianamenin kapsamını çok daha genişleterek, Chaloner’ı o kadar çok suç olayının merkezine oturtmak ki, artık detayların önemi kalmasın, jüri heyeti suçlama ve dosyalar yığını altında adeta boğulsun…

Newton, onlarca tanık ifadesi toplayarak Londra kentinin kalpazanlık ekosisteminin kapsamlı bir tablosunu ortaya çıkarır. Bir seferinde, 10 gün art arda şahit dinler. Arşivlerde yer alan 140 tutanak, çalışmalarının yoğunluğunu gösterir. İddianamesini güçlendirmek amacıyla, Chaloner’ın hücresine, John Ignatius Lawson adında eski bir kalpazanı köstebek olarak sokar. Bu kişiden hiç şüphelenmeyen Chaloner, Lawson’a işlediği birçok suçu övünerek anlatır, itirafta bulunur ve değerli bilgiler ifşa eder. Ancak aynı zamanda durumunun vahametini de anlayan Chaloner, Newton’a mektuplar döşer, neden hayatının bağışlanması gerektiğini açıklar ve sıkça yaptığı gibi bazı suç ortaklarını ihbar eder. “Bu altı yıl içerisinde herhangi bir suç işlemedim” der. Komplocular, alçaklar ve hainler tarafından aldatıldığını, onu suçlayanların vebal altında kalacaklarını vurgular. “Eğer ölürsem, bir cinayete kurban gitmiş olurum.” Newton, tüm mektupları yanıtsız bırakır.

William Chaloner 22 Mart 1699 günü idam edilir.

3 Mart 1699 günü, Chaloner’ın duruşması başlar. Davanın tüm ayrıntılarına hâkim olan Newton, her ihtimale karşı üç ayrı, birbirinden farklı iddianame hazırlamıştır; tanıklık etmeleri için, güvendiği altı şahidi kullanır. O devirde savunma avukatı uygulaması olmadığından Chaloner kendi savunmasını yapar; suçlamaların tümünü reddettiği gibi, şahitlerin kendilerini kurtarabilmek için yalan söylediklerini öfkeyle ileri sürer. Newton, Chaloner’ı dar bir alana sıkıştırmış, herhangi bir savunma imkânı bırakmamıştır; lehine tanıklık edebilecek veya danışıp hukuki yardım alabilecek hiç kimse yoktur. Duruşmanın sonuna gelindiğinde, jüri heyeti, başka bir odaya çekilip aralarında tartışmaya bile ihtiyaç duymadan, hemen orada, kısa bir istişareden sonra, davalıyı ağır ihanetten suçlu bulduğunu ilan eder. Ertesi gün, mahkeme heyeti tekrar toplanır ve hakkında verilen idam kararını Chaloner’ın yüzüne okur. Hükmün kesinlik kazanmasıyla Chaloner, Newton’a son bir mektup yazacaktır: “Ah Sevgili Sir beni sizin dışınızda hiç kimse kurtaramaz Ah Tanrı Tanrım eğer beni kurtarmazsanız cinayete kurban gitmiş olacağım Ah ümit ederim Tanrı yüreğinizi merhamet ve acıma hisleriyle doldursun ki bu şeyleri benim için yapabilesiniz.” Newton mektubu yanıtsız bırakır.

22 Mart 1699 günü idam kararı uygulanırken, Newton infaz yerinde bulunmaz.

KAYNAKLAR

– T. Levinson, Newton and the Counterfeiter, Faber and Faber, 2009.
– F. Freistetter, Isaac Newton, Prometheus Books, 2018.
– https://www.headstuff.org/culture/history/william-chaloner-master-counterfeiter/
– http://www.newtonproject.ox.ac.uk/view/texts/normalized/MINT00918: William Chaloner’ın Isaac Newton’a mektubu.