Ana sayfa Bilim Gündemi “Biz işçiler neden evde kalamıyoruz?”

“Biz işçiler neden evde kalamıyoruz?”

672
PAYLAŞ

Ender Helvacıoğlu

Büyük doğal afetler ilk başta “doğanın kılıcı” olarak doğarlar, ama kısa süre içinde “tarihin kılıcı”na dönüşürler. İnsanlar sınıflara bölündüğünden ve sömürü ortaya çıktığından beri her zaman böyle olmuştur.

Avrupa’nın önemli merkezlerinden birini yerle bir eden 1755 Lizbon Depremi ve ardından gelen tsunami en bilinen örneklerdendir. Dönemin önde gelen aydınları, özellikle Aydınlanma filozofları üzerinde düşünürler. Depremin yozlaşmaya karşı Tanrı’nın bir gazabı olduğu görüşüne Voltaire başkaldırır. “Lizbon Felaketi Üzerine Şiir”inde, yaşananın dinle, Tanrı’yla, ahlakla bir ilişkisinin olmadığını, depremin bir doğa olayı olduğunu ve bilimsel yaklaşımla çözümlenebileceğini haykırır. Rousseau ise bir adım ileri gider ve Voltaire’e şu basit soruyu yöneltir: “Peki, neden hep yoksullar ölüyor?” Bu soru 30 yıl sonra yanıtını bulur: Büyük Fransız Devrimiyle!

Dün sosyal medyada inşaat işçilerinin çeşitli yerlere astıkları “Biz işçiler neden evde kalamıyoruz?” pankartını gördüğümde aklıma Rousseau’nun sorusu geldi. İşçiler aynı basit soruyu sormuşlar.

Bir soru formüle edildiğinde yanıt gündeme giriyor demektir.