Ana sayfa Bilim Gündemi Deniz tabanındaki en yüksek mikroplastik seviyesi raporlandı

Deniz tabanındaki en yüksek mikroplastik seviyesi raporlandı

403
PAYLAŞ

Çeviren: Gülseli Kırgıl

Uluslararası bir araştırma projesi kapsamında yapılan çalışma, deniz tabanının sadece bir metrekaresini kapsayan ince bir tabakasında 1,9 milyon mikroplastik parçasının bulunduğunu ortaya çıkardı. Böylelikle deniz tabanında bu zamana kadarki en yüksek mikroplastik seviyesi kaydedilmiş oldu.

Her yıl okyanuslara 10 milyon tondan fazla plastik atık giriyor. Deniz yüzeyinde yüzen plastik atıklar, plastik pipetlerin ve torbaların kullanımını sınırlamaya yönelik hareketler sayesinde halkın dikkatini çekti ancak deniz yüzeyindeki plastik birikimi, okyanuslardaki plastik birikiminin yüzde birinden daha az bir oranı oluşturmaktadır. Plastik birikiminin yüzde 99’unun okyanus derinliklerinde gerçekleştiği düşünülüyor.

Okyanus veya deniz yüzeylerindeki plastik yığınları.

Science dergisinde yayımlanan, Manchester Üniversitesi, İngiltere’deki Ulusal Oşinografi (Okyanus Bilimi) Merkezi, Bremen Üniversitesi, Fransa’daki IFREMER ve Durham Üniversitesi’nden biliminsanları tarafından yapılan araştırma denizin derin kısımlarındaki akıntıların, küçük plastik liflerini ve plastik parçalarını bir yerden başka bir yere nakleden taşıyıcı bantlar gibi davrandıklarını gösterdi.

Akıntılar, mikroplastikleri “mikroplastik etkin noktalar” (“microplastic hotspots”) olarak adlandırılan büyük çökelti birikimleri şeklinde yoğunlaştırabilir. Manchester Üniversitesi’nden Dr. Ian Kane, “Neredeyse herkes, okyanus yüzeylerindeki plastik yığınlarını duymuştur ancak derin deniz tabanında yüksek oranda mikroplastiğe rastlanmasına çok şaşırdık. Mikroplastiklerin deniz tabanına eşit olarak dağılmadığını da keşfettik. Mikroplastikler eşit dağılım yerine deniz tabanının belirli alanlarında yoğunlaşıyorlardı. Bu dağılımda güçlü deniz tabanı akıntıları iş görüyordu” açıklamalarında bulundu.

Deniz tabanında bulunan mikroplastikler büyük oranda tekstil ürünlerinin liflerinden oluşur. Bunlar evsel atık su arıtma şebekelerinde yeterince filtrelenmez ve kolayca nehirlere, okyanuslara girer. Okyanus akıntıları mikroplastiklerin yanı sıra oksijenli su ve besin maddeleri taşır, bu durum deniz tabanının mikroplastikleri içeren bölgelerinde mikroplastikleri tüketebilecek veya etkilerini azaltabilecek önemli ekosistemlerin yaşayabileceği anlamına gelir. Yeni çalışma, deniz akıntılarının davranışı ile deniz tabanındaki mikroplastik konstantrasyonu arasında doğrudan kurulan ilk bağlantıyı ortaya koyuyor. Bulgular, denizin derinliklerinde bulunan mikroplastiklerin konumlarının tespit edilmesine ve mikroplastiklerin deniz yaşamı üzerindeki etkisine ilişkin araştırma yapılmasına doğrudan katkı sağlayacak.

Araştırma ekibi, Akdeniz’in bir parçası konumundaki Tiren Denizi’nin tabanından örnek topladı ve bunları derin okyanus akıntılarının modelleri ve deniz tabanının ayrıntılı haritası ile birleştirdi. Laboratuvar çalışmalarıyla mikroplastikler tortudan ayrıldı ve mikroskop altında sayıldı. Plastiklerin tiplerini belirlemek için örnekler kızılötesi spektroskopi metodu kullanılarak analiz edildi. Elde edilen bilgileri kullanan ekip, okyanus akıntılarının deniz tabanındaki mikroplastik dağılımını nasıl kontrol ettiğini gösterdi.

Kaynak: SCIENCE DAILY