Ana sayfa 203. Sayı Kitapçı Rafı

Kitapçı Rafı

45

Barbarın Tarihi Ezilenin Dini – Hikmet Kıvılcımlı’da Tarih ve Din
Canan Özcan Eliaçık, İletişim Yayınları, 2021, 342 s.
Barbarın Tarihi Ezilenin Dini, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın özgün düşünsel üretiminin odağında yer alan din ve tarih alanındaki teorilerine eğilen bir çalışma. Kıvılcımlı, barbarlık-uygarlık gerilimini, tarihsel akışın bir motor gücü olarak düşünüyordu. “Din aleyhtarlığını” anlamsız buluyor, dinsel anlatıları, gerçek hayatın bütün sorunlarını yansıtan bir kaynak olarak okuyordu. Canan Özcan Eliaçık, Kıvılcımlı’nın ömrünü verdiği bu teorik çabanın inceliklerine mercek tutmayı hedefliyot. Özcan Eliaçık’ın bir katkısı da, Kıvılcımlı’nın düşünce kaynaklarını irdelemesi. “İslam’ın Marks’ı” olarak adlandırdığı İbn-i Haldun başta olmak üzere, gerek Osmanlıİslâm gerek Marksist ve Batılı düşünürlerden aldığı ilhamlar görülüyor. 2019’da Türk Sosyal Bilimler Derneği’nin Genç Sosyal Bilimciler Ödülü’nü alan eser, sadece sınıf mücadeleleriyle ve din tarihiyle değil, insanlık tarihiyle ilgilenen herkese hitap eden geniş bir bakış sunmayı hedefliyor.

Balıkların Bildikleri – Sualtında Yaşayan Kuzenlerimizin İç Dünyaları
Jonathan Balcombe, Çev. Elvin Vural, Metis Yayınları, 2021, 320 s.
Balıkların Bildikleri’nde etolog Jonathan Balcombe, son zamanlarda artan balık araştırmalarının yanı sıra kendi deneyimlerine dayanarak, çoğu insanın aklındaki balık imajını altüst eden bir tablo çizmeyi amaçlıyor. Yaygın varsayımların aksine, balıkların “sadece hissetmekle kalmayıp aynı zamanda çevrelerinin farkında olan, iletişim kuran, sosyalleşen, alet kullanan, erdemli, hatta entrikacı canlılar” olduklarını gözler önüne serip ve her biri ayrı bir birey olan bu hayvanları “ahlaki kaygı çemberinin dışına sürme eğilimlerinin” sorgulanması gerektiğini savunuyor. Yazar kitabında şu soruların cevaplarını yanıtlamaya çalışmış; Balıklar neler görür ve duyar? Birbirlerini nasıl tanırlar? İnsanları da tanıyabilirler mi? Acı ve sevinç hissederler mi? Kişilikleri var mıdır? Zekâ gerektiren işlerde performansları nasıldır? Neler öğrenebilir ve öğrendiklerini ne kadar süre hatırlayabilirler? Nasıl işbirliği yapar, hangi toplumsal kuralları ve hiyerarşileri gözetirler? Yavrularını korumak için hangi yaratıcı yöntemlerden faydalanır ve cinsiyetler arasında nasıl bir işbölümü yaparlar? Kendi “kültürleri” var mıdır?

Lucifer’ın Mirası  – Newton’dan CERN’e Asimetrinin Öyküsü ve Anlamı, Frank Close, Çev. Zekeriya Aydın, Alfa Yayıncılık, 2021, 290 s.
Asimetrinin kökenlerini parçacık düzeyinden molekül düzeyine, hücre yapısından anatomik düzeylere kadar her aşamada inceleyen fizikçi Frank Close, bu kitabında aynı zamanda evrenin başlangıç koşullarına da ışık tutmayı amaçlıyor. Bir CERN fizikçisi olan yazar, simetri ve asimetrinin öyküsünü anlatırken modern parçacık fiziğinin de genel bir resmini çizmeyi hedefliyor. Yazar kitabını şöyle tanımlıyor; Dünya asimetrik varlıklarla dolu asimetrik bir yerdir. Eğer Yaradılış mükemmel olsaydı ve simetrisi kusursuz kalsaydı, şimdi bildiğimiz hiçbir şey hiç ama hiç var olmazdı.

Homo Sapiens: İnsanın Evrimi
Jean Baptiste de Panafieu, Çev. Nıvart Taşçı, BGST Yayınları, 2021, 180 s.
21. yüzyılda yapılan keşifler insan evriminin çizgisel bir seyir izlemediğini, gür bir ağacın dalları gibi büyük bir çeşitlilik içerdiğini ortaya koyuyor. İnsansılar (homoninler) ve insan (homo) türleri birbiri ardına evrimleşip ortadan kaybolmadılar; dünya defalarca tek bir insan türünden fazlasına sahne oldu. Biyolog ve okyanus bilimcisi Jean-Baptiste de Panafieu, Homo Sapiens: İnsanın Evrimi‘nde en son bulgulara dayanarak bu zengin evrim öyküsünü gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Böylece, alet yapan ve sosyal organizasyona sahip olan ilk insan türü olunmadığını, başka insan türlerinin insanlardan çok önce Afrika’dan çıkıp dünyanın pek çok yerine dağıldığını gösteriyor.

Humanoloji – İnsan Bilim
Luke O’ Neill, Çev. Cenk Özdağ, Raskolnikov Kitap, 2021, 388 s.
İrlanda’lı biliminsanı Profesör Luke O’Neill bu kitabında yaşama ve insanların varoluşuna dair 20 soruya yanıt vermeye çalışıyor. Profesör Luke O’Neill, her şeyin nasıl başladığını, nasıl son bulacağını ve bu başlangıçla son arasındaki her şeyi açıklamaya girişmiş. Luke’un yaşama dair merakı, kitabı okuyanlara eğlenceli zaman geçirmeyi de vaadediyor.

Yaşanmaz Bir Dünya  – Isınma Sonrasında Hayat
David Wallace-Wells, Çev. Ebru Kılıç, Domingo Yayınevi, 2020, 336 s.
David Wallace-Wells, Guardian gazetesinin “çağı tanımlayan kitap” olarak nitelediği Yaşanmaz Bir Dünya’da son bilimsel çalışmalardan faydalanarak insanları yakın gelecekle tanıştırmayı amaçlıyor. O geleceğin, içinde yaşayanlara nasıl görüneceği –ısınmanın küresel politikayı nasıl dönüştüreceği, böyle bir dünyada teknolojinin ve doğanın ne anlama geleceği, kapitalizmin sürdürülebilirliği ve insanın ilerleyişinin tuttuğu yol– üzerine kafa yoruyor. Yaşanmaz Bir Dünya aynı zamanda bir harekete geçme çağrısı iddiasında.

İnsan Sonrası Bilgi
Rosi Braidotti, Çev. Seyran Sam, Eda Çaça, Kolektif Kitap, 2021, 232 s.
Otuz yılı aşkın süredir beşeri bilimler alanında çalışmalar yapan Rosi Braidotti, pek çok açmaz ve çelişki barındıran insan sonrası dönemde ortaya çıkan yeni öznellik türleri, bilgi üretim pratikleri ve akademik çalışma alanlarını inceleyerek ileriye yönelik olumlayıcı bir yol haritası çizmeyi amaçlıyor. Bütün canlı yaşamı, ekolojiyi ve teknolojiyi bir süreklilik olarak gören; duygulanıma, ilişkiselliğe ve çapraz üretkenliğe odaklanan, farklılıklardan beslenen, olumlayıcı etiği kendine rehber edinen, materyalist ve eleştirel, neşeli, tutkulu ve yaratıcı bir insan sonrası yaklaşım öneriyor. İnsan Sonrası Bilgi Dördüncü Endüstri Devrimi ile Altıncı Yok Oluş’un kesişiminde yaşanıla insan sonrası dönemde beşeri bilimlerin dönüştürücü potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik bir çağrı olma iddiasında.

Mekânsal Ağlar: Araştırma ve Kamu Erişimi İçin Anadolu’nun Geçmişinin Haritalandırılması
Kolektif, Koç Üniversitesi Yayınları, 2021, 224 s.
Mekânsal Ağlar, geçmişi incelemek için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve diğer analitik araçların kullanıldığı araştırma projelerine odaklanarak Anadolu’nun kültürel miras ve kimliğini haritalamayı hedeflemiştir. Arkeoloji ve kültürel miras alanlarında görece yeni tekniklere de odaklanan bu derleme yayın, veri koleksiyonlarını mekânsal boyuta taşıyan ve web tabanlı haritalamaya yönelik çalışma yapan farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getirmektedir. Kitapta yer alan makaleler Ortaçağ Anadolu’sundaki Yahudi toplulukların haritalanması, Hrant Dink Vakfı’nın Türkiye Kültür Varlıkları Haritası, Osmanlı dönemindeki bostancıbaşı kayıtlarından yola çıkarak İstanbul kıyı şeridindeki sosyo-mekânsal farklılıkların araştırılması gibi farklı konulardan oluşmaktadır.

Başkasının Politikası: Husserl- Heidegger – Levinas
Onur Kartal, Fol Kitap, 2021, 296 s.
Bu kitabın ana başlıklarına konu olan Husserl, Heidegger ve Levinas, bir yandan Avrupa kültürünün krizine bir çözüm arayışı içine girdiler, diğer yandan da bu çözümü ‘başkalık’la, ‘başkası’yla ilişkilendirdiler. Avrupa kültürünün kendi yıkımıyla karşı karşıya kalışı, aslında başkalıkla yüzleşme biçiminde saklıydı. Bu bağlamda Onur Kartal, ‘Batı’yı ve özneyi sorunsallaştırarak başkalık meselesini ele almış bu üç büyük düşünürün mesaisini tartışıyor. Husserl’in ‘başkalığın fenomenolojisi’, Heidegger’in ‘başkalığın fundamental ontolojisi’, Levinas’ın ‘başkalık etiği’ eserde ele alınan konulardandır.

Parsel Parsel
Murat Ağırel, Kırmızı Kedi Yayınları, 2021, 272 s.
Yaptığı haberlerden ötürü cezaevinde yatmış gazeteci Murat Ağırel,  parsel parsel kitabında şu soruların yanıtlarını vermeyi amaçlıyor; Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı? AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı? 30 yıl boyunca nasıl “örgüt” gibi hareket etti? A Takımında kimler vardı? Fenerbahçe’ye neden başkan olmak istedi? Genelev patronları Ankara’da neler yaptı? Gözaltına alındığında kim kurtardı? Trafik kavgasında neden silah kullanıldı? Turgut Özal kime ve neden “dangalak” dedi? İlk “parsel parsel” satış ne zaman gerçekleşti? ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı? Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu? Zekeriya Öz’ü Dubai’de ağırlayan kişinin Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı? FETÖ firarisini kim, nasıl korudu? 17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’ye imar rantı sağlandı mı? 15 Temmuz’dan sonra FETÖ’cü isme parsel verildi mi?

Depresyon: Toplumsal Bir His
Ann Cvetkovich, Çev. Zeynep Ertan, Sel Yayıncılık, 2021, 325 s.
Ann Cvetkovich, Depresyon: Toplumsal Bir His’te tıbbi ve bilimsel modellere eleştirel bir mesafe koyarak kültürel, politik ve ırk temelli depresyon tarihinin izini sürmeye koyuluyor. Akademik yaşamın henüz başındayken deneyimlediği depresyonu ve yazar tıkanıklığını kaleme aldığ yazısını kitabın merkezinde konumlandırarak ilk Hıristiyan keşişlere ve yerlilere ait tinsel pratiklerden sömürgecilik, kölelik ve soykırıma, politik tükenişten queer de dahil çeşitli kimliklere çok katmanlı bir arşiv çalışması sunuyor. Depresyonun çıkmaz sokaklarında dolanırken gündelik alışkanlıkların, feminist elsanatlarının, queer performans ve tinsel pratiklerin onarıcı ve yatıştırıcı niteliğine başvurmayı amaçlıyor. Yazar şu soruların yanıtlarını vermeye çalışıyor; Depresyon biyolojik veya tıbbi bir olgudan ziyade politik ve özel alana kök salmış bir deneyim olarak kavranabilir mi? Kendini süreğen bir kayıtsızlık, atalet ya da çaresizlik hissiyle gösterebilen depresyonun sömürgecilik, mülksüzleşme ve yerinden edilme geçmişleriyle bağı var mıdır? Sol melankoli ve politik depresyon arasındaki mesafeyi aydınlatmak adına bir Hıristiyan tasarısı olan acedia kavramına başvurmak mümkün müdür?

Yaşamın Trajik Duygusu – Düşünce
Miguel De Unamuno, Çev. Beyza Fırat, Ketebe Yayınları, 2021, 332 s.
20. yüzyılın varoluşçu düşünürlerinden olan Miguel de Unamuno roman, öykü, şiir, anı, deneme gibi birçok farklı yazın türünde eserler ortaya koymuştur. Türler farklı olsa da onun düşünce ve yazın dünyasının temel meselesi aslında hiç değişmemiştir. Yaşamın Trajik Duygusu‘nda akıl ve kalp arasında paradoksal olarak görüneni bir trajedi olarak tanımlayan Unamuno, kendi iç hesaplaşmasını bir sohbet üslubuyla okuyucuya da açarak sonunda ışık olan yola işaret ediyor. Ölümlü insanın dünyaya geliş manası, hayatın anlamı, ölümsüzlük arzusu, varoluş ve kimlik arayışının yani Unamuno felsefesinin özünü oluşturan kavramların en damıtılmış hali bu eserde okuyucu ile buluşmayı amaçlıyor.