Ana sayfa 208. Sayı Aşı emperyalizmi

Aşı emperyalizmi

74

Karanlık bir dönemden geçiyoruz. Türkiye toplumu olarak da bolca nasibimizi alıyoruz bu dönemden. Kastettiğimiz sadece kovid-19 salgını değil. Ama bu salgın dünyanın egemen sisteminin yarattığı tüm çelişkileri keskinleştirdi ve gözler önüne serdi. Dünyada da, ülkemizde de… İşte çoğumuzun farkında olmadığı bir haber: Hindistan’da salgın süresince 4 milyon insanın öldüğü söyleniyor. Byran Dyne Dünya Sosyalist Web Sitesi’nde yazdığı makalede “Kitlesel ölümler, Hindistan’ın yetersiz beslenen, temiz suya erişimi olmayan ve sosyal mesafenin korunamadığı sıkışık mahallelerinde yaşayan yüz milyonlarca yoksul emekçi insanının karşı karşıya olduğu berbat sosyal koşullar tarafından körüklendi.” diyor. Buna karşılık 2020’de Hindistan’ın milyarderlerinin serveti neredeyse iki katına çıkarak 596 milyar dolara ulaşmış. Dyne, Hindistan’daki bu durumu bir “insanlık suçu” olarak niteliyor. Bir sosyalistin yazdığını abartılı bulacaklar için Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus’un yaptığı saptamaları aktaralım: Bugüne dek üretilmiş aşıların yüzde 75’i sadece 10 ülkeye gitmiş. Aşıların küresel dağılımında şok edici bir dengesizlik olduğunu belirten Ghebreyesus “Bu, iki yönlü bir pandemi yarattı: Yoksullar kilitlenirken, zenginler açılıyor.” diyor. İnsanlığın çoğunluğuna zararlı böcekmiş gibi bakan, geri kalanını da köleleştiren ipini koparmış bir sınıfın ve devletlerinin yönettiği korkunç bir dünyada yaşıyoruz.

***

Geçtiğimiz ayın biz yayıncıları da ilgilendiren bir tartışması da bazı yayın organlarının yabancı kurumlardan yüklü miktarda fon alma meselesiydi. Bilim ve Gelecek olarak sadece ABD ve AB kökenli kurumlarından değil devletten de, sermaye odaklarından da veya çeşitli örgütlerden de fonlanmaya karşıyız. Bu durumun en vahim örneği ülkemizde iktidar tarafından birçok yolla fonlanarak yaratılmış “yandaş medya”dır. Kesin kural şudur: Fonlanan fonlayanın düdüğünü öttürür. Fon verenin amacı, fon verdiği kurumun ekonomisini ele geçirmek ve bu güce dayanarak o kurumu kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmeye çalışmaktır. Bunu çok kaba yöntemlerle de yapabilir, ince yöntemlerle de. Bu nedenle eğer bağımsız bir çizgi izlenmek isteniyorsa bu konuda çok net tutum alınmalıdır. Bilim ve Gelecek, çıkış yazısında bu tutumu “Sıfır sermaye sonsuz emek” başlığı altında deklare etmişti: “Kesinlikle değiştirilemez, değiştirilmesi teklif bile edilemez bir ilkemiz var: Dergimiz herhangi bir sermaye odağının dergisi olmayacaktır.” Günümüz koşullarında bu tutumu sürdürmek elbette kolay değil; ama bu da mücadelenin bir parçası. Bu ilkeyi kararlılıkla uygulamasaydık Bilim ve Gelecek çoktan kapanmış olurdu.

***

“50 Soruda” dizimizin kitapları çok ilgi çekiyor. “50 Soruda Yapay Zekâ” 20. baskıyı yaptı. “50 Soruda Evrim” kısa sürede 2. baskıyı yaptı. Ve dizinin son kitabı “50 Soruda Dil Öğrenme”nin ilk baskısı çok kısa sürede tükendi ve 2. baskısı çıktı. Bir de müjde verelim: Şefik Şanal Alkan’ın hazırladığı “50 Soruda Bağışıklık” adlı kitap da çok yakında okurlarıyla buluşacak.

***

Geçtiğimiz ay acı bir haberle sarsıldık. Sevgili Arkadaşımız Volkan Tozan annesini (Nevim Tozan) kaybetti. Annelerin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz, Volkan’a baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Bu arada Büyükçekmece Temsilcimiz Ahmet Doğan akciğerinden bir ameliyat geçirdi. Ameliyat başarılı geçti ve durumu iyi. Değerli ağabeyimiz Ahmet Doğan’ın en kısa zamanda eski sağlığına kavuşmasını diliyoruz.

Dostlukla kalın…