Ana sayfa 210. Sayı Bilim ve Gelecek neden var?

Bilim ve Gelecek neden var?

199

Elinizdeki sayı Bilim ve Gelecek’in net olarak farkını ortaya koyar. Neden böyle bir dergi vardır sorusunun somut yanıtıdır. Bu dergi Dr. Hikmet Kıvılcımlı’yı kapak yapmak için vardır. Yerin yedi kat altına gömülmek istenen bir toplumbilim hazinesini göğün yedi kat üstüne çıkarmak için vardır Bilim ve Gelecek. Bu, sınıf mücadelesinin bir cephesidir.
Hikmet Kıvılcımlı, tam 50 yıl önce 11 Ekim 1971’de 69 yaşında hayata gözlerini yummuştu. Politik kişiliği nispeten bilinir: Kuvayı Milliye saflarında komutan olarak savaşmıştır, Eski TKP’nin önderlerindendir, Marksist’tir, toplam 22,5 yılını cezaevinde geçirmiştir. Fakat Bilim ve Gelecek, esas olarak onu politik katkıları için değil, en az politik yönü kadar önemli ve değerli kuramsal-bilimsel yönü için 50. ölüm yıldönümünde kapak yaptık. Kıvılcımlı, Marx’ın toplum kuramına katkı yapmış ve ilerletmiş bir toplumbilimci ve tarihçidir. Özgün bir “Tarih Tezi” vardır. Bu tezi ışığında insanlığın, dinlerin, İslamiyet’in, Türklerin, Osmanlı’nın tarihin incelemiştir. Ülkemizin son derece kısır olan bu bilimsel disiplinlerinde çöldeki vaha gibi ortaya çıkmış bir değerdir Hikmet Kıvılcımlı. İşte bu yönünün toplumbilimciler tarafından bilinmesi ve incelenmesi gerekir. Ne yazık ki gerektiği ölçüde değerlendirilmemiştir. Umarız bu yayınımız bu yönde küçük de olsa bir katkı olacaktır.
Elinizdeki derginin diğer bir hacimli makalesi Paul Wittek imzalı. Wittek Osmanlı’nın erken dönemi konusunda dünya çapında bir tarihçi. Bu sayıda yayımladığımız “Ankara bozgunundan İstanbul’un fethine (1402-1455)” başlıklı yazısı, Osmanlı’nın en kritik dönemini ayrıntılarıyla ele alan, olasılıklı süreçleri analiz eden enfes bir inceleme. Özellikle okunmasını öneriyoruz; okurlar bugünlere kadar ulaşan tatlar bulacaklardır bu makalede. Televizyonlarda tarihçilik adına popüler öyküler anlatan tarihçilerle yetinmeyen ve gerçek bir tarih çalışmasının ne gibi nitelikler taşıması gerektiğini öğrenmek isteyenler için yayımladık bu yazıyı. Bilim ve Gelecek Wittek gibi tarihçilerin incelemelerini okurlara sunmak için vardır aynı zamanda.

***

Ülkemizin ekonomik durumu herkesin malumu. Bu koşullarda basılı bir bilim dergisinin yayımını sürdürebilmesi gerçekten zor. Bizim bu noktada dayanacağımız, başvuracağımız güçler elbette okurlarımız; başka bir şeyi aklımızdan bile geçirmeyiz. Okurlarımıza, dostlarımıza çağrımızı yineliyoruz: Abone ve e-abone olun. Türkiye’de Kıvılcımlı’yı kapak yapan, Wittek gibi tarihçilerin çalışmalarına yer veren bir bilim dergisinin devamını istiyorsanız…

***

Ülkemizin üniversiteli gençleri yakıcı barınma sorunlarını eylemli bir biçimde gündeme getirdiler sokaklarda, parklarda yatarak. “Barınamıyoruz Hareketi”nden söz ediyoruz. Sonuna kadar genç arkadaşlarımızın yanındayız.
Geçtiğimiz ay Doğan Kuban’ı kaybettik. Sadece bir mimar ve mimarlık tarihçisini değil, önde gelen bir entelektüelin ve bilge bir cumhuriyet aydınının kaybının acısını yaşıyoruz. Hepimizin başı sağ olsun.
Güzel bir haber ile bitirelim sunuş yazımızı. Bilim ve Gelecek’in yakın dostları Gözde ve Ferhat’ın bir oğulları dünyaya geldi. Arkadaşlarımızı tebrik ediyor, Kemal Bebek’e hoş geldin diyoruz. Umarız daha güzel bir ülkenin ve dünyanın özgür bir bireyi olarak sürer yaşamını Kemal’imiz.
Dostlukla kalın…