Ana sayfa Astronomi Uzayımızın geleceğinde bizi ne bekliyor? “falımızda” ne var?

Uzayımızın geleceğinde bizi ne bekliyor? “falımızda” ne var?

38

Gelecekte bizleri neler bekliyor? Bu sorunun evrendeki en geniş ölçekteki nihai cevabını kütleçekimi kuvvetleri belirliyor. Gök adamızın “falında çıkan” ise gayet belli, komşusu Andromeda ile dramatik bir çarpışma. 5 milyar yıl kadar sonra bu olayın kesinlikle yaşanacağını biliyoruz, durduracak hiçbir mekanizma yok. Peki bu tür bir çarpışma sırasında gökadaların içinde neler olur? Zaman geçtikçe gelişen teknolojiyle inşa edilen kuvvetli teleskoplar sayesinde her geçen gün daha net bir resim yakalayabiliyoruz.
Her şeyden önce gök adalar yekpare bir bütün değillerdir, yıldızlar ve çok çeşitli gök cisimlerinden oluşan bir ağ gibi çalışırlar. Dolayısıyla iki gök adanın da yıldızları bir araya gelerek tek bütünün parçaları olurlar, kimileri çarpışır ve çok güçlü yıldız oluşum bölgeleri yaratır. Gök adaların merkezlerindeki karadelikler ise birleşerek daha da büyük bir yapı oluştururlar. O vakitler hayatta olacak organizmalar için şahane bir şenlik yaşanacağa benziyor.

Bu büyük güne kadar Güneş’imiz çoktan bir kırmızı dev olup Merkür, Venüs ve Dünya’yı da içine alacak kadar genişleyecek.  1859 yılında yaşanan dev jeomanyetik fırtınayı belki biliyorsunuzdur, Carrington Olayı diye de geçer. Dev bir Güneş parlamasına maruz kalan gezegenimizdeki pek çok telgraf hattı yanıp kül olmuştu. Daha sonra 1921’de yaşanan benzer bir fırtına Dünya’daki elektrik dağıtım hatlarına zarar vermişti. 2012 yılında biliminsanları MS 775 yılında, bu fırtınalardan 100 kat daha kuvvetli bir Güneş parlaması yaşandığını ortaya koydular. Şu an ise Güneşbilimciler geçmişte yaşanan bu tür parlamalara bakarak bir örüntü yakalama peşindeler.

Eğer bu yazılanları kamerası olan bir elektronik cihazdan okuyorsanız, yaşanacak dehşeti tecrübe ederken yüzünüzün aldığı ifadeleri yakalayıp sınıflandıran “duygu okuyucu” yapay zeka teknolojilerinin ortaya çıktığını da size bildirelim. Bu teknolojilere sahip yazılımlar piyasada pek yakında yerlerini alacaklar. İnsanların çok çeşitli olaylara verdiği tepkiler gerçekten de bütünüyle evrensel.

Çarpışan gök adalar, genişleyen Güneş, duygularımızı bile işleyip pazarda satılabilir ürün haline getirebilecek uygulamalar, su gibi eriyen Türk Lirası… “Falımız” iyice karanlık çıktı yahu, iyisi mi çabucak sudan geçirelim ki su gibi aksın. Bu sırada da bu Sonbahar günlerini, anın tadını çıkarmaya çalışalım.

Kaynak:
Long-Range Forecast”  doi:10.1038/scientificamerican1221-3
Scientific American