Ana Sayfa 212.Sayı Evrim ve genetik ağırlıklı bir sayı

Evrim ve genetik ağırlıklı bir sayı

107

Dergimizin bu sayısı evrim ve genetik ağırlıklı. Kapak dosyamızın sorusu: “Evrimin yönü önceden bilinebilir mi?” Bu aslında Prof. Dr. Ergi Deniz Özsoy’un Hatay Bilim Şenliği’nde yaptığı sunuşun başlığı. Önemli bir konu, çünkü sadece canlılığın evrimi değil genel anlamda evrendeki tüm süreçlerin nasıl işlediğiyle, dolayısıyla nasıl bilim yapılabileceği ve bilim felsefesiyle ilişkili. Biz Özsoy ile yaptığımız söyleşide doğal olarak biyoloji ve evrim çerçevesinde kaldık. Özsoy söyleşide evrimsel mekanizmaların olumsal yapısını tartışıyor ve canlılık tarihinde yaşanmış tesadüfi büyük yok oluşların yaşamın yönünü radikal biçimde değiştirdiğini vurguluyor. Bugün yaşayan türler, o yok oluşların çocuğu. Dolayısıyla evrimin yönünün önceden bilinmesine olanak yok. Özsoy, evrim için bırakın ilerlemeci düz çizgi yaklaşımını, yaşam ağacının çatallanması biçimindeki yaklaşımın da geçerli olmadığını belirtiyor. Dosyanın ikinci yazısı, özel olarak evrim tarihindeki yok oluşlara yoğunlaşan ve canlılığın evrimindeki rolünü vurgulayan, dolayısıyla söyleşiyi bütünleyen bir makale: David M. Raup’un “Yok Oluş: Kötü Olan Genlerimiz mi Şansımız mı?” başlıklı kitabının (Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, Çev. Nıvart Taşçı, Aralık 2011) ilk bölümü. Raup, canlılık tarihi boyunca ortaya çıkmış olan türlerin yüzde 99,9’unun neslinin tükendiğini vurguladıktan sonra, bunun evrimin yapıcı güçleri tarafından güç bela bastırılan bir illet mi yoksa tam tersine yerküremizdeki biyolojik çeşitliliğin nedenlerinden biri mi olduğunu tartışıyor. Bu ilginç ve insanı düşünmeye sevk eden dosyanın ilgiyle okunacağını düşünüyoruz.
Çağatay Tarhan’ın “Zor soru: yaşamın kökeni” başlıklı makalesi de aslında konuyu bir başka (belki de en temel) boyutu ile irdeliyor. Canlılığın ne olduğu ve gezegenimizde nasıl ortaya çıktığına ilişkin tezleri tartışıyor.
“Modern Avrupa koyunlarının kökeni Anadolu mu?” başlıklı yazı, ODTÜ ve Hacettepe Üniversitesi’nden araştırmacıların Nature’da yayımlanan araştırmalarından yola çıkarak, yazarlardan üçüyle yaptığımız bir söyleşi. Anadolu’daki Cilalı Taş Devri’ne ait koyun kemiği örnekleri kullanılarak yapılan genetik analizler çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkarmış: Avrupa’da şu anda bulunan modern koyunların kökeninin Anadolu olması çok muhtemel.
Genetik alanından bir diğer makalemizde de genç araştırmacılar Alp Mete Ümmet ve Hazal Şahin’in uyku genetiği çalışmalarını özetliyorlar.
Prof. Dr. Sedat Ölçer de Darwin’in anıt eserlerinden “İnsanın Türeyişi”nin basımının 150. yılında bu kitabı son nörobilim çalışmalarından da esinlenerek tanıtıyor.
Bu sayımız elbette sadece evrim ve genetik yazılarından oluşmuyor. Dikkat çekmek istediğimiz diğer iki yazı İzlem Gözükeleş’in bilişim alanındaki Çin-ABD rekabetini örneklerle anlatan makalesi ile Hamza Tığlay’ın “Kıvılcımlı’nın kaleminden Hegel’i öğrenmek” başlıklı hacimli çalışması. Tığlay makalesinde, modern sosyalizm tartışmalarına ilişkin açılımlar da yapıyor.

***

2021 yılı biterken ülkemiz zorlu bir süreçten geçiyor. Tüm okurlarımızın ve dostlarımızın yeni yıllarını kutluyor, 2022’nin halkımıza, emekçilere, hepimize umut getirmesini diliyoruz.

Dostlukla kalın…

 

Önceki İçerikProf. Dr. Ergi Deniz Özsoy ile söyleşi
Evrimin yönü önceden bilinebilir mi?
Sonraki İçerikBilim ve Gelecek Aralık sayısı çıktı!