Ana Sayfa Astronomi Tonga Yanardağı patlaması, Mars’ı daha iyi anlamamızı sağlıyor

Tonga Yanardağı patlaması, Mars’ı daha iyi anlamamızı sağlıyor

104
Hunga Tonga-Hunga Ha'apai yanardağı 7 Ocak. Kaynak: Planet Labs PBC/EYEPRESS/Shutterstock

14 Ocak 2022’de Dünya olağanüstü şiddette bir patlamanın etkileriyle sarsıldı. Pasifik Okyanusu’nda bulunan Tonga Adası’nda bulunan Hunga Tonga-Hunga Ha’apai(kısaca Tonga) yanardağı 5 kilometrelik bir yarıçap etrafında dev bir bulut sütunu insanlar tarafından görüldü. Yaşanan titreşim çeşitli uydular ve yer gözlem araçları tarafından gözlemlendi. Öyle ki, binlerce kilometre ötedeki Türkiye’deki sismik algılayıcılar dahi titreşimleri yakalamayı başardı. Tonga yanardağı, esasen yeraltında bulunmakta ve deniz seviyesinden bakıldığında yalnızca küçük bir adacık olarak görülmekte. Dolayısıyla yanardağ patlaması olarak bahsettiğimiz olay, ufak çaplı bir deprem ile birlikte. Tonga yanardağ patlamasının tümü, 1945 yılında Hİroshima’ya atılan atom bombasının 500 katı daha yüksek bir tesirde.

Mars’ta bir yanardağ ve etrafında, bir zamanlar birikmiş lavlar aracılığıyla oluştuğu düşünülen yükselti. KAYNAK: NASA Bilimsel Görselleştirme Stüdyosu

Bu tür geniş çapta etki yaratan depremleri kayda alıp araştırmak gezegenimizin geçmişi üzerine bizlere cevaplar sunmakta. Ayrıca başka gezegenler üzerine yaptığımız kimi araştırmalarda da elde ettiğimiz sonuçlara yeni bakışaçıları getirmemize olanak tanıyor. Özellikle su altında yaşanan yanardağ patlamaları, lav ile okyanus suyunun birleşimiyle oluşan kara parçalarını araştırmamız için bu tür patlamalar çok önemli. İşte tam da bu doğrultuda NASA biliminsanları, Tonga Mars ve Venüs’ün yüzeyinde görülen kimi yer şekillerinin yanıtları için Tonga yanardağ patlamasını incelemeye koyuldular.
2015 yılının başından beri Tonga bölgesinde lavla külün, okyanus tabanıyla birleşimi sayesinde kara parçaları oluşup birikmeye başladı. Çeşitli patlamalarla birlikte günümüzde eriştiğimiz noktada Tonga yanardağının ortaya çıkardığı maddeler küçük birike birike küçük bir adacık oluşturmuş durumda.

Ön koltuktan izleme olanağı
NASA’nın Goddard Uzay Merkezi biliminsanlarından James Garvin,  “Bir adanın oluşması her zaman tanıklık edebileceğimiz bir durum değil.” diyor ve ekliyor “Bu son yaşanan olay bizi adeta ‘ön koltuğa’ oturttu.” Lavların birikerek oluşturduğu adaların yarattığı yer şekillerine benzeyen şekilleri Venüs ve Mars gezegenlerinin yüzeylerinde de görebilmek mümkün fakat dış görünümsel benzerlikler üzerinden konuşmanın ötesine geçilmesi gerekiyor, genelgeçer yargılarda bulunabilmek için. Mars, çekirdeği sıcakken yüzeyinde sık sık yanardağ patlamaları gerçekleşmiş fakat bir kısmı Tonga yanardağı gibi patlamalar yaratmış gibi görünüyor. Daha ziyade sabit bir miktarda düzenli lav akışına sebep olmuşlar. Bu açılardan yanardağların aktif olması veya patlama aracılığıyla aktif hale gelmelerinin arkasındaki mekanizmaları daha iyi anlamak Mars’ın şu anki şu anki soğuk çekirdeğinden ötürü sönümlenmiş durumunu da açıklamak için güzel bir fırsat.

Tonga yanardağı patlaması neticesiyle adadan geri çok az miktarda kara parçası kaldı. 17 Ocağa ait bir uydu görüntüsü de bunu açıkça göstermekte.


Adadan arda kalan

Su altında yaşanan yanardağ olayları aynı zamanda bizlere, Dünya’dan daha düşük yerçekimli bir ortamda yanardağlar aracılığıyla yer şekilleri oluşumu sürecini göstermekte. Suyun altında yaşanan yanardağ patlamalarını izlemek bu sebeple de faydalı olabilir.
14 Ocakta yaşanan patlama, Aralık ayından beri devam eden ufak tefek patlamaların ardılıydı. James Garvin ve ekibi halihazırda yanardağ patlamalarını açıklamak için kullanılan çeşitli matematiksel modelleri Tonga yanardağı üzerinde uyguluyorlardı ve bir anda BOM! Patlamayla birlikte çalışmaya yeniden başlamaları gerekti. Şu anda Dünya’nın dört bir yanından yerçekimi bilimcileri, patlamanın uydu ve radar görüntülerini analiz etmektle meşguller. Yıllardır yaşanan küçük çıkışlarla ortaya çıkan ada, patlamayla birlikte yok olmuş durumda fakat Garvin’in içinde bulunduğu araştırmacılar grubu, zaman içinde o bölgede tekrardan bir kara parçasının oluşacağı konusunda hemfikir.

KAYNAK: Garvin, J. B. et al. Geophysical Research Letters 45, 3445–3452 (2018)

Önceki İçerikSinirsel gürültü, anılarımızın belirsizliğini gösteriyor
Sonraki İçerikBir devam yazısı: Hayır