Ana sayfa Etiketler Hasan Gören

Etiket: Hasan Gören

Güney Kutbu’nun iki kâşifi

0
Ortaçağ’ın kapanışının ardından akılla ilişkisini bilimsel gelişmelere yol açacak şekilde değiştiren ve teknolojik ilerlemeyle birlikte yerküre üzerinde görülmemiş bir hareketlilik kazanan Avrupalı beyaz adam, uzak coğrafyaların yabancı topraklarına ilk ayak basışlarını, yayılmacılıktaki başarısının getirdiği bir üstten bakışla keşif olarak nitelendirir. Ancak Karayip yerlileri için Kolomb’un, Maoriler için Kaptan Cook’un kâşif değil, en hafif deyimiyle davetsiz […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Hedef: Ay

0
Tarihe damga vuran büyük savaşlar, yarattıkları acılar kadar ortaya çıkardıkları yeni dengelerle de anılırlar. Geçen yüzyılın karnına bir bıçak gibi saplanmış İkinci Dünya Savaşı da hemen sonrasında ABD ile SSCB arasında Soğuk Savaş adı verilen, 40 küsur yıl sürecek bir dehşet dengesine yol açmış, bu dönemde dünya iki blok arasında büyük bir rekabete sahne olurken, […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Osmanlı’da küçük kıyametler

0
Depremler, özellikle İstanbul’u etkileyenler Osmanlı tarihinin önemli bir parçasıdır. 1354’de Orhan Bey’in oğlu Süleyman Paşa’nın bir türlü alamadığı kalenin surları depremle yıkılınca, bu Tanrı’nın...

Tarihsel tutarlılık çerçevesinde Kemal Tahir’in Devlet Ana’sı

0
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının en sıra dışı romancılarından biri, yalnızca yapıtlarıyla değil, politik tavrı ve yazdıklarına yansıyan savlarıyla da yoğun tartışmalara konu olan Kemal Tahir’dir. Toplumun sorunlarına çözüm ararken öncelikle tarihe bakan Kemal Tahir, geçmişten çıkardığı özgün sonuçlar dolayısıyla bir yandan hayranlıkla karşılanırken diğer yandan ayrı düştüğü kesimlerce dışlanmış, dahası ideolojik bir ihanetle suçlanmıştır. Romanları […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Beni siz delirttiniz

0
Tarih boyunca iktidar koltuklarına oturanlar arasında zihinsel sağlığından şüphe edilenlerin sayısı hiç de az değildir. Roma İmparatoru Caligula’dan Büyük Britanya Kralı III. George’a kadar pek çok ismin neredeyse unvanı olmuştur delilik. Bazılarının hastalığı, gösterdiği belirtilere bakarak bugünün bilgileri ışığında teşhis edilmiştir, bazıları için ise aklı bir kenara bıraktıracak ölçüde bir güç zehirlenmesinden söz edilebilir. Osmanlı […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Lale Devri ve sonu

0
Osmanlı tarihinden toplumsal belleğimize padişahı ya da sadrazamıyla değil ama atmosferi ve simgeleriyle yerleşmiş tek dönemi Lale Devri’dir. Büyüyüp imparatorluk haline gelmesinin ardından yavaş yavaş halktan kopan Saray, savaş meydanlarında karşılaşılan başarısızlıklar ve toprak kayıplarıyla birlikte gerçeklerden de kopmaya başlar. Her türden yönetici sınıf için tehlikeli bir virüs olan bu kopuş, var olan sorunlara getirilen […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Tarihi değiştiren sopa

0
Şafağını Fransız Devrimi’nin aydınlattığı 19. yüzyıl bir yandan endüstri devrimi diğer yandan toplumsal hareketliliklerle Avrupa’yı sarsarken Osmanlı’yı da yaşamsal sınavlardan geçirir. Toprak kayıplarıyla günden güne küçülen imparatorluk ayakta kalabilmek için artık yönetsel reformlara başvurmak ve yüzyıllardır üstü örtülen sorunlarına çözüm aramak zorundadır. Tanzimat’ın getirdiği açılma bu arayışların saray çevresi dışına taşarak yeni oluşmaya başlayan kamuoyunda […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

İstanbul’un alınması

0
Bir zemheri soğuğunda Edirne’den doludizgin yola çıkıp soluklanmadan Manisa’ya varmaya çalışan ulak, heybesinde Osmanlı Beyliği’ninkaderini taşımaktadır. Padişah II.Murat’ın ölümü başkalarınca duyulmadan oğlu Mehmet’e bildirilmeli, yeni padişah bir an önce Edirne’ye gelerek sahipsiz kalan tahtı devralmalıdır. Haberi alan Mehmet zaman yitirmeden askerleriyle yola çıkacak,II.Mehmet’in Fatih unvanını alacağı padişahlık dönemi 1451 yılı Şubat ayındaikinci kez başlayacaktır. Henüz […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Sonu belirsiz bir salgının erken muhasebesi

İnsanlık tarihinin aynı zamanda hastalıklar ve onlarla mücadelenin de tarihi olduğunu düşünürsek, bugün milyarlarca insanı evlerine hapsedecek ölçüde bir salgının ortaya çıkışına şaşırmamamız gerekiyor....

Osmanlı için son şans: İkinci Viyana Kuşatması

Tökezlemeye başlayan devletler tepetaklak düşüşlerinden önce iniş çıkışlarla geçen dönemler yaşar. Kimi zaman toparlanma işaretleri de taşıyan böyle zamanlarda, yükselişi sağlamış değerlerle düşüşü başlatan...
0

Your Cart