{"id":11250,"date":"2011-06-01T19:41:32","date_gmt":"2011-06-01T16:41:32","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=11250"},"modified":"2017-06-06T19:46:25","modified_gmt":"2017-06-06T16:46:25","slug":"yakin-plan-yeni-turkiye-sinemasi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2011\/06\/01\/yakin-plan-yeni-turkiye-sinemasi","title":{"rendered":"\u201cYak\u0131n plan\u201d Yeni T\u00fcrkiye Sinemas\u0131"},"content":{"rendered":"<figure id=\"attachment_11252\" aria-describedby=\"caption-attachment-11252\" style=\"width: 254px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11252 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit_kitap-254x300.jpg\" alt=\"\" width=\"254\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit_kitap-254x300.jpg 254w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit_kitap-600x708.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit_kitap-356x420.jpg 356w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit_kitap-640x755.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit_kitap.jpg 678w\" sizes=\"auto, (max-width: 254px) 100vw, 254px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11252\" class=\"wp-caption-text\">Yak\u0131n Plan Yeni T\u00fcrkiye Sinemas\u0131, Zahit Atam, Cadde Yay\u0131nlar\u0131, May\u0131s 2011, 778 s.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Sinema tarih\u00e7isi ve ele\u015ftirmeni Zahit Atam\u2019\u0131n, Yeni T\u00fcrkiye sinemas\u0131n\u0131, sosyoekonomik, sosyok\u00fclt\u00fcrel, siyasal, psikanalitik ve estetik olarak analiz etti\u011fi kapsaml\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, <em>Yak\u0131n Plan Yeni T\u00fcrkiye Sinemas\u0131<\/em> k\u0131sa bir s\u00fcre \u00f6nce yay\u0131mland\u0131. Zahit Atam, yakla\u015f\u0131k 800 sayfal\u0131k bu kapsaml\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve bundan sonraki projeleriyle yeni sineman\u0131n \u201cyeni ele\u015ftirisine\u201d giden yolu d\u00f6\u015femeyi hedefliyor. Kitab\u0131n doyurucu i\u00e7eri\u011fi hakk\u0131nda bilgiyi s\u00f6yle\u015fide bulacaks\u0131n\u0131z. Burada k\u0131saca, kitab\u0131n \u201cezber bozan\u201d anlat\u0131m \u00f6zelliklerinden s\u00f6z etmek isterim. Yazar, ele ald\u0131\u011f\u0131 ister bir y\u00f6netmen, ister bir film, ya da T\u00fcrkiye ve hatta d\u00fcnya olsun, konuyla ilgili zihninden ge\u00e7en irili ufakl\u0131 t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, imgeleri, k\u0131saca t\u00fcm \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131m ba\u011flam\u0131n\u0131 metne dahil etmi\u015f. Herhangi bir arkada\u015f\u0131n\u0131n filme dair bir yorumunu, y\u00f6netmenle bir vakit yapt\u0131\u011f\u0131 sohbetten kalan izleri, ki\u015fisel bir deneyimini, analizleriyle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7irerek anlat\u0131yor yazar. Bu anlamda metin, yazar\u0131n analizlerine, hangi zihinsel s\u00fcre\u00e7lerden, hangi verilerin de\u011ferlendirmesinden ge\u00e7erek ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilgisini de i\u00e7eriyor. Yarat\u0131c\u0131 okumalara kap\u0131 a\u00e7an, zihni k\u0131\u015fk\u0131rtan bol malzemesi var kitab\u0131n. \u00d6rne\u011fin, Kieslowski&#8217;nin bir metnini, kendi ele ald\u0131\u011f\u0131 duruma uyarlayarak yeniden yaz\u0131yor yazar. Ya da kendi \u00f6zya\u015fam\u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc, bir uzun \u015fiirle anlatmay\u0131 ye\u011fliyor. Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan&#8217;\u0131, sanatlar\u0131n\u0131 belirleyen psikolojik g\u00fcd\u00fcler, film yapma y\u00f6ntemleri, y\u00f6nelimleri, sanat\u00e7\u0131 olarak sahip olduklar\u0131 donat\u0131lar vs. a\u00e7\u0131dan k\u0131yasl\u0131yor, \u00f6rne\u011fin. Kitap, i\u00e7eri\u011fini de besleyen bu zengin anlat\u0131m \u00f6zellikleriyle, sinemayla yak\u0131ndan oldu\u011fu kadar uzaktan da ilgilenen, okumay\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi, yorumlamay\u0131 seven okura, soluklu ve keyifli bir d\u00fc\u015f\u00fcnsel yolculuk vaat ediyor.<\/p>\n<p><em>\u00a0<\/em><\/p>\n<p><strong><em>\u201cYeni sinema\u201dn\u0131n nesi yeni?<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>\u00d6ncelikle \u201cyeni sinema\u201d, \u00fclkemiz sinema tarihinin hangi d\u00f6nemini i\u015faret eden bir tan\u0131m? \u201cYeni\u201d s\u0131fat\u0131, dil ba\u011flam\u0131nda ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, eskiden kopu\u015f olmakla birlikte, ba\u011fr\u0131nda eskinin kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yor olmaya, bir s\u00fcreklili\u011fe de vurgu yap\u0131yor. Yeni sineman\u0131n tan\u0131m\u0131n\u0131 k\u0131saca verebilir misiniz?<\/em><\/p>\n<figure id=\"attachment_11253\" aria-describedby=\"caption-attachment-11253\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11253 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-300x225.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"225\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-300x225.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-600x450.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-768x576.jpg 768w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-560x420.jpg 560w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-238x178.jpg 238w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-640x480.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2-681x511.jpg 681w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/zahit2.jpg 800w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11253\" class=\"wp-caption-text\">Zahit Atam, bu ve bundan sonraki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla, \u201cyeni sineman\u0131n\u201d \u201cyeni ele\u015ftirisinin\u201d zeminini in\u015fa etmeyi hedefliyor.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Yeni Sinema \u00fclkemizin en b\u00fcy\u00fck iktisadi krizlerinden birinde do\u011fmu\u015ftur: 5 Nisan 1994\u2019deki krizi hat\u0131rlayanlar, dolar\u0131n 24 saat i\u00e7inde 15 binden 50 bin liraya kadar \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 da hat\u0131rlarlar. Kitapta da anlatt\u0131\u011f\u0131m gibi, kriz s\u0131ras\u0131nda dolarla bor\u00e7lanarak <em>C Blok<\/em> filmini yapan Zeki Demirkubuz, filmi bitirdikten sonra Taksim Gezi Park\u0131\u2019nda oturmu\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. O s\u0131ralarda Taksim\u2019e b\u00fcy\u00fck bir reklam panosu as\u0131lm\u0131\u015ft\u0131 ve s\u00fcrekli yenilenerek d\u00f6viz fiyatlar\u0131n\u0131 altyaz\u0131yla veriyordu. Zeki\u2019nin anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, bir sigara yak\u0131p bitirmeden borcu art\u0131yordu. Ayn\u0131 \u015fekilde 1994\u2019te ilk uzun metrajl\u0131 kurmaca filmini \u00e7eken Ye\u015fim Ustao\u011flu\u2019na, filmini sesli \u00e7ekti\u011fi i\u00e7in Ye\u015fil\u00e7am\u2019da \u201ckafay\u0131 yemi\u015f k\u0131z\u201d diyorlard\u0131. Bunlar Yeni Sineman\u0131n do\u011fum anlar\u0131. Peki, Yeni Sinemay\u0131 yeni yapan nedir? Bunun yan\u0131t\u0131 \u00e7ok uzun, kitap i\u00e7inde yakla\u015f\u0131k 30 sayfada bu yeninin izine d\u00fc\u015f\u00fclerek kavramsal, estetik, siyasal, sosyolojik olarak \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. En k\u0131sa haliyle Ye\u015fil\u00e7am\u2019\u0131n ontolojik ve epistemolojik s\u00f6yleminin seyirci nezdinde t\u00fcmden itibar kaybetti\u011fi s\u0131rada, sineman\u0131n tamamen yeni bir dille konu\u015fmas\u0131 ve seyirciyle t\u00fcmden farkl\u0131 bir d\u00fczlemde ili\u015fki kurmas\u0131 olarak nitelenebilir.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Yeni sineman\u0131n muhalifli\u011fi<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>Yeni Sinema, do\u011fdu\u011fu ko\u015fullar itibar\u0131yla, 80 sonras\u0131n\u0131n depolitizasyonundan ne oranda etkilendi? Bu sineman\u0131n iktidara kar\u015f\u0131 ciddi bir muhalefet i\u00e7erdi\u011fi, b\u00f6yle bir potansiyel ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir mi? <\/em><\/p>\n<p>Yeni Sinema b\u00fcy\u00fck oranda T\u00fcrkiye\u2019de ya\u015fanan depolitizasyon ve apolitikle\u015fmede kendi k\u00f6klerini bulmu\u015ftur, \u00e7\u00fcnk\u00fc toplumun bizzat kendisi toplumsal ideallerden o kadar uzakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131 ki, bunun sonucunda insanlar\u0131n ilgi alanlar\u0131ndan, ki\u015filer aras\u0131ndaki en k\u00fc\u00e7\u00fck ili\u015fkilere kadar Amerika\u2019ya \u00f6zg\u00fc ahlaks\u0131z bir pragmatizm ve avantac\u0131l\u0131k\/bir koyup \u00fc\u00e7 alma d\u00fc\u015f\u00fcncesi, en genel anlamda gen\u00e7lerin hedefi ve \u00f6zlemi haline geliyordu. Bu anlamda hayat\u0131n i\u00e7inde ahlaki b\u00fct\u00fcn \u00f6nermeler bo\u015flukta sallan\u0131yordu, toplum bir b\u00fct\u00fcn olarak tepeden t\u0131rna\u011fa ahlaki bir yozla\u015fma i\u00e7indeydi; bundan ilk kaybeden karde\u015flik\/fraternite oldu. 12 Eyl\u00fcl \u00fclkemizde bir yandan fiziksel tahribat yaratm\u0131\u015f, \u00f6te yandan ise ahlaki\/politik d\u00fczlemde tam bir travmaya d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. D\u00f6nemin en \u00f6nemli karakteristi\u011fi \u00e7iftdinlilik ve riyayla belirlenmesidir. \u00c7iftdinlilik dedi\u011fimiz \u015fey en yal\u0131n haliyle, bir insan\u0131n nas\u0131l bir T\u00fcrkiye sorusuna verdi\u011fi yan\u0131tla belirlendi. \u0130nsanlar ayn\u0131 anda 1. \u0130stedi\u011fim T\u00fcrkiye\u2019nin bu olmad\u0131\u011f\u0131 kesin, 2. Benim istedi\u011fim T\u00fcrkiye\u2019nin ger\u00e7ekle\u015fmeyece\u011fi ise daha kesin, diyorlard\u0131. Bunun sonucunda istemedikleri ve onaylamad\u0131klar\u0131 bir hayat\u0131n i\u00e7inde, kendilerine \u00f6nerilen rollere g\u00f6re hareket ediyorlard\u0131. \u0130nsanlar\u0131m\u0131z, hi\u00e7bir \u015feye inanmayan ve her \u015feyi satmaya haz\u0131r ili\u015fkilerin i\u00e7inde birbirlerine satarak ve taciz ederek, tam bir kakofoni i\u00e7inde hayat\u0131 y\u0131pratarak uzla\u015fmay\u0131 ve kendi kimliklerini yok etmeyi se\u00e7tiler; ba\u015fka \u00e7aresi yok diye de yapt\u0131klar\u0131n\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131yorlard\u0131. Yeni sinema bu anlamda bu s\u00fcrecin yitik insan \u00f6yk\u00fclerini anlat\u0131r, ama ciddi bir muhalif kimli\u011fi yoktur. Buradaki paradoks \u015fudur, sineman\u0131n ciddi olarak muhalif olabilmesi i\u00e7in ciddi bir toplumsal muhalefetin olmas\u0131 gerekir, onun yerine sinema kendini ikame edemez. Bu nedenle sinema asl\u0131nda iktidar ve onun erk alan\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda toplumsal y\u0131k\u0131m alan\u0131nda gezinerek yeni bir m\u00fccadele alan\u0131 tarif etti ve do\u011frudan muhalefetten uzak durdu; bu ara b\u00f6lgeyi daha g\u00fcvenli buldu.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>D\u00f6rt kurucu y\u00f6netmen: Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Dervi\u015f Zaim, Ye\u015fim Ustao\u011flu<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>Kitab\u0131n ad\u0131 ve kapa\u011f\u0131yla y\u00fcz y\u00fcze gelen her ki\u015finin akl\u0131na ayn\u0131 soru gelecektir san\u0131r\u0131m:<\/em> <em>Yeni T\u00fcrkiye Sinemas\u0131 denilince ele al\u0131nan neden yaln\u0131zca bu d\u00f6rt y\u00f6netmen? \u00d6zellikle son y\u0131llarda sinema \u00fcreten yeni yeni pek \u00e7ok insan oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse? <\/em><\/p>\n<p>Ben Yeni Sineman\u0131n \u00fcretim tarz\u0131n\u0131, estetik olarak dilini, toplumbilimsel olarak toplum tasavvurlar\u0131n\u0131 kuran, yolu a\u00e7an y\u00f6netmenleri inceledim; di\u011ferleri bu yol \u00fczerinde de\u011fi\u015fiklikler yapt\u0131lar, ama bu yol b\u00fcy\u00fck oranda 94-99 aras\u0131nda in\u015fa edilmi\u015f halini korudu. Ele ald\u0131\u011f\u0131m y\u00f6netmenler yaln\u0131zca \u201ckurucu y\u00f6netmenlerdir\u201d, yeni sineman\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fc de\u011fil, kurulu\u015f ve yerle\u015fme d\u00f6nemlerinin analiziyle yetinmez kitap, yeni sinemay\u0131 genel olarak yaln\u0131zca T\u00fcrkiye de\u011fil, ama genel bir d\u00fcnya tahlilinin i\u00e7ine yerle\u015ftirir. Ama yaln\u0131zca kurucular\u0131n filmlerinin estetik\/politik\/toplumbilimsel ve elbette psikanalitik s\u00f6ylemlerini inceler. Yeni sineman\u0131n di\u011fer \u00f6nemli filmleri ve y\u00f6netmenlerinin kariyerleri ikinci bir ciltte inceleyece\u011fim. Ama tekrar etmekte yarar var, kitab\u0131n genel planda T\u00fcrkiye\u2019de siyasal iktidar\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131 ve siyasal iktisad\u0131n\u0131n genel karakteristikleri ile \u00fclkemiz ve d\u00fcnyadaki geli\u015fmelerin i\u00e7ine yerle\u015ftirilmesi gibi di\u011fer sinema kitaplar\u0131nda hi\u00e7 olmayan bir derinlikte ba\u011flam\u0131 vard\u0131r; yani genel anlamda sineman\u0131n ekonomipoliti\u011fi form\u00fcle edilerek, bu gidi\u015fat i\u00e7inde yeni sineman\u0131n \u00f6zg\u00fcl ba\u011flam\u0131 teorikle\u015ftirilmeye de \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><em>Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Ye\u015fim Ustao\u011flu ve Dervi\u015f Zaim sinemas\u0131n\u0131 teker c\u00fcmleyle tan\u0131mlay\u0131n desek, ne s\u00f6ylersiniz?..<\/em><\/p>\n<p>Bu sorunun en k\u0131sa yan\u0131t\u0131 asl\u0131nda her birinin sorunsal\u0131n\u0131 ifade etmek olacak san\u0131yorum. Nuri Bilge Ceylan, genel karakteristik \u00f6zellikleriyle Do\u011fulu bir toplumu (T\u00fcrkiye) Bat\u0131n\u0131n ele\u015ftirel ger\u00e7ek\u00e7ilik gelene\u011finin estetik bi\u00e7imiyle anlat\u0131r. Ayn\u0131 zamanda T\u00fcrkiye belirli bir modernizasyon ve Bat\u0131l\u0131la\u015fma s\u00fcrecinden ge\u00e7ti\u011fi i\u00e7in b\u00fcy\u00fck oranda Do\u011fu\/Bat\u0131 tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n i\u00e7inde yer al\u0131r; yani modernizasyon ve Bat\u0131l\u0131la\u015fma Nuri Bilge filmlerinin en geni\u015f anlamda ba\u011flam\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Estetik olarak seyirci filmlerde b\u00fcy\u00fck oranda karakterlere dokunamaz denli kendini uzak hisseder, ama ayn\u0131 oranda anlat\u0131lan karakterlerin ve sembollerin kendi tarihinde o kadar canl\u0131 oldu\u011funu da g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>Zeki Demirkubuz, 1980 travmas\u0131n\u0131n do\u011frudan anlat\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r, bu travma T\u00fcrkiye\u2019de b\u00fcy\u00fck oranda bir \u00e7iftdinli alan yaratm\u0131\u015f, ahlaki olarak toplumu riyak\u00e2rl\u0131kla \u015fekillendirmi\u015ftir, bu anlamda Zeki d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc olarak pesimisttir ve itiraf alan\u0131na seyirciyi \u00e7eker, filmleri buram buram do\u011fululuk ve tutku i\u00e7erir. Karakterlerin itinayla kendileriyle \u00e7eli\u015fmeleri esast\u0131r.<\/p>\n<p>Dervi\u015f Zaim iki darbe g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr, biri 10 ya\u015f\u0131ndayken T\u00fcrkiye\u2019nin K\u0131br\u0131s\u2019a askeri m\u00fcdahalesidir, ikincisi ise 18 ya\u015f\u0131ndayken e\u011fitim ama\u00e7l\u0131 geldi\u011fi T\u00fcrkiye\u2019deki 12 Eyl\u00fcl askeri darbesidir. Bu nedenle Dervi\u015f\u2019in problemati\u011fi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\/stat\u00fcko\/iktidara kar\u015f\u0131 bir hareket alan\u0131 aray\u0131\u015f\u0131 aras\u0131nda gezinir. Bu anlamda Dervi\u015f, belirli a\u00e7\u0131lardan k\u00fclt\u00fcrleraras\u0131l\u0131k ve metinleraras\u0131l\u0131k alanlar\u0131nda gezinerek, belirli bir ironiyi her zaman i\u00e7ererek ve iktidar\u0131n ayak oyunlar\u0131n\u0131n toplumdaki insanlara yans\u0131malar\u0131n\u0131 sorgulayarak belirlenmi\u015ftir. Ayn\u0131 zamanda filmleri sanat tarihindeki pek \u00e7ok ak\u0131ma g\u00f6ndermelerde bulunur. \u00dclkemizde ne yaz\u0131k ki bunlar sadece geleneksel T\u00fcrk sanatlar\u0131 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131nda dile getirilir, oysa Dervi\u015f\u2019in filmleri Bat\u0131l\u0131 ve Do\u011fulu bir\u00e7ok sanata ve bi\u00e7imsel aran\u0131\u015flara g\u00f6ndermeleri i\u00e7erir. Bu kutsal metinlerin hik\u00e2yeleri de olabilir, Bat\u0131l\u0131 sanat formlar\u0131 da, geleneksel sanatlar da.<\/p>\n<p>Ye\u015fim Ustao\u011flu 78 ku\u015fa\u011f\u0131ndan gelir, asl\u0131nda d\u00f6rt y\u00f6netmenin d\u00f6rd\u00fc de bu ku\u015fa\u011f\u0131n \u00fcyesidir. Ama Ustao\u011flu\u2019nun \u00f6zelli\u011fi, 78 ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n ideallerini, siyasal g\u00f6r\u00fc\u015flerini, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ve belirli a\u00e7\u0131lardan bir insan olarak varolu\u015f alanlar\u0131n\u0131, yani toplumsal ger\u00e7eklikle ki\u015finin kendini tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 alanda ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n ideallerini, elbette bir geli\u015fim ve de\u011fi\u015fim ge\u00e7irdikten sonra, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn sosyal ger\u00e7ekli\u011fi ile ili\u015fkilendirerek anlatmas\u0131d\u0131r. Bu anlamda siyasal g\u00f6ndermelerin en diri, muhalif kimli\u011fin en canl\u0131 ve net oldu\u011fu filmlerdir; g\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumunun bireylerinin nas\u0131l bir b\u00fct\u00fcn olarak y\u0131k\u0131nt\u0131larla, ileti\u015fimsizlikle ve bo\u015flukta gezinerek ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kart\u0131l\u0131r. Zeki\u2019nin filmlerinde ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fck ve pesimistlik genel insan karakterleri olarak d\u0131\u015favurulurken,Ye\u015fim\u2019in filmlerinde bunlar tarihselle\u015ftirilir, siyasi iktidar\u0131n insanlara b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 ya\u015fam alan\u0131 olarak form\u00fcle edilir, bu s\u0131n\u0131rlara kar\u015f\u0131 direni\u015f ve m\u00fccadele ki\u015filerin ger\u00e7ek kimlikleriyle bulu\u015fma \u00e7abas\u0131n\u0131n par\u00e7as\u0131 olarak resmedilir.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Psikanaliz T\u00fcrkiye&#8217;yi anlamak i\u00e7in do\u011fru anahtar sunar m\u0131?<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>Yeni T\u00fcrkiye Sinemas\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullar\u0131, d\u00fcnya konjonkt\u00fcr\u00fcn\u00fc de kapsayacak \u015fekilde, T\u00fcrkiye i\u00e7in siyasi, sosyoekonomik, sosyok\u00fclt\u00fcrel a\u00e7\u0131dan tahlil ediyorsunuz. Bu tahliller s\u0131ras\u0131nda yer yer psikanalitik yorumlar\u0131n\u0131z da giriyor devreye. Sadece y\u00f6netmenleri ve sorunsallar\u0131n\u0131 de\u011fil, toplumu tahlil ederken de kullan\u0131yorsunuz psikanalizi. Sizce psikanaliz toplumu anlamada do\u011fru bir anahtar m\u0131d\u0131r?<\/em><\/p>\n<p>Psikanaliz meselesinin tarihi \u00fclkemizde ger\u00e7ekten ilgin\u00e7tir. 1980 \u00f6ncesinde \u00fclkemizde psikiyatriste gitmek bir t\u00fcr lanetli bir \u015feydi; toplumdan yal\u0131t\u0131lma nedeniydi, genel olarak delilik kategorisiyle ili\u015fkilendirilirdi. Freud yaln\u0131zca t\u0131p fak\u00fcltelerinde de\u011finilerek ge\u00e7ilen bir isimdi. 1980 sonras\u0131nda ilk \u00f6nce Freud\u2019un kitaplar\u0131 \u00e7evrildi, daha sonra ise, buras\u0131 olgusal olarak bir ger\u00e7ektir, toplumda psikiyatri me\u015frula\u015ft\u0131; psikiyatriste gitmek bir e\u011filim haline geldi, sorunlar\u0131yla ba\u015f edemeyen insanlar\u0131n say\u0131s\u0131nda bir patlama ya\u015fand\u0131, ge\u00e7mi\u015fte \u201cahlaks\u0131z bir y\u0131k\u0131c\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclen Freud\u201d psikodinamik psikiyatri i\u00e7inde g\u00fc\u00e7lendi, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir e\u011filim haline geldi. Ayn\u0131 zamanda d\u00fcnya genelinde sanat eserlerinin yorumlanmas\u0131nda da psikanalizin ne kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc bir yorum alan\u0131 oldu\u011fu \u00fclkemizde ilk kez kabul edildi, me\u015frula\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131 s\u0131ra, psikanaliz bilimi toplumbilimler i\u00e7inde de yayg\u0131nla\u015ft\u0131, ayn\u0131 me\u015frula\u015fma s\u00fcrecinden ge\u00e7ti. Bir ba\u015fka \u00f6nemli sorun daha ortaya \u00e7\u0131kt\u0131; psikiyatrinin uygulama alanlar\u0131n\u0131n geni\u015flemesine kar\u015f\u0131l\u0131k gelmeyen bir bi\u00e7imde, psikanalitik kavramlar\u0131 \u00e7ok ucuz olarak kullanan ve sanat eserleri ve toplumsal kavramlar\u0131 ucuzlatan bir e\u011filim de \u00f6ne \u00e7\u0131kt\u0131. \u015eunu s\u00f6ylemek istiyorum, \u00f6zellikle sanat ele\u015ftirisi alan\u0131nda, psikanalizin temel eserleri okunmadan, bir t\u00fcr el kitaplar\u0131ndan \u00f6\u011frenilmi\u015f ucuz kavramlarla hem eserleri hem de toplumlar\u0131 de\u011ferlendiren yakla\u015f\u0131m, insanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck oranda bunlara kar\u015f\u0131 tepkili olmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131, ger\u00e7ekten de ucuz etin yahnisi iyi olmaz.<\/p>\n<p>Ama e\u011fer psikanaliz derinlemesine \u00f6\u011frenilir ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir uygulamas\u0131 yap\u0131l\u0131rsa, durum de\u011fi\u015fir, yani laf\u0131n\u0131 bilerek konu\u015fmak her zaman esast\u0131r. \u00d6rne\u011fin Nuri Bilge Ceylan, sanatla kurdu\u011fu ili\u015fki anlam\u0131nda, nevrotik karakteri i\u00e7in sineman\u0131n ne kadar iyi geldi\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yler. Ayn\u0131 \u015fekilde Ye\u015fim Ustao\u011flu T\u00fcrkiye\u2019nin 1980 darbesiyle tepkisel ve ergen bir toplum olarak \u015fekillendi\u011fini s\u00f6yler. Bu a\u00e7\u0131dan \u015funu net olarak s\u00f6ylemek gerekir, her birisi psikanalitik yakla\u015f\u0131m\u0131n kavramlar\u0131 olan nevrotik karakter ve sanat\u0131n nevroza terap\u00f6tik etkisi olmas\u0131 ile T\u00fcrkiye\u2019de toplumun ger\u00e7ekli\u011fi kavray\u0131\u015f\u0131nda ve ona kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi tav\u0131rda ergen tavra sahip olmas\u0131n\u0131, kuramsal ve toplumsal olarak inceleyince neler g\u00f6rmekteyiz: Yan\u0131t \u00e7ok basit genel toplumsal e\u011filimler. \u00d6rne\u011fin ger\u00e7ekli\u011fi inand\u0131\u011f\u0131 ve ya\u015fan\u0131las\u0131 bir d\u00fczene d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme g\u00fcc\u00fc, 12 Eyl\u00fcl ile ald\u0131\u011f\u0131 a\u011f\u0131r siyasi bask\u0131 nedeniyle elinden al\u0131nm\u0131\u015f toplumun bu travman\u0131n etkisiyle nevrotik karakterli olmas\u0131 son derece normaldir. Ayn\u0131 \u015fekilde, tarihle ve toplumsal ideallerle derinlemesine bir ili\u015fki kuramayan bir toplumun, iktidar\u0131n ayak oyunlar\u0131yla yapbozla olu\u015fturulmu\u015f tepki alan\u0131nda, tav\u0131rlar\u0131n\u0131 s\u00fcrekli \u015fiddeti ve tepkiselli\u011fi an\u0131\u015ft\u0131racak bir \u015fekilde, \u00fcstelik s\u00fcre\u00e7 i\u00e7inde olgunla\u015fmaya ad\u0131m atmadan ve kendi tekzibini siyasal tav\u0131rlar\u0131nda i\u00e7erecek \u015fekilde d\u0131\u015favurmas\u0131 normal de\u011fil midir? Ayn\u0131 \u015fekilde, 12 Eyl\u00fcl \u00f6ncesinde insanlar hayata 10&#8217;lu ya\u015flarda at\u0131l\u0131rken, siyasal kimlikler bu ya\u015flarda netle\u015fmeye ba\u015flarken, darbeden sonra hayata at\u0131lma, elinden bir i\u015f gelme ya\u015f\u0131n\u0131n 25\u2019i hatta 30\u2019u bulmas\u0131na, insanlar\u0131n \u00fcniversiteyi bitirdikten sonra bile ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilmeden \u00e7e\u015fitli i\u015flere bula\u015fmas\u0131na, hatta hayata ad\u0131m atmay\u0131 geciktirmek i\u00e7in itinayla y\u00fckseklisans yapmak i\u00e7in \u00e7abalamas\u0131na ne demeliyiz? Toplumumuzda meclisteki tart\u0131\u015fmas\u0131ndan, berberindeki memleket meselelerini de\u011ferlendirmesine, se\u00e7im kampanyalar\u0131ndan, \u00fcniversite kantinlerinde yap\u0131lan siyasal de\u011ferlendirmelere kadar, bilip bilmeden konu\u015fmak esast\u0131r, ergenlikte as\u0131l\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r, tepkiseldir ve de\u011ferlendirmeleri \u015fiddetle doludur. \u0130ktisadi hayatta lotaryac\u0131l\u0131k, siyasal ideallerde g\u00fc\u00e7l\u00fc komutan ve \u015fef ihtiyac\u0131 belirgindir. Bu a\u00e7\u0131dan ergen toplum de\u011ferlendirmesini, en yo\u011fun siyasal filmleri yapan y\u00f6netmeninin s\u00f6ylemesi ilgin\u00e7 de\u011fil mi?<\/p>\n<p>\u015eunu s\u00f6ylemek istiyorum, ben gerek T\u00fcrkiye\u2019nin siyasal iktisadi de\u011ferlendirmelerinde, gerekse sanat\u00e7\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcrettikleri filmlerdeki karakterlerin ve filmlerindeki estetik\/yarat\u0131c\u0131l\u0131k\/toplumsal ili\u015fkiler tasavvurlar\u0131n\u0131 ele al\u0131rken psikanalitik kavramlar kulland\u0131m, bir yandan sosyolojik di\u011fer yandan ise psikanalitik de\u011ferlendirmeleri i\u00e7 i\u00e7e kulland\u0131m.<\/p>\n<p>Ama ger\u00e7ek \u015fudur ki ilk \u00f6nce bu alan\u0131n kurucu metinlerini okudum, ikinci olarak, psikiyatrist olduktan sonra okuma yazmay\u0131 b\u0131rakmam\u0131\u015f ve entelekt\u00fcel a\u00e7l\u0131\u011f\u0131 hayat boyu devam edecek insanlara \u00fc\u00e7 ayr\u0131 oturumda yapt\u0131\u011f\u0131m \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeleri sundum ve ele\u015ftirilerini ald\u0131m. Dahas\u0131 yazd\u0131\u011f\u0131m metinleri okudular, tart\u0131\u015fmalar yapt\u0131k, \u00f6nerilerini sundular. Bu anlamda laf\u0131m\u0131 bilerek kulland\u0131m, yani yahnide ucuz et kullanmad\u0131m. Psikanaliz ve toplumbilim a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00f6rne\u011fin 12 Eyl\u00fcl nas\u0131l nitelenebilir? Ger\u00e7ek \u015fudur ki 1978 ku\u015fa\u011f\u0131 kendisinden \u00f6nceki hi\u00e7bir ku\u015fakta g\u00f6r\u00fclmeyecek denli a\u015f\u0131r\u0131 politikle\u015fti ve iktidar\u0131 istedi, kendisi de toplum ad\u0131na konu\u015ftu. Bu anlamda 1978-80 aras\u0131nda bir t\u00fcr baban\u0131n yani devletin ortadan \u00e7ekildi\u011fi ve 12 Eyl\u00fcl darbesiyle bu kez baba olarak de\u011fil de \u015fef olarak geri d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc, a\u015f\u0131r\u0131 kat\u0131 kurallar koyup, kendi yasalar\u0131n\u0131 bizzat kendi elleriyle \u00e7i\u011fnedi\u011fi, \u015fiddeti topluma bizzat kendi kurumsal kimli\u011fiyle dayatt\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre\u00e7, asl\u0131nda iktidar \u00e7eki\u015fmesine girer. Yani asl\u0131nda devletin \u015fefin etraf\u0131nda toplanmas\u0131 ve iktidar\u0131 isteyen milletin ise kastre edilmesi, bunu yapmak i\u00e7inde toplumun ideallerini yani Cumhuriyetin kimli\u011fini, toplumumuzun gidi\u015fat\u0131n\u0131, yani geminin d\u00fcmenini k\u0131rmas\u0131 olgusuyla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Bu anlamda toplum ne yaparsa yaps\u0131n, \u00f6nce \u015fefe biat etmeli, ard\u0131ndan ise \u015fefin icazeti ile bir \u015feyler yapmaya \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Gerek Evren \u015fahs\u0131nda, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ise Tayyip Erdo\u011fan \u015fahs\u0131nda, yeni bir \u015fef yaratma, yeni bir ulu Hakan s\u00f6ylemi, otoriter, hesap vermez, vurdu\u011fu yerden ses getirir yakla\u015f\u0131m\u0131, hatta toplumun azar i\u015fitmekten hastal\u0131kl\u0131 bir \u015fekilde haz almas\u0131 durumu, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve onun taleplerinin ise toplum i\u00e7in y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131k olarak de\u011ferlendirmesi ile kar\u015f\u0131lanmas\u0131\u2026 B\u00f6ylesine hastal\u0131kl\u0131 bir toplum i\u00e7in psikanalizin yakla\u015f\u0131mlar\u0131 \u00e7ok do\u011furgan olmaz m\u0131yd\u0131? Ya da Yeni Sineman\u0131n filmlerinde \u00e7ok s\u0131k olarak benli\u011fin \u00e7\u00f6z\u00fclmesinin konu olmas\u0131n\u0131n nedenleri, insanlara kendini ger\u00e7ekle\u015ftirme alan\u0131 sunulmamas\u0131ndan dolay\u0131, ger\u00e7eklikle \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131ndan kaynaklanmaz m\u0131yd\u0131? <em>\u00dc\u00e7 Maymun<\/em> ad\u0131, asl\u0131nda bir toplumun ger\u00e7eklikle bar\u0131\u015f\u0131k olmamas\u0131ndan dolay\u0131 sinik bir tavra s\u00fcr\u00fcklenmesi olarak okunamaz m\u0131yd\u0131?<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>\u201cYeni ele\u015ftirinin altyap\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturacak projelerim var\u201d<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>Bundan sonraki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131za bakarsak, yolda neler var? Bilim ve Gelecek Kitapl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n 50 Soruda dizisi i\u00e7in de bir kitap haz\u0131rl\u0131yorsunuz: 50 Filmde T\u00fcrkiye Sinema Tarihi. Bu kitab\u0131n kapsam\u0131ndan da s\u00f6z eder misiniz?<\/em><\/p>\n<p>\u0130lk \u00f6nce bir Y\u0131lmaz G\u00fcney kitab\u0131 yazmak \u00f6ncelikli hedefim durumunda. Y\u0131llard\u0131r \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m ve kafa yordu\u011fum bir \u015fey, art\u0131k zaman\u0131 geldi. Ondan sonra da ikili bir se\u00e7enek var kar\u015f\u0131mda, T\u00fcrkiye sinema tarihini ve T\u00fcrkiye sinemas\u0131n\u0131n ekonomi politi\u011fini yazmak. Bunlar\u0131n hepsi i\u00e7in \u00f6nceden yap\u0131lm\u0131\u015f \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131m ve yaz\u0131lm\u0131\u015f metinlerim var, insan hangisine nas\u0131l y\u00f6nelece\u011fini tam bilin\u00e7le se\u00e7miyor, se\u00e7imler belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde i\u00e7sel nedenlerle oluyor. 50 Filmde T\u00fcrkiye Sinema Tarihi, her d\u00f6nemin en karakteristik filmlerini ele alarak, d\u00f6nemsel ve sinemasal analizlerle bir yandan T\u00fcrkiye\u2019nin tarihine tan\u0131kl\u0131k etmeyi, \u00f6te yandan ise sinemaya ili\u015fkin genel anlamda yetkin bir genel \u00e7er\u00e7eve kurmay\u0131 ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131m bir eser. Bunlar\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc zaten yazd\u0131m, \u015fimdi o filmleri toplamak i\u00e7in birka\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015fme yapmam ve metinleri toplamam, analizi b\u00fct\u00fcnle\u015ftirmem gerekiyor.<\/p>\n<p>\u015eunu s\u00f6ylemek istiyorum, T\u00fcrkiye\u2019de akademinin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 genel planda metodik de\u011fil, yani birbirini b\u00fct\u00fcnlemiyor, bunun anlam\u0131 da \u015fu, sinemada nas\u0131l ak\u0131mlar var ise, akademik sinema \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda da yazarlar birbirlerinden eserlerinden etkilenerek \u00fcretimlerini belli bir ortak kanala ak\u0131tacak bir ak\u0131m olu\u015fturmal\u0131, ama yapam\u0131yorlar. Bunun en \u00f6nemli nedeni sinemam\u0131z\u0131n bir ortak akl\u0131n\u0131n olmamas\u0131d\u0131r. E\u011fer yeni bir ele\u015ftiriden s\u00f6z ediyorsak, burada \u00fc\u00e7 \u015feyi birle\u015ftirmemiz gerekir, metinlerin birbirlerinden haberdar olmas\u0131 ve yazanlar\u0131n her birinin belirli bir fikirle birlikte cisimle\u015fmeleri, ikinci olarak ise metinlerin genel olarak yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 alan ile sineman\u0131n daha genel sorunlar\u0131 ve T\u00fcrkiye tarihini ili\u015fkilendirmesi, son olarak ele\u015ftirinin as\u0131l olarak bir disiplin haline gelmesi ve b\u00f6ylelikle bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnden, belirli bir estetik ak\u0131mdan, belirli bir toplum ve tarih g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnden beslenmesi, eserlerin bilimsel olarak adland\u0131r\u0131labilmeleri. Bir anlamda benim yazmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm eserler bu \u00fc\u00e7 g\u00f6rev i\u00e7in zemini in\u015fa etmeye y\u00f6nelik.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Sinema tarih\u00e7isi ve ele\u015ftirmeni Zahit Atam\u2019\u0131n, Yeni T\u00fcrkiye sinemas\u0131n\u0131, sosyoekonomik, sosyok\u00fclt\u00fcrel, siyasal, psikanalitik ve estetik olarak analiz etti\u011fi kapsaml\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, Yak\u0131n Plan Yeni T\u00fcrkiye Sinemas\u0131 k\u0131sa bir s\u00fcre \u00f6nce yay\u0131mland\u0131. Zahit Atam, yakla\u015f\u0131k 800 sayfal\u0131k bu kapsaml\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve bundan sonraki projeleriyle yeni sineman\u0131n \u201cyeni ele\u015ftirisine\u201d giden yolu d\u00f6\u015femeyi hedefliyor. Kitab\u0131n doyurucu i\u00e7eri\u011fi hakk\u0131nda bilgiyi [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":470,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[126,511],"tags":[376,768,767],"class_list":["post-11250","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-89-sayi","category-yayin-dunyasi","tag-sinema","tag-turkiye-sinemasi","tag-zahit-atam"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11250","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/470"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=11250"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11250\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=11250"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=11250"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=11250"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}