{"id":11914,"date":"2014-08-01T20:40:34","date_gmt":"2014-08-01T17:40:34","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=11914"},"modified":"2018-05-15T17:33:04","modified_gmt":"2018-05-15T14:33:04","slug":"sadik-usta-ile-utopya-kavrami-ve-turk-utopyalari-uzerine-hic-utopyasiz-kalabilir-mi-insan","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/08\/01\/sadik-usta-ile-utopya-kavrami-ve-turk-utopyalari-uzerine-hic-utopyasiz-kalabilir-mi-insan","title":{"rendered":"Sad\u0131k Usta ile \u2018\u00fctopya\u2019 kavram\u0131 ve T\u00fcrk \u00dctopyalar\u0131 \u00fczerine: Hi\u00e7 \u00fctopyas\u0131z kalabilir mi insan?"},"content":{"rendered":"<p><em>\u00dctopyalar sadece ele\u015ftirmekle ve alternatif bir d\u00fcnya sunmakla da kalmazlar; ayn\u0131 zamanda hem dolayl\u0131 olarak kitlelerin \u00f6rg\u00fctlenmesine yol a\u00e7arlar hem de gruplar\u0131n kolektif etkinlerini bi\u00e7imlendiren ve d\u00fczenleyen bir rol \u00fcstlenirler. \u00dctopya ve devrim aras\u0131nda, \u00fctopya yazarlar\u0131yla devrimler aras\u0131nda organik bir ili\u015fki hep olmu\u015ftur. Her \u00fctopya yazar\u0131 do\u011fal olarak \u201ceski ve k\u00f6hnemi\u015f\u201d d\u00fcnyan\u0131n de\u011fi\u015fmesini ve onun yerine \u201c\u00f6zg\u00fcr ve adil bir toplumun\u201d kurulmas\u0131n\u0131 arzulam\u0131\u015flard\u0131r. Ayn\u0131 durum, Tanzimat-Cumhuriyet aras\u0131 devrimci d\u00f6nemin \u00f6nemli politik \u015fahsiyetleri i\u00e7in de ge\u00e7erlidir.<\/em><\/p>\n<blockquote class=\"td_quote_box td_box_center\"><p><strong>Sunu\u015f<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Kaynak Yay\u0131nlar\u0131\u2019n\u0131n Genel Yay\u0131n Y\u00f6netmeni Sad\u0131k Usta\u2019n\u0131n, ge\u00e7ti\u011fimiz aylarda \u201cT\u00fcrk \u00dctopyalar\u0131 &#8211; Tanzimat\u2019tan Cumhuriyet\u2019e \u00dctopya ve Devrim\u201d (Kaynak Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul, 2014) ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yay\u0131nland\u0131. \u00dctopya kavram\u0131 \u00fczerine geni\u015f bir sunu\u015fu i\u00e7eren kitap sonraki b\u00f6l\u00fcmlerde Tanzimat-Cumhuriyet aras\u0131 d\u00f6nemde yaz\u0131lm\u0131\u015f \u00fctopyalar\u0131 ele al\u0131yor. Kitap, ilk kez yay\u0131nlanan metinlerle d\u00fc\u015f\u00fcn hayat\u0131m\u0131za \u00f6nemli bir katk\u0131 niteli\u011finde. Ayn\u0131 zamanda \u00dctopyalar Toplant\u0131s\u0131\u2019n\u0131n da gediklilerinden olan arkada\u015f\u0131m\u0131z Sad\u0131k Usta ile kitab\u0131n\u0131n i\u00e7eri\u011finden yola \u00e7\u0131karak biraz daha ilerlemeyi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fck. S\u00f6yle\u015fiyi Ender Helvac\u0131o\u011flu ger\u00e7ekle\u015ftirdi.<\/p><\/blockquote>\n<figure id=\"attachment_11916\" aria-describedby=\"caption-attachment-11916\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11916 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-300x200.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"200\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-300x200.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-600x399.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-768x511.jpg 768w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-632x420.jpg 632w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-537x360.jpg 537w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-640x426.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31-681x453.jpg 681w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/2-31.jpg 800w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11916\" class=\"wp-caption-text\"><strong><em>Sad\u0131k Usta (sa\u011fda) ile s\u00f6yle\u015fiyi Ender Helvac\u0131o\u011flu ger\u00e7ekle\u015ftirdi.<\/em><\/strong><\/figcaption><\/figure>\n<p><strong><em>&#8211; \u00d6ncelikle kitab\u0131n yaz\u0131l\u0131\u015f \u00f6yk\u00fcs\u00fcnden yola \u00e7\u0131kal\u0131m. Kitab\u0131n arka plan\u0131nda nas\u0131l bir birikim var? <\/em><\/strong><\/p>\n<p>&#8211; \u00dctopya kavram\u0131yla tan\u0131\u015fmam\u0131n neredeyse 30 y\u0131ll\u0131k bir ge\u00e7mi\u015fi var. 1983 y\u0131l\u0131nda hen\u00fcz Almanya\u2019n\u0131n Stuttgart kentinde ya\u015farken, elimdeki tek maddi varl\u0131\u011f\u0131m olan k\u00fc\u00e7\u00fck minib\u00fcs\u00fcm\u00fc satarak ve Bat\u0131 Avrupa\u2019n\u0131n belli ba\u015fl\u0131 kentlerine u\u011frayarak 4 haftal\u0131k bir tren yolculu\u011funa \u00e7\u0131kacakt\u0131m. Bu arada \u00f6nce Paris ard\u0131ndan da Londra\u2019ya ge\u00e7erek \u0130ngilizce kursuna gidecektim.<\/p>\n<p>Yola \u00e7\u0131kmadan \u00f6nce kom\u015fum ve dostum Gerhard can\u0131m s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda okumam i\u00e7in elime k\u00fc\u00e7\u00fck bir kitap\u00e7\u0131k tutu\u015fturmu\u015ftu. Yazar\u0131 Eric Frank Russel olan bu kitap\u00e7\u0131k sonradan T\u00fcrk\u00e7eye \u201cVe Sonra Hi\u00e7 Kalmad\u0131\u201d ad\u0131yla \u00e7evrilecekti. Hani denir ya, \u201cbir kitap okudum hayat\u0131m de\u011fi\u015fti\u201d bende de tam b\u00f6yle oldu. Yeni yetme bir gen\u00e7 olarak kitab\u0131n i\u00e7erdi\u011fi mizahtan ve felsefeden \u00e7ok etkilenmi\u015ftim. Adeta \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015ft\u0131m. B\u00f6ylece ilk kez insanl\u0131k tarihinin derin k\u00f6klerinden beslenen \u00fctopya yaz\u0131n\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rs\u0131z diyar\u0131na ayak basm\u0131\u015ft\u0131m.<\/p>\n<p>\u00d6nce Thomas More\u2019un <em>\u00dctopya<\/em>\u2019s\u0131n\u0131 ard\u0131ndan da en \u00e7ok bilinen R\u00f6nesans \u00fctopyalar\u0131n\u0131 birbiri pe\u015fi s\u0131ra okudum. Okuduk\u00e7a da hem \u00fctopya kavram\u0131nda derinle\u015ftim hem de konuya daha fazla merak sald\u0131m. Tabii ki k\u0131sa bir sonra Marx\u2019\u0131n da \u00e7ok \u00f6nem verdi\u011fi \u00fctopik sosyalistlerle, dolay\u0131s\u0131yla onlar\u0131n benzersiz d\u00fc\u015f g\u00fcc\u00fcyle ve trajik hayatlar\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir par\u00e7as\u0131 haline gelen kom\u00fcn faaliyetleriyle tan\u0131\u015ft\u0131m.<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131, do\u011fay\u0131 ilk kez ke\u015ffetmenin merak\u0131 ve hazz\u0131yla, g\u00f6k ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n pe\u015fi s\u0131ra ko\u015fturup duran bir \u00e7ocuk gibi ben de 30 y\u0131ld\u0131r \u00fctopyan\u0131n izini takip eder dururum. Bu iz s\u00fcrme s\u00fcresince ke\u015ffetti\u011fim her yeni \u00fctopya, beni yeniden ve yeniden insano\u011flunun d\u00fc\u015f g\u00fcc\u00fcne hayran b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u00fcre\u00e7 benim a\u00e7\u0131mdan salt bir egzotik edebiyat merak\u0131 olmad\u0131; bu ser\u00fcven beni zamanla devletin ve toplumlar\u0131n kurulu\u015f ve s\u0131\u00e7rama d\u00f6nemlerinin matemati\u011fiyle da bulu\u015fturdu. G\u00f6rd\u00fcm ki her yeni devlet ve toplumsal in\u015fa d\u00f6nemi ayn\u0131 zamanda \u00fctopyalar\u0131n birbiri pe\u015fi s\u0131ra yaz\u0131ld\u0131klar\u0131 d\u00f6nemlerdir de.<\/p>\n<p>Sonra bu ara\u015ft\u0131rmalar\u0131m\u0131 80\u2019li y\u0131llarda, \u00fcniversitede devam ettirdim; 1991 y\u0131l\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019ye kesin d\u00f6n\u00fc\u015f yapt\u0131ktan sonra da bu u\u011fra\u015f\u0131m s\u00fcrd\u00fc. Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131m\u0131 en iyi sen biliyorsun, onlar\u0131 \u00f6nce <em>Bilim ve \u00dctopya<\/em> dergisinde sen yay\u0131mlad\u0131n. Sonra da bu \u00fcr\u00fcnleri daha nitelikli hale getirebilmek i\u00e7in Kaynak Yay\u0131nlar\u0131\u2019nda \u00dctopyalar Dizisi olarak devam ettirdim.<\/p>\n<p>Bu dizi kapsam\u0131nda hem \u00fctopya yaz\u0131n\u0131n\u0131n \u00f6nemli eserlerini derledim ve \u00e7evirdim hem de ara\u015ft\u0131rma s\u00fcresince edindi\u011fim teorik birikimi bu kitaplara yazd\u0131\u011f\u0131m sunu\u015flarda tart\u0131\u015fmaya sundum. Bu s\u00fcre i\u00e7inde fark etti\u011fim en \u00f6nemli ger\u00e7ek, \u00fctopyalar\u0131n sadece Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131na has bir yaz\u0131n t\u00fcr\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131, hatta ilk \u00f6rneklerinin do\u011fu toplumlar\u0131nca yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>S\u00fcmer tabletlerinde \u00fctopya: \u2018Bir zamanlar Efendi Baba yoktu\u2019<\/strong><\/p>\n<p>Bat\u0131\u2019daki biliminsanlar\u0131 \u00fctopya kavram\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131rken Thomas More\u2019un \u00fctopyas\u0131n\u0131 veya ona benzeyen di\u011fer eserleri tart\u0131\u015fmada \u00f6l\u00e7\u00fc olarak al\u0131rlar. Oysa bunun yanl\u0131\u015f oldu\u011fu kendili\u011finden ortaya \u00e7\u0131kar, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fctopya, kavram olarak 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n eseri olmakla birlikte ge\u00e7mi\u015fi, bir yaz\u0131n t\u00fcr\u00fc olarak daha da gerilere gider. Nitekim ilk \u00fctopya \u00f6rne\u011finin S\u00fcmerlerde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. \u0130nsano\u011flunun elindeki ilk yaz\u0131l\u0131 metinlerde bile \u00fctopya yaz\u0131n\u0131n\u0131n bir \u00f6rne\u011fi var.<\/p>\n<p><em>Tevrat<\/em>\u2019\u0131n da s\u0131kl\u0131kla at\u0131fta bulundu\u011fu \u201ccennetmek\u00e2n\u201d\u0131n, yani Eden Bah\u00e7esi\u2019nin k\u00f6k\u00fc de S\u00fcmerlerdedir. Hatta kimi filologlara g\u00f6re \u201cEden\u201d terimi do\u011frudan do\u011fruya S\u00fcmerlerden al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. (1) S\u00fcmer mitolojisinde cennet olarak tasvir edilen Tilmun Adas\u0131 da ula\u015f\u0131lamayan bir yerdir. Orada aslanla kuzu koyun koyunad\u0131r. Orada sava\u015f yoktur, birlik ve dirlik vard\u0131r; orada kimse dul kalmaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc ne ya\u015fl\u0131l\u0131k ne de \u00f6l\u00fcm vard\u0131r. (2)<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-11917 alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-300x236.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"236\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-300x236.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-600x471.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-768x603.jpg 768w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-535x420.jpg 535w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-640x502.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-681x535.jpg 681w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32-511x400.jpg 511w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/3-32.jpg 800w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><\/p>\n<p>1930\u2019lu y\u0131llarda \u00fclkemizdeki S\u00fcmer tabletlerini incelemi\u015f ve bunlar\u0131n kayda ge\u00e7irilmesini sa\u011flam\u0131\u015f olan \u00fcnl\u00fc S\u00fcmerolog Kramer, \u201cS\u00fcmerlerin, \u00e7ok eski bir d\u00f6nemde mutlu ya\u015fad\u0131klar\u0131na dair an\u0131lara sahip olduklar\u0131n\u0131\u201d belirtiyor. (3)<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca <em>Enmerkar<\/em> ve <em>Aratta Beyi<\/em> \u015fiirlerinin, insanl\u0131\u011f\u0131n hen\u00fcz g\u00fcnahk\u00e2r olmadan \u00f6nceki bolluk ve huzurlu d\u00f6neminden s\u00f6z etti\u011fini belirterek, bir k\u0131sm\u0131 k\u0131r\u0131k olan, dolay\u0131s\u0131yla okunmay\u0131 g\u00fc\u00e7le\u015ftiren bir tablet kal\u0131nt\u0131s\u0131ndan al\u0131nt\u0131lar yapar.<\/p>\n<p>Bu k\u0131r\u0131k tablette \u015fu beyitler yer al\u0131r:<\/p>\n<p><em>\u201cEskiden y\u0131lan\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131,<br \/>\n<\/em><em>Akrebin olmad\u0131\u011f\u0131 bir devir vard\u0131.<br \/>\n<\/em><em>S\u0131rtlan yoktu, aslan yoktu.<\/em><\/p>\n<p><em>Ne vah\u015fi k\u00f6pek vard\u0131, ne kurt;<br \/>\n<\/em><em>Ne korku vard\u0131, ne deh\u015fet:<br \/>\n<\/em><em>\u0130nsan\u0131n rakibi yoktu.<\/em><\/p>\n<p><em>Eskiden, \u015eubur ve Hamazi \u00fclkelerinin,<br \/>\n<\/em><em>Bunca(?) dilin konu\u015fuldu\u011fu S\u00fcmer\u2019in,<br \/>\n<\/em><em>Tanr\u0131sal yasal\u0131 b\u00fcy\u00fck prens \u00fclkesinin,<br \/>\n<\/em><em>Uri\u2019nin, gerekli her \u015feyi sa\u011flanm\u0131\u015f \u00fclkenin,<br \/>\n<\/em><em>G\u00fcvenlik i\u00e7inde dinlenen Martu \u00fclkesinin,<br \/>\n<\/em><em>B\u00fct\u00fcn evrenin, birlik i\u00e7indeki(?) halklar\u0131n<br \/>\n<\/em><em>Enlil\u2019e tek bir dilde sayg\u0131 sunduklar\u0131 bir devir vard\u0131.<br \/>\n<\/em><em>Ama sonra, Efendi Baba, Prens Baba, Kral Baba,<br \/>\n<\/em><em>Enki, Efendi Baba, Prens Baba, Kral Baba,<br \/>\n<\/em><em>\u00d6fkelenen(?) Efendi Baba, \u00f6fkelenen(?) Prens Baba,<br \/>\n<\/em><em>\u00f6fkelenen(?) Kral Baba&#8230;\u201d <\/em>(4)<\/p>\n<p>S\u00fcmer tabletlerinin g\u00f6sterdi\u011fi gibi, insano\u011flu belle\u011finde, bir zamanlar var olan e\u015fitlik\u00e7i bir topluma dair an\u0131lar\u0131n\u0131 canl\u0131 tutmaktad\u0131r. Toplumsal bozulman\u0131n, e\u015fitliksizli\u011fin, s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn ve dolay\u0131s\u0131yla s\u0131n\u0131flar\u0131n sonradan ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bu beyitler de g\u00f6stermektedir. \u00d6nceleri kabileler aras\u0131nda \u201cbirlik ve dostluk\u201d vard\u0131, sonra \u201ck\u00f6lelikle birlikte kral baba, seny\u00f6r baba\u201d vs. gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Buradan da \u015furaya gelmek istiyorum, \u00fctopya bir yaz\u0131n t\u00fcr\u00fc olarak insanl\u0131\u011f\u0131n ilk \u00e7a\u011flar\u0131ndan beri var. Daha do\u011frusu bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan bu yana var. Yap\u0131lmas\u0131 gerekense bunlar\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmak. Ama Bat\u0131l\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar daha ba\u015ftan bunlar\u0131 \u00fctopya m\u00fcsveddesi olarak g\u00f6r\u00fcr ve de\u011fersizle\u015ftirir. Bu anlay\u0131\u015f\u0131n T\u00fcrkiye\u2019de de \u00f6nemli oranda yer edindi\u011fini, en az\u0131ndan akademik d\u00fcnyada etkili oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu durum bize yeni g\u00f6revler y\u00fckl\u00fcyor; Do\u011fu ve T\u00fcrk \u00fctopyalar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan farz oldu. 15 y\u0131ld\u0131r do\u011fu \u00fctopyalar\u0131 \u00fczerine ara\u015ft\u0131rma yap\u0131yorum, ama bu u\u011fra\u015f\u0131 \u00f6ncelikle T\u00fcrk \u00fctopyalar\u0131 \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131rmay\u0131 gerekli g\u00f6rd\u00fcm ve 2010 y\u0131l\u0131ndan itibaren de bu \u00e7abay\u0131 akademik bir teze b\u00fcr\u00fcnd\u00fcrd\u00fcm. Nitekim Kaynak Yay\u0131nlar\u0131\u2019nca yay\u0131mlanan <em>T\u00fcrk \u00dctopyalar\u0131 <\/em>adl\u0131 kitab\u0131m\u0131n omurgas\u0131, 2012 y\u0131l\u0131nda Frankfurt-Goethe \u00dcniversitesi\u2019nde \u201cT\u00fcrk \u00dctopyalar\u0131 -1908-1938 T\u00fcrkiye\u2019de Modernle\u015fme Hamleleri\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 y\u00fcksek lisans tezi olarak verilmi\u015ftir. Bir s\u00fcre burada biraz solukland\u0131ktan sonra yeniden do\u011fu \u00fctopyalar\u0131na ve \u00f6zellikle de T\u00fcrklerin devletle\u015fme d\u00f6nemlerindeki \u00fctopyalara y\u00f6nelmeyi umuyorum.<\/p>\n<p><strong>Hem var hem yok anlam\u0131nda bir kavram<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>&#8211; \u00dctopya kavram\u0131 \u00fczerine yo\u011fun bir tart\u0131\u015fma oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyorsun. Bu tart\u0131\u015fma hangi noktalarda yo\u011funla\u015f\u0131yor ve saflar nas\u0131l belirginle\u015fiyor? Kendi \u00fctopya tan\u0131m\u0131n\u0131 yapabilir misin? <\/em><\/strong><\/p>\n<figure id=\"attachment_11918\" aria-describedby=\"caption-attachment-11918\" style=\"width: 235px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11918\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/4-27-241x300.jpg\" alt=\"\" width=\"235\" height=\"293\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/4-27-241x300.jpg 241w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/4-27-600x747.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/4-27-338x420.jpg 338w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/4-27-640x796.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/4-27.jpg 643w\" sizes=\"auto, (max-width: 235px) 100vw, 235px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11918\" class=\"wp-caption-text\">Thomas More ve \u00fcnl\u00fc eseri \u00dctopya\u2019dan bir \u00e7izim.<\/figcaption><\/figure>\n<p>&#8211; Biliyorsun \u00fctopya kavram\u0131 tarihte ilk kez Thomas More\u2019un 1516 y\u0131l\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck bir kitap\u00e7\u0131kla ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Thomas More, bir kelime oyunundan t\u00fcretti\u011fi bu kavram\u0131n ayn\u0131 zamanda yeni bir yaz\u0131n t\u00fcr\u00fcn\u00fcn da ad\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 tahmin edemezdi. Yunancada \u201ctopos\u201d yer demektir. Bir olumsuzluk \u00f6ntak\u0131s\u0131 olan \u201cu\u201d ile birlikte \u201cyok-\u00fclke\u201d kavram\u0131n\u0131 t\u00fcreten More, bununla orta\u00e7a\u011fdan hen\u00fcz kurtulmakta olan Avrupa toplumlar\u0131n\u0131n i\u00e7inde bulunduklar\u0131 sefalete dikkat \u00e7ekmek ister. Kapitalist ili\u015fkilerin ufukta g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda Avrupa\u2019n\u0131n \u201clanetli insan\u0131\u201d uyanmakta, kendisini ke\u015ffetmekte ve kendi kaderini kendi ellerine alman\u0131n \u00e7abas\u0131 i\u00e7ine girmekteydi. Bunun i\u00e7in de hem soylular\u0131n hem de Katolik Kilisesinin belirledi\u011fi toplumsal ili\u015fkilere isyan ediyordu. <em>\u00dctopya<\/em>\u2019n\u0131n yaz\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n 30 y\u0131l sonras\u0131na bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6r\u00fclecektir ki yoksullar ve ezilenler tarihlerinin ilk ciddi ve en kapsaml\u0131 kavgas\u0131na giri\u015fmekteydiler.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k 16. y\u00fczy\u0131lda \u015fatolar\u0131n ve kiliselerin tarumar edili\u015fine, k\u0131z\u0131l bayraklar\u0131n c\u00fcretk\u00e2rca dalgaland\u0131r\u0131lmas\u0131na ve tabii ki en geli\u015fmi\u015f toplumsal manifestolar\u0131n da yaz\u0131lmas\u0131na \u015fahit olmaktayd\u0131.<\/p>\n<p>Arka plan\u0131n\u0131 b\u00f6ylesi bir toplumsal s\u00fcrecin belirledi\u011fi bu yaz\u0131n s\u00fcreci de belli bir istikamete do\u011fru yol almaktayd\u0131. Ard\u0131 ard\u0131na o kadar \u00e7ok \u00fctopya yaz\u0131l\u0131yordu ki 18. y\u00fczy\u0131ldan itibaren bu yaz\u0131n t\u00fcr\u00fcn\u00fc kendine has bir kavram, \u00fctopya kavram\u0131 alt\u0131nda toplama gere\u011fi duyuldu. Ama neyin bu t\u00fcre dahil oldu\u011fu ve neyin olamayaca\u011f\u0131 tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n da fitili b\u00f6ylece ate\u015flenmi\u015f oldu.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-11919 alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/5-22-219x300.jpg\" alt=\"\" width=\"219\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/5-22-219x300.jpg 219w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/5-22-307x420.jpg 307w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/5-22.jpg 585w\" sizes=\"auto, (max-width: 219px) 100vw, 219px\" \/>Bilim, kavram \u00fcretmektir. \u00dctopya kavram\u0131 ise her daim sosyal bilimlerin en g\u00f6zde ve en heyecan veren kavramlar\u0131ndan birisi olmu\u015ftur. Bunun nedeni onun bilinemezlikle, sabitlenemezlikle ve kesinle\u015femezlikle bezenmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu durum o g\u00fcn de \u00f6yleydi bug\u00fcn de b\u00f6yledir. Bu do\u011fal bir \u015feydir \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fctopya, i\u00e7inde insan zihninin tasarlayabildi\u011fi en c\u00fcretk\u00e2r, en yarat\u0131c\u0131 ve en s\u0131n\u0131r tan\u0131maz g\u00fcnd\u00fcz d\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Bu nedenle de kendisini bize en belirsiz haliyle sunar. Budur zaten onu bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan gizemli k\u0131lan. Bu belirsizlik ve gizemli durum nedeniyledir ki insanl\u0131k bu kavram\u0131 300 y\u0131ld\u0131r tart\u0131\u015f\u0131p durmaktad\u0131r. Asl\u0131nda bilim, daha do\u011frusu kavramlar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 s\u00fcreci sonsuzdur, \u00e7\u00fcnk\u00fc her kavram diyalekti\u011fin yasas\u0131yla belirlenir. Her kavram her an yeniden do\u011fmakta ve \u00f6lmektedir. Bu durum \u00fctopya kavram\u0131n\u0131n da ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz kaderidir. Ama \u00fctopya kavram\u0131n\u0131 di\u011fer b\u00fct\u00fcn kavramlardan ay\u0131ran bir ba\u015fka dilbilimsel \u00f6zelli\u011fi daha vard\u0131r: O daha ba\u015ftan itibaren, hem var hem de yok demektir. Yaz\u0131 yaz\u0131d\u0131r; nitekim biz yaz\u0131 denince zihnimizde bir \u015fey tasarlayabiliyoruz. Ama \u00fctopya denince bu b\u00f6yle olmuyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc o hem vard\u0131r hem de yoktur. Var olabilecek kadar m\u00fckemmel tasarlanm\u0131\u015ft\u0131r, ama ayn\u0131 zamanda zaman d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 nedeniyle de yoktur. Dolay\u0131s\u0131yla onun ne oldu\u011fu tart\u0131\u015fmas\u0131 da sonsuzlu\u011fa mahk\u00fbm edilmi\u015ftir. Ama gene de insano\u011flu onu elle tutulur, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr hale getirmek i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir zihinsel \u00e7aba g\u00f6stermekten vazge\u00e7memektedir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_11920\" aria-describedby=\"caption-attachment-11920\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11920 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13-300x210.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"210\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13-300x210.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13-600x419.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13-768x537.jpg 768w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13-601x420.jpg 601w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13-640x447.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13-681x476.jpg 681w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/6-13.jpg 800w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11920\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Marx ve Engels\u2019in itiraz ettikleri \u015fey, insano\u011flunun \u00fctopik d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 de\u011fildir, s\u00f6z konusu olan, \u00fctopik tasar\u0131lar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirme y\u00f6ntemidir.<\/strong><\/figcaption><\/figure>\n<p><strong>Marx ve Engels\u2019in \u00fctopik sosyalistlere yakla\u015f\u0131m\u0131<\/strong><\/p>\n<p>\u00dctopya kavram\u0131n\u0131 ilk kez tart\u0131\u015fmaya a\u00e7an Marx ve Engels\u2019tir. <em>Kom\u00fcnist Partisi Manifestosu<\/em>\u2019nun yazarlar\u0131ndan olan Engels \u201c\u00dctopik Sosyalizmden Bilimsel Sosyalizme\u201d diye bir kitap yazarak \u00fctopya kavram\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmaya a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Marksizmin, daha do\u011frusu bilimsel sosyalizmin \u00fc\u00e7 bile\u015fenlerinden biri olan Frans\u0131z siyaset bilimi, yani \u00fctopik sosyalist teori, her iki yazar \u00fczerinde ve doyas\u0131yla onlar\u0131n geli\u015ftirdi\u011fi bilimsel sosyalist teori \u00fczerinde de derin izler b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. Nitekim onlar da bunu yaz\u0131lar\u0131nda her f\u0131rsatta anarlar. Marx ve Engels hen\u00fcz ya\u015famlar\u0131n\u0131n bahar\u0131nda olan iki devrimci olarak, k\u00f6kleri Thomas More\u2019a kadar giden \u00fctopik eserlerin ve \u00f6zellikle de \u00fctopik sosyalist edebiyat\u0131n p\u0131nar\u0131ndan kana kana su i\u00e7mi\u015flerdir. Her yeni ke\u015fif onlarda \u00f6ylesine derin izler b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r ki bu izleri onlar\u0131n bir\u00e7ok eserinde, kelime kelimesine ya da c\u00fcmle c\u00fcmlesine g\u00f6stermek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kendi aralar\u0131ndaki yaz\u0131\u015fmalar\u0131nda bunun izlerini s\u0131k s\u0131k g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Onlar hem s\u00f6z konusu \u00fctopik eserlere, daha do\u011frusu \u00fctopyac\u0131 yazarlar\u0131n zek\u00e2lar\u0131na hayran kal\u0131rlar hem de bu eserlerden inan\u0131lmaz bir teori \u00fcretirler.<\/p>\n<p>Almancada, k\u00f6kleri Hegel\u2019in diyalekti\u011fine kadar giden muhte\u015fem bir kavram vard\u0131r: \u201cAufheben\u201d. Bu hem el \u00fcst\u00fcnde tutmak hem de onu a\u015fmak anlam\u0131na gelir. Marx ve Engels \u00fctopik sosyalist eserlerin bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 siyasi felsefeyi hem ona h\u00fcrmet ederek el \u00fcst\u00fcnde tutarlar hem de bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 zay\u0131fl\u0131klar\u0131 ele\u015ftirerek a\u015farlar. Peki nedir bu, hem h\u00fcrmet edilen hem de a\u015f\u0131lan yanlar?<\/p>\n<p>\u00dctopik sosyalistlere g\u00f6re ak\u0131l, belki buna ruh da denebilir, do\u011fan\u0131n ve toplumun i\u015fleyi\u015f s\u00fcrecinde s\u00fcrekli etkin olur ve onlar\u0131 belli bir hedefe do\u011fru y\u00f6nlendirir. Nitekim Hegel buna <strong>geist<\/strong> (\u015feylere ruhunu veren mana da diyebiliriz) dedi ve bu s\u00fcreci de tinin fenomenolojisi olarak ifade etti. Hegel\u2019e g\u00f6re ak\u0131l ve ruh, insan zihninin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ke\u015ffedemeyece\u011fi kadar m\u00fckemmel bir potansiyele ve i\u015fleyi\u015fe sahiptir. Tabii ki bu anlay\u0131\u015f\u0131n k\u00f6kleri idealist felsefede ve en belirgin haliyle de Platon\u2019un devlet felsefesinde yatar. \u0130dealist derken bunu olumsuz de\u011fil, fakat nesnel anlamda kullan\u0131yoruz. Bunu \u201cb\u00fct\u00fcne h\u00fckmetme arzusu\u201d olarak ifade edelim. Ger\u00e7ek anlamda insan zihni, tarihsel olguyu hi\u00e7bir zaman b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kavrayamaz, ona ancak g\u00f6receli olarak yakla\u015fabilir. \u00dctopik sosyalistler do\u011fan\u0131n bu g\u00f6recelili\u011fini, yani bilginin g\u00f6recelili\u011fini, bilginin b\u00fct\u00fcn\u00fcne sahip olmay\u0131 zek\u00e2lar\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fcyle ba\u015farmay\u0131 denemi\u015flerdi. Onlar hen\u00fcz zaman\u0131 gelmemi\u015f, do\u011fas\u0131 ve altyap\u0131s\u0131 olu\u015fmam\u0131\u015f tarihsel ili\u015fkileri ve s\u00fcre\u00e7leri zihinlerinde tasarlayarak tarihteki her b\u00fcy\u00fck insan gibi peygamberli\u011fe soyunmu\u015flard\u0131r. Buraya kadar \u00f6nemli bir kusurlar\u0131 da yoktur, \u00e7\u00fcnk\u00fc her insano\u011flu zihninde hen\u00fcz ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015f s\u00fcre\u00e7leri ve ili\u015fkileri tasarlar ki zihnimizin varl\u0131k nedeni de budur. Nitekim insan zihni var olan\u0131 de\u011fil var olmayan\u0131 tasarlar. Onun g\u00f6revi odur. Zihnimiz bize muhtemel olanlar\u0131 de\u011fil, fakat muhtemel ger\u00e7ekler i\u00e7indeki biricik olan\u0131 empoze eder. Bu konuya daha sonra yeniden geliriz. \u00dctopik sosyalistlerin zaaf\u0131 onlar\u0131n hen\u00fcz olu\u015fmam\u0131\u015f, ama ufukta siluet olarak belirmi\u015f toplumsal ili\u015fkileri b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc olarak tasarlam\u0131\u015f ve bunlar\u0131n ak\u0131l yoluyla ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini vaaz etmi\u015f olmalar\u0131d\u0131r. Bir y\u00f6n\u00fcyle onlar hen\u00fcz do\u011fmam\u0131\u015f \u00e7ocu\u011fa don bi\u00e7mi\u015flerdir. Onlar, zek\u00e2lar\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 zorlayarak ke\u015ffettikleri k\u0131smi ger\u00e7e\u011fi ve bilgiyi insano\u011fluna mutlak bilgi olarak sunmu\u015flar ve buradan hareketle de bu tasar\u0131lar\u0131n ancak ak\u0131l yoluyla ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini vaaz etmi\u015flerdir. Onlar\u0131n en \u00fcnl\u00fclerinden biri olan Alman k\u00f6kenli terzi kalfas\u0131 Wilhelm Weitling, m\u00fcritleri taraf\u0131ndan ger\u00e7ek bir peygamber olarak g\u00f6r\u00fclmekteydi.<\/p>\n<p>Marx ve Engels, sadece \u00fctopik olmakla kalmayan ayn\u0131 zamanda siyasette de oyalay\u0131c\u0131, hatta y\u0131k\u0131c\u0131 olan bu d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131na kar\u015f\u0131 etkin bir m\u00fccadele y\u00fcr\u00fctmek zorunda kalm\u0131\u015flard\u0131. Bilimsel sosyalist teorinin babalar\u0131n\u0131n bu m\u00fccadeleleri gelecek ku\u015faklara, dolay\u0131s\u0131yla da bize k\u0131r\u0131k aynada \u00e7arp\u0131k bir \u015fekilde yans\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Marx ve Engels\u2019in itiraz ettikleri \u015fey insano\u011flunun \u00fctopik d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 de\u011fildir, s\u00f6z konusu olan, \u00fctopik tasar\u0131lar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirme y\u00f6ntemidir. Marx ve Engels, toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerin akl\u0131n ve fikrin bir gere\u011fi oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fil, fakat halk\u0131n kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck devrimci kalk\u0131\u015fmalarla oldu\u011funu vurgulam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11921 size-medium alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-300x300.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-300x300.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-100x100.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-600x600.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-150x150.jpg 150w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-768x768.jpg 768w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-420x420.jpg 420w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-640x640.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14-681x681.jpg 681w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/7-14.jpg 800w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><\/p>\n<p>\u015eimdi buradan \u015furaya d\u00f6nebiliriz. \u00dctopik sosyalist d\u00fc\u015f\u00fcnceyi lanetleyen Engels, istemeden de olsa \u00fctopya kavram\u0131na hayat \u00f6p\u00fcc\u00fc\u011f\u00fc vermi\u015ftir. \u00c7ok da yerinde bir i\u015f yapm\u0131\u015ft\u0131r. Neden? \u0130nsano\u011flu bir y\u00f6n\u00fcyle \u00fctopya \u00fcreten hayvand\u0131r! Tarih de bir bak\u0131ma \u00fctopyalar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fme tarihidir.<\/p>\n<p>\u015eimdi yeniden \u00fctopik sosyalistlere d\u00f6nersek, onlar b\u00fcy\u00fck geriliklerle bezenmi\u015f insan ve toplumsal ili\u015fkileri, zihinlerinde tasarlad\u0131klar\u0131 m\u00fckemmel toplumlarla a\u015fmay\u0131 d\u00fc\u015flemi\u015flerdir. Sadece d\u00fc\u015flememi\u015fler ayn\u0131 zamanda bunun \u00e7abas\u0131na da giri\u015fmi\u015flerdir. Marx ve Engels onlar\u0131n bu \u00e7abas\u0131na hayran kalmakla birlikte onlar\u0131n hen\u00fcz altyap\u0131s\u0131 olu\u015fmam\u0131\u015f toplumsal ili\u015fkileri, bunlar mant\u0131\u011f\u0131n ve akl\u0131n birer zorunluluklar\u0131ym\u0131\u015f gibi vaaz etmelerine itiraz etmi\u015flerdir. Dolay\u0131s\u0131yla onlar\u0131n \u00fctopyac\u0131 giri\u015fimlerini mahk\u00fbm etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p><strong>\u0130nsano\u011flu neden \u00fctopya \u00fcretir?<\/strong><\/p>\n<p>Friedrich Engels, s\u00f6z konusu kitab\u0131yla \u00fctopyac\u0131lar\u0131 sonsuza dek tarihin derinliklerine g\u00f6ndermeyi ama\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131. Ama b\u00f6yle olmad\u0131, tam tersine \u00fctopya yaz\u0131n\u0131 g\u00fcn ge\u00e7tik\u00e7e daha da fazla cazibe merkezi oldu. Bunun nedeni Engels\u2019in beceriksizli\u011fi de\u011fildir. Bu tamamen \u00fctopya yaz\u0131n\u0131n\u0131n do\u011fas\u0131yla ilgiliydi. Hi\u00e7bir \u00f6l\u00fcml\u00fcn\u00fcn g\u00fcc\u00fc \u00fctopya yaz\u0131n\u0131n\u0131 cehenneme g\u00f6ndermeye yetmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00fctopya yaz\u0131n\u0131 hem tarihsel bir olgudur hem de de\u011fildir. O insan zihninin bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr ama ayn\u0131 zamanda insan zihnini belirleyen yeg\u00e2ne fenomendir de. Gelecek tasar\u0131s\u0131 olarak \u00fctopya, hem insan zihninin bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr hem de onun varl\u0131k nedenidir. T\u0131pk\u0131 piyasa ve para ili\u015fkisi gibidir bu. Piyasa varsa para vard\u0131r para varsa piyasa da vard\u0131r. Para piyasay\u0131 yarat\u0131r piyasa da paran\u0131n yeniden ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. \u00dctopya ve zihin ili\u015fkisi de buna benzer.<\/p>\n<p>\u015eimdi \u015fu soruyu sorabiliriz: insano\u011flu neden \u00fctopya \u00fcretir? \u00dctopyan\u0131n toplumsal ve antropolojik k\u00f6kenleri var m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>E\u011fer \u00fctopyay\u0131 \u201colmayan yer\u201d, \u201colmayan \u015fey\u201d olarak kabul edersek, \u00fctopya yaz\u0131n\u0131ndan \u00f6nce de \u00fctopik d\u00fc\u015f\u00fcnce ve bilincin bulunmas\u0131 gerekti\u011fini anlar\u0131z. \u0130nsano\u011flu, gelece\u011fini tasarlayarak ve de bunu ger\u00e7ekle\u015ftirerek varl\u0131k olur. O ya\u015fam\u0131n\u0131 \u00fctopik d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle ve bilinciyle in\u015fa eder. \u00dctopik d\u00fc\u015f\u00fcncenin olmad\u0131\u011f\u0131 yere edilgenlik olur. Bizi hayvandan ay\u0131ran en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fimiz \u00fctopik d\u00fc\u015f\u00fcnceye sahip olmam\u0131zd\u0131r. Yani hen\u00fcz ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015f, ama ger\u00e7ekle\u015fmesi muhtemel olan\u0131 tasarlamak ve bunu ger\u00e7ekle\u015ftirmek bizim de varl\u0131k nedenimizdir. \u0130nsano\u011flu do\u011fayla hem i\u00e7 i\u00e7edir hem de de\u011fildir; onunla anl\u0131k ili\u015fkiler kurar ama bunlar\u0131 hep \u00f6nceden tasarlar. Bunun iki nedeni vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsano\u011flunu insan yapan temel \u015fey, e\u011fer \u00fcretmeyi ve alet geli\u015ftirmeyi bir kenara b\u0131rakarak s\u00f6ylersek, tasar\u0131 \u00fcretmek ve bunlar\u0131 hayat\u0131 pahas\u0131na ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. \u0130nsano\u011flunun zihni ona, varl\u0131k nedeninin geli\u015ftirdi\u011fi bu tasar\u0131lar\u0131 hayata uygulamak oldu\u011funu empoze eder. \u0130roni yaparak s\u00f6ylersek biz \u00f6l\u00fcml\u00fcler, zihnimizin tasar\u0131lar\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7iren ara\u00e7lar\u0131z ve hatta bu u\u011furda \u00f6l\u00fcr\u00fcz de. Peki, bunu neden yapar\u0131z? \u0130nsano\u011flunun ya\u015fam\u0131na ve eylemelerine iki temel ruhsal \u00f6zelli\u011fi y\u00f6n verir: korku ve cesaret. Korku bizi elimizdekini kaybetmekten korur, cesaret ise var olmayan\u0131 kazanmam\u0131z\u0131 sa\u011flar. Korku bizi muhafazak\u00e2r yapar, cesaret ise devrimci. Her insan ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak bu iki ruh hali i\u00e7inde gider gelir. Bu ili\u015fki diyalektiktir. Biri olmadan \u00f6b\u00fcr\u00fc de olamaz. Biz bir \u015feyi muhafaza ederken onu y\u0131kar\u0131z, y\u0131karken de onu muhafaza ederiz. Yukar\u0131da bahsetti\u011fimiz \u201caufheben\u201d kavram\u0131ndaki gibi. Yani el \u00fcst\u00fcnde tutarken hem sahiplenmek hem de terk etmek gibi. \u00dctopik d\u00fc\u015f\u00fcnce bizim cesur yan\u0131m\u0131z\u0131n eseridir. Ya da \u00fctopik oldu\u011fumuz i\u00e7in cesuruzdur. Her an durmaks\u0131z\u0131n zihnimiz yeni bir \u015fey \u00fcretir ve bizi bunlar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u015fartland\u0131r\u0131r. Ama korkak yan\u0131m\u0131z da cesur taraf\u0131m\u0131za \u00e7ok fazla itibar etmememiz gerekti\u011fini \u00e7\u00fcnk\u00fc elimizdekini de kaybedece\u011fimizi duyumsat\u0131r. Kaybetme hissi, varl\u0131k zeminini t\u00fcmden kaybetmek anlam\u0131na da gelece\u011fi i\u00e7in kendi i\u00e7inde mant\u0131kl\u0131d\u0131r da. Yani hep cesur olmak y\u0131k\u0131c\u0131 da olabiliyor. Biz cesur taraf\u0131m\u0131zla \u00fctopik olana giri\u015firken, korkak taraf\u0131m\u0131zla da ki bu do\u011fan\u0131n ve toplumun s\u0131n\u0131rlamalar\u0131n\u0131n bir yans\u0131mas\u0131d\u0131r, fazla ileri gitmez ve elimizdekini koruruz.<\/p>\n<p>Zihnimiz biz insano\u011flunu, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bize ait olan ama sonu\u00e7ta onun \u00fcretti\u011fi m\u00fckemmel kurgulara y\u00f6nlendirir. \u0130nsan\u0131 hayvandan ay\u0131ran temel \u00f6zellik budur. Biz zihnimizde hen\u00fcz ger\u00e7ek olmayan\u0131 tasarlar\u0131z ve sonra da onu ger\u00e7ekle\u015ftirmenin derdine d\u00fc\u015feriz. Bu bir zaaf de\u011fil, aksine m\u00fckemmel farkl\u0131l\u0131kt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6ylece ya\u015fam enerjimizi de \u00fcretmi\u015f oluruz.<\/p>\n<figure id=\"attachment_11922\" aria-describedby=\"caption-attachment-11922\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11922 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-300x296.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"296\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-300x296.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-100x100.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-600x591.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-768x756.jpg 768w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-426x420.jpg 426w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-640x630.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10-681x671.jpg 681w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/8-10.jpg 800w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11922\" class=\"wp-caption-text\">Marksist saflarda \u00fctopya kavram\u0131yla en \u00e7ok ilgilenen kuramc\u0131lardan Ernst Bloch.<\/figcaption><\/figure>\n<p><strong>\u00dctopya kavram\u0131 ile u\u011fra\u015fan kuramc\u0131lar<\/strong><\/p>\n<p>Yeniden \u00fctopya kavram\u0131na d\u00f6nersek; o bir fenomendir ve dolay\u0131s\u0131yla sosyal bilimler taraf\u0131ndan kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu tart\u0131\u015fman\u0131n oda\u011f\u0131nda da ilericiler, solcular ve Marksistler bulunur. \u0130lgin\u00e7 olan bir ba\u015fka fenomense \u00fctopyac\u0131 yazarlar\u0131n kendilerinin de bizzat bu tart\u0131\u015fmaya kat\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Onlar hem s\u00f6z konusu kavram tart\u0131\u015fmas\u0131na kat\u0131lm\u0131\u015flar hem de eserleriyle bu yaz\u0131n t\u00fcr\u00fcn\u00fcn zenginle\u015fmesine katk\u0131da bulunmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dctopya kavram\u0131 \u00fczerine yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalar\u0131n oda\u011f\u0131nda ilk ba\u015flarda \u015fu tart\u0131\u015fma vard\u0131: \u00fctopyalar ger\u00e7ekle\u015ftirilecek \u015feyler midir? Bir k\u0131sm\u0131 bunu hayalci ve \u00fctopik bulmakla birlikte \u00e7o\u011funluk \u201cevet\u201d diyor. Sonraki tart\u0131\u015fma ise bunun nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftirilece\u011fidir. Engels\u2019in yapt\u0131\u011f\u0131 ele\u015ftirinin ekseninde bu vard\u0131.<\/p>\n<p>\u015eimdi di\u011fer tart\u0131\u015fma konular\u0131na ge\u00e7ilebilir ki kitab\u0131m\u0131z\u0131n \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc bu b\u00f6l\u00fcm olu\u015fturuyor. Tart\u0131\u015fmalar\u0131n birka\u00e7 boyutu vard\u0131r.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11923 alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/9-8-219x300.jpg\" alt=\"\" width=\"199\" height=\"273\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/9-8-219x300.jpg 219w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/9-8-307x420.jpg 307w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/9-8.jpg 585w\" sizes=\"auto, (max-width: 199px) 100vw, 199px\" \/><\/p>\n<p><strong>Birincisi<\/strong>, \u00fctopya nedir ve hangi t\u00fcr eserleri \u00fctopya kavram\u0131 alt\u0131nda toplamak gerekir?<\/p>\n<p><strong>\u0130kincisi<\/strong>, \u00fctopyan\u0131n toplumsal i\u015flevi nedir ve hangi \u015fartlarda ortaya \u00e7\u0131kar?<\/p>\n<p><strong>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc<\/strong>, \u00fctopya yazarlar\u0131 bunlarla neyi ama\u00e7lamaktad\u0131rlar?<\/p>\n<p><strong>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc<\/strong>, devrim ve \u00fctopya ili\u015fkisi nedir, ki biz de <em>T\u00fcrk \u00dctopyalar\u0131<\/em>\u2019nda en \u00e7ok buna \u00f6nem veriyoruz.<\/p>\n<p>\u00dctopya kavram\u0131n\u0131 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131ndan itibaren yeniden ama bu kez bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan tart\u0131\u015fmaya a\u00e7anlardan biri Alfred Doren\u2019dir. Doren, \u201c\u00d6zlenen Mek\u00e2nlar\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 \u00f6zg\u00fcn makalesinde, yay\u0131mlanm\u0131\u015f belli ba\u015fl\u0131 \u00fctopik eserlerden hareketle bunlar\u0131 \u201c\u00f6zlenen d\u00f6nemler\u201d ve \u201c\u00f6zlenen mek\u00e2nlar\u201d olarak ikiye ay\u0131r\u0131r. Ona g\u00f6re hem bu iki kavram aras\u0131na kal\u0131n bir \u00e7izgi \u00e7ekilmelidir hem de her yaz\u0131lan \u00f6yk\u00fc, arzu, dilek ve \u00f6zlem \u00fctopya olarak kabul edilmemelidir. (5)<\/p>\n<p>Engels\u2019in ele\u015ftirisinden sonra bile sosyalist saflarda \u00fctopya yaz\u0131n\u0131na olan ilgi eksilmemi\u015ftir. Nitekim bir\u00e7ok sosyalist d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr de bu yaz\u0131n t\u00fcr\u00fcn\u00fc tarihsel ve toplumsal a\u00e7\u0131dan inceleyerek tart\u0131\u015fmaya \u015furas\u0131ndan buras\u0131ndan kat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Alman sosyal demokrasisinin \u00f6nderlerinden Karl Kautsky, <em>Vorl\u00e4ufer des neueren Sozialismus<\/em> (6) adl\u0131 eserinde hem Orta\u00e7a\u011f Avrupa\u2019s\u0131ndaki \u00fctopyac\u0131 (biny\u0131lc\u0131) tarikatlar\u0131n toplumsal temellerini hem de bunlar\u0131n halk ayaklanmalar\u0131nda oynad\u0131klar\u0131 rolleri incelemi\u015fti.<\/p>\n<p>Rus devriminin \u00f6nderi Lenin\u2019in yan\u0131 s\u0131ra ve \u0130talyan Kom\u00fcnist Partisi\u2019nin kurucusu ve teorisyeni Antonio Gramsci de bu konuya e\u011filmi\u015fler ve \u00fctopyan\u0131n tarihsel rol\u00fcne dikkat \u00e7ekmi\u015flerdi. Her ne kadar Lenin ve Gramsci, teorik a\u00e7\u0131dan Engels\u2019ten farkl\u0131 bir de\u011ferlendirmede bulunmasalar da gene de onlar bu yaz\u0131lar\u0131yla \u00fctopya kavram\u0131n\u0131n sosyalist saflarda canl\u0131 kalmas\u0131na neden olmu\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>Marksist saflarda \u00fctopya kavram\u0131yla en \u00e7ok ilgilenen ve dolay\u0131s\u0131yla en derin teorik analizler sunmu\u015f olan isim ku\u015fkusuz Ernst Bloch\u2019tu. Bu tema neredeyse Bloch\u2019un temel u\u011fra\u015f alan\u0131yd\u0131 ve teori d\u00fcnyas\u0131na \u201cg\u00fcnd\u00fcz d\u00fc\u015fleri\u201d kavram\u0131n\u0131 da sokarak, \u00fctopyan\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bloch sonradan, en \u00f6nemli ba\u015fyap\u0131tlar\u0131n\u0131 da bu alanda verecekti. (7)<\/p>\n<p><em>\u0130deoloji ve \u00dctopya<\/em> (8) ba\u015fl\u0131kl\u0131 ba\u015fyap\u0131t\u0131 \u00fclkemizde de yay\u0131mlanan Karl Mannheim, bu konuyu sosyolojik a\u00e7\u0131dan inceleyen ve \u00fctopya kavram\u0131na teorik bir zemin sunan \u00f6nc\u00fc teorisyenlerden biridir. Bir bak\u0131ma, \u00fctopyan\u0131n tarihsel ve toplumsal i\u015flevi, Bloch\u2019tan sonra en \u00e7ok Mannheim taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmu\u015ftur. K\u0131saca ifade etmek gerekirse Mannheim, \u00fctopya ile ideoloji kavramlar\u0131 aras\u0131na kal\u0131n bir \u00e7izgi \u00e7ekerek \u00fctopyay\u0131 devrimci, ideolojiyi ise ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olmas\u0131 nedeniyle gerici bulur.<\/p>\n<p>\u00dctopya konusunu \u00e7e\u015fitli disiplinler a\u00e7\u0131s\u0131ndan inceleyen ve b\u00f6ylece konunun hem sava\u015f y\u0131llar\u0131nda (1939-1945) hem de daha sonra akademik d\u00fcnyada canl\u0131 kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan di\u011fer teorisyenler de \u015funlard\u0131r: Lewis Mumford (9), Hans Freyer (10), Martin Buber (11), Paul Tillich(12), Max Horkheimer (13), Karl R. Popper (14), Herbert Marcuse (15), David Riesman (16), Raymond Ruyer (17), Martin Schwonke (18), Fred L. Polak (19), Georges Duveau (20) ve Georg Quabbe (21).<\/p>\n<p>Her ne kadar Alfred Doren, ahiret g\u00fcn\u00fcne y\u00f6nelik beklentileri ifade eden ve esas olarak \u201c\u00f6zlenen d\u00f6nemler\u201d ile \u201cbiny\u0131lc\u0131 \u00f6zlemleri\u201d dile getiren ruhani eserleri, \u00fctopya kapsam\u0131nda de\u011ferlendirmeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131ksa da, Bloch bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc t\u00fcmden yads\u0131maktayd\u0131. Bloch\u2019a g\u00f6re bu hareketlerin dile getirdi\u011fi \u00f6zlemler yads\u0131namaz ve bunlar \u00f6zellikle \u00fctopya kavram\u0131 kapsam\u0131nda de\u011ferlendirilmelidir; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu \u201cbiny\u0131lc\u0131\u201d hareketler, ortaya koyduklar\u0131 tarihsel ayaklanmalarla ve m\u00fccadelelerle, \u00fctopik d\u00fc\u015f\u00fcnce gelene\u011finin canl\u0131 kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015flard\u0131r. Ayr\u0131ca bu hareketlerin bir\u00e7ok \u00fctopistten farkl\u0131 olarak s\u0131n\u0131fs\u0131z toplumu ifade eden kesin \u201cyol haritalar\u0131\u201d da vard\u0131. (22) Bloch\u2019a g\u00f6re orta\u00e7a\u011fda etkin olan e\u015fitlik\u00e7i tarikatlar\u0131n dini s\u00f6ylemi, onlar\u0131n gerili\u011finin bir ifadesi de\u011fil, fakat hem geni\u015f kitleleri ayd\u0131nlatmas\u0131 hem de onlar\u0131 h\u00e2kim s\u0131n\u0131flar\u0131n denetiminden kurtarmas\u0131 nedeniyle devrimciydi. (23)<\/p>\n<p>\u00dctopya \u00fczerine Avrupa\u2019n\u0131n belli ba\u015fl\u0131 \u00fcniversitelerinde neredeyse her on y\u0131lda bir d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda sempozyumlar d\u00fczenlenir. Bu tart\u0131\u015fmalar sonradan kitapla\u015ft\u0131r\u0131larak akademik d\u00fcnyan\u0131n hizmetine sunulur. T\u00fcrkiye ne yaz\u0131k ki bu tart\u0131\u015fmalar\u0131 \u00e7ok geriden takip ediyor.<\/p>\n<p><strong>\u2018\u00dctopya\u2019n\u0131n tan\u0131m\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Peki \u00fctopya denince akla ne gelir?<\/p>\n<p>Genel anlamda insano\u011flu davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u00fc\u00e7 a\u015famal\u0131 olarak d\u00fczenler: Verili d\u00fczeni, yani mevcut olan\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irme (ele\u015ftiri); olas\u0131l\u0131klar\u0131 hesaplama ve gelece\u011fe dair tasar\u0131lar \u00fcretme (antitez); kendini var etme ve b\u00f6ylece d\u00fcnyay\u0131 yeniden yaratma (sentez) ya da tersi.<\/p>\n<p>Mannheim \u00fctopyay\u0131, \u201cvar olan\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131\u201d olarak nitelendirir. Ona g\u00f6re insano\u011flu \u00f6nce \u201c\u00fctopik bilince\u201d sahiptir. Bu, \u201cvarl\u0131\u011f\u0131 \u00e7evreleyen durumla \u00f6zde\u015f olmamakt\u0131r\u201d. Ayr\u0131ca o bir ad\u0131m daha ileri giderek, \u201cger\u00e7ekli\u011fi a\u015fmaya y\u00f6nelik irade beyan\u0131nda bulunan ve bununla da yetinmeyerek \u2018var olan d\u00fczeni\u2019 k\u0131smen veya t\u00fcmden par\u00e7alamay\u0131 ama\u00e7 edinen eylemleri ortaya koyan eserleri\u201d \u00fctopya olarak nitelendirir. (24) Demek ki Mannheim\u2019e g\u00f6re, mevcut durumla \u00e7at\u0131\u015f\u0131k olan, onu k\u0131smen ya da t\u00fcmden a\u015fmay\u0131 ama\u00e7layan ve gelecek \u00f6zlemleri ifade eden eserler genel anlamda \u00fctopya olarak nitelendirilebilir. Ancak Mannheim laik olmayan eserleri bu kategoride de\u011ferlendirmez.<\/p>\n<p>Farkl\u0131 anlamland\u0131rmalarda g\u00f6r\u00fclece\u011fi gibi \u00fctopyan\u0131n kesin bir tan\u0131m\u0131 yap\u0131lamamaktad\u0131r; buna ra\u011fmen farkl\u0131 teorik itirazlar\u0131 da dikkate alan ve bizim de kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z ortak bir tan\u0131m geli\u015ftirilebilir.<\/p>\n<p>Yeniden toparlarsak:<\/p>\n<p>1) \u00dctopyalar, verili d\u00fczeni, mevcut \u015fartlar\u0131 ve al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan\u0131 ele\u015ftiren; bir \u015feyin d\u00fczg\u00fcn gitmedi\u011fini g\u00f6steren, ancak ayn\u0131 zamanda ele\u015ftirilerini \u015fah\u0131slar \u00fczerinde de\u011fil, fakat sistem \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131ran edebi metinlerdir.<\/p>\n<p>\u201c\u00dctopya, ele\u015ftirel kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131kt\u0131r.\u201d (25)<\/p>\n<p>\u00dctopyalar sadece bir \u015feyin d\u00fczg\u00fcn gitmedi\u011fini g\u00f6stermekle kalmazlar, ayn\u0131 zamanda farkl\u0131 bir d\u00fcnyan\u0131n yarat\u0131labilece\u011fini de vaaz ederler. Eserlerin hacmi, bi\u00e7imi ve \u00fcslubu kavramsalla\u015ft\u0131rmada ikincil bir rol oynar. \u0130\u015fin esas\u0131 bu metinlerin i\u00e7erdikleri ele\u015ftirel potansiyeldir ve bunlar\u0131n verili d\u00fczenin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 par\u00e7alay\u0131p par\u00e7alamad\u0131klar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>2) \u00dctopyalar, tarihin belli d\u00f6nemlerinde sa\u011fanak gibi ortaya \u00e7\u0131karlar. \u00a0Uzun s\u00fcreli ahlaki, siyasi, d\u00fc\u015f\u00fcnsel, toplumsal ve ekonomik krizler, \u00fctopyalar\u0131n mayalanmas\u0131n\u0131 h\u0131zland\u0131ran etkenlerdir. Bu s\u00fcrede \u00fctopyalar, toplumlara \u201cbir \u015feylerin d\u00fczg\u00fcn gitmedi\u011fi\u201d duygusunu hissettirirler. \u00dctopyan\u0131n ufkunda \u201calternatif bir uyum ve mutlu d\u00fcnya portresi\u201d sunulur; bu ufuk, mevcut d\u00fczeni ve ger\u00e7ekli\u011fi par\u00e7alayan ve onu a\u015fan bir potansiyele sahiptir. Yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnya hen\u00fcz mevcut de\u011fildir; ancak okura, onun eninde sonunda ger\u00e7ekle\u015fece\u011fi hissini verir. Mevcut d\u00fczenin ele\u015ftirisi \u00fczerine in\u015fa edilen \u00fctopya, okura, gelecekteki muhtemel d\u00fcnya i\u00e7in m\u00fccadele edilmesi veya en az\u0131ndan bu y\u00f6nde bir \u00e7aba g\u00f6sterilmesi gerekti\u011fini hat\u0131rlat\u0131r. Yani bir bak\u0131ma \u00fctopya okura, harekete ge\u00e7mesi i\u00e7in k\u0131lavuzluk g\u00f6revi de yapar.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k tarihi incelendi\u011finde g\u00f6r\u00fclecektir ki b\u00fcy\u00fck kriz d\u00f6nemleri ayn\u0131 zamanda \u00fctopyalar\u0131n da yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131, siyasi manifestolar\u0131n ilan edildi\u011fi d\u00f6nemlerdir. T\u00fcrk ve \u0130slami co\u011frafyan\u0131n tarihi de bunu kan\u0131tlar.<\/p>\n<p>Hem 11. y\u00fczy\u0131l hem 14. ve 16. y\u00fczy\u0131l hem de 19. y\u00fczy\u0131l Osmanl\u0131 tarihi bu sav\u0131 do\u011frular. Bu d\u00f6nemler ayn\u0131 zamanda b\u00fcy\u00fck k\u00f6yl\u00fc isyanlar\u0131n\u0131n ve devrimci olu\u015fumlar\u0131n yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerdir de.<\/p>\n<p>3) \u00dctopyalar, \u00e7o\u011funlukla toplumsal krizlere bir yan\u0131t olarak ortaya \u00e7\u0131kar ve toplumlar\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fc h\u0131zland\u0131r\u0131rlar. Mevcut d\u00fczenin alternatifi olarak yans\u0131t\u0131lan kar\u015f\u0131t d\u00fcnya, ayn\u0131 zamanda yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n g\u00f6z\u00fcnde en iyi d\u00fcnyad\u0131r da. Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yoluyla okur, hangi d\u00fcnyan\u0131n daha iyi oldu\u011funa karar verme olanaklar\u0131na sahip olacakt\u0131r. Mevcut d\u00fczene y\u00f6nelik g\u00fcven ve inan\u00e7lar\u0131 sarsan eser, ayn\u0131 zamanda hen\u00fcz mevcutta olmayan, ancak kurulmas\u0131 muhtemel olan \u201cdaha iyi d\u00fcnyan\u0131n\u201d kabul g\u00f6rmesini de sa\u011flam\u0131\u015f olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7i tasarlanm\u0131\u015f yeni d\u00fcnya, sonu\u00e7ta zihinlerde yarat\u0131lm\u0131\u015f bir d\u00fcnyad\u0131r; ancak kurmaca \u00f6ylesine ak\u0131ll\u0131ca i\u015flenmi\u015ftir ki, o, \u201ceski ile yeninin k\u0131yas\u0131nda\u201d zaferini ilan edecektir. Verilmek istenen mesaj \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r: Krize yuvarlanm\u0131\u015f eski ve k\u00f6hnemi\u015f d\u00fcnya art\u0131k a\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Uygarl\u0131klar\u0131n geli\u015fimini toplumbilim a\u00e7\u0131s\u0131ndan inceleyen sosyolog Norbert Elias, \u201colas\u0131 fantastik d\u00fcnyalara ili\u015fkin \u00e7izilen eskizlerin, toplumlar\u0131n y\u00f6n bulmas\u0131nda \u00f6nemli bir i\u015flev g\u00f6rd\u00fcklerini\u201d saptamaktad\u0131r. Yazarlar, fantastik d\u00fcnyalara ili\u015fkin \u00e7izdikleri tablolarla toplumlar\u0131n hangi sorunlar\u0131n\u0131n nas\u0131l \u00e7\u00f6z\u00fclmesi (\u00f6zlemler) gerekti\u011fine dair g\u00f6r\u00fc\u015flerini dile getirirler ve \u201cbunlar baz\u0131 grup ve \u00e7evrelerin y\u00f6n bulmas\u0131nda veya geleceklerinin planlanmas\u0131nda \u00f6nemli roller \u00fcstlenirler.\u201d (26)<\/p>\n<p>Tarihte g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi \u00fctopyalar, sadece ele\u015ftirmekle kalmazlar, ayn\u0131 zamanda fantastik ve masal\u0131ms\u0131 \u00f6yk\u00fclerle toplumlar\u0131 ayd\u0131nlat\u0131r ve b\u00f6ylece insanlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrle\u015fmesine \u00f6nayak olurlar. Bunlar tabii ki keyif vererek e\u011flendirirler, ama en \u00e7ok da d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr ve y\u00f6nlendirirler.<\/p>\n<p>\u00dctopyan\u0131n sorgulayan, sarsan ve ayd\u0131nlatan bir i\u015flev g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc, insanl\u0131k tarihinin her \u00f6nemli d\u00f6nemecinde yeniden ve yeniden kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. M\u00d6 5. ve 4. y\u00fczy\u0131llarda da bu b\u00f6yleydi. Aristoteles de <em>Politika<\/em> ba\u015fl\u0131kl\u0131 kitab\u0131nda antik\u00e7a\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00fctopya yazarlar\u0131n\u0131n baz\u0131lar\u0131ndan (Hippodamos, Phaleas, Zenon, Diojen, Platon vs.) s\u00f6z etmektedir. Ayn\u0131 durumu \u0130slami devrimin ard\u0131ndan gelen krizde de g\u00f6r\u00fcyoruz. 10. y\u00fczy\u0131ldan itibaren krize giren \u0130slam uygarl\u0131\u011f\u0131 d\u00f6neminde, hem \u00f6nemli e\u015fitlik\u00e7i-\u00fctopik hareketler do\u011fmu\u015f hem de \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik \u00f6zlemlerini dile getiren m\u00fckemmel toplum tasar\u0131lar\u0131 ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Buna benzer bir durumu, gene 16. y\u00fczy\u0131ldan itibaren Avrupa\u2019da da g\u00f6r\u00fcyoruz. \u0130nsanl\u0131k, R\u00f6nesans ve Ayd\u0131nlanma d\u00f6neminde tarihin en geli\u015fmi\u015f \u00fctopik eserlerini yaratm\u0131\u015ft\u0131r. (27)<\/p>\n<p>\u00dctopyalar sadece ele\u015ftirmekle ve alternatif bir d\u00fcnya sunmakla da kalmazlar; ayn\u0131 zamanda hem dolayl\u0131 olarak kitlelerin \u00f6rg\u00fctlenmesine yol a\u00e7arlar hem de gruplar\u0131n kolektif etkinlerini bi\u00e7imlendiren ve d\u00fczenleyen bir rol \u00fcstlenirler.<\/p>\n<p><strong>\u00dctopya-devrim ili\u015fkisi<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>&#8211; Kitab\u0131n temel tezlerinden biri \u00fctopya-devrim ili\u015fkisi \u00fczerine. Sen de zaten T\u00fcrkiye Devriminin s\u00fcreci (Tanzimat\u2019tan Cumhuriyete) i\u00e7inde \u00fctopya yaz\u0131n\u0131n\u0131 incelemi\u015fsin. Bu ili\u015fkiyi farkl\u0131 \u00f6rneklerle de a\u00e7abilir misin? Devrimci d\u00f6nemlerde ufuklar\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 daha m\u0131 geni\u015fliyor? <\/em><\/strong><\/p>\n<p>&#8211; \u00dctopyan\u0131n devrimle olan ili\u015fkisini iki d\u00fczlemde ele alabiliriz. Birincisi \u00fctopyalar esas olarak devrimci krizler d\u00f6neminde yaz\u0131l\u0131yor ki bunu yukar\u0131da \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde yan\u0131tlad\u0131k. Bu \u00e7ok normal, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u201cba\u015fka bir d\u00fcnya\u201d aray\u0131\u015f\u0131 \u00fctopyan\u0131n ba\u015fat konusudur. \u00d6rne\u011fin Nam\u0131k Kemal\u2019in \u00fcnl\u00fc \u00fctopyas\u0131 <em>R\u00fcya\u2019<\/em>n\u0131n, 1908 J\u00f6n-T\u00fcrk devrimini ger\u00e7ekle\u015ftiren kadrolarca gizliden gizliye okundu\u011funu ve yasaklanan eserin elden ele dola\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 an\u0131lardan okuyoruz. \u0130kincisi de \u00fctopya yazarlar\u0131 eserlerini hayata ge\u00e7irmek i\u00e7in bizzat devrimlerde roller al\u0131yorlar. Yani s\u0131radan bir yazar\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7erek, devrimci misyonlar da \u00fcstleniyorlar.<\/p>\n<p>Kitab\u0131m\u0131zda devrim ve \u00fctopya ili\u015fkisi kan\u0131tlanabilir mi diye de bir tart\u0131\u015fma s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>\u00dctopyalar\u0131n devrimlerle do\u011frudan bir ili\u015fki i\u00e7inde olup olmad\u0131klar\u0131 konusu, toplumbilimciler i\u00e7in her daim bir bilmeceydi. Ayn\u0131 \u015fekilde bu her iki fenomenin birbirine ili\u015fkin duru\u015funun ne oldu\u011fu ve bunlar\u0131n birbirilerinin varl\u0131k nedeni olup olmad\u0131\u011f\u0131 da.<\/p>\n<figure id=\"attachment_11925\" aria-describedby=\"caption-attachment-11925\" style=\"width: 238px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11925 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/11-4-238x300.jpg\" alt=\"\" width=\"238\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/11-4-238x300.jpg 238w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/11-4-600x757.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/11-4-333x420.jpg 333w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/11-4.jpg 634w\" sizes=\"auto, (max-width: 238px) 100vw, 238px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11925\" class=\"wp-caption-text\">G\u00fcne\u015f \u00dclkesi adl\u0131 \u00fcnl\u00fc \u00fctopyan\u0131n yazar\u0131 Tommaso Campanella, tasar\u0131s\u0131nda \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc sosyal adaleti Kalabriya\u2019da ger\u00e7ekle\u015ftirmek \u00fczere ayaklanma planlad\u0131, ancak yakalanarak 27 y\u0131l zindana at\u0131ld\u0131.<\/figcaption><\/figure>\n<p>\u015eunu \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde s\u00f6yleyebiliriz ki \u00fctopya ve devrim aras\u0131nda, \u00fctopya yazarlar\u0131yla devrimler aras\u0131nda organik bir ili\u015fki hep olmu\u015ftur. Her \u00fctopya yazar\u0131 do\u011fal olarak \u201ceski ve k\u00f6hnemi\u015f\u201d d\u00fcnyan\u0131n de\u011fi\u015fmesini ve onun yerine \u201c\u00f6zg\u00fcr ve adil bir toplumun\u201d kurulmas\u0131n\u0131 arzulam\u0131\u015flard\u0131r. Tabii ki \u00fctopya metinleri siyasi manifestolar de\u011fildir, ancak bunlar gene de yaz\u0131ld\u0131klar\u0131 d\u00f6nemin en radikal siyasi metinleridir. Peki devrimler d\u00f6neminde siyasi ufuk daha m\u0131 geni\u015fliyor. Kesinlikle \u00f6yle. Bak\u0131n bunu da iki farkl\u0131 a\u00e7\u0131dan ele alabiliriz. Hem krizler d\u00f6neminde ortaya \u00e7\u0131kan siyasi metinlerin i\u00e7eri\u011finde bir radikalle\u015fme g\u00f6r\u00fclmektedir hem de devrimci at\u0131l\u0131mlar d\u00f6neminde kitleler daha bir radikalle\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Devrimci at\u0131l\u0131mlar d\u00f6neminde kitleler, k\u0131sa bir zaman dilimini kapsasa bile siyasi manifestolar\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7en pratikler hayata ge\u00e7iriyorlar. Devrimlerin karakteristik \u00f6zelliklerini inceleyen Marx ve Engels\u2019i de bu fenomen me\u015fgul etmi\u015f. Onlar da kitlelerin neden beklenenden daha \u00f6tesine ge\u00e7tiklerinin diyalekti\u011fini sorgulam\u0131\u015flar. Bu tamamen kitle hareketlerinin, dolay\u0131s\u0131yla maddenin sinerjisiyle alakal\u0131. Devrimler tarihi incelendi\u011finde g\u00f6r\u00fclecektir ki kitle ayaklanmalar\u0131 ve devrimler genel olarak \u00fc\u00e7 a\u015famadan ge\u00e7mektedirler. Birinci a\u015famada geni\u015f halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n sempatisini kazanan \u015fiarlar (\u00f6zg\u00fcrl\u00fck, adalet, ekmek, bar\u0131\u015f, i\u015f vs) \u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r; ikinci a\u015famada en radikal g\u00f6r\u00fc\u015flerin ifade edildikleri bir s\u00fcre\u00e7 ya\u015fanmaktad\u0131r (do\u011frudan demokrasi, e\u015fitlik, mallar\u0131n ortakl\u0131\u011f\u0131, kom\u00fcnizm, dinsizlik vs); \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc a\u015famada da devrimler k\u0131smi bir yorgunluk ya\u015famakta ve en geni\u015f kitlelerin \u00f6zlemlerini ifade eden daha orta yolcu, dolay\u0131s\u0131yla daha ger\u00e7ek\u00e7i bir hatta demirlemektedir. Demirlerken de do\u011fal olarak tutucula\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Yeniden \u00fctopyalara d\u00f6nersek: bu metinler devrimci bilincin olu\u015fmas\u0131nda hep ola\u011fan\u00fcst\u00fc roller oynam\u0131\u015flar. Onlar sadece yeni d\u00fcnyalara i\u015faret etmekle kalmam\u0131\u015flar, ayn\u0131 zamanda devrimci romantizmi de a\u015f\u0131lam\u0131\u015flar. Nitekim insano\u011flunun yaz\u0131l\u0131 tarihi incelendi\u011finde bunun b\u00f6yle oldu\u011fu anla\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Sadece \u015fu olgulara dikkat \u00e7ekmek bile meseleyi ayd\u0131nlatmaya yetiyor.<\/p>\n<p>&#8211; Platon ve \u00f6\u011frencileri, m\u00fckemmel toplumu ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in \u0130talya\u2019n\u0131n S\u00fcrakuza kentinde siyasi bir komplo giri\u015fiminde bulunmu\u015flard\u0131, ki bu giri\u015fim Platon\u2019u neredeyse kellesinden ediyordu. (28)<\/p>\n<p>&#8211; M\u00d6. 130 y\u0131l\u0131nda Bergama\u2019da, h\u00fck\u00fcmdar Attalos\u2019un evlilik d\u0131\u015f\u0131 do\u011fan o\u011flu Aristonikos, \u00fclkesini Romal\u0131lara kar\u015f\u0131 cansiperane bir \u015fekilde savunmu\u015ftu. Jambulos\u2019un kaleme ald\u0131\u011f\u0131 \u201cG\u00fcne\u015f Adalar\u0131\u201dndan esinlenen Aristonikos, yan\u0131na k\u00f6leleri ve zanaatk\u00e2rlar\u0131 da alarak \u201cG\u00fcne\u015f \u00dclkesi\u201dni kurmaya giri\u015fmi\u015fti. (29)<\/p>\n<p>&#8211; \u00dcnl\u00fc Sel\u00e7uklu veziri Nizam-\u00fcl M\u00fclk <em>Siyasetname<\/em> adl\u0131 \u00fcnl\u00fc eserinde K\u0131z\u0131lba\u015flar\u0131n, Z\u0131nd\u0131klar\u0131n ve ateistlerin \u00f6\u011fretilerinden ve eylemlerinden s\u00f6z eder. Bunlar\u0131n siyasi ayaklanmalarla mevcut d\u00fczeni bozduklar\u0131n\u0131, al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f dini \u00f6\u011fretileri tersy\u00fcz ettiklerini belirtir. Bahse konu \u00e7evre Basral\u0131 Zencilerdir ve Karmatilerdir, Babekiler ve H\u00fcrremcilerdir.<\/p>\n<p>&#8211; Joachim de Fiori\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015fleri (30) sadece R\u00f6nesans\u2019\u0131n peygamberlerini de\u011fil, ayn\u0131 zamanda Reform d\u00f6neminde ayaklanan k\u00f6yl\u00fcleri de kuvvetle etkilemi\u015fti. (31)<\/p>\n<p>&#8211; <em>G\u00fcne\u015f \u00dclkesi<\/em> adl\u0131 \u00fcnl\u00fc \u00fctopyan\u0131n yazar\u0131 Tommaso Campanella, tasar\u0131s\u0131nda \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc sosyal adaleti Kalabriya\u2019da ger\u00e7ekle\u015ftirmek \u00fczere ayaklanma planlayacakt\u0131, ancak komplonun a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131 \u00fczerine yakalanarak 27 y\u0131l zindana at\u0131lacakt\u0131r. (32)<\/p>\n<p>&#8211; 16. 18. ve 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n Frans\u0131z ve \u0130ngiliz \u00fctopik sosyalistlerinin hemen hemen hepsi \u00e7e\u015fitli eserlerde dile getirdikleri g\u00f6r\u00fc\u015f ve tasar\u0131lar\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7irmek i\u00e7in bir\u00e7ok giri\u015fimde bulunacaklard\u0131. Bunlar\u0131n en ba\u015f\u0131nda da Cabet ve Owen gelir. Bunlar Amerika\u2019da e\u015fitlik\u00e7i kom\u00fcnler kuracaklar, ancak b\u00fct\u00fcn bu iyi niyetli giri\u015fimler h\u00fcsranla sonu\u00e7lanacakt\u0131. (33)<\/p>\n<p>&#8211; 17. 18. ve 19. y\u00fczy\u0131l Amerika\u2019s\u0131nda kurulan 1970 e\u015fitlik\u00e7i kom\u00fcn\u00fcn fikir babas\u0131, Avrupal\u0131 \u00fctopistler ve sosyalist muhaliflerdi. (34)<\/p>\n<p>\u00dctopik eserlerle ilgili ilk teorik metinlerden birini kaleme alan Andreas Voigt da, \u00fctopyalar\u0131n devrimci giri\u015fimlerle s\u0131k\u0131 bir ili\u015fki i\u00e7inde olduklar\u0131n\u0131 belirtmektedir. <em>Sosyal \u00dctopyalar<\/em> ba\u015fl\u0131kl\u0131 \u00fcnl\u00fc eserinde, \u201ctarihte d\u00fczenli aral\u0131klarla ortaya \u00e7\u0131kan bu m\u00fckemmel tasar\u0131lar insanlar \u00fczerinde \u00f6ylesine etkili olabilirler ki, bunlar bir andan sonra siyasi eylemler \u00fczerinden geli\u015fmeleri belirleyebilir\u201d (35) demektedir. Hatta \u201cbunlar \u00f6ylesine bir i\u015flev g\u00f6rebilirler ki, b\u00fct\u00fcn bir \u00e7a\u011f bile bunlar taraf\u0131ndan belirlenebilir.\u201d (36)<\/p>\n<p>Bizim tarihimize bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda da b\u00f6yle oldu\u011funu rahatl\u0131kla g\u00f6rebiliyoruz.<\/p>\n<p>-1876\u2019daki 1. Me\u015frutiyet\u2019in liderlerinden Ziya Pa\u015fa ve Nam\u0131k Kemal, ayn\u0131 zamanda Tanzimat\u2019tan sonra kaleme al\u0131nan ilk \u00fctopyalar\u0131n da yazarlar\u0131d\u0131r. <em>R\u00fcya<\/em> ve <em>G\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f Bir R\u00fcyad\u0131r<\/em> ad\u0131yla yay\u0131mlanan bu \u00fctopyalar ilk kez <em>T\u00fcrk \u00dctopyalar\u0131<\/em> adl\u0131 kitab\u0131m\u0131zda g\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrk\u00e7esine aktar\u0131larak bilim camias\u0131n\u0131n hizmetine sunuldu. Her iki ayd\u0131n da Me\u015frutiyet\u2019ten k\u0131sa bir s\u00fcre sonra s\u00fcrg\u00fcne g\u00f6nderilmi\u015f, Mithat Pa\u015fa ise Tayf\u2019ta bo\u011fdurulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>&#8211; Ayn\u0131 durum 1908 J\u00f6n-T\u00fcrk Devrimi i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. \u0130ttihat ve Terakki Partisi\u2019nin Merkez Umumi kadrosundan olan \u0130smail Gasp\u0131ral\u0131 iki muhte\u015fem \u00fctopya eseri kaleme alm\u0131\u015ft\u0131r. Biri \u201cKad\u0131nlar \u00dclkesi\u201d di\u011feri ise \u201cDar\u00fcrr\u00fchat M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131\u201dd\u0131r. Gasp\u0131ral\u0131, 1914 y\u0131l\u0131nda hayata g\u00f6zlerini kapayana kadar ayd\u0131nlanmac\u0131 olarak kald\u0131.\u00a0 O hem T\u00fcrk\u00e7\u00fcyd\u00fc hem de halk\u00e7\u0131. Ayn\u0131 \u015fekilde devrimin militan kadrolar\u0131ndan olan H\u00fcseyin Cahit Yal\u00e7\u0131n d\u00f6nemin en ho\u015f \u00fctopyalar\u0131ndan biri olan \u201cHayat\u0131 Muhayyel\u201di yazm\u0131\u015ft\u0131r. O, 31 Mart gerici ayaklanmas\u0131nda tarumar edilen <em>Tanin<\/em> gazetesinin de sahibidir. Ayn\u0131 g\u00fcnlerde gericiler onun yerine bir ba\u015fka milletvekili yanl\u0131\u015fl\u0131kla lin\u00e7 etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>&#8211; K\u0131l\u0131\u00e7zade Hakk\u0131, Abdullah Cevdet, M\u00fcfide Tek, Ethem Nejat, Halide Edip, Yakup Kadri ve di\u011fer \u00fctopya yazarlar\u0131 i\u00e7in de ayn\u0131 durum s\u00f6z konusudur. Bu yazarlar sadece edebi eserler kaleme almam\u0131\u015flar ayn\u0131 zamanda hem devrimlerin ger\u00e7ekle\u015fmesinde hem de sonradan devrimlerin k\u00f6kle\u015fmesinde aktif bir \u00e7aba g\u00f6stermi\u015flerdir. Bahsetti\u011fimiz \u00fctopyalar\u0131n en \u00f6nemlilerini ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrk\u00e7esine aktar\u0131lmam\u0131\u015f olanlar\u0131n tamam\u0131n\u0131 kitab\u0131m\u0131z\u0131n belgeler k\u0131sm\u0131na ald\u0131k. \u0130steyen bunlar\u0131n tamam\u0131n\u0131 oradan okuyabilir.<\/p>\n<p><strong>Egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n \u00fctopyalar\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>&#8211; Peki, egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n da \u00fctopyalar\u0131 yok mu?<\/em><\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Olmaz olur mu? Her egemen s\u0131n\u0131f, hem iktidara gelmezden \u00f6nce hem de sonra yeni bir d\u00fcnya kurma vaadiyle g\u00fc\u00e7 toplar. Bu soruyu iki d\u00fczlemle yan\u0131tlamakta fayda var. Birincisi her devrimci hareket, halk\u0131n birikmi\u015f \u00f6zlemlerine yan\u0131t veren yeni programlarla g\u00fc\u00e7 toplar ve iktidara gelir. Sonra yerle\u015fik hale gelirken tutucula\u015f\u0131r, halk\u0131n \u00f6zlemlerinden ve ihtiya\u00e7lar\u0131ndan kopar ve zamanla gericile\u015fir. Bu, maddenin diyalekti\u011fine uygundur. \u0130kincisi ise devrimci olmad\u0131\u011f\u0131 halde iktidara gelen yeni bir hareketin durumudur. Bunlar da halka bir \u00fctopya sunmak zorundad\u0131rlar. Ya mevcut \u00f6zlemleri manip\u00fclasyon yoluyla kendine mal eder ya da yeni bir d\u00fcnya vaadiyle ortaya \u00e7\u0131karak kendi ideolojisini temellendirir, toplum i\u00e7inde hegemonyas\u0131n\u0131 kurar ve taraftar toplar.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k tarihinin en lanetli iktidarlar\u0131ndan biri olan Nazi iktidar\u0131 bile Alman milletini \u201c3. Reich\u201d ad\u0131 verilen Roma-Cermen \u0130mparatorlu\u011fu hayaliyle b\u00fcy\u00fclemi\u015fti. Hitler\u2019i sadece ba\u015f\u0131bozuklar, i\u015fsizler, ipsiz saps\u0131zlar desteklemedi, fakat zamanla Alman milletinin en g\u00f6zde bilimadamlar\u0131, filozoflar\u0131 ve ayd\u0131nlar\u0131 da destekledi. Bunu da fa\u015fist \u00fctopyas\u0131yla becerdi. Hitler 1930\u2019larda Almanlara, ama sadece onlar\u0131n faydalanacaklar\u0131 yeni bir uygarl\u0131k vaat ediyordu. O Alman milletinin en geni\u015f deste\u011fini alabilmek i\u00e7in onlara, ama sadece Ari \u0131rk\u0131ndan olanlara, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck-e\u015fitlik ve karde\u015flik vaat ediyordu. Onun tekelci Alman burjuvazisinin en sald\u0131rgan ve en gerici siyasi kanad\u0131n\u0131 olu\u015fturmas\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi de\u011fi\u015ftirmiyor. Hitler Almanya\u2019s\u0131 Almanlara sadece i\u015f ve ekmek vermedi ayn\u0131 zamanda onlara yeni bir aile tablosu, huzurlu bir k\u00f6y ya\u015fant\u0131s\u0131, yeni bir insan tipi ve yeni bir millet olma \u00f6zlemi sundu.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn\u00fcn T\u00fcrkiye\u2019sine bakal\u0131m? AKP iktidar\u0131 da b\u00fct\u00fcn koku\u015fmu\u015flu\u011funa, yozlu\u011funa ve gericili\u011fine ra\u011fmen demagojiye ba\u015fvurarak yeni insan, yeni aile, yeni T\u00fcrkiye diye ortaya \u00e7\u0131km\u0131yor mu?<\/p>\n<p>ABD\u2019de Obama da iktidara gelirken yeni bir ba\u015flang\u0131\u00e7 yapaca\u011f\u0131n\u0131, yoksullar, Latinler, Zenciler ve evsizler i\u00e7in yeni bir d\u00f6nemin kap\u0131s\u0131n\u0131 aralayaca\u011f\u0131n\u0131 vaat etmedi mi? Se\u00e7im slogan\u0131 \u201cYes we can\u201d de\u011fil miydi?<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn egemenlerin ba\u015fvurdu\u011fu temel \u015fiar \u201cbirlik ve dirliktir\u201d. Bu, kim olursa olsun, herkesin korunaca\u011f\u0131n\u0131n ve mutlu bir ya\u015fam s\u00fcrece\u011finin vaadidir.<\/p>\n<p><strong>T\u00fcrklerin \u00fctopyas\u0131 olamaz m\u0131?<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>&#8211; Asl\u0131nda \u00fctopya yaz\u0131n\u0131 ba\u011flam\u0131nda T\u00fcrk Modernle\u015fmesinin tarihini yazd\u0131\u011f\u0131n da s\u00f6ylenebilir. T\u00fcrk Modernle\u015fmesinin g\u00fcd\u00fck oldu\u011fu yolunda tezler var. Bunlar \u201cT\u00fcrklerin \u00fctopyas\u0131 yok\u201d s\u00f6ylemiyle birle\u015fiyor mu? T\u00fcrk Modernle\u015fme s\u00fcrecinin zaman ve mek\u00e2n olarak Bat\u0131 Modernle\u015fmesinden farkl\u0131 y\u00f6nleri (anti-emperyalizm, sosyalizmden etkilenme vb.) \u00fctopya yaz\u0131n\u0131 \u00f6rneklerine yans\u0131yor mu? <\/em><\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Evet, T\u00fcrk \u00fctopyalar\u0131n\u0131n tarihi ayn\u0131 zamanda T\u00fcrk modernle\u015fmesinin de tarihidir. Bunlar\u0131 birbirinden ay\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Her \u00fctopya yeni bir d\u00fcnya vaat ederken do\u011fal olarak mevcut uygarl\u0131k birikimine ba\u015fvurur. 1900\u2019l\u00fc y\u0131llarda uygarl\u0131k birikiminin doru\u011fu Avrupa\u2019yd\u0131, ama ayn\u0131 zamanda \u00e7\u00fcr\u00fcyen Avrupa. Zaman zaman Avrupa\u2019n\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fcnden s\u00f6z edilir. Bu do\u011frudur, ama \u00e7\u00fcr\u00fcyen \u015fey ayn\u0131 zamanda h\u00e2l\u00e2 en ileri olan \u015feydir de.<\/p>\n<p>T\u00fcrk modernle\u015fmesi ne yaz\u0131k ki emperyalizmin dorukta oldu\u011fu, en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve en geli\u015fmi\u015f d\u00f6neminde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bu nedenle de geli\u015fmesi s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131. Eskiden 17. ve 18. y\u00fczy\u0131llarda, tekellerin hen\u00fcz olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131, d\u00fcnyan\u0131n tekelci kapitalizm taraf\u0131ndan b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ele ge\u00e7irilmedi\u011fi, yani d\u00fcnyada merkez ve \u00e7evre \u00fclkeler ayr\u0131m\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn kat\u0131l\u0131\u011f\u0131yla olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde kapitalist sistem i\u00e7inde kalarak geli\u015fme olanaklar\u0131 yakalamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Ama bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan bu tren 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131ndan itibaren esas olarak ka\u00e7t\u0131. Nitekim 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n siyasi tarihi de bunu kan\u0131tl\u0131yor. Geli\u015fmekte \u00fclkeler i\u00e7inde hamle yapan \u00fclkelere bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6r\u00fclecektir ki bunlar, esas olarak sosyalist geli\u015fme modelini benimseyen \u00fclkelerdir (Rusya, \u00c7in, Kore, Vietnam). 1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda ortaya \u00e7\u0131kan ulusal kurtulu\u015f hareketleri, yeniden emperyalist merkezlerin g\u00fcd\u00fcm\u00fcne girerek tarihsel misyonlar\u0131n\u0131 t\u00fckettiler. Bunu g\u00f6rmek i\u00e7in \u00e7evremize bakmak yeterlidir.<\/p>\n<p>\u201cT\u00fcrklerin \u00fctopyas\u0131 yoktur\u201d diyenlerin ba\u015fvurduklar\u0131 temel tez, T\u00fcrkiye\u2019nin modernle\u015fmeyi beceremedi\u011fi ve her \u015feyi Bat\u0131\u2019dan aktarma yoluyla edindi\u011fidir. Birincisi T\u00fcrkiye\u2019nin modernle\u015fmede g\u00fcd\u00fck kalmas\u0131 T\u00fcrklerin \u00fctopya yazamayacaklar\u0131n\u0131n kan\u0131t\u0131 olamaz. Her \u00fctopya, her ne kadar fantezinin s\u0131n\u0131rlar\u0131 olmasa da gene de i\u00e7inden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 toplumun verileri ve \u00f6zlemleriyle s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. T\u00fcrk \u00fctopyalar\u0131n\u0131n durumu da b\u00f6yledir. 18. ve 19. y\u00fczy\u0131l T\u00fcrkiye\u2019sinin sorunlar\u0131 ve \u00f6zlemleri ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k, cumhuriyet ve halk\u00e7\u0131l\u0131k olarak ifade edece\u011fimiz demokrasiydi. Bunlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi T\u00fcrkiye\u2019nin geli\u015fmesinin \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7acakt\u0131 ki \u00fctopyalar da bunlara vurgu yap\u0131yorlar. Nam\u0131k Kemal\u2019in \u00fctopyas\u0131nda \u201cherkesin kendi padi\u015fah\u0131 oldu\u011fu\u201d g\u00fc\u00e7l\u00fc bir sosyalist s\u00f6ylem vard\u0131r. H\u00fcseyin Cahit\u2019in \u201cHayat\u0131 Muhayyel\u201dinde \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik ve karde\u015flik \u00fclk\u00fcs\u00fc h\u00fck\u00fcm s\u00fcrmektedir. Gasp\u0131ral\u0131\u2019n\u0131n \u00fctopyalar\u0131nda toplumsal geriliklerimiz g\u00fcndemdedir. 1915\u2019ten sonra yaz\u0131lm\u0131\u015f \u00fctopyalarda emperyalizmden kurtulu\u015f, T\u00fcrklerin birli\u011fi ve \u00fclkelerinin gelece\u011fi s\u00f6z konusudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc ellerindeki son Anadolu topraklar\u0131n\u0131 da kaybetmekle y\u00fcz y\u00fczedirler.<\/p>\n<figure id=\"attachment_11930\" aria-describedby=\"caption-attachment-11930\" style=\"width: 215px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11930\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/12-3-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"215\" height=\"286\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/12-3-225x300.jpg 225w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/12-3-315x420.jpg 315w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/12-3.jpg 450w\" sizes=\"auto, (max-width: 215px) 100vw, 215px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-11930\" class=\"wp-caption-text\">1. Me\u015frutiyet\u2019in liderlerinden Ziya Pa\u015fa (\u00fcstte) ve Nam\u0131k Kemal (altta), ayn\u0131 zamanda Tanzimat\u2019tan sonra kaleme al\u0131nan ilk \u00fctopyalar\u0131n da yazarlar\u0131d\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>T\u00fcrk \u00fctopyalar\u0131n\u0131n, e\u011fer tarihe tarihsel materyalist olarak yakla\u015f\u0131rsan\u0131z, Avrupa\u2019da yaz\u0131lm\u0131\u015f \u00fctopyalardan \u00f6zde hi\u00e7bir fark\u0131 yoktur. Ne demektir bu? Tarihe zaman d\u0131\u015f\u0131ndan, yani geli\u015fmenin somut olanaklar\u0131n\u0131 ve olas\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 dikkate almaks\u0131z\u0131n bakarsan\u0131z, yan\u0131l\u0131rs\u0131n\u0131z. B\u00f6yle bakarsan\u0131z ba\u015fta T\u00fcrkler olmak \u00fczere g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 lanetleyebilir ve tarihin \u00e7\u00f6p sepetine atabilirsiniz. Emperyalist merkezler bug\u00fcn a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131l\u0131nca geli\u015fmenin dinamizmini tekellerinde tutuyorlar, ama insanl\u0131k tarihini y\u00fczlerce, binlerce y\u0131ll\u0131k s\u00fcre\u00e7ler i\u00e7inde de\u011ferlendirince bunun ge\u00e7ici bir durum olmas\u0131 gerekti\u011fini anlar\u0131z.<\/p>\n<p>\u00c7in \u00f6rne\u011fine bakal\u0131m. 17. ve 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00c7in\u2019i d\u00fcnyan\u0131n en geli\u015fmi\u015f \u00fclkesiydi. 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00fcnl\u00fc iktisat\u00e7\u0131s\u0131 Adam Smith de bunu b\u00f6yle g\u00f6r\u00fcrd\u00fc. Ama sonra geli\u015fen kapitalist-emperyalist \u00fclkeler onu \u00f6nce cendereye ald\u0131, sonra s\u00f6m\u00fcrd\u00fc ve insanlar\u0131n\u0131 a\u00e7l\u0131\u011fa mahk\u00fbm etti. Avrupa merkezci bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla bak\u0131nca 1900\u2019lerin \u00c7in\u2019i tam bir insanl\u0131k y\u00fczkaras\u0131yd\u0131. \u00c7inliler kendi \u00fclkelerinde yabanc\u0131lar\u0131n k\u00f6lesi durumundayd\u0131 ve \u00e7\u00f6p\u00e7\u00fcler sabah saatlerinde a\u00e7l\u0131ktan \u00f6len \u00c7inlilerin cesetlerini topluyorlard\u0131. \u00a0Ama sonra \u00f6nce 1911 devrimiyle silkindi ve kendine geldi, sonra 1949 devrimiyle aya\u011fa kalkt\u0131 ve \u015fimdi d\u00fcnyan\u0131n her alanda geli\u015fme motoru haline geldi. Sadece \u00fcretimde de\u011fil, bilimde de \u00f6yle. Sanat ve edebiyatta da b\u00fcy\u00fck bir geli\u015fme g\u00f6steriyor ki bunu \u00f6n\u00fcm\u00fczde 10 y\u0131l i\u00e7inde daha net g\u00f6rece\u011fiz.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-11927 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/13-001-1-249x300.jpg\" alt=\"\" width=\"249\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/13-001-1-249x300.jpg 249w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/13-001-1-600x723.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/13-001-1-349x420.jpg 349w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/06\/13-001-1.jpg 635w\" sizes=\"auto, (max-width: 249px) 100vw, 249px\" \/><\/p>\n<p>Yeniden soruya d\u00f6nersek; Thomas More \u00fctopyas\u0131nda o d\u00f6nemin Avrupa\u2019s\u0131n\u0131n sorunlar\u0131n\u0131 ele alm\u0131\u015ft\u0131. O d\u00f6nemde Avrupa\u2019da dinler sava\u015f\u0131 vard\u0131 ve o \u00fctopyas\u0131nda herkesin dinine sayg\u0131 g\u00f6sterilmesini yazd\u0131. \u0130ngiltere\u2019de koyun \u00fcretimini te\u015fvik etmek i\u00e7in k\u00f6yl\u00fclerin meralar\u0131na el konuyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc yeni geli\u015fmekte olan burjuvazinin at\u00f6lyeleri, koyun y\u00fcnlerine ihtiya\u00e7 duyuyordu. Bu nedenle <em>\u00dctopya<\/em>\u2019da mal-m\u00fclk ortakl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. 19. y\u00fczy\u0131la geldi\u011fimizde ne g\u00f6r\u00fcyoruz? Kentlerin varo\u015flar\u0131na t\u0131k\u0131lm\u0131\u015f milyonlarca i\u015f\u00e7i ve onlar\u0131n konumlar\u0131ndan kaynaklanan kentin sorunlar\u0131n\u0131. 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00fctopik sosyalistleri ise bu sorunlar\u0131 a\u015fmak i\u00e7in \u00fctopyalar tasarlad\u0131lar. \u00dctopyalar\u0131nda yeni kentler, yeni \u00fcretim modelleri, yeni toplumsal \u00fcretim ve b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcm ili\u015fkileri tasarlad\u0131lar. Bu nedenle de 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u00fctopyalar\u0131 hem daha \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fcd\u00fcr hem de daha karamsar. Yani her d\u00f6nemin \u00fctopyas\u0131 kendi toplumsal ufkuyla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Avrupa bizden daha geli\u015fkin olunca bir k\u0131s\u0131m Tanzimat ayd\u0131n\u0131m\u0131z da hemen yaz\u0131lar\u0131nda ve konu\u015fmalar\u0131nda gerili\u011fimizden dem vurmaya giri\u015fmektedir. Bu bizim s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131m\u0131zd\u0131r, ama kesinlikle \u00fctopya yazamayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131n ifadesi olamaz.<\/p>\n<p>T\u00fcrk \u00fctopyalar\u0131 i\u00e7inde yaz\u0131lm\u0131\u015f en geli\u015fkin eser ku\u015fkusuz Yakup Kadri\u2019nin <em>Ankara<\/em>\u2019s\u0131d\u0131r. Bunu ba\u015fka bir zaman daha etrafl\u0131ca de\u011ferlendirmek gerekir.<\/p>\n<p><strong>Eski T\u00fcrklerde \u00fctopya<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>&#8211; T\u00fcrklerin tarihinde daha da ge\u00e7mi\u015fe gidersek, Osmanl\u0131 d\u00f6neminde, Orta Asya destanlar\u0131 ve masallar\u0131nda \u00fctopya izlerine rastlanabilir mi? Bu konuyu da \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 hedefliyor musun? <\/em><\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Her ne kadar Osmanl\u0131 ayd\u0131nlar\u0131, modern \u00fctopya gelene\u011fiyle 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131ndan itibaren tan\u0131\u015f\u0131yor olsa da, tarihimizin derinliklerinden gelen \u00fctopik ve fantastik eserlerle pek ha\u015f\u0131r ne\u015firdiler. Dede Korkut Hik\u00e2yeleri, Bin Bir Gece Masallar\u0131, Farabi\u2019nin Faziletli Devlet\u2019i, Kutadgu Bilig, Orhun Yaz\u0131tlar\u0131, Battal Gazi Destanlar\u0131, di\u011fer hik\u00e2ye ve s\u00f6ylenceler; Mevlana\u2019n\u0131n ve Yunus Emre\u2019nin \u00fctopik \u015fiirleri; Alevi kitlelerin \u201cR\u0131za \u015eehri\u201d ve tabii ki Simavnal\u0131 Bedreddin\u2019in gelecek toplum tasar\u0131s\u0131, bunlar\u0131n baz\u0131lar\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca Nizam-\u00fcl M\u00fclk\u2019\u00fcn \u00fcnl\u00fc <em>Siyasetname<\/em>\u2019si (37) bir dizi e\u015fitlik\u00e7i \u00e7evrelerden, hareketlerden ve isyanc\u0131lardan s\u00f6z eder.<\/p>\n<p>Tarihsel olgular\u0131n da ortaya koydu\u011fu gibi, her yeni toplumsal hamle \u00fctopik hedefler i\u00e7eren efsanelerle ifade olunmaktad\u0131r. Orta Asya\u2019n\u0131n sorunu kavimleri bir \u00e7at\u0131 alt\u0131nda toplamak, \u201cbirlik ve dirli\u011fi sa\u011flamakt\u0131\u201d. \u00d6rne\u011fin, Orta Asya\u2019daki Orhun Yaz\u0131tlar\u0131\u2019n\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irdi\u011fimizde T\u00fcrklerin, 9. y\u00fczy\u0131lda devrimci bir hamle ger\u00e7ekle\u015ftirdiklerini ve gelece\u011fe dair e\u015fitlik\u00e7i tasar\u0131lar \u00f6ng\u00f6rd\u00fcklerini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. (38)<\/p>\n<p>Devletlerin olu\u015fum s\u00fcreci ayn\u0131 zamanda toplumlar\u0131n s\u0131\u00e7rama d\u00f6nemidir de. Siyaset, felsefe ve edebiyat da bu s\u00fcre\u00e7lerde ataklar yapar. San\u0131r\u0131m bundan sonra T\u00fcrklerin 9. y\u00fczy\u0131ldan ba\u015flayarak Osmanl\u0131 d\u00f6nemine kadarki s\u00fcrecini \u00fctopyalar ekseninde yeniden g\u00f6zden ge\u00e7irmeliyiz. Bu konuda belli bir mesafe ald\u0131k, ama bu hen\u00fcz yeterli de\u011fildir.<\/p>\n<p><strong>Do\u011fu toplumlar\u0131nda \u00fctopya<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>&#8211; Genel anlamda Do\u011fu toplumlar\u0131nda s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin olmad\u0131\u011f\u0131, bunlar\u0131n dura\u011fan toplumlar oldu\u011fu, devlet etkisinin bask\u0131n oldu\u011fu iddia edilir. Bu konuda ne diyorsun? Do\u011fu\u2019da \u00fctopya yok mu? \u00c7al\u0131\u015fman\u0131 Do\u011fu toplumlar\u0131na do\u011fru geni\u015fletmek istemez misin? <\/em><\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Do\u011fu toplumlar\u0131n\u0131n despotik bir tarzda y\u00f6netildi\u011fi, bu toplumlar\u0131n s\u0131n\u0131flara b\u00f6l\u00fcnerek toplumsal ayr\u0131\u015fmaya u\u011framad\u0131klar\u0131 ve bu nedenle de siyaset, felsefe ve ekonomik alanda dura\u011fan olduklar\u0131, devrimci bir gelenek yaratamad\u0131\u011f\u0131 tezleri Avrupa\u2019n\u0131n merkezlerinde ve dolay\u0131s\u0131yla bizim akademik d\u00fcnyam\u0131zda da pek yayg\u0131nd\u0131r. Ama bunlar do\u011fru de\u011fildir. Uygarl\u0131klar birbirinden farkl\u0131 yollar izleyebilirler. Her toplum bir ba\u015fka toplumun ayak izinden y\u00fcr\u00fcmek zorunda de\u011fildir. B\u0131rakal\u0131m ilkel kom\u00fcnal toplumlar\u0131n yap\u0131lan\u0131\u015f\u0131n\u0131, k\u00f6lelik sistemi bile Avrupa\u2019n\u0131n bir\u00e7ok \u00fclkesinde farkl\u0131 bi\u00e7imlerde ortay \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Cermen toplumlar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 k\u00f6leli\u011fi yayg\u0131n olarak ya\u015famam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00f6le eme\u011fine ihtiya\u00e7 duyaca\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7ten ge\u00e7memi\u015ftir.<\/p>\n<p>Do\u011fu toplumlar\u0131n\u0131n ve \u00f6zellikle de Osmanl\u0131 toplumunun kendi i\u00e7inde b\u00f6l\u00fcnmedi\u011fi teorisi k\u0131smen ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda Kemalist ayd\u0131nlar aras\u0131nda da pek reva\u00e7tayd\u0131. Ayn\u0131 anlay\u0131\u015f Rus devrimcileri aras\u0131nda da pek yayg\u0131nd\u0131. Bunun nedeni hem Rus hem de Osmanl\u0131 toplumlar\u0131n\u0131n kapitalizmle ge\u00e7 bir s\u00fcre\u00e7te tan\u0131\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Rusya\u2019da 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131ndan itibaren ortaya \u00e7\u0131kan halk\u00e7\u0131 ak\u0131m (Narodnikler) toplumsal a\u015fama atlayarak, yani k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011fe dayanarak s\u0131n\u0131fs\u0131z topluma ge\u00e7meyi \u00f6ng\u00f6rd\u00fc. Ayn\u0131 anlay\u0131\u015f bizim Kemalist-halk\u00e7\u0131 gelenekte de g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc, ama bunlar yanl\u0131\u015f teorik anlay\u0131\u015flardan kaynaklan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Do\u011fu toplumlar\u0131 ki bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda Osmanl\u0131, Rus, Hint ve \u00c7in toplumlar\u0131 gelir, kendi i\u00e7inde k\u0131smi bir ayr\u0131\u015fmaya u\u011fram\u0131\u015f belli kent merkezlerinde kendi burjuvalar\u0131n\u0131 da yaratm\u0131\u015ft\u0131. Ger\u00e7i emperyalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve talan 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131ndan itibaren bu ayr\u0131\u015fmay\u0131 \u00c7in, Osmanl\u0131 ve Hindistan\u2019da k\u00f6steklemi\u015fti. Ama gene de bu \u00fclkelerde s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi gelene\u011fi k\u00f6kl\u00fcd\u00fcr. \u00c7in tarihi, bir bak\u0131ma b\u00fcy\u00fck kitlesel s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri tarihidir. 2000 y\u0131ll\u0131k s\u00fcre\u00e7te en az on tane b\u00fcy\u00fck k\u00f6yl\u00fc isyan\u0131 ve bunu takip eden hanedanl\u0131k de\u011fi\u015fimi s\u00f6z konusu olmu\u015ftur. \u015eu son 200 y\u0131ll\u0131k \u00c7in tarihi incelendi\u011finde bile bu olgu en belirgin \u015fekliyle kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. K\u00f6yl\u00fc isyan gelene\u011fi \u00c7in toplumunun en karakteristik \u00f6zelli\u011fidir. Ayn\u0131 \u015feyi Hindistan\u2019da g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr, ama bu ger\u00e7e\u011fin yaz\u0131l\u0131 metinleri ancak son 50 y\u0131lda ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Sovyet tarih\u00e7ilerinin bu konuda esasl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>Peki, do\u011fu toplumlar\u0131n\u0131n \u00fctopyalar\u0131 yok mu? Olmaz olur mu? \u00c7in\u2019de e\u015fitlik\u00e7i hareketler \u00fczerine kapsaml\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar vard\u0131r. Rusya\u2019da k\u00f6yl\u00fclerin e\u015fitlik\u00e7i kom\u00fcnleri bulunmaktayd\u0131. \u0130slam \u00e2lemi 9. y\u00fczy\u0131ldan itibaren bir\u00e7ok e\u015fitlik\u00e7i harekelerin felsefi metinlerine ve k\u00f6yl\u00fc isyanlar\u0131na \u015fahit olmu\u015ftur. \u00c7inli Me-ti ve Lao-tse gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda kabul g\u00f6ren bar\u0131\u015fsever ve e\u015fitlik\u00e7i filozoflard\u0131r. Bu konuda ara\u015ft\u0131rma yapmak isteyenlere, ge\u00e7en y\u0131l haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131m ve Yordam Kitap\u2019tan \u00e7\u0131kan <em>D\u00fcnyay\u0131 De\u011fi\u015ftiren D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler<\/em> adl\u0131 kitab\u0131m\u0131 an\u0131msatmak isterim.<\/p>\n<p>Ancak bu alanda yap\u0131lanlar\u0131n yeterli olmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu t\u00fcrden ara\u015ft\u0131rmalarda \u00f6nemli olan neyin nerede ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n saptanmas\u0131d\u0131r. Kendi ad\u0131ma bunu k\u0131smen yapt\u0131m ve \u015fimdi g\u00f6rev bu alana ciddi bir \u015fekilde yo\u011funla\u015fmakt\u0131r. San\u0131r\u0131m \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki y\u0131llarda buraya daha fazla zaman ay\u0131raca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p>1) E. Phillips, <em>Visionen und Utopie<\/em>, Eco Ver., K\u00f6ln, 1999, s.18.<\/p>\n<p>2) H. Uhlig, <em>Die Sumerer -Ein Volk am Anfang der Geschichte,<\/em> Gondrom Ver., Bindlach, 1993, s.37-39.<\/p>\n<p>3) S. N. Kramer, <em>Tarih S\u00fcmer\u2019de Ba\u015flar<\/em>, Kabalc\u0131 Yay., \u0130stanbul 1992, s.133-134.<\/p>\n<p>4) S. N. Kramer, <em>age<\/em>, s.133-134.<\/p>\n<p>5) Alfred Doren, <em>Wunschr\u00e4ume<\/em>, s.126 vd.<\/p>\n<p>6) Karl Kautsky, <em>Vorl\u00e4ufer des neueren Sozialismus<\/em>, Bd. I, II, Berlin, 1947.<\/p>\n<p>7) Ernst Bloch, <em>Das Prinzip Hoffnung<\/em>, Bd. III, Suhrkamp Ver., Frankfurt, 1976.<\/p>\n<p>8) Karl Mannheim, <em>\u0130deoloji ve \u00dctopya<\/em>, \u00c7ev. Mehmet Okyayuz, Epos Yay., Ankara, 2004; Mannheim, <em>Ideologie und Utopie<\/em><sup>4<\/sup>, Verlag Schulte-Bulmke, Frankfurt, 1965.<\/p>\n<p>9) Lewis Mumford, <em>The Story of Utopias<\/em>, New York, 1922.<\/p>\n<p>10) Hans Freyer, <em>Die Politische Insel<\/em>, Wien, 2000.<\/p>\n<p>11) Martin Buber, <em>Der Utopische Sozialismus<\/em>, K\u00f6ln, 1967.<\/p>\n<p>12) Paul Tillich, <em>Gesammelten Werke, <\/em>Bd. V, Stuttgart, 1963<em>.<\/em><\/p>\n<p>13) Max\u00a0 Horkheimer, <em>Die Utopie, <\/em>Neus\u00fcss, <em>Utopie,<\/em> s.178-193.<\/p>\n<p>14) Karl R. Popper, <em>Utopie und Gewalt<\/em>, Neus\u00fcss, <em>Utopie<\/em>, Frankfurt, 1986, s.313-327.<\/p>\n<p>15) Herbert Marcuse, <em>Phantasie und Utopie, Triebstruktur und Gesellschaft<\/em>, Frankfurt, 1973, s.140 vd.<\/p>\n<p>16) David Riesman, <em>Utopisches Denken in Amerika<\/em>, Neus\u00fcss, <em>Utopie<\/em>, Frankfurt, 1986, s.327-339.<\/p>\n<p>17) Raymond Ruyer, <em>Die utopische Methode<\/em>, Neus\u00fcss, <em>Utopie, <\/em>Frankfurt, 1986, s.339-361.<\/p>\n<p>18) Martin Schwonke, <em>Die Utopie<\/em>, Neus\u00fcss, <em>Utopie<\/em>, Frankfurt, 1986, s.235-263.<\/p>\n<p>19) Fred L. Polak, <em>Die Utopie,<\/em> Frank Emanuel, <em>Utopias und Utopian Thought<\/em>, London, 1973.<\/p>\n<p>20) Georges Duveau, <em>Die Utopie<\/em>, Neus\u00fcss, <em>Utopie<\/em>, Frankfurt, 1986, s.399-425.<\/p>\n<p>21) Georg Quabbe, Neus\u00fcss, <em>Utopie<\/em> Frankfurt, 1986, s.286-299.<\/p>\n<p>22) Bloch, <em>Das Prinzip Hoffnung<\/em>, Bd. II, s.555 vd.<\/p>\n<p>23) Bloch, <em>Freiheit und Ordnung<\/em>, Reclam Jun. Ver., Leipzig, 1985, s.51.<\/p>\n<p>24) K. Mannheim, <em>Ideologie<\/em>, s.169.<\/p>\n<p>25) Neus\u00fcss, <em>Utopie<\/em>, s.108.<\/p>\n<p>26) Aktaran ve yorumlayan R. Kilminster, <em>Zur Utopiediskussion aus soziologischer Sicht<\/em>, Vo\u00dfkamp, <em>Utopie,<\/em> Bd.I., s.70.<\/p>\n<p>27) Daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi i\u00e7in bkz. Sad\u0131k Usta, <em>Platon\u2019dan Jambulos\u2019a<\/em>, (Sunu\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fc).<\/p>\n<p>28) Helmut Berve, <em>Antik\u00e7a\u011f \u00dczerine Alt\u0131 Konferans<\/em>, \u0130st. \u00dcn. Ed. Fak. Konferanslar\u0131, \u0130stanbul, 1958, s.70.<\/p>\n<p>29) R. G\u00fcnther\/R. M\u00fcller, <em>Das Goldene Zeitalter<\/em>, Leipzig, 1988, s.88. Ayr\u0131ca bkz. R. G\u00fcnther, <em>Der Klassencharakter der sozialen Utopie in Rom in den letzten zwei Jahrhunderten<\/em> <em>v. u. Z<\/em>., Leipzig, 1961.<\/p>\n<p>30) 12. ve 13. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131nda ya\u015fam\u0131\u015f olan Joachim de Fiori, Kilise\u2019nin de ortak oldu\u011fu bask\u0131 ve zul\u00fcm d\u00fczenine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan ilk ke\u015fi\u015flerdendi. O, \u0130sa\u2019n\u0131n ve havarilerinin ilk H\u0131ristiyan cemaatine dayanarak, yoksullar\u0131n e\u015fitlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00f6zlemlerini hakl\u0131 bulmu\u015ftu. Bunun i\u00e7in Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda ilk teorik zemini sunan da o olmu\u015ftu. G\u00f6r\u00fc\u015fleri, e\u015fitlik\u00e7i H\u0131ristiyan tarikatlar\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde etkilemi\u015fti. \u00d6zellikle de Asya\u2019n\u0131n e\u015fitlik\u00e7i M\u00fcsl\u00fcman dervi\u015fleri gibi zenginleri lanetleyen, yoksulluk i\u00e7inde ve kanaatk\u00e2rl\u0131kla ya\u015famay\u0131 vaaz eden gezgin ke\u015fi\u015fler, de Fiori\u2019nin militan savunucular\u0131 olmu\u015flard\u0131. Fiori\u2019ye\u00a0 g\u00f6re, insanl\u0131k tarihi \u00fc\u00e7 ana a\u015famadan ibaretti. Birincisinde Tanr\u0131n\u0131n yasalar\u0131 olan Eski Ahit, ikincisinde Tanr\u0131n\u0131n o\u011flunun yasalar\u0131 olan Yeni Ahit ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcndeyse kutsal ruhun yasalar\u0131 olan e\u015fitlik ve adalet d\u00fczeni h\u00fck\u00fcm s\u00fcrecekti. \u0130nsanl\u0131k, bunun arifesinde bulunuyordu. Art\u0131k devlet ve Kilise\u2019yi k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinden temizlemek de gerekmezdi; \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar \u201c\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Biny\u0131l\u201d d\u00fczeninin kurulmas\u0131yla nas\u0131l olsa ortadan kalkacakt\u0131lar. De Fiori, Kalabriyal\u0131yd\u0131 ve <em>G\u00fcne\u015f \u00dclkesi<\/em> adl\u0131 \u00fctopyan\u0131n yazar\u0131 ve hem\u015fehrisi olan ke\u015fi\u015f Campanella\u2019y\u0131 da \u00e7ok etkilemi\u015fti. Ayr\u0131ca Fiori\u2019nin uygarl\u0131klar\u0131 a\u015famalara ay\u0131ran g\u00f6r\u00fc\u015fleri, 14. y\u00fczy\u0131ldan 19. y\u00fczy\u0131la kadarki s\u00fcre\u00e7te ortaya \u00e7\u0131kan b\u00fct\u00fcn e\u015fitlik\u00e7i ve halk\u00e7\u0131 programlara zemin olu\u015fturacakt\u0131.<\/p>\n<p>31) H. Karasek, <em>Die Kommune der Wiedert\u00e4ufer<\/em>, Berlin, 1987; Lasky, Melvin, <em>Utopie und Revolution<\/em>, Hamburg, 1989, s.38 vd.<\/p>\n<p>32) Paul Lafargue, <em>T. Camapanella,<\/em> <em>Eine kritische Studie \u00fcber sein Leben und \u00fcber Der Sonnenstaat<\/em>, Paris, 1895.<\/p>\n<p>33) Thilo Ramm, <em>Der Fr\u00fchsozialismus, Quellentexte<\/em>, 2. erweiterte Ausgabe, Stuttgart, 1968 (Sunu\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fc); Helmut Swoboda (Hrsg.), <em>Der Traum vom besten Staat<\/em>, M\u00fcnchen, 1987, 291 vd.<\/p>\n<p>34) Mark Halloway, <em>Utopian Communities in America, 1680-1880<\/em>, New York, 1966; Peter Boerner, <em>Utopia in der Neuen Welt \u2013 Von europ\u00e4ischen Tr\u00e4umen zum American Dream, Utopieforschung<\/em> Bd. II i\u00e7inde, s.358 vd.<\/p>\n<p>35) Andreas Voigt, <em>Die sozialen Utopien, F\u00fcnf Vortr\u00e4ge,<\/em> Leipzig, 1906, Birinci Konferans.<\/p>\n<p>36) <em>Age<\/em>, ayn\u0131 yerde.<\/p>\n<p>37) Nizam \u00fcl-M\u00fclk, <em>Siyasetname<\/em>, 2. Bask\u0131, Dergah Yay., \u0130stanbul, 1987.<\/p>\n<p>38) Talat Tekin, <em>Orhon Yaz\u0131tlar\u0131<\/em>, TDK, Ankara, 2006, s.23, 25, 27, 33, 47, 49, 51, 55 ve 59.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00dctopyalar sadece ele\u015ftirmekle ve alternatif bir d\u00fcnya sunmakla da kalmazlar; ayn\u0131 zamanda hem dolayl\u0131 olarak kitlelerin \u00f6rg\u00fctlenmesine yol a\u00e7arlar hem de gruplar\u0131n kolektif etkinlerini bi\u00e7imlendiren ve d\u00fczenleyen bir rol \u00fcstlenirler. \u00dctopya ve devrim aras\u0131nda, \u00fctopya yazarlar\u0131yla devrimler aras\u0131nda organik bir ili\u015fki hep olmu\u015ftur. Her \u00fctopya yazar\u0131 do\u011fal olarak \u201ceski ve k\u00f6hnemi\u015f\u201d d\u00fcnyan\u0131n de\u011fi\u015fmesini ve onun [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":493,"featured_media":25607,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[163],"tags":[965,430,966,583],"class_list":["post-11914","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-126-sayi","tag-sadik-usta","tag-toplum","tag-turk-utopyalari","tag-utopya"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11914","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/493"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=11914"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/11914\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/25607"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=11914"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=11914"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=11914"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}