{"id":13129,"date":"2017-08-01T15:38:10","date_gmt":"2017-08-01T12:38:10","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=13129"},"modified":"2018-02-07T19:12:59","modified_gmt":"2018-02-07T16:12:59","slug":"kusaklar-arasinda-epigenetik-genlerden-daha-fazlasini-miras-birakiyoruz","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2017\/08\/01\/kusaklar-arasinda-epigenetik-genlerden-daha-fazlasini-miras-birakiyoruz","title":{"rendered":"Ku\u015faklar aras\u0131nda epigenetik: Genlerden daha fazlas\u0131n\u0131 miras b\u0131rak\u0131yoruz"},"content":{"rendered":"<p>Genlerimizin toplam\u0131ndan \u00e7ok daha fazlas\u0131y\u0131z. Beslenme al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131, hastal\u0131k ya da ya\u015fam tarz\u0131m\u0131z gibi \u00e7evresel ipu\u00e7lar\u0131yla \u015fekillenen epigenetik mekanizmalar, genleri aktif hale getirme ya da etkisiz k\u0131lma a\u00e7\u0131s\u0131ndan DNA\u2019n\u0131n d\u00fczenlenmesinde \u00f6nemli bir rol oynuyor. Ya\u015fam boyu biriken epigenetik modifikasyonlar\u0131n, jenerasyon engelini a\u015f\u0131p da \u00e7ocu\u011fa, hatta toruna aktar\u0131l\u0131p aktar\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 konusu uzun zamand\u0131r g\u00fcndemde. \u015eimdilerde, Freiburg\u2019daki Max Planck \u0130mm\u00fcnobiyoloji ve Epigenetik Enstit\u00fcs\u00fc\u2019nden ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar yaln\u0131zca DNA\u2019n\u0131n kendisinin de\u011fil, ayn\u0131 zamanda aktar\u0131lan epigenetik bilgilerin de, yavrudaki gen ifadesinin d\u00fczenlenmesine katk\u0131da bulundu\u011funa dair g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kan\u0131t ortaya koyuyor. Dahas\u0131 Nicola Iovino Laboratuvar\u0131 taraf\u0131ndan ortaya konulan yeni g\u00f6r\u00fc\u015fler, aktar\u0131lan bu bilginin biyolojik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 ilk defa a\u00e7\u0131kl\u0131yor. \u00c7al\u0131\u015fma, annenin epigenetik haf\u0131zas\u0131n\u0131n, yeni jenerasyonun geli\u015fimi ve hayatta kalmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan gerekli oldu\u011funu kan\u0131tl\u0131yor.<\/p>\n<p>V\u00fccudumuzda, 250\u2019den fazla farkl\u0131 h\u00fccre tipi vard\u0131r. Hepsi de t\u0131pa t\u0131p ayn\u0131 d\u00fczende, ayn\u0131 DNA yap\u0131lar\u0131n\u0131 bulundurmalar\u0131na ra\u011fmen, karaci\u011fer ya da sinir h\u00fccreleri \u00e7ok farkl\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ve farkl\u0131 i\u015flevleri vard\u0131r. Fark\u0131 yaratan, epigenetik ad\u0131 verilen s\u00fcre\u00e7tir. Epigenetik modifikasyonlar, genleri aktive eden proteinleri \u00e7ekmek ya da uzak tutmak ad\u0131na, DNA\u2019n\u0131n belirli b\u00f6lgelerini i\u015faretler. B\u00f6ylece bu modifikasyonlar, her bir h\u00fccre tipi i\u00e7in aktif ve pasif DNA dizilimlerinin tipik yap\u0131s\u0131n\u0131 ad\u0131m ad\u0131m olu\u015fturur. Dahas\u0131, DNA\u2019m\u0131zdaki sabit \u201charf\u201d diziliminin tersine, epigenetik i\u015faretlemeler ya\u015fam\u0131m\u0131z boyunca ve \u00e7evremiz ya da ya\u015fam tarz\u0131m\u0131z uyar\u0131nca de\u011fi\u015febilir. \u00d6rne\u011fin sigara al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 akci\u011fer h\u00fccrelerinin epigenetik yap\u0131s\u0131n\u0131, son a\u015famada kansere varacak \u015fekilde de\u011fi\u015ftirir. Stres, hastal\u0131k ya da beslenme al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 gibi d\u0131\u015f uyaranlar\u0131n di\u011fer etkileri ayr\u0131ca, h\u00fccrelerin epigenetik haf\u0131zas\u0131nda depolanmak durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Uzun bir s\u00fcredir, epigenetik modifikasyonlar\u0131n hi\u00e7bir \u015fekilde jenerasyonlar aras\u0131nda ge\u00e7i\u015f yapmad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. Biliminsanlar\u0131, ya\u015fam boyunca biriktirilen epigenetik haf\u0131zan\u0131n, sperm ve yumurta h\u00fccrelerinin geli\u015fimi esnas\u0131nda tamamen temizlendi\u011fi fikrindeydi. Son zamanlarda bir avu\u00e7 \u00e7al\u0131\u015fma, epigenetik i\u015faretlemelerin asl\u0131nda jenerasyonlar aras\u0131nda aktar\u0131labildi\u011fini g\u00f6stererek bilim camias\u0131n\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rd\u0131. Ancak tam olarak nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi ve bu genetik modifikasyonlar\u0131n yavruda ne t\u00fcr etkileri oldu\u011fu hen\u00fcz anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f de\u011fil. \u201cEpigenetik biliminin 90\u2019lar\u0131n sonunda ata\u011fa ge\u00e7mesinden beri, epigenetik bilginin jenerasyonlararas\u0131 aktar\u0131m\u0131n\u0131n i\u015faretlerini g\u00f6rd\u00fck. \u00d6rne\u011fin, epidemiyolojik \u00e7al\u0131\u015fmalar, dedelerin beslenme ge\u00e7mi\u015fi ile torunlar\u0131n\u0131n diyabet ve kalp damar hastal\u0131\u011f\u0131na yakalanma ihtimali aras\u0131ndaki \u00e7arp\u0131c\u0131 ili\u015fkiyi ortaya koydu. O zamandan itibaren, \u00e7e\u015fitli kay\u0131tlar farkl\u0131 organizmalardaki epigenetik aktar\u0131m\u0131 \u00f6ne s\u00fcrd\u00fcler, fakat molek\u00fcler mekanizmalar bilinmiyordu,\u201d diyor yeni \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n e\u015fyazar\u0131 Nicola Iovino.<\/p>\n<p><strong>Ku\u015faklar aras\u0131ndaki epigenetik<\/strong><\/p>\n<p>Freiburg, Almanya\u2019daki Max Planck \u0130mm\u00fcnobiyoloji ve Epigenetik Enstit\u00fcs\u00fc\u2019nde, Iovino ve ekibi, epigenetik modifikasyonlar\u0131n anneden embriyoya nas\u0131l aktar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ke\u015ffetmek i\u00e7in meyve sineklerini kulland\u0131. Tak\u0131m, ayn\u0131 zamanda insanlarda da bulunabilen H3K27me3 ad\u0131ndaki belli bir modifikasyona odakland\u0131. Bu modifikasyon, h\u00fccre n\u00fckleusundaki DNA\u2019n\u0131n paketlenmesi olan kromatini ayarl\u0131yor ve \u00e7o\u011funlukla gen ifadesinin bask\u0131lanmas\u0131yla ili\u015fkilendiriliyor.<\/p>\n<p>Max Planck ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131, annenin yumurtas\u0131ndaki kromatin DNA\u2019ya iz b\u0131rakan H3K27me3 modifikasyonlar\u0131n\u0131n, di\u011fer epigenetik i\u015faretlerin silinmesine ra\u011fmen, d\u00f6llenmeden sonra h\u00e2l\u00e2 embriyoda mevcut oldu\u011funu ke\u015ffetti. \u201cBu da annenin epigenetik i\u015faretlerini yavrusuna ge\u00e7irdi\u011fini g\u00f6steriyor. Fakat bu i\u015faretlerin embriyoda \u00f6nemli bir i\u015flev g\u00f6r\u00fcp g\u00f6rmedi\u011fiyle de ilgileniyoruz\u201d \u015feklinde a\u00e7\u0131kl\u0131yor \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n ilk yazar\u0131 Fides Zenk.<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar meyve sinekleri \u00fczerinde, H3K27me3 i\u015faretlemelerine yer veren enzimi sinekten ay\u0131rmak i\u00e7in \u00e7e\u015fitli genetik ara\u00e7lar kulland\u0131 ve erken geli\u015fme evresinde H3K27me3\u2019si olmayan embriyolar\u0131n, embriyogenezin sonuna de\u011fin geli\u015femedi\u011fini ke\u015ffetti. \u201c\u00dcreme esnas\u0131nda, epigenetik bilginin bir jenerasyondan \u00f6b\u00fcr\u00fcne aktar\u0131lmas\u0131ndan ziyade, embriyonun geli\u015fimi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da \u00f6nem arz etti\u011fi ortaya \u00e7\u0131kt\u0131,\u201d diyor Nicola Iovino.<\/p>\n<p>Embriyolara daha yak\u0131ndan bakt\u0131klar\u0131nda tak\u0131m, erken embriyogenez evresinde normalde pasif halde bulunan birka\u00e7 \u00f6nemli geli\u015fimsel genin, H3K27me3 olmadan embriyoda aktif hale geldi\u011fini g\u00f6rd\u00fc. \u201cBu genlerin, geli\u015fim s\u0131ras\u0131nda olmas\u0131 gerekenden erken aktif hale getirilmesinin embriyogenezi bozdu\u011fu ve sonunda embriyonun \u00f6lmesine yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fck. \u00d6yle ki, adeta, bu aktar\u0131lan epigenetik bilgi, i\u015fleme ve embriyonun genetik kodunun do\u011fru girilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan gerekli,\u201d \u015feklinde a\u00e7\u0131kl\u0131yor Fides Zenk.<\/p>\n<p><strong>Kal\u0131t\u0131m teorisi ve insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00f6stergeler<\/strong><\/p>\n<p>Max Planck Enstit\u00fcs\u00fc ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131nca yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n sonu\u00e7lar\u0131, ileriye y\u00f6nelik \u00f6nemli bir ad\u0131m ve aktar\u0131lan epigenetik bilginin biyolojik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriyor. Bu bilgiler bize yaln\u0131zca, sineklerdeki epigenetik modifikasyonun jenerasyonlar aras\u0131nda aktar\u0131labildi\u011fini g\u00f6stermiyor; ayn\u0131 zamanda, anneden aktar\u0131lan epigenetik i\u015faretlerin, erken embriyogenezin karma\u015f\u0131k s\u00fcreci esnas\u0131nda gen aktivasyonunu kontrol etmek a\u00e7\u0131s\u0131nda ince ayarlanm\u0131\u015f bir mekanizma oldu\u011funu a\u00e7\u0131kl\u0131yor.<\/p>\n<p>Freiburg\u2019daki uluslararas\u0131 tak\u0131m, bulgular\u0131n\u0131n geni\u015f \u00e7apl\u0131 g\u00f6stergeleri oldu\u011fu konusunda ikna olmu\u015f vaziyette. \u201c\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131z, ebeveynlerimizden genlerden \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6steriyor. Bize \u00f6yle geliyor ki, \u00e7evremiz ve bireysel ya\u015fam tarz\u0131m\u0131zdan etkilenebilen, ince ayarlanm\u0131\u015f oldu\u011fu kadar \u00f6nemli de olan bir gen d\u00fczenleme i\u015fleyi\u015fine sahibiz. Bu veriler, en az\u0131ndan baz\u0131 durumlarda, edinilmi\u015f \u00e7evresel adaptasyonlar\u0131n, germ hatt\u0131 yoluyla yavruya ge\u00e7ebildi\u011finin g\u00f6zlemlenmesi i\u00e7in yeni alanlar sa\u011fl\u0131yor. Dahas\u0131, epigenetik mekanizmalar\u0131n i\u015flevinin bozulmas\u0131 kanser, diyabet ve otoimm\u00fcn rahats\u0131zl\u0131klar\u0131 gibi hastal\u0131klara yol a\u00e7abildi\u011finden, bu yeni bulgular insan sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ipu\u00e7lar\u0131 ta\u015f\u0131yor olabilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Genlerimizin toplam\u0131ndan \u00e7ok daha fazlas\u0131y\u0131z. Beslenme al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131, hastal\u0131k ya da ya\u015fam tarz\u0131m\u0131z gibi \u00e7evresel ipu\u00e7lar\u0131yla \u015fekillenen epigenetik mekanizmalar, genleri aktif hale getirme ya da etkisiz k\u0131lma a\u00e7\u0131s\u0131ndan DNA\u2019n\u0131n d\u00fczenlenmesinde \u00f6nemli bir rol oynuyor. Ya\u015fam boyu biriken epigenetik modifikasyonlar\u0131n, jenerasyon engelini a\u015f\u0131p da \u00e7ocu\u011fa, hatta toruna aktar\u0131l\u0131p aktar\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 konusu uzun zamand\u0131r g\u00fcndemde. \u015eimdilerde, Freiburg\u2019daki Max Planck [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":879,"featured_media":13130,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[1125,19,21],"tags":[197,272,431,292,627],"class_list":["post-13129","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-162-sayi","category-bilim-gundemi","category-biyoloji","tag-biyoloji","tag-dna","tag-gen","tag-genetik","tag-kalitim"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/13129","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/879"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=13129"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/13129\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/13130"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=13129"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=13129"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=13129"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}