{"id":13977,"date":"2017-02-01T12:47:15","date_gmt":"2017-02-01T09:47:15","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=13977"},"modified":"2018-02-12T12:41:45","modified_gmt":"2018-02-12T09:41:45","slug":"gormenin-ideolojisi-ve-john-berger","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2017\/02\/01\/gormenin-ideolojisi-ve-john-berger","title":{"rendered":"G\u00f6rmenin ideolojisi ve John Berger"},"content":{"rendered":"<p>\u201cG\u00f6rme konu\u015fmadan \u00f6nce gelmi\u015ftir.<br \/>\n\u00c7ocuk konu\u015fmaya ba\u015flamadan \u00f6nce<br \/>\ntan\u0131may\u0131 \u00f6\u011frenir.\u201d<\/p>\n<p>John Berger\u2019i ge\u00e7en ay kaybettik. T\u00fcrkiyeli okurun \u00e7ok sevdi\u011fi bir yazard\u0131. Berger\u2019i bu kadar sevilen biri yapan elbette g\u00fc\u00e7l\u00fc kalemi, deneme dili ve romanlar\u0131yd\u0131. Oysa Berger daha \u00e7ok Yurdanur Salman\u2019\u0131n dilimize kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 efsanevi \u00a0\u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d kitab\u0131yla tan\u0131nd\u0131. Okur ona do\u011fru bu kitapla yolculuk etti. Defalarca T\u00fcrkiye\u2019yi ziyaret etmesi, \u015eeker Ahmet Pa\u015fa, Abidin Dino ya da Sel\u00e7uk Demirel gibi bizden sanat\u00e7\u0131lar \u00fczerine kalem oynatmas\u0131 onu bu topraklardan bir yazar yapm\u0131\u015ft\u0131 neredeyse. En son Roll dergisinde Y\u00fccel G\u00f6kt\u00fcrk\u2019\u00fcnyazarla yapt\u0131\u011f\u0131 s\u00f6yle\u015fi olan \u201c\u0130stanbul\u2019dan Gelen Telefon\u201d ile de buraya yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsam\u0131\u015ft\u0131k. Bir telefon mesafesi kadar bize yak\u0131n dostumuzdu. Ama en \u00e7ok\u00a0 \u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d kitab\u0131yla bilindi, okundu. Hatta bu ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n ayn\u0131 zamanda bir terim olarak yayg\u0131nla\u015fmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131.<\/p>\n<p>\u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d Berger\u2019in 1970\u2019li y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131nda Sven Blomberg, Cris Fox, Michael Dibb ve\u00a0 Richard Hollis ile birlikte BBC i\u00e7in haz\u0131rlad\u0131klar\u0131 d\u00f6rt b\u00f6l\u00fcml\u00fck bir belgeselin kitaba d\u00f6n\u00fc\u015fmesiydi asl\u0131nda. Kolay anla\u015f\u0131l\u0131r dili, k\u0131vrak ba\u011flant\u0131lar\u0131 ve \u00e7arp\u0131c\u0131 \u00f6rnekleriyle asl\u0131nda koskoca bir birikimi sunuyordu y\u00fcz\u00fc ve sesiyle. Belgeseli, daha \u00e7ok da kitab\u0131 bu kadar etkileyici yapan bug\u00fcne kadar akademide daha \u00e7ok uzmanlar aras\u0131 dola\u015f\u0131mda olan bir dili sindirip geni\u015f kitle-lere ula\u015ft\u0131rabilmesindeydi. Bu ger\u00e7ekten devrimci bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fc. Sanat tarihi, estetik ya da genel anlamda sanat felsefesi tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 daha \u00e7ok 18. y\u00fczy\u0131lda Romantizm ve de sonras\u0131 bir aral\u0131\u011fa bor\u00e7luyuz. Kant, Hegel, Schlegel Karde\u015fler, Lessing, Baumgarten gibi m\u00fcthi\u015f yo\u011fun bir hat Winkelmann \u00fczerinden modern sanat tarihinin temellerini at\u0131yordu. En genel anlamda Alman idealizmi dedi\u011fimiz bu zenginlik daha \u00f6nce Platon ve Aristotales\u2019ten Plotinus\u2019a, oradan orta\u00e7a\u011f kilise babalar\u0131na g\u00fczel, iyi, erdem, mimesis, tekne, poesis gibi gibi temel kavramlar \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f, R\u00f6nesans\u2019ta Alberti gibi isimler \u00fczerinden sanat\u00e7\u0131lar\u0131n biyografilerine kadar uzan\u0131vermi\u015fti. Daha \u00e7ok \u201cg\u00fczel nedir?\u201d\u00fczerinden geli\u015fen ve Grek referansl\u0131 m\u00fcthi\u015f bir zenginlikten bahsediyoruz; unutmayal\u0131m. G\u00fczel tart\u0131\u015fmas\u0131 Romantizmle, \u00f6zellikle Kant\u2019la beraber, kavrams\u0131zl\u0131k, nedeni kendi olan neden, \u00e7\u0131kars\u0131zl\u0131k ve Y\u00fcce \u00fczerine modern bir hatta evrilmi\u015fti. Arkas\u0131ndan Hegel sanat istencini tarihselle\u015ftiriveriyordu.\u00a0 Sembolik, Klasik evrelerden sonra gelen\u00a0 Romantik evre gibi.. Ya da mimari, heykel, resim, m\u00fczik, \u015fiir ve arkas\u0131ndan gelen sanat\u0131n sonu. Sanat eksik konu\u015fulan bir dil olarak geride kalacak ve\u00a0 \u0130dea kendini felsefede (ve de filozofta) ger\u00e7ekle\u015ftirecekti. B\u00fct\u00fcn bu debdebeli tarih yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda Erwin Panofsky, Heinrich W\u00f6lfflin gibi yazarlar ile bamba\u015fka tart\u0131\u015fmalara ve modernizmi anlamaya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcverdi. Klasik, Gotik, Barok, Rokoko ve 1870\u2019lerden sonra modernizmi anlamaya d\u00f6n\u00fck tutkulu bir u\u011fra\u015f oluverdi. Sonra Gombrich elbette\u2026 O \u201cSanat\u0131n \u00d6yk\u00fcs\u00fc\u201d adl\u0131 devasa \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla sanat tarihini bir best seller gibi geni\u015f kitlelere ula\u015ft\u0131rmay\u0131 ba\u015far\u0131vermi\u015fti.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte John Berger \u00e7ok iyi sindirdi\u011fi bu devasa birikimi s\u00fcz\u00fcp bamba\u015fka bir dil olu\u015fturuyordu kendine. Literat\u00fcr\u00fcn \u00f6n okuma gerektiren \u00e7etrefil dilini s\u00fcz\u00fcp, basitle\u015ftirmeden bir tv izleyicisine ula\u015fabilecek hale getirmeyi biliyordu. \u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d kitab\u0131n\u0131n di\u011fer devrimci y\u00f6n\u00fc ise anlat\u0131ma sinmi\u015f Marksizmdi. Kim bak\u0131yor? Nereye bak\u0131yor? Nas\u0131l bak\u0131yor? Hangi ara\u00e7larla bak\u0131yor? Bakan kim, bak\u0131lan kim? \u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bu sorular ayn\u0131 zamanda politikti. Berger yap\u0131tlar\u0131, d\u00f6nemleri ve \u00fcsluplar\u0131 okurken, s\u0131n\u0131f ili\u015fkilerini imgeler ve temsil ili\u015fkileri \u00fczerinden ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Bu yakla\u015f\u0131m ger\u00e7ekten yeniydi. Arnold Hauser\u2019in klasikle\u015fmi\u015f \u201cSanat\u0131n Toplumsal Tarihi\u201d kitab\u0131 ile iyice g\u00f6r\u00fcn\u00fcr olan bir okumay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiriyordu Berger.\u00a0 Resimlere, sanat yap\u0131tlar\u0131na sinmi\u015f, \u00f6rt\u00fck ideolojilerdi \u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d bir taraf\u0131yla. Berger 17. y\u00fczy\u0131l Hollanda resminin Hals, Rembrant gibi ustalar\u0131n\u0131 bir de bu g\u00f6zle yorumluyordu. G\u00fc\u00e7, iktidar, burjuvazinin s\u0131n\u0131fsal \u00f6zg\u00fcveni ve krizi. Yoksullar nas\u0131l temsil ediliyordu ya da m\u00fclkiyet? Ya da yap\u0131tlara sinmi\u015f cinsel bask\u0131c\u0131l\u0131k, erkek bak\u0131\u015f\u0131 ve de \u00f6zg\u00fcrle\u015fme s\u00f6ylemi. Yazar 1960 sonras\u0131 kuram\u0131n y\u00fckseli\u015finin ivmelendirdi\u011fi g\u00f6stergebilim, yap\u0131salc\u0131l\u0131k ve s\u00f6ylem analizini de ustaca yorumlar\u0131na sindirmeyi biliyordu. \u00d6rne\u011fin Hans Holbein\u2019in \u00fcnl\u00fc \u201cEl\u00e7iler\u201d tablosunu yorumlarken y\u00fckselen burjuvazinin \u00f6zg\u00fcvenini, her bir nesneye, haritalara, \u0130ran hal\u0131s\u0131na, bir k\u00fcreye sinmi\u015f s\u00f6m\u00fcrge ili\u015fkilerini de g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131l\u0131yordu. So\u011fuk bir uzakl\u0131kla bak\u0131lan \u201cyak\u0131nl\u0131k gibi\u201d\u2026 Fazla yakla\u015fma! Ya da yoksulla\u015fm\u0131\u015f ressam Frans Hals\u2019a yard\u0131m eden yoksullar evi y\u00f6neticilerinin y\u00fczlerindeki s\u0131n\u0131fsal \u00f6zg\u00fcveni ve de \u201conlara\u201d bakan yoksulun bak\u0131\u015f\u0131n\u0131\u2026\u00a0 Veya Gainsborough\u2019un 18. y\u00fczy\u0131lda resmetti\u011fi \u00fcnl\u00fc\u00a0 \u201cBay ve Bayan Andrews\u201d tablosunu aristokrasi ve\u00a0 toprak m\u00fclkiyeti ili\u015fkileri i\u00e7inde yorumlamas\u0131 izleyiciye farkl\u0131 bir g\u00f6rme bilinci veriyordu. Tabloda fig\u00fcrlerden sa\u011fa do\u011fru uzanan o geni\u015f topraklar\u2026 Peki Andrews\u2019lerin arazisinde k\u00f6yl\u00fclerin g\u00f6zleri neredeydi acaba?Berger sadece ge\u00e7mi\u015fi yorumlam\u0131yordu, \u015fim\u015fek h\u0131z\u0131yla kurdu\u011fu ili\u015fkiler- le g\u00fcn\u00fcm\u00fcz reklamlar\u0131na s\u0131\u00e7r\u0131yor, medya s\u00f6ylemine sinmi\u015f s\u0131n\u0131fsal ili\u015fkileri ve cinsiyet\u00e7i bak\u0131\u015f\u0131 da de\u015fifre etmeyi biliyordu. B\u00fct\u00fcn bu zenginlikleriyle\u00a0 \u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d kitab\u0131 daha \u00e7ok 1990 sonras\u0131 yayg\u0131nla\u015facak g\u00f6rsel k\u00fclt\u00fcr, g\u00f6rsel ideoloji, s\u00f6ylem analizi ve k\u00fclt\u00fcrel \u00e7al\u0131\u015fmalar alanlar\u0131 i\u00e7in \u00f6nc\u00fc bir rol \u00fcstlenecekti.John Berger ve \u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d bug\u00fcn de her sayfas\u0131nda ve okurunda ayn\u0131 \u00f6nc\u00fc rol\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor.<\/p>\n<blockquote class=\"td_quote_box td_box_center\"><p><strong>John Berger<\/strong><\/p>\n<p>John Berger 1926\u2019da Londra\u2019da do\u011fdu. \u0130ngilizce yazan en etkili sanat ele\u015ftirmenlerinden biri olan Berger, ayr\u0131ca senaryo yazar\u0131, romanc\u0131, belgesel yazar\u0131 ve ressam olarak da tan\u0131n\u0131yor. 1940\u2019lar\u0131n sonunda Londra\u2019da<\/p>\n<p>\u00e7e\u015fitli galerilerde sergiler a\u00e7t\u0131. Bu d\u00f6nemde Kom\u00fcnist Partisi ile yak\u0131n ili\u015fki kurdu, sol-kanat haftal\u0131k dergi Tribune i\u00e7in makaleler yazd\u0131. 1948-55 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda resim \u00f6\u011fretirken sanat ele\u015ftirmeni oldu ve 1951\u2019den itibaren New Statesman i\u00e7in on y\u0131l boyunca sanat ele\u015ftirileri yazd\u0131. \u0130lk roman\u0131 1958\u2019de yay\u0131mlanan Zaman\u0131m\u0131z\u0131n Bir Ressam\u0131\u2019d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>T\u00fcrk\u00e7e\u2019de yay\u0131mlanm\u0131\u015f baz\u0131 eserleri:<\/strong><\/p>\n<p><strong>Kurgu<\/strong><\/p>\n<p>Zaman\u0131m\u0131z\u0131n Bir Ressam\u0131, 1958<\/p>\n<p>G., 1972<\/p>\n<p>Domuz Toprak, 1979<\/p>\n<p>Bir Zamanlar Europa\u2019da, 1987<\/p>\n<p>Leylak ve Bayrak, 1990<\/p>\n<p>D\u00fc\u011f\u00fcne, 1995<\/p>\n<p>Kral, 1999<\/p>\n<p>A\u2019dan X\u2019e, 2008<\/p>\n<p>K\u0131y\u0131daki Adam (Sel\u00e7uk Demirel ile birlikte), 2009<\/p>\n<p><strong>\u015eiir<\/strong><\/p>\n<p>G\u00f6ky\u00fcz\u00fc Mavi Siyah (\u015fiir), 2016<\/p>\n<p><strong>Di\u011fer<\/strong><\/p>\n<p>Picasso\u2019nun Ba\u015far\u0131s\u0131 ve Ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131, 1965<\/p>\n<p>Talihli Bir Adam (Jean Mohr ile birlikte), 1967<\/p>\n<p>Sanat ve Devrim, 1969<\/p>\n<p>G\u00f6rme Bi\u00e7imleri, 1972<\/p>\n<p>Yedinci Adam (Jean Mohr ile birlikte), 1975<\/p>\n<p>2000 Y\u0131l\u0131nda 25 Ya\u015f\u0131na Basacak Olan Yunus, 1976<\/p>\n<p>Anlatman\u0131n Ba\u015fka Bir Bi\u00e7imi (Jean Mohr ile birlikte), 1982<\/p>\n<p>Ve Y\u00fczlerimiz, Kalbim, Foto\u011fraflar Kadar K\u0131sa \u00d6m\u00fcrl\u00fc, 1984<\/p>\n<p>O Ana Adanm\u0131\u015f, 1988<\/p>\n<p>G\u00f6rme Duyusu, 1993<\/p>\n<p>Fotokopiler,1996<\/p>\n<p>\u015eiirin Saati, 1998<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcn\u00fcre Dair K\u00fc\u00e7\u00fck Bir Teoriye Do\u011fru Ad\u0131mlar, 1999<\/p>\n<p>Bulu\u015ftu\u011fumuz Yer Buras\u0131, 2005<\/p>\n<p>K\u0131ymetini Bil Her\u015feyin,2007<\/p>\n<p>Bento\u2019nun Eskiz Defteri, 2011<\/p>\n<p>Katarakt ( Sel\u00e7uk Demirel ile birlikte), 2012<\/p>\n<p>Bir Foto\u011fraf\u0131 Anlamak, 2013<\/p>\n<p>U\u00e7u\u015fan Etekler, 2014<\/p>\n<p>\u0130stanbul\u2019dan Gelen Telefon, 2016<\/p>\n<p>Ho\u015fbe\u015f , 2016<\/p>\n<p>Duman, 2016<\/p><\/blockquote>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u201cG\u00f6rme konu\u015fmadan \u00f6nce gelmi\u015ftir. \u00c7ocuk konu\u015fmaya ba\u015flamadan \u00f6nce tan\u0131may\u0131 \u00f6\u011frenir.\u201d John Berger\u2019i ge\u00e7en ay kaybettik. T\u00fcrkiyeli okurun \u00e7ok sevdi\u011fi bir yazard\u0131. Berger\u2019i bu kadar sevilen biri yapan elbette g\u00fc\u00e7l\u00fc kalemi, deneme dili ve romanlar\u0131yd\u0131. Oysa Berger daha \u00e7ok Yurdanur Salman\u2019\u0131n dilimize kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 efsanevi \u00a0\u201cG\u00f6rme Bi\u00e7imleri\u201d kitab\u0131yla tan\u0131nd\u0131. Okur ona do\u011fru bu kitapla yolculuk etti. Defalarca [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":739,"featured_media":13978,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[193,513],"tags":[1578,1579,210,1580],"class_list":["post-13977","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-156-sayi","category-kitapcil","tag-gorme","tag-ideoloji","tag-kitap","tag-literatur"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/13977","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/739"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=13977"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/13977\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/13978"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=13977"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=13977"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=13977"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}