{"id":16008,"date":"2016-03-01T15:16:50","date_gmt":"2016-03-01T13:16:50","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=16008"},"modified":"2018-01-05T15:32:18","modified_gmt":"2018-01-05T12:32:18","slug":"irksal-farkliliklar-mi-evrimsel-adaptasyonlar-mi-neden-cesitliyiz-ne-kadar-cesitliyiz","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2016\/03\/01\/irksal-farkliliklar-mi-evrimsel-adaptasyonlar-mi-neden-cesitliyiz-ne-kadar-cesitliyiz","title":{"rendered":"Irksal farkl\u0131l\u0131klar m\u0131, evrimsel adaptasyonlar m\u0131?\u00a0Neden \u00e7e\u015fitliyiz, ne kadar \u00e7e\u015fitliyiz?"},"content":{"rendered":"<p><em>20-25 bin gene sahip olsak da, hepimiz y\u00fczde 99,9 oran\u0131nda genetik olarak benzeriz. Yani k\u00fcresel bir felaket sonucunda d\u00fcnyada sadece \u0130stanbul\u2019un Anadolu yakas\u0131nda ya\u015fayan insanlar hayatta kalsa bile t\u00fcr\u00fcm\u00fcze ait genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin neredeyse hepsi korunacakt\u0131r. Gelecekte yeni t\u00fcr \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131klar \u00e7\u0131ksa bile, genetik ve antropolojiden destek bulamayacak. Aksine bunu durduracak iki g\u00fc\u00e7l\u00fc dayanak modern genetik ve antropoloji olacak. <\/em><\/p>\n<blockquote class=\"td_quote_box td_box_center\">\n<figure id=\"attachment_16009\" aria-describedby=\"caption-attachment-16009\" style=\"width: 206px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-16009 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-kitap-206x300.jpg\" alt=\"\" width=\"206\" height=\"300\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16009\" class=\"wp-caption-text\">Bar\u0131\u015f \u00d6zener, \u201c\u0130nsan \u00c7e\u015fitlili\u011fi: Irksal Farkl\u0131l\u0131klar m\u0131, Evrimsel Adaptasyonlar m\u0131?\u201d, Evrensel Bas\u0131m Yay\u0131n, Ocak 2016.<\/figcaption><\/figure>\n<p><strong>Sunu\u015f<\/strong><\/p>\n<p>Do\u00e7. Dr. Bar\u0131\u015f \u00d6zener\u2019in \u201c\u0130nsan \u00c7e\u015fitlili\u011fi: Irksal Farkl\u0131l\u0131klar m\u0131, Evrimsel Adaptasyonlar m\u0131?\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir kitab\u0131 yay\u0131mland\u0131 (Evrensel Bas\u0131m Yay\u0131n, Ocak 2016). Bu konuda \u00e7eviri kitaplar mevcut, ayr\u0131ca T\u00fcrkiye\u2019de \u00e7e\u015fitli dergilerde (<em>Bilim ve Gelecek<\/em>\u2019te de) konu ile ilgili yay\u0131nlar yap\u0131ld\u0131. Fakat ilk kez T\u00fcrkiyeli bir biliminsan\u0131 sorunu bir kitap boyutunda ele al\u0131yor. G\u00fcncel tart\u0131\u015fmalar\u0131 da i\u00e7eren, hatta politik yans\u0131malar\u0131 da olan bir \u00e7er\u00e7eveye sahip oldu\u011fu i\u00e7in kitab\u0131n konular\u0131n\u0131 dergimizde geni\u015f\u00e7e yans\u0131tmak istedik.<\/p>\n<p>1975 Ankara do\u011fumlu Bar\u0131\u015f \u00d6zener, lisans e\u011fitimini Ankara \u00dcniversitesi Dil ve Tarih-Co\u011frafya Fak\u00fcltesi Fiziki Antropoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fcnde tamamlad\u0131. Y\u00fcksek lisans\u0131n\u0131 ayn\u0131 b\u00f6l\u00fcmde, doktora e\u011fitimini ise Hacettepe \u00dcniversitesi\u2019nde yapt\u0131. Ba\u015fkent \u00dcniversitesi T\u0131p Fak\u00fcltesi Anatomi Anabilim Dal\u0131nda ve Cumhuriyet \u00dcniversitesi Antropoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fcnde g\u00f6rev yapt\u0131ktan sonra, \u0130stanbul \u00dcniversitesi Antropoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fc\u2019nde do\u00e7ent olarak g\u00f6revini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. \u00c7al\u0131\u015fma alan\u0131, insan\u0131n fiziksel ve biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011fi ile insan davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n evrimi \u00fczerine.<\/p>\n<p>\u00d6zener ile yeni \u00e7\u0131kan kitab\u0131ndan yola \u00e7\u0131karak, \u0131rk kavram\u0131n\u0131n nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz bilim \u00e7evreleri taraf\u0131ndan art\u0131k neden terk edildi\u011fi, insan \u00e7e\u015fitlili\u011finin evrimsel mekanizmalar\u0131, kan gruplar\u0131, etnisite gibi kavramlar\u0131n ne oldu\u011fu gibi konularda bir s\u00f6yle\u015fi ger\u00e7ekle\u015ftirdik.<\/p><\/blockquote>\n<p><strong>Antropolojik \u2018\u0131rk\u2019 kavram\u0131 nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131kt\u0131?<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; Son y\u0131llara kadar biyologlar ve antropologlar aras\u0131nda \u201cinsan \u0131rklar\u0131\u201d kavram\u0131 tart\u0131\u015fmas\u0131z kabul ediliyor ve kullan\u0131l\u0131yordu. Hatta h\u00e2l\u00e2 kullananlar var. \u201cIrk\u201d kavram\u0131 nas\u0131l ve neden ortaya \u00e7\u0131kt\u0131? Bu bilimciler \u201c\u0131rk\u201d derken neyi kastediyorlard\u0131, \u201c\u0131rklar\u0131\u201d birbirinden nas\u0131l ay\u0131r\u0131yorlard\u0131? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Asl\u0131nda ilk olarak Ortado\u011fu dillerinden Bat\u0131 dillerine ge\u00e7mi\u015f olan \u0131rk (race) kavram\u0131, hayvanlarda ayn\u0131 atadan gelen d\u00f6lleri ifade etmek i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Etimolojik a\u00e7\u0131dan bu kavram\u0131n ne zaman ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir kenara b\u0131rakacak olursak; insan topluluklar\u0131n\u0131n renk, miza\u00e7, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f gibi \u00f6zelliklerine g\u00f6re s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya ili\u015fkin bilinen ilk tarihi \u00f6rnekler Eski M\u0131s\u0131r, Yunan, \u00c7in ve Roma d\u00f6nemine kadar gidiyor. M\u0131s\u0131rl\u0131lar deri rengini temel alarak insanlar\u0131 d\u00f6rt gruba ay\u0131rm\u0131\u015flar ve kendilerini koyu k\u0131rm\u0131z\u0131 renkli \u00fcst\u00fcn bir topluluk olarak tasvir etmi\u015fler. Ancak bu giri\u015fimlerin daha \u00e7ok etnosantrik tepkiler oldu\u011funu belirtmekte yarar var. Yani kendilerinden olmayan rakip toplumlara kar\u015f\u0131 geli\u015ftirilen korumac\u0131 bir refleksin \u00fcr\u00fcn\u00fc bunlar.<\/p>\n<p>Irk kavram\u0131n\u0131n antropolojik anlamda ilk kullan\u0131m\u0131n\u0131n co\u011frafi ke\u015fifler \u00e7a\u011f\u0131 sonras\u0131nda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. Avrupal\u0131lar d\u00fcnyan\u0131n geri kalan b\u00f6lgelerini ke\u015ffettik\u00e7e, farkl\u0131 g\u00f6r\u00fcnen ve kendilerinden farkl\u0131 geleneklere sahip insan topluluklar\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131lar. Kafalar\u0131n\u0131 s\u00fcrekli me\u015fgul eden soru; farkl\u0131 \u0131rklar ya da t\u00fcrler olarak tasvir ettikleri bu toplumlar\u0131n neden \u201cvah\u015fi\u201d olduklar\u0131, Avrupal\u0131lar\u0131n ise neden bu derece \u201cmedeni\u201d oldu\u011fuydu.<\/p>\n<p>D\u00f6nemin d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve politikac\u0131lar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011fu, s\u00f6z konusu farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n do\u011fal, de\u011fi\u015fmez ve insanl\u0131\u011f\u0131n k\u00f6keni kadar eski oldu\u011funa inanmaktayd\u0131. 19. y\u00fczy\u0131la gelindi\u011finde \u0131rk kavram\u0131 kolonyalist Avrupa\u2019n\u0131n politikac\u0131lar\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin s\u00f6m\u00fcrgecilik ve k\u00f6leli\u011fi me\u015frula\u015ft\u0131rmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 sosyopolitik bir kavram olarak kalmad\u0131, bilim de g\u00f6reve \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131. K\u00f6lelik ve s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin kurumsalla\u015fmas\u0131, \u0131rk kavram\u0131n\u0131n sadece politikan\u0131n de\u011fil, bilimin de onay\u0131n\u0131 almas\u0131 ile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. Avrupa merkezli \u0131rk ve \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bilimselle\u015ftirilmesi g\u00f6revi adeta antropo-sosyolojiden kopar\u0131larak \u00fcretilen bir bilime, fiziki antropolojiye verildi. \u0130\u015fte bu tarihten itibaren \u201c\u0131rk\u201d kavram\u0131n\u0131n art\u0131k -s\u00f6zde- bilimsel anlam\u0131yla kullan\u0131lmaya ba\u015fland\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. B\u00f6ylelikle ba\u015fta kafatas\u0131 \u015fekli olmak \u00fczere non-adaptif oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen -burun \u015fekli, g\u00f6z \u015fekli, deri rengi, dudak \u015fekli gibi- bir\u00e7ok fiziksel \u00f6zellik kullan\u0131larak \u00e7ok say\u0131da \u0131rksal s\u0131n\u0131fland\u0131rman\u0131n yap\u0131laca\u011f\u0131 bir d\u00f6nem ba\u015flam\u0131\u015f oldu.<\/p>\n<figure id=\"attachment_16011\" aria-describedby=\"caption-attachment-16011\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16011\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-1-300x226.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"226\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-1.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-1-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-1-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-1-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-1-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16011\" class=\"wp-caption-text\">\u2018Irk\u2019 kavram\u0131 ve buna ba\u011fl\u0131 bir hiyerar\u015fi \u00fcretilmesi, Avrupal\u0131lar\u0131n k\u00f6lelik ve s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi kurumsalla\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131n bir ihtiyac\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<\/figcaption><\/figure>\n<p><strong>S\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi ve k\u00f6leli\u011fi me\u015frula\u015ft\u0131rmak<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; \u201cIrk\u201d kavram\u0131 neden \u201c\u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011fa\u201d yol a\u00e7t\u0131? Biyolojik bir kavram nas\u0131l oldu da bir ideolojiye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Asl\u0131nda \u0131rk kavram\u0131 hayvanlar\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rmada kullan\u0131lan alt t\u00fcr kavram\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k geliyor. S\u0131n\u0131fland\u0131rma biliminde t\u00fcr d\u0131\u015f\u0131nda kalan -\u015fube, s\u0131n\u0131f, tak\u0131m gibi- basamaklar\u0131n t\u00fcm\u00fc s\u0131n\u0131rlar\u0131 belirsiz kategoriler. T\u00fcr kavram\u0131n\u0131n bile s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu hususunda derin \u015f\u00fcpheler var. Hele konu alt t\u00fcr, yani \u0131rk olunca i\u015fler daha da \u00e7\u0131kmaza giriyor. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde taksonomistlerin b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 hayvanlar\u0131 alt t\u00fcrler kapsam\u0131nda s\u0131n\u0131fland\u0131rman\u0131n \u00fcretken bir \u00e7aba olmad\u0131\u011f\u0131 konusunda hemfikirler. Dolay\u0131s\u0131yla \u0131rk kavram\u0131n\u0131n bilimsel taksonomide herhangi bir kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n oldu\u011funu art\u0131k tam anlam\u0131yla s\u00f6yleyemeyiz.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n karma\u015f\u0131k \u00e7e\u015fitlili\u011fini ayr\u0131 ve \u00f6rt\u00fc\u015fmeyen gruplar temelinde s\u0131n\u0131flama, derecelendirme ve \u0131rk olarak adland\u0131r\u0131lan paketlere s\u0131\u011fd\u0131rma e\u011filimi, 18. ve 19. y\u00fczy\u0131lda biyoloji bilimindeki taksonomik yakla\u015f\u0131m\u0131n h\u00e2kim oldu\u011fu d\u00f6neme kar\u015f\u0131l\u0131k geliyor. Canl\u0131 d\u00fcnyay\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rmak i\u00e7in birbiriyle yar\u0131\u015f halinde olan bilim d\u00fcnyas\u0131 neden kendi t\u00fcr\u00fcn\u00fc de s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131n ki?<\/p>\n<p>Bu konudaki ilk -iyi niyetli- bilimsel giri\u015fim taksonominin babas\u0131 olarak an\u0131lan Carolus Linne\u2019ye aitti. Linne insan t\u00fcr\u00fcn\u00fc d\u00f6rt alt t\u00fcre ay\u0131rm\u0131\u015f, ancak bunu yaparken gruplar aras\u0131nda herhangi bir \u00fcst\u00fcnl\u00fck hiyerar\u015fisi tan\u0131mlamam\u0131\u015ft\u0131. Ancak \u00f6\u011frencisi ve fiziki antropolojinin kurucusu Blumenbach, Linne\u2019nin s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131n\u0131 beyaz Avrupal\u0131lar\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc vurgulayan hiyerar\u015fik modele ta\u015f\u0131yan ki\u015fi oldu.<\/p>\n<p>Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn takip\u00e7ileri Louis Agassiz, Samuel Morton, George Gliddon ve Josiah Clark Nott idi. Bu d\u00f6rt kafadar hararetle \u0131rklar\u0131n ayr\u0131 t\u00fcrler olarak d\u00fcnyan\u0131n farkl\u0131 b\u00f6lgelerinde yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve tarih boyunca hi\u00e7 de\u011fi\u015fmediklerini iddia ettiler. Beyaz Avrupal\u0131lar\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, siyahi Afrikal\u0131lar\u0131n ise Blumenbach\u2019\u0131n tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 be\u015f temel \u0131rk i\u00e7indeki en a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k \u0131rk oldu\u011funu her f\u0131rsatta vurgulad\u0131lar. Asl\u0131nda arkalar\u0131nda aristokrat s\u0131n\u0131f\u0131n ve politikac\u0131lar\u0131n yer ald\u0131\u011f\u0131 bu iddialar\u0131n temel hedefi ayn\u0131yd\u0131; s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi ve k\u00f6leli\u011fi me\u015frula\u015ft\u0131rmak.<\/p>\n<p><strong>T\u00fcrkiye\u2019de fiziki antropolojinin misyonu ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde durum<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; T\u00fcrkiye fiziki antropoloji tarihinde \u00f6zellikle antropologlar taraf\u0131ndan \u201cbilimsel \u0131rk ve \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k\u201d \u00f6rnekleri var m\u0131d\u0131r, varsa nelerdir? Almanya\u2019da fiziki antropoloji temelli bilimsel \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n T\u00fcrkiye\u2019de herhangi bir yans\u0131mas\u0131 olmu\u015f mudur? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Ba\u015fta Almanya ve Fransa olmak \u00fczere ulus devletlere d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f Bat\u0131l\u0131 toplumlarda d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecinde fiziki antropoloji neye hizmet etmi\u015fse, T\u00fcrkiye Cumhuriyetinin \u201culus kimlik\u201d olu\u015fturma \u00e7abas\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde de fiziki antropoloji bilimi ayn\u0131 \u015feye hizmet etmi\u015ftir. Bunu anlamak i\u00e7in antropolojinin T\u00fcrkiye \u00f6zelinde kurulu\u015f s\u00fcre\u00e7lerine odaklanmak gerekli. Farkl\u0131 halklardan olu\u015fan Anadolu\u2019dan bir ulus devlet yaratabilmek i\u00e7in, \u00f6ncelikle \u00f6zg\u00fcn bir kimlik olu\u015fturulmas\u0131 gerekliydi. \u0130\u015fte tam bu s\u0131rada antropolojinin Bat\u0131\u2019da devam eden tarihsel misyonuna ihtiya\u00e7 vard\u0131.<\/p>\n<p>Antropoloji T\u00fcrkiye\u2019de 1925 y\u0131l\u0131nda \u0130stanbul Dar\u00fclf\u00fcnunu T\u0131p Fak\u00fcltesi\u2019nde T\u00fcrkiye Antropoloji Tetkikat Merkezi ad\u0131yla kuruldu. Sonras\u0131nda ise bu merkez Ankara Dil ve Tarih-Co\u011frafya Fak\u00fcltesi\u2019ne ta\u015f\u0131narak Antropoloji K\u00fcrs\u00fcs\u00fc ad\u0131 alt\u0131nda yap\u0131land\u0131. Bu s\u00fcre\u00e7te antropoloji e\u011fitimi almalar\u0131 amac\u0131yla d\u00f6nemin \u201cse\u00e7kin\u201d biliminsanlar\u0131 Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn emriyle Amerika\u2019ya ve Avrupa\u2019ya g\u00f6nderildi. Ama\u00e7 belliydi asl\u0131nda: T\u00fcrklerin sar\u0131 \u0131rka mensup ikinci s\u0131n\u0131f bir \u0131rk oldu\u011fu \u015feklindeki Avrupal\u0131 antropologlar\u0131n iddialar\u0131n\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fctmek.<\/p>\n<p>Sonras\u0131nda \u00e7ok say\u0131da v\u00fccut ve kafatas\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fcne dayal\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bunlardan en \u00fcnl\u00fcs\u00fc, ayn\u0131 zamanda Afet \u0130nan\u2019\u0131n da doktora tezi olan ve \u00fclke genelini kapsayan antropometrik bir \u00e7al\u0131\u015fma. Dan\u0131\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 Eugene Pittard\u2019\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n ana hipotezi, T\u00fcrklerin brakisefal Alpin \u0131rk\u0131n\u0131n m\u00fckemmel temsilcileri oldu\u011funu g\u00f6stermekti.<\/p>\n<p>Fazla uzatmadan belirtmek gerekirse; antropolojinin Bat\u0131da sahip oldu\u011fu -d\u00f6nemin- o \u0131rk\u00e7\u0131 misyonunun, T\u00fcrkiye\u2019de antropolojinin kurulu\u015f s\u00fcre\u00e7lerinde de aynen var oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Ancak burada \u015fa\u015f\u0131lacak\/yad\u0131rganacak bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. 20 y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131na kadar fiziki antropolojinin evrensel misyonu zaten buydu. Peki neydi bu misyon? Her ulus devletin i\u00e7indeki bask\u0131n etnik grubun kendi -s\u00f6zde- \u0131rksal \u00fcst\u00fcnl\u00fcklerine dair bilimsel ve nesnel dayanaklar olu\u015fturmak.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Sherwood Washburn\u2019un 1951 y\u0131l\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 Yeni Fiziki Antropoloji Manifestosundan s\u00f6z ediyorsunuz. T\u00fcrkiye ne zaman bu yeni fiziki antropoloji metodolojisine ge\u00e7mi\u015ftir, Washburn\u2019un \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n T\u00fcrkiye\u2019de yans\u0131malar\u0131 olmu\u015f mudur? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Her ne kadar Washburn\u2019un Yeni Fiziki Antropoloji Manifestosu 1951\u2019de yay\u0131mlansa da, antropolojideki beklenen d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm Bat\u0131l\u0131 \u00fclkelerde \u00f6yle hemen ger\u00e7ekle\u015fmedi. Yeni yakla\u015f\u0131m\u0131 \u0131rk kavram\u0131 ba\u011flam\u0131nda ele al\u0131rsak; varl\u0131k nedeni \u0131rk tasnifleri yapmak olan fiziki antropolojinin \u0131rk kavram\u0131n\u0131 bu kadar kolay terk etmesini beklemek yanl\u0131\u015f olur. Bu s\u00fcre\u00e7 70\u2019lere kadar uzam\u0131\u015f ve ancak 80\u2019lerle birlikte Darwinci do\u011fal se\u00e7ilimle \u015fekillenen dinamik pop\u00fclasyon anlay\u0131\u015f\u0131, 19. y\u00fczy\u0131ldan kalan statik\/tipolojik \u0131rk anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n yerini alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<figure id=\"attachment_16012\" aria-describedby=\"caption-attachment-16012\" style=\"width: 225px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16012\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-2-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16012\" class=\"wp-caption-text\">Fiziki antropolojinin kurucusu Johann Blumenbach (1752-1840), beyaz Avrupal\u0131lar\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc vurgulayan hiyerar\u015fik modeli yaratt\u0131.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Bat\u0131l\u0131 \u00fclkelerde s\u00fcre\u00e7 bu \u015fekilde i\u015flerken, T\u00fcrkiye\u2019de bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn izlerine ne yaz\u0131k ki pek rastlam\u0131yoruz. Kuramsal ama\u00e7tan yoksun, varyasyon ve farkl\u0131l\u0131klar\u0131n basit tan\u0131m\u0131na dayanan, basit morfometrik \u00f6l\u00e7\u00fcmlerin temel metot oldu\u011fu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n yo\u011fun bi\u00e7imde yap\u0131lmaya devam etti\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Durum b\u00f6yle olunca \u00fclkemiz antropolojisinde ne yaz\u0131k ki arka planda varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 h\u00e2l\u00e2 s\u00fcrd\u00fcren bir \u0131rk anlay\u0131\u015f\u0131na tan\u0131k oluyoruz. Baz\u0131 antropologlar derslerinde ve kitaplar\u0131nda \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k kar\u015f\u0131t\u0131 arg\u00fcmanlar sunsalar da, \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k yapmadan \u0131rklar\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rman\u0131n do\u011fru bir yol oldu\u011fu konusunda h\u00e2l\u00e2 \u0131srarc\u0131lar.<\/p>\n<p>Bu antropologlar derslerinde ve kitaplar\u0131nda h\u00e2l\u00e2 Beyazlar, Siyahlar, Sar\u0131lar, Nordikler, Alpinler gibi modas\u0131 \u00e7oktan ge\u00e7mi\u015f kategorileri 1950\u2019lerdeki kaynaklara at\u0131fta bulunarak kullanmaktalar. Bununla da kalmay\u0131p, bu gruplar\u0131n kafatas\u0131 bi\u00e7iminden, burun \u015fekline kadar uzanan baz\u0131 \u00f6zelliklerini eski fiziki antropolojik yakla\u015f\u0131m do\u011frultusunda s\u0131ralamaktalar.<\/p>\n<p>Bu yakla\u015f\u0131m 1950\u2019lerde ortaya \u00e7\u0131kan Yeni Fiziki Antropoloji ak\u0131m\u0131n\u0131 ve klinal \u00e7e\u015fitlilik kavram\u0131n\u0131 yok saymak anlam\u0131na gelmektedir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde insan \u00e7e\u015fitlili\u011fi \u00fczerine yaz\u0131lm\u0131\u015f hi\u00e7bir kitapta ge\u00e7mi\u015fte yap\u0131lm\u0131\u015f \u0131rksal s\u0131n\u0131fland\u0131rma \u00f6rnekleri kullan\u0131lmazken, \u00fclkemizde antropologlar\u0131n bu \u00f6rnekleri h\u00e2l\u00e2 kullan\u0131yor olmas\u0131 antropoloji ad\u0131na \u00fcz\u00fcc\u00fc bir durumdur. Zaten kaleme ald\u0131\u011f\u0131m \u201c\u0130nsan \u00c7e\u015fitlili\u011fi\u201d kitab\u0131m\u0131 yazma ihtiyac\u0131 da bu nedenle ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p><strong>\u0130nsan \u00e7e\u015fitlili\u011fine neden olan genetik etmenler<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; Art\u0131k biliniyor ki, <em>Homo sapiens<\/em> d\u0131\u015f\u0131ndaki di\u011fer insan t\u00fcrleri yok oldu, hepimiz <em>Homo sapiens<\/em>iz. \u00d6te yandan \u201cAfrika-k\u00f6kenlilik\u201d \u015fu anda en ge\u00e7erli tez. Peki, insanlar neden bu kadar \u00e7e\u015fitli, bizi bu kadar \u00e7e\u015fitli yapan evrimsel mekanizmalar neler? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Di\u011fer t\u00fcrlerde oldu\u011fu gibi pop\u00fclasyon i\u00e7indeki ve pop\u00fclasyonlar aras\u0131ndaki \u00e7e\u015fitlili\u011fimizin temel nedeni evrimsel dinamiklerdir. Do\u011fal se\u00e7ilime dayal\u0131 evrim kuram\u0131, 1930\u2019lardan itibaren Mendel\u2019in kal\u0131t\u0131m kuram\u0131n\u0131n ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131n ke\u015ffi, modern molek\u00fcler biyoloji ve matematiksel pop\u00fclasyon geneti\u011fi sayesinde geli\u015ferek g\u00fc\u00e7lenip, Yeni Darwinizm, ya da Modern Sentez\/Sentetik Teori olarak isimlendirildi. Bu kuram \u00e7e\u015fitlili\u011fimizi anlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan kilit bir \u00f6neme sahiptir.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16013 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-3-300x225.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"225\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-3.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-3-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-3-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-3-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-3-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/>Mendel pop\u00fclasyonlar\u0131nda evrimin i\u015flemesi i\u00e7in gen havuzundaki \u00e7e\u015fitlili\u011fin y\u00fcksek miktarda olmas\u0131 gerekir. Di\u011fer bir ifadeyle genetik \u00e7e\u015fitlilik evrimin ana motorudur. Bu \u00e7e\u015fitlili\u011fe neden olan etmenler; mutasyonlar, rekombinasyonlar, crossing-over, gen ak\u0131\u015f\u0131 (g\u00f6\u00e7ler) ve genetik s\u00fcr\u00fcklenme olarak s\u0131ralanabilir. B\u00fct\u00fcn bunlar t\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn gen havuzunun s\u00fcrekli olarak \u00e7e\u015fitlenmesini ve b\u00f6ylelikle do\u011fal se\u00e7ilim i\u00e7in malzeme olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flar.<\/p>\n<p>Ancak son \u00e7al\u0131\u015fmalar insanlar aras\u0131nda g\u00f6zlenen bu \u00e7e\u015fitlili\u011fin genetik temelinin tahmin edilenden daha az oldu\u011funu g\u00f6stermekte. Modern genetik bize, insan ve \u015fempanze aras\u0131nda y\u00fczde 1-2 civar\u0131nda bir genetik farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n oldu\u011funu ve bu farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n yakla\u015f\u0131k 7 milyon y\u0131ll\u0131k bir s\u00fcre\u00e7te ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekte. Di\u011fer taraftan t\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn gen havuzu, yakla\u015f\u0131k 35 bin y\u0131l \u00f6nce anatomik olarak modern insan\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan bu yana pek fazla de\u011fi\u015fmemi\u015ftir. Yani bizler, \u00dcst Paleolitik avc\u0131-toplay\u0131c\u0131 atalar\u0131m\u0131zla genetik anlamda neredeyse ayn\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p><strong>Afrika k\u00f6kenlili\u011fin kan\u0131tlar\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; \u201cAfrika-k\u00f6kenlilik\u201d kan\u0131tlanm\u0131\u015f bir olgu mu, yoksa bilimsel bir tez mi? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131ndan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze dek anatomik a\u00e7\u0131dan modern insan\u0131n ne zaman ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 konusu paleoantropolojinin ana tart\u0131\u015fma eksenini olu\u015fturmu\u015ftur. \u0130ki rakip kuramdan en eskisine g\u00f6re modern insan birbirinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak Afrika, Asya ve Avrupa\u2019da ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7ok merkezli evrim kuram\u0131 olarak bilinen bu kuram\u0131n k\u00f6keni asl\u0131nda 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131ndaki \u0131rklar\u0131n k\u00f6keni \u00fczerinde yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalara kadar uzan\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu modelin en hararetli savunucular\u0131 John Relethford ve Milford Wolpoff\u2019dur.<\/p>\n<p>\u00c7ok merkezli model 1970\u2019lere kadar pek az paleoantropolog taraf\u0131ndan \u015f\u00fcpheyle kar\u015f\u0131lan\u0131yordu. Ancak yeni buluntular ve eski buluntular\u0131n tekrar yorumlanmas\u0131 sonucunda fosillerin anlatt\u0131\u011f\u0131 hik\u00e2yenin pek de b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Her \u015feyden \u00f6nce, modern insan\u0131n evrimi ayr\u0131 kollardan Afrika d\u0131\u015f\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015fse, bu s\u00fcreci temsil edecek hi\u00e7bir modern \u00f6rne\u011fin Afrika\u2019da bulunmamas\u0131 gerekliydi. Ancak Afrika\u2019dan ele ge\u00e7en alt ve orta Pleistosen insans\u0131lar\u0131na ait fosiller Asya ve Avrupa\u2019dan ele ge\u00e7en fosillere g\u00f6re \u00e7ok daha modern \u00f6zellikler ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>Afrika k\u00f6kenli oldu\u011fumuza ili\u015fkin ikinci \u00f6nemli kan\u0131t k\u00fcmesi ise genetik \u00e7al\u0131\u015fmalardan geliyor. California Berkeley \u00dcniversitesi\u2019nden molek\u00fcler biyologlar Rebeca Cann, Mark Stoneking ve Allan Wilson, 46\u2019s\u0131 Avrupa, Kuzey Afrika ve Yak\u0131ndo\u011fu\u2019dan, 20\u2019si Sahra alt\u0131 Afrika\u2019dan, 24\u2019\u00fc Asya\u2019dan, 26\u2019s\u0131 Yeni Gine\u2019den ve 21\u2019i Avustralya\u2019dan olmak \u00fczere toplam 147 kad\u0131na ait plasentadan elde ettikleri genetik malzemeyi incelediler ve \u00f6zellikle mitokondriyel DNA (mtDNA) \u00fczerine odakland\u0131lar.<\/p>\n<p>Daha h\u0131zl\u0131 mutasyon oran\u0131, mtDNA yard\u0131m\u0131yla yak\u0131n zamanda ger\u00e7ekle\u015fen ku\u015faklar aras\u0131 farkl\u0131la\u015fmalar\u0131n daha kolayca belirlenmesine yard\u0131mc\u0131 olur. Sadece di\u015fi soyundan kal\u0131t\u0131lmas\u0131 ise tekil evrim \u00e7izgisini takip etme avantaj\u0131 sunar. Di\u011fer taraftan \u00e7DNA\u2019s\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen mutasyonlar\u0131n bir\u00e7o\u011fu tamir edilirken, mtDNA\u2019larda mutasyon tamir mekanizmalar\u0131 kusursuz bi\u00e7imde \u00e7al\u0131\u015fmaz; bu nedenle ortaya \u00e7\u0131kan mutasyonlar\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 ku\u015faklar boyunca sabitlenir. \u00e7DNA\u2019s\u0131 erkek ve di\u015fiden yar\u0131 yar\u0131ya kal\u0131t\u0131l\u0131r, dolays\u0131yla evrim \u00e7izgisinin geriye do\u011fru takibi olduk\u00e7a zorla\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Californial\u0131 ekip, 147 modern insana ait mtDNA\u2019larda 33 farkl\u0131 varyasyonun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tespit etmi\u015fler, \u00f6rnekleri kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rabilmek i\u00e7in bir evrim a\u011fac\u0131 olu\u015fturmu\u015flard\u0131r. Afrika\u2019dan ba\u015flayan dallanma sonra iki gruba ayr\u0131lm\u0131\u015f ve birinci grup Afrika\u2019da kalm\u0131\u015ft\u0131r. Dikkat \u00e7ekici nokta, Afrika d\u0131\u015f\u0131nda kalan gruplar\u0131n ba\u015fka gruplara b\u00f6l\u00fcnmesidir. mtDNA i\u00e7indeki en belirgin \u00e7e\u015fitlilik ise Afrikal\u0131 grup i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Kuzey Afrika ve Sahra alt\u0131nda ya\u015fayan Afrikal\u0131 bireylerde g\u00f6zlenen bu y\u00fcksek \u00e7e\u015fitlilik, bu grubun daha uzun bir evrimsel ge\u00e7mi\u015fi oldu\u011fu anlam\u0131na gelir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_16014\" aria-describedby=\"caption-attachment-16014\" style=\"width: 225px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16014\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-4-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16014\" class=\"wp-caption-text\">1951 y\u0131l\u0131nda \u2018Yeni Fiziki Antropoloji Manifestosu\u2019nu kaleme alan Sherwood Washburn.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Cann ve arkada\u015flar\u0131 <em>Nature<\/em> dergisinde sunduklar\u0131 makalelerinde, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya\u015fayan her bireyin yakla\u015f\u0131k 200 bin y\u0131l \u00f6nce Sahra alt\u0131 Afrika\u2019da ya\u015fam\u0131\u015f bir kad\u0131n soyundan geldi\u011fini bilim d\u00fcnyas\u0131na duyurmu\u015flard\u0131r. Bu bireye Havva, hipotezlerine ise Mitokodriyel Havva Hipotezi ad\u0131n\u0131 vermi\u015flerdir. Her kad\u0131n\u0131n annesinden \u00f6d\u00fcn\u00e7 ald\u0131\u011f\u0131 mtDNA \u00fczerine kaz\u0131nm\u0131\u015f bu hik\u00e2ye, Havva soyundan gelenlerin yakla\u015f\u0131k 70 bin y\u0131l \u00f6nce Afrika\u2019dan kuzeye g\u00f6\u00e7 ederek Ortado\u011fu, Avrupa ve nihayetinde Uzak Do\u011fu\u2019ya yay\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 ve kendilerinden \u00f6nce Afrika\u2019y\u0131 terk etmi\u015f <em>Homo<\/em> ard\u0131llar\u0131n\u0131n yerini ald\u0131klar\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Gerek anatomik gerekse molek\u00fcler kan\u0131tlara dayanarak t\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn Afrika\u2019da ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ve k\u0131sa bir zaman aral\u0131\u011f\u0131nda d\u00fcnyan\u0131n geri kalan b\u00f6lgelerine yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hemen hemen b\u00fct\u00fcn uzmanlar taraf\u0131ndan kabul edilmektedir.<\/p>\n<p><strong>Neden farkl\u0131 kan gruplar\u0131 var?<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; Neden farkl\u0131 kan gruplar\u0131na sahibiz? Kan grubu nedir? \u201cKan gruplar\u0131n\u0131n evrimi\u201dni nas\u0131l a\u00e7\u0131klayabilirsiniz? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Kan grubunuz, kan\u0131n\u0131zda bulunan alyuvarlar\u0131n zarlar\u0131nda A ve B tipi proteinlerden hangisinin yer ald\u0131\u011f\u0131 ile ilgilidir. Alyuvarlar\u0131n\u0131z\u0131n zar\u0131nda yaln\u0131zca A tipi protein var ise kan grubunuz A, B tipi protein var ise B olacakt\u0131r. Her iki tip proteinin bulunmas\u0131 durumunda ise kan grubunuz AB olurken, 0 kan grubu alyuvarlar\u0131n\u0131z\u0131n \u00e7eperinde her iki proteinin de olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelir.<\/p>\n<p>ABO kan grubu, t\u00fcr\u00fcm\u00fczle beraber di\u011fer maymun t\u00fcrlerinde de vard\u0131r. Ancak genetik anlamda bize en yak\u0131n t\u00fcr olan \u015fempanzelerin tamam\u0131 A kan grubuna sahiptir. Bu bulgu, evrimin erken a\u015famalar\u0131nda t\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn temsilcilerinin A kan grubuna sahip olabilece\u011fi anlam\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p>Peki, di\u011fer kan gruplar\u0131 nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r? Enfeksiyon hastal\u0131klar\u0131n\u0131n yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131, kan grubu \u00e7e\u015fitlili\u011fi ile yak\u0131ndan ili\u015fkilidir. Baz\u0131 kan gruplar\u0131na sahip bireylerin \u00e7e\u015fitli hastal\u0131klara olan direnci farkl\u0131 olabilmektedir. \u0130lk kez 1917\u2019de kan grubu AB olan bireylerin verem hastal\u0131\u011f\u0131na daha duyarl\u0131 olduklar\u0131 g\u00f6zlenmi\u015ftir. A ya da AB kan grubundan olan bireyler, kan grubu 0 ya da B olanlara g\u00f6re \u00e7i\u00e7ek hastal\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 daha dayan\u0131ks\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>1965-1966 y\u0131llar\u0131nda Hindistan\u2019\u0131n k\u0131rsal b\u00f6lgelerinde ciddi bir \u00e7i\u00e7ek hastal\u0131\u011f\u0131 salg\u0131n\u0131 olmu\u015f ve n\u00fcfusun yar\u0131s\u0131na yak\u0131n\u0131 bu salg\u0131ndan dolay\u0131 telef olmu\u015ftur. Salg\u0131n s\u0131ras\u0131nda Alman epidemiyolog Vogel ve Hintli meslekta\u015f\u0131 Chakravartti Bihar, Bat\u0131 Bengal\u2019in k\u0131rsal b\u00f6lgelerinde \u00e7i\u00e7ek hastas\u0131 \u00e7ocuklar ve hasta olmayan karde\u015flerinden kan \u00f6rnekleri alarak test etmi\u015flerdir. Analizler sonucunda \u00e7i\u00e7ek vir\u00fcs\u00fc enfekte olmu\u015f 415 \u00e7ocu\u011fun A kan grubu alelini ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131, 154\u2019\u00fcnde ise bu alelin olmad\u0131\u011f\u0131, hastal\u0131k ta\u015f\u0131mayan 407 karde\u015f aras\u0131nda ise A alelini ta\u015f\u0131yanlar\u0131n sadece 80 ki\u015fi oldu\u011fu, geriye kalan 327\u2019sinde ise bu alelin olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu de\u011ferli ara\u015ft\u0131rman\u0131n bulgular\u0131 bize kan grubu A ya da AB olan bir ki\u015finin, kan grubu 0 ya da B olan bir ki\u015fiye g\u00f6re yedi kat daha y\u00fcksek oranda \u00e7i\u00e7ek hastal\u0131\u011f\u0131na yakalanma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak kan gruplar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitlenmesine, baz\u0131 kan gruplar\u0131n\u0131n baz\u0131 enfeksiyonlara kar\u015f\u0131 se\u00e7ilimsel avantaj sa\u011flamas\u0131n\u0131n neden oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz.<\/p>\n<p><strong>Uzak Do\u011fulular\u0131n deri rengi ve g\u00f6z yap\u0131s\u0131<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; Kitab\u0131n\u0131zda deri renginin evrimini ve \u00e7e\u015fitlili\u011fini tart\u0131\u015f\u0131rken siyah-beyaz fark\u0131 \u00fczerinde duruyorsunuz. Bir de eskiden \u201csar\u0131 \u0131rk\u201d diye tan\u0131mlanan, genellikle Uzak Do\u011fu\u2019da ya\u015fayan insanlar var. Bu insanlar\u0131n gerek deri rengi gerekse g\u00f6z yap\u0131s\u0131 (\u00e7ekik g\u00f6zl\u00fcl\u00fck) a\u00e7\u0131s\u0131ndan farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 nas\u0131l a\u00e7\u0131klayabilirsiniz? Uzak Do\u011fulular neden \u00e7ekik g\u00f6zl\u00fc? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Kitab\u0131mda vurgulad\u0131\u011f\u0131m \u00f6nemli noktalardan biri, deri renginin beyaz ya da siyah gibi kategorik bi\u00e7imde tan\u0131mlanamayaca\u011f\u0131d\u0131r. Antropolojik g\u00f6zlemler, deri renginin d\u00fcnya genelinde \u00e7ok a\u00e7\u0131ktan \u00e7ok koyuya kadar, da\u011f\u0131l\u0131m\u0131nda hi\u00e7bir bo\u015fluk olmaks\u0131z\u0131n \u00e7e\u015fitlilik g\u00f6sterdi\u011fini ortaya koyar. Ger\u00e7ekten de da\u011f\u0131l\u0131m o kadar bo\u015fluksuzdur ki, g\u00f6zlenen renk \u00e7e\u015fitlili\u011finin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 tespit etmek imk\u00e2ns\u0131z gibidir. Bu nedenle a\u00e7\u0131k renk tonlar\u0131na beyaz, koyu renk tonlar\u0131na ise siyah demek olduk\u00e7a hatal\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda \u00e7ok a\u00e7\u0131k ya da koyu da olsa pek az insan\u0131n ten rengi tam olarak beyaz ya da siyaht\u0131r. Siyah-beyaz gibi tan\u0131mlar gene hatal\u0131 bi\u00e7imde kafam\u0131zda yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z kategorik ifadelerdir. Benzer \u015fekilde, Uzak Do\u011fulu toplumlar\u0131n deri rengini sar\u0131 olarak ifade etmek de ayn\u0131 hataya d\u00fc\u015fmek anlam\u0131na geliyor.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan farkl\u0131 d\u00fczeylerde olmak \u00fczere Uzak Do\u011fulu toplumlar\u0131n g\u00f6z yap\u0131s\u0131n\u0131n kendine has \u00f6zellikleri oldu\u011fu do\u011frudur. \u00c7ekik g\u00f6zl\u00fcl\u00fck olarak ifade edilen bu durum, uzun zaman \u00f6nce bilimcilerin dikkatini \u00e7ekmi\u015ftir. Atalar\u0131m\u0131z 30-40 bin y\u0131l \u00f6nce Uzak Do\u011fu ve Asya k\u0131tas\u0131n\u0131n g\u00fcney k\u0131y\u0131lar\u0131na ula\u015ft\u0131klar\u0131nda, W\u00fcrm Buzul d\u00f6neminin dondurucu etkileri h\u00e2l\u00e2 devam etmekteydi. Bu d\u00f6nemde sert r\u00fczg\u00e2r ve kar f\u0131rt\u0131nalar\u0131n\u0131n h\u00e2kim oldu\u011fu Asya\u2019n\u0131n kuzey steplerine ula\u015ft\u0131ktan sonra baz\u0131 topluluklar bu sert iklim ko\u015fullar\u0131na kar\u015f\u0131 baz\u0131 adaptif \u00f6zellikler geli\u015ftirmi\u015f olmal\u0131d\u0131r. Bunlardan birisi, g\u00f6z\u00fc \u015fiddetli r\u00fczg\u00e2r ve kar f\u0131rt\u0131nas\u0131ndan koruyan mongol pilisi olarak da adland\u0131r\u0131lan g\u00f6z yap\u0131s\u0131d\u0131r. \u00dcst g\u00f6z kapa\u011f\u0131ndan alt g\u00f6z kapa\u011f\u0131na kadar uzanan perdemsi bu uzant\u0131, muhtemelen sert iklim ko\u015fullar\u0131na kar\u015f\u0131 bu b\u00f6lgelerde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f evrimsel bir adaptasyondur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_16017\" aria-describedby=\"caption-attachment-16017\" style=\"width: 225px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16017\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-7-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16017\" class=\"wp-caption-text\">Brezilyal\u0131 bir ailenin \u00fc\u00e7 ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131 i\u00e7eren bir tablo (Reden\u00e7ao do Can, 1895). Deri rengi giderek beyazla\u015f\u0131yor.<\/figcaption><\/figure>\n<p><strong>Art\u0131k insan \u00e7e\u015fitlili\u011fi kategorize edilmiyor<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; \u201cIrk\u201d kavram\u0131n\u0131n bilimsel olmad\u0131\u011f\u0131 art\u0131k biliniyor. Peki, modern antropoloji insan \u00e7e\u015fitlili\u011fini kategorize ediyor mu, s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131yor mu? Ediyorsa hangi k\u0131staslar kullan\u0131l\u0131yor? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; 19. y\u00fczy\u0131l boyunca ve 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131na kadar fiziki antropolojinin temel ilgi alan\u0131 \u0131rklar\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131 ve tasnifiydi. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ise biz fiziki antropologlar t\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn sahip oldu\u011fu klinal \u00e7e\u015fitlilikleri ve adaptasyonlar\u0131, evrimsel nedenleri ve sonu\u00e7lar\u0131na odaklanarak ele al\u0131yoruz. Dolay\u0131s\u0131yla pozitivist Bat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinin -temeli 19. y\u00fczy\u0131la dayanan- her \u015feyin \u00f6l\u00e7\u00fclebilece\u011fi ve tasnif edilebilece\u011fine y\u00f6nelik hastal\u0131kl\u0131 saplant\u0131s\u0131n\u0131n bir sonucu olan karma\u015f\u0131k insan \u00e7e\u015fitlili\u011fini s\u0131n\u0131flama, derecelendirme, basamak basamak y\u00fckselen bir merdivenmi\u015f gibi tan\u0131mlama gelene\u011fi \u00e7oktan terk edildi. Sonu\u00e7 olarak insan \u00e7e\u015fitli\u011fini s\u0131n\u0131fland\u0131rmak ve kategorize etmek art\u0131k fiziki antropologlar\u0131n ilgi alan\u0131na girmiyor.<\/p>\n<p><strong>Etnisite nedir?<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; \u201cEtnisite\u201d nedir? Biyolojik veya antropolojik bir kavram m\u0131d\u0131r? Etnik \u00e7e\u015fitlili\u011fin k\u00f6kenleri nelerdir? <\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Etnisiteyi, bir toplumda ya da belirli bir co\u011frafi b\u00f6lgede k\u00fclt\u00fcrel -ya\u015fam bi\u00e7imi, dinsel, dilsel- olarak kendisini di\u011ferlerinden ayr\u0131 g\u00f6ren, bununla birlikte di\u011ferleri taraf\u0131ndan da ayr\u0131 kabul edilen grup kimli\u011fi olarak kabul edilebiliriz. Harvard ve Princeton gibi Amerika\u2019n\u0131n se\u00e7kin \u00fcniversitelerinde \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f \u00fcnl\u00fc antropolog Ashley Montagu, 1945 y\u0131l\u0131nda \u0131rk kavram\u0131n\u0131n karma\u015f\u0131k insan \u00e7e\u015fitlili\u011fini a\u00e7\u0131klamakta yetersiz kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederek, ilk kez \u0131rk yerine etnik grup teriminin kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Tan\u0131m\u0131ndan da anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi etnisite, biyolojik olmaktan \u00e7ok k\u00fclt\u00fcrel k\u00f6kene i\u015faret etmektedir. Etnik \u00e7e\u015fitlili\u011fi bir \u00e7e\u015fit \u00e7ok k\u00fclt\u00fcrl\u00fcl\u00fck olarak da tan\u0131mlayabiliriz. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u00e7ok fazla biyolojik anlam i\u00e7ermeyen bu terim antropologlar taraf\u0131ndan \u0131rk kavram\u0131 yerine yayg\u0131n olarak kullan\u0131lmaktad\u0131r. Kendine has k\u00fclt\u00fcrleme s\u00fcre\u00e7leri zamanla dil, din, k\u00fclt\u00fcr ve ya\u015fam bi\u00e7imi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir grubu di\u011fer kom\u015fu gruplardan ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn etnik \u00e7e\u015fitlili\u011fin temelinde grup kimli\u011fi alg\u0131s\u0131 ve buna ba\u011fl\u0131 k\u00fclt\u00fcrel s\u00fcre\u00e7ler yer al\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Modern genetik ve antropoloji ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00f6n\u00fcnde engel<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8211; Genetik ve antropoloji alan\u0131ndaki yeni bulgular sonucunda \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k benzeri yeni t\u00fcr ayr\u0131mc\u0131l\u0131klar\u0131n \u00e7\u0131kma tehlikesi var m\u0131? Bunlar neler olabilir ve bilimsel a\u00e7\u0131dan nas\u0131l kar\u015f\u0131 konulabilir?<\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Her ne kadar 20-25 bin gene sahip olsak da, hepimiz y\u00fczde 99,9 oran\u0131nda genetik olarak benzeriz. Sahip oldu\u011fumuz yakla\u015f\u0131k 3 milyar baz \u00e7ifti dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, farkl\u0131l\u0131klar\u0131m\u0131z yakla\u015f\u0131k 3 milyon baz \u00e7iftindeki dizilimde ortaya \u00e7\u0131kar. \u0130ki insana ait herhangi bir kromozom \u00e7iftini kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, bu kromozomda yer alan art arda dizili her bin baz \u00e7iftinden sadece biri farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterir. \u00d6rne\u011fin, s\u0131ralamada birinde adenin varken, di\u011ferinde guanin olabilir.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16016 alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-6-300x226.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"226\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-6.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-6-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-6-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-6-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/insan-cesitliligi-6-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/>Ancak \u0130nsan Genom Projesi bu \u00fc\u00e7 milyon baz \u00e7iftinin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn i\u015flevsiz tekrarlar oldu\u011funu ve farkl\u0131l\u0131klar\u0131n daha az say\u0131daki baz \u00e7iftinden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015ftur. Bu \u00e7arp\u0131c\u0131 sonu\u00e7lar t\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn genetik olarak olduk\u00e7a homojen oldu\u011funu ortaya koyar.<\/p>\n<p>Homojen bir t\u00fcr oldu\u011fumuza ili\u015fkin ilk genetik kan\u0131t hat\u0131rlanaca\u011f\u0131 gibi Lewontin taraf\u0131ndan 1972\u2019de bilim d\u00fcnyas\u0131na duyurulmu\u015ftu. Lewontin\u2019in bulgular\u0131n\u0131 do\u011frulayan yak\u0131n tarihli bir di\u011fer \u00e7al\u0131\u015fma Rosenberg ve arkada\u015flar\u0131 taraf\u0131ndan 52 farkl\u0131 pop\u00fclasyon \u00fczerinde y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. <em>Science<\/em> dergisinde 2002\u2019de yay\u0131mlanan bu \u00e7al\u0131\u015fmada 1056 bireye ait 377 mikrosatellit lokusu incelenmi\u015f ve toplam varyasyonun y\u00fczde 93-95\u2019inin pop\u00fclasyonlar i\u00e7inde, sadece y\u00fczde 3-5\u2019inin ana \u201c\u0131rk\u201d gruplar\u0131 aras\u0131nda g\u00f6zlendi\u011fi ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu sonu\u00e7lar d\u00fcnyan\u0131n herhangi bir b\u00f6lgesinde ya\u015fayan orta b\u00fcy\u00fckl\u00fckteki herhangi bir pop\u00fclasyonun t\u00fcr\u00fcm\u00fcze ait genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin yakla\u015f\u0131k y\u00fczde 85-90\u2019\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelir. Bu oran \u015fempanzelerde y\u00fczde 40, Afrika \u00e7italar\u0131nda ise y\u00fczde 99\u2019dur.<\/p>\n<p>Yani basit\u00e7e ifade edecek olursak, k\u00fcresel bir felaket sonucunda d\u00fcnyada sadece \u0130stanbul\u2019un Anadolu yakas\u0131nda ya\u015fayan insanlar hayatta kalsa bile t\u00fcr\u00fcm\u00fcze ait genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin neredeyse hepsi korunacakt\u0131r. Sonu\u00e7 olarak, gelecekte \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011fa dayal\u0131 bir ayr\u0131mc\u0131l\u0131k dalgas\u0131n\u0131n var olma ihtimali olsa bile, bu dalga genetik ve antropolojiden destek bulamayacakt\u0131r. Aksine bu dalgay\u0131 durduracak iki g\u00fc\u00e7l\u00fc dayanak modern genetik ve antropoloji olacakt\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>20-25 bin gene sahip olsak da, hepimiz y\u00fczde 99,9 oran\u0131nda genetik olarak benzeriz. Yani k\u00fcresel bir felaket sonucunda d\u00fcnyada sadece \u0130stanbul\u2019un Anadolu yakas\u0131nda ya\u015fayan insanlar hayatta kalsa bile t\u00fcr\u00fcm\u00fcze ait genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin neredeyse hepsi korunacakt\u0131r. Gelecekte yeni t\u00fcr \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131klar \u00e7\u0131ksa bile, genetik ve antropolojiden destek bulamayacak. Aksine bunu durduracak iki g\u00fc\u00e7l\u00fc dayanak modern genetik ve [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":429,"featured_media":16010,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[182,211,21,1464,32],"tags":[1746,200,1847,292,230,1877,1878],"class_list":["post-16008","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-145-sayi","category-antropoloji","category-biyoloji","category-dosya","category-evrim","tag-cesitlilik","tag-evrim","tag-evrimsel-antropoloji","tag-genetik","tag-insanlik-tarihi","tag-irk","tag-irkcilik"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/16008","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/429"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=16008"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/16008\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/16010"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=16008"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=16008"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=16008"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}