{"id":16761,"date":"2015-12-01T16:21:08","date_gmt":"2015-12-01T14:21:08","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=16761"},"modified":"2018-01-15T16:42:33","modified_gmt":"2018-01-15T13:42:33","slug":"irrasyonel-korkularin-rasyonel-araclari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/12\/01\/irrasyonel-korkularin-rasyonel-araclari","title":{"rendered":"\u0130rrasyonel korkular\u0131n rasyonel ara\u00e7lar\u0131"},"content":{"rendered":"<p><em>\u0130nsan\u0131n arada kalm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 sanat arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile d\u0131\u015favurulurken, korkular\u0131, cisimle\u015ferek filmlerde, romanlarda ve hik\u00e2yelerde tatmin ediliyor. Postmodern diye adland\u0131r\u0131lan g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131, belki de ge\u00e7mi\u015f insanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn k\u0131r\u0131lma noktalar\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yabanc\u0131la\u015fman\u0131n ve belirsizlik hissinin tamam\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00f6nem olarak de\u011ferlendirilebilir. Bir arada ama ayn\u0131 zamanda birbirinden uzakta olma durumunun ruh-madde ikilemi i\u00e7in de ge\u00e7erli olmas\u0131, bug\u00fcn de a\u015f\u0131lmas\u0131 gereken bir sorun olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde duruyor. <\/em><\/p>\n<p>\u0130nsan korkan bir varl\u0131kt\u0131r. Hatta denilebilir ki korku, insan\u0131n hayatta kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan en temel duygudur. \u0130lk insanlar\u0131n do\u011fadaki tehlikelerden korunmak i\u00e7in ma\u011farada, sonras\u0131nda ise bar\u0131naklarda ya\u015famas\u0131, silahlar icat etmesi ve bu sayede hem kendi ya\u015famlar\u0131n\u0131 hem de sonraki nesillerin ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmesi, korkunun hayatta kalmak i\u00e7in vazge\u00e7ilmez bir duygu oldu\u011funa i\u015farettir (K\u00f6knel, 1990:18).<\/p>\n<p>Bilinmeyene olan korkunun sonucu olarak insan, bu duygudan kurtulmak i\u00e7in korkular\u0131na h\u00fckmetmek istemi\u015ftir. \u201cBa\u015fka bir deyi\u015fle, do\u011fal ortamdan korkan insan kimi kez bu ko\u015fullardan ka\u00e7mak, kimi kez bu ko\u015fullara uymak, kimi kez de bunlarla sava\u015fmak yolunu se\u00e7mi\u015f, b\u00f6ylece se\u00e7ti\u011fi yollara uygun ara\u00e7 gereci \u00fcreterek teknolojik geli\u015fmeyi ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc yaratm\u0131\u015ft\u0131r.\u201d (K\u00f6knel, 1990: 30)<\/p>\n<p>Tarih boyunca korkular\u0131n kaynaklar\u0131 de\u011fi\u015fse de, korku duygusunun kendisi de\u011fi\u015fmemi\u015ftir. Bilinemeyen yerler ve \u00e7\u00f6z\u00fclemeyen do\u011fa olaylar\u0131, ilksel insanlar\u0131n hayal g\u00fc\u00e7lerinde dinsel, mitolojik varsay\u0131mlarla anla\u015f\u0131lmaya ve a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u201c\u0130lk ve ilkel insanlar do\u011fa olaylar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda duyduklar\u0131 korkular\u0131n\u0131 \u015feytan, b\u00fcy\u00fcc\u00fc, cad\u0131, cin, dev, hortlak, k\u00f6t\u00fc ruh vb. gibi deh\u015fet veren \u00e7e\u015fitli simgeler bi\u00e7iminde tasarlam\u0131\u015flard\u0131r.\u201d (K\u00f6knel, 1990:30) Ancak \u015fu unutulmamal\u0131d\u0131r ki, insanlar\u0131n korkular\u0131n\u0131 anlamland\u0131rmas\u0131 akl\u0131n d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rak\u0131lmas\u0131yla olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu t\u00fcr tahayy\u00fcller, insanlar\u0131n g\u00f6zlemleri ve neden sonu\u00e7 ili\u015fkilerini \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken kendi mant\u0131klar\u0131yla ileri s\u00fcrd\u00fckleri fikirlerin eseridir. Ne kadar ilkel olursa olsun rasyonel d\u00fc\u015f\u00fcnce olmadan, akl\u0131n g\u00fcc\u00fcne g\u00fcvenmeden ve bilimsel temeller olmadan hi\u00e7bir beceri geli\u015fmedi\u011fi gibi inan\u00e7 ve inanc\u0131n cisimle\u015ftirilmesi de ger\u00e7ekle\u015femez. (Malinowski, 2000:7)<\/p>\n<p>\u0130nsan, bilimin geli\u015fmesiyle do\u011fa\u00fcst\u00fc olan\u0131 bilim ile a\u00e7\u0131klayarak veya bilimsel bir k\u0131l\u0131f uydurarak korkular\u0131n\u0131n \u00fcstesinden gelmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, dinsel ve fantastik olan, bilinmezli\u011fi \u201chen\u00fcz\u201d ke\u015ffedilmemi\u015f olana y\u00f6nlendirmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin; bir selin Tanr\u0131n\u0131n gazab\u0131 de\u011fil, a\u015f\u0131r\u0131 ya\u011fmurlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu su ak\u0131nt\u0131s\u0131 oldu\u011funun anla\u015f\u0131lmas\u0131yla, do\u011fa\u00fcst\u00fc oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen kavray\u0131\u015f kaybolmu\u015f, ke\u015fifler ve icatlar \u00e7o\u011fald\u0131k\u00e7a da, do\u011fa\u00fcst\u00fc olan, uzay\u0131n derinliklerine, yedi kat semaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f veya mikro d\u00fczeylerdeki d\u00fcnyaya indirgenmi\u015ftir. \u00d6nceleri cisimle\u015fen tanr\u0131 alg\u0131s\u0131, cisme indirgenemez hale gelmi\u015ftir. Ancak inananlar, bir yandan g\u00f6r\u00fcnmezden ve bilinmezden do\u011fan korkular\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnsel temellendirmelerini yaparken, di\u011fer yandan hayallerinde tasarlad\u0131klar\u0131 varl\u0131klar\u0131 teknik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile cisimle\u015ftirme yoluna gitmi\u015flerdir. Dinlerin geli\u015fme d\u00f6nemi boyunca tap\u0131naklar in\u015fa etmi\u015fler, tanr\u0131lar\u0131n\u0131n heykellerini ve resimlerini yapm\u0131\u015flar, mitolojik hik\u00e2yeler \u00fcretip korkular\u0131n\u0131 anlamland\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Uhrevi bir his, i\u00e7inde korkuyu da bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Cisimle\u015ftirilerek tasvir edilen dinsel varl\u0131klar veya mitolojik hik\u00e2yeler, inananlar\u0131n \u00f6te d\u00fcnya hakk\u0131ndaki umut ve korkulardan olu\u015fan inan\u00e7lar\u0131n\u0131 sa\u011flamla\u015ft\u0131rmay\u0131 ama\u00e7lar. Cisimle\u015ftirme i\u015flemi, ruhani bir m\u00fcdahale yerine akl\u0131n \u00fcretti\u011fi ara\u00e7lar sayesinde ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Cisimle\u015ftirme, sadece tanr\u0131lar\u0131 ve di\u011fer dinsel karakterleri putlarda veya totemlerde somut hale getirmek de\u011fildir. Bir tap\u0131na\u011f\u0131n d\u0131\u015f ve i\u00e7 mimarisinin uhrevi bir his vermesi i\u00e7in tasarlanmas\u0131, tanr\u0131sal bir g\u00fcc\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissettirmenin farkl\u0131 bir yoludur. D\u00fcnyan\u0131n yedi harikas\u0131ndan biri olan Zeus heykeli ve onun bulundu\u011fu Antik Yunan Tap\u0131na\u011f\u0131 b\u00f6yle bir tasar\u0131ma \u00f6rnek olarak verilebilir.<\/p>\n<p>\u0130nan\u00e7lar sistematikle\u015ftirilerek \u00e7e\u015fitli rit\u00fcellere ba\u011fland\u0131k\u00e7a hem bir ar\u0131nma hem de bir kontrol arac\u0131 haline gelmi\u015ftir. Tap\u0131nak rahiplerinden \u015famanlara, kilise papazlar\u0131ndan Newage tarikatlardaki liderlerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131na kadar ge\u00e7en s\u00fcre\u00e7 boyunca din veya sprit\u00fcalist y\u00f6nelimler, her zaman birilerinin egemenli\u011finde olmu\u015ftur. Burada irrasyonel inan\u00e7lar\u0131 kontrol eden insani g\u00fc\u00e7 ile bu g\u00fcce boyun e\u011fen inananlar aras\u0131nda kesin bir ayr\u0131m yap\u0131labilse de, do\u011fal hale getirilmi\u015f, hayat\u0131n bir par\u00e7as\u0131, hatta b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc kaplayabilecek bir hegemonyaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f dinsel ideolojiler, sadece g\u00fc\u00e7 odaklar\u0131 de\u011fil, ona inananlar taraf\u0131ndan da yeniden \u00fcretilir hale getirilebilmektedir.<\/p>\n<p>Teknoloji, felsefe ve mitoloji, sadece korkulana kar\u015f\u0131 ke\u015fif ve m\u00fccadele i\u00e7in de\u011fil, korkulan\u0131 cisimle\u015ftirmek veya korkulan \u00fczerinden kitleleri kontrol etmek i\u00e7in de verimli alanlard\u0131r. Tarih boyunca irrasyonel korkular\u0131n yeniden \u00fcretilmesi ve s\u00fcreklilik sa\u011flamas\u0131, insan eylemlerinin sonucunda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Dinlerin geli\u015fmesiyle cehennem tasvirleri, canavar hik\u00e2yeleri, resimleri ve filmleri gibi bir\u00e7ok korku unsuru, zaman i\u00e7inde insan\u0131n hayal g\u00fcc\u00fcyle de\u011fi\u015ferek veya de\u011fi\u015ftirilerek nesnel d\u00fcnyaya ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Kutsal kitaplardaki korkutucu tasvirler ve tarifler ise, inanc\u0131n de\u011fi\u015fmez bir kural\u0131 olarak sorgulanmadan kabul edilmektedir.<\/p>\n<p>\u0130rrasyonel korkular\u0131n akl\u0131n \u00fcretti\u011fi ara\u00e7larla g\u00f6rselle\u015ftirilerek s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesini sa\u011flayan en \u00f6nemli etkenlerden biri felsefedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kutsal kitaplardaki mitolojik unsurlar\u0131n ve peygamberlerin ger\u00e7ekli\u011fi, bir tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gerektirir. \u0130\u015fte \u00f6zellikle Orta\u00e7a\u011f filozoflar\u0131 da bu inanc\u0131 felsefi olarak temellendirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u0130rrasyonel korkular\u0131n felsefesi ve ideolojisi<\/strong><\/p>\n<p>Korku sadece d\u0131\u015f etkenlere ba\u011fl\u0131 bir duygu de\u011fildir. Bir hayvan sald\u0131r\u0131s\u0131ndan korkmak gibi tamamen d\u0131\u015f etkene ba\u011fl\u0131 olu\u015fabildi\u011fi gibi, bilinmeyenden, g\u00f6r\u00fclemeyenden kaynaklanan kuruntulardan olu\u015fmas\u0131 da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Korku, i\u015fte tam da bu noktada idealizm ve materyalizm kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7ine konumlan\u0131r. \u0130rrasyonel korkular\u0131 sistematikle\u015ftirerek anlamland\u0131ran din ile korkunun kaynaklar\u0131n\u0131 rasyonel zemine ta\u015f\u0131yan bilim, insano\u011flunun korkulana dair bilme ihtiyac\u0131n\u0131 farkl\u0131 yollardan kar\u015f\u0131layan iki ayr\u0131 kutup olarak ele al\u0131nabilir. Din, bir yandan do\u011fa\u00fcst\u00fc olaylar\u0131n ger\u00e7ekli\u011fini inan\u00e7 ekseninde a\u00e7\u0131klamaya giri\u015ferek ve genelde de\u011fi\u015fmez bir metinsel yap\u0131ya sahip olmas\u0131ndan kaynakl\u0131 olarak bu iddias\u0131ndan geri ad\u0131m atmazken, bilim, korkular\u0131n ger\u00e7ekli\u011fini ak\u0131l ve deneyle a\u00e7\u0131klama gayretiyle bunlar\u0131n \u00fcstesinden nas\u0131l gelinece\u011fine dair rasyonel yollar aramaktad\u0131r. B\u00f6yle bir a\u00e7\u0131klama gayreti, ister istemez dinin inan\u00e7 temelinde \u00e7e\u015fitli sars\u0131nt\u0131lar meydana getirir. Felsefe, bu ikilemi ve sars\u0131nt\u0131y\u0131 gidermek isteyen din i\u00e7in, R\u00f6nesans ve Ayd\u0131nlanma gibi derin k\u0131r\u0131lma d\u00f6nemlerine kadar can simidi olmu\u015ftur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_16762\" aria-describedby=\"caption-attachment-16762\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16762\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-1-300x225.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"225\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-1.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-1-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-1-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-1-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-1-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16762\" class=\"wp-caption-text\">G\u00fcnah i\u015fleyen bir kul \u015feytana uymu\u015ftur ve \u00f6te d\u00fcnyadaki cezas\u0131 cehennemdir. \u00d6te d\u00fcnyadaki azap ve i\u015fkence tasvirleri ile o zamanki i\u015fkence ve ac\u0131n\u0131n bi\u00e7imleri birebir uyu\u015fmaktad\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Dini felsefi temellere oturtmak isteyen filozoflar, \u00f6zellikle Orta\u00e7a\u011f\u2019da tanr\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispat etmeye y\u00f6nelmi\u015flerdir. Salt akli delillerin d\u0131\u015f\u0131nda, felsefi odakl\u0131 olan bu temellendirme u\u011fra\u015flar\u0131, skolastik felsefenin de ana merkezini olu\u015fturur. \u201cSkolastik felsefenin en \u00f6nemli probleminin iman ile akl\u0131 ba\u011fda\u015ft\u0131rma, H\u0131ristiyan inanc\u0131yla Aristoteles felsefesinin bir sentezini yapma problemi oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir.\u201d (Cevizci, 2012:159) H\u0131ristiyan filozoflar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra \u0130slam filozoflar\u0131 da dini temellendirmek i\u00e7in felsefenin imk\u00e2nlar\u0131n\u0131 kullanm\u0131\u015flard\u0131r. Hatta Avrupa\u2019n\u0131n karanl\u0131k \u00e7a\u011f olarak adland\u0131r\u0131lan zaman diliminde, \u0130slam felsefesi ve bilimi b\u00fcy\u00fck bir geli\u015fme kaydetmi\u015f, k\u00fclt\u00fcr tarihinde bilginin korunmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra yeni katk\u0131larla zenginle\u015fmesini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. (Cevizci, 2012:164)<\/p>\n<p>\u0130slam felsefesinin konular\u0131 aras\u0131nda \u00fc\u00e7 temel ya da \u00f6nemli mesele \u00f6ne \u00e7\u0131kar. Bunlardan birincisi, Tanr\u0131\u2019y\u0131 ve varl\u0131k sebebi oldu\u011fu varl\u0131klar\u0131 nas\u0131l kavramak gerekti\u011fi meselesidir. Buna g\u00f6re istisnas\u0131z t\u00fcm \u0130slam filozoflar\u0131, Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve birli\u011fini ak\u0131l yoluyla ispatlad\u0131ktan sonra, var olanlar\u0131 O\u2019ndan hareketle anlama ve a\u00e7\u0131klama cihetine gitmi\u015flerdir. \u015eu halde \u00f6ncelikle Tanr\u0131\u2019y\u0131 ve varl\u0131klar\u0131n d\u00fczenini a\u00e7\u0131klama yolundan giden M\u00fcsl\u00fcman filozoflar, ikinci olarak ruhun nas\u0131l bir do\u011fas\u0131 bulundu\u011fu ve insan akl\u0131n\u0131n nas\u0131l tan\u0131mlanabilece\u011fi meselesi \u00fczerinde yo\u011funla\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. \u0130slam felsefesinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc konusu, bu d\u00fcnyadaki mutluluk ile ebedi saadeti a\u00e7\u0131klamak ve bu amac\u0131n nas\u0131l bir sosyal ve politik d\u00fczende ger\u00e7ekle\u015ftirilebilece\u011fini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektir. (Cevizci, 2012:167)<\/p>\n<p>\u0130ster H\u0131ristiyan ister M\u00fcsl\u00fcman olsun, filozoflar\u0131n kutsal metinlerde ge\u00e7en bir\u00e7ok do\u011fad\u0131\u015f\u0131 olay ve k\u0131ssalar\u0131 b\u00f6yle bir felsefi zemin \u00fczerine ta\u015f\u0131mam\u0131\u015f olmalar\u0131, Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ispatlanmas\u0131 ile do\u011fa\u00fcst\u00fc noktalar\u0131n da ispatlanm\u0131\u015f olaca\u011f\u0131 kanaatine varm\u0131\u015f olmalar\u0131ndan ileri gelebilir. Tanr\u0131\u2019n\u0131n felsefi anlamda ak\u0131l y\u00fcr\u00fct\u00fclerek ispatland\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsaysak bile, kutsal kitaplarda tamamen maddeye dayal\u0131 do\u011fa\u00fcst\u00fc olaylar\u0131n ge\u00e7mesi, felsefi ve maddi iki ayr\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131 gerektirir. Filozoflar burada zekice bir diyalektik manevra yaparak, teknoloji ve bilim gibi akl\u0131n \u00fcretti\u011fi eserlerin Tanr\u0131 taraf\u0131ndan bah\u015fedildi\u011fini ve bunun da Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir g\u00f6stergesi oldu\u011fu yolunda g\u00f6r\u00fc\u015fler ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Burada ak\u0131l ve bilimin a\u00e7\u0131klayamad\u0131\u011f\u0131 do\u011fa\u00fcst\u00fc olaylar \u00f6n kabul olarak fazla dokunulmadan ge\u00e7i\u015ftirilmi\u015ftir. B\u00f6ylece do\u011fa\u00fcst\u00fc olaylar i\u00e7in, Tanr\u0131\u2019n\u0131n felsefi olarak temellendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve e\u015fsizli\u011finin bir tezah\u00fcr\u00fc olarak t\u00fcmdengelimci bir sonuca var\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r (Kadir-i Mutlak ve Alim-i Mutlak). Do\u011fa\u00fcst\u00fc olaylar\u0131n felsefi olarak ele al\u0131nmay\u0131\u015f\u0131, kutsal kitaplara b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir bak\u0131\u015ftan yoksun se\u00e7meci bir gelene\u011fi de beraberinde getirmi\u015ftir. B\u00fct\u00fcnsel bak\u0131\u015f iddias\u0131nda ama teolojik hermen\u00f6ti\u011fin sundu\u011fu geni\u015f tali yollarda, kelimeler \u00fczerinden genellemeler ve yorumlar yap\u0131lagelmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Arap filozoflar, <em>Kuran<\/em>\u2019daki vahiy ile Yunan felsefesi aras\u0131nda bir orta yol bulmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flar ve bu u\u011fra\u015flar, ak\u0131l ve iman aras\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir \u00f6d\u00fcn\u00fc de beraberinde getirmi\u015ftir. (Tanilli, 1995:114)<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten, Hz. Muhammed\u2019in arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla vahyedilen \u0130man, tanr\u0131sal bir mesajda bulunmu\u015ftur insanlara; peki biliminsan\u0131, d\u00fcnya hakk\u0131ndaki ger\u00e7e\u011fi tek ba\u015f\u0131na bulabilir ve kendi akl\u0131n\u0131, dogmalar\u0131n de\u011feri konusunda hakem yapabilir mi? Bu ikilem kar\u015f\u0131s\u0131nda, b\u00fct\u00fcn filozoflar\u0131m\u0131z, h\u00fcnerli, belki de pek h\u00fcnerli birer diyalektik\u00e7i olmu\u015flard\u0131r. \u0130bn Sina, diyor Maxime Rodinson, \u201chavada bir dahi de\u011fildi, buldu.\u201d Ve, sadece ona has olmayan buldu\u011fu \u00e7\u00f6z\u00fcm de a\u015fa\u011f\u0131-yukar\u0131 \u015fu: Peygamberler, \u201cmitoslar, masallar, simgeler, temsili s\u00f6yle\u015filer bi\u00e7iminde\u201d, y\u00fcce de\u011ferleri vahyetmi\u015flerdir; kalabal\u0131k i\u00e7in onun mutlulu\u011funu sa\u011flamaya y\u00f6nelik bir dildir bu. Filozofa gelince, bu dilin \u00e7ok \u00f6tesine gitmek hakk\u0131na sahiptir o. B\u00f6ylece, filozofun, bu iki dil aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fme ortadan kald\u0131r\u0131lamaz bir halde de olsa, b\u00fcy\u00fck bir se\u00e7me \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc vard\u0131r. (Tanilli, 1995:114)<\/p>\n<p>Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa, bu diyalektik sorunun h\u00e2l\u00e2 g\u00fcncelli\u011fini korudu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Semavi dinler \u00f6zelinde bak\u0131lacak olursa, H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n, ilk y\u0131llar\u0131nda \u00f6te d\u00fcnyadan ibaret ve e\u015fitlik\u00e7i olan din anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, Roma\u2019n\u0131n toplumsal ve siyasal d\u00fczeninin y\u0131k\u0131lmas\u0131yla \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir kurum olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ve nesnel d\u00fcnyay\u0131 d\u00fczenleyici bir ideoloji haline gelmesi bahsetti\u011fimiz ideolojik sorunlar\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7lar\u0131ndan biri olarak say\u0131labilir. (\u015eenel, 2013:238) Ak\u0131l ve iman aras\u0131ndaki ikilem, dinsel ideolojilerin \u00f6te d\u00fcnyac\u0131 tasvirleriyle t\u0131pk\u0131 rasyonel ideolojideki gibi insan odakl\u0131 ancak onu nesnele\u015ftiren ve kulluk d\u00fczeyine indirgeyen bir hale b\u00fcr\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n<p>Korku, dinlerin ideolojilerini s\u00fcrd\u00fcrmelerinde belki de en \u00f6nemli ara\u00e7t\u0131r. Dinlerin \u00e7o\u011fu, sadece \u00f6te d\u00fcnya de\u011fil, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyadaki yasak ve cezalar\u0131 da sistematikle\u015ftirerek nesnel d\u00fczenlemeler yapar. G\u00fcnah i\u015fleyen bir kul \u015feytana uymu\u015ftur ve \u00f6te d\u00fcnyadaki cezas\u0131 cehennemdir. \u0130slam dininde, \u00f6te d\u00fcnyadaki azap ve i\u015fkence tasvirleri ile o zamanki i\u015fkence ve ac\u0131n\u0131n bi\u00e7imleri birebir uyu\u015fmaktad\u0131r. Metnin de\u011fi\u015fmezli\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda cehennem, Orta\u00e7a\u011f ve \u00f6ncesindeki korkular\u0131n ger\u00e7e\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc yerdir. \u00d6rne\u011fin, <em>Kuran<\/em>\u2019\u0131n birka\u00e7 ayetinde cehennem \u015f\u00f6yle tarif edilmektedir:<\/p>\n<p>&#8211; Ey iman sahipleri! Kendilerinizi ve ailelerinizi \u00f6yle bir ate\u015ften koruyun ki, yak\u0131t\u0131 insanlarla ta\u015flard\u0131r. O ate\u015fin ba\u015f\u0131nda \u00e7ok kat\u0131, \u00e7ok sert melekler vard\u0131r. Onlar, kendilerine emir verdi\u011fi konuda Allah\u2019a isyan etmezler ve emredildikleri \u015feyi yaparlar. (Tahrim:106:6)<\/p>\n<p>&#8211; Ey Peygamber! K\u00fcfre sapanlarla ve m\u00fcnaf\u0131klarla m\u00fccadele et ve onlara kar\u015f\u0131 sert davran! Varacaklar\u0131 yer cehennemdir onlar\u0131n. Ne k\u00f6t\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f yeridir o! (Tahrim,106:9)<\/p>\n<p>&#8211; Ve siz de ey sap\u0131k yalanlay\u0131c\u0131lar! Zakkumdan bir a\u011fa\u00e7tan mutlaka yiyeceksiniz\/yiyecekler. Kar\u0131nlar\u0131 dolduracaklar onlardan, \u00fczerine i\u00e7ecekler kaynar sudan, susuzluktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f develerin i\u00e7i\u015fi gibi i\u00e7ecekler. Din g\u00fcn\u00fcnde a\u011f\u0131rlan\u0131\u015flar\u0131 b\u00f6yledir. (Vak\u0131a, 46: 51-56)<\/p>\n<p>&#8211; Soran birisi, gelece\u011fi ku\u015fkusuz azab\u0131 sordu. K\u00fcfre sapanlar i\u00e7indir o. Yoktur onu savacak. Y\u00fckselme boyutlar\u0131n\u0131n\/derecelerinin sahibi Allah\u2019tand\u0131r o. Melekler ve Ruh, miktar\u0131 elli bin y\u0131l olan bir g\u00fcnde y\u00fckselirler O\u2019na. Art\u0131k g\u00fczel bir sab\u0131rla sabret. Onlar onu \u00e7ok uzak g\u00f6r\u00fcyorlar. Biz ise ona \u00e7ok yak\u0131n g\u00f6r\u00fcyoruz. O g\u00fcn g\u00f6k, erimi\u015f bir maden gibi olur. Da\u011flar, at\u0131lm\u0131\u015f, renkli y\u00fcn gibi olur. En yak\u0131n dostlar birbirlerinin halini sormaz, bir dost bir dostundan bir \u015fey isteyemez. Birbirlerine g\u00f6sterilirler. Su\u00e7lu, o g\u00fcn\u00fcn azab\u0131ndan kurtulmak i\u00e7in o\u011fullar\u0131n\u0131 fidye vermeyi bile ister. E\u015fini, karde\u015fini, kendisini kucaklay\u0131p bar\u0131nd\u0131ran ailesini. Ve yery\u00fcz\u00fcndeki insanlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc fidye verip kendisini kurtarmay\u0131 ister. Hay\u0131r, hay\u0131r! O, alevlenen bir ate\u015ftir. Yakar-kavurur deriyi \/ kopar\u0131p g\u00f6t\u00fcr\u00fcr kolu-baca\u011f\u0131. (Mearic, 79: 1-16)<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki teknolojik geli\u015fmelere bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kutsal kitaplarda ve sonras\u0131ndaki yorumlarda cehennem, \u015feytan vb. tasvirlerin arkaik kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. Filmlerde veya di\u011fer sanatlardaki korkuya ait \u00f6te d\u00fcnya tasvirleri de genellikle ge\u00e7mi\u015f inan\u00e7lar\u0131n anlatt\u0131klar\u0131ndan hareketle yans\u0131t\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ge\u00e7mi\u015fteki filozoflar\u0131n ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00e7a\u011flardaki teknoloji tahayy\u00fclleri ile kutsal kitaplar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011flar aras\u0131nda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck farklar olmamas\u0131, bu tip bir sorgulamay\u0131 gerektirmemi\u015f olabilir. C\u00fczi irade gibi, akl\u0131nda c\u00fczi olmas\u0131na ve bilebildi\u011fimizden \u00f6tesini Tanr\u0131\u2019n\u0131n biliyor olmas\u0131na dair olan inan\u00e7, akl\u0131n konumunu sabitleyerek ileri sorgulamalara kap\u0131y\u0131 kapatm\u0131\u015f olur. B\u00f6ylece i\u00e7tihad\u0131n H\u0131ristiyanl\u0131ktaki gibi belli ki\u015filerin tekelinde olmas\u0131n\u0131n kap\u0131lar\u0131 da a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_16764\" aria-describedby=\"caption-attachment-16764\" style=\"width: 226px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16764\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-3-226x300.jpg\" alt=\"\" width=\"226\" height=\"300\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16764\" class=\"wp-caption-text\">John Duns Scot (1265-1308)<\/figcaption><\/figure>\n<p><strong>Avrupa\u2019da k\u0131r\u0131lmalar<\/strong><\/p>\n<p>Avrupa\u2019da R\u00f6nesans ve Ayd\u0131nlanma felsefesinin sorgulay\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ve bundan kaynakl\u0131 bilimsel geli\u015fmelerin fitilini ate\u015fleyenin H\u0131ristiyan skolasti\u011fi de\u011fil \u0130slam felsefesi oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Razi, \u0130bn R\u00fc\u015fd gibi rasyonel y\u00f6nleri a\u011f\u0131r basan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, birbirilerini etkiledikleri gibi, Avrupa\u2019daki R\u00f6nesans d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerini de etkileyerek yeni bir felsefi d\u00fczlemin zeminini haz\u0131rlam\u0131\u015flard\u0131r. (\u015eenel, 2013:273)<\/p>\n<p>John Duns Scot ve Ockhaml\u0131 William ile ba\u015flayan s\u00fcre\u00e7te iman ile ak\u0131l aras\u0131nda bir \u00e7\u00f6z\u00fclme ya\u015fan\u0131r. Pratik bilgi ile teorik bilgi aras\u0131nda bir ayr\u0131m yap\u0131larak, hakikatin Tanr\u0131 kat\u0131ndan d\u00fcnyaya, insan alg\u0131s\u0131na indirilmesinin kap\u0131lar\u0131 aralan\u0131r. (Le-Goff, 1994:174) Tanr\u0131\u2019n\u0131n g\u00fcnahk\u00e2r kullar\u0131 art\u0131k kendi kararlar\u0131n\u0131 kendi ak\u0131llar\u0131yla, bilgileriyle, deneyimleriyle verebileceklerdir. R\u00f6nesans ile iyice belirginle\u015fen insan merkezli d\u00fcnya ve evren tahayy\u00fcl\u00fcn\u00fcn temelinde, kapitalizmin geli\u015fmesiyle de\u011fi\u015fen yeni ekonomik d\u00fczenin pay\u0131 b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Bilimin, yeni ticaret yollar\u0131n\u0131n ke\u015ffi, ayd\u0131nlanmac\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn temel ta\u015flar\u0131 olacakt\u0131r. (Cevizci, 2012:228) Ancak \u201cOrta\u00e7a\u011f ile Reformasyon aras\u0131na bir \u00e7izgi \u00e7ekmek, bu t\u00fcrden herhangi bir ayr\u0131m yapmak kadar keyfidir. Ge\u00e7i\u015f bir b\u00fct\u00fcn olarak de\u011fi\u015fik ve a\u015famal\u0131yd\u0131; 14. y\u00fczy\u0131l ve 16. y\u00fczy\u0131l aras\u0131ndaki entelekt\u00fcel ve toplumsal benzerlikler, farkl\u0131l\u0131klardan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.\u201d (Russell, 2001:367)<\/p>\n<figure id=\"attachment_16763\" aria-describedby=\"caption-attachment-16763\" style=\"width: 224px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16763\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-2-224x300.jpg\" alt=\"\" width=\"224\" height=\"300\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16763\" class=\"wp-caption-text\">Ockhaml\u0131 William (1300-1349)<\/figcaption><\/figure>\n<p>Hakikatin kayna\u011f\u0131 ekseninde geli\u015fen din-bilim kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131, hayat\u0131n b\u00fct\u00fcn alanlar\u0131n\u0131 etkilemeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Hakikatin sorgulanmas\u0131n\u0131n dinden akla ge\u00e7i\u015fiyle birlikte dinin ger\u00e7ekli\u011fi sorgulanmaya ba\u015flan\u0131r. \u201c\u00c7\u00fcnk\u00fc dinin en \u00f6nemli i\u015flevi insana bir anlam ve de\u011ferler hiyerar\u015fisi sunarak, onun varolu\u015fsal bir yabanc\u0131la\u015fmaya du\u00e7ar olmas\u0131na engel olmakt\u0131r.\u201d (\u00c7\u0131nar, 2013:52) Ruh ve bedenin birbirinden ayr\u0131lmas\u0131yla birlikte, din ile bilim aras\u0131nda kalan insan, varolu\u015fsal bir yabanc\u0131la\u015fman\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015fer. Rasyonalite, ak\u0131l ve iman aras\u0131ndaki ikilemde akl\u0131 \u00f6nceleyerek bu yabanc\u0131la\u015fman\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7meye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u0130nsan etkinli\u011finin y\u00fcceltilmesi bir s\u00fcre sonra egemenlerin etkinli\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015ferek insan\u0131n nesnele\u015fti\u011fini s\u00f6yleyen bir ayd\u0131nlanma ele\u015ftirisini de beraberinde getirecektir.<\/p>\n<p>Ak\u0131l \u00e7a\u011f\u0131yla birlikte dinden uzakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131, hatta kopu\u015f ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve tekrar geri d\u00f6n\u00fc\u015f yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek b\u00fcy\u00fck bir iddiad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc din, hi\u00e7bir zaman yok olmam\u0131\u015f, bilimsel zihnin, ticaretin i\u00e7ine s\u0131zm\u0131\u015ft\u0131r. Ele ge\u00e7irilip s\u00f6m\u00fcr\u00fclen her \u00fclkeye tacirlerin yan\u0131 s\u0131ra misyonerlerin de gitmi\u015f olmas\u0131, bu yolda\u015fl\u0131\u011f\u0131n g\u00f6stergelerinden biridir. Din, ister Newtoncu do\u011frusal, mekanik bilim olsun, ister Einstein sonras\u0131 g\u00f6receli bilim anlay\u0131\u015f\u0131 olsun, hermen\u00f6tik sayesinde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrerek d\u00fc\u015f\u00fcnce ak\u0131mlar\u0131n\u0131n i\u00e7inde yer alm\u0131\u015f, ideolojisini ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 korumay\u0131 bilmi\u015ftir. Hatta denilebilir ki, 19. y\u00fczy\u0131l Romantizmi ve g\u00f6receli fizi\u011fin parlad\u0131\u011f\u0131 20. y\u00fczy\u0131l bilimi, hem felsefi y\u00f6nden hem de bilimsel y\u00f6nden dinin geri \u00e7ekili\u015fini durdurup, ayd\u0131nlanmac\u0131l\u0131k kar\u015f\u0131s\u0131nda atak yapmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7an geli\u015fmeler olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Mistisizmin yo\u011fun etkisinden dolay\u0131 \u0130slam\u2019\u0131n, Avrupa\u2019daki rasyonel e\u011filimlere kar\u015f\u0131 uzun s\u00fcre dayand\u0131\u011f\u0131 ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6ylenebilir. Tasvirin <em>Kuran<\/em>\u2019da net bir \u015fekilde yasak olmamas\u0131na ra\u011fmen, \u0130slam\u2019\u0131n egemenleri taraf\u0131ndan yasaklanmas\u0131, korku unsurlar\u0131n\u0131n s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcrdeki hayali ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel boyutta tasavvur edilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fa olaylar\u0131n\u0131n veya t\u0131bbi tedavilerin Allah\u2019tan geldi\u011fine inan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Felaketlerin, sanr\u0131lar\u0131n, ill\u00fczyonlar\u0131n irrasyonel a\u00e7\u0131klamas\u0131 yine t\u00fcmdengelimci bir felsefenin uzant\u0131lar\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla korku, \u0130slam toplumlar\u0131nda tasvirden uzak ama s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr\u00fcn etkisindeki anlat\u0131larda ya\u015fat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r (Korku i\u00e7erikli minyat\u00fcrler var olsa da H\u0131ristiyanl\u0131ktaki korkunun cisimle\u015ftirilmesiyle olu\u015fan geni\u015f \u00e7apta bir k\u00fclt\u00fcrel etki yaratmam\u0131\u015ft\u0131r). Ayn\u0131 zamanda cezaland\u0131rma -ki bu be\u015feri hukuk i\u00e7in- dinsel korkunun d\u00fcnyevi arac\u0131 olmu\u015ftur. Bu cezaland\u0131rmada korku, teknolojik bir manip\u00fclasyon yerine hukuki uygulamada kendini g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ayd\u0131nlanmac\u0131l\u0131\u011f\u0131n Bat\u0131 merkezli olmas\u0131, bilimin de t\u0131pk\u0131 din gibi kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda hareket ederek d\u00fcnyay\u0131 d\u00fczenlemesine neden oldu. Burada, hakikatte de\u011fil ancak hakikatler \u00fczerinden y\u00fcr\u00fcyen g\u00fc\u00e7ler sava\u015f\u0131ndan ve ittifaklar\u0131ndan s\u00f6z edilebilir. Din, ruhani d\u00fcnyay\u0131 nesnel d\u00fcnyan\u0131n ara\u00e7lar\u0131yla sunarak ittifak\u0131, bilim de tanr\u0131 merkezli bilgi anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 reddederek ayr\u0131lmay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirir. Kapitalist ideolojinin kontrol\u00fcndeki modernlik ise dinsel anlay\u0131\u015f\u0131n belli kitlelere yay\u0131lmas\u0131n\u0131 olumlu kar\u015f\u0131layarak din ile ittifak kurmu\u015f olur.<\/p>\n<p><strong>\u0130rrasyonel korkular\u0131n bilimi<\/strong><\/p>\n<p>Din, ruhani oldu\u011fu kadar d\u00fcnyevi ve k\u00fclt\u00fcreldir. Bir dine mensup olan ki\u015fi, \u00e7o\u011fu zaman g\u00fcndelik ya\u015fant\u0131s\u0131n\u0131 inand\u0131\u011f\u0131 dinin kurallar\u0131na ve d\u00fc\u015f\u00fcnce bi\u00e7imine g\u00f6re belirler. Toplumsal a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, din, inanc\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirli\u011fi ve bu sayede toplumun bir arada olmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan birle\u015ftirici bir \u00f6\u011fedir. \u00d6rne\u011fin, \u201cDurkheim, Tanr\u0131 inanc\u0131 alt\u0131nda insanlar\u0131n, asl\u0131nda kendilerini a\u015fan ve kendileri \u00fczerine y\u00fckselen toplumun bilincine vard\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.\u201d (Arslan, 2012:364) Bu a\u00e7\u0131klamay\u0131 do\u011fru varsayarsak, bahsedilen birli\u011fin sa\u011flanmas\u0131 i\u00e7in kutsal kitaplar, \u00f6\u011fretiler ve d\u00fc\u015f\u00fcnsel etkinliklerin d\u0131\u015f\u0131nda insanlar\u0131n inan\u00e7lar\u0131n\u0131 kuvvetlendirecek \u00e7e\u015fitli ara\u00e7lara da ihtiya\u00e7 vard\u0131r. \u00d6zellikle 19. ve 20. y\u00fczy\u0131l Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda din, ideolojisini, burjuva ideolojisinin de \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda rasyonel akl\u0131n \u00fcretti\u011fi ara\u00e7lar\u0131 ile g\u00f6rselle\u015ftirerek insanlar\u0131n \u00f6te d\u00fcnyaya olan inan\u00e7lar\u0131n\u0131 per\u00e7inlemi\u015ftir. Ancak tekni\u011fin ve akl\u0131n bu ama\u00e7 do\u011frultusunda kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n k\u00f6keni \u00e7ok daha eskiye dayan\u0131r ve tarihin belli d\u00f6nemlerinde aral\u0131klarla devam etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130rrasyonel korkular\u0131n aktar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok yol say\u0131labilir: Rit\u00fceller, ayinler, b\u00fcy\u00fc, spirit\u00fcalizm, mimari, otomatlar, mekanik, kimya, matbaa, elektronik, sanat, ill\u00fczyonlar, ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131 vs. teknolojinin geli\u015fmesine ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn yap\u0131s\u0131na g\u00f6re \u00e7e\u015fitlilik g\u00f6steren ara\u00e7lard\u0131r. Her biri ayr\u0131 bir ara\u015ft\u0131rma konusu olabilecek olan bu ara\u00e7lar\u0131n, ge\u00e7mi\u015ften bug\u00fcne yap\u0131lar\u0131 de\u011fi\u015fse de korku duygusu de\u011fi\u015fmemi\u015f ve aktar\u0131lmaya devam etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Antik d\u00fcnyada din ve teknolojiyi birle\u015ftiren en ilgin\u00e7 fig\u00fcrlerinden biri \u0130skenderiyeli Heron\u2019dur. MS 1. y\u00fczy\u0131lda Roma hakimiyetindeki \u0130skenderiye\u2019de ya\u015fam\u0131\u015f olan Heron, mekanik, pnomatik ve matematik \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmalar yapm\u0131\u015f olan bir mucittir. \u0130cat etti\u011fi otomatlar ve makinelerin baz\u0131lar\u0131 hem tap\u0131naklardaki ill\u00fczyonlarda hem de g\u00f6sterilerde e\u011flence i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Tap\u0131nak i\u00e7in icat etti\u011fi otomatik kap\u0131, o d\u00f6nemin teknolojisi i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir geli\u015fmeydi. Pn\u00f6matik (hava bas\u0131nc\u0131) prensibine g\u00f6re \u00e7al\u0131\u015fan tap\u0131nak kap\u0131s\u0131, ate\u015fin suyu \u0131s\u0131tarak havaya bas\u0131n\u00e7 uygulamas\u0131 sayesinde kap\u0131lara ba\u011fl\u0131 zincirlerin hareket ederek kap\u0131y\u0131 a\u00e7mas\u0131n\u0131 sa\u011flayan bir d\u00fczenekti. (Rossi, Russo, Russo, 2009:270). Bu d\u00fczenek sayesinde, tap\u0131na\u011fa gelen inananlar uhrevi bir ortama geldiklerini daha fazla hissetmi\u015f ve \u00fcrpermi\u015f olmal\u0131lar. Buradaki ama\u00e7, tap\u0131nak gibi kutsal bir mek\u00e2n\u0131n bu tip mekanik oyunlarla inanc\u0131 per\u00e7inleyebilme olas\u0131l\u0131klar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignleft wp-image-16767 size-full\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/heron-tapinak-kapisi-cesme.jpg\" alt=\"\" width=\"400\" height=\"319\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/heron-tapinak-kapisi-cesme.jpg 400w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/heron-tapinak-kapisi-cesme-300x239.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px\" \/>Heron\u2019un bir ba\u015fka icad\u0131 da, para at\u0131ld\u0131k\u00e7a akan kutsal su \u00e7e\u015fmesidir. Tap\u0131na\u011fa gelen inananlar, kutsal su i\u00e7ebilmek i\u00e7in mekanizmaya para att\u0131klar\u0131nda, suyun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla valf a\u00e7\u0131lmakta, \u00e7e\u015fmeden belli bir miktar su akmakta ve bu sayede tap\u0131nak rahipleri kutsal su \u00fczerinden para kazanmaktayd\u0131. Bu mekanizma, dinin, ideolojilere ek olarak ekonomik \u00e7\u0131karlar i\u00e7in de kullan\u0131lmas\u0131na bir \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>16. y\u00fczy\u0131la gelindi\u011finde ise, \u0130ngiltere\u2019nin Boxley kasabas\u0131ndaki kilisede \u201cHa\u00e7\u2019\u0131n L\u00fctfu\u201d adl\u0131 \u0130sa heykelinin y\u00fckl\u00fc ba\u011f\u0131\u015flar kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda canlanmas\u0131 vakas\u0131 kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Heron\u2019un icatlar\u0131n\u0131 and\u0131ran bir mekanizmayla \u0130sa heykeli g\u00fcl\u00fcmseyebilmekte, g\u00f6zlerini a\u00e7\u0131p a\u011fz\u0131n\u0131 oynatabilmekteydi. 8. Henry\u2019nin Katolik Kilisesini reddetmesiyle foyas\u0131 meydana \u00e7\u0131kan bu heykel yak\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, ard\u0131nda hakk\u0131nda yaz\u0131lanlardan ba\u015fka herhangi bir kan\u0131t kalmam\u0131\u015ft\u0131r. (Riskin, 2010: 27)<\/p>\n<p>Otomatlar\u0131n \u00e7o\u011falmas\u0131 ve yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 18. ve 19. y\u00fczy\u0131lda burjuvan\u0131n e\u011flencesi haline gelmesiyle sonu\u00e7land\u0131. Newton\u2019cu do\u011frusal fizi\u011fin bir \u00f6rne\u011fi say\u0131labilecek ve robotlar\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc olan otomatlar, belli s\u00fcreler i\u00e7inde belli hareketleri yapmaktayd\u0131. Saat kuleleri, horozlar, \u00e7e\u015fmeler, su i\u00e7en ku\u011fular vs. gibi bir\u00e7ok otomat, burjuva e\u011flencesinin unsurlar\u0131ndan biri olmu\u015ftu. Antik d\u00f6nemde korku arac\u0131 ve inanc\u0131n peki\u015ftiricisi olan otomatlar, bilimin geli\u015fmesi ve ard\u0131nda yatan s\u0131rr\u0131n ke\u015ffedilmesiyle, efsaneden e\u011flenceye d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. Ancak irrasyonel korkular, kendisini 19. y\u00fczy\u0131lda farkl\u0131 bir alanda g\u00f6sterecekti. Bunun ad\u0131 spirit\u00fcalizmdi.<\/p>\n<p>Spirit\u00fcalizm ile din aras\u0131nda bir ayr\u0131m yapmak gerekir. Din sistematikle\u015fmi\u015f ve \u00f6rg\u00fctlenmi\u015f bir inan\u00e7 sistemiyken, spirit\u00fcalizm \u00f6te d\u00fcnya ile ileti\u015fim kurma anlam\u0131ndad\u0131r. Herhangi bir dine mensup olmayan bir ki\u015fi de spirit\u00fcalizme inan\u0131yor olabilir. (Cirhinlio\u011flu, 2010:8)<\/p>\n<figure id=\"attachment_16765\" aria-describedby=\"caption-attachment-16765\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-16765\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-4-300x226.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"226\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-4.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-4-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-4-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-4-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/01\/korku-gorunumu-4-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-16765\" class=\"wp-caption-text\">19. Y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131nda ruh \u00e7a\u011f\u0131rma, medyumluk gibi uygulamalar \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131k boyutuna varacak \u015fekilde ilgi g\u00f6rmekteydi.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Spirit\u00fcalizm ilk \u00f6nce 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131nda ABD\u2019de kendisi g\u00f6stermi\u015fti ancak as\u0131l pop\u00fcler oldu\u011fu \u00fclke \u0130ngiltere\u2019ydi. Sanayi devrimiyle sa\u011fl\u0131ks\u0131z ko\u015fullarda ya\u015fayan ve modern k\u00f6le olan i\u015f\u00e7iler, korku ve bilimkurgu edebiyat\u0131n\u0131n irrasyonel d\u00fcnyalar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda spirit\u00fcalist furyan\u0131n da nesneleri olmu\u015flard\u0131. Sadece i\u015f\u00e7iler de\u011fil, kentlerde ya\u015fayan di\u011fer insanlar da gazetelerde veya \u00f6yk\u00fc kitaplar\u0131ndaki spirit\u00fcalist hik\u00e2yeleri t\u00fcketiyorlard\u0131. Spirit\u00fcalizm sadece edebiyatta ya\u015fam\u0131yordu. Ruh \u00e7a\u011f\u0131rma, medyumluk gibi uygulamalar \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131k boyutuna varacak \u015fekilde ilgi g\u00f6rmekte, foto\u011fraf\u0131n icad\u0131ndan sonra ise fotomontaj hileleriyle \u201cruhlar\u201d g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131l\u0131nmaktayd\u0131. Bu hilenin ileri versiyonu say\u0131sal teknolojideki foto\u011fraf d\u00fczenleme programlar\u0131 olacakt\u0131.<\/p>\n<p>Dinin gerilemesi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen 19. ve 20. y\u00fczy\u0131llarda asl\u0131nda dinden bir kopu\u015f de\u011fil teknolojinin geli\u015fmesiyle irrasyonalitenin bireye kadar ula\u015fabilmesi ger\u00e7e\u011fini g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekir. Dindarl\u0131\u011f\u0131n art\u0131\u015f\u0131n\u0131 veya azalmas\u0131n\u0131 mabetlere gidi\u015f s\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve say\u0131s\u0131 \u00fczerinden de\u011ferlendirmek her zaman ger\u00e7ek bilgileri vermeyebilir. A\u011f\u0131r i\u015f ko\u015fullar\u0131 ve kent ya\u015fam\u0131n\u0131n karma\u015f\u0131kla\u015fmas\u0131ndan dolay\u0131 mabetlere gidemeyen bir ki\u015fi evinde, gazetede okudu\u011fu, radyoda dinledi\u011fi veya televizyonda seyretti\u011fi dini bilgileri al\u0131mlayarak inanc\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmekteydi ve halen s\u00fcrd\u00fcrebilmektedir.<\/p>\n<p>Sineman\u0131n icad\u0131yla birlikte irrasyonel korkular g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131l\u0131nmakla kalmad\u0131, bu g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fck kitlesel bir \u015fekilde yay\u0131lmaya ba\u015flad\u0131. \u0130lk korku filmi olarak say\u0131lan Lumiere Karde\u015flerin \u201cTrenin Gara Giri\u015fi\u201d filminde hissedilen korku, asl\u0131nda ilk defa sinema deneyimi ya\u015fayan insanlar\u0131n tepkilerinin yorumlanmas\u0131d\u0131r. Korku sinemas\u0131n\u0131n as\u0131l amac\u0131 korkutmakt\u0131r. Lumiere Karde\u015flerin ise bu filmde korkutmak gibi bir ama\u00e7lar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131. Korku filmlerinin ama\u00e7l\u0131 bir \u015fekilde yap\u0131lmas\u0131 1910\u2019lu y\u0131llardan sonra olmu\u015ftur. Korku edebiyat\u0131 uyarlamalar\u0131n\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131kta oldu\u011fu korku sinemas\u0131, esas \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 d\u0131\u015favurumcu Alman sinemas\u0131n\u0131n bi\u00e7imci filmleriyle yapm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Amerikan korku sinemas\u0131n\u0131n alt\u0131n \u00e7a\u011flar\u0131 olarak nitelenen 1930\u2019lu y\u0131llarda bir\u00e7ok edebiyat uyarlamas\u0131 ve \u00f6zg\u00fcn film salonlar\u0131 dolduran seyircileri irrasyonel korkuyla ba\u015f ba\u015fa b\u0131rakmaktayd\u0131. Tekni\u011fin ve akl\u0131n \u00fcretti\u011fi ara\u00e7lar, do\u011fa\u00fcst\u00fc hik\u00e2yeleri ve arkaik korkular\u0131 modern \u00e7a\u011fa ta\u015f\u0131yarak g\u00f6rselle\u015ftirmekteydi ve halen de bunu yapmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Televizyonun icad\u0131yla birlikte binlerce dinsel ve sprit\u00fcel yay\u0131n evlere kadar girmi\u015f, hatta \u00e7ocuklar\u0131n zihinlerine kadar yerle\u015fme imk\u00e2n\u0131 bulmu\u015ftur. Dinin kurumsal ideolojisinin dikey bir \u015fekilde yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nemlerden farkl\u0131 olarak 19. ve 20. y\u00fczy\u0131l, s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcrdeki masallar\u0131n dilden dile dola\u015fmas\u0131 gibi, ki\u015filerin korkular\u0131 k\u00fclt\u00fcrel bir formda kurumsalla\u015fmaya gerek duymadan yeniden \u00fcretti\u011fi bir d\u00f6nemdir. Cehennem, \u015feytan, hortlak, hayalet belgeselleri yap\u0131lmakta, bilimkurgu-gizem temal\u0131 televizyon kanallar\u0131 kurulmaktad\u0131r. Dini kanallarda hac\u0131lar, hocalar, papazlar, rahipler dinsel yasak ve cezalardan s\u00f6z ederek arkaik korkular\u0131 taze tutmakta, hipnoz g\u00f6sterileri yapan, Tanr\u0131yla ileti\u015fime ge\u00e7ti\u011fini s\u00f6yleyen tarikat liderleri ekranlar\u0131n en \u00e7ok izlenenleri aras\u0131na girmektedir. Bu kanallarda ayn\u0131 zamanda y\u00fczlerce dinsel \u00fcr\u00fcn de pazarlanmaktad\u0131r. Namaz k\u0131ld\u0131ran \u201cotomatik\u201d seccade, \u201cak\u0131ll\u0131\u201d <em>Kuran<\/em> okuma kalemi, ilahi CD\u2019leri gibi teknolojik \u00fcr\u00fcnler kanallar\u0131n rekl\u00e2mlar\u0131nda s\u0131k\u00e7a yer almaktad\u0131r. Kim bilir, belki ileride cehennem yan\u0131klar\u0131 i\u00e7in krem bile piyasaya s\u00fcr\u00fclebilir. \u00d6zetle medya d\u00fcnyas\u0131nda din, iyi satmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nternet, k\u00fcresel kullan\u0131m\u0131n yayg\u0131nla\u015ft\u0131\u011f\u0131 21. y\u00fczy\u0131lda arkaik korkular\u0131n yeni mecras\u0131 olmu\u015ftur. \u0130nananlar, en yo\u011fun ileti\u015fim ortam\u0131 olan internette, kendi dinleriyle ilgili siteler a\u00e7makta, sesli ve g\u00f6rsel yay\u0131nlar yapmaktad\u0131rlar. Yay\u0131nlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir oran\u0131 yasaklar, cezalar ve inanmayanlara kar\u015f\u0131 yan\u0131tlardan olu\u015fur. \u0130nanmayanlar\u0131n d\u00fc\u015fece\u011fi korkun\u00e7 durumlar\u0131 canland\u0131rarak inanmaya davet ederler. E\u011fer inanmazlarsa, b\u00fcy\u00fck bir azab\u0131n onlar\u0131 bekledi\u011fini, sonsuz cehennemde yanacaklar\u0131n\u0131, kancalarla v\u00fccutlar\u0131ndan as\u0131lacaklar\u0131n\u0131, derilerinin kopar\u0131laca\u011f\u0131n\u0131, iyile\u015fip tekrar ayn\u0131 i\u015fkencelerin devam edece\u011fini teknolojinin sundu\u011fu olanaklarla yaymaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7<\/strong><\/p>\n<p>Korku, sadece siyasi g\u00fc\u00e7lerin yaratt\u0131\u011f\u0131 bir duygu olarak alg\u0131lanmamal\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar dolayl\u0131 veya dolays\u0131z bir \u015fekilde korkuyu yeniden \u00fcretirler. Bunda belirleyici olan, dini inan\u00e7lar\u0131n b\u00fcy\u00fck rol\u00fcn\u00fcn yan\u0131 s\u0131ra, korkunun insan do\u011fas\u0131n\u0131n belki de en temel duygusu olmas\u0131d\u0131r. Halk hik\u00e2yeleri ve efsaneleri, dine ek olarak do\u011fa\u00fcst\u00fc olan\u0131n, bilinmeyenin ve bilme arzusunun yans\u0131malar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n metafizik ile olan karma\u015f\u0131k ili\u015fkisi ve tinsel ihtiyac\u0131, dinin ve ayd\u0131nlanmac\u0131l\u0131\u011f\u0131n k\u0131skac\u0131nda gidip gelen bir yolculuktur. Din, tinsel olanla yetinmeyip nesnel d\u00fcnyan\u0131n kurallar\u0131n\u0131 dayat\u0131rken, Ortodoks ayd\u0131nlanmac\u0131l\u0131k, din temelli tinselli\u011fe s\u0131rt \u00e7eviren ve bunu kar\u015f\u0131t\u0131 olan din gibi belirleyen bir zihniyettir.<\/p>\n<p>Kapitalist zihniyetin g\u00fcd\u00fcm\u00fcndeki rasyonalizmin neden oldu\u011fu katliamlar ve k\u0131y\u0131mlar dinin egemenli\u011findeki kay\u0131plar\u0131 unutturacak d\u00fczeyde ger\u00e7ekle\u015fti. Tabi burada g\u00fcnah ke\u00e7isi, ak\u0131l ve rasyonel felsefe oldu. Akl\u0131n ideolojilerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olabilecek yap\u0131s\u0131 g\u00f6z ard\u0131 edilerek, insan do\u011fas\u0131n\u0131n i\u00e7ine eklemlenerek tanr\u0131sal \u00fctopyan\u0131n gereklili\u011fine olan vurguyu harekete ge\u00e7irdi.<\/p>\n<p>Din, pop\u00fclist politikalara kolayca uyabilen bir olgudur. M\u00fcsl\u00fcman \u00fclkelerin ilerlemeye olan inanc\u0131, dinin vicdani olmak yerine hayat\u0131n her alan\u0131na m\u00fcdahale edebilen ideologlar\u0131n hizmetindeki bir ara\u00e7 haline gelmesiyle her zaman siyasetin malzemesi olmu\u015ftur. \u00d6rne\u011fin, 1930\u2019lu ve daha sonraki y\u0131llarda \u00e7ekilen M\u0131s\u0131r ve Arap sinemas\u0131na yak\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, Araplar\u0131n asl\u0131nda ilerlemeye olan inanc\u0131 kolayca g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak bug\u00fcnk\u00fc Ortado\u011fu ve Arap d\u00fcnyas\u0131na bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda politik \u00e7\u0131karlar\u0131n dini ara\u00e7salla\u015ft\u0131rarak toplumu kendi \u00e7\u0131karc\u0131 ideolojileriyle y\u00f6nlendirmelerinin korkun\u00e7 sonu\u00e7lara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda denilebilir ki, insan, \u00f6zg\u00fcrle\u015femeyen ve her daim kendisiyle yabanc\u0131la\u015fan bir varl\u0131kt\u0131r. Din de, rasyonel ideoloji de onu bu \u015fekilde g\u00f6rmekte ve farkl\u0131 bi\u00e7imlerde d\u00fczenlemeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n \u201cpostmodern\u201d bireyinin ruh hali, site devletlerinin bitimiyle ortaya \u00e7\u0131kan yabanc\u0131la\u015fmaya benzetilebilir. Helenistik felsefede \u00f6n plana \u00e7\u0131kan \u00e7al\u0131\u015fma alan\u0131 etikti. \u00c7\u00fcnk\u00fc site devletleri i\u00e7inde kendini g\u00fcvende hisseden insan, y\u0131k\u0131lmayla birlikte bilinen d\u00fcnyan\u0131n geni\u015flemesi ve \u0130mparatorlu\u011fun getirdi\u011fi yeni anlay\u0131\u015f\u0131n sonucunda ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fekilde kendisini ba\u015f\u0131bo\u015f hissetmi\u015f ve hem toplumla hem de kendisiyle yabanc\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131. (Cevizci, 2012:91) Bu anlamda, \u00f6nce ruh-beden ayr\u0131m\u0131, sonras\u0131nda gelen modernlik ve nihayetinde neoliberal d\u00fcnya, bug\u00fcnk\u00fc bireyi ba\u015f\u0131bo\u015f ve temelden yoksun b\u0131rakacak s\u00fcrecin mimarlar\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclebilir.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n arada kalm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 sanat arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile d\u0131\u015favurulurken, korkular\u0131, cisimle\u015ferek filmlerde, romanlarda ve hik\u00e2yelerde tatmin ediliyor. Postmodern diye adland\u0131r\u0131lan g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131, belki de ge\u00e7mi\u015f insanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn k\u0131r\u0131lma noktalar\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yabanc\u0131la\u015fman\u0131n ve belirsizlik hissinin tamam\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00f6nem olarak de\u011ferlendirilebilir. Bir arada ama ayn\u0131 zamanda birbirinden uzakta olma durumunun ruh-madde ikilemi i\u00e7in de ge\u00e7erli olmas\u0131, bug\u00fcn de a\u015f\u0131lmas\u0131 gereken bir sorun olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde duruyor.<\/p>\n<p><strong>Kaynaklar<\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Cevizci, Ahmet, <em>Felsefenin K\u0131sa Tarihi<\/em>, Say Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul, 2012.<\/p>\n<p>&#8211; Cirhinlio\u011flu, Fatma G\u00fcl, <em>Din Psikolojisi<\/em>, Nobel Yay\u0131n Da\u011f\u0131t\u0131m, Ankara, 2010.<\/p>\n<p>&#8211; Arslan, Ahmet, <em>Felsefeye Giri\u015f<\/em>, Adres Yay\u0131nlar\u0131, Ankara, 2012.<\/p>\n<p>&#8211; \u00c7\u0131nar, Aliye, <em>Modernitenin Arka Plan\u0131<\/em>, Sentez Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Ankara, 2013.<\/p>\n<p>&#8211; Russell, Jeffrey Burton, <em>Lucifer: Orta\u00e7a\u011fda \u015eeytan<\/em>, Kabalc\u0131 Yay\u0131nevi, \u0130stanbul, 2001.<\/p>\n<p>&#8211; \u015eenel, Alaeddin, <em>Siyasal D\u00fc\u015f\u00fcnceler Tarihi<\/em>, Bilim ve Sanat Yay\u0131nlar\u0131, Ankara, 2013.<\/p>\n<p>&#8211; Malinowski, Bronislaw, <em>B\u00fcy\u00fc, Bilim ve Din<\/em>, Kabalc\u0131 Yay\u0131nevi, \u0130stanbul, 2000.<\/p>\n<p>&#8211; K\u00f6knel, \u00d6zcan, <em>Korkular: Tak\u0131nt\u0131lar Saplant\u0131lar<\/em>, Alt\u0131n Kitaplar, \u0130stanbul, 1990.<\/p>\n<p>&#8211; Le Goff, Jacques, <em>Orta\u00e7a\u011fda Entelekt\u00fceller<\/em>, Ayr\u0131nt\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul, 1994.<\/p>\n<p>&#8211; Tanilli, Servet, <em>\u0130slam \u00c7a\u011f\u0131m\u0131za Yan\u0131t Verebilir mi?<\/em>, Cem Yay\u0131nevi, \u0130stanbul, 1995.<\/p>\n<p><strong>&#8211; <\/strong><em>Kur\u2019an<\/em>, \u00c7eviren: Ya\u015far Nuri \u00d6zt\u00fcrk, Yeni Boyut Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul, 2000.<\/p>\n<p>&#8211; Rossi, Cesare, FlavioRusso ve FeruciRusso, <em>Ancient Engineers\u2019 Inventions<\/em>, Springer Science + Business Media, 2009.<\/p>\n<p><strong>&#8211; <\/strong>Riskin, Jessica, <em>Machines in the Garden<\/em>, Republics of Letters: A Journalfort he Study of Knowledge, Politics and the Arts 1, no.2. April 30, 2010.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130nsan\u0131n arada kalm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 sanat arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile d\u0131\u015favurulurken, korkular\u0131, cisimle\u015ferek filmlerde, romanlarda ve hik\u00e2yelerde tatmin ediliyor. Postmodern diye adland\u0131r\u0131lan g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131, belki de ge\u00e7mi\u015f insanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn k\u0131r\u0131lma noktalar\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yabanc\u0131la\u015fman\u0131n ve belirsizlik hissinin tamam\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00f6nem olarak de\u011ferlendirilebilir. Bir arada ama ayn\u0131 zamanda birbirinden uzakta olma durumunun ruh-madde ikilemi i\u00e7in de ge\u00e7erli olmas\u0131, bug\u00fcn de [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":667,"featured_media":16766,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[179,221,28],"tags":[237,1579,2001,238],"class_list":["post-16761","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-142-sayi","category-felsefe","category-sosyal-bilimler","tag-felsefe","tag-ideoloji","tag-korku","tag-tarih"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/16761","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/667"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=16761"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/16761\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/16766"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=16761"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=16761"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=16761"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}