{"id":20077,"date":"2015-07-01T13:17:19","date_gmt":"2015-07-01T10:17:19","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=20077"},"modified":"2018-02-21T13:24:14","modified_gmt":"2018-02-21T10:24:14","slug":"claude-bernardin-yontem-kavrayisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi","title":{"rendered":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131\u00a0"},"content":{"rendered":"<p><em>\u00d6nemli olan do\u011fan\u0131n olgular\u0131n\u0131 incelemeye y\u00f6nelirken \u00f6zg\u00fcr bir bilince sahip olmakt\u0131r ve felsefi anlamda ku\u015fkuyu elden b\u0131rakmamakt\u0131r. Bu ku\u015fku eski ku\u015fkuculuklar\u0131n kaba ya da mutlak ku\u015fkuculu\u011funa tam kar\u015f\u0131t bir ku\u015fkuculuktur: do\u011fruyu g\u00f6zden \u00e7\u0131karmay\u0131 de\u011fil do\u011fruya ula\u015fma yolunda \u00f6zenli olmay\u0131 gerektirir. Deneysel y\u00f6ntemin temel ilkesi bilinci \u00f6zg\u00fcr ve g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131lan felsefi ku\u015fkudur. Bilimsel ara\u015ft\u0131rman\u0131n b\u00fct\u00fcn gizi buradad\u0131r. <\/em><\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-20078 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-1.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/>19. y\u00fczy\u0131l felsefenin bilime yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve bilimin felsefede kendini do\u011frulamaya y\u00f6neldi\u011fi bir y\u00fczy\u0131l oldu, daha genel bir deyi\u015fle hem bir bilim y\u00fczy\u0131l\u0131 hem bir bilimler felsefesi y\u00fczy\u0131l\u0131 oldu. Bu d\u00f6nemde \u00f6znelci ya da \u201c\u015fiirsel\u201d felsefelerin etkisi \u00e7ok belirleyici de\u011fildi. \u0130nsanl\u0131k o zaman bilimin \u00f6nemini biraz daha kavrad\u0131, merak\u0131n \u00f6tesinde onun ya\u015famsal bir anlam\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. Bilim yetersiz kald\u0131\u011f\u0131nda ya\u015fam verimsiz insan mutsuz oluyordu, bunu art\u0131k s\u0131radan insanlar bile g\u00f6r\u00fcyordu: daha nitelikli bir ya\u015fam\u0131 ancak bilim sa\u011flayabilirdi. Bilimin daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir insanl\u0131k i\u00e7in zorunlu oldu\u011fu ya\u015fam deneyleriyle anla\u015f\u0131ld\u0131: art\u0131k en az\u0131ndan salg\u0131nlar kitlesel \u00f6l\u00fcmler olmuyordu. Claude Bernard \u015f\u00f6yle der: \u201cZaman\u0131m\u0131zda \u00f6nemli geli\u015fmeler sayesinde ve fizik-kimya bilimlerinin g\u00fc\u00e7l\u00fc katk\u0131lar\u0131 sayesinde normal olsun hastal\u0131kl\u0131 olsun ya\u015fam olgular\u0131n\u0131n incelenmesi her g\u00fcn artan \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir ilerleme kazand\u0131.\u201d Sorunu hekimli\u011fe indirgeyip \u00e7\u0131kmamak, ona daha geni\u015f a\u00e7\u0131dan bakmak gerekir. Bilim yoksa ger\u00e7ek toplumsal ya\u015fam da yoktur. Bilim insan ya\u015fam\u0131n\u0131 geli\u015fig\u00fczellikten kurtaran bir g\u00fc\u00e7t\u00fc. Raslant\u0131ya b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f bir ya\u015fam iyilikler getirmeyecekti. Elbette herkes bu g\u00f6r\u00fc\u015fte de\u011fildi. Bilimin geli\u015fmesini insanl\u0131k i\u00e7in tehlikeli bulanlar vard\u0131: insan kutsal aldan\u0131\u015flar\u0131n\u0131 yitirebilirdi. \u00d6zellikle inan\u00e7l\u0131lar bilimin geli\u015fmesini \u00e7ok tehlikeli buluyorlard\u0131. \u0130nanc\u0131n yerine bilimi mi koyacakt\u0131k? Bilime kapat\u0131lm\u0131\u015f bir insanl\u0131k \u00f6z\u00fcn\u00fc yitirmi\u015f olmayacak m\u0131yd\u0131? Her \u015fey bilgiye indirgenebilir miydi? O zaman insan t\u00fcm derinli\u011fini yitirecekti. \u0130nanmayan ama bilen bir d\u00fcnya nereye gidebilirdi? Ussall\u0131k ya\u015fam\u0131 d\u00fczenlemek yolunda g\u00f6n\u00fcllerin i\u00e7ini bo\u015faltt\u0131\u011f\u0131nda bilgi kimin i\u015fine yarayacakt\u0131?<\/p>\n<p><strong>Felsefede inan\u00e7-bilim tart\u0131\u015fmas\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Bu kavgan\u0131n k\u00f6k\u00fc \u00e7ok eskilere uzan\u0131r. Bilimlerin h\u0131zl\u0131 geli\u015fimi 17. y\u00fczy\u0131lla ba\u015flad\u0131. Blaise Pascal\u2019in Descartes\u2019a y\u00f6neltti\u011fi ele\u015ftiriler bir kayg\u0131y\u0131 ortaya koyuyordu: do\u011fruyu aramak yolunda yaln\u0131z us yolunu se\u00e7ersek, us ve g\u00f6n\u00fcl dengesini g\u00f6zetmezsek do\u011fruya ula\u015fabilir miydik? Descartes\u2019\u0131n skolastiklerle kavgas\u0131 ve din \u00e7evrelerinin Descartes\u2019a y\u00fcklenmesi, Francis Bacon\u2019\u0131n skolastik felsefeyi hatta Aristoteteles\u2019i ve Platon\u2019u ele\u015ftirmesi \u00f6nemlidir. Yeni bilimsel kavray\u0131\u015f \u00f6zg\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7mak, d\u00fc\u015f\u00fcncenin alan\u0131nda ayr\u0131k otlar\u0131n\u0131 temizlemek, do\u011frulanamaz bilgileri bilimin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131karmak istiyordu. \u00a0Bilimi savunanlarla inanc\u0131 savunanlar\u0131n sava\u015f\u0131n\u0131 19. y\u00fczy\u0131lda kesin olarak bilimi savunanlar kazand\u0131, ne var ki kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fte olanlar da davadan vazge\u00e7ecek de\u011fillerdi. 18. y\u00fczy\u0131lda h\u0131ristiyan dogmalar\u0131n\u0131 yeniden egemen k\u0131lmak tutkusuyla papan\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde Aziz Tommaso\u2019nun Aristoteles\u2019\u00e7i felsefesini bir kere daha y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koymaya \u00e7al\u0131\u015fanlar pek bir \u015fey elde edememi\u015fler, bu t\u00fcr heveslerin gerilerde kalm\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6rm\u00fc\u015flerdi. Bilimi a\u00e7\u0131k\u00e7a inanc\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na koyanlar gerilimi art\u0131r\u0131yorlard\u0131. Bu ki\u015filerin ba\u015f\u0131nda Ernest Renan (1823-1890) vard\u0131. Renan 1848\u2019de felsefede uzman olmu\u015f, 1852\u2019de doktoras\u0131n\u0131 vermi\u015f, 1862\u2019de Coll\u00e8ge de France\u2019da ibranice profes\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcne atanm\u0131\u015ft\u0131. 1878\u2019de Frans\u0131z Akademisi\u2019ne al\u0131nd\u0131. \u0130nanc\u0131n ruhsal temellerini a\u00e7\u0131klamaya kalk\u0131nca inan\u00e7l\u0131larca ele\u015ftirildi. Ele\u015ftirici ve tarih\u00e7i bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla Renan d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde etkiledi. <em>L\u2019avenir de la science <\/em>(Bilimin gelece\u011fi) adl\u0131 ilk yap\u0131t\u0131n\u0131 verdi\u011finde (1848) \u00e7ok gen\u00e7ti. Renan\u2019a g\u00f6re bilim t\u00fcm manevi etkinliklerin yerini tutmal\u0131yd\u0131, metafizi\u011fin yerine ge\u00e7meliydi, ahlak b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bilim \u00fczerine temellenmeliydi.<\/p>\n<p>Bilime olan bu a\u015f\u0131r\u0131 g\u00fcven 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131na do\u011fru yumu\u015famaya do\u011fru gitti: bilim adamlar\u0131 bilimin do\u011frular\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131rken insan\u0131n bilim d\u0131\u015f\u0131nda bir ya\u015fam\u0131 oldu\u011funu da unutmamal\u0131yd\u0131lar. Bu arada bilim d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131na kadar giden tepkiler olu\u015ftu ve sonunda d\u00fc\u015f\u00fcnce 20. y\u00fczy\u0131la do\u011fru sermayeci siyasetlerin \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnde bilimsel temellerinden kopar\u0131ld\u0131. \u00d6zellikle 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131ndan sonra bu e\u011filim giderek koyuldu ve ger\u00e7ek anlamda felsefi d\u00fc\u015f\u00fcnceyi t\u00fcketecek boyutlara ula\u015ft\u0131. Edmund Husserl\u2019in (1859-1938) ve \u00f6\u011frencisi Martin Heidegger\u2019in (1889-1976) geli\u015ftirdi\u011fi varl\u0131k felsefesi, Bergson\u2019un (1859-1941) felsefeyi nesnellikten ya da bilimsellikten uzakla\u015ft\u0131ran ve \u00f6znelcili\u011fe g\u00f6men sezgicili\u011fi g\u00f6zde felsefeler oldular. Daha \u00f6nce Hegel (1770-1831) dinci bir felsefe anlay\u0131\u015f\u0131 geli\u015ftirerek felsefeyi bilimsellikten uzak bir metafizi\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin t\u00fcm metafizi\u011fi yok sayar g\u00f6r\u00fcnmesi, bu y\u00f6nde Auguste Comte\u2019un (1798-1857) k\u00f6ktenci tutumu kavgay\u0131 b\u00fcy\u00fct\u00fcyordu. Comte \u201cmutlak\u201d kavram\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rarak \u00e7a\u011fda\u015f bilim kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131 tan\u0131mlarken \u00f6znelci felsefelere k\u00f6kten kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yordu: \u201cMutlak olan bir \u015fey vard\u0131r, o da mutlak diye bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r.\u201d Comte g\u00f6relinin egemenli\u011fini ilan ederken hakl\u0131yd\u0131, art\u0131k mutlak\u2019\u0131n \u00fczerine ne bilimsel ne felsefi bir kavray\u0131\u015f oturtulabilirdi.<\/p>\n<p>Belki de bilimsel kavray\u0131\u015f\u0131 daha geni\u015f \u00e7er\u00e7eveli d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekiyordu. Bilime safsata katmak de\u011fildi bu. Ama bilim adam\u0131n\u0131n do\u011frulamalar\u0131n ya da kan\u0131tlamalar\u0131n \u00f6tesinde ba\u015fka \u015feyler de oldu\u011funu g\u00f6rmesi gerekirdi. \u00d6rne\u011fin do\u011fruyu arayan insanla iyiyi arayan insan\u0131 birbirinden koparmal\u0131 m\u0131yd\u0131k? Matematik biliminin b\u00fcy\u00fck ad\u0131 Henri Poincar\u00e9 (1854-1912) \u015f\u00f6yle diyordu: \u201cBilimin \u00f6nermeleri belirleyicidir, ahlak\u0131n kurallar\u0131 buyurucudur.\u201d Poincar\u00e9 bu alanlar\u0131n ba\u015fka ba\u015fka alanlar oldu\u011funu s\u00f6ylerken onlar\u0131n birbirini t\u00fcmleyen alanlar oldu\u011funu da benimser. Onlar\u0131n y\u00f6ntemleri elbette ayr\u0131d\u0131r ama onlar insan ya\u015fam\u0131n\u0131n vazge\u00e7ilmez dayanaklar\u0131d\u0131r. Felsefenin darmada\u011f\u0131n oldu\u011fu son zamanlarda bilimler felsefesi diye bir alan\u0131n ad\u0131 an\u0131lmakta olsa da 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131ndan sonra felsefe bilimlerden iyiden iyiye koptu, sanatsal aray\u0131\u015flara benzeyen bir geni\u015flik ve \u00f6znelcili\u011fe ba\u011fl\u0131 bir bak\u0131\u015f bi\u00e7imi kazand\u0131, metafizi\u011fe \u00f6zellikle y\u00f6neldi. \u00d6ncelikle dizge inanc\u0131n\u0131 ve y\u00f6ntem kayg\u0131s\u0131n\u0131 yitirdi. Zaten bilim de kendi k\u00f6kenlerini tart\u0131\u015fmaktan uzakla\u015farak do\u011frudan laboratuara girmi\u015fti, bundan b\u00f6yle \u00e7abas\u0131n\u0131 ancak teknolojinin ya da sanayinin yarar\u0131na kullanacakt\u0131. Vaktiyle Descartes\u2019\u0131 da korkutan bu de\u011fil miydi?<\/p>\n<p><strong>Claude Bernard: deneysel y\u00f6ntem kuramc\u0131s\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Bu olu\u015fumlar i\u00e7inde Claude Bernard\u2019\u0131n (1813-1878) \u00e7ok ayr\u0131 bir yeri vard\u0131r. O hekimlik mesle\u011finin deneylerinden de yararlanarak b\u00fct\u00fcn bu fizik mi metafizik mi kavgalar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bilimsel y\u00f6ntem sorununu enine boyuna inceledi, bilime ve dolay\u0131s\u0131yla olumlu felsefeye b\u00fcy\u00fck katk\u0131larda bulundu. \u00dcnl\u00fc fizyolojist Magendie\u2019nin (1783-1855) yard\u0131mc\u0131s\u0131yd\u0131, Coll\u00e8ge de France\u2019da onun yerine ge\u00e7ti. Az sonra Sorbonne\u2019da daha sonra Mus\u00e9um\u2019da profes\u00f6r oldu ve \u00e7ok \u00f6nemli \u00e7al\u0131\u015fmalar yapt\u0131. \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 daha \u00e7ok karaci\u011ferin i\u015flevleri ve sinir sistemi \u00fczerinde yo\u011funla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. \u015eu iki b\u00fcy\u00fck yap\u0131t\u0131ndan birincisi bug\u00fcn de y\u00f6ntem konusunda felsefe adamlar\u0131n\u0131n ve bilim adamlar\u0131n\u0131n temel kaynaklar\u0131 aras\u0131nda yer al\u0131r: <em>Introduction \u00e0 l\u2019\u00e9tude de la m\u00e9decine exp\u00e9rimental <\/em>(Deneysel hekimlik incelemesine giri\u015f) [1865], <em>Rapport sur les progr\u00e8s de la physiologie g\u00e9n\u00e9rale en France <\/em>(Fransa\u2019da genel fizyolojinin geli\u015fimi \u00fczerine rapor) [1867]. Claude Bernard \u00f6ncelikle bir deneysel y\u00f6ntem kuramc\u0131s\u0131d\u0131r, buna g\u00f6re yeni bilimsel kavray\u0131\u015f\u0131n en \u00f6nemli filozoflar\u0131ndand\u0131r. Yeni bilim metafizik varsay\u0131mlara de\u011fil deneye dayanacakt\u0131r. Bu geli\u015fimde laboratuar \u00f6zel bir \u00f6nem kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bilim do\u011fay\u0131 \u00e7\u0131plak g\u00f6zle yorumlamak d\u00fczeyini a\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. O durumda y\u00f6ntem sorunu birinci planda \u00f6nem kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Claude Bernard \u015f\u00f6yle der: \u201c\u00d6b\u00fcr bilimler gibi deneysel hekimlik de yaln\u0131zca deney yoluyla yani g\u00f6zlem ve deneyin bize sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 olgulara usavurman\u0131n dolays\u0131z ve kesin bir bi\u00e7imde uygulanmas\u0131yla kurulur. Kendi olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda deneysel y\u00f6ntem bir usavurma\u2019dan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, bu usavurma yard\u0131m\u0131yla fikirlerimizi olgular\u0131n deneyine y\u00f6ntemli olarak uyguluyoruz.\u201d<\/p>\n<p>Y\u00f6ntem Claude Bernard\u2019da bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin temel sorunudur. Bacon\u2019\u0131n <em>Novum organum<\/em>\u2019u (1620) ve Descartes\u2019\u0131n <em>Discours de la m\u00e9thode<\/em>\u2019u (Y\u00f6ntem \u00fczerine konu\u015fma) [1637] 17. y\u00fczy\u0131l i\u00e7in neyse Claude Bernard\u2019\u0131n <em>Introduction<\/em>\u2019u 19. y\u00fczy\u0131l i\u00e7in odur. \u00dc\u00e7\u00fc de bizi do\u011fru bilgiye g\u00f6t\u00fcrecek yollar\u0131 tart\u0131\u015f\u0131r. Onlar\u0131n her derde deva birer haz\u0131r y\u00f6ntem kitab\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek yanl\u0131\u015ft\u0131r. Claude Bernard zihnin bilim yolunda ne gibi ko\u015fullara uymas\u0131 gerekti\u011fini ara\u015ft\u0131r\u0131r. <em>Introduction<\/em>\u2019da bilim ve felsefe bir ger\u00e7ekli\u011fin ayr\u0131lmaz iki y\u00fcz\u00fcd\u00fcr. O bu yap\u0131t\u0131nda Yeni\u00e7a\u011f\u2019la gelen bir sorunu, \u00f6nce Francis Bacon\u2019da kendini duyuran ama onun apa\u00e7\u0131k ele al\u0131p tart\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131 bir sorunu ele al\u0131r. Bu sorun kuramla uygulaman\u0131n ayr\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 sorunudur. Deneyci dedi\u011fimiz ki\u015fi \u201cbu ada yara\u015f\u0131r olabilmek i\u00e7in hem kuramc\u0131 hem uygulamac\u0131 olmal\u0131d\u0131r\u201d. Claude Bernard kuramla uygulamay\u0131 bir b\u00fct\u00fcn olarak g\u00f6r\u00fcr. Bacon bu birlikteli\u011fi \u00f6r\u00fcmce\u011fe ya da kar\u0131ncaya de\u011fil ar\u0131ya yak\u0131n olmak diye anl\u0131yordu. \u00a0Claude Bernard \u015f\u00f6yle der: \u201c\u015eu iki \u015feyi, kafay\u0131 ve eli birbirinden ay\u0131rmak olas\u0131 de\u011fildir. Usta bir el onu y\u00f6nlendiren kafa olmad\u0131\u011f\u0131 zaman k\u00f6r bir alettir, yapan el olmad\u0131\u011f\u0131 zaman da kafa g\u00fc\u00e7s\u00fcz kalacakt\u0131r.\u201d<\/p>\n<p><strong>Kuram-deney birlikteli\u011fi<\/strong><\/p>\n<p>Deneyin \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131 bir zamanda Bacon\u2019da kar\u0131ncan\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 gene de daha \u00e7ok duyuluyor gibiydi. Bacon eski\u00e7a\u011f filozoflar\u0131n\u0131 ele\u015ftirirken yeni bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnceye ya da deneye daha yak\u0131n duranlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00e7\u00fc metafizik\u00e7ilerden ay\u0131r\u0131yordu ama gene de bu konuda tam bir belirginli\u011fe ula\u015fm\u0131\u015f de\u011fildi. Bir ba\u015fka deyi\u015fe Bacon\u2019da ar\u0131 benzetmesine kar\u015f\u0131n bir t\u00fcmevar\u0131m ve t\u00fcmdengelim dengesinden s\u00f6zetmek kolay de\u011fildir, t\u00fcmevar\u0131m sanki daha bask\u0131n gibidir, bilimsel bilgide deneyin verileri sanki daha a\u011f\u0131r basar. Claude Bernard <em>Introduction<\/em>\u2019unda olgu ve fikir birlikteli\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koydu, kuramla uygulamay\u0131 birle\u015ftirdi. Bir hekimin kuramdan \u00e7ok uygulamaya yak\u0131n olmas\u0131 bize ters gelmez. Bununla birlikte o bir d\u00fc\u015f\u00fcnce insan\u0131 olarak kuram ve uygulama dengesini korudu. Nitekim onun hocas\u0131 ya da patronu Magendie kuram diye bir \u015feye inanm\u0131yordu, ona g\u00f6re her \u015fey deneyde ba\u015flay\u0131p deneyde bitiyordu. \u00d6yle ki ona g\u00f6re insan\u0131n deney yaparken g\u00f6zleri ve kulaklar\u0131 olmas\u0131 yeterliydi, beyninin olmas\u0131 gerekmiyordu. Bu deneyde raslant\u0131sall\u0131\u011f\u0131 ya da g\u00f6r\u00fc\u2019y\u00fc temel almakt\u0131r. Ona g\u00f6re olgular kendi kendilerini a\u00e7\u0131klarlard\u0131, daha ba\u015fka bir \u015feye gereksinim yoktu. Claude Bernard Magendie\u2019ye tam kar\u015f\u0131t bir bi\u00e7imde hem bir uygulamac\u0131 hem bir kuramc\u0131 titizli\u011fi g\u00f6sterdi: bilimsel ara\u015ft\u0131rmada kuram\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz g\u00f6r\u00fcyordu, olgu ve fikir i\u015fbirli\u011fini zorunlu say\u0131yordu.<\/p>\n<figure id=\"attachment_20080\" aria-describedby=\"caption-attachment-20080\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-20080\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-3.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"225\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-3.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-3-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-3-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-3-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-3-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-20080\" class=\"wp-caption-text\">Fransa\u2019da Claude Bernard m\u00fczesi.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Bu bize deneye y\u00f6neldi\u011fimizde donan\u0131ml\u0131 olmam\u0131z gerekti\u011fini duyurur. G\u00f6r\u00fc donan\u0131mla g\u00fc\u00e7lenecektir. \u201c\u0130nsano\u011flu \u00e7evresindeki olgular\u0131 \u00e7ok dar s\u0131n\u0131rlarda g\u00f6zlemler. Onlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc do\u011fal olarak onun duyular\u0131ndan ka\u00e7ar ve basit g\u00f6zlem onun i\u00e7in yeterli olmaz. Bilgilerini geni\u015fletebilmesi i\u00e7in \u00f6zel ara\u00e7lar yard\u0131m\u0131yla organlar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc art\u0131rmas\u0131 gerekti, o ayn\u0131 zamanda \u00e7e\u015fitli ara\u00e7larla donand\u0131, bu ara\u00e7lar ona cisimlerin i\u00e7ine girebilme ve b\u00f6ylece onlar\u0131 par\u00e7alama ve onlar\u0131n gizli par\u00e7alar\u0131n\u0131 inceleme olana\u011f\u0131 sa\u011flad\u0131.\u201d Ancak g\u00f6rmek tek ba\u015f\u0131na yeterli de\u011fildir. \u201cAma insan g\u00f6rmekle s\u0131n\u0131rlanmaz: o d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve g\u00f6zlemin ona g\u00f6sterdi\u011fi olgular\u0131n anlamlar\u0131n\u0131 tan\u0131maya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bunun i\u00e7in usavurmalar yapar, olgular\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131r, olgular\u0131 sorguya \u00e7eker ve onlardan ald\u0131\u011f\u0131 yan\u0131tlara g\u00f6re onlar\u0131 birbiriyle do\u011frular. Usavurmalar ve olgular arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla yap\u0131lan bu t\u00fcr do\u011frulama ger\u00e7ek anlamda deney\u2019dir, d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki \u015feylerin do\u011fas\u0131 \u00fczerine bilgilenebilmek i\u00e7in elimizde bulunan tek yordamd\u0131r bu. Felsefi anlam\u0131nda al\u0131rsak, g\u00f6zlem g\u00f6sterir ve deney bilgilendirir.\u201d G\u00f6zlemde do\u011fan\u0131n bize sundu\u011fu bi\u00e7imiyle olgular\u0131 saptar\u0131z, deneyse deneycinin olu\u015fturdu\u011fu ya da belirledi\u011fi olgular\u0131n saptanmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan kendi d\u0131\u015f\u0131nda biraz da g\u00f6rmek istedi\u011fini ya da g\u00f6rmeye e\u011filimli oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr. Bilim adam\u0131 olgular d\u00fczeyinde ne arad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmezse raslant\u0131yla ne elde edebilir? D\u00fczenlenmi\u015f bir fikrin ya da bir \u00f6ntasar\u0131m\u0131n olmas\u0131, olgular d\u00fczeninin bir olas\u0131l\u0131k \u00e7er\u00e7evesinde g\u00f6zlemlenmesi gerekir. Ne arad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmek diyebiliriz buna. Bir \u00f6ng\u00f6r\u00fc bir olguda bir dayanak buldu\u011fu anda ya da bir olgu az\u00e7ok belirgin bir bi\u00e7imde fikri duyurdu\u011fu anda bilgin usavurmalar\u0131 i\u00e7in bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 sa\u011flam\u0131\u015f olur. O zaman deney verileriyle fikri, varsay\u0131m olarak konulmu\u015f olan fikri do\u011frulaman\u0131n yolu a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olacakt\u0131r. Fikir tam anlam\u0131nda bir saptama de\u011fildir, yaln\u0131zca varsay\u0131m olarak \u00f6nemlidir. Varsay\u0131m do\u011frulanmay\u0131 bekler, do\u011frulanamad\u0131\u011f\u0131 zaman \u00e7\u00f6pe at\u0131l\u0131r. Buna g\u00f6re bilimsel ara\u015ft\u0131rma ikili bir etkinli\u011fin \u00fcr\u00fcn\u00fc olacakt\u0131r: d\u00fc\u015f\u00fcnmek ve g\u00f6rmek. \u00a0\u00d6zneyle nesne aras\u0131nda ya da zihinle olgu aras\u0131nda bir al\u0131\u015fveri\u015f vard\u0131r. Aristoteles bize bilginin meraktan do\u011fdu\u011funu, bilgiye y\u00f6neli\u015fin duyumsal hazlarla ilgili olabilece\u011fini s\u00f6ylemi\u015fti. Claude Bernard do\u011fan\u0131n ilgimizi \u00e7ekti\u011fini, bizi bizden \u00e7\u0131kar\u0131p kendine \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Evet do\u011fa merak\u0131m\u0131z\u0131 uyand\u0131r\u0131r ve bize kendini sorgulat\u0131r, kendiyle ilgili sorular sordurur bize. Sorular sorular\u0131 getirir, fikirler fikirleri \u00e7a\u011fr\u0131lar, bu sonsuza kadar s\u00fcrer gider. Bilimsel ara\u015ft\u0131rma ucu a\u00e7\u0131k ara\u015ft\u0131rmad\u0131r: onda bir aray\u0131\u015ftan bir aray\u0131\u015fa bir do\u011frudan bir do\u011fruya ge\u00e7ilir.<\/p>\n<p><strong>T\u00fcmevar\u0131m ve t\u00fcmdengelim ayr\u0131m\u0131n\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Sorun basit g\u00f6r\u00fcn\u00fcr: her \u015fey bu ikili ili\u015fkide bu diyalektikte anlat\u0131m\u0131n\u0131 bulur. Bu i\u015f bu kadar basit mi? B\u00fcy\u00fck sonu\u00e7lar\u0131 b\u00fcy\u00fck ili\u015fkilerde aramak gerekmez mi? B\u00f6yle bir \u015feyin gerekmedi\u011fini bize Descartes pek g\u00fczel g\u00f6stermi\u015fti. \u201cZor \u015feylerin daha g\u00fczel oldu\u011funa inanmak \u00f6l\u00fcml\u00fclerin ortak yanl\u0131\u015f\u0131d\u0131r\u201d diyordu. Basiti sa\u011flayacak olan g\u00fc\u00e7 y\u00f6ntemin g\u00fcc\u00fcd\u00fcr: her bilim i\u00e7in y\u00f6ntemin incelikleri vard\u0131r, aray\u0131\u015f\u0131n bir d\u00fczeni ve ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 vard\u0131r, sorun bir zihin ve do\u011fa diyalekti\u011fine indirgenebilir. Karma\u015f\u0131\u011f\u0131 yal\u0131nla\u015ft\u0131rmak \u00f6nemlidir. \u00a0Sa\u011fl\u0131ks\u0131z bilin\u00e7 karma\u015f\u0131\u011f\u0131 daha karma\u015f\u0131kla\u015ft\u0131r\u0131r, sa\u011fl\u0131kl\u0131 bilin\u00e7 karma\u015f\u0131\u011f\u0131 olabildi\u011fince yal\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131r. Bu bitmez t\u00fckenmez \u00e7e\u015fitlilikler ve ili\u015fkiler d\u00fcnyas\u0131nda do\u011fruyu g\u00f6rme \u00e7abas\u0131 bilincin yal\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gerektirir. Sorun Descartes\u2019da y\u00f6ntemli olma kayg\u0131s\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131yd\u0131, Descartes bize y\u00f6ntemini de\u011fil y\u00f6ntemi \u00f6neriyordu. Claude Bernard i\u00e7in de bu b\u00f6yledir. Kimsenin y\u00f6ntem ad\u0131na son s\u00f6zleri s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnemeyiz. Her d\u00fc\u015f\u00fcnce do\u011fruya do\u011fru at\u0131lm\u0131\u015f bir ad\u0131md\u0131r. Gene de Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntemi iki \u00f6geyi bar\u0131nd\u0131r\u0131yordu: g\u00f6zlemi ve deneyi.<\/p>\n<p>\u0130yi yap\u0131lm\u0131\u015f bir g\u00f6zlem ve tutarl\u0131 bir genelleme: bilimsel y\u00f6nelimin ilkesi budur. Zihin tek tek nesneler ya da olgular aras\u0131nda dola\u015farak b\u00fct\u00fcnsel bilgiye ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r: olgular\u0131 birbirleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131r ve birbirlerine yakla\u015ft\u0131r\u0131r, bu yolla yasalara y\u00fckselmeyi ama\u00e7lar. Genellemeler yapmak yasalara y\u00fckselmektir. Bu durumda i\u015fin bir y\u00fcz\u00fc g\u00f6rmekse ya da g\u00f6zlemlemekse \u00f6b\u00fcr y\u00fcz\u00fc b\u00fct\u00fcne ula\u015fmakt\u0131r. Ancak g\u00f6zlemin geli\u015fig\u00fczel yap\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 unutmamak gerekir. Tek tek \u015feyleri olduklar\u0131 gibi yani \u00e7\u0131plak g\u00f6zle g\u00f6zlemlemek bizi do\u011fru bilgiye ula\u015ft\u0131rmaz, her zaman bir \u00f6ntasar\u0131m yani varsay\u0131m gereklidir. Varsay\u0131m yol g\u00f6stericidir, aray\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131 ona g\u00f6re d\u00fczenleriz hatta y\u00f6ntemimizi ona g\u00f6re g\u00f6zden ge\u00e7iririz ve ona uydururuz. Demek ki olgular d\u00fcnyas\u0131na y\u00f6nelirken her zaman bir fikirden yola \u00e7\u0131kmak gerekir. Geli\u015fig\u00fczel bir g\u00f6zlem ya hi\u00e7bir sonu\u00e7 vermeyecek ya da bizi olmad\u0131k yerlere s\u00fcr\u00fckleyecektir. Demek ki g\u00f6zlem hi\u00e7bir zaman edilgin bir i\u015flem de\u011fildir: olgulara y\u00f6nelen bilin\u00e7 etkin olmal\u0131d\u0131r. \u00d6nemli olan olgulara egemen olabilmektir, bu da donan\u0131ml\u0131 bir bilincin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 zorunlu k\u0131lar. Felsefede oldu\u011fu gibi bilimde de soru sormak ya da daha do\u011frusu soru sorabilecek durumda olmak \u00f6nemlidir, olgular d\u00fcnyas\u0131na g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bak\u0131\u015fla y\u00f6nelebilmek \u00f6nemlidir. Bunun bir y\u00f6ntem sorunu oldu\u011fu kadar bir ustal\u0131k sorunu oldu\u011funu, bir t\u00fcr filozoflu\u011fu gerektirdi\u011fini unutmamal\u0131y\u0131z. Bu bir sanatt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc sanatta oldu\u011fu gibi bilimde de g\u00f6rme \u00f6nemlidir. Bu bir felsefedir, \u00e7\u00fcnk\u00fc olgular d\u00fcnyas\u0131na b\u00fct\u00fcnsel bir kavray\u0131\u015f i\u00e7inde bile\u015ftirici ve ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir tutumla y\u00f6nelmeyi bilmek gerekir.<\/p>\n<p>Demek ki deneysel y\u00f6ntem olgular\u0131n basit\u00e7e saptanmas\u0131ndan ya da ka\u011f\u0131da ge\u00e7irilmesinden daha ba\u015fka bir \u015feydir. Bulu\u015f dedi\u011fimiz \u015fey y\u00f6nlendirici bir fikrin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gerekli k\u0131lar. Bilim olgu biriktirmekle ilgili bir i\u015f de\u011fildir, \u00f6nemli olan olgular aras\u0131ndaki ili\u015fkileri g\u00f6rebilmektir. Burada deney ve g\u00f6zlem ayr\u0131m\u0131 kendini g\u00f6sterir. Ancak bu iki y\u00f6ntemi ya da aray\u0131\u015f bi\u00e7imini birbirinden iyiden iyiye ayr\u0131ym\u0131\u015f gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmemeliyiz. Bu y\u00f6nelimleri biraz da bilimlerin yap\u0131lar\u0131 zorunlu k\u0131lar. \u00d6rne\u011fin g\u00f6kbilim bir g\u00f6zlem bilimidir, zorunlu olarak g\u00f6zleme dayan\u0131r. G\u00f6klerin ko\u015fullar\u0131nda deney yapmak yani bir olguyu yeniden olu\u015fturmak olas\u0131 de\u011fildir. Onu ancak bir dahaki sefere ya da bir dahaki geli\u015finde yeniden izleyebiliriz. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k fizik bir deney bilimidir, onun konusu deneye uygundur, deney de bizim olgular\u0131 yeniden g\u00f6rebilme ko\u015fullar\u0131 olu\u015fturabildi\u011fimiz durumda olas\u0131d\u0131r. \u201cKendi olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda deneysel y\u00f6ntem fikirlerimizi y\u00f6ntemli bir bi\u00e7imde olgular\u0131n deneyine uygulayabilmemizi sa\u011flayan usavurmadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.\u201d \u00a0Olgulara y\u00f6nelirken sahip oldu\u011fumuz fikir bize ger\u00e7ekte gene deney d\u00fcnyas\u0131n\u0131n esinledi\u011fi fikirdir. Deneysel ara\u015ft\u0131rmaya \u00f6nc\u00fcl\u00fck eden ya da deneysel ara\u015ft\u0131rmay\u0131 \u00f6nceleyen her fikir yasall\u0131k kazanmas\u0131 beklenen bir fikirdir: olgulara k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne inanmak k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne ba\u011flanmak yerine onlar\u0131 usla ayd\u0131nlatmak gerekir. Us olgular d\u00fcnyas\u0131ndan kopmamak ko\u015fuluyla do\u011frulara ula\u015fma yolunda tek belirleyici g\u00fc\u00e7t\u00fcr. B\u00f6ylece bilim ve felsefe d\u00fcnyas\u0131na uzun s\u00fcre egemen olmu\u015f olan basit t\u00fcmevar\u0131m ve t\u00fcmdengelim ayr\u0131m\u0131 a\u015f\u0131lm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_20081\" aria-describedby=\"caption-attachment-20081\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-20081\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-4.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"226\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-4.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-4-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-4-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-4-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-4-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-20081\" class=\"wp-caption-text\">C. Bernard\u2019a g\u00f6re, g\u00f6zlem bazen bir \u00f6nfikir olmadan raslant\u0131yla yap\u0131l\u0131r bazen de \u00f6nfikirle yap\u0131l\u0131r. Bernard, bu konuda bir fizyolojistin bir hastan\u0131n midesini izlemesini \u00f6rnek verir.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Claude Bernard \u015f\u00f6yle der: \u201cDo\u011fal olgular\u0131 ara\u015ft\u0131rmaya y\u00f6nelen bir bilgin\u2019in yerine getirmek zorunda oldu\u011fu ilk ko\u015ful felsefi ku\u015fku \u00fczerine kurulmu\u015f bir bilin\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tam olarak korumakt\u0131r. Bununla birlikte kaba ku\u015fkucu olmaya gerek yoktur, bilime inanmak gerekir, belirlenim d\u00fczenine, canl\u0131 varl\u0131klara \u00f6zg\u00fc olgularda oldu\u011fu kadar ba\u015fka varl\u0131klarda da \u015feylerin mutlak ve zorunlu ili\u015fkisine inanmak gerekir. Unutmamam\u0131z gereken bir \u015fey de bu ili\u015fkinin az\u00e7ok yakla\u015f\u0131k bir ili\u015fki oldu\u011fudur ve sahip oldu\u011fumuz kuramlar\u0131n sars\u0131lmaz do\u011frular\u0131 ortaya koymaktan uzak oldu\u011fudur. Bilimlerimizle ilgili olarak genel bir kuram geli\u015ftirdi\u011fimiz zaman bir \u015feye kesin olarak inanmal\u0131y\u0131z: mutlak bir bi\u00e7imde ortaya konulduklar\u0131nda bu kuramlar\u0131n hepsi bo\u015ftur.\u201d Bizim deneysel ara\u015ft\u0131rmada en b\u00fcy\u00fck yard\u0131mc\u0131m\u0131z usavurmalar\u0131m\u0131zd\u0131r ama onlar elde ettikleri sonu\u00e7lar\u0131 bize zorunlu olarak benimsetmek durumunda de\u011fillerdir. Bilincimiz onlar\u0131 benimsemekte de benimsememekte de \u00f6zg\u00fcr olmal\u0131d\u0131r. \u201cBizde bir fikir kendini g\u00f6sterdi\u011finde y\u00fcr\u00fcrl\u00fckteki bir kuram\u0131n mant\u0131ksal sonu\u00e7lar\u0131yla uyu\u015fmuyor diye o fikri kald\u0131r\u0131p atamay\u0131z. Duygumuzu ve d\u00fc\u015f\u00fcncemizi izleyebiliriz, imgelemimizi etkin k\u0131labiliriz, yeter ki t\u00fcm fikirlerimiz bize inand\u0131r\u0131c\u0131 ya da beklenmedik ve verimli olgular sunabilen yeni deneyler olu\u015fturmada etkin olabilsinler.\u201d<\/p>\n<p><strong>G\u00f6zlem-deney tart\u0131\u015fmas\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Yeni bilimsel kavray\u0131\u015f b\u00fct\u00fcnsel bakmay\u0131 gerektirir. Bu kayg\u0131n\u0131n k\u00f6kleri Descartes\u2019a kadar gider. Claude Bernard bilimin sorunlar\u0131na hekim g\u00f6z\u00fcyle bakar. Ancak bu bak\u0131\u015f hekimli\u011fin dar alan\u0131na s\u0131k\u0131\u015f\u0131p kalmaz. \u00a0Zaman b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler zaman\u0131d\u0131r, \u00f6zellikle fizik ve kimya alanlar\u0131nda b\u00fcy\u00fck yenilikler olmu\u015ftur. B\u00fct\u00fcnsel bakabilmek \u00f6nemlidir. \u0130nsano\u011flu \u00e7evresindeki olgulara egemen de\u011fildir, bir\u00e7ok olgu onun g\u00f6z\u00fcnden ka\u00e7ar. Kaba g\u00f6zlem b\u00fct\u00fcnsel bak\u0131\u015f\u0131 sa\u011flamayacak, ara\u015ft\u0131rmaya \u00e7ok \u015fey getirmeyecektir. Onun \u00e7e\u015fitli aletler kullanarak g\u00f6rme g\u00fcc\u00fcn\u00fc art\u0131rmas\u0131 gerekir. \u00d6te yandan her ara\u015ft\u0131rma ayn\u0131 ko\u015fullarda ger\u00e7ekle\u015fmez. Baz\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar basit baz\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar karma\u015f\u0131kt\u0131r. Basit ara\u015ft\u0131rma incelenmesi kolay olan nesnelere y\u00f6nelir. Basit ara\u015ft\u0131rmada duyu organlar\u0131m\u0131z\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 veriler yeterlidir. Karma\u015f\u0131k ara\u015ft\u0131rmada de\u011fi\u015fik y\u00f6ntemler kullanmak gerekir, bu y\u00f6ntemler olmadan bilgiye ula\u015fmak olas\u0131 de\u011fildir, onlars\u0131z nesneleri ya da ili\u015fkileri g\u00f6zlemleme \u015fans\u0131m\u0131z yoktur. Bu ikinci t\u00fcr ara\u015ft\u0131rmada alet ve donan\u0131m zorunludur. G\u00f6rmek ya da g\u00f6rebilmek \u00f6nemlidir ama yeterli de\u011fildir.<\/p>\n<p>Deneyle g\u00f6zlem \u00e7ok zaman birbirine kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r, hatta onlar\u0131 t\u00fcmevar\u0131mla ve t\u00fcmdengelimle kar\u0131\u015ft\u0131rmak da olas\u0131d\u0131r: \u201cG\u00f6zlem ve deney gere\u00e7leri toplamaya, t\u00fcmevar\u0131m ve t\u00fcmdengelim onlar\u0131 geli\u015ftirmeye yarar.\u201d Bir\u00e7ok bilim adam\u0131 g\u00f6zlemle deneyi birbirinden ay\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar ama terimlerin tan\u0131m\u0131nda uyu\u015famad\u0131lar. \u00d6rne\u011fin Zimmermann\u2019a g\u00f6re g\u00f6zlem do\u011fan\u0131n bize sundu\u011fu \u015feyleri ya da olgular\u0131 oldu\u011fu gibi g\u00f6rmeye dayan\u0131r, oysa deney deneycinin belirledi\u011fi olgular\u0131 saptamayla ilgilidir. Bu durumda g\u00f6zlemciyle deneyciyi kesin bir bi\u00e7imde birbirinden ay\u0131rm\u0131\u015f olmuyor muyuz? Bu durumda g\u00f6zlem tam anlam\u0131nda edilgin ve deney tam anlam\u0131nda etkin olmuyor mu? Cuvier de ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015ftedir: \u201cG\u00f6zlemci do\u011fay\u0131 dinler, deneyci do\u011fay\u0131 sorgular ve onun kendisini ortaya koymas\u0131n\u0131 sa\u011flar.\u201d Claude Bernard bu iki terimi kesin olarak birbirinden ay\u0131rman\u0131n kolay olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. G\u00f6zlemcinin edilgin deneycinin etkin oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz ama bu da kesin de\u011fildir. Bilimsel ara\u015ft\u0131rmada bu iki \u015fey birbirine rahat\u00e7a kar\u0131\u015fabilir ve biri \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fcn yerine ge\u00e7ebilir. Buna g\u00f6re g\u00f6zlemin edilgin ve deneyin etkin oldu\u011fu do\u011fru de\u011fildir. Claude Bernard bu konuda ilgin\u00e7 bir \u00f6rnek verir. Bir \u00fclkede herhangi bir b\u00f6lgesel hastal\u0131k ortaya \u00e7\u0131k\u0131p kendini bir hekimin dikkatine sundu\u011funda ortaya \u00e7\u0131kan tablo d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen o kesin ayr\u0131m\u0131n yap\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir: \u201cO durumda hekimin raslant\u0131yla yapt\u0131\u011f\u0131 ve hi\u00e7bir \u00f6ncesel fikre sahip olmadan yapt\u0131\u011f\u0131 kendili\u011finden ya da edilgin bir g\u00f6zlem vard\u0131r. Ancak bu ilk durumlar\u0131 g\u00f6zlemledikten sonra bu hekimin akl\u0131na bu hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n baz\u0131 \u00f6zel meteorolojik ve sa\u011fl\u0131kla ilgili ko\u015fullara ba\u011fl\u0131 olabilece\u011fi gelirse o zaman hekim yola d\u00fc\u015fecek ve ayn\u0131 hastal\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc ba\u015fka \u00fclkelere gidecek, hastal\u0131\u011f\u0131n ayn\u0131 ko\u015fullarda geli\u015fip geli\u015fmedi\u011fini g\u00f6rmek isteyecektir. Hastal\u0131\u011f\u0131n do\u011fas\u0131 ve nedeni \u00fczerine \u00f6ncesel bir fikirle yap\u0131lm\u0131\u015f olan bu ikinci g\u00f6zlem d\u00fczenlenmi\u015f ya da etkin bir g\u00f6zlemdir.\u201d<\/p>\n<p>G\u00f6kbilimden de bir \u00f6rnek verilebilir. G\u00f6kbilimci d\u00fcrb\u00fcn\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcnden ge\u00e7en bir gezegenle ilgilenir. Bu raslant\u0131sal bir bulu\u015fmad\u0131r. Burada g\u00f6kbilimci edilgin durumdad\u0131r, bu ili\u015fkide \u00f6nceden belirlenmi\u015f bir fikir s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k g\u00f6kbilimci bir gezegenin ge\u00e7i\u015fini belirler de nedenlere inmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsa etkin g\u00f6zlemci olur, \u00e7\u00fcnk\u00fc burada bir \u00f6nfikir vard\u0131r. \u201cKendini bize sunan do\u011fal olgular\u0131n belirlenmesinde zihin bazen edilgin bazen etkindir, bir ba\u015fka deyi\u015fle g\u00f6zlem bazen bir \u00f6nfikir olmadan raslant\u0131yla yap\u0131l\u0131r bazen de \u00f6nfikirle yap\u0131l\u0131r yani zihnin bir y\u00f6neliminin tamuyarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 do\u011frulama e\u011filimiyle yap\u0131l\u0131r.\u201d Claude Bernard bu konuda mideyle ilgili bir \u00f6rnek verir. Sindirimi yani midede olup bitenleri merak eden bir fizyolojist karn\u0131n ve midenin \u00e7eperlerini a\u00e7acak, bir fist\u00fcl olu\u015fturacak, do\u011frudan g\u00f6ze g\u00f6r\u00fcnmeyen olgular\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in deney yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnecektir. Doktor Beaumont sol b\u00f6\u011fr\u00fcne ate\u015f edilmi\u015f gen\u00e7 bir kanadal\u0131 avc\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131. Yaran\u0131n kabu\u011fu kalk\u0131nca midede geni\u015f bir fist\u00fcl olu\u015fuyordu ve bu fist\u00fclden midenin i\u00e7i g\u00f6r\u00fclebiliyordu. Doktor Beaumont y\u0131llarca bu hastaya bakt\u0131 ve midede sindirim olay\u0131n\u0131 inceledi. Birinci durumda fizyolojist bir tasar\u0131ma g\u00f6re i\u015f g\u00f6r\u00fcyor ve etkin deney yap\u0131yor, ikinci durumda deney edilgin deneydir.<\/p>\n<p>Claude Bernard bilimsel ara\u015ft\u0131rmay\u0131 biraz da bir sanat olarak g\u00f6r\u00fcr. Ona g\u00f6re bu sanat b\u00fct\u00fcn bilimlerin k\u00f6\u015fe ta\u015f\u0131d\u0131r ve bilimsel y\u00f6ntemin \u00f6z\u00fc deneydir: \u201cDeneysel y\u00f6ntemde iki \u015feyin \u00fczerinde durmak gerekir: 1) kesin bir ara\u015ft\u0131rma arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla tamuyar olgulara ula\u015fmak, 2) deneysel usavurma arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla onlar\u0131 i\u015fleme koymak, b\u00f6ylece onlardan olgular\u0131n yasalar\u0131n\u0131n bilgisini \u00e7\u0131karmak. Deneysel usavurma her zaman ve zorunlu olarak iki olgu \u00fczerinde durur: bunlardan biri \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 sa\u011flayan g\u00f6zlemdir, \u00f6b\u00fcr\u00fc ona sonu\u00e7 ya da denetim sa\u011flayan deneydir.\u201d Deney d\u00fczenlenmi\u015f g\u00f6zlemden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. G\u00f6zlemci g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcne d\u00fc\u015fen olgular\u0131 belirler. \u201cG\u00f6zlemci olgular\u0131n foto\u011fraf\u00e7\u0131s\u0131 olmal\u0131d\u0131r, onun g\u00f6zlemi tam olarak do\u011fay\u0131 ortaya koymal\u0131d\u0131r.\u201d Deneyci ister istemez olas\u0131 yorumlara y\u00f6nelir, g\u00f6zlemlenmi\u015f olgular\u0131 yorumlar. \u201cBunun i\u00e7in deneyci kafa yorar, dener s\u0131nar kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131r d\u00fczenler, b\u00f6ylece \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc amaca ula\u015fmak i\u00e7in en uygun deneysel ko\u015fullar\u0131 bulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Zorunlu olarak \u00f6nceden belirlenmi\u015f bir fikre g\u00f6re deney yapmak gerekir. Deneycinin zihni etkin olmal\u0131d\u0131r yani do\u011fay\u0131 sorguya \u00e7ekmelidir, kendisine esinlenmi\u015f \u00e7e\u015fitli varsay\u0131mlar\u0131 izleyerek do\u011faya her anlamda sorular y\u00f6neltmelidir.\u201d B\u00f6yle bir \u00e7abay\u0131 \u00f6zg\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnebilen, zihnini ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klardan kurtarm\u0131\u015f bir ki\u015fi ger\u00e7ekle\u015ftirebilir ancak. Felsefi ku\u015fku \u00fczerine temellenmi\u015f bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe, b\u00fct\u00fcnsel bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ula\u015fm\u0131\u015f olmayanlar bu amaca ula\u015famazlar.<\/p>\n<figure id=\"attachment_20082\" aria-describedby=\"caption-attachment-20082\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-20082\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-5.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"199\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-20082\" class=\"wp-caption-text\">Claude Bernard an\u0131s\u0131na haz\u0131rlanm\u0131\u015f bir Frans\u0131z pulu.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Bilgin ger\u00e7ek bilginse kuram\u0131 deneysel uygulamadan ayr\u0131 tutmaz. Bilgin \u00f6nce olguya y\u00f6nelir, olgu onun zihninde bir fikri olu\u015fturur. O bu fikirden yola \u00e7\u0131karak deneyi olu\u015fturur. Deneyi tasarlarken deneyin maddi ko\u015fullar\u0131n\u0131 da haz\u0131rlar. Bu deneyden yeni olgular \u00e7\u0131kar, bu defa onlar\u0131 da ele almak onlar\u0131 da g\u00f6zlemlemek gerekir. Bu b\u00f6ylece s\u00fcrer gider. Bilgin\u2019i g\u00f6zlemci ve deneyci diye ay\u0131rmak do\u011fru mu? \u201cKuramda soyut bir bi\u00e7imde g\u00f6zlemciyi deneyciden ay\u0131rmak olas\u0131 da olsa uygulamada onlar\u0131 birbirinden ay\u0131rmak olas\u0131 de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc zorunlu olarak ayn\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131n\u0131n bazen g\u00f6zlemci bazen deneyci oldu\u011funu biliyoruz.\u201d \u0130\u015fin temelinde merak vard\u0131r. Yaln\u0131z bilginler de\u011fil t\u00fcm insanlar do\u011faya bir \u015feyler sormak, ondan bir \u015feyler \u00f6\u011frenmek isterler. \u201cHer insan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015feyler \u00fczerine \u00f6ncelikle fikirlere sahip olur. O do\u011fan\u0131n olgular\u0131n\u0131 deneyle tan\u0131madan \u00f6nce \u00f6ng\u00f6r\u00fcyle yorumlamaya y\u00f6nelmi\u015ftir. Bu e\u011filim kendili\u011findendir, \u00f6ncesel bir fikir her zaman ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 bir bilincin ilk at\u0131l\u0131m\u0131d\u0131r ve hep \u00f6yle olacakt\u0131r. Ama deneysel y\u00f6ntemin amac\u0131 bir sezgi \u00fczerine ya da \u015feylerin bulan\u0131k bir duygusu \u00fczerine temellenmi\u015f olan bu a priori kavray\u0131\u015f\u0131 olgular\u0131n deneysel incelemesi \u00fczerine kurulmu\u015f a posteriori bir yoruma g\u00f6t\u00fcrmektir. Bu y\u00fczden deneysel y\u00f6ntem a posteriori y\u00f6ntem diye de adland\u0131r\u0131l\u0131r.\u201d<\/p>\n<p><strong>Felsefi ku\u015fku<\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsan do\u011fal olarak metafizi\u011fe e\u011filimlidir, onun biraz da her \u015feyi bilmeye bir yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r. O akl\u0131na esen d\u00fc\u015f\u00fcncelerin do\u011fru oldu\u011funa kolayca inan\u0131r. Bu y\u00fczden deneysel y\u00f6ntemi d\u00fc\u015f\u00fcncenin do\u011fal bir sonucu olarak g\u00f6rmek do\u011fru de\u011fildir. \u0130nsan uzun s\u00fcre dinbilimsel sorunlar\u0131 tart\u0131\u015fm\u0131\u015f ve sonunda tuttu\u011fu yolun verimli bir yol olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rerek ger\u00e7ek bilimsel ara\u015ft\u0131rma yoluna, deneysel bilgiye ula\u015fma yoluna girmi\u015ftir. Do\u011faya yasalar\u0131n\u0131 yazd\u0131racak durumda olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, d\u0131\u015f d\u00fcnya nesnelerinin bilgisine ve \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcne sahip olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f, do\u011fruya ula\u015fmak i\u00e7in do\u011fa yasalar\u0131n\u0131 incelemesi ve fikirlerini deneye yani olgulara uydurmas\u0131 gerekti\u011fini anlam\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ekte metafizik\u00e7i de skolastik de deneyci de bir <em>a priori <\/em>fikirden yola \u00e7\u0131karlar. Skolastik fikrini mutlak do\u011fru olarak \u00f6ne s\u00fcrerken ve o mutlak do\u011frudan bilgiler t\u00fcretirken deneyci ger\u00e7ek bir al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fckle fikrini soru olarak ortaya koyar, fikrinin az\u00e7ok olumsal oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, tek tek do\u011frulardan giderek genel do\u011frulara ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ama hi\u00e7bir zaman mutlak do\u011fruyu buldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrmez. Deneysel fikir bir varsay\u0131md\u0131r. \u0130nsano\u011flu evriminin de\u011fi\u015fik s\u00fcre\u00e7lerinde duygusall\u0131ktan ussall\u0131\u011fa ve deneye do\u011fru bir geli\u015fim g\u00f6sterdi. Duygu usa egemen oldu\u011funda inan\u00e7la ilgili do\u011frular \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyordu, dinbilimsel do\u011frular \u00f6neriyordu. Deneysel kavray\u0131\u015f do\u011fal olgular\u0131 incelemeye y\u00f6neldi. O do\u011frular\u0131n duyguda da usta da olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildirdi. Do\u011frulara ula\u015fmak isteyenler \u015feylerin nesnel ger\u00e7ekli\u011fine y\u00f6nelmek zorundayd\u0131lar. Deneysel y\u00f6ntem buna g\u00f6re nesnel do\u011frulara y\u00f6nelir. Onun \u00f6znel do\u011frularla i\u015fi yoktur. \u00d6te yandan insan ilk ilkeleri de \u015feylerin \u00f6z\u00fcn\u00fc de tan\u0131ma olana\u011f\u0131na sahip de\u011fildir. Deneysel d\u00fc\u015f\u00fcnce bu durumda ili\u015fiklerle ilgili olacakt\u0131r.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-20083 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-6.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/>\u00d6nemli olan do\u011fan\u0131n olgular\u0131n\u0131 incelemeye y\u00f6nelirken \u00f6zg\u00fcr bir bilince sahip olmakt\u0131r ve felsefi anlamda ku\u015fkuyu elden b\u0131rakmamakt\u0131r. Bu ku\u015fku eski ku\u015fkuculuklar\u0131n kaba ya da mutlak ku\u015fkuculu\u011funa tam kar\u015f\u0131t bir ku\u015fkuculuktur: do\u011fruyu g\u00f6zden \u00e7\u0131karmay\u0131 de\u011fil do\u011fruya ula\u015fma yolunda \u00f6zenli olmay\u0131 gerektirir. Bilime ve do\u011fan\u0131n belirlenim d\u00fczenine inanmal\u0131y\u0131z. Bilimin hi\u00e7bir zaman \u015fa\u015fmaz do\u011frularla ilgili olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin her zaman bir yakla\u015f\u0131m de\u011feri ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131, her \u015feyin de\u011fi\u015fime a\u00e7\u0131k oldu\u011funu unutmamak zorunday\u0131z. \u00d6te yandan par\u00e7al\u0131 ve ge\u00e7ici do\u011frular d\u00fczeyinde \u00e7al\u0131\u015fmak durumunda oldu\u011fumuzu da unutmamam\u0131z gerekir. Bilincimizi her zaman \u00f6zg\u00fcr tutmaya, her \u015feyi enine boyuna ve sonuna kadar tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131k olmal\u0131y\u0131z. Bize sunulan bir fikri anlamaya ve tutuculu\u011fun k\u0131ska\u00e7lar\u0131na tak\u0131l\u0131p y\u00fcr\u00fcrl\u00fckteki bilgiler \u00e7er\u00e7evesinde onu d\u0131\u015flamak yerine onu apa\u00e7\u0131k tart\u0131\u015fmaya haz\u0131r olmal\u0131y\u0131z. \u201cDeneycinin sahip oldu\u011fu bu \u00f6zg\u00fcrl\u00fck felsefi ku\u015fku \u00fczerine temellenmi\u015ftir. Ger\u00e7ekte \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktalar\u0131n\u0131n karanl\u0131k olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc usavurmalar\u0131m\u0131z\u0131n kesin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n bilincine ula\u015fmal\u0131y\u0131z. Bu \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 bilimlerin ilerleyi\u015fine g\u00f6re her zaman az\u00e7ok yetersiz varsay\u0131mlar ya da kuramlar \u00fczerine oturur.\u201d<\/p>\n<p>Deneysel y\u00f6ntemin temel ilkesi bilinci \u00f6zg\u00fcr ve g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131lan felsefi ku\u015fkudur. Bilimsel ara\u015ft\u0131rman\u0131n b\u00fct\u00fcn gizi buradad\u0131r denilebilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00d6nemli olan do\u011fan\u0131n olgular\u0131n\u0131 incelemeye y\u00f6nelirken \u00f6zg\u00fcr bir bilince sahip olmakt\u0131r ve felsefi anlamda ku\u015fkuyu elden b\u0131rakmamakt\u0131r. Bu ku\u015fku eski ku\u015fkuculuklar\u0131n kaba ya da mutlak ku\u015fkuculu\u011funa tam kar\u015f\u0131t bir ku\u015fkuculuktur: do\u011fruyu g\u00f6zden \u00e7\u0131karmay\u0131 de\u011fil do\u011fruya ula\u015fma yolunda \u00f6zenli olmay\u0131 gerektirir. Deneysel y\u00f6ntemin temel ilkesi bilinci \u00f6zg\u00fcr ve g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131lan felsefi ku\u015fkudur. Bilimsel ara\u015ft\u0131rman\u0131n b\u00fct\u00fcn gizi [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":206,"featured_media":20079,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[174,221],"tags":[482,2402,606,237,1882,961,2401],"class_list":["post-20077","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-137-sayi","category-felsefe","tag-bilim","tag-claude-bernard","tag-deney","tag-felsefe","tag-gozlem","tag-inanc","tag-kuram"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"aioseo_head":"\n\t\t<!-- All in One SEO 4.9.8 - aioseo.com -->\n\t<meta name=\"robots\" content=\"max-image-preview:large\" \/>\n\t<meta name=\"author\" content=\"Af\u015far Timu\u00e7in\"\/>\n\t<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\" \/>\n\t<meta name=\"generator\" content=\"All in One SEO (AIOSEO) 4.9.8\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:site_name\" content=\"Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:title\" content=\"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:app_id\" content=\"2104805563100892\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:admins\" content=\"1250955469\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:secure_url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"800\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"450\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:published_time\" content=\"2015-07-01T10:17:19+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2018-02-21T10:24:14+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:site\" content=\"@bilimvegelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:title\" content=\"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg\" \/>\n\t\t<script type=\"application\/ld+json\" class=\"aioseo-schema\">\n\t\t\t{\"@context\":\"https:\\\/\\\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#article\",\"name\":\"Claude Bernard\\u2019\\u0131n y\\u00f6ntem kavray\\u0131\\u015f\\u0131 | Bilim ve Gelecek\",\"headline\":\"Claude Bernard\\u2019\\u0131n y\\u00f6ntem kavray\\u0131\\u015f\\u0131\\u00a0\",\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/atimucin#author\"},\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/claude-bernard-2.jpg\",\"width\":800,\"height\":450,\"caption\":\"Claude Bernard (1813-1878) hekimlik mesle\\u011finin deneylerinden de yararlanarak bilimsel y\\u00f6ntem sorununu enine boyuna inceledi.\"},\"datePublished\":\"2015-07-01T13:17:19+03:00\",\"dateModified\":\"2018-02-21T13:24:14+03:00\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#webpage\"},\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#webpage\"},\"articleSection\":\"137. Say\\u0131, Felsefe, bilim, claude bernard, deney, felsefe, g\\u00f6zlem, inan\\u00e7, kuram\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#breadcrumblist\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"position\":1,\"name\":\"Home\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"position\":2,\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/137-sayi#listItem\",\"name\":\"137. Say\\u0131\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"name\":\"Home\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/137-sayi#listItem\",\"position\":3,\"name\":\"137. Say\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/137-sayi\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#listItem\",\"name\":\"Claude Bernard\\u2019\\u0131n y\\u00f6ntem kavray\\u0131\\u015f\\u0131\\u00a0\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#listItem\",\"position\":4,\"name\":\"Claude Bernard\\u2019\\u0131n y\\u00f6ntem kavray\\u0131\\u015f\\u0131\\u00a0\",\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/137-sayi#listItem\",\"name\":\"137. Say\\u0131\"}}]},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\\\/#organizationLogo\",\"width\":272,\"height\":90,\"caption\":\"Bilim ve Gelecek Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\\\/#organizationLogo\"}},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/atimucin#author\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/atimucin\",\"name\":\"Af\\u015far Timu\\u00e7in\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#authorImage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/secure.gravatar.com\\\/avatar\\\/1341ddb0c871d0aa358475d5c6ed43e97e79408d140cd1fa83e3916a9f421a9c?s=96&d=mm&r=g\",\"width\":96,\"height\":96,\"caption\":\"Af\\u015far Timu\\u00e7in\"}},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#webpage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\",\"name\":\"Claude Bernard\\u2019\\u0131n y\\u00f6ntem kavray\\u0131\\u015f\\u0131 | Bilim ve Gelecek\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\"},\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#breadcrumblist\"},\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/atimucin#author\"},\"creator\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/atimucin#author\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/claude-bernard-2.jpg\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\\\/#mainImage\",\"width\":800,\"height\":450,\"caption\":\"Claude Bernard (1813-1878) hekimlik mesle\\u011finin deneylerinden de yararlanarak bilimsel y\\u00f6ntem sorununu enine boyuna inceledi.\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2015\\\/07\\\/01\\\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#mainImage\"},\"datePublished\":\"2015-07-01T13:17:19+03:00\",\"dateModified\":\"2018-02-21T13:24:14+03:00\"},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"}}]}\n\t\t<\/script>\n\t\t<!-- All in One SEO -->\n\n","aioseo_head_json":{"title":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 | Bilim ve Gelecek","description":"","canonical_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi","robots":"max-image-preview:large","keywords":"","webmasterTools":{"miscellaneous":""},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#article","name":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 | Bilim ve Gelecek","headline":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131\u00a0","author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/atimucin#author"},"publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg","width":800,"height":450,"caption":"Claude Bernard (1813-1878) hekimlik mesle\u011finin deneylerinden de yararlanarak bilimsel y\u00f6ntem sorununu enine boyuna inceledi."},"datePublished":"2015-07-01T13:17:19+03:00","dateModified":"2018-02-21T13:24:14+03:00","inLanguage":"tr-TR","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#webpage"},"isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#webpage"},"articleSection":"137. Say\u0131, Felsefe, bilim, claude bernard, deney, felsefe, g\u00f6zlem, inan\u00e7, kuram"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#breadcrumblist","itemListElement":[{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","position":1,"name":"Home","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","position":2,"name":"Dergi Say\u0131lar\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/137-sayi#listItem","name":"137. Say\u0131"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","name":"Home"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/137-sayi#listItem","position":3,"name":"137. Say\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/137-sayi","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#listItem","name":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131\u00a0"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#listItem","position":4,"name":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131\u00a0","previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/137-sayi#listItem","name":"137. Say\u0131"}}]},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","logo":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\/#organizationLogo","width":272,"height":90,"caption":"Bilim ve Gelecek Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\/#organizationLogo"}},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/atimucin#author","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/atimucin","name":"Af\u015far Timu\u00e7in","image":{"@type":"ImageObject","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#authorImage","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/1341ddb0c871d0aa358475d5c6ed43e97e79408d140cd1fa83e3916a9f421a9c?s=96&d=mm&r=g","width":96,"height":96,"caption":"Af\u015far Timu\u00e7in"}},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#webpage","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi","name":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 | Bilim ve Gelecek","inLanguage":"tr-TR","isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website"},"breadcrumb":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#breadcrumblist"},"author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/atimucin#author"},"creator":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/atimucin#author"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi\/#mainImage","width":800,"height":450,"caption":"Claude Bernard (1813-1878) hekimlik mesle\u011finin deneylerinden de yararlanarak bilimsel y\u00f6ntem sorununu enine boyuna inceledi."},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi#mainImage"},"datePublished":"2015-07-01T13:17:19+03:00","dateModified":"2018-02-21T13:24:14+03:00"},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","inLanguage":"tr-TR","publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"}}]},"og:locale":"tr_TR","og:site_name":"Bilim ve Gelecek","og:type":"article","og:title":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 | Bilim ve Gelecek","og:url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi","fb:app_id":"2104805563100892","fb:admins":"1250955469","og:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg","og:image:secure_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg","og:image:width":800,"og:image:height":450,"article:published_time":"2015-07-01T10:17:19+00:00","article:modified_time":"2018-02-21T10:24:14+00:00","article:publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/","twitter:card":"summary_large_image","twitter:site":"@bilimvegelecek","twitter:title":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 | Bilim ve Gelecek","twitter:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/claude-bernard-2.jpg"},"aioseo_meta_data":{"post_id":"20077","title":null,"description":null,"keywords":null,"keyphrases":null,"primary_term":null,"canonical_url":null,"og_title":null,"og_description":null,"og_object_type":"default","og_image_type":"default","og_image_url":null,"og_image_width":null,"og_image_height":null,"og_image_custom_url":null,"og_image_custom_fields":null,"og_video":null,"og_custom_url":null,"og_article_section":null,"og_article_tags":null,"twitter_use_og":false,"twitter_card":"default","twitter_image_type":"default","twitter_image_url":null,"twitter_image_custom_url":null,"twitter_image_custom_fields":null,"twitter_title":null,"twitter_description":null,"schema":{"blockGraphs":[],"customGraphs":[],"default":{"data":{"Article":[],"Course":[],"Dataset":[],"FAQPage":[],"Movie":[],"Person":[],"Product":[],"ProductReview":[],"Car":[],"Recipe":[],"Service":[],"SoftwareApplication":[],"WebPage":[]},"graphName":"","isEnabled":true},"graphs":[]},"schema_type":null,"schema_type_options":null,"pillar_content":false,"robots_default":true,"robots_noindex":false,"robots_noarchive":false,"robots_nosnippet":false,"robots_nofollow":false,"robots_noimageindex":false,"robots_noodp":false,"robots_notranslate":false,"robots_max_snippet":null,"robots_max_videopreview":null,"robots_max_imagepreview":"large","priority":null,"frequency":null,"local_seo":null,"breadcrumb_settings":null,"limit_modified_date":false,"ai":null,"created":"2021-05-29 21:20:13","updated":"2025-06-05 18:24:36","seo_analyzer_scan_date":null},"aioseo_breadcrumb":"<div class=\"aioseo-breadcrumbs\"><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\" title=\"Home\">Home<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\" title=\"Dergi Say\u0131lar\u0131\">Dergi Say\u0131lar\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/137-sayi\" title=\"137. Say\u0131\">137. Say\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\tClaude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131 \n\t\t<\/span><\/div>","aioseo_breadcrumb_json":[{"label":"Home","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr"},{"label":"Dergi Say\u0131lar\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari"},{"label":"137. Say\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/137-sayi"},{"label":"Claude Bernard\u2019\u0131n y\u00f6ntem kavray\u0131\u015f\u0131\u00a0","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/07\/01\/claude-bernardin-yontem-kavrayisi"}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/20077","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/206"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=20077"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/20077\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/20079"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=20077"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=20077"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=20077"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}