{"id":21587,"date":"2015-05-01T12:23:45","date_gmt":"2015-05-01T09:23:45","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=21587"},"modified":"2018-03-13T12:26:06","modified_gmt":"2018-03-13T09:26:06","slug":"bu-iyi-bir-kitap","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2015\/05\/01\/bu-iyi-bir-kitap","title":{"rendered":"Bu iyi bir kitap!"},"content":{"rendered":"<p>\u201cBilim Tarihi asl\u0131nda bilimin ta kendisidir.\u201d Johann Wolfgang von Goethe\u2019nin bu s\u00f6z\u00fcn\u00fc daha \u00f6nce bilmiyordum ama do\u011frulu\u011funa y\u00fcrekten inand\u0131\u011f\u0131m\u0131 rahatl\u0131kla s\u00f6yleyebilirim. Tarih alg\u0131s\u0131 farkl\u0131d\u0131r insanlar aras\u0131nda; ge\u00e7mi\u015fe ait olanla ilgilendi\u011finden kimi zaman \u00f6nemsenmez hatta k\u00fc\u00e7\u00fcmsenir baz\u0131lar\u0131nca; insan zaaflar\u0131 ve hatalar\u0131yla dolu oldu\u011fu i\u00e7in, ileriye bakman\u0131n daha iyi oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnenler de bulunabilir. Onun iyi bir \u00f6\u011fretmen oldu\u011funa inanan az say\u0131da bilge ki\u015fi vard\u0131r ki, tarihi onlardan \u00f6\u011frenmek b\u00fcy\u00fck bir haz verir. \u0130\u015fte sevgili dostum Prof. Dr. Orhan K\u00fc\u00e7\u00fcker\u2019in yeni yay\u0131mlanan <em>Biyoloji Tarihi<\/em> ders kitab\u0131n\u0131 sevmem de b\u00f6yle oldu; iyi bir \u00f6\u011fretmenden yeni \u015feyler \u00f6\u011frenmenin hazz\u0131n\u0131 tadarak. Kitab\u0131n sonlar\u0131na yakla\u015ft\u0131k\u00e7a ilk sayfalarda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m Goethe\u2019nin s\u00f6z\u00fcn\u00fcn asl\u0131nda \u00e7ok daha derinlere k\u00f6k sald\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131m. Bilim tarihi, bir yan\u0131yla; insan akl\u0131n\u0131n, \u00e7al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, sabr\u0131n\u0131n ve cesaretinin tarihi. Belki de bilim diye, bilim tarihi diye bir \u015fey yok; orada olan sadece bir avu\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnen ve \u00e7al\u0131\u015fkan insan\u0131n yani bilimcilerin inan\u0131lmaz \u00f6yk\u00fcleri. <em>Biyoloji Tarihi<\/em>\u2019ni okumakla bu g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ser\u00fcvenin kahramanlar\u0131n\u0131n, yolda\u015flar\u0131m\u0131n ge\u00e7it t\u00f6reninde buldum kendimi.<\/p>\n<p>Ben insan\u0131n, <em>Pan<\/em> cinsindeki atas\u0131yla yollar\u0131 ayr\u0131l\u0131p da, <em>Homo<\/em> cinsi olarak ya\u015fam\u0131na devam etti\u011fi andan itibaren k\u00fclt\u00fcr \u00fcretmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131na inananlardan\u0131m. Zaman i\u00e7inde, insan\u0131n k\u00fclt\u00fcr tarihini bilinenden daha \u00f6ncelere \u00e7ekecek bulgulara eri\u015filecektir. \u201c\u0130lkel atalar\u0131m\u0131z\u0131n\u201d sand\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan daha becerikli oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fine haz\u0131rl\u0131kl\u0131 olmakta yarar var. Sevgili Orhan\u2019\u0131n kitab\u0131n\u0131 \u201cprehistorik\u201d \u00e7a\u011flardan ba\u015flatmas\u0131 beni bu a\u00e7\u0131dan mutlu etti. Antropologlar insan\u0131n evriminin y\u00fckseklerden inip, yerde ya\u015fama y\u00f6n\u00fcnde ilerledi\u011fini g\u00f6stermi\u015flerdir. Bu ya\u015fam bi\u00e7imi \u00e7ok geni\u015f alanlara yay\u0131lmay\u0131 ve do\u011fayla daha fazla i\u00e7li d\u0131\u015fl\u0131 olmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Farkl\u0131 ortamlara g\u00f6\u00e7 eden insan, yeni \u00e7evresini ak\u0131lc\u0131 bir \u015fekilde incelememi\u015f olsayd\u0131 herhalde hayatta kalmas\u0131 pek m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131. Do\u011fa \u00e7ok zorlu ve karma\u015f\u0131k bir ortamd\u0131r. Deneme yan\u0131lma y\u00f6ntemi ve buradan elde edilen bir avu\u00e7 de\u011ferli bilginin korunmas\u0131, muhtemelen bug\u00fcn oldu\u011fu gibi y\u00fcz binlerce y\u0131l \u00f6nce de insan\u0131n temel davran\u0131\u015f bi\u00e7imlerinden biriydi. \u0130lk insanlar\u0131n, farkl\u0131 bir nitelikte de olsa, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir merak duygusuna da sahip oldu\u011fu kan\u0131s\u0131nday\u0131m. Atalar\u0131m\u0131zda, zaman i\u00e7inde, soyutlama yetene\u011fi olan yarat\u0131c\u0131 bir beynin evrimle\u015fti\u011fi bilinen bir ger\u00e7ektir. B\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla eski insanlar, bilimi ke\u015ffeden modern insan beyninin baz\u0131 temel yetilerine sahiptiler.<\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ge\u00e7erlili\u011fini h\u00e2l\u00e2 koruyan kimi k\u00fclt\u00fcr \u00f6\u011felerinin yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok ilgin\u00e7 ve \u00f6nemli bir tarih d\u00f6nemidir. \u00d6rne\u011fin Tek Tanr\u0131l\u0131 G\u00f6ksel Dinler\u2019in temeli bu zamanda at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde astronomi, matematik, fizik, t\u0131p, biyoloji, kimyaya ili\u015fkin ilk temel bilgilerin derlenmesi, m\u00fchendislik uygulamalar\u0131 vb. bir\u00e7ok \u015fey de o d\u00f6nemin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. <em>Biyoloji Tarihi<\/em> kitab\u0131nda bu \u00e7a\u011f \u00e7ok geni\u015f bir co\u011frafya i\u00e7inde incelenerek do\u011fru bir yakla\u015f\u0131mda bulunulmu\u015ftur. Eski M\u0131s\u0131r, Anadolu, Mezopotamya, Hindistan, \u00c7in, Antik Yunan ve \u0130talya\u2019da meydana gelen geli\u015fmeler ayn\u0131 b\u00f6l\u00fcm i\u00e7inde aktar\u0131larak okuyucunun ilgili d\u00f6nemi kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmal\u0131 bir \u015fekilde de\u011ferlendirmesi sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. <em>Biyoloji Tarihi<\/em>\u2019ni okumadan \u00f6nce S\u00fcmer ve Akad tabletlerinde bu kadar ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir canl\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyordum. Bat\u0131l\u0131, eski bilim tarih\u00e7ilerinden kalan k\u00f6t\u00fc bir mirast\u0131r her \u015feyin Antik Yunan do\u011fa felsefecilerinden ba\u015flat\u0131lmas\u0131. Bu ba\u011flamda biyolojik s\u0131n\u0131fland\u0131rman\u0131n ilk uygulamalar\u0131n\u0131 Aristoteles\u2019e ba\u011flamak yayg\u0131n bir gelenekti. Asl\u0131nda bu, s\u00f6z konusu d\u00f6nemin ger\u00e7ekli\u011fini yans\u0131tma kayg\u0131s\u0131ndan \u00e7ok g\u00f6rkemli Antik Yunan k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc Bat\u0131 Uygarl\u0131\u011f\u0131\u2019n\u0131n temeline yerle\u015ftirme \u00e7abalar\u0131n\u0131n bir uzant\u0131s\u0131yd\u0131. Yazar\u0131n bu yan\u0131lg\u0131y\u0131 payla\u015fmamas\u0131 \u00e7ok do\u011fru olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Orta\u00e7a\u011f\u0131n ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fc (5.-10. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131) \u00f6zg\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnce ve yarat\u0131c\u0131l\u0131k i\u00e7in k\u00f6t\u00fc bir d\u00f6nemdir. H\u0131ristiyan tutuculu\u011fu insan akl\u0131 \u00fczerine kara bir bulut gibi \u00e7\u00f6km\u00fc\u015ft\u00fcr. Yakla\u015f\u0131k alt\u0131 y\u00fczy\u0131l gibi inan\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7, uzun bir s\u00fcre sonunda insanl\u0131k ger\u00e7ek benli\u011fine geri d\u00f6nm\u00fc\u015f ve 11. y\u00fczy\u0131ldan itibaren tekrar bilgi \u00fcretmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Yine de koca bir \u00e7a\u011f\u0131n modern bilime katk\u0131s\u0131, \u00e7ok genel anlamda, Arap rakamlar\u0131n\u0131n icad\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ayd\u0131n din adamlar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fim hareketinin itici g\u00fcc\u00fc olmas\u0131 dikkat \u00e7ekicidir. B\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla y\u00fczy\u0131llar boyu s\u00fcren atalettten kendileri de memnun de\u011fillerdi. R\u00f6nesans ve Reform \u00f6ncesi Bat\u0131 Avrupa\u2019da \u201c\u00fcniversite\u201d tipi ileri e\u011fitim kurumlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131 \u00f6nemli bir geli\u015fmeydi. \u00c7\u00fcnk\u00fc buralarda daha e\u011fitimli din adamlar\u0131n\u0131n yeti\u015fmesi, kilisenin bask\u0131c\u0131 tutumunun azalmas\u0131nda ve daha sonraki olumlu i\u015flerde \u00e7ok belirleyici olacakt\u0131. Orta\u00e7a\u011f, <em>Biyoloji Tarihi<\/em> kitab\u0131nda, biraz k\u0131sa da olsa, derli toplu bir \u015fekilde aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu arada kitapta, Orta\u00e7a\u011fda Biyoloji\u2019nin incelendi\u011fi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmdeki baz\u0131 alt ba\u015fl\u0131klara de\u011finmekte yarar g\u00f6r\u00fcyorum: Bu ba\u015fl\u0131klardan biri \u201c\u0130slam Do\u011fa Bilimcileri\u201d \u00f6teki ise \u201cMusevi Do\u011fa Bilimcileri\u201d dir. \u0130nsan bunlar\u0131 g\u00f6r\u00fcnce do\u011fal olarak \u201cH\u0131ristiyan, Budist, \u015eintoist, Ateist vb.\u201d do\u011fa bilimcilerle ilgili alt ba\u015fl\u0131klar\u0131 da ar\u0131yor b\u00f6l\u00fcm i\u00e7inde. San\u0131r\u0131m \u201cM\u00fcsl\u00fcman, Musevi veya Ateist Do\u011fa Bilgini\u201d tan\u0131mlamalar\u0131n\u0131n bilimsel bir temeli yok. Ki\u015fi dini inanc\u0131n\u0131n itici g\u00fcc\u00fcyle bilimsel ara\u015ft\u0131rma yapabilir ama bu onun H\u0131ristiyan ya da Musevi do\u011fabilgini olarak tan\u0131mlanmas\u0131n\u0131 do\u011fru k\u0131lmaz. Y\u00fcksek e\u011fitimin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 H\u0131ristiyan d\u00fcnyas\u0131nda ve kiliseye ba\u011fl\u0131 okullarda ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi i\u00e7in din adamlar\u0131 ve dindarlar aras\u0131ndan bir\u00e7ok bilimci \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131rmaya y\u00f6nelmesinde, kutsal kitaplarda aktar\u0131lan bilgilere bilimsel bir temel bulma \u00e7abas\u0131 ya da Tanr\u0131\u2019ya yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 inceleyerek ula\u015fma amac\u0131n\u0131n etkili oldu\u011fu bilinen bir ger\u00e7ektir. Fakat \u00e7a\u011flar boyu s\u00fcren bu u\u011fra\u015flar\u0131n t\u00fcm\u00fc \u201cteolojik a\u00e7\u0131dan\u201d h\u00fcsranla sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. Bilimsel bulgular ne kutsal kitaplar\u0131n bilimsel de\u011ferini art\u0131rm\u0131\u015f ne de Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 destekleyecek kan\u0131tlar sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Tek Tanr\u0131l\u0131 G\u00f6ksel Dinler\u2019in do\u011fdu\u011fu binlerce y\u0131l \u00f6ncesi insanlar bu dinlere ve Tanr\u0131 inanc\u0131na nas\u0131l ba\u011flanm\u0131\u015flarsa bug\u00fcn de tamamen ayn\u0131 nedenlerle ba\u011flanmaktad\u0131rlar. \u00c7a\u011fda\u015f bilimin be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k tarihinin dinlerin daha y\u00fcksek bir anlam kazanmas\u0131na hi\u00e7bir katk\u0131s\u0131 olmam\u0131\u015f aksine bir\u00e7ok dinsel dogman\u0131n tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131lmas\u0131na neden olmu\u015ftur. Bilim ve din birbirinin tamamen tersi konumda bulunan iki k\u00fclt\u00fcr etkinli\u011fidir. Birinin temeli, Tanr\u0131\u2019ya inan\u00e7 ve buyruklar\u0131na itaat iken, \u00f6tekisi \u00f6zg\u00fcr irade ve ele\u015ftirel akla dayan\u0131r. Birindeki ilkeyi ne yaparsan\u0131z yap\u0131n di\u011ferinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ramazs\u0131n\u0131z; sorgusuz itaatin, inanc\u0131n bilimde yeri yoktur ayn\u0131 \u015fekilde \u015f\u00fcpheci ve ele\u015ftirel akla da dinde yer yoktur. \u00d6rne\u011fin bir inan\u0131r i\u00e7in Tanr\u0131\u2019n\u0131n kad\u0131n olabilece\u011fi ihtimalini ak\u0131ldan dahi ge\u00e7irmek b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcnaht\u0131r. Bir bilimci i\u00e7inse bu varsay\u0131m, \u00e7e\u015fitli olas\u0131l\u0131klardan biridir. Sonu\u00e7 olarak baz\u0131 inan\u00e7 sahipleri bilimsel bilgi birikimine ciddi katk\u0131 sa\u011flam\u0131\u015f ama bu i\u015fi tamamen bilimin alan\u0131 i\u00e7inde ve onun kurallar\u0131na uyarak yapm\u0131\u015flard\u0131r. Ayr\u0131ca, konunun ba\u015fka bir yan\u0131, 9. ve 13. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131nda \u0130slam \u00fclkelerinde ya\u015fanan ayd\u0131nlanman\u0131n \u00f6nde gelen kimi d\u00fc\u015f\u00fcnce adamlar\u0131n\u0131n M\u00fcsl\u00fcman olmad\u0131\u011f\u0131 da bilinmektedir. Zaten bin y\u0131l \u00f6nce Musevi ya da M\u00fcsl\u00fcman bir toplum i\u00e7inde ya\u015fam\u0131\u015f bir do\u011fa bilimcinin ger\u00e7ekten neye inand\u0131\u011f\u0131n\u0131n izini s\u00fcrebilmek herhalde pek m\u00fcmk\u00fcn olmasa gerek. \u00d6rne\u011fin dinci literat\u00fcrde \u00e7ok koyu bir H\u0131ristiyan olarak sunulan b\u00fcy\u00fck bilimci \u0130saac Newton\u2019\u0131n bir d\u00f6nem kilise taraf\u0131ndan \u201ck\u00e2firlikle\u201d su\u00e7land\u0131\u011f\u0131ndan pek s\u00f6z edilmez. <em>\u0130ncil<\/em>\u2019e y\u00fcrekten ba\u011fl\u0131 Newton\u2019un H\u0131ristiyan teolojisi ve uyduruk simya \u201cbilimi\u201d \u00fczerine yazd\u0131\u011f\u0131 binlerce sayfal\u0131k bir k\u00fclliyat vard\u0131r ama onu bug\u00fcnlere ta\u015f\u0131yabilen sadece fizik ve matematik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 olmu\u015ftur [Snobelen SD. (1999). Isaac Newton.\u00a0 Heretic: The strategies of a Nicodemite. <em>British Journal for the History of Science<\/em>. 32, s.381-419]. S\u00f6z\u00fcn \u00f6z\u00fc, belki de bu konuyu dinlerin do\u011fa bilimlerine bak\u0131\u015f\u0131 \u015feklinde ele almak daha do\u011fru olacakt\u0131.<\/p>\n<p><em>Biyoloji Tarihi<\/em>\u2019nde 16., 17. ve 18. y\u00fczy\u0131llardaki bilimciler ve \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ilgili b\u00f6l\u00fcmlerde dengeli bir bi\u00e7imde aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. S\u00f6z konusu d\u00f6nemde botanik ve hayvanat bah\u00e7elerinin t\u00fcm Avrupa\u2019y\u0131 kaplamas\u0131 ve bu mek\u00e2nlar\u0131n do\u011fa bilimlerine sa\u011flad\u0131klar\u0131 katk\u0131lar kitapta gayet iyi bir \u015fekilde anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kendi ad\u0131ma, yeni bir\u00e7ok \u015fey \u00f6\u011frendi\u011fimi s\u00f6yleyebilirim; \u00f6rne\u011fin Aztek kral\u0131 I. Motecuhzoma\u2019n\u0131n daha 15. y\u00fczy\u0131lda \u00fclkesinde bir hayvanat bah\u00e7esi kurdurdu\u011fu ve botanik bah\u00e7esine benzer bah\u00e7elere sahip oldu\u011fu akl\u0131m\u0131n ucundan ge\u00e7mezdi. Zengin koleksiyonerlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131ndan toplanan canl\u0131 ve cans\u0131z do\u011faya ait g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 \u00f6rnekler Avrupa\u2019ya akmaya ba\u015flar. Daha sonra bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 \u00f6zel m\u00fczelerde sergilenecek, \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc ise devlete ait devasa do\u011fa tarihi m\u00fczelerinin koleksiyonlar\u0131na kat\u0131larak halka ula\u015facakt\u0131r. M\u00fczelere ve bah\u00e7elere halk\u0131n ilgisi b\u00fcy\u00fck olur ve insanlar ge\u00e7ek d\u00fcnyan\u0131n kendi k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fcnyalar\u0131ndan \u00e7ok farkl\u0131 bir yer oldu\u011funun fark\u0131na var\u0131rlar. Bilimsel \u00f6rg\u00fctlenmenin ba\u015flang\u0131c\u0131 da bu d\u00f6neme denk gelir. 17. y\u00fczy\u0131ldan itibaren Avrupa\u2019da a\u00e7\u0131lmaya ba\u015flayan bilim akademileri ve \u00f6zel bilim topluluklar\u0131 aradan ge\u00e7en y\u00fczlerce y\u0131la ra\u011fmen g\u00fcn\u00fcm\u00fczde h\u00e2l\u00e2 dimdik ayakta durmakta ve \u00e7a\u011fda\u015f bilime y\u00f6n vermektedirler (\u00dclkemizde ancak yirmi k\u00fcsur y\u0131l \u00f6nce kurulabilen Bilimler Akademisi\u2019nin \u00f6mr\u00fc k\u0131sa olmu\u015f ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde politikac\u0131lar\u0131n ulufe da\u011f\u0131t\u0131m ara\u00e7lar\u0131ndan biri haline gelmi\u015ftir). Bu arada, \u201c18. Y\u00fczy\u0131lda Biyoloji\u201dnin ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nc\u0131 b\u00f6l\u00fcmde b\u00fcy\u00fck do\u011fa bilgini Buffon\u2019un neden \u201cBiyolojide S\u0131n\u0131fland\u0131rma \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131\u201d alt ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlayamad\u0131\u011f\u0131m\u0131 belirtmek isterim. Biyoloji tarihi i\u00e7inde bir kilometre ta\u015f\u0131 niteli\u011findeki bu bilimcinin, kitab\u0131n bir sonraki bask\u0131s\u0131nda ayr\u0131 bir alt ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda incelenece\u011fini umuyorum.<\/p>\n<p><em>Biyoloji Tarihi<\/em>\u2019nin 7. B\u00f6l\u00fcm\u00fc \u201c19. y\u00fczy\u0131lda Biyoloji\u201dye ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Burada yazar \u00e7ok hakl\u0131 bir \u015fekilde ilk alt ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 \u201cBiyoloji\u2019nin Bilime D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc\u201d \u015feklinde koymu\u015ftur. Ger\u00e7ekten de \u00e7a\u011fda\u015f biyolojinin temelleri bu y\u00fczy\u0131lda at\u0131l\u0131r. Lamarck, Darwin, Wallace, Pasteur, Koch, Cuvier, Lyell, Humboldt, Owen, Weismann, Mendel, Schwann, Wirchow, von Baer, Miescher, Bernard, Liebig bu \u201cMuhte\u015fem Y\u00fczy\u0131la\u201d damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015f b\u00fcy\u00fck bir bilimci grubunun \u00f6nde gelen isimlerindendir ve <em>Biyoloji Tarihi<\/em>\u2019nde hepsi hakk\u0131nda \u00e7ok g\u00fczel ve ilgi \u00e7ekici bilgiler derlenmi\u015ftir. Fakat bu arada bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn d\u00fczeniyle ilgili bir ele\u015ftirimi dile getirmeyi uygun buluyorum: Yukar\u0131da s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fim alt ba\u015fl\u0131kla b\u00f6l\u00fcme iyi bir giri\u015f yap\u0131ld\u0131ktan sonra birden kar\u015f\u0131m\u0131za \u201cMikroplar ve Hastal\u0131klar\u201ddiye iki sayfal\u0131k k\u0131sa bir alt ba\u015fl\u0131k \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bundan hemen sonra ise \u201cEvrim Kuram\u0131na Katk\u0131da Bulunan Do\u011fa Bilimciler\u201d diye sayfalar s\u00fcren bir alt ba\u015fl\u0131k gelmektedir. Bunun i\u00e7inde ise ge\u00e7mi\u015f y\u00fczy\u0131llarda ya\u015fad\u0131klar\u0131 i\u00e7in daha \u00f6nce kendilerinden s\u00f6z edilmi\u015f kimi bilimcilerden uzun uzad\u0131ya tekrar s\u00f6z a\u00e7\u0131lmaktad\u0131r. Alfred R. Wallace\u2019\u0131n ya\u015fam\u0131 ve \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 alt ba\u015fl\u0131k i\u00e7inde ise bu kez birden kar\u015f\u0131m\u0131za, Huxley, Haeckel, Weismann ve Osborn hakk\u0131nda tan\u0131t\u0131c\u0131 bilgiler \u00e7ikmaktad\u0131r. B\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonlar\u0131na do\u011fru nedense tekrar \u201cMikrobiyoloji \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131\u201d konusuna geri d\u00f6n\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sonu\u00e7 olarak bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn bilgi ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n yeniden g\u00f6zden ge\u00e7irilmesinde yarar var diyorum.<\/p>\n<p>20. y\u00fczy\u0131lda biyoloji on sekiz sayfal\u0131k \u00e7ok k\u0131sa bir b\u00f6l\u00fcm i\u00e7inde i\u015flenmi\u015ftir kitapta. Bu b\u00f6l\u00fcmde aktar\u0131lan \u00e7ok ilgin\u00e7 bilgilerin sonraki bask\u0131da daha da zenginle\u015ftirilmesinin yararl\u0131 olaca\u011f\u0131na inan\u0131yorum. \u00d6rne\u011fin ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen ve biyolojinin en g\u00f6rkemli ara\u015ft\u0131rmalar\u0131ndan biri olan \u201c\u0130nsan Genom Projesi\u201d hakk\u0131nda baz\u0131 bilgiler aktar\u0131labilir.<\/p>\n<p><em>Biyoloji Tarihi<\/em> kitab\u0131n\u0131n \u201cAmiral Gemisi\u2019ni\u201d herhalde \u201cT\u00fcrkiye\u2019de Biyoloji Tarihi\u201d b\u00f6l\u00fcm\u00fc olu\u015fturmaktad\u0131r. Kitab\u0131n neredeyse yar\u0131s\u0131n\u0131 kaplayan bu devasa b\u00f6l\u00fcm i\u00e7inde kat\u0131lmad\u0131\u011f\u0131m kimi bilgiler, konuyla ilgisiz ayr\u0131nt\u0131lar olmas\u0131na kar\u015f\u0131n \u015funu rahatl\u0131kla s\u00f6yleyebilirim ki yazar kesinlikle, \u00fcst d\u00fczeyde, \u00f6zg\u00fcn bir metin ortaya \u00e7\u0131kartm\u0131\u015ft\u0131r. Bu kadar bilgiyi derlemenin ne kadar b\u00fcy\u00fck bir emek istedi\u011fini tahmin etmek g\u00fc\u00e7 de\u011fil. Bu kitaba sahip olmak i\u00e7in sadece bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131 dahi yeterli bir nedendir. Bu arada bu b\u00f6l\u00fcmde anlatt\u0131\u011f\u0131 kimi ki\u015filerin ve olaylar\u0131n bizzat tan\u0131\u011f\u0131 olmas\u0131 yazar\u0131m\u0131z\u0131n katk\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6zel yap\u0131yor. B\u00f6l\u00fcm yakla\u015f\u0131k yetmi\u015f be\u015f sayfa tutan \u201cOsmanl\u0131 D\u00f6nemi\u201d ile ba\u015flamaktad\u0131r. Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda 16. ve 20. y\u00fczy\u0131llar aras\u0131 do\u011fa bilimlerinde ya\u015fanan ba\u015f d\u00f6nd\u00fcr\u00fcc\u00fc geli\u015fmeleri okuyup da oradan Osmanl\u0131\u2019ya ge\u00e7ince, insan kendini vahadan \u00e7\u0131k\u0131p \u00e7\u00f6le ayak basm\u0131\u015f gibi hissediyor. Asl\u0131nda bir yan\u0131yla Osmanl\u0131\u2019da bilimin tarihi h\u00fcz\u00fcnl\u00fc bir \u00f6yk\u00fcd\u00fcr. Mustafa Beh\u00e7et, Esad \u015eerefeddin (K\u00f6pr\u00fcl\u00fc), \u015eerafeddin Tevfik (Tertemiz), Hoca Ali R\u0131za, M\u0131g\u0131rdi\u00e7 Hekimyan, Kirkor Agaton, Agop Amasyan ve\u00a0 \u0130smail Hakk\u0131 (\u00c7elebi) gibi bir avu\u00e7 insan \u00fcst\u00fcn \u00e7abalar sarf ederek topluma bilimin ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mak i\u00e7in u\u011fra\u015fm\u0131\u015f ama karanl\u0131kta yanan birer kibrit \u00e7\u00f6p\u00fc olmaktan \u00f6teye ge\u00e7ememi\u015flerdir. II. Mahmut, Abd\u00fclmecid gibi k\u00f6t\u00fc gidi\u015fat\u0131 g\u00f6ren birka\u00e7 padi\u015fah\u0131n \u00e7abalar\u0131 dahi halk\u0131n tepesine \u00e7\u00f6reklenmi\u015f yobaz tak\u0131m\u0131n\u0131n direni\u015fini y\u0131kamam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle kitab\u0131n 298. sayfas\u0131nda aktar\u0131lan, II. Mahmut\u2019un Galatasaray Askeri T\u0131p Okulu\u2019nun a\u00e7\u0131l\u0131\u015f\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fma Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn Dil Devrimi\u2019nin gerek\u00e7esini a\u00e7\u0131klar niteliktedir. Osmanl\u0131\u2019da bilim tarihi, \u201csonu gelmez yenile\u015fme ve Avrupa\u2019dan uzman ta\u015f\u0131ma \u00e7abalar\u0131n\u0131n\u201d talihsiz bir par\u00e7as\u0131 olmaktan \u00f6teye gidememi\u015ftir. Bir de bilim dili olarak kullan\u0131lan Osmanl\u0131ca ile cebelle\u015fme her\u015feyin \u00fcst\u00fcne tuz biber olmu\u015ftur. Bu nedenle, yakla\u015f\u0131k alt\u0131 as\u0131rl\u0131k dev bir imparatorlu\u011fun insanl\u0131\u011f\u0131n bilimsel bilgi birikimine katk\u0131s\u0131 \u00e7ok s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00f6l\u00fcm Cumhuriyet d\u00f6neminde do\u011fa ve ya\u015fam bilimlerinde kaydedilen geli\u015fmelerle son bulur. Son doksan y\u0131lda yap\u0131lanlar\u0131 yazar \u00e7ok \u00f6zg\u00fcn bilgilerle g\u00f6zlerimiz \u00f6n\u00fcne sermektedir. \u201cBilgi \u00fcreten\u201d \u00fcniversitelerin kurulmas\u0131 cumhuriyet d\u00f6neminde ger\u00e7ekle\u015fir ve T\u00fcrk biyologlar\u0131 \u201cbilimci olma\u201d niteliklerini bu d\u00f6nemde kazan\u0131rlar. Cumhuriyetin kabaca ilk elli y\u0131l\u0131nda \u00fcniversiteler g\u00fc\u00e7lerinin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc T\u00fcrk halk\u0131n\u0131n bilimsel, sanatsal, estetik bak\u0131mdan e\u011fitilmesi ve ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde harcam\u0131\u015ft\u0131r. Osmanl\u0131\u2019dan yakla\u015f\u0131k y\u00fczde 7\u2019lik okuma yazma oran\u0131n\u0131n oldu\u011fu bir toplum devralan Cumhuriyet y\u00f6netimi \u00fcniversitelere \u00f6ncelikle, ya\u015fam\u0131n her alan\u0131nda devleti \u00e7al\u0131\u015f\u0131r hale getirecek kadrolar\u0131n yeti\u015ftirilmesi g\u00f6revini y\u00fcklemi\u015ftir. Son 30-40 y\u0131ll\u0131k d\u00f6nemde ise e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim yan\u0131nda bilimsel ara\u015ft\u0131rmalara ve yay\u0131m faaliyetlerine daha fazla a\u011f\u0131rl\u0131k verilmeye ba\u015flanm\u0131\u015f ve T\u00fcrkiye\u2019nin d\u00fcnyadaki bilimsel konumu y\u00fckselmi\u015ftir. \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki y\u0131llarda \u00fclkemizdeki biyoloji tarihinin bu son d\u00f6nemi yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda biyologlar\u0131m\u0131z\u0131n d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda ara\u015ft\u0131rmalara imza att\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n<p>Do\u011fada b\u00fcy\u00fck bir biyolojik \u00e7e\u015fitlik vard\u0131r. Biyologlar, nanometre boyutundaki mikroorganizmalardan kamyon b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcndeki canl\u0131lara kadar say\u0131s\u0131z t\u00fcrle ilgilenirler. Onlar\u0131n g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr, elle tutulur yap\u0131lar\u0131ndan en k\u00fc\u00e7\u00fck molek\u00fcllerine kadar her\u015feylerini ara\u015ft\u0131r\u0131rlar. Do\u011fada daha biyologlar\u0131n kendilerini bulmas\u0131n\u0131 bekleyen \u00e7o\u011fu mikroorganizma milyonlarca canl\u0131 t\u00fcr\u00fc bulunmaktad\u0131r. \u0130\u015fte Prof. Dr. Orhan K\u00fc\u00e7\u00fcker bu devasa u\u011fra\u015f\u0131n\u0131n tarihiyle ilgili bir ders kitab\u0131 haz\u0131rlayarak k\u0131skan\u0131lacak bir i\u015fin \u00fcstesinden gelmi\u015f ve \u00f6n\u00fcm\u00fcze yeni bir kap\u0131 a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bu kitap sadece \u00f6\u011frencilerin de\u011fil, biyoloji \u00f6\u011fretmenlerinin, biyolog olarak \u00e7al\u0131\u015fan on binlerce meslekta\u015f\u0131m\u0131z\u0131n, bilimsever ayd\u0131nlar\u0131n ve daha nicelerinin yararlanaca\u011f\u0131, \u00fclkemizde t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ilk \u00f6rne\u011fi olan \u00f6zg\u00fcn bir kaynak niteli\u011findedir.<\/p>\n<p><em>Biyoloji Tarihi<\/em>\u2019ni okuyup bitirdi\u011finizde s\u0131rt\u0131n\u0131z\u0131 arkaya yaslay\u0131n ve g\u00f6zlerinizi bir an i\u00e7in kapat\u0131p, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn, o anda iyi bir i\u015f yapm\u0131\u015f olman\u0131n huzurunu hissedeceksiniz.<\/p>\n<p><em>&#8211; Biyoloji Tarihi, Prof. Dr. Orhan K\u00fc\u00e7\u00fcker, Nobel T\u0131p Kitabevi, Temmuz 2014, 535 s.<\/em><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u201cBilim Tarihi asl\u0131nda bilimin ta kendisidir.\u201d Johann Wolfgang von Goethe\u2019nin bu s\u00f6z\u00fcn\u00fc daha \u00f6nce bilmiyordum ama do\u011frulu\u011funa y\u00fcrekten inand\u0131\u011f\u0131m\u0131 rahatl\u0131kla s\u00f6yleyebilirim. Tarih alg\u0131s\u0131 farkl\u0131d\u0131r insanlar aras\u0131nda; ge\u00e7mi\u015fe ait olanla ilgilendi\u011finden kimi zaman \u00f6nemsenmez hatta k\u00fc\u00e7\u00fcmsenir baz\u0131lar\u0131nca; insan zaaflar\u0131 ve hatalar\u0131yla dolu oldu\u011fu i\u00e7in, ileriye bakman\u0131n daha iyi oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnenler de bulunabilir. Onun iyi bir \u00f6\u011fretmen [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":479,"featured_media":21588,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[172,21,511],"tags":[482,197,2608],"class_list":["post-21587","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-135-sayi","category-biyoloji","category-yayin-dunyasi","tag-bilim","tag-biyoloji","tag-biyoloji-tarihi"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/21587","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/479"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=21587"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/21587\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/21588"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=21587"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=21587"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=21587"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}