{"id":23942,"date":"2014-01-01T13:16:26","date_gmt":"2014-01-01T11:16:26","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=23942"},"modified":"2018-04-24T14:49:02","modified_gmt":"2018-04-24T11:49:02","slug":"evrimsel-iktisat-ve-elestirisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi","title":{"rendered":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi"},"content":{"rendered":"<p><em>\u201cEvrim\u201d terimi sosyal teoride (ve iktisatta) belki de en \u00e7ok ve en belirsiz kullan\u0131ma sahip olan terimlerden biridir. Bu kadar \u00e7ok kullan\u0131lan bir terimin anlam\u0131nda kimi belirsizliklerin bulunmas\u0131 do\u011fal olsa da, benimsenen evrim metaforunun anlam\u0131ndaki kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klar, sosyal teori bak\u0131m\u0131ndan telafisi zor sak\u0131ncalara yol a\u00e7abilir. Bu sak\u0131ncalar\u0131 ta\u015f\u0131mayan iki alternatif evrim kavray\u0131\u015f\u0131, Marx\u2019\u0131n insan ve tarih anlay\u0131\u015f\u0131 ile Schumpeter\u2019in kapitalizmin i\u015fleyi\u015fine y\u00f6nelik yakla\u015f\u0131m\u0131d\u0131r.<\/em><\/p>\n<p><strong>Sunu\u015f:\u00a0<\/strong>Bu metin, 20-23 Nisan 2013 tarihinde \u015eirince\u2019de yap\u0131lan \u201c\u0130nsan\u0131n Evrimi \u00c7al\u0131\u015ftay\u0131\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 sempozyumda sunulan bildirinin metnidir. Metin, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde a\u015fa\u011f\u0131daki \u00e7al\u0131\u015fmalara dayanmaktad\u0131r: H\u00fcseyin \u00d6zel, Piyasa \u00dctopyas\u0131, 2. Bask\u0131, Ankara: BilgeSu Yay\u0131nlar\u0131, 2013, s.144-161 ve 191-202 ile Cemal G\u00fczel ve H\u00fcseyin \u00d6zel, \u201c\u0130ktisat ve Sosyal Teoride Evrim D\u00fc\u015f\u00fcncesi\u201d, <em>Amme \u0130daresi Dergisi<\/em>, Cilt 44, say\u0131 3, Eyl\u00fcl 2011.<\/p>\n<p>Evrim kavram\u0131 iktisatta, \u00e7ok s\u0131k, ancak farkl\u0131 yakla\u015f\u0131mlar taraf\u0131ndan farkl\u0131, hatta birbirine kar\u015f\u0131t bi\u00e7imlerde kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, giderek anlam\u0131n\u0131 yitirme tehlikesiyle en \u00e7ok kar\u015f\u0131la\u015fan kavramlardan birisi gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00d6zellikle son y\u0131llarda, \u201cde\u011fi\u015fme\u201d, \u201cdinamizm\u201d, \u201ckaos\u201d, \u201ckarma\u015f\u0131kl\u0131k\u201d gibi terim ve kavramlar\u0131n sosyal bilimlerde de yayg\u0131nl\u0131k kazanmas\u0131, bu tehlikenin daha da artmas\u0131na neden olmaktad\u0131r. Asl\u0131nda bunun, kendilerine fizi\u011fin d\u0131\u015f\u0131nda bir model arayan sosyal bilimlerin kendi tarihlerinde de s\u0131k rastlanan bir durum oldu\u011funu g\u00f6zlemek \u00e7arp\u0131c\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu durumda akla gelecek do\u011fal bir soru, birbirinden bu kadar farkl\u0131, hatta birbirine kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fte olan sosyal d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin neden ayn\u0131 kavram ve yakla\u015f\u0131m\u0131 kullanmakta bu kadar istekli oldu\u011fu sorusudur. Bu yaz\u0131 da, \u00f6ncelikle bu soruyla ilgilenmektedir; yaz\u0131, \u00f6zellikle iktisatta evrim kavram\u0131n\u0131n neden gerekli oldu\u011fu ve hangi t\u00fcr evrimsel yakla\u015f\u0131mlar\u0131n kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve bu yakla\u015f\u0131mlardan hangilerinin daha uygun oldu\u011fu gibi sorular\u0131 dikkate almaktad\u0131r. Bu bak\u0131mdan yaz\u0131da daha \u00e7ok evrim d\u00fc\u015f\u00fcncesinin iktisat ve sosyal teorideki kullan\u0131mlar\u0131n\u0131n yaratabilece\u011fi kimi sak\u0131ncalar \u00fczerinde durulmaktad\u0131r: \u0130lkin, genel olarak sosyal teoride evrim kavram\u0131 \u00e7o\u011fu kez i\u00e7eri\u011fi ortaya konmadan kullan\u0131lmakta, bu da belirsizlik yaratmaktad\u0131r. Evrimsel benzetmeler, sosyal d\u00fcnyay\u0131 da a\u00e7\u0131klayacak nedensel mekanizmalar gibi g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden, belirsizli\u011fin artmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. \u0130kincisi, evrimci d\u00fc\u015f\u00fcnce daha \u00e7ok \u201cPanglosscu\u201d, yani iktisattaki rasyonel se\u00e7im kuram\u0131 gibi optimizasyon ilkesiyle uyumlu bir bi\u00e7imde kullan\u0131lmaktad\u0131r. \u0130\u015flevselci d\u00fc\u015f\u00fcnce ile e\u015fle\u015fen b\u00f6yle bir kullan\u0131m, her toplumsal olu\u015fum, ili\u015fki, kurum gibi sosyal olu\u015fumlar\u0131n mutlaka bir i\u015flevi yerine getirdi\u011fini ileri s\u00fcrmektedir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc de, evrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n sosyal d\u00fcnyaya birebir uygulanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, insan\u0131n niyetli davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6z ard\u0131 ederek bireyleri de\u011fi\u015fme s\u00fcrecinin \u201ckuklalar\u0131\u201d haline getirme tehlikesini ta\u015f\u0131r. Yaz\u0131da ayr\u0131ca, bu sak\u0131ncalar\u0131 ta\u015f\u0131mayan alternatif bir evrim kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n nas\u0131l geli\u015ftirilebilece\u011fi konusunda kimi ilkeler ortaya konmakta ve bu t\u00fcr sak\u0131ncalardan uzak oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclecek olan iki evrimsel kavray\u0131\u015fa yer verilmektedir. Bu kavray\u0131\u015flar, s\u0131ras\u0131yla Marx\u2019\u0131n Aristoteles\u00e7i temellere dayanan insan ve tarih anlay\u0131\u015f\u0131 ile Schumpeter\u2019in kapitalizmin i\u015fleyi\u015fine y\u00f6nelik yakla\u015f\u0131m\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Evrimsel e\u011fretilemeler ve nedensellik <\/strong><\/p>\n<p>\u201cEvrim\u201d terimi sosyal teoride (ve iktisatta) belki de en \u00e7ok ve en belirsiz kullan\u0131ma sahip olan terimlerden biridir. Bu kadar \u00e7ok kullan\u0131lan bir terimin anlam\u0131nda kimi belirsizliklerin bulunmas\u0131 do\u011fal olsa da, benimsenen evrim metaforunun anlam\u0131ndaki kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klar, sosyal teori bak\u0131m\u0131ndan telafisi zor sak\u0131ncalara yol a\u00e7abilir. Bu duruma ilgin\u00e7 bir \u00f6rnek, evrimsel iktisad\u0131n kurucusu diye bilinen (ancak ilgin\u00e7 bir bi\u00e7imde kendisi evrim kavram\u0131n\u0131 kullanmaktan ka\u00e7\u0131nm\u0131\u015f olan) Joseph A. Schumpeter\u2019in, \u00fcnl\u00fc \u0130ktisadi Analiz Tarihi yap\u0131t\u0131nda \u201cevrimcilik\u201d (evolutionism) teriminin, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n temel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f bi\u00e7imlerinden birisi olarak be\u015f farkl\u0131 bi\u00e7imde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu belirtmesidir. (1) \u0130lk evrimcilik bi\u00e7imi, <strong>Felsefecinin Evrimcili\u011fi<\/strong>, \u00f6zellikle Hegel felsefesine dayanmaktad\u0131r; b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir metafizik varl\u0131\u011f\u0131n (\u201cruh\u201d vs.) teleolojik nitelikteki de\u011fi\u015fimini dikkate al\u0131r. \u0130kinci t\u00fcr evrimcilik, Schumpeter\u2019e g\u00f6re Hegel ve Darwin\u2019den ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak geli\u015ftirilen <strong>Marksist Evrimcilik<\/strong> g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr ve toplumsal evrimi dikkate almaktad\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bi\u00e7im, daha genel olan ve toplumsal a\u015famalar\u0131 dikkate alan <strong>Tarih\u00e7inin Evrimcili\u011fi<\/strong>dir. Buna benzer olan ama ayr\u0131 tutulmas\u0131 gereken d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc yakla\u015f\u0131m, \u00f6zellikle Condorcet ve Comte gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerle e\u015fle\u015ftirilen <strong>Entelekt\u00fcel Evrimcilik<\/strong> g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr ve Ayd\u0131nlanma ve akla uygunluk d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle nitelenen bir evrimci g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Son evrimci yakla\u015f\u0131m da, Darwin ve Lamarck ile e\u015fle\u015ftirilen ve evrimin bir nedensel mekanizmaya dayanan bir de\u011fi\u015fim s\u00fcreci olarak kavrand\u0131\u011f\u0131 <strong>Biyolojik Evrim<\/strong> anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Schumpeter\u2019e g\u00f6re b\u00fct\u00fcn bu evrimci anlay\u0131\u015flar birbiriyle ili\u015fkili olsalar da, asl\u0131nda hepsi birbirinden ba\u011f\u0131ms\u0131z geli\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_23944\" aria-describedby=\"caption-attachment-23944\" style=\"width: 225px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23944\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/schumpeter-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-23944\" class=\"wp-caption-text\">Evrimsel iktisad\u0131n kurucusu olarak bilinen Joseph A. Schumpeter<\/figcaption><\/figure>\n<p>Schumpeter\u2019in bu s\u0131n\u0131flamas\u0131 asl\u0131nda, evrim kavram\u0131ndan ne anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k se\u00e7ik ortaya konmamas\u0131 durumunda, kavram\u0131n i\u00e7eri\u011finin ne kadar bo\u015f olabilece\u011fini de g\u00f6stermektedir. Yine de bu konuda kavram\u0131n i\u00e7eri\u011fine ili\u015fkin \u00fc\u00e7 alternatiften s\u00f6z etmek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmektedir: Evrim ilk olarak bir \u201ce\u011fretileme\u201d (metafor) olarak alg\u0131lanabilir. Buna g\u00f6re i\u00e7inde de\u011fi\u015fme, geli\u015fme, belirli bir sona ya da hedefe do\u011fru gitme ya da ilerleme gibi asl\u0131nda birbirinden farkl\u0131 olan kavramlar\u0131n hepsi bir benzetme olarak kullan\u0131lan \u201cevrim\u201d \u201cboh\u00e7as\u0131n\u0131n\u201d i\u00e7ine doldurulur g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u0130kinci olarak, evrim d\u00fc\u015f\u00fcncesi bir varl\u0131k felsefesi (ontoloji) sav\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcnebilir. \u00d6zellikle Platon ve Aristoteles felsefeleri aras\u0131ndaki farktan t\u00fcretilebilecek (asl\u0131nda k\u00f6keni daha da eskilere, Parmenides ile Heraclitus aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalara kadar uzat\u0131labilecek olan) \u00fcnl\u00fc varl\u0131k (being)ve \u201colu\u015f\u201d (becoming) tart\u0131\u015fmas\u0131, ger\u00e7ekli\u011fin de\u011fi\u015fip de\u011fi\u015fmedi\u011fi, de\u011fi\u015fiyorsa nas\u0131l ve ne y\u00f6nde de\u011fi\u015fti\u011fine ili\u015fkin savlar\u0131 dikkate almaktad\u0131r. Bu d\u00fczey, yaln\u0131zca benzetmeleri dikkate alan e\u011fretileme d\u00fczeyinden daha \u00f6zg\u00fcl ve ciddi metafizik savlara dayanan bir d\u00fczeydir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak da evrim kavram\u0131, di\u011fer ikisinden \u00e7ok daha spesifik bir bi\u00e7imde, evrimin bi\u00e7imine ili\u015fkin nedensel savlar \u00f6ne s\u00fcrer, nedensel mekanizmalar\u0131 tan\u0131mlar bi\u00e7imde ele al\u0131nabilir. Bu bak\u0131mdan \u00f6rne\u011fin Darwinci \u201cdo\u011fal se\u00e7ilim\u201d ya da Lamarck\u00e7\u0131 evrim mekanizmalar\u0131, bu t\u00fcrden savlar\u0131 dikkate alan bir d\u00fczeydir. Yukar\u0131da Schumpeter\u2019in yapt\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131flamaya d\u00f6nersek, \u00f6rne\u011fin \u201cfelsefeci\u201d evrimcili\u011finin varl\u0131k felsefesine y\u00f6nelik savlara dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmek kolayd\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k gerek \u201ctarih\u00e7inin\u201d gerekse de \u201centelekt\u00fcel\u201d evrimcili\u011finin daha \u00e7ok e\u011fretileme (ya da benzetme) bi\u00e7iminde anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23945 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evol-whi-300x226.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"226\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evol-whi.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evol-whi-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evol-whi-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evol-whi-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evol-whi-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/>E\u011fretileme d\u00fczeyi, en genel d\u00fczey oldu\u011fu i\u00e7in her durumda ge\u00e7erli olarak g\u00f6r\u00fclebilir (\u201cTe\u015fbihte hata olmaz\u201d); buna kar\u015f\u0131l\u0131k varl\u0131k felsefesi d\u00fczeyi daha \u00f6zg\u00fcl varl\u0131k savlar\u0131 ortaya koydu\u011fundan, e\u011fretileme d\u00fczeyinden ayr\u0131l\u0131rsa da yine olduk\u00e7a genel niteliktedir. En son d\u00fczey, nedensel mekanizma d\u00fczeyi biliminsan\u0131n\u0131 en \u00e7ok ilgilendiren d\u00fczeydir, \u00e7\u00fcnk\u00fc kabul edilebilir, do\u011frulanabilir, yanl\u0131\u015flanabilir, ya da savunulabilir hipotezler \u00fcretme kapasitesine sahip olan d\u00fczey budur. Ancak bu d\u00fczeyin de bir \u00e7e\u015fit \u201cmetafizik\u201d ya da varl\u0131k felsefesi d\u00fczeyine dayanmak zorunda oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu yaz\u0131n\u0131n temel sav\u0131 da zaten budur: evrim kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n i\u00e7eri\u011finin doldurulmadan, rasgele kullan\u0131m\u0131, sosyal bilimlerdeki ve iktisattaki yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lma ve tart\u0131\u015fmalar\u0131n temel nedenidir. Bu bak\u0131mdan \u00fc\u00e7 sav\u0131 dile getirmek m\u00fcmk\u00fcn olabilir: \u00f6ncelikle, hem iktisatta hem de sosyal teoride kullan\u0131lan evrim yakla\u015f\u0131mlar\u0131 \u00e7o\u011funlukla i\u00e7eri\u011fi doldurulmadan, belirsizliklere ve yanl\u0131\u015f alg\u0131lamalara uygun bir bi\u00e7imde kullan\u0131l\u0131r g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u0130kinci olarak, sosyal bilimlerde, \u00f6zellikle de iktisatta kullan\u0131lan evrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, varolan durumun \u201cm\u00fcmk\u00fcn olan d\u00fcnyalar\u0131n en iyisi\u201d oldu\u011funu ileri s\u00fcren \u201cPanglosscu\u201d \u00f6zellikleri \u00f6ne \u00e7\u0131kmakta, bu da varolan her toplumsal olu\u015fum, ili\u015fki, kurum ve yap\u0131n\u0131n tam da olmas\u0131 gerekti\u011fi gibi oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc mutlaka bir i\u015flev g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcren \u201cara\u00e7salc\u0131\u201d bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak da evrim kavram ve kuramlar\u0131n\u0131n sosyal teoriye birebir uygulanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, insan eyleyeninin d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6z ard\u0131 ederek bireyleri i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 toplumlar\u0131n ya da toplumsal ili\u015fki ve de\u011fi\u015fmelerinin \u201ckuklalar\u0131\u201d haline getirecektir. Bu t\u00fcr sak\u0131ncalardan ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131n tek yolu, evrim kavram\u0131n\u0131n \u00f6ncelikle hangi anlamda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n (yani benzetme mi, nedensel mekanizma m\u0131, yoksa bir varl\u0131k felsefesi anlay\u0131\u015f\u0131 olarak m\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n) a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya konmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23946 alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evrimsel-iktisat-sekil-1-300x153.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"153\" \/>Ne var ki, genel olarak, sosyal teori ve iktisatta evrim kavram\u0131n\u0131n ne kastedildi\u011finin tam olarak ortaya konmadan, belirsiz bir bi\u00e7imde kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00c7okluk benzetme ya da en iyi olas\u0131l\u0131kla varl\u0131k felsefesi yakla\u015f\u0131mlar\u0131 olarak benimsenen evrim kavram ve hipotezleri \u00e7o\u011fu zaman nedensel mekanizmalar olarak kullan\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, \u00fczerlerine y\u00fcklenen a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ta\u015f\u0131yamamaktad\u0131r. Sosyal bilimlerde evrim teriminin genellikle e\u011fretilemeler olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcnse de, bu t\u00fcr e\u011fretilemelerin nedensel mekanizma bi\u00e7iminde kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 pek \u00e7ok \u00f6rnekle kar\u015f\u0131la\u015fmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. (2) Bu konuda fazla ayr\u0131nt\u0131ya girmeden, bilim felsefecisi Roy Bhaskar\u2019\u0131n verdi\u011fi bir \u00f6rnek yeterlidir. (3) Bhaskar\u2019a g\u00f6re biyolojik evrime ili\u015fkin mekanizmalar\u0131n sosyal teorideki do\u011frudan kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131daki \u015fekille g\u00f6sterilebilir:<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u0130ktisat a\u00e7\u0131s\u0131ndan verilebilecek \u00f6rnek, farkl\u0131 \u201cevrimsel iktisat\u201d anlay\u0131\u015flar\u0131d\u0131r. Bu tan\u0131m\u0131n evrim olarak anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n gerekip gerekmedi\u011fi sorusu bir yana, de\u011fi\u015fik evrimsel iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n iktisadi evrimin birimleri (evrime konu olan b\u00fct\u00fcn\u00fcn kendisi) olarak de\u011fi\u015fik kavray\u0131\u015flar\u0131 oldu\u011funu g\u00f6zlemek de \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin Marx i\u00e7in evrime konu olan b\u00fct\u00fcn\u00fcn tarih ve toplum oldu\u011fu \u00f6ne s\u00fcr\u00fcl\u00fcrken, Veblen ve ard\u0131ndan gelen Kurumsal \u0130ktisat anlay\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in kurumlar, Schumpeter ve evrimsel iktisat\u00e7\u0131lar i\u00e7in kimi zaman kapitalizm, kimi zaman firmalar, kimi zaman teknoloji ve bilgi ya da hatta bunlar\u0131n hepsidir. Bu konuda evrimsel iktisad\u0131n de\u011fi\u015fik bi\u00e7imleri ve kulland\u0131klar\u0131 evrim kavray\u0131\u015f\u0131na ili\u015fkin olarak a\u015fa\u011f\u0131daki tablo yararl\u0131 g\u00f6r\u00fcnmektedir:<\/p>\n<p>Kaynak: BAraz-Takay ve H. \u00d6zel, \u201cSchumpeter and the Evolutionary Economics: Three Conceptual Issues\u201d, \u201cDevelopment and Transition in the History of Economic Thought,\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 ta\u015f\u0131yan 12. y\u0131ll\u0131k Avrupa \u0130ktisadi D\u00fc\u015f\u00fcnce Tarihi Toplulu\u011fu konferans\u0131na (Prag, 15- 17 May\u0131s 2008) sunulan bildiri.<\/p>\n<p>Sosyal bilimlerde evrim kavram\u0131n\u0131n i\u00e7eri\u011finin \u00e7o\u011fu zaman doldurulmadan kullan\u0131m\u0131, a\u015fa\u011f\u0131daki \u00fc\u00e7 soruya verilen yan\u0131tlardan kaynaklan\u0131r:<\/p>\n<p>1) Hangi t\u00fcr de\u011fi\u015fmeler \u201cevrim\u201d olarak g\u00f6r\u00fclmelidir?<\/p>\n<p>2) De\u011fi\u015fme s\u00fcrecinin nihai bir \u201camac\u0131\u201d ya da son durumu var m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>3) De\u011fi\u015fim tedrici ve s\u00fcrekli midir; yoksa kesintili ve s\u0131\u00e7ramal\u0131 m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>Bu sorulara verilen yan\u0131tlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde benimsenen temel \u201cvizyona\u201d ya da genel olarak \u201cevrim ideolojisine\u201d ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Bu y\u00fczden bu \u201cevrimcilik\u201d ideolojisinin kimi kavramlarla ili\u015fkilerine g\u00f6z atmakta yarar vard\u0131r. (4)<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-23949 size-full alignnone\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evrimsel-iktisat-tablo-002.jpg\" alt=\"\" width=\"608\" height=\"465\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evrimsel-iktisat-tablo-002.jpg 608w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evrimsel-iktisat-tablo-002-300x229.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evrimsel-iktisat-tablo-002-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evrimsel-iktisat-tablo-002-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evrimsel-iktisat-tablo-002-600x459.jpg 600w\" sizes=\"auto, (max-width: 608px) 100vw, 608px\" \/>Evrimcilik ideolojisinin de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerdeki farkl\u0131 uygulamalar\u0131, \u201cde\u011fi\u015fim\u201d, \u201cd\u00fczen\u201d, \u201cde\u011fi\u015fimin y\u00f6n\u00fc\u201d, \u201cilerleme\u201d ve \u201cm\u00fckemmelle\u015ftirilebilirlik\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncelerini kabul edip etmediklerine g\u00f6re farkl\u0131 bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131na sahip g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bunun yan\u0131nda, farkl\u0131 bilim alanlar\u0131nda farkl\u0131 kavramlara daha fazla a\u011f\u0131rl\u0131k verildi\u011fi de g\u00f6r\u00fclmektedir. \u00d6rne\u011fin, kozmoloji ve termodinamik gibi inorganik do\u011faya ili\u015fkin olan alanlarda daha \u00e7ok de\u011fi\u015fme ve d\u00fczen kavramlar\u0131 \u00f6ne ge\u00e7erken, biyoloji ve sosyal teori alanlar\u0131nda de\u011fi\u015fmenin ilerleme ve m\u00fckemmelle\u015ftirilme boyutlar\u0131 daha \u00e7ok vurgulan\u0131r g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Evrimin ilk unsuru, ku\u015fkusuz <strong>de\u011fi\u015fme<\/strong> kavram\u0131d\u0131r; evrim de bir de\u011fi\u015fmedir. Ancak de\u011fi\u015fmenin nas\u0131l alg\u0131lanmas\u0131 gerekti\u011fi, yukar\u0131daki al\u0131nt\u0131lardan da anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi, farkl\u0131l\u0131klar g\u00f6sterir. Yine de \u00f6ncelikle evrimsel de\u011fi\u015fmenin, Nuh tufan\u0131nda oldu\u011fu gibi statik, de\u011fi\u015fmeyen bir d\u00fcnya \u00fczerine y\u00fcklenen anl\u0131k bir de\u011fi\u015fme bi\u00e7imi olmad\u0131\u011f\u0131, de\u011fi\u015fimin s\u00fcrekli, mutasyonlarla, yer de\u011fi\u015ftirmelerle, do\u011fal se\u00e7ilimle nitelenen bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131nda de\u011fi\u015fimle e\u015fle\u015fen bir ba\u015fka kavram da <strong>d\u00fczen<\/strong> kavram\u0131d\u0131r. Bu anlam\u0131yla, \u00f6rne\u011fin sosyal teoride kullan\u0131lan evrim yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funda, evrim s\u00fcrecinin yeni d\u00fczenleme bi\u00e7imlerini ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Ancak burada da dikkatli olmak gerekti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc evrim, bir sistemin evrimsel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc ile betimlemenin uygun boyutlar\u0131, yasalar ya da betimlemeler hakk\u0131ndaki \u00f6nsel varsay\u0131mlara dayanmayan, \u201cdiyalektik\u201d bir s\u00fcre\u00e7 niteli\u011findedir. Bu y\u00fczden, \u201cd\u00fczen\u201d kavram\u0131n\u0131n kendisinin ideolojik boyutlar\u0131 oldu\u011fu her zaman g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde tutulmal\u0131d\u0131r. Bu anlam\u0131yla evrim, bir teori ya da olgu olmaktan \u00e7ok, d\u00fcnya hakk\u0131ndaki bilgilerimizi d\u00fczenlemenin bir yolu gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka tart\u0131\u015fmal\u0131 kavram da, de\u011fi\u015fimin <strong>y\u00f6n\u00fc<\/strong>d\u00fcr. Ancak bu da, d\u00fczen kavram\u0131yla e\u015fle\u015fen bir ba\u015fka kavram gibi g\u00f6r\u00fcnmekte, bu y\u00fczden de ideolojik \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlardan kurtulamamaktad\u0131r. Bu bak\u0131mdan evrimin alg\u0131lanma bi\u00e7imlerinden birisi, Spencer\u2019\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi, evrim s\u00fcrecinin \u201cen basitten karma\u015f\u0131\u011fa\u201d do\u011fru gitti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. Ancak, \u201cbir memeli hangi anlamda, bir bakteriden daha karma\u015f\u0131kt\u0131r?\u201d sorusunun g\u00f6sterdi\u011fi gibi, b\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin ge\u00e7erlili\u011fi ku\u015fkuludur. \u00dcstelik b\u00f6yle bir kabul, sosyal d\u00fcnyaya yakla\u015fman\u0131n bir yolu gibi g\u00f6r\u00fcl\u00fcrse, \u00f6rne\u011fin, bug\u00fcn\u00fcn Bat\u0131 toplumlar\u0131n\u0131n insanl\u0131\u011f\u0131n en geli\u015fmi\u015f ve karma\u015f\u0131k bi\u00e7imini temsil etti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek neredeyse ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz hale gelecektir. Benzer bi\u00e7imde, ideolojik y\u00fck\u00fc belki de en fazla olan kavramlardan birisi olan <strong>ilerleme<\/strong> kavram\u0131n\u0131n temel sorunu da, hem de\u011fi\u015fmenin y\u00f6n\u00fcn\u00fc hem de ahlaki bir de\u011fer yarg\u0131s\u0131n\u0131 i\u00e7erdi\u011fi i\u00e7in, bir t\u00fcr \u201cteleolojik\u201d tarih anlay\u0131\u015f\u0131na yol a\u00e7ma riski ta\u015f\u0131mas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Evrim kavray\u0131\u015f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kabilecek olan bir ba\u015fka sorun da, evrimin \u201ctedrici\u201d ve \u201cs\u00fcrekli\u201d olup olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Her ne kadar s\u00fcreklilik ili\u015fkisi evrimsel a\u00e7\u0131klamalarda daha yayg\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorsa da, son zamanlarda geli\u015fen \u00f6nemli bir evrim anlay\u0131\u015f\u0131, t\u00fcrlerin evriminin kesintili bir bi\u00e7imde ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fini \u00f6ng\u00f6ren \u201ckesintili denge\u201d (punctuated equilibrium) yakla\u015f\u0131m\u0131d\u0131r. Buna g\u00f6re, geli\u015fim, uzun ve istikrarl\u0131 d\u00f6nemler i\u00e7erisinde s\u00fcrerken, ani de\u011fi\u015fmeler, hatta yeni t\u00fcrler ortaya \u00e7\u0131kabilir. Bu durum daha \u00f6nceki istikrarl\u0131 dengeyi bozarak kesintiye u\u011fratacakt\u0131r. \u00d6yle ki, bu t\u00fcr s\u0131\u00e7ramalar s\u0131ras\u0131nda \u00e7ok say\u0131da yeni t\u00fcr ortaya \u00e7\u0131kabilir. (5) Bu tart\u0131\u015fmaya dayanarak, sosyal teori ya da iktisatta kullan\u0131lacak evrim kavray\u0131\u015flar\u0131n\u0131n hangisini benimsemek gerekti\u011fini se\u00e7erken dikkatli olunmas\u0131 gerekti\u011fi sonucunu \u00e7\u0131karabiliriz. Evrim s\u00fcreci her ne kadar de\u011fi\u015fmeyi dikkate alsa da, her de\u011fi\u015fmenin evrim olmamas\u0131, evrim s\u00fcrecinin ille de belirli bir sona ya da hedefe do\u011fru ilerleyen kat\u0131 ve t\u00fcm\u00fcyle deterministik bir sistem olmad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fini dikkate almadan, bu ideolojik kabullere dayanan evrim anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131n sosyal bilime yarardan \u00e7ok zarar verebilece\u011fini unutmamak gerekir. Bu durumda, uygun benze\u015fimlerin kurulmas\u0131, evrimsel arg\u00fcmanlar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc de belirleyecektir; bu da giderek, hangi benzetmenin se\u00e7ilece\u011finin de b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde benimsenen \u201cmetafizik\u201d ya da ideolojik evrim kabullerine ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu anlam\u0131na gelir.<\/p>\n<p>Evrim kavram\u0131n\u0131n sosyal bilimlerde \u00e7ok kullan\u0131lan bir bi\u00e7imi, \u201ci\u015flevselci\u201d bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na dayanan kullan\u0131m\u0131d\u0131r. Bu kullan\u0131m, daha \u00e7ok \u201cPanglosscu\u201d, yani optimizasyon ilkesiyle uyumlu nitelikte g\u00f6r\u00fcnmektedir. Evrim s\u00fcrecinde optimizasyon ilkesinin kullan\u0131m\u0131, hem biyolojide hem de \u00f6zellikle iktisatta s\u0131k s\u0131k kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin Samuel Butler\u2019\u0131n \u00fcnl\u00fc s\u00f6z\u00fc \u201cbir tavuk, sadece bir yumurtan\u0131n yeni bir yumurta yapma yoludur\u201d derken ya da bedenlerin, asl\u0131nda genlerin kendi varl\u0131klar\u0131n\u0131 sonsuza kadar s\u00fcrd\u00fcrmeleri i\u00e7in geli\u015ftirdikleri makineler oldu\u011funu ileri s\u00fcren Richard Dawkins\u2019in (6) bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131, bu t\u00fcrden \u201cuyarlanmac\u0131\u201d yakla\u015f\u0131mlara \u00f6rnekler olarak verilebilir. Genel olarak evrim s\u00fcrecinin ya da bir nedensel mekanizma olarak do\u011fal se\u00e7ilim s\u00fcrecinin, optimizasyon pe\u015finde ko\u015fan bir eyleyen (agent) gibi davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 varsayan bu uyarlanmac\u0131 yakla\u015f\u0131m, evrimi \u201cPanglosscu\u201d bir bi\u00e7imde g\u00f6rmektedir. (7) Bu program\u0131n benimsedi\u011fi temel kabullerin \u015f\u00f6yle oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr:<\/p>\n<p>1) Organizma, atomize \u201c\u00f6zellikler\u201dden (traits) olu\u015fur; her bir \u00f6zellik do\u011fal se\u00e7ilim taraf\u0131ndan belirli i\u015flevleri en iyi bi\u00e7imde yerine getirmek \u00fczere tasarlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00f6zelliklerin her biri i\u00e7in ayr\u0131 bir \u00e7evresel ko\u015fullara uyarlanma \u00f6yk\u00fcs\u00fc anlat\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>2) E\u011fer organizman\u0131n, birbiriyle rekabet i\u00e7inde olan farkl\u0131 unsur ya da \u00f6zellikleri, i\u015flevlerini yerine getirirken \u00f6teki unsur ya da \u00f6zelliklerin i\u015fleyi\u015fini engelleyebiliyorsa, b\u00fct\u00fcn\u00fcn<\/p>\n<p>uyarlanmas\u0131n\u0131 bozmayacak bi\u00e7imde, farkl\u0131 unsurlar aras\u0131ndaki \u201cuzla\u015fmalar\u0131\u201d (trade off) dikkate almak gerekir. Ba\u015fka deyi\u015fle par\u00e7alar d\u00fczeyinde optimal olmayan durumlar olanakl\u0131d\u0131r; ancak organizmalar bir b\u00fct\u00fcn olarak, farkl\u0131 talepler aras\u0131nda ula\u015f\u0131labilecek en iyi uzla\u015fmalar\u0131 temsil eder.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23950 alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/human-dna-226x300.jpg\" alt=\"\" width=\"226\" height=\"300\" \/>Bu y\u00fczden evrim \u201cPanglosscu\u201d bir s\u00fcre\u00e7tir: \u201cD\u00fcnyam\u0131z soyut bir anlamda iyi olmayabilir; ancak, bizim sahip olabilece\u011fimiz en iyisidir. Her bir \u00f6zellik kendi rol\u00fcn\u00fc, tam da \u00fczerine d\u00fc\u015fen bi\u00e7imde oynar.\u201d (8)<\/p>\n<p>Uyarlan\u0131mc\u0131\/optimizasyoncu evrim anlay\u0131\u015f\u0131, \u00f6zellikle sosyal teoride \u201ci\u015flevselci\u201d bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla birlikte ortaya \u00e7\u0131kar. \u0130\u015flevselcilik, herhangi bir varl\u0131k, organizma, sistem, kurum ya da sosyal prati\u011fin, ilk elde yerine getirece\u011fi i\u015flev y\u00fcz\u00fcnden varoldu\u011funu ileri s\u00fcrer. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, bir sistemin i\u015fleyi\u015finin \u201ca\u00e7\u0131klanmas\u0131\u201d, \u00f6nceden tan\u0131mlanm\u0131\u015f ama\u00e7 ya da i\u015flevleri yerine getirmek bi\u00e7iminde ger\u00e7ekle\u015ftirilir. Sosyal bilimlerde i\u015flevselcilik, sosyal sistemlerin \u201cgereksinimleri\u201d oldu\u011fu, dolay\u0131s\u0131yla da toplumlar\u0131n ya da sosyal sistemlerin bu gereksinimleri nas\u0131l yerine getirdiklerinin belirlenmesi gerekti\u011fini ileri s\u00fcrer. Toplumun herhangi bir unsurunun daha geni\u015f sistem i\u00e7in yararl\u0131 olacak ko\u015fullar\u0131 nas\u0131l yaratt\u0131\u011f\u0131, i\u015flevselcili\u011fin temel olarak yan\u0131t arad\u0131\u011f\u0131 sorular aras\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>Bununla birlikte, biyolojik evrime ili\u015fkin bu kavray\u0131\u015fta iki temel sorun oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. (9) \u0130lkin, do\u011fan\u0131n ya da \u00e7evrenin organizmalar i\u00e7in belirledi\u011fi sorunlar\u0131n ne oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a tan\u0131mlamak olanaks\u0131z de\u011filse de \u00e7ok zordur; ikincileyin de bulunan \u201c\u00e7\u00f6z\u00fcm\u201d\u00fcn ger\u00e7ekten de eldeki soruna y\u00f6nelik en iyi \u00e7\u00f6z\u00fcm olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirlemek olanaks\u0131zd\u0131r. Bu yakla\u015f\u0131m, yaln\u0131zca evrim s\u00fcrecinde bulundu\u011fumuz yerin en iyi \u00e7\u00f6z\u00fcm oldu\u011funu kabul eder g\u00f6r\u00fcnmektedir, ki bu da sonunda teleolojik bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fc kapal\u0131 olarak benimsendi\u011fi anlam\u0131na gelir. Sosyal teori bak\u0131m\u0131ndan uyarlanmac\u0131l\u0131k, bunlara ek olarak, daha farkl\u0131 sorunlar da yarat\u0131r. \u00d6rne\u011fin, herhangi bir sosyal unsur, pratik ya da sistemin kimi i\u015flevleri yerine getiriyor olmas\u0131, bu unsur, pratik ya da sistemin ilk elde neden ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaz. \u0130\u015flevselcilik, kimi se\u00e7ilmi\u015f nitelik ya da s\u00fcre\u00e7ler yoluyla belirli ama\u00e7lar\u0131 yerine getirmek \u00fczere tasarlanm\u0131\u015f yapay sistemlerin i\u015fleyi\u015fini a\u00e7\u0131klamakta yararl\u0131 olabilir; ancak toplumsal s\u00fcre\u00e7, yap\u0131 ve ili\u015fkilerin bu t\u00fcrden tasarlanm\u0131\u015f nitelikte oldu\u011funu ileri s\u00fcren hemen hemen kimse yoktur.<\/p>\n<p>Yine de, \u201ctasar\u0131m\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesinin yads\u0131nmas\u0131, \u201ca\u00e7\u0131klaman\u0131n\u201d uyarlanmac\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmemektedir. \u00d6zellikle iktisatta benimsenen \u201cg\u00f6r\u00fcnmez el\u201d anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n temelinde tasar\u0131ma dayanmayan, ancak yine de uyarlanmac\u0131 niteli\u011fi \u00f6ne \u00e7\u0131kan bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 yer al\u0131r. Sosyal teorideki, \u201cniyetli eylemin niyetlenilmemi\u015f sonu\u00e7lar\u0131\u201d hipotezi, \u201cg\u00f6r\u00fcnmez el\u201d kavray\u0131\u015flar\u0131n\u0131 temellendirmek i\u00e7in en \u00e7ok kullan\u0131lan yakla\u015f\u0131md\u0131r. Bu hipotez, her ne kadar insan davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n bireylerin niyetlerine ba\u011fl\u0131 olsa da, bu davran\u0131\u015flar\u0131n kimi niyetlenilmemi\u015f sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n bulunaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcr. (10) Buna ili\u015fkin en \u00f6nemli \u00f6rnek ku\u015fkusuz, yine g\u00f6r\u00fcnmez el anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn bir iktisat teorisi analitik g\u00fcc\u00fcn\u00fc neredeyse bu e\u011fretilemeden al\u0131r. Yerle\u015fik iktisat, kendisi de rasyonel se\u00e7im kuram\u0131na dayanan bir yakla\u015f\u0131m olarak optimizasyon ilkesini b\u00fct\u00fcn insan davran\u0131\u015flar\u0131na, hatta do\u011faya yayma e\u011filimini en ba\u015f\u0131ndan beri g\u00f6stermekte tutarl\u0131 davranm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle \u201cg\u00f6r\u00fcnmez el\u201d kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n evrimsel savunusu, daha \u00e7ok Avusturya iktisad\u0131na ait bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 olsa da, iktisat\u00e7\u0131lara \u00e7ekici gelen bir yakla\u015f\u0131m olmu\u015ftur. Ancak bu t\u00fcrden yakla\u015f\u0131mlar\u0131n temel sorunu, tam da benimsedikleri, her zaman uyumlu bir sosyal d\u00fczenin ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6ren \u201cPanglosscu\u201d bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r. (11)<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23951 alignleft\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/evolution-tree-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/>Yukar\u0131dakine benzer bir yakla\u015f\u0131m, evrimin teleolojik niteli\u011fini vurgulayan Hegel\u2019in \u00fcnl\u00fc \u201cakl\u0131n hilesi\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesidir: insanlar kendi davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n kendi ak\u0131llar\u0131na ve se\u00e7me \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne dayand\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerse de asl\u0131nda davran\u0131\u015flar\u0131 t\u00fcm\u00fcyle belirli bir \u201ckozmik\u201d sonucun ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 i\u00e7in ger\u00e7ekle\u015fen ara\u00e7lard\u0131r. Bununla birlikte, b\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131m\u0131n da insan eyleyeninin temel \u00f6zelli\u011fi olan niyetlilik (<em>intentionality<\/em>) \u00f6zelli\u011fini t\u00fcm\u00fcyle yok sayma riski yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Oysa biyolojik d\u00fcnya ile insan d\u00fcnyas\u0131 aras\u0131ndaki en \u00f6nemli farkl\u0131l\u0131k belki de, insanlar\u0131n niyetli davran\u0131\u015flara ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme g\u00fcc\u00fcne sahip olan <strong>eyleyenler<\/strong> oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fidir. Biyolojik organizma ve s\u00fcre\u00e7lerde se\u00e7im yapma ya da niyetli davranabilme \u00f6zelli\u011fi bulunmad\u0131\u011f\u0131ndan, evrim s\u00fcrecinin, belirli bir hedefe do\u011fru ilerledi\u011fi varsay\u0131lmad\u0131k\u00e7a, niyetlere dayanan bir s\u00fcre\u00e7 olarak kavranamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi bir kez daha, evrim kavram\u0131n\u0131n nas\u0131l anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fine ili\u015fkin ideolojik sorunlar (evrimin niteli\u011fi, y\u00f6n\u00fc, hedefi, vs.) ile bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 varl\u0131k felsefesi yakla\u015f\u0131mlar\u0131, her durumda kendini g\u00f6stermektedir. Bu y\u00fczden de evrim, dikkatle kullan\u0131lmas\u0131 gereken bir yakla\u015f\u0131m olarak kendini g\u00f6stermektedir. Bu durumda, yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen sak\u0131ncalardan ka\u00e7\u0131nabilme \u00e7abas\u0131nda olan sosyal ve iktisadi yakla\u015f\u0131mlar\u0131n \u00f6zelliklerinin neler olabilece\u011fi sorusu ortaya \u00e7\u0131kar. Bu sorunun yan\u0131t\u0131 i\u00e7in de, iki \u00f6nemli iktisadi ve sosyal yakla\u015f\u0131m\u0131 ele almakta yarar g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p><strong>Marx\u2019\u0131n insan anlay\u0131\u015f\u0131 ve tarihsel materyalizm<\/strong><\/p>\n<p>Sosyal s\u00fcre\u00e7lerin, bireysel insan eyleyeninin davran\u0131\u015flar\u0131ndan bir\u00a0\u00f6l\u00e7\u00fcde ba\u011f\u0131ms\u0131z olsalar da, insan eylemi yoluyla ger\u00e7ekle\u015fmesi ve eylemin niyetlere ba\u011fl\u0131\u00a0olmas\u0131, sosyal evrimde insan eylem ve niyetlerinin nas\u0131l ele al\u0131naca\u011f\u0131\u00a0sorununu ortaya\u00a0\u00e7\u0131karmaktad\u0131r. B\u00f6yle bir sorunun\u00a0\u00e7\u00f6z\u00fcm yollar\u0131ndan birisi, \u00f6zellikle Aristoteles\u00e7i\u00a0\u201cdo\u011fa\u201d\u00a0kavram\u0131na dayanan bir evrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131\u00a0benimsemek olabilir. Bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re, her varl\u0131\u011f\u0131n \u201cdo\u011fas\u0131\u201d, onun do\u011fal geli\u015fme potansiyellerini tan\u0131mlayan \u00f6z\u00fcnden olu\u015fur; do\u011fa, \u201cherhangi bir \u015feyin yetkinle\u015fme s\u00fcrecinin tamamlanm\u0131\u015f \u00fcr\u00fcn\u00fc\u201dd\u00fcr. (Aristoteles, 1975: 9) Dolay\u0131s\u0131yla, varl\u0131\u011f\u0131n potansiyelinin ger\u00e7ekle\u015fme s\u00fcreci, evrim olarak anla\u015f\u0131labilir. Bununla birlikte, bu t\u00fcr bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n, insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn geli\u015fiminin Adem\u2019in (ya da Havva\u2019n\u0131n) yumurtalar\u0131nda zaten bulundu\u011fu bi\u00e7imindeki 17. y\u00fczy\u0131l biyolojik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda oldu\u011fu gibi (Westfall, 1998: 118-24), evrimin t\u0131pk\u0131 bir foto\u011fraf\u0131n tabedilmesinde (\u201cdevelopman\u0131\u201d) oldu\u011fu gibi, bir \u201ckatlar\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131\u201d, \u00f6zde sakl\u0131 bulunanlar\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131, geli\u015fmesi (Lewontin, 2007) bi\u00e7iminde anla\u015f\u0131lmamas\u0131 gereklidir. Tam tersine, Marx\u2019\u0131n da temel ald\u0131\u011f\u0131 olanaklara dayanan insan do\u011fas\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131, her insanda bulunan, onun uygun ya da \u201cdo\u011fal\u201d bir bi\u00e7imde geli\u015fmesini belirleyen potansiyeller b\u00fct\u00fcn\u00fcne g\u00f6ndermede bulunur bi\u00e7imde alg\u0131lanmaktad\u0131r. B\u00f6yle bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na dayanan Marx, insan\u0131n \u201c\u00f6z\u00fcn\u00fcn\u201d, \u00f6zel m\u00fclkiyet alt\u0131nda onun \u201cvarolu\u015fu\u201d ile \u00e7eli\u015fti\u011fi \u00f6nermesinden yola \u00e7\u0131kar. (12) Marx\u2019a g\u00f6re, insan\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc belirleyen \u015fey, onun ayn\u0131 anda hem \u00f6zg\u00fcl olan\u0131n hem de genel olan\u0131n ya da ayn\u0131 anda hem birey hem de toplumsal bir varl\u0131k olma \u00f6zelliklerinin birli\u011fidir. Marx\u2019\u0131n <em>1844 Elyazmalar\u0131<\/em>\u2019nda benimsedi\u011fi terim kullan\u0131l\u0131rsa, insan, \u201ckendisine varolan, ya\u015fayan bir t\u00fcr olarak bakt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, kendisine <em>evrensel<\/em> ve bu y\u00fczden de \u00f6zg\u00fcr bir varl\u0131k olarak bakt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in\u201d, bir <em>t\u00fcrsel varl\u0131kt\u0131r<\/em> [<em>species-being<\/em>]. (13) Bir bireyin bir t\u00fcre ait olmas\u0131n\u0131n, asl\u0131nda birbiriyle ayn\u0131 anlam\u0131 ta\u015f\u0131yan iki anlam\u0131 vard\u0131r: \u0130lkin, bir ki\u015fi \u201cinsan\u0131n alg\u0131sal ve bili\u015fsel yetileri ile ya\u015fam etkinli\u011fi\u201d y\u00fcz\u00fcnden, ikinci olarak da insan, \u201cetkinli\u011finin toplumsal bir etkinlik olmas\u0131\u201d y\u00fcz\u00fcnden t\u00fcrsel bir varl\u0131kt\u0131r. (14) Yani asl\u0131nda hem bir birey hem de toplumsal bir varl\u0131k olan insan\u0131n, kendi varolu\u015fu da dahil olmak \u00fczere b\u00fct\u00fcn etkinli\u011fi, ister istemez toplumsal niteliktedir. Bu y\u00fczden toplum bireylerden ba\u011f\u0131ms\u0131z, onun \u00fczerinde ya da ona kar\u015f\u0131 bir varl\u0131k diye g\u00f6r\u00fclmemelidir; ba\u015fka deyi\u015fle birey toplumsal bir varl\u0131kt\u0131r. (15) \u0130nsan\u0131 \u00f6teki \u201cdo\u011fal\u201d varl\u0131klardan ay\u0131ran da onun ya\u015fam etkinli\u011finin ya da <strong>tarihi<\/strong>nin do\u011fayla ger\u00e7ekle\u015ftirilen toplumsal bir etkile\u015fime dayan\u0131yor olmas\u0131d\u0131r. (16) \u0130nsanlar\u0131n hem do\u011fay\u0131, yani kendi \u201corganik olmayan beden\u201dlerini (17) hem de kendilerini d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek i\u00e7in giri\u015ftikleri bu amaca dayal\u0131, \u00f6zg\u00fcr ili\u015fki (<em>praxis<\/em>), asl\u0131nda Marx\u2019a g\u00f6re, insan\u0131n kendi \u00f6z\u00fcn\u00fc \u201cnesnele\u015ftirme\u201d (<em>objectification<\/em>) etkinli\u011finden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Kendi eme\u011fini kulland\u0131\u011f\u0131 bu etkinlik yoluyla insan hem kendi potansiyellerini ger\u00e7ekle\u015ftirir, yani insanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyar hem de kendi kendisini, yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00fcr\u00fcnde tan\u0131r. Marx \u201cemek\u201d terimini, \u201cinsan ve do\u011fa aras\u0131ndaki metabolik etkile\u015fim, insan\u0131n varolu\u015fu \u00fczerine do\u011fa taraf\u0131ndan konan ve her zaman ge\u00e7erli olan ko\u015ful\u201d (18) anlam\u0131nda, yani \u201cfiziksel bi\u00e7imdeki, ya\u015fayan ki\u015filikteki, bir insanda varolan zihinsel ve fiziksel yeteneklerin toplam\u0131\u201d (19) olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 \u201cemek g\u00fcc\u00fc\u201dn\u00fcn i\u00e7erisinde harcand\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcrece g\u00f6nderme yapar bi\u00e7imde kullanmaktad\u0131r. Bu \u00f6nermeye dayanarak \u201cemek g\u00fcc\u00fc\u201dn\u00fcn asl\u0131nda insandaki \u201ceyleme\u201d g\u00fcc\u00fcne g\u00f6ndermede bulundu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclebilir. Bu s\u00fcre\u00e7 boyunca insan asl\u0131nda kendi eme\u011fine dayan\u0131r bir bi\u00e7imde kendi \u201cya\u015fam\u0131n\u0131 \u00fcretecektir\u201d (20); insan\u0131n y\u00f6nelimlerine [<em>intentions<\/em>] dayanan bilin\u00e7li bir etkinlik niteli\u011findeki bu \u201c\u00fcretim\u201d s\u00fcrecinde insan \u201cd\u0131\u015f do\u011fa \u00fczerinde eylemede bulunur ve onu de\u011fi\u015ftirir; ayn\u0131 zamanda da, kendi do\u011fas\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirir\u201d. (21)<\/p>\n<p>Ancak, insan\u0131n \u00f6z\u00fc de\u011fi\u015fik tarihsel d\u00f6nem ve ko\u015fullarda bile ayn\u0131 kalmas\u0131na kar\u015f\u0131n, onun \u201cvarolu\u015fu\u201d bu t\u00fcrden \u201cmaddi\u201d ko\u015fullar taraf\u0131ndan belirlenecektir. Marx\u2019\u0131n <em>Kapital<\/em>\u2019de yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, bu \u00f6zg\u00fcl ko\u015fullar k\u00fcmelerinden bir tanesi olan kapitalizmde insan\u0131n varolu\u015funun ne \u00f6l\u00e7\u00fcde onun \u00f6z\u00fcyle \u00e7eli\u015fti\u011fini g\u00f6stermektir. Meta \u00fcretiminin geli\u015fmesine ve as\u0131l \u00f6nemlisi \u00fccretli eme\u011fe, yani eme\u011fin metala\u015fmas\u0131na dayanan kapitalizmde insanlar\u0131n kendi \u00f6zlerini ger\u00e7ekle\u015ftirme, onu \u201cnesnele\u015ftirme\u201d y\u00f6n\u00fcndeki etkinlikleri, emek\u00e7inin \u00fcr\u00fcn\u00fcyle olan ba\u011f\u0131n\u0131 yitirdi\u011fi, bir \u201cyabanc\u0131la\u015fma\u201d s\u00fcrecine d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir. (22) Marx, yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 d\u00f6rt \u201cbak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan\u201d g\u00f6rmektedir: Yabanc\u0131la\u015fma, 1) insan\u0131n kendi \u00fcretti\u011fi \u00fcr\u00fcnle olan ili\u015fkisinde; 2) insan\u0131n kendi \u00fcretken etkinli\u011fiyle olan ili\u015fkisinde; 3) insan\u0131n kendi \u201ct\u00fcrsel varl\u0131\u011f\u0131\u201d ile olan ili\u015fkisinde; 4) insan\u0131n \u00f6teki insanlarla olan ili\u015fkisinde ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. (23) K\u0131saca s\u00f6ylenirse, yabanc\u0131la\u015fma s\u00fcreci bir b\u00fct\u00fcn olarak bireyin kendisini insan yapan \u00f6zelliklerini yitirdi\u011fi bir \u201cinsanl\u0131ktan \u00e7\u0131kma\u201d s\u00fcrecidir. Bu y\u00fczden yabanc\u0131la\u015fma egemen oldu\u011funda, insanlar sahip olduklar\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme g\u00fc\u00e7lerini yitirerek, kendi \u00fcr\u00fcnlerinin boyunduru\u011fu alt\u0131na girmektedir; bu da insan\u0131n kendi g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ondan ayr\u0131larak onun \u00fczerinde egemen olmas\u0131 demektir. (24)<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23952 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/marx-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" \/>Marx\u2019\u0131n yabanc\u0131la\u015fma ve feti\u015fizm kavramlar\u0131n\u0131 esas olarak kapitalizmin yaratt\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ekli\u011fi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ekse de, bu kavramlar ve gerisindeki \u00f6zg\u00fcrl\u00fck anlay\u0131\u015f\u0131 Marx\u2019\u0131n tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n da temelinde yer al\u0131r. Marx\u2019a g\u00f6re, insanl\u0131k tarihi, \u00f6zg\u00fcl \u00fcretim tarzlar\u0131 bir yana b\u0131rak\u0131l\u0131rsa, nesnele\u015ftirme ile yabanc\u0131la\u015fma aras\u0131ndaki ya da ayn\u0131 anlama gelmek \u00fczere \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ile \u00f6zg\u00fcrl\u00fck yitimi aras\u0131nda s\u00fcrekli bir etkile\u015fim ve gerilim olarak da kavranabilir. \u0130nsanlar\u0131n kendi \u00fcr\u00fcnlerinin \u00f6zel m\u00fclkiyet yoluyla onlardan kopart\u0131ld\u0131\u011f\u0131 her durumda, bu \u00e7eli\u015fki kendisini g\u00f6sterir. Bu \u00e7eli\u015fkinin kendini g\u00f6sterme bi\u00e7imi (\u00e7o\u011fu kez s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi bi\u00e7iminde), \u00f6zg\u00fcl kurumsal d\u00fczenlemelerine ya da \u00fcretim g\u00fc\u00e7leri ile ili\u015fkileri aras\u0131ndaki etkile\u015fimlere ba\u011fl\u0131 oldu\u011fundan, tarih dinamik ve \u00e7alkant\u0131l\u0131 bir s\u00fcre\u00e7 olarak kavranmal\u0131d\u0131r. Bu bak\u0131mdan tarihi yaln\u0131zca \u201caltyap\u0131\u201d ile \u201c\u00fcstyap\u0131\u201d aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler temelinde de\u011fil, ancak nesnele\u015ftirme ve yabanc\u0131la\u015fma (ya da \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ile yitirilmesi) aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkiler bi\u00e7iminde okumak, y\u00f6ntembilgisel bak\u0131mdan s\u0131\u00e7ramalar, devrimler ve belirsizlikle dolu olan bir \u201ckesintili denge\u201d kavray\u0131\u015f\u0131na yak\u0131n durmaktad\u0131r. Tarih, Hegel\u2019in ya da \u201cotomatik Marksizm\u201d (25) g\u00f6r\u00fc\u015flerinin \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn tersine, \u00f6nceden belirlenmi\u015f bir sonuca de\u011fil, ancak dallanmalar\u0131n, s\u0131\u00e7ramalar\u0131n ve -hatta kimi zaman tesad\u00fcfen ger\u00e7ekle\u015fen- mutasyonlar\u0131n \u00e7oklu\u011fuyla nitelenen bir s\u00fcre\u00e7tir. Bir kez belirli bir \u201cyol\u201d (path), yani \u00f6zg\u00fcl \u00fcretim tarz\u0131 \u201cse\u00e7ildi\u011finde\u201d, belirli bir d\u00f6nem i\u00e7in, toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme yol a\u00e7acak i\u00e7sel \u00e7eli\u015fkilerin olgunla\u015fmas\u0131na kadar, bir istikrar s\u00f6z konusu olabilir. Bu s\u00fcreci dinamik k\u0131lan, g\u00f6rece \u00f6zerk nitelikteki toplumsal g\u00fc\u00e7ler ile insani erek ve niyetler aras\u0131ndaki s\u00fcrekli etkile\u015fim ve \u00e7eli\u015fkilerdir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle tarih, niyetli davran\u0131\u015f\u0131n niyetlenilmemi\u015f sonu\u00e7lar\u0131 dizisi olarak da okunabilir. Ancak bu s\u00fcrecin ille de toplumsal ya da insani bak\u0131mdan istenir sonu\u00e7lar ya da d\u00fczenler yaratmas\u0131 beklenemez. Marx\u2019\u0131n d\u00fcnyas\u0131, Pangloss\u2019un d\u00fcnyas\u0131ndan \u00e7ok \u00e7ok uzakt\u0131r. Bu yakla\u015f\u0131m, d\u00fczenin hem olu\u015fmas\u0131 hem de bozulmas\u0131n\u0131, \u00fcstelik bu d\u00fczenin kendi i\u015fleyi\u015fi ile kendini yok etme e\u011filimlerine sahip oldu\u011funu ve hem tarihin hem de kapitalizmin dinamik, kesintili ve s\u0131\u00e7ramal\u0131 bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015fti\u011fini ortaya koyan bir anlay\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u201cTarihsel materyalizm\u201d yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 hakk\u0131nda pek \u00e7ok tart\u0131\u015fma s\u00f6z konusu ise de, bu yakla\u015f\u0131m\u0131n \u201cbilin\u00e7\u201d ile \u201cmadde\u201d aras\u0131nda keskin bir ayr\u0131m yapan felsefi materyalizmin tersine daha \u00e7ok insanlar\u0131n kendi ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken giri\u015ftikleri etkinlikleri bir b\u00fct\u00fcn olarak dikkate almak gerekti\u011fi, bu t\u00fcrden ikiliklerin yanl\u0131\u015f oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesinden yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek olanakl\u0131 g\u00f6r\u00fcnmektedir. Marx ve Engels\u2019e g\u00f6re, \u201cD\u00fc\u015f\u00fcncelerin, kavramlar\u0131n, bilincin \u00fcretimi do\u011frudan do\u011fruya insanlar\u0131n giri\u015ftikleri maddi etkinlikler ve ili\u015fkilerle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015ftir. &#8230; Bilin\u00e7, hi\u00e7bir zaman bilin\u00e7li varolu\u015ftan ba\u015fka bir \u015fey olamaz; insanlar\u0131n varolu\u015flar\u0131 da onlar\u0131n ger\u00e7ek ya\u015fam s\u00fcre\u00e7leridir\u201d. (26) B\u00f6yle bir kavray\u0131\u015f, daha sonra Katk\u0131\u2019ya \u201c\u00d6ns\u00f6z\u201dde (27) de vurgulanaca\u011f\u0131 gibi, insanlar\u0131n giri\u015ftikleri \u00fcretim etkinliklerinin ve ili\u015fkilerinin (\u201caltyap\u0131\u201d) esas olarak onlar\u0131n bilin\u00e7 bi\u00e7imlerini (\u201c\u00fcstyap\u0131\u201d) belirlediklerini ortaya koyar. Bu bak\u0131mdan Marx\u2019\u0131n temel olarak \u00fc\u00e7 sav ortaya att\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. (28) \u0130lk olarak, \u00fcretim ili\u015fkileri ile \u00fcretici g\u00fc\u00e7lerin olu\u015fturdu\u011fu \u201cekonomik altyap\u0131\u201d toplumun \u201cekonomik yap\u0131s\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k gelen \u201cbelirli toplumsal bilin\u00e7 bi\u00e7imleri\u201d ile \u201cyasal ve politik \u00fcstyap\u0131y\u0131\u201d (29) belirlemektedir; ikinci sav, ekonomik yap\u0131n\u0131n bilin\u00e7ten ba\u011f\u0131ms\u0131z oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesidir: \u201c\u0130nsanlar\u0131n varolu\u015funu belirleyen, onlar\u0131n bilinci de\u011fildir; onlar\u0131n toplumsal varolu\u015flar\u0131 bilin\u00e7lerini belirler.\u201d (30)<\/p>\n<p>Konumuz bak\u0131m\u0131ndan daha \u00f6nemli olan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc sav ise, toplumsal de\u011fi\u015fmenin, insan toplumlar\u0131n\u0131n evrimini olu\u015fturan itici g\u00fc\u00e7 olan \u00fcretim g\u00fc\u00e7leri ile \u00fcretim ili\u015fkileri aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmadan kaynakland\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesidir: \u201cbelirli bir geli\u015fme a\u015famas\u0131nda, toplumun maddi \u00fcretken g\u00fc\u00e7leri varolan \u00fcretim ili\u015fkileri &#8230; ya da \u015fimdiye dek i\u00e7inde i\u015fledikleri m\u00fclkiyet ili\u015fkileri ile \u00e7at\u0131\u015fma i\u00e7ine girerler.\u201d (31) Bu sav, tarihin de dinamik olarak kavranmas\u0131 gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/p>\n<p>Bununla birlikte, \u00f6zellikle tarihsel materyalizmin insanl\u0131k tarihinin b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klayan bir genel evrimsel bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ortaya koydu\u011fu iddias\u0131 dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, \u201ctarihsel materyalizmin\u201d yaln\u0131zca tarihin bir \u201ciskeletini\u201d ortaya koyma amac\u0131n\u0131 g\u00fctt\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemek yerinde olacakt\u0131r. (32) Tarihsel materyalizmin kategorileri, tarihte birbirinden ay\u0131rt edilebilir nitelikteki kal\u0131plar\u0131n bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131ran sorular olarak g\u00f6r\u00fclmelidir; bu kategorileri her \u015feyi a\u00e7\u0131klayan kesin \u201cyasalar\u201d ya da \u201ckanonlar\u201d diye g\u00f6rmek yan\u0131lt\u0131c\u0131d\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131da g\u00f6sterilece\u011fi gibi, Marx\u2019a g\u00f6re insanlar\u0131n kendi \u201c\u00f6zlerini\u201d \u201cnesnele\u015ftirme\u201d (objectification) s\u00fcreci olarak g\u00f6r\u00fclebilecek olan tarih, asl\u0131nda bilin\u00e7li \u00fcretim etkinli\u011finden yani \u201cemek s\u00fcrecinden\u201d olu\u015fur; bu anlam\u0131yla da, insan ya\u015fam\u0131n\u0131n ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Ba\u015fka deyi\u015fle, \u00f6zg\u00fcl tarihsel ko\u015fullar ne olursa olsun b\u00fct\u00fcn insan toplumlar\u0131nda bu \u201cemek s\u00fcreci\u201d zorunludur. Yine de, emek s\u00fcre\u00e7lerinin bu \u00f6zg\u00fcl bi\u00e7imleri ya da \u201c\u00fcretim tarzlar\u0131\u201d tarih boyunca ayn\u0131 kalmayacakt\u0131r. Tam tersine, belirli bir topluma sahip oldu\u011fu ay\u0131rt edici niteli\u011fi kazand\u0131ran, i\u015fte bu \u00fcretim tarzlar\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Marx\u2019\u0131n Grundrisse\u2019de belirtti\u011fi gibi, \u201ckimi belirlenmeler b\u00fct\u00fcn \u00e7a\u011flar i\u00e7in ge\u00e7erlidir; kimileri ise yaln\u0131zca belli d\u00f6nemler i\u00e7in.\u201d (33) Bir ba\u015fka deyi\u015fle Marx\u2019\u0131n genel y\u00f6ntemsel yakla\u015f\u0131m\u0131nda, insanl\u0131k tarihinin b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7in ge\u00e7erli olmas\u0131 anlam\u0131nda \u201cevrensel\u201d unsurlar ile belirli \u00e7a\u011f ve ko\u015fullara \u00f6zg\u00fc unsurlar aras\u0131ndaki ayr\u0131m son derece \u00f6nemlidir. Bu durum, \u00f6zellikle onun kapitalizm \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesinde \u00f6ne \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Marx\u2019\u0131n genel bir evrimsel \u015fema pe\u015finde oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesi, onun temel amac\u0131n\u0131n kapitalizmin \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi oldu\u011funu g\u00f6z ard\u0131 etmektedir, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u201cMarx\u2019\u0131n tarih incelemesi, sermayenin tarihsel \u00f6nko\u015fullar\u0131n\u0131n incelenmesidir.\u201d (34) Marx kapitalizmin yeterli bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesini yapabilmek i\u00e7in \u00f6ncelikle tarihsel bak\u0131mdan \u00f6zg\u00fcl bir kapitalizm tan\u0131m\u0131 ortaya koyar, daha sonra bu tan\u0131m\u0131 kullanarak kendi anlay\u0131\u015f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemli olan kronolojik olgular\u0131 ele al\u0131r. Bu bak\u0131mdan Marx\u2019\u0131n \u00f6rneklerinin kendi kuram\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan \u00f6rneklerden se\u00e7ilmesi bir raslant\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnmemektedir. (35) Bununla ili\u015fkili bir ba\u015fka nokta da, tarihsel de\u011fi\u015fmenin \u201cmotoru\u201d olarak g\u00f6r\u00fclen \u00fcretici g\u00fc\u00e7ler ile \u00fcretim ili\u015fkileri aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n teknolojik determinizm g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc destekler g\u00f6r\u00fcnmesidir. Ancak burada da, bu ge\u00e7i\u015fin zorunlulukla i\u015fleyen bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesinden \u00e7ok, farkl\u0131 toplumsal \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7imlerinin, \u00fcretim g\u00fc\u00e7leri ve ili\u015fkileri (ya da ekonomik ve toplumsal etkenler) aras\u0131ndaki etkile\u015fimlere ba\u011fl\u0131 olarak farkl\u0131 de\u011fi\u015fme kal\u0131plar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00f6n planda g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu bak\u0131mdan, Marx\u2019\u0131n, kendi kuram\u0131n\u0131n \u201ckaderin herkes \u00fczerine y\u00fckledi\u011fi bir marche generale bi\u00e7imindeki bir tarihsel-felsefi kuram oldu\u011fu\u201d ele\u015ftirisine verdi\u011fi yan\u0131t \u00f6nemlidir:<\/p>\n<p>\u201c\u2026birbirine \u00e7arp\u0131c\u0131 derecede benzer olan, ancak farkl\u0131 tarihsel ortamlarda yer alan olaylar, birbirinden tamamen farkl\u0131 sonu\u00e7lara yol a\u00e7maktad\u0131r. Bu evrimsel bi\u00e7imlerin her birini ayr\u0131 ayr\u0131 ele almak ve sonra onlar\u0131 birbiriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmak, bu olguya ili\u015fkin ipu\u00e7lar\u0131 sa\u011flar; ancak bu, en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi tarih-\u00fcst\u00fc olacak b\u00f6ylesine genel bir tarihsel-felsefi kuram\u0131n evrensel pasaportunu elde etmek hi\u00e7bir zaman olanakl\u0131 de\u011fildir.\u201d (36)<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden, tarihsel materyalizmin ortaya koydu\u011fu dinamizm, nedensel ili\u015fkilerin \u201cdemir zorunluluk\u201d (37) ile i\u015fledi\u011fi bir toplumsal de\u011fi\u015fme kuram\u0131ndan \u00e7ok, farkl\u0131 ko\u015fullar\u0131n bir araya geldi\u011finde yaratt\u0131\u011f\u0131 farkl\u0131 durumlar\u0131n \u00f6ng\u00f6r\u00fclemez niteli\u011fidir. Bu bak\u0131mdan \u00e7\u00f6z\u00fcmleme, genel e\u011filimleri ortaya koyman\u0131n \u00f6tesinde, her durumda ge\u00e7erli olacak form\u00fcller vermekten uzakt\u0131r. Bu bak\u0131mdan \u00f6rne\u011fin Bat\u0131 Avrupa tarihinde ilkel kom\u00fcnizmden kapitalizme kadar uzanan bir \u00fcretim tarzlar\u0131 silsilesinin bulunmas\u0131, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya tarihi i\u00e7in de ayn\u0131 \u015feyin s\u00f6ylenebilece\u011fi anlam\u0131na gelmez. Tarihsel materyalizm anlay\u0131\u015f\u0131na dinamik niteli\u011fini kazand\u0131ran da asl\u0131nda budur; farkl\u0131 tarihsel \u00f6nceller, farkl\u0131 sonu\u00e7lar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7abilir. Ayn\u0131 \u015fey, tarihsel materyalizm anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir uygulamas\u0131 diye g\u00f6r\u00fclebilecek olan kapitalizm \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi i\u00e7in de s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n<p><strong>Schumpeter\u2019in evrimsel iktisat anlay\u0131\u015f\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Her ne kadar Schumpeter\u2019in kendisi \u201cevrim\u201d terimini kullanmaktan \u00f6zenle ka\u00e7\u0131nm\u0131\u015f ise de, evrimci iktisat\u00e7\u0131lar g\u00f6r\u00fc\u015flerini daha \u00e7ok Schumpeter\u2019in \u201cgeli\u015fme\u201d (development) kavram\u0131na dayand\u0131rmaktad\u0131r. (38) Schumpeter kavram\u0131, \u201cyenilik\u201d (ki evrimsel iktisat\u00e7\u0131lar bunu \u201cmutasyon\u201d terimine yak\u0131n bir anlamda kullanmaktad\u0131r) kavram\u0131na dayand\u0131rmakta ve geli\u015fmeyi, \u201cekonomik sistemin bir normdan \u00f6tekine, aradaki ge\u00e7i\u015fin k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcnemeyecek bi\u00e7imde oldu\u011fu bi\u00e7imdeki ge\u00e7i\u015fi\u201d (Schumpeter 2005: 11) diye tan\u0131mlamaktad\u0131r. \u00d6nde gelen evrimsel iktisat\u00e7\u0131lardan John Foster\u2019a g\u00f6re bu s\u00fcre\u00e7, \u201csonu\u00e7lar\u0131 bilinmeyen bir geli\u015fen (emergent) s\u00fcre\u00e7tir\u201d (Foster 2000: 323). B\u00f6yle bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131, t\u0131pk\u0131 Marx\u2019da oldu\u011fu gibi, Schumpeter\u2019in kapitalizm analizinin de temelinde yer almaktad\u0131r. Schumpeter\u2019e g\u00f6re, \u201cdo\u011fas\u0131 gere\u011fi, hi\u00e7bir zaman dura\u011fan olmam\u0131\u015f ve olamayacak bir ekonomik de\u011fi\u015fme bi\u00e7imi ya da y\u00f6ntemi\u201d (39) olan kapitalizmin temel \u00f6zelli\u011fi, onun sergiledi\u011fi dinamik yap\u0131d\u0131r. Kapitalizm, sermaye birikim s\u00fcrecinin s\u00fcrekli olarak yeni \u00fcretim y\u00f6ntemleri, yeni end\u00fcstriyel \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7imleri, yeni ta\u015f\u0131ma y\u00f6ntemleri ile yeni piyasalar\u0131n bulunmas\u0131n\u0131 gerektiren, hatta yap\u0131sal istikrars\u0131zl\u0131k e\u011filimi i\u00e7eren, dinamik bir sistemdir. Sermaye birikim s\u00fcreci tan\u0131m gere\u011fi, ekonomik yap\u0131n\u0131n i\u00e7eriden d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc, eski olan\u0131n yok edilerek yerine yeni bir yap\u0131n\u0131n ge\u00e7irildi\u011fi bir \u201cyarat\u0131c\u0131 y\u0131k\u0131m\u201d (creative destruction) s\u00fcreci ile nitelenmektedir. (40) Bu durumda, sistemin ay\u0131rt edici \u00f6zelli\u011finin, yaln\u0131zca de\u011fi\u015f-toku\u015f ya da para ekonomisinin yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131nda de\u011fil, onun sermaye birikimi ve ekonomik de\u011fi\u015fme konusundaki \u00e7arp\u0131c\u0131 performans\u0131nda aranmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_23953\" aria-describedby=\"caption-attachment-23953\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23953\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/SchumpeterJoseph-300x225.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"225\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/SchumpeterJoseph.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/SchumpeterJoseph-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/SchumpeterJoseph-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/SchumpeterJoseph-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/SchumpeterJoseph-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-23953\" class=\"wp-caption-text\">Schumpeter&#8217;in evrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kavrayabilmenin anahtar\u0131 onun &#8220;ekonomik sistemin bir normdan \u00f6tekine, par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcnemeyecek bi\u00e7imdeki ge\u00e7i\u015f&#8221;ini niteleyen &#8220;nitelik&#8221; kavram\u0131d\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Schumpeter\u2019e g\u00f6re, kapitalist giri\u015fim ile teknolojik ilerleme, bir ve ayn\u0131 \u015feydir; (41) giri\u015fimci s\u00fcrekli olarak ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi yenilikler yoluyla k\u00e2r f\u0131rsatlar\u0131n\u0131n pe\u015finde ko\u015fmakta, bu da rekabet s\u00fcrecinin dinamik bir \u00f6zellik kazanmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Bu ise kapitalizmin hi\u00e7bir zaman statik ya da durgun bir ekonomik sistem olmad\u0131\u011f\u0131, s\u00fcrekli bir evrim s\u00fcreci i\u00e7inden ge\u00e7ti\u011fi anlam\u0131na gelmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla, Schumpeter\u2019in evrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kavrayabilmenin anahtar\u0131, onun \u201cekonomik sistemin bir normdan \u00f6tekine, k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcnemeyecek bi\u00e7imdeki ge\u00e7i\u015fi\u201dni (42) niteleyen \u201cyenilik\u201d kavram\u0131d\u0131r. B\u00f6yle anla\u015f\u0131lan yenilik kavram\u0131na dayanan \u201cgeli\u015fme\u201d anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re, \u201ceski bi\u00e7imden ba\u015fland\u0131\u011f\u0131nda, yeni bi\u00e7ime k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck ad\u0131mlarla ger\u00e7ekle\u015fen bir uyarlamayla eri\u015filemez olmal\u0131d\u0131r\u201d (43) Bu t\u00fcrden radikal s\u0131\u00e7ramalar ya da kopu\u015flar, sistemin evrimsel bir bi\u00e7imde ilerledi\u011fi anlam\u0131na gelmektedir. Schumpeter\u2019in geli\u015fme anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir i\u00e7ermesi, yenili\u011fin, \u201c\u00e7evresel unsurlarla\u201d a\u00e7\u0131klanamayacak bi\u00e7imdeki \u201csanatsal yarat\u0131lar\u201d \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, \u00e7\u00f6z\u00fcmlemeye bir belirsizlik ve benzersizlik unsuru sokmas\u0131d\u0131r. (44) Bu anlay\u0131\u015f, toplumsal, ekonomik ve tarihsel evrim s\u00fcrecinin, yeniliklerle ba\u015flayan, bu yeniliklerin rutinle\u015fmesinin ard\u0131ndan yeni bir s\u0131\u00e7raman\u0131n, yenili\u011fin geldi\u011fi t\u00fcrden bir \u201ckesintili denge\u201d (punctuated equilibrium) bi\u00e7imde anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi anlam\u0131na gelir. (45)<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015fta, evrimin do\u011frusal olmayan, tersinemez (irreversible) nitelikteki, rasgele mutasyonlar, \u201cdallanmalar\u201d (bifurcation) ve bire bir olmayan e\u015flemelerle (one-to-many-mapping) ilerleyen, bu y\u00fczden de kimi belirlenemez ve \u00f6ng\u00f6r\u00fclemez sonu\u00e7lar yaratabilecek bir s\u00fcre\u00e7 olarak kavrand\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. (46)<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir evrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n en iyi \u00f6rne\u011fi, Schumpeter\u2019in rekabet ve devrevi dalgalanmalar kuram\u0131d\u0131r. Devrevi dalgalanmalar kuram\u0131n\u0131n temeli de yine yenilik d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. Schumpeter, yeniliklerin giri\u015fimciye ba\u011fl\u0131 olsa da (dolay\u0131s\u0131yla bir \u00f6l\u00e7\u00fcde rasgele olsa da) belirli d\u00f6nemlerde yo\u011funla\u015faca\u011f\u0131n\u0131 vurgular. Ona g\u00f6re, \u201cyenilikler zaman i\u00e7erisinde d\u00fczg\u00fcn bir bi\u00e7imde da\u011f\u0131lmam\u0131\u015flard\u0131r; demetler halinde gelirler\u201d (47) Bunun nedeni, ilk \u00f6nce gelenlerin, yani bir yenili\u011fi ilk \u00f6nce getirenlerin yolu a\u00e7mas\u0131n\u0131n arkadan gelenlerin i\u015fini kolayla\u015ft\u0131rmas\u0131d\u0131r. (48) Ba\u015far\u0131l\u0131 olduklar\u0131nda, arkadan gelenlerin yolunu a\u00e7acak olan bu \u201c\u00f6nc\u00fclerin\u201d ard\u0131ndan, s\u00fcrekli olarak daha az yetenekli ya da becerikli olanlar gelecektir. Bu yenilikler belli end\u00fcstrilerde ortaya \u00e7\u0131karlar, bu yenilikler daha sonra s\u00f6z konusu end\u00fcstrilerin geriye ve ileriye do\u011fru ba\u011flant\u0131lar\u0131 yoluyla yay\u0131l\u0131rlar. (49) Yeniliklerin bu \u00f6zelli\u011fi, Schumpeter\u2019in devrevi dalgalanmalar kuram\u0131n\u0131n temel hipotezlerinden birisidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc yeniliklerin belirli d\u00f6nemlerdeki yo\u011funla\u015fmalar\u0131, ekonomik canlanman\u0131n ate\u015fleyici \u00f6zelli\u011fidir. Schumpeter\u2019in kuram\u0131nda devrevi dalgalanmalar, s\u0131ras\u0131yla, yenili\u011fin yarat\u0131lmas\u0131, yeni giri\u015fimlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, ekonomik canlanma, yenili\u011fin yay\u0131l\u0131p herkes taraf\u0131ndan \u00f6\u011frenilmesi ve kullan\u0131lmas\u0131, sonunda da gerileme bi\u00e7iminde ger\u00e7ekle\u015fir. (50) Bu yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re, (51) ilk olarak bir yenilik demeti ortaya \u00e7\u0131kmakta, bunun ard\u0131ndan da bir kredi geni\u015flemesi ger\u00e7ekle\u015fmektedir. Bunun nedeni, giri\u015fimcilerin yenilikleri potansiyel olarak k\u00e2rl\u0131 g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnde, bu yenilikleri uygulamak i\u00e7in gerekli krediyi bulmalar\u0131n\u0131n daha kolay olmas\u0131d\u0131r. Yenilik sonucunda k\u00e2rlar artt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in sermaye talebi ve dolay\u0131s\u0131yla faiz oran\u0131 artar. Ancak yenili\u011fin geldi\u011fi firma, sanayi ya da \u00fcr\u00fcnler eskileriyle rekabet etti\u011fi i\u00e7in, eski end\u00fcstrilerde k\u00e2rlar d\u00fc\u015fecek, maliyetler artacak, talep yenilik yarat\u0131lan sekt\u00f6rlere y\u00f6nelecektir. Bu durumda eski sekt\u00f6rler gerilemeye ba\u015flar. Ancak yeni sekt\u00f6rler k\u00e2rlar\u0131 artt\u0131ktan sonra ald\u0131klar\u0131 kredileri geri \u00f6demeye ba\u015flad\u0131klar\u0131nda kredi piyasas\u0131nda arz fazlas\u0131 ortaya \u00e7\u0131kacak ve faizler d\u00fc\u015fecektir. Yeni yarat\u0131lan sat\u0131n alma g\u00fcc\u00fc y\u00f6n de\u011fi\u015ftirmeye ba\u015flayacakt\u0131r. Ancak bu durum, bor\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00f6deyenlerin yerine yeni giri\u015fimcilerin talebinin artmas\u0131 anlam\u0131na gelmeyebilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc ge\u00e7en s\u00fcre i\u00e7inde yenilik yay\u0131lm\u0131\u015f, rekabetin \u015fiddetlenmesi, genel olarak fiyatlar\u0131n d\u00fc\u015fmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. K\u00e2rlar d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ve end\u00fcstrilerin yeniden yap\u0131lanma s\u00fcrecinin s\u00fcrmesi y\u00fcz\u00fcnden artan belirsizli\u011fin oldu\u011fu bir durumda daralma ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacakt\u0131r.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-23954 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/12590_10151253761712459_2020430263_n-300x225.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"225\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/12590_10151253761712459_2020430263_n.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/12590_10151253761712459_2020430263_n-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/12590_10151253761712459_2020430263_n-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/12590_10151253761712459_2020430263_n-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/12590_10151253761712459_2020430263_n-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/>Schumpeter, yenili\u011fin ard\u0131ndan gelen yeni giri\u015fimlerin yo\u011funla\u015fmas\u0131 ile ekonomik canlanma s\u00fcrecini etkileyen fakt\u00f6rleri \u015f\u00f6yle belirtmektedir: (52) 1) Yeni firmalar ve yenilikler, varolan eski firmalarla yan yana ya\u015farlar ve onlarla rekabet ederler; 2) giri\u015fimcilerin talebindeki art\u0131\u015f, ek sat\u0131n alma g\u00fcc\u00fc yaratt\u0131\u011f\u0131ndan genel olarak efektif talebi art\u0131r\u0131r. 3) Hatalar, yanl\u0131\u015f hesaplamalar her zaman bir rol oynar (s\u00fcre\u00e7 etkin olmak zorunda de\u011fildir). Dolay\u0131s\u0131yla, bu kuram, yenili\u011fin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan sonra kredi piyasas\u0131ndaki geni\u015flemeler sonucu olu\u015fan geni\u015flemenin, yenili\u011fin yay\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan rutinle\u015fmesi ile birlikte tekrar daralman\u0131n ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131, bunun da bir sonraki radikal yenili\u011fe kadar s\u00fcrece\u011fini belirtmektedir.<\/p>\n<p>Schumpeter\u2019e g\u00f6re piyasa sistemi, sermaye birikim s\u00fcrecinin s\u00fcrekli olarak yeni \u00fcretim y\u00f6ntemleri, yeni end\u00fcstriyel \u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7imleri, yeni ta\u015f\u0131ma y\u00f6ntemleri ile yeni piyasalar\u0131n bulunmas\u0131n\u0131 gerektiren, hatta yap\u0131sal istikrars\u0131zl\u0131k e\u011filimi i\u00e7eren, dinamik bir sistemdir. Schumpeter\u2019e g\u00f6re sermaye birikim s\u00fcreci tan\u0131m gere\u011fi, ekonomik yap\u0131n\u0131n i\u00e7eriden d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc, eski olan\u0131n yok edilerek yerine yeni bir yap\u0131n\u0131n ge\u00e7irildi\u011fi bir \u201cyarat\u0131c\u0131 y\u0131k\u0131m\u201d (creative destruction) s\u00fcreci ile nitelenir. (53) \u201cYarat\u0131c\u0131 y\u0131k\u0131m\u201d s\u00fcrecinin temelinde, teknolojik yenilik yatar; k\u00e2r da, yenilik getiren giri\u015fimcinin, bu yenili\u011fin piyasaya giri\u015fiyle rakiplerin bu yenili\u011fi taklit etme ya da onu daha \u00fcst\u00fcn bir yenilikle a\u015fma konusunda ba\u015far\u0131l\u0131 olduklar\u0131 d\u00f6nem aras\u0131nda sahip oldu\u011fu ge\u00e7ici tekel olman\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 bir rantt\u0131r.<\/p>\n<p>Yine de, b\u00fct\u00fcn yeniliklerin ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcde d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek gerekir. Yenilikler, belirli bir \u00fcr\u00fcn\u00fcn bi\u00e7imlerinde ufak tefek de\u011fi\u015fiklerin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u201cderece yenilikleri\u201dnden (incremental innovation), yeni bir \u00fcr\u00fcn\u00fcn (ya da y\u00f6ntemin, s\u00fcrecin vs.) ke\u015ffedildi\u011fi \u201cradikal\u201d yeniliklere, hatta b\u00fct\u00fcn bir sekt\u00f6rde ge\u00e7erli olan \u00fcretim y\u00f6ntemlerinin de\u011fi\u015fikli\u011fi anlam\u0131ndaki \u201cteknoloji sistemlerindeki de\u011fi\u015fmelere\u201d ve nihayet b\u00fct\u00fcn bir ekonomik, teknolojik ve toplumsal yap\u0131daki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme i\u015faret eden \u201ctekno-ekonomik paradigma\u201d de\u011fi\u015fikliklerine kadar uzan\u0131r (54) Do\u011fal olarak, ekonomide devrevi dalgalanmalar ve hatta ekonomik-toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler yaratma kapasitesine sahip olan t\u00fcrden yenilikler derece yenili\u011fi de\u011fil, radikal yenilikler ve \u00f6zellikle teknoloji sistemlerindeki de\u011fi\u015fiklikler ile tekno-ekonomik paradigma d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerinden olu\u015fur. \u201cTekno-ekonomik paradigma\u201d terimi, sanayi kapitalizminin \u00fc\u00e7 devresine kar\u015f\u0131l\u0131k gelen buhar g\u00fcc\u00fc, elektrik ya da bili\u015fim teknolojisi gibi bir \u201canahtar fakt\u00f6r\u201de dayan\u0131larak ekonomik etkinliklerin y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi ile bu etkinliklere uygun kurumsal yap\u0131lar\u0131n olu\u015fturulmas\u0131na g\u00f6ndermede bulunur. (55) Her tekno-ekonomik paradigma, halihaz\u0131rda bulunabilen, ne ki olanaklar\u0131 ancak yeni bir paradigma i\u00e7inde fark edilebilen bir \u201canahtar fakt\u00f6r\u201d etraf\u0131nda organize olmu\u015ftur. Bu anahtar fakt\u00f6r, uzun d\u00f6nem i\u00e7inde neredeyse s\u0131n\u0131rs\u0131z bir arz olana\u011f\u0131n\u0131n bulunmas\u0131, \u00f6teki fakt\u00f6rlere g\u00f6re \u00fcst\u00fcn bir maliyet avantaj\u0131n\u0131n bulunmas\u0131 ve ekonomik sistem i\u00e7indeki kullan\u0131m olanaklar\u0131n\u0131n \u00e7oklu\u011fu gibi \u00f6zelliklere sahiptir. (56) Tekno-ekonomik paradigma, neoklasik iktisad\u0131n benimsedi\u011fi fakt\u00f6r ikamesinin tersinir \u00f6zelli\u011fine sahip de\u011fildir; geriye d\u00f6n\u00fc\u015f yoktur. Yeni bir paradigma, eskisinin i\u00e7erisinde, ancak sadece az say\u0131da sekt\u00f6rde ortaya \u00e7\u0131kar. En h\u0131zla b\u00fcy\u00fcyen sekt\u00f6rler, eski paradigmadaki \u00f6nder sekt\u00f6rler olmak zorunda de\u011fildir. Bu bak\u0131mdan yeni paradigmaya ge\u00e7i\u015f, bir t\u00fcr \u201ckuantum s\u0131\u00e7ramas\u0131na\u201d benzer. (57)<\/p>\n<p>Bu s\u00fcre\u00e7te teknolojinin son derece \u00f6nemli oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc teknik de\u011fi\u015fme yaln\u0131zca ekonominin de\u011fil, toplumsal ve kurumsal yap\u0131n\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc i\u00e7in de elzemdir. Bu bak\u0131mdan, teknolojik de\u011fi\u015fmeler b\u00fct\u00fcn bu kurumsal matris i\u00e7erisinde dinamik etkile\u015fimler ve uyumlamalar yaratacakt\u0131r. (58) Bu dinamik unsurlar bir d\u00fczen yaratabildi\u011fi gibi d\u00fczensizlik e\u011filimi de yaratacakt\u0131r. \u00d6zellikle iki \u00f6nemli nokta, bu d\u00fczen-d\u00fczensizlik devresinin temelinde yer al\u0131r: teknolojik de\u011fi\u015fmedeki belirsizlik ile piyasadaki eyleyenlerin t\u00fcrde\u015f olmamalar\u0131. (59) G\u00f6reli olarak istikrarl\u0131 bir yap\u0131 i\u00e7erisinde, belirli t\u00fcrden dalgalanmalar ve \u201cortalama d\u0131\u015f\u0131\u201d davran\u0131\u015flar (yava\u015f\u00e7a ya da aniden, d\u0131\u015fsal ya da i\u00e7sel nedenlerle), kendi kendini g\u00fc\u00e7lendiren bir nitelik kazanarak sistemin istikrar\u0131n\u0131 bozabilir ve \u201cniteliksel\u201d, \u201cmorfolojik\u201d davran\u0131\u015flara yol a\u00e7abilir. (60) Ancak bir kez bu de\u011fi\u015fmeler ger\u00e7ekle\u015ftikten sonra, \u00f6zellikle rutinle\u015fme ve \u00f6\u011frenme s\u00fcre\u00e7leri dolay\u0131s\u0131yla bir d\u00fczen ortaya \u00e7\u0131kabilir. Bu d\u00fczenin evrimsel, geriye d\u00f6nd\u00fcr\u00fclemez (irreversible), kendi kendine organize olan (self-organized) ve b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde niyetlenilmemi\u015f (unintended) oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Her ne kadar rekabet sonucunda en ba\u015far\u0131l\u0131lar\u0131n se\u00e7ildi\u011fi s\u00f6ylenebilirse de, (61) \u201cba\u015far\u0131s\u0131zlar\u0131n\u201d da sistemde kendine yer bulmas\u0131 d\u00fczenin etkin olmayan niteli\u011fini ortaya koyar. Ba\u015fka bir deyi\u015fle evrim hi\u00e7bir zaman en etkin sonu\u00e7lar\u0131 yaratmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu bak\u0131mdan Schumpeter\u2019in (ve Marx\u2019\u0131n) yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n benimsedi\u011fi koordinasyon \u00e7er\u00e7evesi, yaln\u0131zca optimal olmayan sonu\u00e7lara yol a\u00e7mas\u0131 anlam\u0131nda \u201cG\u00f6r\u00fcnmez Ters El\u201d (Invisible Backhand) (62) ya da \u201ck\u00f6t\u00fcc\u00fcl\u201d (malign) g\u00f6r\u00fcnmez el (63) yaratmakla kalmaz, kendili\u011finden olu\u015fsa da, daha \u00e7ok istikrars\u0131zl\u0131k ve hatta \u201cda\u011f\u0131lan yap\u0131lar\u201d \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan bir \u201cEvrimsel El\u201d (Evolutionary Hand) kavray\u0131\u015f\u0131 (64) yaratabilir. B\u00f6yle bir anlay\u0131\u015f, tam anlam\u0131yla \u201cdinamik\u201d bir \u00e7er\u00e7evenin neredeyse ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucu olacakt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7: Alternatif bir sosyal evrim: metodolojik ilkeler<\/strong><\/p>\n<p>Yukar\u0131daki tart\u0131\u015fmaya dayanarak sosyal bilimler ve iktisatta evrim kavram\u0131n\u0131n kullan\u0131m\u0131na y\u00f6nelik olarak kimi metodolojik ilkeleri belirlemek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00d6ncelikle, \u201cevrim\u201d terimi; e\u011fer kullan\u0131lmak zorundaysa, bir varl\u0131k felsefesi hipotezi olarak de\u011ferlendirilmelidir. Biyolojik evrim kuram\u0131ndan al\u0131nan nedensel mekanizmalar, ancak yeterli neden varsa (biyolojik alan ile sosyal alan aras\u0131ndaki s\u00fcreksizlik dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda) sosyal teoride yarar sa\u011flayabilir. \u0130kinci olarak, evrim s\u00fcrecinin kendi tarihi oldu\u011funu unutmamak gerekir. Bu tarihselli\u011fin de iki boyutu her zaman dikkate al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Bunlardan birisi, kimi zaman \u201cyolak Ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k\u201d (Path Dependence) diye bilinen ve Marx\u2019\u0131n vurgulad\u0131\u011f\u0131 bir noktad\u0131r: \u201c\u0130nsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar; ne ki istedikleri gibi de\u011fil. Kendi se\u00e7tikleri ko\u015fullar alt\u0131nda de\u011fil, do\u011frudan kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131, verili olan ve ge\u00e7mi\u015ften ta\u015f\u0131nan ko\u015fullar alt\u0131nda tarihi yaparlar.\u201d (65) \u0130kincisi de, yine Marx\u2019\u0131n yukar\u0131da zikredilen s\u00f6zleriyle, \u201cBirbirine \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde benzeyen ancak farkl\u0131 tarihsel ko\u015fullar alt\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen olaylar t\u00fcm\u00fcyle farkl\u0131 sonu\u00e7lara yol a\u00e7arlar\u201d \u00f6nermesinin ortaya koydu\u011fu \u201cs\u00fcrdeterminasyon\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. Bu iki tarihsel boyut, teleolojik olmayan bir evrim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n olmazsa olmazlar\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bunun yan\u0131nda, toplumun yeniden \u00fcretiminde ya da d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesinde insan etkinli\u011finin dikkate al\u0131nmas\u0131n\u0131n gereklili\u011fi unutulmamal\u0131, ancak \u201cniyetlenilmemi\u015f sonu\u00e7lar\u201d aral\u0131\u011f\u0131 da dikkate al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Son olarak da, \u201cgenel olarak insan do\u011fas\u0131\u201d ile \u201cher bir \u00e7a\u011fda de\u011fi\u015fen insan do\u011fas\u0131\u201d (66) aras\u0131ndaki fark,\u00a0 sosyal evrim d\u00fc\u015f\u00fcncesinde dikkate al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>D\u0130PNOTLAR<\/strong><\/p>\n<p>1) J. A. Schumpeter, <em>History of Economic Analysis<\/em>, ed. by E. B. Schumpeter, New York: Oxford University Press, 1954, pp. 435-46.<\/p>\n<p>2) A. Giddens, Toplumun Kurulu\u015fu: Yap\u0131la\u015fma Kuram\u0131n\u0131n Anahatlar\u0131, Ankara: Bilim ve Sanat, 1999 (The Constitution of Society, London: Polity, 1984 kitab\u0131n\u0131n \u00e7evirisi), s.295-97.<\/p>\n<p>3) R. Bhaskar, R. (1981), \u201cThe Consequences of SocioEvolutionary Concepts for Naturalism in Sociology: Commentaries on Harre and Toulmin\u201d, in U.J. Jensen and R. Harr\u00e9 (eds.) The Philosophy of Evolution, Sussex: Hervester, 1981, s.196-209.<\/p>\n<p>4) R. Levins, ve R. Lewontin (1985), \u201cEvolution as Theory and Ideology,\u201d Dialectical Biologist, Cambridge (Mass.): Harvard University Press i\u00e7inde, s.9-62 (T\u00fcrk\u00e7e \u00e7evirisi: \u201cTeori ve \u0130deoloji Olarak Evrim\u201d, D\u00fcn\u00fc ve Bug\u00fcn\u00fcyle Evrim Teorisi, \u0130stanbul: Evrensel Bas\u0131n Yay\u0131n, 2009, s.80-123), s.10-24.<\/p>\n<p>5) Niles Eldredge ve S. J. Gould (1972), \u201cPunctuated equilibria: an alternative to phyletic gradualism\u201d T.J.M. Schopf, ed., Models in Paleobiology. San Francisco: Freeman Cooper, i\u00e7inde, s.82-115. T\u0131pk\u0131bas\u0131m: N. Eldredge, Time frames, Princeton: Princeton Univ. Press, 1985.<\/p>\n<p>6) Dawkins, R. (1976), <em>The Selfish Gene<\/em>. Oxford: Oxford University Press (T\u00fcrk\u00e7e \u00e7evirisi,: Gen Bencildir, Ankara: T\u00dcB\u0130TAK Yay\u0131nlar\u0131, 2005).<\/p>\n<p>7) Panglosscu evrim anlay\u0131\u015f\u0131 ve ele\u015ftirisi i\u00e7in bkz. S. J. ve R. C. Lewontin, \u201cThe Spandrels of San Marco and the Panglossian Paradigm: A Critique of the Adaptationist Programme,\u201d Proc. B. Soc. Lond. B, say\u0131 205, 1979, s. 581-98 (T\u00fcrk\u00e7e \u00e7evirisi: \u201cAdaptasyoncu Program\u0131n Ele\u015ftirisi\u201d, D\u00fcn\u00fc ve Bug\u00fcn\u00fcyle Evrim Teorisi, \u0130stanbul: Evrensel Bas\u0131n Yay\u0131n, 2009, s.135-51), s.581-98; Ayr\u0131ca bkz. R. Lewontin, (1991), \u201cFacts and the Factitious in Natural Sciences\u201d, <em>Critical Inquiry<\/em>, say\u0131 18, G\u00fcz, s. 140-53; s. 145-46 ve R. Lewontin, (2007), <em>\u00dc\u00e7l\u00fc Sarmal: Gen, Organizma ve \u00c7evre<\/em>, Ankara: T\u00dcB\u0130TAK Pop\u00fcler Bilim Kitaplar\u0131.<\/p>\n<p>8) Gouldve Lewontin, \u201cThe Spandrels\u2026\u201d a.g.e., s.151.<\/p>\n<p>9) R. Levins, ve R. Lewontin (1985), \u201cEvolution as Theory and Ideology\u201d, a.g.e., s.25.<\/p>\n<p>10) Bkz. Giddens, <em>Toplumun Kurulu\u015fu, <\/em>a.g.e.<\/p>\n<p>11) H. \u00d6zel, \u201cG\u00f6r\u00fcnmez El ve Adam Smith\u2019in (K\u00f6t\u00fcye?) Kullan\u0131m\u0131,\u201d G\u00f6r\u00fcnmez Adam Smith, M. Kara ve M. E. Ayd\u0131nonat (der.), \u0130stanbul: \u0130leti\u015fim Yay\u0131nlar\u0131, 2010, s.169-96 ve H. \u00d6zel, (2009), \u201c\u0130ktisat ve Sosyal Teoride \u2018G\u00f6r\u00fcnmez El\u2019 E\u011fretilemesi\u2019, Amme \u0130daresi Dergisi, Cilt 42, Say\u0131 2, Haziran, s.45-65.<\/p>\n<p>12) E. K. Hunt, \u201cPhilosophy and economics in the Writings of Karl Marx\u201d, in S. W. Helburn and D. F. Bramhall (yay.), <em>Marx, Schumpeter &amp; Keynes: A Centenary of Dissent<\/em>, Armonk (NY).: M.E. Sharpe, 1986, s.97.<\/p>\n<p>13) K. Marx , <em>Early Writings<\/em>, (\u00e7ev. R. Livingstone), Harmondsworth: Penguin, 1975, s.327.<\/p>\n<p>14) Hunt, \u201cPhilosophy and economics in the Writings of Karl Marx\u201d, a.g.e., s.97-98.<\/p>\n<p>15) Marx, <em>Early Writings<\/em>, a.g.e., s.350.<\/p>\n<p>16) A.g.e., s.391.<\/p>\n<p>17) A.g.e., s.328.<\/p>\n<p>18) Marx, <em>Capital (cilt I)<\/em>, a.g.e., s.290.<\/p>\n<p>19) A.g.e., s.270.<\/p>\n<p>20) K. Marx, ve F. Engels <em>The German Ideology<\/em>, C. J. Arthur (yay.), New York: International Publishers, 1970. s. 50.<\/p>\n<p>21) Marx, <em>Capital (cilt I)<\/em> a.g.e., s.283.<\/p>\n<p>22) Marx, <em>Early Writings<\/em>, a.g.e., s.324.<\/p>\n<p>23) E.K. Hunt, \u201cMarx\u2019s Theory of Property and Alienation\u201d, Parel and Flanagan, yay., <em>Theories of Property: Aristotle to the Present<\/em>, Ontario: Canada, Wilfred Laurier University Press, 1979, s.304.<\/p>\n<p>24) Bu s\u00fcreci dikkate alan ve Marx\u2019\u0131n yakla\u015f\u0131m\u0131 ve g\u00fc\u00e7 kavram\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkileri inceleyen bir \u00e7al\u0131\u015fma i\u00e7in bkz. H\u00fcseyin \u00d6zel, \u201cThe Notion of Power and the \u2018Metaphysics\u2019 of Labor Values\u201d,<em> Review of Radical Political Economics<\/em>, say\u0131 40, no 4, 2008, s. s.445-61.<\/p>\n<p>25) RusselJacoby , \u201cTowards a Critique of Automatic Marxism: The Politics Of Philosophy From Lukacs To The Frankfurt School\u201d, Telos, 10, 1971, s. 119-46 ve Russel Jacoby, \u201cThe Politics Of Crisis Theory: Toward A Critique Of Automatic Marxism II\u201d, Telos,23, 1975, s.3-52.<\/p>\n<p>26) Marx ve Engels, Alman \u0130deolojisi, a.g.e., s.47.<\/p>\n<p>27) Karl Marx, A Contribution to the Critique of Political Economy, Maurice Dobb (yay.), New York: International Publishers, 1970.<\/p>\n<p>28) A.g.e., s.19-23.<\/p>\n<p>29) A.g.e., s.20.<\/p>\n<p>30) A.g.e., s.21.<\/p>\n<p>31) A.g.e., s.21.<\/p>\n<p>32) L. Krieger, \u201cThe Uses of Marx for History\u201d, Political Science Quarterly, cilt 75, say\u0131 3, 1962, s.355-78.<\/p>\n<p>33) Marx, Grundrisse, translated by M. Nicolaus, Harmondsworth: Penguin, 1973, s.85.<\/p>\n<p>34) E. K. Hunt, \u201cThe Relation between Theory And History In The Writings of Karl Marx\u201d, Atlantic Economic Journal, say\u0131 12, no. 4, Aral\u0131k 1984, s.7.<\/p>\n<p>35) A.g.e., s.7.<\/p>\n<p>36) Aktaran: P. Manicas, A History and Philosophy of the Social Sciences, Oxford: Basic Blackwell, 1987, s.115. Marx\u2019\u0131n 1877 y\u0131l\u0131ndaki bu s\u00f6zleri, Rusya\u2019da yay\u0131nlanan Otyecestvenniye Zapisky [Anayurt \u00dczerine Notlar] dergisinin edit\u00f6r\u00fcne, kendisini ele\u015ftiren ki\u015fiye yan\u0131t olarak g\u00f6nderdi\u011fi bir mektuptan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Mektubun tam metnine, http:\/\/www.marxists.org\/archive\/marx\/works\/1877\/11\/russia.htm adresinden ula\u015f\u0131labilir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce, Althusser\u2019in, tarihsel ko\u015fullar\u0131n de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerdeki birlikteli\u011finin de\u011fi\u015fik sonu\u00e7lara g\u00f6t\u00fcrebilece\u011fini \u00f6ng\u00f6ren \u00fcnl\u00fc \u201cs\u00fcrdeterminasyon\u201d (overdetermination) kavram\u0131 Marx\u2019\u0131n tarihsel materyalizm d\u00fc\u015f\u00fcncesine yak\u0131n bir yorum gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu konuda bkz. L. Althusser, For Marx, New York: Pantheon Books, 1969, s. 100-101. Kavram\u0131n iktisat bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemi i\u00e7in bkz. Stepher A. Resnick ve Richard D. Wolf, \u201cRethinking complexity in Economic Theory: The Challenge of Overdetermination\u201d, s.39-59.<\/p>\n<p>37) K. Marx, Capital (cilt I), (\u00e7ev. B. Fowkes), Harmondsworth: Penguin, 1976, s.91.<\/p>\n<p>38) Evrimsel iktisat konusunda genel bir sunu\u015f ve yakla\u015f\u0131m i\u00e7in bkz. Araz-Takay (2009)<\/p>\n<p>39) Schumpeter, Capitalism, Socialism and Democracy, a.g.e., s.82.<\/p>\n<p>40) Schumpeter, a.g.e., s.83.<\/p>\n<p>41) Ba\u015fka t\u00fcrl\u00fcs\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnmek, \u201cson derece yanl\u0131\u015ft\u0131r; ayr\u0131ca hi\u00e7 Marksist de\u011fildir\u201d (Schumpeter, Capitalism &#8230; a.g.e., s.110). Schumpeter\u2019i, kendi tan\u0131mlamas\u0131n\u0131 kullanarak \u201cburjuva Marx\u201d olarak tan\u0131mlayan bir \u00e7al\u0131\u015fma i\u00e7in bkz. George Catephores, \u201cThe Imperious Austrian: Schumpeter as Bourgeois Marxist\u201d, New Left Review, 205, 1994. s.3-30.<\/p>\n<p>42) Schumpeter, \u201cDevelopment\u201d, a.g.e., s.115.<\/p>\n<p>43) A.g.e. s.113.<\/p>\n<p>44) A.g.e. s.112-13.<\/p>\n<p>45) Bkz. B. Araz-Takay ve H. \u00d6zel, \u201cSchumpeter and the Evolutionary Economics: Three Conceptual Issues\u201d, a.g.e.<\/p>\n<p>46) Foster, \u201cCompetitive Selection, Self Organization, and Joseph A. Schumpeter\u201d a.g.e., Foster, J. ve J. S. Metcalfe, Frontiers of Evolutionary Economics, Cheltenham: Edward Elgar, 2001, Faberberg, J. \u201cSchumpeter and the Revival of Evolutionary Economics: An Appraisal of the Literature\u201d, Journal of Evolutionary Economics, say\u0131 13, 2003, 125-59. Metcalfe, J. S. ve J. Foster, Evolution and Economic Complexity, Cheltenham: Edward Elgar, 2004.<\/p>\n<p>47) A.g.e., s.223.<\/p>\n<p>48) A.g.e., s.228.<\/p>\n<p>49) A.g.e., s.228-230.<\/p>\n<p>50) A.g.e., s.213.<\/p>\n<p>51) A.g.e., s.232-236.<\/p>\n<p>52) Schumpeter, The Theory of Economic Development, a.g.e.,s.225-228.<\/p>\n<p>53) Schumpeter, Capitalism, Socialism and Democracy, a.g.e., s.83.<\/p>\n<p>54) Dosi ve di\u011ferleri, Technical Change and Economic Theory, a.g.e., s.45-47.<\/p>\n<p>55) Evrimsel iktisat literat\u00fcr\u00fcnde, \u201ctekno-ekonomik paradigma\u201d (Perez) kavram\u0131 ile \u201cgenelle\u015fmi\u015f do\u011fal izlek\u201d (generalized natural trajectory) ya da \u201cteknoloji rejimi\u201d (Nelson ve Winter) ayn\u0131 anlama gelecek bi\u00e7imde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Bkz. Dosi ve di\u011ferleriTechnical Change &#8230; a.g.e.<\/p>\n<p>56) Dosi ve di\u011ferleri, Technical Change &#8230; a.g.e., s.48.<\/p>\n<p>57) \u0130bid., s.58.<\/p>\n<p>58) Dosi et al. Technical Change &#8230; a.g.e., s.2.<\/p>\n<p>59) Dosi et al. Technical Change &#8230; a.g.e., s.18.<\/p>\n<p>60) Dosi et al. Technical Change &#8230; a.g.e., s.31.<\/p>\n<p>61) Schumpeter, Capitalism, Socialism and Democracy, a.g.e., s.74.<\/p>\n<p>62) P. Ylikoski, P. (1995), \u201cThe Invisible Hand and Science\u201d, Science Studies, say\u0131: 8, s.34.<\/p>\n<p>63) Charles Taylor, \u201cFoucault on freedom and truth\u201d, Philosophy and the Human Sciences, Philosophical papers, cilt 2, Cambridge: University of Cambridge Press, 1985, s.170.<\/p>\n<p>64) Dosi et al. Technical Change &#8230; a.g.e.<\/p>\n<p>65) K. Marx, <em>The Eighteenth Brumaire of Louis Napoleon<\/em>, New York: International Publishers, 1963, s.15.<\/p>\n<p>66) K. Marx, Capital (cilt I), a.g.e., s.759n.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u201cEvrim\u201d terimi sosyal teoride (ve iktisatta) belki de en \u00e7ok ve en belirsiz kullan\u0131ma sahip olan terimlerden biridir. Bu kadar \u00e7ok kullan\u0131lan bir terimin anlam\u0131nda kimi belirsizliklerin bulunmas\u0131 do\u011fal olsa da, benimsenen evrim metaforunun anlam\u0131ndaki kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klar, sosyal teori bak\u0131m\u0131ndan telafisi zor sak\u0131ncalara yol a\u00e7abilir. Bu sak\u0131ncalar\u0131 ta\u015f\u0131mayan iki alternatif evrim kavray\u0131\u015f\u0131, Marx\u2019\u0131n insan ve tarih [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":576,"featured_media":23943,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[156,218],"tags":[200,483,2729,2953],"class_list":["post-23942","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-119-sayi","category-sosyoloji","tag-evrim","tag-iktisat","tag-karl-marx","tag-schumpeter"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"aioseo_head":"\n\t\t<!-- All in One SEO 4.9.9 - aioseo.com -->\n\t<meta name=\"robots\" content=\"max-image-preview:large\" \/>\n\t<meta name=\"author\" content=\"H\u00fcseyin \u00d6zel\"\/>\n\t<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\" \/>\n\t<meta name=\"generator\" content=\"All in One SEO (AIOSEO) 4.9.9\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:site_name\" content=\"Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:title\" content=\"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:app_id\" content=\"2104805563100892\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:admins\" content=\"1250955469\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:secure_url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"465\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"261\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:published_time\" content=\"2014-01-01T11:16:26+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2018-04-24T11:49:02+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:site\" content=\"@bilimvegelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:title\" content=\"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg\" \/>\n\t\t<script type=\"application\/ld+json\" class=\"aioseo-schema\">\n\t\t\t{\"@context\":\"https:\\\/\\\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#article\",\"name\":\"Evrimsel iktisat ve ele\\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek\",\"headline\":\"Evrimsel iktisat ve ele\\u015ftirisi\",\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/hozel#author\"},\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/04\\\/25TopAtheists.jpg\",\"width\":465,\"height\":261},\"datePublished\":\"2014-01-01T13:16:26+02:00\",\"dateModified\":\"2018-04-24T14:49:02+03:00\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#webpage\"},\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#webpage\"},\"articleSection\":\"119. Say\\u0131, Sosyoloji, evrim, iktisat, karl marx, Schumpeter\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#breadcrumblist\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"position\":1,\"name\":\"Home\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"position\":2,\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/119-sayi#listItem\",\"name\":\"119. Say\\u0131\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"name\":\"Home\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/119-sayi#listItem\",\"position\":3,\"name\":\"119. Say\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/119-sayi\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#listItem\",\"name\":\"Evrimsel iktisat ve ele\\u015ftirisi\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#listItem\",\"position\":4,\"name\":\"Evrimsel iktisat ve ele\\u015ftirisi\",\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/119-sayi#listItem\",\"name\":\"119. Say\\u0131\"}}]},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\\\/#organizationLogo\",\"width\":272,\"height\":90,\"caption\":\"Bilim ve Gelecek Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\\\/#organizationLogo\"}},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/hozel#author\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/hozel\",\"name\":\"H\\u00fcseyin \\u00d6zel\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#authorImage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/secure.gravatar.com\\\/avatar\\\/d3ae0f93da522d992cfca24b0ed8b9cfcdefe5bb5d0dea844bb3a8253a08fcb3?s=96&d=mm&r=g\",\"width\":96,\"height\":96,\"caption\":\"H\\u00fcseyin \\u00d6zel\"}},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#webpage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\",\"name\":\"Evrimsel iktisat ve ele\\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\"},\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#breadcrumblist\"},\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/hozel#author\"},\"creator\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/hozel#author\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/04\\\/25TopAtheists.jpg\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\\\/#mainImage\",\"width\":465,\"height\":261},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2014\\\/01\\\/01\\\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#mainImage\"},\"datePublished\":\"2014-01-01T13:16:26+02:00\",\"dateModified\":\"2018-04-24T14:49:02+03:00\"},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"}}]}\n\t\t<\/script>\n\t\t<!-- All in One SEO -->\n\n","aioseo_head_json":{"title":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek","description":"","canonical_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi","robots":"max-image-preview:large","keywords":"","webmasterTools":{"miscellaneous":""},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#article","name":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek","headline":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi","author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/hozel#author"},"publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg","width":465,"height":261},"datePublished":"2014-01-01T13:16:26+02:00","dateModified":"2018-04-24T14:49:02+03:00","inLanguage":"tr-TR","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#webpage"},"isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#webpage"},"articleSection":"119. Say\u0131, Sosyoloji, evrim, iktisat, karl marx, Schumpeter"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#breadcrumblist","itemListElement":[{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","position":1,"name":"Home","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","position":2,"name":"Dergi Say\u0131lar\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/119-sayi#listItem","name":"119. Say\u0131"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","name":"Home"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/119-sayi#listItem","position":3,"name":"119. Say\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/119-sayi","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#listItem","name":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#listItem","position":4,"name":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi","previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/119-sayi#listItem","name":"119. Say\u0131"}}]},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","logo":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\/#organizationLogo","width":272,"height":90,"caption":"Bilim ve Gelecek Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\/#organizationLogo"}},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/hozel#author","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/hozel","name":"H\u00fcseyin \u00d6zel","image":{"@type":"ImageObject","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#authorImage","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d3ae0f93da522d992cfca24b0ed8b9cfcdefe5bb5d0dea844bb3a8253a08fcb3?s=96&d=mm&r=g","width":96,"height":96,"caption":"H\u00fcseyin \u00d6zel"}},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#webpage","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi","name":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek","inLanguage":"tr-TR","isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website"},"breadcrumb":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#breadcrumblist"},"author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/hozel#author"},"creator":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/hozel#author"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi\/#mainImage","width":465,"height":261},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi#mainImage"},"datePublished":"2014-01-01T13:16:26+02:00","dateModified":"2018-04-24T14:49:02+03:00"},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","inLanguage":"tr-TR","publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"}}]},"og:locale":"tr_TR","og:site_name":"Bilim ve Gelecek","og:type":"article","og:title":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek","og:url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi","fb:app_id":"2104805563100892","fb:admins":"1250955469","og:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg","og:image:secure_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg","og:image:width":465,"og:image:height":261,"article:published_time":"2014-01-01T11:16:26+00:00","article:modified_time":"2018-04-24T11:49:02+00:00","article:publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/","twitter:card":"summary_large_image","twitter:site":"@bilimvegelecek","twitter:title":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi | Bilim ve Gelecek","twitter:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/04\/25TopAtheists.jpg"},"aioseo_meta_data":{"post_id":"23942","title":null,"description":null,"keywords":null,"keyphrases":null,"primary_term":null,"canonical_url":null,"og_title":"","og_description":"","og_object_type":"article","og_image_type":"default","og_image_url":null,"og_image_width":null,"og_image_height":null,"og_image_custom_url":null,"og_image_custom_fields":null,"og_video":"","og_custom_url":null,"og_article_section":"","og_article_tags":"","twitter_use_og":false,"twitter_card":"summary_large_image","twitter_image_type":"default","twitter_image_url":null,"twitter_image_custom_url":null,"twitter_image_custom_fields":null,"twitter_title":null,"twitter_description":null,"schema":{"blockGraphs":[],"customGraphs":[],"default":{"data":{"Article":[],"Course":[],"Dataset":[],"FAQPage":[],"Movie":[],"Person":[],"Product":[],"ProductReview":[],"Car":[],"Recipe":[],"Service":[],"SoftwareApplication":[],"WebPage":[]},"graphName":"","isEnabled":true},"graphs":[]},"schema_type":null,"schema_type_options":null,"pillar_content":false,"robots_default":true,"robots_noindex":false,"robots_noarchive":false,"robots_nosnippet":false,"robots_nofollow":false,"robots_noimageindex":false,"robots_noodp":false,"robots_notranslate":false,"robots_max_snippet":null,"robots_max_videopreview":null,"robots_max_imagepreview":"large","priority":null,"frequency":null,"local_seo":null,"breadcrumb_settings":null,"limit_modified_date":false,"ai":null,"created":"2021-05-29 20:47:34","updated":"2025-06-05 17:26:36","seo_analyzer_scan_date":null},"aioseo_breadcrumb":"<div class=\"aioseo-breadcrumbs\"><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\" title=\"Home\">Home<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\" title=\"Dergi Say\u0131lar\u0131\">Dergi Say\u0131lar\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/119-sayi\" title=\"119. Say\u0131\">119. Say\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\tEvrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi\n\t\t<\/span><\/div>","aioseo_breadcrumb_json":[{"label":"Home","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr"},{"label":"Dergi Say\u0131lar\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari"},{"label":"119. Say\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/119-sayi"},{"label":"Evrimsel iktisat ve ele\u015ftirisi","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2014\/01\/01\/evrimsel-iktisat-ve-elestirisi"}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/23942","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/576"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=23942"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/23942\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/23943"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=23942"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=23942"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=23942"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}