{"id":30942,"date":"2020-03-28T11:00:23","date_gmt":"2020-03-28T08:00:23","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=30942"},"modified":"2020-03-28T12:01:14","modified_gmt":"2020-03-28T09:01:14","slug":"copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari","title":{"rendered":"Copernicus ve Bruno: <br \/> Sonsuz evrenin mimarlar\u0131"},"content":{"rendered":"<p><em>Copernicus devrimi, yeni bir evren kavram\u0131yla sonu\u00e7lanan d\u00fc\u015f\u00fcnsel bir devrimdir; insan\u0131n evrenle olan ili\u015fkilerindeki bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fcr. Astronomide ba\u015flayan de\u011fi\u015fim, bu bilim dal\u0131 ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f, insan\u0131n do\u011faya ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerindeki k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fikliklere yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 yeniliklerden biri, \u00f6nce Giordano Bruno, 150 y\u0131l sonra da Newton taraf\u0131ndan ortaya at\u0131lan sonsuz evren kavram\u0131d\u0131r. <\/em><\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f\u2019da ve Orta\u00e7a\u011f\u2019da egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcren Aristoteles\u00e7i bilim anlay\u0131\u015f\u0131ndan ilk ve en \u00f6nemli kopu\u015f astronomide ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Astronomide Copernicus ile ba\u015flayan de\u011fi\u015fim, Aristoteles\u2019in temsil etti\u011fi Antik\u00e7a\u011f bilim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n k\u00f6kten sars\u0131lmas\u0131yla sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Eski anlay\u0131\u015f\u0131n temelinde yatan Aristoteles-Ptolemaios kozmolojisi -ilki temel olmak \u00fczere- \u00fc\u00e7 maddede \u00f6zetlenebilir: 1) Yer g\u00f6kcisimlerinin merkezinde sabit bir \u015fekilde durmaktad\u0131r. 2) G\u00f6kcisimleri dairesel y\u00f6r\u00fcngelerde dolan\u0131rlar. 3) Evren sonludur. Ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnya ve ayalt\u0131 d\u00fcnya ayr\u0131m\u0131na dayanan bu evren anlay\u0131\u015f\u0131 bir\u00e7ok fiziksel ve metafiziksel sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde anahtar bir rol oynuyordu. Bu kozmolojik yakla\u015f\u0131m yaln\u0131zca astronomi ya da fizik gibi bilimler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla d\u00fcnyevi sorunlara de\u011fil, ayn\u0131 zamanda insan-tanr\u0131 ili\u015fkisi gibi tinsel sorunlara da uygulanabiliyordu.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de Yer\u2019in evrenin merkezinde oldu\u011fu ilkesinin kabul edilmesi, bir\u00e7ok bilimsel sorunun cevapland\u0131r\u0131lmas\u0131na olanak sa\u011fl\u0131yordu. U\u00e7an bir ku\u015fun yuvas\u0131n\u0131 bulabilmesi, yukar\u0131 do\u011fru f\u0131rlat\u0131lan bir ta\u015f\u0131n ayn\u0131 yere d\u00fc\u015fmesi ya da insanlar\u0131n uzaya f\u0131rlamamalar\u0131 gibi olgular, bu \u00e7er\u00e7evede yorumlanabiliyordu ve bu \u00e7er\u00e7eve sa\u011fduyuya uygundu<em>.<\/em> \u0130\u015fte Copernicus sisteminin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 b\u00f6ylesine g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bilim gelene\u011fine meydan okunmas\u0131 anlam\u0131na geliyordu.<\/p>\n<p><strong>Yeni paradigman\u0131n olu\u015fumu<em><br \/>\n<\/em><\/strong>\u00d6te yandan Copernicus sistemi -ba\u015flang\u0131\u00e7ta bunu hedeflememi\u015f olsa da- Aristoteles\u00e7i bilimin s\u0131k\u0131ca b\u00fct\u00fcnle\u015fti\u011fi metafizik arka plan\u0131 da tehdit ediyordu. Daha a\u00e7\u0131k bir deyi\u015fle Copernicus\u00e7u astronominin kabul edilmesi, mevcut din anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n alt\u00fcst olmas\u0131 anlam\u0131na geliyordu. Aristoteles ve Ptolemaios sisteminin \u00fcretti\u011fi temel astronomi kavramlar\u0131 daha geni\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcnce dokusunun yaln\u0131zca bir k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu i\u00e7in, Copernicus devriminin \u00f6yk\u00fcs\u00fc, yaln\u0131zca astronomlar\u0131n ve g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00f6yk\u00fcs\u00fc olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu radikal de\u011fi\u015fim eski bilim gelene\u011finin ve bu gelene\u011fi ayakta tutan inan\u00e7lar\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 demekti.<\/p>\n<p>Modern bilimin do\u011fu\u015fu demek olan Newton\u2019un bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na bir ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 olman\u0131n \u00f6tesinde Copernicus sistemi, Aristoteles ve Ptolemaios sisteminin d\u0131\u015f\u0131nda yeni kavramlar\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131na, yeni \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na ve sonu\u00e7ta bir\u00e7ok bilimsel ve felsefi sorunun do\u011fmas\u0131na da zemin haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Bu durum, ayn\u0131 zamanda, birbirine ba\u011fl\u0131 bir\u00e7ok kavram\u0131n yeniden tan\u0131mlanmas\u0131, k\u0131saca yeni bir paradigman\u0131n olu\u015fumu demektir.<\/p>\n<p><strong>Astronomide reform<em><br \/>\n<\/em><\/strong>G\u00f6kbilimciler her zaman bilimsel gerek\u00e7elerle oldu\u011fu kadar pratik nedenlerle de daha do\u011fru g\u00f6ky\u00fcz\u00fc haritalar\u0131 yapmak istemi\u015flerdir. Copernicus d\u00f6neminde J\u00fclyen takviminin g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi zorunlulu\u011fu, denizcilerin g\u00fcne\u015f ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n rehberli\u011fine duyduklar\u0131 gereklilik ve kilisenin dini g\u00fcnlerin tarihlerini saptama gereksinimi, s\u00f6z konusu pratik etkenler aras\u0131nda yer al\u0131r. Bu etkenlere yeni g\u00f6zlem ara\u00e7lar\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 da eklenebilir.<\/p>\n<p>\u0130lk defa 15. y\u00fczy\u0131lda, g\u00f6kbilimsel bilgiler mekanik saatler kullan\u0131larak atmosferik k\u0131r\u0131lmaya g\u00f6re d\u00fczeltilmi\u015ftir. Bu g\u00f6zlemcilerden biri de ressam Albrecht D\u00fcrer (1471-1528) olmu\u015ftur. Daha kesin verilerin elde edilmesiyle birlikte Aristoteles-Ptolemaios sisteminin yeni verilerle uyu\u015fmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu ko\u015fullarda astronomide reform hareketini destekleyen Kilise, aralar\u0131nda Polonya do\u011fumlu Nicolaus Copernicus\u2019un (Miko\u0142aj Kopernik) da bulundu\u011fu \u201cbir grup se\u00e7kin g\u00f6kbilimcinin\u201d (Trusted 1994: 24) yard\u0131m\u0131na ba\u015fvurmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Copernicus G\u00fcne\u015f\u2019in evrenin merkezinde bulundu\u011funu ve Yer\u2019in bir gezegen gibi, G\u00fcne\u015f\u2019in \u00e7evresinde doland\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunan sisteminin ana hatlar\u0131n\u0131 ilk kez 1512-1514 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 <em>Commentariolus(<\/em>1) adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda a\u00e7\u0131klar. G\u00fcne\u015f-merkezli sistem ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak Copernicus\u2019un 1543 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlanan <em>De Revolutionibus Orbium Coelestium(<\/em>2) adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda ele al\u0131n\u0131r. <em>De Revolutionibus <\/em>iki ana b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fur: Birinci b\u00f6l\u00fcmde sistemin ana hatlar\u0131 tan\u0131t\u0131lt\u0131r. \u0130kinci b\u00f6l\u00fcmde ise ayr\u0131nt\u0131lara iniltir. Copernicus\u2019un temel kabulleri \u015funlard\u0131:<\/p>\n<p>1) B\u00fct\u00fcn g\u00f6k \u00e7emberlerin ya da k\u00fcrelerin merkezi tek de\u011fildir.<\/p>\n<p>2) Yerin merkezi evrenin merkezi de\u011fil, yaln\u0131zca a\u011f\u0131r olan\u0131n ve Ay \u00e7emberinin merkezidir.<\/p>\n<p>3) B\u00fct\u00fcn g\u00f6k \u00e7emberleri sanki o hepsinin ortas\u0131ndaym\u0131\u015f gibi G\u00fcne\u015f\u2019in \u00e7evresinde d\u00f6nerler; bunun i\u00e7in evrenin merkezi G\u00fcne\u015f\u2019in yak\u0131n\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>4) G\u00fcne\u015f ile Yery\u00fcz\u00fc aras\u0131ndaki uzakl\u0131\u011f\u0131n Sabit Y\u0131ld\u0131zlar K\u00fcresi y\u00fcksekli\u011fine g\u00f6re oran\u0131, Yer\u2019in yar\u0131\u00e7ap\u0131 ile G\u00fcne\u015f uzakl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki orana g\u00f6re \u00f6yle k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fcr ki, G\u00fcne\u015f-Yer uzakl\u0131\u011f\u0131 Sabit Y\u0131ld\u0131zlar K\u00fcresi y\u00fcksekli\u011fine g\u00f6re \u00e7ok \u00f6nemsiz kal\u0131r (bkz. Nicolaus Copernicus, \u201cCommentariolus\u201d, <em>G\u00f6kcisimlerinin D\u00f6n\u00fc\u015fleri \u00dczerine<\/em> i\u00e7inde: 8-9).<\/p>\n<p>Yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar sonucunda Copernicus, G\u00fcne\u015f\u2019in merkezde olmas\u0131 gerekti\u011fi ve Yer\u2019in de di\u011fer gezegenlerle birlikte G\u00fcne\u015f\u2019in etraf\u0131nda d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc sonucuna ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Buna g\u00f6re Yer kendi ekseni etraf\u0131ndaki d\u00f6nmesini yirmi d\u00f6rt saatte, G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki dolan\u0131m\u0131n\u0131 ise bir y\u0131lda tamamlamaktad\u0131r. Bu sistemde, merkezde G\u00fcne\u015f bulunur ve s\u0131ras\u0131yla Merk\u00fcr, Ven\u00fcs, D\u00fcnya, Mars, J\u00fcpiter ve Sat\u00fcrn gezegenleri, G\u00fcne\u015f\u2019in \u00e7evresinde dairesel y\u00f6r\u00fcngeler \u00fczerinde sabit h\u0131zlarla hareket ederler. Ay ise bir gezegen de\u011fil Yer\u2019in \u00e7evresinde d\u00f6nen bir uydudur. Sat\u00fcrn gezegeninden sonra, b\u00fct\u00fcn gezegenleri ku\u015fatan ve hareketsiz olan sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresi gelir. Gece ve g\u00fcnd\u00fczler, Yer\u2019in ekseni etraf\u0131ndaki d\u00f6n\u00fc\u015flerinden, mevsimler ise Yer\u2019in G\u00fcne\u015f \u00e7evresindeki hareketinden meydana gelir (bkz.Tekeli ve di\u011ferleri 1999: 259; Akdo\u011fan 1996: 86). B\u00f6ylece Copernicus Yer i\u00e7in \u00fc\u00e7 farkl\u0131 hareket t\u00fcr\u00fc elde etmi\u015f olmaktayd\u0131: 1) Yer\u2019in G\u00fcne\u015f\u2019in etraf\u0131ndaki y\u0131ll\u0131k hareketi. 2) Yer\u2019in kendi ekseni etraf\u0131ndaki g\u00fcnl\u00fck hareketi. 3) G\u00fcnd\u00f6n\u00fcmlerini olu\u015fturan eksenin hareketi (bkz. Trusted 1994: 25). Copernicus\u2019un Yer\u2019in kendi ve G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki hareketini kan\u0131tlamak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 kan\u0131tlarla Orta\u00e7a\u011f d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri Jean Buridan (1300-1358) ve Nicholas Oresme\u2019nin (1320-1382) ayn\u0131 konudaki baz\u0131 kan\u0131tlar\u0131 aras\u0131nda \u00e7arp\u0131c\u0131 bir benzerlik vard\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cS\u00f6z konusu kan\u0131tlar aras\u0131nda; gemilerin hareketiyle a\u00e7\u0131klanan, hareketin g\u00f6receli\u011fini; yerin g\u00fcnl\u00fck d\u00f6nmeyi, ayn\u0131 hareketi u\u00e7suz bucaks\u0131z g\u00f6klerin yapmas\u0131 halinde gerekecek h\u0131zdan \u00e7ok daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir h\u0131zla yapmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fundan, yerin d\u00f6nmesinin daha akla yak\u0131n oldu\u011funu; havan\u0131n yerin g\u00fcnl\u00fck d\u00f6nmesine kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131; cisimlerin y\u00fckselme ve d\u00fc\u015fmelerindeki hareketin, d\u00fczg\u00fcn do\u011frusal ve dairesel \u00f6\u011felerin bile\u015fimi olan bir hareketin sonucu oldu\u011funu ve son olarak da, durgunluk, hareketten daha soylu bir durum oldu\u011fu i\u00e7in, soylu olmayan yerin d\u00f6nmesinin, soylu g\u00f6klerin d\u00f6nmesinden, daha uygun d\u00fc\u015fece\u011fini buluruz.\u201d (Grant 1986: 80)<img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30945 alignright\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/3-6-300x244.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"244\" \/><\/p>\n<figure id=\"attachment_30944\" aria-describedby=\"caption-attachment-30944\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30944\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/2-7-300x200.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"200\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30944\" class=\"wp-caption-text\">Aristoteles\u2019in evreni. Aristoteles\u2019e g\u00f6re d\u00f6rt elementin her birinin evrende do\u011fal bir yeri vard\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Copernicus\u2019un ortaya koydu\u011fu evren anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n temel ilkesi g\u00f6kcisimlerinin merkezine G\u00fcne\u015f\u2019in konulmas\u0131d\u0131r. G\u00fcne\u015f\u2019in merkeze konulmas\u0131 ise, ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnya ve ayalt\u0131 d\u00fcnya ayr\u0131m\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131racakt\u0131r. Di\u011fer bir deyi\u015fle G\u00fcne\u015f\u2019in merkeze yerle\u015ftirilmesi m\u00fckemmel-d\u00fcnya ve m\u00fckemmel olmayan-d\u00fcnya ayr\u0131m\u0131n\u0131n ortadan kalkmas\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla g\u00f6kcisimleriyle Yer aras\u0131nda bir fark\u0131n olmamas\u0131 anlam\u0131na gelecektir. Bu ayr\u0131m\u0131n ortadan kalkmas\u0131 bir\u00e7ok sorunun ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na neden olmu\u015ftur. Eskiden m\u00fckemmel olmad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen D\u00fcnya\u2019da, yani yery\u00fcz\u00fcnde, her cismin do\u011fas\u0131na uygun olarak yapt\u0131\u011f\u0131(3) d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen hareket de a\u00e7\u0131klamas\u0131z kalacakt\u0131.<\/p>\n<p>Copernicus sistemi ile Aristoteles ve Ptolemaios sistemi aras\u0131ndaki fark yaln\u0131zca g\u00f6kcisimlerinin merkezine hangi g\u00f6k cisminin yerle\u015ftirilece\u011fi sorunuyla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle yer-merkezli sistemden g\u00fcne\u015f-merkezli sisteme ge\u00e7i\u015f, yaln\u0131zca bir referans ya da koordinat de\u011fi\u015fikli\u011fi de\u011fildir. G\u00fcne\u015f-merkezli sistem her \u015feyden \u00f6nce bir \u00f6nceki sistem taraf\u0131ndan yan\u0131tlanm\u0131\u015f bir\u00e7ok sorunun bir problem olarak tekrar ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7an bir ilke de\u011fi\u015fikli\u011fi demektir.<\/p>\n<p><strong>G\u00f6n\u00fcls\u00fcz devrimci mi?<em><br \/>\n<\/em><\/strong>Pozitivist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan Copernicus, g\u00fcne\u015f-merkezli sistemini \u00f6nemli bilimsel geli\u015fmelerin olmad\u0131\u011f\u0131 Orta\u00e7a\u011f\u2019dan sonra kendi yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zlemler ve arg\u00fcmanlarla olu\u015fturmu\u015ftur. Bu yakla\u015f\u0131m herhangi bir bilimsel geli\u015fmenin s\u0131f\u0131rdan ba\u015flayabilece\u011fini varsayd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yanl\u0131\u015ft\u0131r. Bilimsel geli\u015fmeler belirli bir bilgi birikimi temelinde ortaya \u00e7\u0131kabildi\u011fi i\u00e7in, Copernicus, tek ba\u015f\u0131na bir \u00e7a\u011f\u0131n ne ba\u015flat\u0131c\u0131s\u0131 ne de kapat\u0131c\u0131s\u0131 say\u0131labilir. Copernicus devrimini do\u011fru de\u011ferlendirebilmek i\u00e7in onu hem bilim tarihi hem de d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihi i\u00e7ine yerle\u015ftirmek ve aralar\u0131ndaki ba\u011flant\u0131y\u0131 dikkate almak gerekir.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcnce tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Copernicus\u2019un, modern bilimin do\u011fu\u015fu s\u0131ras\u0131nda \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n baz\u0131 gelenekleriyle ba\u011flar\u0131n\u0131 kopard\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ancak geleneklerden s\u0131yr\u0131lmak geleneklere dayanmadan ba\u015far\u0131lamaz. Bu durum dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda Copernicus\u2019un hem eski gelene\u011fin i\u00e7inde olmas\u0131, hem de yeni bir gelene\u011fi ba\u015flatmas\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r olacakt\u0131r. \u00d6yleyse hangi anlamda \u201cCopernicus devrimi\u201dnden s\u00f6z edilebilir?<\/p>\n<figure id=\"attachment_30946\" aria-describedby=\"caption-attachment-30946\" style=\"width: 220px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30946\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/4-6-220x300.jpg\" alt=\"\" width=\"220\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/4-6-220x300.jpg 220w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/4-6.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 220px) 100vw, 220px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30946\" class=\"wp-caption-text\">Nicolaus Copernicus.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Copernicus devrimini ara\u015ft\u0131rman\u0131n bir yolu, Copernicus\u2019un eseri hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ile ortaya koydu\u011fu \u00fcr\u00fcn aras\u0131nda bir fark(4) g\u00f6zetmek olabilir. Baz\u0131 bilim tarih\u00e7ileri, eski astronomi gelene\u011fi ile s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc ba\u011flara ve baz\u0131 ifadelerine dayanarak Copernicus\u2019u, devrim yapm\u0131\u015f bir g\u00f6kbilimci olarak de\u011fil, yaln\u0131zca eski astronomi sistemini m\u00fckemmelle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fan biri olarak ele al\u0131rlar. Bu tarih\u00e7ilere g\u00f6re Copernicus, Ptolemaios (Batlamyus) sistemindeki G\u00fcne\u015f\u2019le Yer\u2019in yerlerini de\u011fi\u015ftirmi\u015f ve bu de\u011fi\u015fiklikle Ptolemaios sistemini geli\u015ftirdi\u011fine ve onu daha kullan\u0131\u015fl\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131na inanm\u0131\u015ft\u0131r. Buna g\u00f6re Copernicus <em>De<\/em> <em>Revolutionibus<\/em>\u2019u yazarken <em>Almagest<\/em>\u2019in geli\u015fmi\u015f bir versiyonunu yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f ve \u00f6yle de sunmu\u015ftur (bkz. Akdo\u011fan 1996: 86; Trusted 1994: 24).<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de Copernicus yap\u0131t\u0131n\u0131 astronomide bir devrim yapmak niyetiyle yazmam\u0131\u015f gibidir. Bilim tarih\u00e7isi Thomas Kuhn\u2019a (2007: 227) g\u00f6re <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un tarihsel \u00f6nemi, kendisinin ne dedi\u011finden \u00e7ok, ba\u015fkalar\u0131na ne s\u00f6yletti\u011finde yatar. Kitap, kesin bir bi\u00e7imde dile bile getirmedi\u011fi bir devrime yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r; devrimci bir yap\u0131t olmaktan \u00e7ok, devrim yapan bir metindir. <em>De<\/em> <em>Revolutionibus<\/em>, di\u011fer \u00f6nemli bilimsel metinler gibi belirli bir bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcnme gelene\u011finde do\u011fmu\u015f ama sonu\u00e7ta kendi \u00f6nc\u00fcllerini y\u0131kan yeni bir gelene\u011fin kayna\u011f\u0131 olmu\u015ftur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30947\" aria-describedby=\"caption-attachment-30947\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30947\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/5-5-300x225.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"225\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/5-5.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/5-5-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/5-5-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/5-5-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/5-5-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30947\" class=\"wp-caption-text\">Copernicus&#8217;un \u00fcnl\u00fc eseri De Revolutionibus.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Bununla birlikte Copernicus\u2019un, kendi sisteminin orijinal y\u00f6n\u00fcn\u00fcn ve baz\u0131 sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n fark\u0131nda oldu\u011funu g\u00f6steren g\u00fc\u00e7l\u00fc i\u015faretler de vard\u0131r. Copernicus\u2019un kendi sisteminin orijinalli\u011finin ve baz\u0131 sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 konusu, Ayd\u0131n Say\u0131l\u0131\u2019n\u0131n <em>Kopernik ve An\u0131tsal Yap\u0131t\u0131<\/em> (1973) adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak ele al\u0131n\u0131r. Bilim tarih\u00e7isi John Henry de Copernicus\u2019un astronomide devrim ba\u015flatamayacak kadar \u201ctutucu ve \u00e7ekingen bir papaz\u201d olarak tan\u0131mlanmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak ve <em>De<\/em> <em>Revolutionibus<\/em>\u2019un \u00e7ok \u00f6nemli iki boyutuna i\u015faret ederek, Copernicus\u2019un kesinlikle devrimci bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr oldu\u011funu ortaya koyar:<\/p>\n<p>\u201c1) Amac\u0131, yaln\u0131zca yeni bir matematik sistem ortaya koymakla kalmay\u0131p, Evrenbilimi yeniden bir bilim olarak konumland\u0131rmakt\u0131. 2) Matematik ile fizik aras\u0131nda matemati\u011fe \u00f6ncelik vermi\u015f; nas\u0131l devinebildi\u011fine dair fizik a\u00e7\u0131klamas\u0131 verememekle birlikte, matematik gerektirdi\u011fi i\u00e7in Yerk\u00fcre\u2019nin devinmesi gerekti\u011fi \u00fczerinde durmu\u015ftur.\u201d (Henry, 2016: 106)<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un kendi sistemi hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcnceleri konusunda bir uzla\u015fma s\u00f6z konusu olmasa da daha az tart\u0131\u015fmal\u0131 olan konu bir \u201cCopernicus devrimi\u201dnden s\u00f6z edilebilece\u011fidir. Copernicus sistemi astronominin temelindeki ilkeyi de\u011fi\u015ftirerek yeni kozmolojiye giden yolu a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Copernicus sistemi en az\u0131ndan sonu\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan kesinlikle devrimcidir. \u00dcstelik bu devrim yaln\u0131zca astronomiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f, bir\u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131n\u0131 da etkisi alt\u0131na alm\u0131\u015ft\u0131r. Devrimin temelinde matematiksel astronomideki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler yatsa da kozmoloji, fizik, felsefe ve din alan\u0131ndaki kavramsal de\u011fi\u015fiklikleri de kapsam\u0131\u015ft\u0131r. Bu durum Kuhn taraf\u0131ndan Copernicus devriminin \u00e7o\u011ful yap\u0131s\u0131 olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cCopernicus Devriminin \u00e7o\u011ful yap\u0131s\u0131na yakla\u015f\u0131l\u0131rken, bilimle d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihinin bir araya getirilmesi zorunludur. Devrimin merkezi astronomidedir. Devrimin ne do\u011fas\u0131 ne zamanlamas\u0131, ne de nedenleri gezegen g\u00f6kbilimcilerinin ara\u00e7lar\u0131 olan veriler ve kavramlar iyice kavranmadan anla\u015f\u0131labilir. (\u2026) Gezegen astronomisi hi\u00e7bir zaman kendisine ait de\u011fi\u015fmez kesinlik, yeterlik ve kan\u0131tlama \u00f6l\u00e7\u00fctleri olan, b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ba\u011f\u0131ms\u0131z bir u\u011fra\u015f olmam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00f6kbilimciler ba\u015fka bilimlerde de e\u011fitim al\u0131yorlard\u0131; \u00e7e\u015fitli felsefe ve din sistemlerine de ba\u011fl\u0131yd\u0131lar. G\u00f6kbilimcilerin pek \u00e7ok astronomi d\u0131\u015f\u0131 inanc\u0131, Copernicus Devriminin \u00f6nce geciktirilmesinde, daha sonra da bi\u00e7imlendirilmesinde en \u00f6nemli etkenler olmu\u015ftur.\u201d (Kuhn 2007: 11)<\/p>\n<p>Copernicus devrimi, yeni bir evren kavram\u0131yla sonu\u00e7lanan d\u00fc\u015f\u00fcnsel bir devrimdir; insan\u0131n evrenle olan ili\u015fkilerindeki bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fcr. Astronomide ba\u015flayan de\u011fi\u015fim, bu bilim dal\u0131 ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f, insan\u0131n do\u011faya ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerindeki k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fikliklere yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 yeniliklerden biri, \u00f6nce Giordano Bruno, 150 y\u0131l sonra da Newton taraf\u0131ndan ortaya at\u0131lan sonsuz evren kavram\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Copernicus sisteminin yenilikleri<em><br \/>\n<\/em><\/strong>Copernicus\u2019un teorisi bilimsel geli\u015fmenin daha \u00f6nceki bilgilere dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131n iyi bir \u00f6rne\u011fini temsil eder. Asl\u0131nda Copernicus, \u00e7eviriler yoluyla Bat\u0131\u2019ya aktar\u0131lan, Aristoteles ve Ptolemaios\u2019un temsil etti\u011fi astronomi gelene\u011finin bir \u00fcyesiydi. Ptolemaios sistemi olmasayd\u0131 Copernicus de astronomideki ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 ortaya koyamayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Kuhn\u2019a g\u00f6re (2007: 228) astronomi tarihi perspektifinden bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Copernicus\u2019un yap\u0131t\u0131n\u0131n ikili \u00f6zelli\u011fi g\u00f6ze \u00e7arpar: \u201c<em>De<\/em> <em>Revolutionibus<\/em> hem eski hem modern, hem muhafazak\u00e2r hem de radikaldir. Bu y\u00fczden yap\u0131t\u0131n anlam\u0131 ancak, hem ge\u00e7mi\u015fine hem gelece\u011fine, hem hangi gelene\u011fin i\u00e7inden \u00e7\u0131km\u0131\u015f oldu\u011funa hem de hangi gelene\u011fi t\u00fcretti\u011fine bakarak anla\u015f\u0131labilir.\u201d Bu yap\u0131t bir b\u00fct\u00fcn olarak de\u011ferlendirildi\u011finde eski astronomi ve kozmoloji gelene\u011fi i\u00e7inde yer alsa da, eserin klasik \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde yazar\u0131n\u0131n bile \u00f6ng\u00f6remedi\u011fi bir bi\u00e7imde, bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin y\u00f6n\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftiren ve eski gelenekten h\u0131zl\u0131 ve k\u00f6kten bir kopu\u015fa yol a\u00e7an yenilikler bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un yay\u0131nlamas\u0131ndan sonra astronomi ve kozmoloji alan\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015fler radikal bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015fmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cGiri\u015f niteli\u011findeki Birinci Kitab\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda t\u00fcm kitaplar\u0131, teknik anlamda uzman bir g\u00f6kbilimci olmayan herhangi birisinin anlayarak okumas\u0131n\u0131 neredeyse olanaks\u0131z k\u0131lacak \u00f6l\u00e7\u00fcde matematikseldi&#8230; Ancak, sonu\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan <em>De Revolutionibus<\/em>, hi\u00e7 ku\u015fkusuz devrimci bir yap\u0131tt\u0131r. Bu yap\u0131ttan, temelde yeni bir gezegen astronomisi yakla\u015f\u0131m\u0131, gezegenler sorununun ilk do\u011fru ve basit \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ve nihayet astronomi modeline eklenen farkl\u0131 dokularla birlikte yeni bir kozmoloji t\u00fcremi\u015ftir.\u201d (Kuhn 2007: 226-227).<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un kendi d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle bunlar\u0131 yorumlam\u0131\u015f olanlar\u0131n de\u011ferlendirmelerini birbirinden ay\u0131rmak zordur; asl\u0131nda onun yap\u0131t\u0131, \u201cCopernicus devrimi\u201dnin bir\u00e7ok temel \u00f6\u011fesini i\u00e7ermez:<\/p>\n<p>\u201cCopernicus Devrimi olarak bildi\u011fimiz temel \u00f6\u011felerle -gezegen konumlar\u0131n\u0131n do\u011fru ve kolay hesaplanmas\u0131, episayk\u0131l ve eksantriklerin terk edilmesi, k\u00fcrelerden vazge\u00e7ilmesi, G\u00fcne\u015f\u2019in bir y\u0131ld\u0131z olmas\u0131, evrenin sonsuz geni\u015flemesiyle- ve ba\u015fka bir\u00e7ok \u00f6\u011feyle Copernicus\u2019un \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n hi\u00e7bir yerinde kar\u015f\u0131la\u015fmay\u0131z. <em>De Revolutionibus<\/em>, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 Copernicus\u2019un yap\u0131t\u0131na dayand\u0131ran ve yazar\u0131n\u0131n bile kendi yap\u0131t\u0131nda g\u00f6rememi\u015f oldu\u011fu radikal sonu\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karan sonraki ku\u015faklar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan \u00e7ok, Yer\u2019in hareket etti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi d\u0131\u015f\u0131nda hemen her a\u00e7\u0131dan Antik\u00e7a\u011f ile Orta\u00e7a\u011f g\u00f6kbilimci ve kozmologlar\u0131n\u0131n yap\u0131tlar\u0131na yak\u0131n gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr.\u201d (Kuhn 2007: 227)<\/p>\n<figure id=\"attachment_30948\" aria-describedby=\"caption-attachment-30948\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30948\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/6-3-300x159.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"159\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30948\" class=\"wp-caption-text\">Mars\u2019\u0131n retrograt hareketi. Yerdeki bir g\u00f6zlemciye g\u00f6re Mars ileri giderken sabit y\u0131ld\u0131zlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu arka plana g\u00f6re geriye do\u011fru hareket yapar gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu t\u00fcrden d\u00f6ng\u00fclerin dairesel hareket temelinde a\u00e7\u0131klanmas\u0131 g\u00f6kbilimcileri 2000 y\u0131l u\u011fra\u015ft\u0131ran temel bir sorun olmu\u015ftur.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Copernicus, sisteminin ayr\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 matematikle temellendirmek bak\u0131m\u0131ndan Ptolemaios\u2019un kulland\u0131\u011f\u0131 y\u00f6ntemlerden ayr\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak Copernicus sisteminin bu \u00f6zelli\u011fi, g\u00fcne\u015f-merkezli astronomi modelinin ba\u015far\u0131s\u0131nda olumlu bir etken olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Copernicus, bilim tarihinde ilk kez g\u00fcne\u015f merkezli sistemi Ptolemaios\u2019un modelini kullanarak matematikselle\u015ftirmeyi ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. Antik\u00e7a\u011f\u2019da Sisaml\u0131 Aristarchus (M\u00d6 310-230) da g\u00fcne\u015f-merkezli bir astronomi modeli \u00f6nermi\u015f, fakat bu modelini nicel de\u011fil nitel bir tarzda ortaya koyabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un kozmolojide geleneklere ba\u011fl\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 y\u00f6nlerden biri, g\u00f6kcisimlerinin yerlerini belirlemek i\u00e7in se\u00e7ilecek referans noktas\u0131nda olmu\u015ftur. Ona g\u00f6re evrenin t\u00fcm\u00fcn\u00fc ve kendi kendisini kavrayan sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresi hareketsizdir ve g\u00f6kcisimlerinin yer ve hareketlerinin belirlenmesinde temeldir. Copernicus\u2019un referans sistemi ile Aristoteles\u2019in ayn\u0131 konudaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri aras\u0131nda bir benzerlik kurulabilir. Copernicus\u2019un evreni de t\u0131pk\u0131 Aristoteles ve Ptolemaios\u2019un evreni gibi, \u201ckapal\u0131 ve sonlu\u201ddur. Ayr\u0131ca her iki sistemde de gezegenler ve y\u0131ld\u0131zlar e\u015fmerkezli saydam k\u00fcreler \u00fczerinde ta\u015f\u0131n\u0131rlar. (Koyr\u00e9 1998: 30; Trusted 1994: 24) Bu k\u00fcreler, ortak bir merkez (Yer ya da G\u00fcne\u015f) etraf\u0131nda, m\u00fckemmel bir hareket olan dairesel hareket yaparlar.<\/p>\n<p>Ptolemaios sisteminin episayk\u0131l ve eksantrik modeli, gezegen hareketlerinde g\u00f6zlenen retrograt hareketler ya da parlakl\u0131k de\u011fi\u015fimi gibi d\u00fczensizlikleri \u00e7\u00f6zerken ikinci dereceden d\u00fczensizlikleri ortaya \u00e7\u0131karmaktayd\u0131. Daha fazla \u00e7ember kullan\u0131larak da ikinci dereceden d\u00fczensizlikler sorunu \u00e7\u00f6z\u00fclmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131yordu. Bu modellerden baz\u0131lar\u0131 gezegenlerin konumlar\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6rmede son derece do\u011fru sonu\u00e7lar verebiliyordu. Bununla birlikte do\u011fruya ula\u015fman\u0131n faturas\u0131 giderek artan karma\u015f\u0131kl\u0131k olmu\u015ftur. Ptolemaios sistemine s\u00fcrekli yeni k\u00fc\u00e7\u00fck episayk\u0131llar ekleniyordu. Artan karma\u015f\u0131kl\u0131k, yaln\u0131zca gezegen hareketlerine daha iyi bir yakla\u015ft\u0131rma sunuyordu, ama mutlak kesinlik de\u011fil. (bkz. Kuhn 2007: 132) Copernicus\u2019un, <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde belirtti\u011fi gibi Ptolemaios sistemi evreni bir ucubeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc:<\/p>\n<p>\u201cBir ki\u015fi, her biri g\u00fczel olmakla birlikte tek bir v\u00fccuda ait olmayan ve birbirine uymayan ellerini, ayaklar\u0131n\u0131, kafas\u0131n\u0131 ve di\u011fer organlar\u0131n\u0131 ba\u015fka ba\u015fka yerlerden al\u0131rsa, bedeni -bu par\u00e7alardan \u00f6t\u00fcr\u00fc- bir insandan ziyade bir canavara benzer.\u201d (Copernicus 2010: 12-13)<\/p>\n<figure id=\"attachment_30949\" aria-describedby=\"caption-attachment-30949\" style=\"width: 200px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30949\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/7-2-200x300.jpg\" alt=\"\" width=\"200\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/7-2-200x300.jpg 200w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/7-2.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 200px) 100vw, 200px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30949\" class=\"wp-caption-text\">Ptolemaios.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Copernicus yap\u0131t\u0131n\u0131, Ptolemaios ve onun takip\u00e7ilerinin gezegen hareketlerini a\u00e7\u0131klarken ortaya \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131 sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmek amac\u0131yla yazm\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcne\u015f-merkezli sistemini ortaya atarken g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurdu\u011fu ba\u015fl\u0131ca ama\u00e7 g\u00f6kcisimlerinin konumlar\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6rmede kullan\u0131lan y\u00f6ntemlerin iyile\u015ftirilmesidir. Ptolemaios sisteminde <em>ad hoc<\/em> hipotezler yard\u0131m\u0131yla ele al\u0131n\u0131p ge\u00e7i\u015ftirilen sisteme ek sorunlar, Copernicus sisteminin g\u00f6vdesini ya da ana k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Bunun tersine Ptolemaios sisteminin b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc olu\u015fturan d\u00fczenlemeler ise Copernicus sisteminde kendi b\u00fcnyesi ile \u00f6rg\u00fcn bir ba\u011flant\u0131s\u0131 olmayan eklentiler stat\u00fcs\u00fcne d\u00fc\u015fer. (bkz. Say\u0131l\u0131 1973: 121) Copernicus sisteminde \u00f6n plana ge\u00e7en konulardan biri de gezegenlerin duraklama ve retrograd hareketlerinin kesin olarak ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde a\u00e7\u0131klanmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Aristoteles\u2019in ortak merkezli k\u00fcreler sisteminde g\u00f6kcisimlerinin yere olan uzakl\u0131\u011f\u0131n\u0131n sabit kalaca\u011f\u0131 varsay\u0131l\u0131r. Ancak G\u00fcne\u015f\u2019le Ay\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131nda, gezegenlerin ise parlakl\u0131klar\u0131nda de\u011fi\u015fmeler g\u00f6zlenmi\u015ftir. Bu g\u00f6zlemler Ptolemaios sistemince hatas\u0131z bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klanamam\u0131\u015ft\u0131r. Sonu\u00e7ta Aristoteles ve Ptolemaios sistemlerinde, gezegenlerin birbirlerine ve yere g\u00f6re mesafelerinin ne oldu\u011fu konusunda kesin bir bilgi ortaya konulamam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin Yer\u2019den bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Ven\u00fcs ve Merk\u00fcr\u2019\u00fcn G\u00fcne\u015f\u2019ten daha m\u0131 yak\u0131n yoksa daha m\u0131 uzak oldu\u011funa karar verilememi\u015ftir. (bkz. Say\u0131l\u0131 1973: 48) Sonu\u00e7ta Ptolemaios sistemi gezegenlerin s\u0131ralar\u0131 ve uzakl\u0131klar\u0131 problemini doyurucu bir bi\u00e7imde yan\u0131tlayamam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30950\" aria-describedby=\"caption-attachment-30950\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30950\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/8-2-300x229.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"229\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/8-2.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/8-2-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/8-2-100x75.jpg 100w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30950\" class=\"wp-caption-text\">Ptolemaios&#8217;un eseri Almagest\u2019ten bir sayfa.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Oysa Copernicus sisteminde, Merk\u00fcr ve Ven\u00fcs gezegenlerinin s\u0131ras\u0131 ve G\u00fcne\u015f\u2019e olan yak\u0131nl\u0131klar\u0131 ba\u015far\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klan\u0131r. Copernicus\u2019a g\u00f6re, gezegenlerin s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131 ile onlar\u0131n G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki d\u00f6nme s\u00fcreleri aras\u0131nda bir paralellik vard\u0131r. Copernicus, gezegen hareketlerindeki d\u00fczensizliklerin yaln\u0131zca g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde oldu\u011funu ve bunun da geometri ve perspektife ba\u011fl\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Copernicus\u2019u yeni bir sistem kurmak i\u00e7in harekete ge\u00e7iren esas neden Aristoteles kozmolojisi ile Ptolemaios sistemi aras\u0131ndaki uyumsuzluktur. (bkz. <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un \u00f6ns\u00f6z\u00fc) Ptolemaios sistemi ile Aristoteles kozmolojisinin uyu\u015fmazl\u0131\u011f\u0131 ile ilgili tart\u0131\u015fmalar Copernicus\u2019tan \u00f6nce ba\u015flam\u0131\u015f ve Copernicus\u2019un ya\u015fam\u0131 boyunca devam etmi\u015ftir. Bu uyumsuzlu\u011fu gidermeye \u00e7al\u0131\u015fan Copernicus, Ptolemaios sistemindeki ekuantlara -d\u00fczg\u00fcn dairesel hareket ilkesine ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in- a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Eksantrikleri de bir dereceye kadar yad\u0131rgad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lan Copernicus, episayk\u0131l\u0131 kendi sisteminde kullanmaktan \u00e7ekinmemi\u015ftir. Ancak Copernicus sisteminde, eski sistemdeki \u201cretrograd hareketleri, yani gezegen hareketlerinde g\u00f6r\u00fclen y\u00f6n de\u011fi\u015fmelerini meydana getirmeye yarayan ana episayk\u0131llar&#8230; vazifesiz kalarak elenmi\u015ftir&#8230; Ayr\u0131ca, alt gezegenlerin deferentleri, yer dolan\u0131m\u0131 dolay\u0131s\u0131yla Copernicus sisteminde l\u00fczumsuz hale gelmi\u015ftir.\u201d (Say\u0131l\u0131 1973: 50) Copernicus ekuantlar\u0131 hi\u00e7 kullanmazken, eksantrikleri k\u0131smen episayk\u0131llar\u0131 ise \u00e7ok\u00e7a kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Copernicus\u2019un gezegen hareketlerini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 temel hareket bi\u00e7imi ise dairesel hareket olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un Yer\u2019in G\u00fcne\u015f etraf\u0131nda d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrmesi Aristoteles fizi\u011fini ve evren anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 alt\u00fcst etmesi demekti. Eski sistemde ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnya i\u00e7in ge\u00e7erli say\u0131lan d\u00fczg\u00fcn dairesel hareket, Copernicus evreninde \u201cayalt\u0131 d\u00fcnya\u201d i\u00e7in de ge\u00e7erli hale gelmi\u015ftir. Ayn\u0131 \u015fekilde ayalt\u0131 d\u00fcnyada ge\u00e7erli olan baz\u0131 ilkelerin ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnyada de ge\u00e7erli say\u0131lmas\u0131 da Aristoteles\u00e7i fizik ve kozmoloji sarsm\u0131\u015ft\u0131r. Copernicus\u2019a g\u00f6re, a\u011f\u0131r cisimlerin Yer\u2019in merkezine do\u011fru do\u011fal hareket yapmas\u0131 yerk\u00fcresine \u00f6zg\u00fc (lokal) bir hareket de\u011fildir ve di\u011fer g\u00f6kcisimleri i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Bu g\u00f6kcisimleri t\u0131pk\u0131 yerk\u00fcre gibi a\u011f\u0131r cisimlerin k\u00fcmele\u015fti\u011fi merkezlerdi ve bundan dolay\u0131 bi\u00e7imleri k\u00fcreseldi. Copernicus\u2019un fizik teorisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan getirdi\u011fi as\u0131l yenilik ayalt\u0131 ve ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnyalar ikili\u011fini kald\u0131rmas\u0131 ve gerek k\u00fcresel madde k\u00fcmele\u015fme merkezlerine y\u00f6nelen \u00f6teleme hareketini gerekse d\u00fczg\u00fcn dairesel dolan\u0131m hareketini evrenin b\u00fct\u00fcn b\u00f6lgeleri i\u00e7in ge\u00e7erli saymas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. (bkz. Say\u0131l\u0131 1973: 92) Copernicus\u2019un kozmolojik d\u00fc\u015f\u00fcnceye getirdi\u011fi yeniliklerden biri de evrenin merkezinde sabit bir G\u00fcne\u015f varsaymas\u0131d\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cCopernicus zaman\u0131na kadar evrende ana etkilerin hep \u00e7evreden gelmekte ve evrenin i\u00e7 b\u00f6lgelerine y\u00f6nelmekte oldu\u011fu tasavvur ediliyordu. Copernicus sisteminde ise, ilk hareket k\u00fcresi ortadan kalkm\u0131\u015f ve sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresi de hareketsiz oldu\u011funa g\u00f6re, evreni etkileyen en \u00f6nemli etmenin merkezde bulunan ve her tarafa \u0131s\u0131 ve \u0131\u015f\u0131k g\u00f6nderen G\u00fcne\u015f oldu\u011fu ve evrende etkinin merkezden \u00e7evreye yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeye ba\u015fland\u0131.\u201d (Say\u0131l\u0131 1973: 114)<\/p>\n<p>Copernicus sistemi t\u00fcm g\u00f6kcisimleri i\u00e7in tek bir astronomi sistemi tasarlayarak, adeta sistemciklerin toplam\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcndeki Ptolemaios sisteminin karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131na son vermi\u015f ve sistem fikrine eski itibar\u0131n\u0131 iade etmi\u015ftir. Copernicus sistemi b\u00fct\u00fcn g\u00f6k cisimleri aras\u0131nda kurulmu\u015f yeni bir birlik ve bir ba\u011f\u0131n ifadesidir. Bu bak\u0131mdan b\u00fct\u00fcn evreni kapsayacak yap\u0131da tasarlanm\u0131\u015f ilk astronomi modelidir.<\/p>\n<p><strong>Copernicus sistemine kar\u015f\u0131 tepkiler <em><br \/>\n<\/em><\/strong>Copernicus\u00e7ulara g\u00f6re Copernicus sistemi, Yer\u2019i evrenin merkezi olmaktan \u00e7\u0131kararak hareketli k\u0131lm\u0131\u015f bir modeldir. Copernicus\u2019un de b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un \u00f6ns\u00f6z\u00fcnden anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Bu y\u00f6n\u00fcyle \u015fiddetli ele\u015ftirilere hedef olaca\u011f\u0131 kesin olan kitab\u0131n\u0131 olas\u0131 tepkilerden korumak istemi\u015ftir. Copernicus\u2019un olas\u0131 tepkiler y\u00fcz\u00fcnden yay\u0131nlamay\u0131 s\u00fcrekli erteledi\u011fi <em>De Revolutionibus<\/em> \u00f6l\u00fcm\u00fcnden k\u0131sa bir s\u00fcre \u00f6nce, yani 1543\u2019te yay\u0131nlanabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u201cKitab\u0131n\u0131, d\u00f6neminin engin bilgi sahibi g\u00f6kbilimcilerin d\u0131\u015f\u0131nda kimsenin okuyamayaca\u011f\u0131 bir bi\u00e7imde yazm\u0131\u015ft\u0131. <em>De Revolutionibus<\/em>, astronomi d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7ta ciddi bir hareketlenmeye yol a\u00e7mad\u0131. Meslekten olmayan insanlarla ruhban s\u0131n\u0131f\u0131 aras\u0131nda yap\u0131ta kar\u015f\u0131 geni\u015f \u00e7apl\u0131 bir muhalefet geli\u015fti\u011finde, kitab\u0131n seslendi\u011fi ki\u015filer olan Avrupa\u2019n\u0131n en yetkin g\u00f6kbilimcilerinden pek \u00e7o\u011fu, Copernicus\u2019un \u015fu ya da bu matematiksel tekni\u011finin vazge\u00e7ilmez oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131.\u201d (Kuhn 2007: 303-304)<\/p>\n<p>Bununla birlikte, Copernicus\u2019un matematiksel tekni\u011finin kabul edilmesi <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un \u201cana fikrinin\u201d de kabul edilmesi anlam\u0131na gelmemi\u015ftir. Yap\u0131t, ba\u015flang\u0131\u00e7ta Yer\u2019in hareketsiz oldu\u011funa inanan bir\u00e7ok g\u00f6kbilimcinin inanc\u0131n\u0131 sarsmam\u0131\u015f, kitaptaki diyagramlardan ya da Yer ile Ay aras\u0131ndaki uzakl\u0131\u011f\u0131n saptanmas\u0131nda kullan\u0131lan tekniklerden al\u0131nt\u0131 yapan yazarlar, Yer\u2019in hareketini ya hi\u00e7 dikkate almam\u0131\u015flar ya da sa\u00e7ma olarak nitelemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un \u015femas\u0131 h\u0131zla benimsenmi\u015f ve g\u00f6kbilimsel tablolar\u0131n yeni derlemelerinin temelini olu\u015fturmu\u015ftur. Onun astronomi \u015femas\u0131 16. y\u00fczy\u0131lda yap\u0131lmakta olan daha kesin g\u00f6kbilimsel g\u00f6zlemlere daha uygun bulundu\u011fu i\u00e7in Ptolemaios sistemine g\u00f6re daha \u00e7ok tercih edilmi\u015ftir. Daha uygun bulunmas\u0131n\u0131n as\u0131l nedeni ise olduk\u00e7a ileri matematiksel veri d\u00fczenlemesine sahip olmas\u0131d\u0131r. Di\u011fer bir deyi\u015fle Copernicus\u2019un astronomi \u015femas\u0131 \u201cg\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri koruma\u201dda Ptolemaios \u015femas\u0131ndan \u00e7ok daha ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015ftur. Bununla birlikte, ne yaz\u0131k ki Copernicus sisteminin genellikle g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri korumaya y\u00f6nelik bir bulu\u015ftan ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f, yani fiziksel bir tan\u0131mlama olarak kabul edilmemi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Erasmus Reinhold (1511-1553), kutsal kitaplara ve Aristoteles\u2019e ayk\u0131r\u0131 olarak ortaya at\u0131lm\u0131\u015f bir g\u00f6r\u00fc\u015f olarak Yer\u2019in ger\u00e7ekte hareket etti\u011fi sav\u0131n\u0131 reddetmi\u015ftir. Reinhold, <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un elindeki n\u00fcshas\u0131n\u0131n kapak sayfas\u0131na \u015fu notu d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc: \u201c<em>Astronomik<\/em> <em>Aksiyom<\/em>: G\u00f6ksel hareket, \u00fcniform ve dairesel ya da hem \u00fcniform hem de dairesel hareketlerin bile\u015fimidir.\u201d (aktaran Trusted 1994: 26)<\/p>\n<figure id=\"attachment_30951\" aria-describedby=\"caption-attachment-30951\" style=\"width: 234px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30951\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/9-1-234x300.jpg\" alt=\"\" width=\"234\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/9-1-234x300.jpg 234w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/9-1.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 234px) 100vw, 234px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30951\" class=\"wp-caption-text\">Dante\u2019nin evreni. \u0130lk \u0130talyan \u015fairlerinden Dante Alighieri \u0130lahi Komedya adl\u0131 \u015fiirinde Aristoteles\u00e7i d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn H\u0131ristiyanla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir versiyonunu sunar.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Copernicus sisteminin baz\u0131 g\u00f6kbilimciler taraf\u0131ndan, bir y\u00f6n\u00fcyle kabul edilirken di\u011fer y\u00f6n\u00fcyle reddedilebilmesi d\u00f6nemin astronomisiyle yak\u0131ndan ilgilidir. O d\u00f6nemde astronomi ile fizik ayr\u0131 bilimler olarak kabul edildi\u011fi i\u00e7in g\u00f6kbilimcinin g\u00f6revinin evrenin fiziksel yap\u0131s\u0131n\u0131 ortaya koymak de\u011fil, gezegenlerin yerlerini do\u011fru bir bi\u00e7imde hesaplamak oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu:<\/p>\n<p>\u201cBaz\u0131 bilginlere g\u00f6re astronomi evrenin ger\u00e7ek ve fiziksel b\u00fcnyesini belirlemekten sorumlu olmay\u0131p yaln\u0131zca zahiri g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri \u2018kurtarmak\u2019 ve do\u011fru hesap sonu\u00e7lar\u0131 sa\u011flayacak, sistemler kurmakla yetinebilirdi. Baz\u0131 di\u011ferlerine g\u00f6re bu kadarla yetinilmesi esasen zorunluydu; \u00e7\u00fcnk\u00fc insan akl\u0131 bu gibi y\u00fcksek konular\u0131n \u00f6z\u00fcne ve bilgisine eri\u015femezdi. Daha ba\u015fka d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlere g\u00f6re ise kurulacak astronomi sistemlerinin, evrenin fiziksel ger\u00e7eklerine uymas\u0131 ve bunlar\u0131 temsil etmesi \u015fartt\u0131.\u201d (Say\u0131l\u0131 1973: 48)<\/p>\n<p>Asl\u0131nda Ptolemaios\u2019un astronomi sistemi ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan R\u00f6nesans\u2019a kadar kendisinden beklenen i\u015flevi yerine getirdi\u011fi i\u00e7in ayakta kalabilmi\u015fti. Bu sistemde gezegen konumlar\u0131 hem ge\u00e7mi\u015fe hem de gelece\u011fe y\u00f6nelik olarak hesaplanabiliyor; takvim sistemi ve denizcilik i\u00e7in gerekli bilgileri sa\u011flamas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda, y\u0131ld\u0131z haritalar\u0131n\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131n\u0131 ve astrolojik kehanetlerin yap\u0131labilmesini de olanakl\u0131 k\u0131l\u0131yordu. Bununla birlikte e\u011fitimli zihinler burada bir problem g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. End\u00fcl\u00fcsl\u00fc filozof \u0130bn-i R\u00fc\u015fd\u2019\u00fcn s\u00f6yledi\u011fi gibi:<\/p>\n<p>\u201cG\u00fcn\u00fcm\u00fcz g\u00f6kbilimi, i\u00e7inden var olan ger\u00e7e\u011fi \u00e7\u0131karabilece\u011fimiz hi\u00e7bir \u015fey sunmuyor. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00f6nemde geli\u015ftirilmi\u015f olan model, hesaplamalarla uyumludur, varolu\u015fla de\u011fil.\u201d (aktaran Henry, 2016: 99)<\/p>\n<p>\u00d6zetle astronomi gezegenlerin konumlar\u0131n\u0131n nas\u0131l hesaplanaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor ama evrenin ger\u00e7ek, fiziksel yap\u0131s\u0131 hakk\u0131nda g\u00fcvenilir hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemiyordu. Ayn\u0131 \u015fekilde sisteminin kozmolojik ve fiziksel yenilikleri g\u00f6rmezlikten gelinerek ya da reddedilerek g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc kurtarmada yaln\u0131zca yeni bir hesaplama arac\u0131 olarak kabul edilmesi Copernicus\u2019un kabul edebilece\u011fi bir yakla\u015f\u0131m olmaktan uzakt\u0131. Asl\u0131nda Copernicus\u2019un kendisi, \u201cyeni bir fiziksel tan\u0131mlama\u201d getirdi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Onun ayn\u0131 zamanda fiziksel ger\u00e7ekli\u011fi tan\u0131mlayan bir sistem kurmak istedi\u011fini g\u00f6steren kan\u0131tlardan biri <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un okuyucuya iki farkl\u0131 tarzda sunulmu\u015f olmas\u0131d\u0131r. Yap\u0131t\u0131 yay\u0131nlayan arkada\u015f\u0131 Andreas Osiander\u2019e (1498-1552) g\u00f6re g\u00f6kbilimciler g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ek do\u011fas\u0131n\u0131 bilmeyecekleri i\u00e7in yaln\u0131zca g\u00f6kcisimlerinin konumlar\u0131n\u0131 hesaplamakla yetinmeliydiler:<\/p>\n<p>\u201cBu hipotezler \u00fczerinde dikkatle duran biri buradan, ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 zamankinden daha budala ayr\u0131lmamak ad\u0131na, ba\u015fka bir ama\u00e7 u\u011fruna d\u00fczenlenmi\u015f bilgileri hakikat olarak al\u0131p kesin bir bilgi sunmaya muktedir olmayan astronomiden kesinlik beklemesin.\u201d (Copernicus 2010: 6).<\/p>\n<p>Osiander\u2019in kaleme ald\u0131\u011f\u0131 bu g\u00f6r\u00fc\u015fler, imzas\u0131z ve b\u00fcy\u00fck bir olas\u0131l\u0131kla Copernicus\u2019un haberi olmadan <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un ba\u015f\u0131nda yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Oysa Osiander\u2019in giri\u015fini takip eden Copernicus\u2019un \u00f6ns\u00f6z\u00fc fiziksel bir sistem \u00f6nerildi\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koyar:<\/p>\n<p>\u201c\u0130nsanlar evrendeki k\u00fcrelerin devinimlerine dair yazm\u0131\u015f oldu\u011fum ve D\u00fcnya k\u00fcresine belirli devinimleri yak\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m bu kitaplar\u0131m\u0131 ellerine al\u0131r almaz, d\u00fc\u015f\u00fcncemden \u00f6t\u00fcr\u00fc \u0131sl\u0131klanarak sahneden kovulmam gerekti\u011fini hayk\u0131racaklar.\u201d (Copernicus 2010: 9)<\/p>\n<p>Osiander\u2019in yazd\u0131\u011f\u0131 \u00f6ns\u00f6zle Copernicus\u2019un yazd\u0131\u011f\u0131 \u00f6ns\u00f6z aras\u0131nda a\u00e7\u0131k bir \u00e7eli\u015fki vard\u0131r. Bruno, Kepler ve Galileo s\u00f6z konusu \u00f6ns\u00f6z\u00fcn Copernicus taraf\u0131ndan yaz\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark etmi\u015flerdir. Kepler, Osiander\u2019in yaz\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 inceleyerek s\u00f6z konusu \u00f6ns\u00f6z\u00fcn Copernicus taraf\u0131ndan yaz\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r. (bkz. H\u00f6ffding 1955: 109)<\/p>\n<p>Kuhn\u2019a g\u00f6re Copernicus kar\u015f\u0131t\u0131 ki\u015fi ve \u00e7evreleri \u00fc\u00e7 grupta toplamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: \u0130lk grupta Kilise ve \u00e7evresi; ikinci grupta Jean Bodin gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve Du Bartas gibi \u015fairler; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc grupta Aristoteles ve Ptolemaios sistemini savunan g\u00f6kbilimciler vard\u0131r.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30952\" aria-describedby=\"caption-attachment-30952\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-30952 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/10-2-300x253.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"253\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30952\" class=\"wp-caption-text\">Ptolemaios\u2019un ve Copernicus\u2019un evren modelleri (Andreas Cellarius\u2019un Harmonia Macrocosmica -1660- adl\u0131 eserinden \u00e7izimler).<\/figcaption><\/figure>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<figure id=\"attachment_30953\" aria-describedby=\"caption-attachment-30953\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-30953 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/11-1-300x259.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"259\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30953\" class=\"wp-caption-text\">Ptolemaios\u2019un ve Copernicus\u2019un evren modelleri (Andreas Cellarius\u2019un Harmonia Macrocosmica -1660- adl\u0131 eserinden \u00e7izimler).<\/figcaption><\/figure>\n<p>Katolik Kilisesinin Copernicus sistemine kar\u015f\u0131 y\u00f6neltti\u011fi dinsel ele\u015ftiriler <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un yay\u0131nlanmas\u0131yla ba\u015flam\u0131\u015f de\u011fildir. Copernicus sistemine kar\u015f\u0131 dini ele\u015ftiriler sonradan, Copernicus evreninin sonu\u00e7lar\u0131yla ilgili olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. <em>De<\/em> <em>Revolutionibus<\/em> ilk kez yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131nda sadece g\u00f6kbilimciler aras\u0131nda de\u011fil Kilise \u00e7evresinde de \u201cfaydal\u0131 bir el kitab\u0131\u201d olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu yap\u0131t \u00f6nceleri Roma Kilisesi taraf\u0131ndan olumlu kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015f ve Cizvit g\u00f6kbilimcileri taraf\u0131ndan da benimsenmi\u015ftir. (bkz. Trusted 1994: 33) Ancak Copernicus sisteminin fiziksel bir ger\u00e7e\u011fi ifade etti\u011finin savunulmaya ba\u015flanmas\u0131ndan sonra Kilise Copernicus\u00e7ulu\u011fu yasaklama yoluna gitmi\u015f, Yer\u2019in ger\u00e7ekten hareket etti\u011fini ileri s\u00fcren kitaplar\u0131n bas\u0131m\u0131n\u0131 da 1822 y\u0131l\u0131na kadar durdurmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Pop\u00fcler d\u00fczeyde Copernicus sistemine kar\u015f\u0131 kullan\u0131lan en etkili silahlar, dinsel olanlar ve \u00f6zellikle <em>\u0130ncil<\/em>\u2019den yap\u0131lan al\u0131nt\u0131lar olmu\u015ftur. Protestanlar\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi tepkinin, Katoliklerin g\u00f6sterdi\u011fi tepkiye oranla \u00e7ok daha \u015fiddetli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir. Bunun nedeni Kiliseler aras\u0131ndaki m\u00fccadeleydi. Protestanlar tek temel kaynak olan <em>\u0130ncil<\/em> ve inananlar aras\u0131na giren (Kutsal Kitap\u2019\u0131n metaforik ya da alegorik bir bi\u00e7imde yorumlanmas\u0131 dahil) her t\u00fcrl\u00fc engele kar\u015f\u0131yd\u0131lar. Martin Luther, Kalvin ve Melanchton gibi bir\u00e7ok Protestan lider Copernicus\u2019un g\u00fcne\u015f-merkezli sistemine, <em>\u0130ncil<\/em>\u2019e dayanarak kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r. Katolik kilisesi ise 1610 y\u0131l\u0131na kadar Copernicus sistemine resmen kar\u015f\u0131 olmam\u0131\u015f ve bu tarihe kadar <em>De<\/em> <em>Revolutionibus<\/em>\u2019un \u00f6nde gelen Katolik \u00fcniversitelerinde \u00f6\u011fretilmesine izin verilmi\u015ftir. (bkz. Kuhn 2007: 325)<\/p>\n<p>Kilise ve \u00e7evresinin g\u00f6sterdi\u011fi tepkinin as\u0131l nedeni Copernicus kozmolojisinin k\u00fclt\u00fcr \u00fczerindeki y\u0131k\u0131c\u0131 etkileridir. Yer\u2019in d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc salt astronomi sorunu olmam\u0131\u015ft\u0131r. Tehlikede olan yaln\u0131zca bir evren anlay\u0131\u015f\u0131 ya da <em>\u0130ncil<\/em>\u2019deki birka\u00e7 ifade de\u011fildi. H\u0131ristiyan d\u00fcnyas\u0131, Yer\u2019in bir\u00e7ok gezegenden biri oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesini kabul etmeye hen\u00fcz haz\u0131r de\u011fildi. En iyi tan\u0131m\u0131n\u0131 14. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda yaz\u0131lm\u0131\u015f olan Dante\u2019nin <em>\u0130lahi<\/em> <em>Komedya<\/em>\u2019s\u0131n\u0131n verdi\u011fi geleneksel H\u0131ristiyan d\u00fc\u015f\u00fcncesinde kozmoloji, ahlak ve teoloji \u00f6ylesine b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015fti ki Yer\u2019in d\u00f6nmesi asla yaln\u0131zca bir astronomi sorunu olarak kalamazd\u0131. (Kuhn 2007: 315)<\/p>\n<p>Jean Bodin gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve Du Bartas gibi \u015fairler taraf\u0131ndan temsil edilen Copernicus kar\u015f\u0131t\u0131 cephe ise d\u00fcnyan\u0131n hareket ediyor olmas\u0131n\u0131n sa\u011fduyuya ayk\u0131r\u0131 oldu\u011funu, hareketin kabul edilen ilkeleriyle \u00e7eli\u015fti\u011fini, Copernicus sisteminin yaln\u0131zca \u201cg\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc kurtarmak\u201d i\u00e7in ortaya at\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve astronomide devrim yapmak i\u00e7in ciddi bir gerek\u00e7e olu\u015fturmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyordu. T\u0131pk\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fczde oldu\u011fu gibi 16. ve 17. y\u00fczy\u0131llarda da insanlar evrenle ilgili bilgilerini g\u00f6kbilimcilerden de\u011fil \u015fairlerden ya da bilimi pop\u00fclerle\u015ftirenlerden \u00f6\u011frendikleri i\u00e7in bu ki\u015filer halk \u00fczerinde olduk\u00e7a etkiliydiler.<\/p>\n<p><strong>Bilimsel itirazlar <em><br \/>\n<\/em><\/strong>Her \u015feyden \u00f6nce Copernicus\u00e7u model Yer\u2019in biz hissetmeden hareket ediyor olmas\u0131 nedeniyle inan\u0131lmas\u0131 zor bir d\u00fc\u015f\u00fcnceydi. Yaln\u0131zca kendi ekseni \u00e7evresindeki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc bile saatte yakla\u015f\u0131k 1500 km gibi ba\u015f d\u00f6nd\u00fcr\u00fcc\u00fc bir h\u0131z\u0131 gerektiriyordu. Yery\u00fcz\u00fcndeki canl\u0131 ve cans\u0131z nesnelerin bu d\u00f6n\u00fc\u015ften etkilendiklerini g\u00f6steren hi\u00e7bir belirti g\u00f6zlenmiyordu. Dolay\u0131s\u0131yla Yer\u2019in hareket ediyor olmas\u0131 fiziksel a\u00e7\u0131dan olanaks\u0131z gibiydi.<\/p>\n<p>Copernicus\u2019u d\u00f6nemin bilimsel kavramlar\u0131na dayanarak ele\u015ftirenlerden biri g\u00f6kbilimci Maria Tolsani (1470-1549) olmu\u015ftur. <em>De Revolutionibus<\/em> i\u00e7in bir ele\u015ftiri yazm\u0131\u015f olan Tolsani\u2019ye g\u00f6re, \u201cfiziksel bir tan\u0131mlama olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda\u201d Copernicus sisteminin Aristoteles fizi\u011fi ile uyum i\u00e7inde olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezdi. Ona g\u00f6re e\u011fer Copernicus mevcut fizik teorisini do\u011fru anlam\u0131\u015f olsayd\u0131 kendi evreninin fiziksel ger\u00e7ekli\u011fini \u00f6ne s\u00fcrmeyebilirdi. (bkz. Trusted 1994: 51) Bu ele\u015ftirinin temelinde Aristoteles fizi\u011fine duyulan a\u015f\u0131r\u0131 g\u00fcven yatmaktayd\u0131. \u0130\u015fin k\u00f6t\u00fc yan\u0131 Copernicus\u2019un g\u00fcne\u015f-merkezli sisteminin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 bilimsel itirazlara 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n bilgileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan cevap vermek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. Bu itirazlar\u0131 iki grupta ele almak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: 1) Yer\u2019in kendi ekseni etraf\u0131ndaki g\u00fcnl\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcne kar\u015f\u0131 olan itirazlar, 2) Yer\u2019in ve baz\u0131 gezegenlerin G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki y\u0131ll\u0131k d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcne kar\u015f\u0131 olan itirazlar.<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un d\u00f6neminde bir nesnenin hareket etmedi\u011fi halde hareket ediyormu\u015f gibi ya da hareket etti\u011fi halde hareketsizmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnebilece\u011fi ilke olarak kabul edilmekteydi. Dolay\u0131s\u0131yla g\u00f6ky\u00fcz\u00fcnde olu\u015fan g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerin Yer\u2019in bat\u0131dan do\u011fuya hareket etmesi halinde de ortaya \u00e7\u0131kabilece\u011fini kabul ediyorlard\u0131. Bununla birlikte, eylemsizlik ilkesine hen\u00fcz ula\u015f\u0131lamad\u0131\u011f\u0131ndan Yer\u2019in kendi ekseni etraf\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnl\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 fiziksel sorunlar cevaps\u0131z kalmaktayd\u0131. D\u00f6nemin fiziksel bilgileri bak\u0131m\u0131ndan dikey olarak yukar\u0131 do\u011fru f\u0131rlat\u0131lan bir okun ayn\u0131 yere d\u00fc\u015fmesi, ku\u015flar\u0131n bat\u0131ya u\u00e7tuklar\u0131 kolayl\u0131kla do\u011fuya da u\u00e7abilmeleri ya da do\u011fuya do\u011fru at\u0131lan mermilerin geri tepmemesi gibi g\u00f6zlemler Yer\u2019in g\u00fcnl\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kar\u015f\u0131 \u201ca\u00e7\u0131k kan\u0131t\u201d olarak kabul edilmi\u015ftir. Yer\u2019in g\u00fcnl\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcne kar\u015f\u0131 olan itirazlar ancak eylemsizlik ilkesinin Galileo taraf\u0131ndan ke\u015ffedilmesinden sonra doyurucu bir bi\u00e7imde yan\u0131tlanabilmi\u015ftir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30954\" aria-describedby=\"caption-attachment-30954\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30954\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/12-1-300x269.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"269\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30954\" class=\"wp-caption-text\">Ptolemaios\u2019un Merk\u00fcr modeli. Ptolemaios, gezegen hareketlerini a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in ayr\u0131nt\u0131l\u0131 ve genellikle kafa kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 episayk\u0131l (ilmik), eksantrik (d\u0131\u015f merkezli) \u00e7ember ve ekuant (sanal g\u00f6zlem noktas\u0131) birle\u015fimleri kullanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Yer\u2019in ve di\u011fer gezegenlerin G\u00fcne\u015f \u00e7evresinde y\u0131ll\u0131k d\u00f6n\u00fc\u015fler yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne de iki \u015fekilde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Birinci itiraz sabit y\u0131ld\u0131zlar\u0131n g\u00f6zlenen konumlar\u0131 ile ilgilidir. Copernicus sistemine g\u00f6re, Yer\u2019in, G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki y\u00f6r\u00fcngesi \u00fczerindeki herhangi bir noktadan alt\u0131 ay sonraki konumu farkl\u0131 olacakt\u0131r. Bu durumda Yer\u2019den \u00f6rne\u011fin yaz ortas\u0131nda g\u00f6zlenen sabit bir y\u0131ld\u0131z\u0131n a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n, ayn\u0131 y\u0131ld\u0131z\u0131n k\u0131\u015f ortas\u0131nda g\u00f6zlenen a\u00e7\u0131s\u0131ndan farkl\u0131 olmas\u0131, yani y\u0131ld\u0131z paralaks\u0131 olmas\u0131 gerekir. Oysa Yer\u2019den bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, sabit y\u0131ld\u0131zlar\u0131n birbirlerine olan g\u00f6rece konumlar\u0131 y\u0131l boyunca de\u011fi\u015fmemekteydi. D\u00f6nemin bilimsel bilgileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00fcne\u015f-merkezli sisteme kar\u015f\u0131 bir kan\u0131t \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan bu g\u00f6zlemi Copernicus \u015fu \u015fekilde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r: Bir y\u0131ld\u0131z paralaks\u0131 g\u00f6zlenememesinin nedeni, sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresiyle k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda Yer\u2019in y\u00f6r\u00fcnge \u00e7ap\u0131n\u0131n \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck kalmas\u0131d\u0131r. Bu durumda bir y\u0131ld\u0131z paralaks\u0131 olsa bile bu de\u011fi\u015fiklik fark edilir derecede olmayacakt\u0131r. (Y\u0131ld\u0131z paralaks\u0131n\u0131n g\u00f6zlenememesinin nedeni 16. y\u00fczy\u0131lda teleskopun ke\u015ffedilmemi\u015f olmas\u0131 de\u011fildir. Y\u0131ld\u0131z paralaks\u0131 17. ya da 18. y\u00fczy\u0131l\u0131n teleskoplar\u0131 ile de g\u00f6zlenememi\u015ftir. Y\u0131ld\u0131z paralaks\u0131 \u00fcretilen g\u00fc\u00e7l\u00fc teleskoplarla ilk kez 1838\u2019de g\u00f6zlenebilmi\u015ftir.) Bug\u00fcnk\u00fc bilgilerimiz bak\u0131m\u0131ndan do\u011fru olan bu g\u00f6r\u00fc\u015f, \u201cu\u00e7suz bucaks\u0131z evren\u201d kavram\u0131n\u0131 gerektirdi\u011fi i\u00e7in 16. y\u00fczy\u0131lda kabul edilmeye hen\u00fcz haz\u0131r de\u011fildi. (bkz. Trusted 1994: 32)<\/p>\n<p>Yer\u2019in y\u0131ll\u0131k d\u00f6n\u00fc\u015f yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kar\u015f\u0131 ikinci itiraz Ven\u00fcs ve Merk\u00fcr gezegenlerinin evreleri ve g\u00f6zlenen b\u00fcy\u00fckl\u00fckleriyle ilgilidir. Gezegenlerin G\u00fcne\u015f\u2019in etraf\u0131nda d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc kabul edildi\u011fi takdirde Ven\u00fcs ve Merk\u00fcr gezegenlerinin g\u00f6zlenenden \u00e7ok daha fazla boyut de\u011fi\u015fikli\u011fi g\u00f6stermeleri gerekece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Buna g\u00f6re, Ven\u00fcs\u2019\u00fcn t\u0131pk\u0131 Ay kadar g\u00f6r\u00fcn\u00fcm de\u011fi\u015ftirmesi gerekiyordu. \u00c7\u0131plak g\u00f6zle g\u00f6zlenemeyen Ven\u00fcs\u2019\u00fcn evreleri ancak 17. y\u00fczy\u0131lda teleskopun bulunmas\u0131yla Galileo taraf\u0131ndan g\u00f6zlenmi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>Copernicus\u00e7u ilk g\u00f6kbilimciler<br \/>\n<\/strong>16. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda kullan\u0131lan temel astronomi ders ve el kitaplar\u0131, 13. y\u00fczy\u0131ldan kalmayd\u0131. Bu ders ve el kitaplar\u0131 13. y\u00fczy\u0131lda ya\u015fam\u0131\u015f \u0130ngiliz g\u00f6kbilimci Johannes de Sacrobosco (1195 -1256 ) taraf\u0131ndan yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Sacrobosco\u2019nun en \u00fcnl\u00fc astronomi kitab\u0131 ise <em>Tractatus de Sphaera<\/em>\u2019d\u0131r. <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019un yay\u0131mlanmas\u0131ndan sonra haz\u0131rlanan el kitaplar\u0131 ise Copernicus\u2019un getirdi\u011fi yeniliklerden ya hi\u00e7 s\u00f6z etmiyor ya da bu fikirleri reddediyordu. Pop\u00fcler kozmoloji kitaplar\u0131 da a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak Aristoteles evrenini tan\u0131t\u0131yordu.<\/p>\n<p>G\u00fcne\u015f-merkezli evren modelini kabul eden ya da sempatiyle kar\u015f\u0131layan ilk g\u00f6kbilimciler, bu modeli anlatan ya da savunan eserler yazarak Copernicus\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015flerinin yay\u0131lmas\u0131na katk\u0131da bulundular. Kimi g\u00f6kbilimciler Copernicus\u2019tan daha ileri gittiler.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30955\" aria-describedby=\"caption-attachment-30955\" style=\"width: 203px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30955\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/13-1-203x300.jpg\" alt=\"\" width=\"203\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/13-1-203x300.jpg 203w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/13-1.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 203px) 100vw, 203px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30955\" class=\"wp-caption-text\">De Revolutionibus\u2019u yay\u0131nlayan Andreas Osiander (1498-1552). Osiander\u2019in kitaba imzas\u0131z yazd\u0131\u011f\u0131 ve Copernicus\u2019un fikirleriyle uyu\u015fmayan \u00f6ns\u00f6z tart\u0131\u015fma yaratm\u0131\u015ft\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Copernicus\u00e7u Battista Benedetti (1530-1590) gezegenlerde insanlar\u0131n ya\u015f\u0131yor olabilece\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. (Tekeli ve di\u011ferleri 1999: 260) George Joachim Rheticus\u2019un (1514-1576) <em>Narratio<\/em> <em>Prima<\/em> adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131nda \u201cyeni astronomi y\u00f6ntemini en iyi bi\u00e7imde anlatan en k\u0131sa teknik eser\u201d olarak \u00fcn kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Copernicus evreninin pop\u00fcler savunmas\u0131 ise 1576 y\u0131l\u0131nda \u0130ngiliz g\u00f6kbilimci Thomas Digges (1546-1595) taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Digges, Yer\u2019in hareket etti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini dar akademik \u00e7evrelerin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kararak daha geni\u015f \u00e7evrelere ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Digges, gezegenlerin ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 kabul edilen saydam k\u00fcreleri reddetmi\u015f ve sabit y\u0131ld\u0131zlar\u0131n farkl\u0131 mesafelerde oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Digges\u2019e g\u00f6re sabit y\u0131ld\u0131zlar\u0131n tek bir k\u00fcre olu\u015fturacak \u015fekilde s\u0131ralanmalar\u0131 olanaks\u0131zd\u0131r ve evren sonsuzdur. (bkz. Trusted 1994: 42; Koyr\u00e9 1998: 35) Evrenin sonsuzlu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesi Orta\u00e7a\u011f\u2019da metafizik planda uzun uzun tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olsa da Copernicus\u2019la birlikte bu d\u00fc\u015f\u00fcnce g\u00fc\u00e7l\u00fc bir fiziksel olas\u0131l\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n<p>T\u00fcbingen \u00dcniversitesi astronomi profes\u00f6rlerinden Michael Maestlin (1550-1631) ise, kendisi Ptolemaios sistemini tercih etmesine kar\u015f\u0131n, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, Kepler de d\u00e2hil olmak \u00fczere Copernicus evrenine bir\u00e7ok taraftar kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. (bkz. Akdo\u011fan 1996: 90-91; Say\u0131l\u0131 1973: 33) Copernicus evrenini Avrupa k\u0131tas\u0131nda ve \u0130ngiltere\u2019de tart\u0131\u015fmaya a\u00e7an Giordano Bruno ise, G\u00fcne\u015f\u2019in rotasyon hareket yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, kutuplarda bas\u0131k oldu\u011funu, sabit y\u0131ld\u0131zlar\u0131n gezegenlere sahip birer \u201cG\u00fcne\u015f\u201d olabilece\u011fini ve en \u00f6nemlisi evrenin sonsuz oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015f ve savunmu\u015ftur. (bkz. H\u00f6ffding 1955: 123; Tekeli ve di\u011ferleri 1999: 260)<\/p>\n<p>G\u00fcne\u015f-merkezli astronomi sistemini savunan ilk g\u00f6kbilimcilerin \u00e7o\u011fu bu sistemin bilimsel d\u00fczeyde kabul edilmesinden \u00e7ok pop\u00fclerle\u015fmesini sa\u011flam\u0131\u015flard\u0131r. Copernicus devrimine as\u0131l katk\u0131 astronomide ve fizikte Tycho Brahe, Johannes Kepler ve Galileo Galilei\u2019nin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla, kozmolojide ise Giordano Bruno\u2019nun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131yla gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>Copernicus ve felsefe<br \/>\n<\/strong>16. y\u00fczy\u0131lda modern bilimle ba\u015flayan bir zihniyet devrimi ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu zihniyet devriminin sonu\u00e7lar\u0131ndan biri, Antik\u00e7a\u011f\u2019da ve Orta\u00e7a\u011f\u2019da ge\u00e7erlili\u011fi s\u00fcrd\u00fcren sonlu ve hiyerar\u015fik evren anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fclerek yerini sonsuz ve homojen bir evren anlay\u0131\u015f\u0131na b\u0131rakmas\u0131d\u0131r. Di\u011fer bir deyi\u015fle ayalt\u0131 d\u00fcnya ve ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnya ayr\u0131m\u0131na dayanan eski evren anlay\u0131\u015f\u0131 yerini, her yerinde ayn\u0131 ilkelerin ge\u00e7erli oldu\u011fu a\u00e7\u0131k, s\u0131n\u0131rs\u0131z, hatta sonsuz evren anlay\u0131\u015f\u0131na b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece yeni kozmoloji anlay\u0131\u015f\u0131 ayalt\u0131 ve ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnya aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131 ortadan kald\u0131rarak astronomi ile fizi\u011fin i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mesinin, hatta tek bir bilim olmas\u0131n\u0131n yolunu a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Tarihsel olarak modern bilimin kurulu\u015funun astronomiyle s\u0131k\u0131 bir ili\u015fkisi vard\u0131r. Daha a\u00e7\u0131k bir deyi\u015fle modern bilimin kayna\u011f\u0131nda Copernicus\u00e7u astronomiye kar\u015f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclen fiziksel kan\u0131tlar\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclmesi zorunlulu\u011fu yatar. Asl\u0131nda Antik\u00e7a\u011f\u2019dan beri g\u00fcne\u015f-merkezli sistemlere y\u00f6neltilen ele\u015ftiriler hep ayn\u0131 t\u00fcrden olmu\u015ftur. Copernicus\u00e7u sistem de yeni bir fizik teorisini ve yeni bir kozmolojiyi gerektirmi\u015ftir. Yer\u2019in bir gezegen oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesi, eski d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnden kopman\u0131n ilk i\u015fareti olmu\u015f ve zaman i\u00e7inde bir tak\u0131m felsefi sonu\u00e7lara da yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Copernicus astronomisi, hem bilimsel hem de felsefi bak\u0131mdan \u00f6nemli geli\u015fmelerin ba\u015flang\u0131c\u0131 olmu\u015ftur. Ancak sisteminde \u00f6rt\u00fck olarak bulunan fizik ve kozmoloji anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n geli\u015ftirilmesi Copernicus\u2019un kendisi taraf\u0131ndan de\u011fil, daha sonra, \u00f6zellikle Galileo ve Bruno gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler taraf\u0131ndan yap\u0131labilmi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>De Revolutionibus\u2019un<\/strong><strong>evreni<\/strong><em><strong><br \/>\n<\/strong><\/em>Copernicus kendi sistemini kurarken Ptolemaios taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen matematiksel tekniklerden tam olarak yararlanm\u0131\u015f ve bu anlamda onun \u00f6\u011frencisi olmu\u015ftur. Copernicus, ayr\u0131ca geleneksel kozmoloji anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n baz\u0131 \u00f6zelliklerini de kendi sisteminde korumu\u015ftur.<\/p>\n<p><em>De Revolutionibus<\/em>\u2019daki bi\u00e7imiyle Copernicus evreni hiyerar\u015fik bir evrendir. Copernicus\u2019un, g\u00f6kcisimlerinin de\u011fil Yer\u2019in hareket etti\u011fini ileri s\u00fcrmesinin nedenlerinden biri g\u00f6kcisimlerini daha tanr\u0131sal bulmas\u0131d\u0131r. <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019da, \u201chareketsizlik durumu[nun], de\u011fi\u015fim ve hareketlilikten daha soylu ve daha kutsal say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in \u2026 her taraf\u0131 saran ve ku\u015fatan\u201d (Copernicus 2010: 38) sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresine uygun d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bildirir. Dolay\u0131s\u0131yla hareketsiz olan, g\u00f6zlenen t\u00fcm cisimlerin \u00fczerinde olan sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresidir. Copernicus evreninin hiyerar\u015fik \u00f6zelli\u011fine i\u015faret eden bir \u00f6zellik de evrenin merkezine G\u00fcne\u015f\u2019i yerle\u015ftirme nedenidir. Ona g\u00f6re G\u00fcne\u015f m\u00fckemmel bir g\u00f6k cismidir; \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n ve hayat\u0131n kayna\u011f\u0131d\u0131r. Bu noktada Copernicus\u2019un Pisagorcu ve Hermetik gelene\u011fi takip ederek evrenin merkezinin \u201cen \u00f6nemli ve en iyi yer\u201d oldu\u011funa inand\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Bu inan\u00e7 ise Orta\u00e7a\u011f\u2019\u0131n ve Aristoteles\u2019in kabul etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn tam tersidir.<\/p>\n<p>Ancak Copernicus\u2019un evreni hiyerar\u015fik \u00f6zellikler ta\u015f\u0131sa da, tam olarak hiyerar\u015fik olarak yap\u0131lanm\u0131\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc Copernicus evreninde, biri G\u00fcne\u015f, di\u011feri sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresi olmak \u00fczere iki m\u00fckemmellik vard\u0131r. Bu nedenle Copernicus evreni sonludur. Copernicus sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresini zorunlu k\u0131lan yer-merkezli astronomi sisteminin (bu sisteme g\u00f6re sabit y\u0131ld\u0131zlar Yer\u2019in etraf\u0131nda birlikte hareket ediyor gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir) d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 halde, sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresinin varl\u0131\u011f\u0131na inanmaya devam etmi\u015ftir. G\u00fcne\u015f-merkezli bir sistemde sabit k\u00fcrelerin varl\u0131\u011f\u0131 herhangi bir \u015feyi a\u00e7\u0131klamasa da, Copernicus sistemine iki y\u00f6nden yarar\u0131 dokundu\u011fu s\u00f6ylenebilir: \u0130lki sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresinin evreni bir arada tutma i\u015flevidir. \u0130kincisi ise G\u00fcne\u015f\u2019e merkezi konum atfedilmesine olanak sa\u011flamas\u0131d\u0131r. (bkz. Koyr\u00e9 1998: 30-31)<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de Copernicus, evrenin sonsuz oldu\u011funu de\u011fil, yaln\u0131zca \u00f6l\u00e7\u00fclemez oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Ona g\u00f6re, sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda yery\u00fcz\u00fc ve onun G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki y\u00f6r\u00fcngesi bir nokta gibidir. Bununla birlikte bu g\u00f6r\u00fc\u015f yeni de\u011fildir. Copernicus \u00f6ncesi astronomide de evren olduk\u00e7a b\u00fcy\u00fck bir \u015fekilde tasarlanm\u0131\u015ft\u0131r: Ptolemaios\u2019a g\u00f6re de Yer, evrende bir nokta gibidir. Ancak Copernicus, g\u00fcne\u015f-merkezli bir astronomi sistemi kurabilmek i\u00e7in evrenin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 daha da geni\u015fletme ihtiyac\u0131 duymu\u015ftur:<\/p>\n<p>\u201cCopernicus, evrenin s\u0131n\u0131rl\u0131 ya da sonsuz olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmez. Fakat Yer\u2019in sabit y\u0131ld\u0131zlar b\u00f6lgesine olan uzakl\u0131\u011f\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, Yer\u2019in y\u00f6r\u00fcnge \u00e7ap\u0131n\u0131n \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck oldu\u011fundan kesinlikle emindir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sabit y\u0131ld\u0131zlar\u0131n g\u00f6zlenen hareketlerindeki de\u011fi\u015fmeleri [y\u0131ld\u0131z paralaks\u0131], Yer\u2019e yak\u0131n olan gezegenlerdekileri alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi alg\u0131layamay\u0131z. Bu, Copernicus\u2019a g\u00f6re eski bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan farkl\u0131 bir \u015feye i\u015faret etmese de, evrenin bu inan\u0131lmaz derecedeki b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc, yeni teorinin sundu\u011fu en b\u00fcy\u00fck bulu\u015flardan biriydi ve Copernicus da bu durumun b\u00fct\u00fcn\u00fcyle fark\u0131ndayd\u0131.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 107)<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un tasarlad\u0131\u011f\u0131 evren, Orta\u00e7a\u011f astronomisinden, yani Ptolemaios evreninden 2000 kat daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Bununla birlikte sonsuz evren anlay\u0131\u015f\u0131yla k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda Copernicus evreni ile Ptolemaios evreni aras\u0131ndaki b\u00fcy\u00fckl\u00fck fark\u0131n\u0131n \u00f6nemi kalmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc sonlu ile sonsuz aras\u0131nda orant\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, sonsuz evrene evrenin boyutlar\u0131 geni\u015fletilerek yakla\u015f\u0131lamaz. (bkz. Koyr\u00e9 1998: 33) Evrenin sonsuzlu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesine ise bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalarla ba\u011flant\u0131l\u0131 metafizik spek\u00fclasyonlarla ula\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u00a0<\/strong><strong>Copernicus\u2019un fizi\u011fi<em><br \/>\n<\/em><\/strong>Aristoteles\u00e7i fizik ve kozmolojide cisimlerin hareketi, cisimlerin do\u011fas\u0131ndan ve fiziksel uzay\u0131n yap\u0131s\u0131ndan kaynaklan\u0131yordu. Buna g\u00f6re bir cisim do\u011fas\u0131 gere\u011fi bulunmas\u0131 gereken yere ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. \u00dcstelik bu hareket tarz\u0131 g\u00f6kcisimleri i\u00e7in de s\u00f6z konusuydu. Bir bak\u0131ma \u201cfiziksel bak\u0131\u015f\u201d olarak adland\u0131r\u0131labilecek bu anlay\u0131\u015f\u0131n yerini yava\u015f yava\u015f \u201ckozmolojik bak\u0131\u015f\u201d alm\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcne\u015f-merkezli astronomi sisteminde ise kozmolojik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6n plana ge\u00e7ti\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Copernicus sistemine g\u00f6re Yer\u2019e do\u011fru hareket eden a\u011f\u0131r cisimler \u201cevrenin belirli bir yerine\u201d ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015fmazlar, yaln\u0131zca \u201cyery\u00fcz\u00fcne d\u00f6nmek i\u00e7in\u201d hareket ederler. (bkz. Koyr\u00e9 1994: 47) Daha a\u00e7\u0131k bir deyi\u015fle a\u011f\u0131r cisimlerin yere d\u00fc\u015fmesi, b\u00fct\u00fcnden kopar\u0131lm\u0131\u015f herhangi bir yery\u00fcz\u00fc par\u00e7as\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcnle yeniden birle\u015fmeyi istemesi e\u011filiminin bir sonucudur. Copernicus\u2019un <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019daki (2010: 39) deyi\u015fiyle:<\/p>\n<p>\u201cKan\u0131mca \u00e7ekim veya a\u011f\u0131rl\u0131k, bir birlik ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde kalabilsinler ve k\u00fcrenin \u015fekline uygun olabilsinler diye, evrenin tanr\u0131sal iradesi taraf\u0131ndan nesnelere bah\u015fedilen do\u011fal bir e\u011filimden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu e\u011filimin G\u00fcne\u015f, Ay ve di\u011fer parlak gezegenler i\u00e7in de ge\u00e7erli oldu\u011funa inan\u0131labilir.\u201d (Copernicus 2010: 39)<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi Copernicus\u2019un cisimlerin hareketi konusunda yapm\u0131\u015f oldu\u011fu a\u00e7\u0131klama teolojik ve animistik bir \u00f6zelliktedir. Bununla birlikte Copernicus\u2019un, Aristoteles fizi\u011finin fazla d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmadan kendi sistemini destekleyecek t\u00fcrden fiziksel kavramlara ba\u015fvurmas\u0131 yeni bir fizik teorisinin gereklili\u011fine i\u015faret etmesi bak\u0131m\u0131ndan yararl\u0131 olmu\u015ftur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30956\" aria-describedby=\"caption-attachment-30956\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30956\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/14-300x215.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"215\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30956\" class=\"wp-caption-text\">Jan Matejko\u2019nun \u201cAstronomer Copernicus &#8211; Conversation with God (Tanr\u0131 ile Konu\u015fma)\u201d adl\u0131 tablosu.<\/figcaption><\/figure>\n<p>\u201c[Copernicus i\u00e7in] hava ile suyun, Yer\u2019in d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc s\u0131ras\u0131nda geride kalmamas\u0131n\u0131n nedeni, bunlar\u0131n Yer\u2019le tam bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck kurmas\u0131 ve bu y\u00fczden de Yer\u2019in hareketine kat\u0131lmalar\u0131d\u0131r. Bu, Yer\u2019deki nesnelerde de b\u00f6yledir. B\u00f6ylelikle Copernicus kendi teorisinin neden oldu\u011fu fiziksel itirazlara k\u0131sa bir cevap vermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Gezegenlerin Yer\u2019in etraf\u0131nda d\u00f6nmelerinin nedeniyle ilgili hi\u00e7bir \u015fey s\u00f6ylemedi. Daha \u00f6ncekiler gibi, dairesel hareketin cisimlerin do\u011fal hareketi oldu\u011funu varsay\u0131yordu. Do\u011frusal bir hareket, ancak bir par\u00e7a, ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu b\u00fct\u00fcnden ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman olu\u015fur. Yani bu, daima, bir \u015feyin olmas\u0131 gerekti\u011fi \u015fekilde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir g\u00f6stergesiydi. Copernicus\u2019un teorisi betimleyicidir. Bu teori, Yer\u2019deki \u015feylerin belli bir g\u00f6r\u00fc\u015f noktas\u0131ndan nas\u0131l g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6stermek i\u00e7in bir giri\u015fimdir. Fakat o, bu g\u00f6r\u00fc\u015f noktas\u0131n\u0131 benimsemeye olan zorunlu ihtiyac\u0131 g\u00f6steremedi ve belli noktalarda netle\u015ftirilmek \u00fczere pek \u00e7ok soru i\u015fareti b\u0131rakt\u0131.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 108)<\/p>\n<p>Copernicus, t\u00fcm g\u00f6kcisimlerin dairesel hareket yapt\u0131klar\u0131n\u0131 kabul ederek yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn fiziksel yap\u0131s\u0131 ile g\u00f6kcisimlerinin yap\u0131s\u0131n\u0131 ayn\u0131la\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. O b\u00f6ylece, ayalt\u0131 d\u00fcnya ile ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnyay\u0131 birbirine ba\u011flam\u0131\u015f ve Aristoteles\u00e7i kozmolojinin hiyerar\u015fik yap\u0131s\u0131na ilk y\u0131k\u0131c\u0131 darbeyi indirmi\u015ftir.<\/p>\n<p><strong>\u00a0<\/strong><strong>Copernicus ve Hermes Trismegistus<em><br \/>\n<\/em><\/strong>Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin tarihi pek mant\u0131ksal de\u011fildir. Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin evrimini anlamak i\u00e7in mant\u0131k d\u0131\u015f\u0131 etkenleri de hesaba katmak gerekir. Copernicus\u2019u g\u00fcne\u015f-merkezli sistem kurmaya y\u00f6nelten nedenlerin hepsi bilimsel \u00f6zellikte olmam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fcne\u015f-merkezli sisteminin kurulmas\u0131nda rol oynayan \u00e7ok \u00f6nemli etkenlerden biri estetik ya da metafizik \u00f6zelliktedir. Copernicus ve Kepler, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131 olan G\u00fcne\u015f\u2019in evrendeki en iyi, en g\u00fczel \u015fey oldu\u011funa inand\u0131klar\u0131 i\u00e7in, G\u00fcne\u015f\u2019in evrenin merkezinde bulunmas\u0131 gerekti\u011fine ili\u015fkin derin bir inan\u00e7 duymu\u015flard\u0131r. (Koyr\u00e9 1994: 87)<\/p>\n<p>R\u00f6nesans d\u00f6neminde etkin olan ve Copernicus\u2019u de etkileyen ak\u0131mlardan birine kaynakl\u0131k eden Hermetik eserlerde G\u00fcne\u015f\u2019e merkezi bir rol atfedilir. Dindar bir H\u0131ristiyan olan Copernicus\u2019un Hermetik g\u00f6r\u00fc\u015fleri kabul etmesinin nedeni, muhtemelen \u201ckendi Ortodoks H\u0131ristiyan inanc\u0131n\u0131 destekleyece\u011fi\u201d (Trusted 1994: 38) beklentisi olmu\u015ftur. Ger\u00e7ekten de Copernicus <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019da G\u00fcne\u015f\u2019e merkezi bir \u00f6nem atfeder:<\/p>\n<p>\u201cZaten bu g\u00fczeller g\u00fczeli tap\u0131naktaki \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131, her yeri ayn\u0131 anda b\u00f6ylesine ayd\u0131nlatabilen buradan ba\u015fka ve daha iyi bir yere kim yerle\u015ftirebilir ki? Ger\u00e7ekten de evrenin bu ayd\u0131nlat\u0131c\u0131s\u0131na kimisinin ak\u0131l, kimisinin de k\u0131lavuz demesi bo\u015fa de\u011fildir. Trismegistus onu g\u00f6r\u00fcnen Tanr\u0131, Sophocles\u2019in <em>Electra<\/em>\u2019s\u0131 ise her \u015feyi g\u00f6zetleyen olarak betimlemi\u015ftir. G\u00fcne\u015f sanki kral taht\u0131nda oturuyormu\u015f gibi etraf\u0131nda d\u00f6nen y\u0131ld\u0131zlar ailesini y\u00f6netir. D\u00fcnya da Ay\u2019la olan m\u00fcnasebetinde hi\u00e7 aldat\u0131lmaz; aksine Aristoteles\u2019in <em>Canl\u0131lar<\/em> <em>\u00dczerine<\/em>\u2019de dedi\u011fi gibi Ay da D\u00fcnya\u2019yla \u00e7ok yak\u0131n bir ili\u015fki i\u00e7indedir. G\u00fcne\u015f taraf\u0131ndan y\u00fcklenen D\u00fcnya her y\u0131l gebe kal\u0131r.\u201d (Copernicus 2010: 47-48)<\/p>\n<figure id=\"attachment_30957\" aria-describedby=\"caption-attachment-30957\" style=\"width: 180px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30957\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/15-180x300.jpg\" alt=\"\" width=\"180\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/15-180x300.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/15.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 180px) 100vw, 180px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30957\" class=\"wp-caption-text\">T\u00fcbingen \u00dcniversitesi astronomi profes\u00f6rlerinden Michael Maestlin (1550-1631) Ptolemaios sistemini tercih etmesine kar\u015f\u0131n, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, Kepler de d\u00e2hil olmak \u00fczere Copernicus evrenine bir\u00e7ok taraftar kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Ancak bu al\u0131nt\u0131dan Copernicus\u2019un g\u00fcne\u015f-merkezli astronomi sistemine yaln\u0131zca Hermetik gelene\u011fin etkisiyle ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131lamaz. Onun G\u00fcne\u015f\u2019e merkezi \u00f6nem atfeden literat\u00fcre ba\u015fvurmas\u0131, ayn\u0131 zamanda, kendi astronomi sisteminin fiziksel ger\u00e7ekli\u011fe uygun oldu\u011funun kabul edilmesini sa\u011flamaya y\u00f6nelik bir \u00e7abad\u0131r. Dikkat edilirse Copernicus G\u00fcne\u015f\u2019i \u00f6nemli k\u0131lacak bir\u00e7ok g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc pe\u015f pe\u015fe s\u0131ralamaktad\u0131r. Lynn Picknett ve Clive Prince\u2019in Copernicus\u2019tan Newton\u2019a, bilimsel devrim s\u00fcrecinin asl\u0131nda Hermetik bir devrim oldu\u011funu ileri s\u00fcren g\u00f6r\u00fc\u015fleri s\u00f6z konusu ba\u011flam\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rd\u0131klar\u0131 i\u00e7in abart\u0131l\u0131 ve hatal\u0131d\u0131r. (bkz. Lynn Picknett ve Clive Prince<em>, Yasak<\/em> <em>Evren: Kopernik\u2019ten Newton\u2019a \u0130nan\u00e7tan Bilime Hermetik Devrim<\/em>, 2018, Omega Yay\u0131nlar\u0131)<\/p>\n<p>Ptolemaios\u2019tan ba\u015flayarak matematiksel astronomi ile fiziksel astronomi aras\u0131nda bir kopukluk s\u00f6z konusuydu. Copernicus\u2019un yeni bir astronomi sistemi kurmas\u0131n\u0131n nedenlerinden birisinin, hem fiziksel ger\u00e7ekli\u011fi temsil eden hem de gezegenlerin g\u00f6r\u00fcnen hareketlerini matematiksel bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klayan, birbirleriyle tutarl\u0131 ve \u201ctek bir\u201d astronomi sistemi kurmak oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Nitekim Copernicus\u2019un, Ptolemaios sisteminin fiziksel ger\u00e7eklik ile ba\u011f\u0131n\u0131 kopartan ekuant modelini kendi sisteminde kullanmamas\u0131, hem fiziksel hem de matematiksel \u00f6zellikte bir sistem kurmak istedi\u011finin bir belirtisi olarak yorumlanabilir. (bkz. Koyr\u00e9 1994: 85-86) Ger\u00e7ekten de Copernicus, kendi sistemini salt bir \u201chipotez\u201d olarak g\u00f6rmemi\u015ftir. Kendi sistemini ayn\u0131 zamanda fiziksel ger\u00e7ekli\u011fi ifade eden bir astronomi olarak tasarlam\u0131\u015ft\u0131r. Bu saptama Copernicus\u2019un bilim ve felsefe tarihindeki yerinin belirlenmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan kritik \u00f6nemdedir.<\/p>\n<p><strong>\u00a0<\/strong><strong>Copernicus ve basitlik ilkesi <em><br \/>\n<\/em><\/strong>Ptolemaios sisteminin bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u00e7eli\u015fkilerden ve yetersizliklerden yola \u00e7\u0131karak Yer, Ay, G\u00fcne\u015f, gezegenler ve sabit y\u0131ld\u0131zlar aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi daha k\u0131sa bir yoldan a\u00e7\u0131klayan Copernicus, ayn\u0131 zamanda, modern bilimde basitlik ilkesi\u2019nin \u00f6n plana \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan yolu da a\u00e7m\u0131\u015f oluyordu. Onun a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bu yolda y\u00fcr\u00fcyen d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler aras\u0131nda Galileo, Kepler ve Newton da vard\u0131r. Copernicus, bilimde basitlik ilkesiyle ilgili bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc, <em>Commentariolus<\/em>\u2019da \u015f\u00f6yle ifade etmi\u015ftir:<\/p>\n<p>\u201c[Ptolemaios sisteminin sundu\u011fu] a\u00e7\u0131klama ancak bir y\u0131ld\u0131z\u0131n kendi y\u00f6r\u00fcngesinde de kendi merkezinde de hep e\u015f h\u0131zla devinmedi\u011finin g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kimi belli ek \u00e7emberler d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse doyurucu oluyordu. Bu y\u00fczden b\u00f6yle bir kuram yeterince sa\u011flam g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyordu, akla da pek uygun de\u011fildi. \u0130mdi bunlar\u0131 anlay\u0131nca, acaba g\u00f6r\u00fcnen farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n kaynakland\u0131\u011f\u0131 neden olarak kabul edilebilecek, \u00e7emberlerin kendi i\u00e7lerinde hepsinin e\u015f devinimle devindi\u011fi m\u00fckemmel devinimin nedeni olarak kabul edilebilecek, akla daha yak\u0131n bir \u00e7ember bi\u00e7imi bulunamaz m\u0131, diye s\u0131k s\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum. Ger\u00e7ekten zor ve a\u00e7\u0131klanamaz olan bu konunun i\u00e7ine dald\u0131m. Sonunda aksiyom ad\u0131 verilen kimi kabullerle, daha \u00f6nce verilenlerden daha az ve daha basit ara\u00e7larla bir \u00e7\u00f6z\u00fcme ula\u015f\u0131labilece\u011fi ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.\u201d (Nicolaus Copernicus, \u201cCommentariolus\u201d, <em>G\u00f6kcisimlerinin D\u00f6n\u00fc\u015fleri \u00dczerine<\/em> i\u00e7inde: 7-8)<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi Copernicus g\u00f6kcisimlerinin hareketlerinin a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda ba\u015fvurulacak etmen ya da neden say\u0131s\u0131nda bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin temelinde bulunan ekonomi ilkesini hem vurgulam\u0131\u015f hem de uygulam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Baz\u0131 bilim tarih\u00e7ileri ve bilim felsefecileri, Copernicus\u2019un kendi d\u00f6neminin anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kabilmesi \u00fczerinde \u00f6nemle durmu\u015flard\u0131r. Copernicus\u2019un ortaya koydu\u011fu yeni sistemin d\u00f6nemin bilimsel bilgileri bak\u0131m\u0131ndan ikna edici a\u00e7\u0131klamalar sunmad\u0131\u011f\u0131na ve g\u00fcne\u015f-merkezli sistemin bir\u00e7ok metafiziksel ve bilimsel soruna yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131na i\u015faret etmi\u015flerdir. (bkz. Burtt 1980: 36-37; Koyr\u00e9 1994: 147) \u00d6yleyse bilim ve felsefe tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan kritik soru \u015fudur: Copernicus yepyeni sorunlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7acak bir sistemi ni\u00e7in ortaya atm\u0131\u015f olabilir? Soru \u015f\u00f6yle de form\u00fcle edilebilir: Copernicus ni\u00e7in t\u00fcm fiziksel ve metafiziksel zorluklar\u0131na ra\u011fmen kendi astronomi sisteminin do\u011frulu\u011funu (fiziksel ger\u00e7ekli\u011fini) ileri s\u00fcrebilmi\u015ftir? Bu sorunun cevab\u0131 modern fizik biliminin dayand\u0131\u011f\u0131 felsefenin temel yap\u0131s\u0131n\u0131 da ortaya koyacakt\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cCopernicus bu \u00e7ok ciddi itirazlara kar\u015f\u0131 koyabilmek i\u00e7in, ancak [kendi] <em>kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131n astronomi olgular\u0131n\u0131 daha basit ve harmonik bir matematiksel d\u00fczene soktu\u011funu<\/em> iddia edebilirdi. Daha basitti, \u00e7\u00fcnk\u00fc Ptolemaios sisteminin yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hareketsiz durdu\u011fu kabul\u00fcn\u00fcn gerektirdi\u011fi seksen episayk\u0131l yerine Copernicus yaln\u0131zca otuz d\u00f6rd\u00fcyle \u2018g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc kurtarmay\u0131\u2019 ba\u015farabiliyordu. Daha harmonikti, \u00e7\u00fcnk\u00fc gezegensel fenomenlerinin b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 art\u0131k G\u00fcne\u015f etraf\u0131ndaki bir dizi ortak merkezli dairelerle a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde temsil edilebiliyordu, Ay [bu kural\u0131 bozan] tek d\u00fczensiz g\u00f6k cismiydi.\u201d (Burtt 1980: 38 yazar\u0131n vurgusu)<\/p>\n<p>Copernicus, hem Antik\u00e7a\u011f\u2019da hem de Orta\u00e7a\u011f\u2019da kullan\u0131lm\u0131\u015f olan \u201cbasitlik ilkesini\u201d Cusal\u0131 Nicholas\u2019\u0131 Orta\u00e7a\u011f\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131karan \u201cg\u00f6relilik ilkesi\u201dyle ba\u011flant\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Copernicus\u2019a g\u00f6re uzayda bir hareket alg\u0131land\u0131\u011f\u0131nda, duyulara dayanarak, hareket edenin alg\u0131lanan cisim mi yoksa alg\u0131layan ki\u015finin \u00fczerinde bulundu\u011fu Yer mi oldu\u011fu bilinemezdi:<\/p>\n<p>\u201cSonu\u00e7ta hem alg\u0131lanan \u015fey, hem de alg\u0131layan ki\u015fi farkl\u0131 h\u0131zlarda ya da farkl\u0131 y\u00f6nlerde hareket ediyor olabilir. Deniz yolculu\u011fu yaparken, kendimiz hareket etti\u011fimiz halde k\u0131y\u0131 bizden uzakla\u015f\u0131yor, hareket ediyormu\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u015eimdi varsayal\u0131m ki Yer, evrende olup biteni alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z yer, hareket halinde. Bu durumda, alg\u0131lanan nesnelerin hareket ettiklerini sand\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan daha basit ve do\u011fal bir d\u00fcnya-kavray\u0131\u015f\u0131na sahip olaca\u011f\u0131z.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 106-107)<\/p>\n<p>Copernicus\u2019un \u201cYer\u2019den ba\u015fka bir g\u00f6kcismini evrenin merkezi olarak kabul etmek do\u011fru mudur?\u201d sorusu asl\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir metafizik varsay\u0131m i\u00e7ermekteydi. Di\u011fer d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler de bu metafizik varsay\u0131m\u0131 g\u00f6rmekte ge\u00e7 kalmam\u0131\u015f ve bunu tart\u0131\u015fmaya a\u00e7m\u0131\u015flard\u0131r. Copernicus\u2019un yap\u0131t\u0131n\u0131n i\u00e7erdi\u011fi bu me\u015fruiyet sorununa d\u00f6nemin matematik\u00e7ileri olumlu Aristoteles\u00e7i ve empirik felsefecileri ise olumsuz yan\u0131t vermi\u015flerdir:<\/p>\n<p>\u201c\u00c7\u00fcnk\u00fc soru olduk\u00e7a derine gidiyor ve yaln\u0131zca g\u00f6kbilimsel d\u00fcnya temelde geometrik midir sorusunu de\u011fil, fakat ayn\u0131 zamanda <em>Yer de d\u00e2hil bir b\u00fct\u00fcn olarak evren temel yap\u0131s\u0131 itibariyle matematiksel midir<\/em> sorusunu kaps\u0131yordu. Yaln\u0131zca olgular a\u00e7\u0131s\u0131ndan referans noktas\u0131nda daha basit geometrik bir ifade sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu de\u011fi\u015fikli\u011fi yapmak me\u015fru mudur? Bu noktay\u0131 kabul etmek b\u00fct\u00fcn Aristoteles\u00e7i fizik ve kozmolojiyi bir kenara atmak anlam\u0131na geliyordu.\u201d (Burtt 1980: 52).<\/p>\n<figure id=\"attachment_30958\" aria-describedby=\"caption-attachment-30958\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30958\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/16-1-300x169.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"169\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30958\" class=\"wp-caption-text\">Copernicus\u2019un Var\u015fova\/Polonya\u2019daki heykeli.<\/figcaption><\/figure>\n<p>B\u00f6ylece Copernicus, Aristoteles\u00e7i ak\u0131m\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan bir \u201cmatematiksel ak\u0131m\u0131n\u201d i\u00e7inde yer al\u0131yordu: \u201cAristoteles\u00e7ili\u011fin d\u0131\u015f\u0131ndaki bu alternatif arka plan Platoncu bir e\u011filimle b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f olan H\u0131ristiyan teolojisinin ve Yunan felsefesinin sentezinden olu\u015fmaktayd\u0131. Bu sentezdeki Yeni-Platoncu ak\u0131m\u0131n i\u00e7inde Pisagorcu \u00f6\u011feler \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcyd\u00fc.\u201d (Burtt 1980: 52-53) Aristoteles fizi\u011fi ise duyusal alg\u0131 \u00fczerine kurulmu\u015f oldu\u011fu i\u00e7in matemati\u011fe temelden kar\u015f\u0131yd\u0131:<\/p>\n<p>\u201c[Aristoteles fizi\u011fi] deneyin ve ortak duyunun nitelik\u00e7e belirlenmi\u015f olgular\u0131n\u0131n yerine geometrik bir soyutlama koymay\u0131 reddeder ve a) duyulur deneyin verileri ile matematiksel kavramlar\u0131n farkl\u0131 t\u00fcrden \u015feyler olu\u015funa, b) matemati\u011fin niteli\u011fi a\u00e7\u0131klayamaz ve devinimi t\u00fcretemez olu\u015funa dayanarak, bir matematiksel fizi\u011fin olanakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 yads\u0131r. \u015eekillerin ve say\u0131lar\u0131n zaman d\u0131\u015f\u0131 krall\u0131\u011f\u0131nda ne nitelik ne de devinim vard\u0131r.\u201d (Koyr\u00e9 1994: 144)<\/p>\n<p>Modern bilim, astronomi ile fizi\u011fin birle\u015fmesinin bir sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer bir deyi\u015fle, astronomi ile fizi\u011fin birle\u015fmesine kadar g\u00f6kbilimsel olgular\u0131n incelenmesinde kullan\u0131lan matematiksel ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemlerinin yerdeki fiziksel nesnelerin incelenmesinde de kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan bir sentezin sonucudur.<\/p>\n<p>Bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131 olan basitlik ilkesi Copernicus\u2019un \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 da belirlemi\u015ftir. Aristoteles ve Ptolemaios sistemi karma\u015f\u0131k oldu\u011fu i\u00e7in ele\u015ftiren Maria de Novara(5) basit geometrik fig\u00fcrler ya da say\u0131lar kullanarak bir evren resmi olu\u015fturmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde Copernicus\u2019u te\u015fvik etmi\u015f, Copernicus da bu g\u00f6revi ba\u015far\u0131yla yerine getirmi\u015ftir. (Armitage 2004: 86-87; Trusted 1994: 34) Copernicus\u2019un basitlik ilkesine ba\u015fvurmas\u0131, di\u011fer etkenlerle birlikte, <em>De Revolutionibus<\/em>\u2019u d\u00f6nemin akademisyenleri i\u00e7in kabul edilebilir k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. (bkz. Trusted 1994: 29)<\/p>\n<p>16. y\u00fczy\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri Yer\u2019in mi yoksa G\u00fcne\u015f\u2019in mi hareket etti\u011fini \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez bir \u015fekilde ortaya koyabilecek hi\u00e7bir empirik test olmad\u0131\u011f\u0131 konusunda hemfikir olmu\u015flard\u0131r. Ancak 16. y\u00fczy\u0131ldaki bilimsel bilgi d\u00fczeyi, Aristoteles ve Ptolemaios sisteminin g\u00f6zlemlere daha iyi uydu\u011funa i\u015faret etmekteydi. Bu nedenle yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hareketsiz oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, Copernicus sistemine ra\u011fmen yayg\u0131n olarak kabul g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Genelde Copernicus\u2019un teorisi hesaplama tekni\u011fi olarak olumlu kar\u015f\u0131lansa da fiziksel ger\u00e7ekli\u011fin ifadesi olarak ele al\u0131nmak istenmemi\u015ftir. B\u00f6ylece Copernicus\u00e7uluk, d\u00fc\u015f\u00fcnce tarihinde duyusal alg\u0131 yerine akla dayanman\u0131n \u00e7arp\u0131c\u0131 bir \u00f6rne\u011fi olagelmi\u015ftir.<\/p>\n<h3><strong>GIORDANO BRUNO<\/strong><\/h3>\n<p>Copernicus g\u00fcne\u015f-merkezli astronomi anlay\u0131\u015f\u0131yla olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bilim gelene\u011fine meydan okumu\u015f ama eski evren anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle y\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. Ortak merkezli saydam k\u00fcrelerden olu\u015ftu\u011fu i\u00e7in Copernicus\u2019un evreni de t\u0131pk\u0131 Aristoteles ve Ptolemaios evreni gibi kapal\u0131 ve sonluydu. Ayr\u0131ca evrenin s\u0131n\u0131r\u0131 anlam\u0131na gelen sabit y\u0131ld\u0131zlar k\u00fcresi de Copernicus sisteminde korunmaktayd\u0131. B\u00f6ylece, bir bak\u0131ma yeni astronomi eski kozmolojinin dar s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7ine s\u0131k\u0131\u015f\u0131p kalm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30959\" aria-describedby=\"caption-attachment-30959\" style=\"width: 215px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30959\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/17-1-215x300.jpg\" alt=\"\" width=\"215\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/17-1-215x300.jpg 215w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/17-1.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 215px) 100vw, 215px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30959\" class=\"wp-caption-text\">16. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131n\u0131n en renkli filozofu olma unvan\u0131na sahip Giordano Bruno (1548-1600). Bruno\u2019nun tarihsel \u00f6nemi evrenin sonsuzlu\u011funu ilan etmesindedir.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Bu gerilimin ortadan kalkmas\u0131 i\u00e7in eski evren anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n i\u00e7eriden d\u0131\u015far\u0131ya do\u011fru s\u0131n\u0131rs\u0131zca geni\u015fletilmesi ya da y\u0131k\u0131lmas\u0131 gerekiyordu. \u0130\u015fte Copernicus astronomisinde \u00e7ekirdek halinde bulunan kozmolojinin geli\u015ftirilmesi bu ihtiyac\u0131 kar\u015f\u0131layabilirdi. Katolik ve Protestan ana ak\u0131mlar\u0131n \u00e7ok d\u0131\u015f\u0131nda kalan ve 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131n\u0131n en renkli filozofu olma unvan\u0131na sahip Giordano Bruno (1548-1600), bu teoride n\u00fcve halinde bulunan kozmolojiyi geli\u015ftirerek yeni astronomiyle uyumlu yeni bir evren anlay\u0131\u015f\u0131na ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bruno\u2019nun tarihsel \u00f6nemi evrenin sonsuzlu\u011funu ilan etmesindedir.<\/p>\n<p><strong>Evrenin sonsuzlu\u011fu<em><br \/>\n<\/em><\/strong>Evrenin ruh sahibi ve ya\u015fayan bir organizma oldu\u011funu ileri s\u00fcren Platoncu anlay\u0131\u015f\u0131 canland\u0131ran Bruno\u2019nun bilimsel a\u00e7\u0131dan en \u00f6zg\u00fcn ve tehlikeli g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, evrenin sonsuz oldu\u011funu ve bir\u00e7ok d\u00fcnya i\u00e7erdi\u011fini iddia etmesiydi. Bruno bu d\u00fc\u015f\u00fcncesini, astronomik kan\u0131tlara de\u011fil, \u201cD\u00fcnya ruhu\u201dnun mevcut astronominin dar ve \u00e7elimsiz mekanizmas\u0131 i\u00e7erisinde bar\u0131namayaca\u011f\u0131na dair mistik bir sezgiye dayanarak ortaya atm\u0131\u015ft\u0131r. (bkz. Whitfield 2008: 115) Ayn\u0131 nedenle Bruno\u2019yu Copernicus\u2019un teorisini savunmaya y\u00f6nelten \u015fey de empirik kan\u0131tlar ya da matematiksel mant\u0131k de\u011fil, onun dini ve metafizik inan\u00e7lar\u0131 olmu\u015ftur. Bruno\u2019ya g\u00f6re Copernicus\u2019un evren anlay\u0131\u015f\u0131 do\u011fru fakat s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Copernicus i\u00e7in \u015f\u00f6yle yazm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cOrtak kabul g\u00f6ren felsefenin bir tak\u0131m yanl\u0131\u015f \u00f6n yarg\u0131lar\u0131ndan kurtulmam\u0131z\u0131 ona bor\u00e7luyuz. \u2026 Yine de o, kendisi bunu pek a\u015fabilmi\u015f de\u011fildi; do\u011fadan \u00e7ok matemati\u011fin bir \u00f6\u011frencisi oldu\u011fu i\u00e7in, yanl\u0131\u015f\u0131 ve yanl\u0131\u015f y\u00f6nlendiren ilkeleri onlar\u0131 k\u00f6k\u00fcnden \u00e7ekip atacak derinlikte kavramay\u0131 ve sorunlar\u0131n \u00fcstesinden gelerek di\u011fer insanlar\u0131 bo\u015f bilgilerden ar\u0131nd\u0131rmay\u0131 ve dikkatlerini de\u011fi\u015fmez ve kesin olan \u015feylere \u00e7evirmeyi ba\u015faramad\u0131.\u201d (al\u0131nt\u0131layan Trusted 1994: 39)<\/p>\n<p>Bruno\u2019ya g\u00f6re duyu-alg\u0131s\u0131 kar\u0131\u015f\u0131k, yan\u0131lt\u0131c\u0131 ve yetersizdir. Bu nedenle bilimsel\/felsefi bilginin temeli olamaz. Sonsuzlu\u011fu alg\u0131lamaya yetecek bir duyu yoktur. Bruno\u2019nun s\u00f6zleriyle:<\/p>\n<p>\u201cSonsuzluk duyu nesnesi olamaz; duyular\u0131yla ona ili\u015fkin bir fikir sahibi olmay\u0131 isteyen kimse, t\u00f6z\u00fc ve \u00f6z\u00fc de g\u00f6zleriyle g\u00f6rmek isteyebilir. E\u011fer onu duyulur, duyulara g\u00f6r\u00fcn\u00fcr olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in reddettiyse, kendi t\u00f6z\u00fcn\u00fc ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da reddetmelidir. Duyulara dayanarak tan\u0131tlama yapma beklentilerimizi s\u0131n\u0131rlamal\u0131y\u0131z. Onlar\u0131n tan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sadece alg\u0131lanabilir \u015feyler i\u00e7in kabul etmeliyiz, hatta yarg\u0131lar\u0131 ak\u0131l taraf\u0131ndan kontrol edilmedi\u011fi s\u00fcrece, alg\u0131lanabilir \u015feyler i\u00e7in bile kabul etmemeliyiz. Ufuk gibisinden bir \u015feyi belirlerken nas\u0131l de\u011fi\u015fken olduklar\u0131n\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn. \u00dczerinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyaya \u00f6zg\u00fc sorunlarda onlar taraf\u0131ndan nas\u0131l kolayl\u0131kla yan\u0131lt\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 bildi\u011fimiz halde, y\u0131ld\u0131zl\u0131 kubbenin s\u0131n\u0131rlar\u0131na dair bize s\u00f6ylediklerinden daha ne kadar \u015f\u00fcphelenece\u011fiz?\u201d (al\u0131nt\u0131layan De Santillana 2006: 264)<\/p>\n<p>Bruno\u2019ya g\u00f6re sonsuzluk duyu-alg\u0131s\u0131 ve hayal g\u00fcc\u00fc taraf\u0131ndan de\u011fil, sadece anl\u0131k (intellect) taraf\u0131ndan kavranabilir. Ona g\u00f6re, \u201csonsuzluk\u201d anl\u0131\u011f\u0131n ilk ve en kesin kavram\u0131d\u0131r. K\u0131saca sonsuzluk ancak anl\u0131kla eri\u015filebilen ve anla\u015f\u0131labilen bir \u015feydir.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de Copernicus\u2019un kendi sistemini Aristoteles\u00e7i kozmoloji ve astronomi anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 savunmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 arg\u00fcmanlar \u00e7ok zay\u0131ft\u0131. Bununla birlikte onun teorisi, i\u00e7erisinde kendisini izleyecek d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerce geli\u015ftirilebilecek yeni bir kozmoloji anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n tohumlar\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131rmaktayd\u0131. \u00d6rne\u011fin \u201cg\u00f6k mekani\u011finin\u201d yasalar\u0131n\u0131 \u201cyer olgular\u0131na\u201d uygulamas\u0131, evreni iki farkl\u0131 d\u00fcnyaya b\u00f6len eski nitel b\u00f6l\u00fcmlemenin terk edilmesini gerektiriyordu. Copernicus\u2019taki devrimci ilkeyi \u00f6nceden g\u00f6ren Bruno olmu\u015ftur:<\/p>\n<p>\u201cBruno d\u00e2hice bir sezgiyle, yeni g\u00f6kbilimin kapal\u0131 ve sonlu d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 hemen terk edip, yerine a\u00e7\u0131k ve sonsuz bir evren anlay\u0131\u015f\u0131 koymas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6rd\u00fc. Bu, do\u011fal yerler kavram\u0131n\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla, do\u011fal olmayan ya da \u2018zorla\u2019 olan devinimin kar\u015f\u0131s\u0131na konan \u2018do\u011fal\u2019 devinim kavram\u0131n\u0131n terk edilmesi demektir. Uzay\u0131 \u2018toplanma yeri\u2019 diye g\u00f6ren Platoncu uzay anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, onu bir \u2018k\u0131l\u0131f\u2019 diye g\u00f6ren Aristoteles\u00e7i anlay\u0131\u015f\u0131n yerini ald\u0131\u011f\u0131 Bruno\u2019nun sonsuz evreninde, \u2018yerler\u2019, ne olursa olsun b\u00fct\u00fcn cisimler i\u00e7in, t\u00fcm\u00fcyle e\u015fde\u011ferli, dolay\u0131s\u0131yla, t\u00fcm\u00fcyle do\u011fald\u0131r. Bu bak\u0131ma, Copernicus\u2019un Yer\u2019in \u2018do\u011fal\u2019 devinimi ile Yer \u00fczerindeki nesnelerin \u2018zorla\u2019 olan devinimi aras\u0131nda bir ay\u0131r\u0131m yapt\u0131\u011f\u0131 yerde, Bruno bunlar\u0131 birle\u015ftirir.\u201d (Koyr\u00e9 1994: 147)<\/p>\n<p><strong>\u0130mpetus fizi\u011fi ve hareketin g\u00f6relili\u011fi<br \/>\n<\/strong>Bruno Copernicus astronomisini destekleyebilmek i\u00e7in impetus fizi\u011fine ba\u015fvurmu\u015ftur. Yer\u2019i \u201chareket halindeki gemiye\u201d benzeten Bruno\u2019ya g\u00f6re, Yer\u2019in hareketinin Yer \u00fczerindeki harekete etkisi, \u201cgeminin hareketinin bu gemi \u00fczerindeki ya da i\u00e7indeki \u015feylere etkisinden daha fazla\u201d de\u011fildir:<\/p>\n<p>\u201c[\u0130]ki adamdan birisinin hareket halindeki bir gemide, \u00f6tekinin d\u0131\u015far\u0131da durdu\u011funu, her ikisinin de ellerinin ayn\u0131 y\u00fcksekli\u011fe kalkt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ayn\u0131 zamanda birer ta\u015f\u0131 hi\u00e7 itmeden yere b\u0131rakt\u0131klar\u0131n\u0131 tasarlayal\u0131m. D\u0131\u015far\u0131da duran\u0131n b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 ta\u015f, b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7izginin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmadan, \u00f6nceden bilinen yere ula\u015f\u0131rken, gemide bulunan\u0131n b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 ta\u015f, kendisini geriye ta\u015f\u0131yacakt\u0131r. Bunun bir tek nedeni vard\u0131r: Gemiden b\u0131rak\u0131lan ta\u015f, bunun sonucu olarak, kendi hareketi i\u00e7ine s\u00fcr\u00fcklenir ve d\u0131\u015far\u0131dan at\u0131lan ta\u015fa g\u00f6re bir impetus(6) kazan\u0131r; bu olay, ta\u015flar\u0131n ayn\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131kta olmas\u0131na, ayn\u0131 havay\u0131 ge\u00e7mesine, ayn\u0131 noktadan hareket etmesine ve ayn\u0131 itime sahip olmas\u0131na kar\u015f\u0131n ger\u00e7ekle\u015fir. B\u00f6yle bir ayr\u0131m i\u00e7in ba\u015fka bir a\u00e7\u0131klama yapabiliriz: Gemiye ba\u011fl\u0131 ya da benzer \u015fekilde ona ait olan \u015feyler, onunla birlikte hareket ederler. Birinci ta\u015f, impetusun etkisine sahiptir ve gemiyle birlikte hareket eder; oysa \u00f6teki ta\u015f s\u00f6z konusu kat\u0131l\u0131ma sahip de\u011fildir. Buradan a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclece\u011fi gibi, ne hareketin \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131, ne var\u0131\u015f yeri, ne ald\u0131\u011f\u0131 yol, bir do\u011fru \u00e7izgi \u00fczerinde yer de\u011fi\u015ftiren etkiye yol a\u00e7ar. T\u00fcm farkl\u0131l\u0131k, ba\u015flang\u0131\u00e7taki impetustan kaynaklan\u0131r.\u201d (Bruno, <em>K\u00fcllerin \u015e\u00f6leni<\/em>, 112-113)<\/p>\n<figure id=\"attachment_30960\" aria-describedby=\"caption-attachment-30960\" style=\"width: 244px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30960\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/18-1-244x300.jpg\" alt=\"\" width=\"244\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/18-1-244x300.jpg 244w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/18-1.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 244px) 100vw, 244px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30960\" class=\"wp-caption-text\">Copernicus\u2019un \u201cg\u00f6k mekani\u011finin\u201d yasalar\u0131n\u0131 \u201cyer olgular\u0131na\u201d uygulamas\u0131, evreni iki farkl\u0131 d\u00fcnyaya b\u00f6len eski nitel b\u00f6l\u00fcmlemenin terk edilmesini gerektiriyordu. Copernicus\u2019taki bu devrimci ilkeyi \u00f6nceden g\u00f6ren Bruno olmu\u015ftur.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Ne var ki impetus fizi\u011fi Copernicus sistemine yeterli temeli sa\u011flayacak olanaklara hi\u00e7bir zaman sahip olmasa da \u00e7ok \u00f6nemli bir ilke olan hareketin g\u00f6relili\u011finin ortaya konulmas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bruno\u2019ya g\u00f6re, g\u00f6ksel cisimler etherik uzayda dairesel de\u011fil serbest\u00e7e hareket ederler.\u00a0Her bir cisim, cisimlerin kendi impetusu taraf\u0131ndan belirlenen dinamik bir uyuma sahiptir ve hareketsiz bir cisim olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, sonsuz uzayda s\u00fcrekli hareket halindedir. Dahas\u0131, evrenin hi\u00e7bir matematiksel veya fiziksel merkezi yoktur.\u00a0Hi\u00e7bir cisim hareketsiz olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in de kesin bir hareket \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc vermek imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r.\u00a0Sonu\u00e7 olarak, t\u00fcm hareketler g\u00f6recelidir. Galileo <em>\u0130ki B\u00fcy\u00fck D\u00fcnya Sistemi Hakk\u0131nda Diyalog<\/em>\u2019unda (Dialogo sopra i due massimi sistemi del mondo, tolemaico e copernicano) kimi arg\u00fcmanlar\u0131n\u0131 tekrarlam\u0131\u015f olsa da, Engizisyon taraf\u0131ndan yarg\u0131land\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Bruno\u2019dan al\u0131nt\u0131 yapmam\u0131\u015ft\u0131r. Hareketin g\u00f6relili\u011fi ilkesi Galileo\u2019dan \u00f6nce Bruno taraf\u0131ndan ortaya konulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Copernicus\u00e7u Bruno, eski elementler doktrinini y\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Eski elementler doktrinine g\u00f6re, elementlerin her biri evrendeki \u201cdo\u011fal yer\u201dine ula\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Bu nedenle a\u011f\u0131rl\u0131k ve hafiflik s\u00f6z konusu elementlerin mutlak \u00f6zellikleri olarak kabul edilmi\u015ftir. Di\u011fer bir deyi\u015fle elementler doktrini ay\u00fcst\u00fc d\u00fcnya ve ayalt\u0131 d\u00fcnya aras\u0131ndaki ayr\u0131ma dayanmaktad\u0131r. G\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn de\u011fi\u015fmezli\u011fi inanc\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 ve ay\u00fcst\u00fc ve ayalt\u0131 d\u00fcnya aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131n ortadan kalkmas\u0131yla birlikte eski elementler doktrini de temelsiz kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bruno sabit y\u0131ld\u0131zlar inanc\u0131na da \u00f6zellikle sald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc sabit y\u0131ld\u0131zlar inanc\u0131, Yer\u2019in mutlak merkezi nokta olarak kabul edilmesini gerektirir. Oysa Bruno\u2019ya g\u00f6re, \u201cher g\u00f6k cismi merkezi bir noktad\u0131r ve uzayda, Yer gibi serbest\u00e7e hareket etmektedir.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 127-128) Bu durumda sabit k\u00fcrelere inanma gere\u011fi de ortadan kalkacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bruno\u2019ya g\u00f6re g\u00f6kcisimlerinin kendilerini hareket ettirecek d\u0131\u015f kuvvetlere ihtiyac\u0131 yoktur. G\u00f6kcisimleri, kendilerini ileri hareket ettiren i\u00e7sel bir itkiye sahiptir; her g\u00f6kcismi ve her k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fcnya kendi i\u00e7inde bir hayat ve hareket kayna\u011f\u0131na sahiptir. Ona g\u00f6re uzay, i\u00e7inde d\u00fcnya-ruhunun aktif oldu\u011fu ether ile kapl\u0131d\u0131r. Bu nedenle k\u00fcrelerin belli b\u00f6lgelere yerle\u015ftirilmesine de gerek yoktur. Bruno kendi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn do\u011frulanmas\u0131n\u0131 Tycho Brahe\u2019nin kuyruklu y\u0131ld\u0131zlar\u0131n do\u011fas\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131rmalarda bulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f\u2019da \u201cak\u0131l d\u0131\u015f\u0131\u201d, Orta\u00e7a\u011f\u2019da \u201ctanr\u0131sal a\u015fk\u0131nl\u0131k\u201d olarak ele al\u0131nan sonsuzluk ideas\u0131 Bruno ile birlikte d\u00fcnyevile\u015fmi\u015ftir. (bkz. Bumin 1996: 14) Sonsuzluk kavram\u0131 geleneksel olarak yaln\u0131zca Tanr\u0131\u2019ya, yani cisimsel de\u011fil, ruhsal varl\u0131\u011fa y\u00fcklenebilecek bir kavram olmu\u015ftur. Bu geleneksel inan\u00e7 Cusal\u0131 Nicholas\u2019\u0131 ve daha sonra Descartes\u2019\u0131 da etkilemi\u015f, ama tasarlad\u0131klar\u0131 evreni \u201csonsuz\u201d (infinite) kavram\u0131 ile nitelemekten \u00e7ekinmi\u015flerdir. Bu kavram yerine \u201cbitimsiz\u201d (interminate) ya da \u201cs\u0131n\u0131rs\u0131z\u201d (indefinite) terimleri kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Sonsuz evren d\u00fc\u015f\u00fcncesi Bruno\u2019dan yakla\u015f\u0131k iki bin y\u0131l \u00f6nce Antik\u00e7a\u011f\u2019da atomcu Leukippos (M\u00d6 500-440) ve onun \u00f6\u011frencisi olan Demokritos (M\u00d6 460-370) taraf\u0131ndan savunulmu\u015ftur. Aristoteles\u2019in fizik ve kozmolojisi kar\u015f\u0131s\u0131nda tutunamayan bu d\u00fc\u015f\u00fcnce Orta\u00e7a\u011f\u2019a gelindi\u011finde neredeyse b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ortadan kalkm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak, bu iki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn izleyicileri olan Epikuros (M\u00d6 341-270) ve Lucretius\u2019un (M\u00d6 98-55) eserleri, R\u00f6nesans h\u00fcmanistleri taraf\u0131ndan literat\u00fcre yeniden kazand\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bruno da en verimli kavramlar\u0131n\u0131, \u00f6zellikle Lucretius\u2019un <em>De Rerum Natura(7)<\/em> adl\u0131 yap\u0131t\u0131ndan t\u00fcretmi\u015ftir. Bir yandan Lucretius\u2019a dayanarak kavramlar(8) olu\u015fturan Bruno, di\u011fer yandan da Cusal\u0131 Nicholas\u2019\u0131 \u201cyarat\u0131c\u0131 bir \u015fekilde yanl\u0131\u015f anlayarak\u201d (Koyr\u00e9 1998: 34) kendi sonsuz evren g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc olu\u015fturmu\u015f ve b\u00f6ylece, Aristoteles\u2019in mant\u0131k ve kozmolojisine kar\u015f\u0131 koyabilmi\u015ftir. Asl\u0131nda Bruno ve Nicholas \u201cevrenin sonsuzlu\u011fu\u201dndan ayn\u0131 \u015feyi anlamazlar; Nicholas evrene s\u0131n\u0131r \u00e7ekilemeyece\u011fini s\u00f6ylemekle yetinir, Bruno ise evrenin sonsuz oldu\u011funu sevin\u00e7le ilan eder.<\/p>\n<p>Cusal\u0131 Nicholas\u2019\u0131n ortaya koydu\u011fu evren g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, ancak Copernicus sisteminin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan sonra bilimsel kozmolojiye d\u00f6n\u00fc\u015febilirdi. Nicholas\u2019\u0131n evren g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc <em>De<\/em> <em>Revolutionibus<\/em>\u2019un yay\u0131nlanmas\u0131ndan y\u00fcz y\u0131l \u00f6nce ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve hi\u00e7bir bilimsel temeli yoktur. Kozmolog rol\u00fcndeki Nicholas asl\u0131nda bir mistikti ama sonsuzluk kavram\u0131n\u0131n hem fenomenlerle hem de teoriyle uyu\u015fabilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ayakta tutmak da olduk\u00e7a \u00f6nemliydi.<\/p>\n<p>Cusal\u0131 Nicholas gibi Bruno\u2019nun da kozmolojiye bilimsel ama\u00e7larla yakla\u015fmad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir. Buna kar\u015f\u0131n Bruno, ilgin\u00e7 bir bi\u00e7imde, sonu\u00e7ta do\u011fru bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceye g\u00f6re, G\u00fcne\u015f evrenin merkezinde de\u011fildir. Dahas\u0131 evrenin bir merkeze ihtiyac\u0131 yoktur. G\u00fcne\u015f sistemi, sonsuz evrenin herhangi bir noktas\u0131nda bulunabilir; ancak G\u00fcne\u015f, kendisine en yak\u0131n y\u0131ld\u0131zdan paralaks yoklu\u011funu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lacak \u00f6l\u00e7\u00fcde uzak olmal\u0131d\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cBruno\u2019nun sonsuz ve merkezsiz bir evrenle g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleri ba\u011fda\u015ft\u0131rm\u0131\u015f olmas\u0131, onun kozmolojik yap\u0131s\u0131n\u0131n yaln\u0131zca bir par\u00e7as\u0131yd\u0131. Bruno, yakla\u015f\u0131k olarak 1584\u2019ten itibaren, kendi sonsuz uzay\u0131ndaki di\u011fer g\u00f6kcisimleriyle Copernicus\u00e7u G\u00fcne\u015f sisteminin fiziksel ili\u015fkilerini a\u00e7\u0131kl\u0131yordu. G\u00fcne\u015f\u2019in sonsuz uzaya sa\u00e7\u0131lm\u0131\u015f sonsuz say\u0131daki y\u0131ld\u0131zdan yaln\u0131zca biri oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu; sonsuz g\u00f6klerdeki di\u011fer g\u00f6kcisimlerinin baz\u0131lar\u0131 da Yer gibi \u00fczerinde ya\u015fam bulunan gezegenler olmal\u0131yd\u0131. Yaln\u0131zca Yer de\u011fil, G\u00fcne\u015f ve b\u00fct\u00fcn bir G\u00fcne\u015f sistemi Tanr\u0131n\u0131n yarat\u0131s\u0131n\u0131n sonsuzlu\u011fu i\u00e7inde kaybolan s\u0131radan toz zerrelerine d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, skolastiklerin derli toplu, d\u00fczenli evreni u\u00e7suz bucaks\u0131z bir kaos olmu\u015ftu; Copernicus\u00e7ulu\u011fun gelenekten ayr\u0131l\u0131\u015f\u0131nda en y\u00fcksek noktaya var\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.\u201d (Kuhn 2007: 379).<\/p>\n<figure id=\"attachment_30961\" aria-describedby=\"caption-attachment-30961\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30961\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/19-300x182.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"182\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30961\" class=\"wp-caption-text\">Giordano Bruno Engizisyon taraf\u0131ndan sekiz y\u0131l yarg\u0131land\u0131.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Copernicus\u00e7u g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131, sonsuzluk kavram\u0131yla fenomenler (g\u00f6zlenen g\u00f6k cisimleri) aras\u0131nda uyum i\u00e7in gerekli bilimsel temeli sa\u011flam\u0131\u015f ve b\u00f6ylelikle Bruno\u2019nun kozmolojisi de \u201cbilimsel\u201d bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm kazanabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi Bruno\u2019nun a\u011f\u0131r basan y\u00f6n\u00fc \u201cmetafizik\u00e7i\u201d (Koyr\u00e9 1994: 90) y\u00f6n\u00fcd\u00fcr. Onun sisteminde, \u201ceski Platoncu bi\u00e7imler\u201d kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: \u201cHer bir y\u0131ld\u0131z bir bi\u00e7im ya da ruh ile devinmektedir ve her \u015feyde ruh ve ya\u015fam vard\u0131r. Maddesiz form yoktur, ikisi birlikte bir birlik olu\u015fturur; fakat formlar, madde i\u00e7inde meydana gelir ve yok olurlar. B\u00fct\u00fcn tikel \u015feyler de\u011fi\u015fir fakat evren, salt\u0131k yetkinli\u011fi i\u00e7inde dura\u011fan kal\u0131r.\u201d (Thilly 1995: 288) Bruno\u2019nun metafizi\u011fine egemen olan kavram doluluktur (plenitude) ve doluluk ilkesinin i\u00e7erdi\u011fi t\u00fcm sonu\u00e7lar\u0131 \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Orta\u00e7a\u011f\u2019da \u201cTanr\u0131 ni\u00e7in sonsuz bir evren yaratmad\u0131?\u201d sorusu, Skolastik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler taraf\u0131ndan \u201csonsuz bir yaratma olanaks\u0131zd\u0131r\u201d \u015feklinde cevaplanmaktayd\u0131. Ayn\u0131 soruya Bruno\u2019nun yan\u0131t\u0131 \u015f\u00f6yle olmu\u015ftur: \u201cTanr\u0131 sonsuz evreni yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Dahas\u0131, ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc yapamazd\u0131.\u201d (Koyr\u00e9 1998: 39) Bruno\u2019ya g\u00f6re, Tanr\u0131\u2019n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 varl\u0131klar, Tanr\u0131\u2019n\u0131n yaratmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan t\u00fcm varl\u0131klar\u0131 kapsar. Bu varl\u0131klar aras\u0131nda say\u0131s\u0131z y\u0131ld\u0131z, g\u00fcne\u015f ve bizim d\u00fcnyam\u0131z gibi d\u00fcnyalar vard\u0131r. Tanr\u0131 i\u00e7ine bu sonsuz d\u00fcnyay\u0131 yerle\u015ftirebilmek i\u00e7in sonsuz bir uzaya ihtiya\u00e7 duymu\u015ftur. (Koyr\u00e9 1998: 46) Ona g\u00f6re uzay her yerde t\u00fcrde\u015f (homojen) ve kendine benzer bir yap\u0131dad\u0131r. Bruno\u2019nun ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmesi \u015f\u00f6yledir: \u201cBo\u015f\u201d uzay homojen olmayan bir yap\u0131da olamaz ya da \u201cbo\u015fluk\u201d s\u0131n\u0131rs\u0131z ve sonsuz olandan ba\u015fka bir \u015fey olamaz. Ona g\u00f6re uzay madde ve ether ile kapl\u0131d\u0131r. Uzay ve madde ise sonsuzdur.<\/p>\n<p>Bruno\u2019ya g\u00f6re evrene bir s\u0131n\u0131r \u00e7izilemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc mutlak bir s\u0131n\u0131r \u00e7izmeye y\u00f6nelik hi\u00e7bir giri\u015fim yetkin de\u011fildir: \u201cBizim d\u00fcnyam\u0131z gibi, her biri kendi merkezi noktalar\u0131 olan bir d\u00fcnyalar sonsuzlu\u011funu i\u00e7erir. Tanr\u0131 her \u015feyi kucaklayan ve canland\u0131ran gizli bir ruh olarak bu sonsuz evrenin her noktas\u0131nda i\u015flev g\u00f6r\u00fcr.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 112) Bruno, Tanr\u0131\u2019n\u0131n evrenin her yerinde bulunmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131r. Tanr\u0131, sonsuz evrende her yerde bulunur, etken ilkedir (natura naturans); o, kendisini i\u00e7sel gereklilik ile izleyen ya\u015fayan d\u00fcnya (natura naturata) i\u00e7inde ifade eder. Cusal\u0131 Nicholas gibi Bruno da Tanr\u0131\u2019y\u0131 \u201ckar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n birli\u011fi\u201d olarak tasarlam\u0131\u015ft\u0131r. (Thilly 1995: 287) Bruno\u2019ya g\u00f6re, hi\u00e7bir sonsuz etkinin sonsuz nedene tekab\u00fcl etmesi gerekmedi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00e7eli\u015fkilidir. E\u011fer Tanr\u0131, orijinal birli\u011fi ile evrende yay\u0131lan her \u015feyi kapsayan olarak sonsuzsa, o zaman Tanr\u0131\u2019n\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fcn yay\u0131lan formu olan evren de sonsuz olmal\u0131d\u0131r. (bkz. H\u00f6ffding 1955: 128) Sonsuz m\u00fckemmellik olarak Tanr\u0131 kendini sonsuz pek \u00e7ok yarat\u0131lm\u0131\u015f varl\u0131k ve d\u00fcnyalar i\u00e7inde a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmal\u0131d\u0131r: \u201cTanr\u0131\u2019ya, ger\u00e7eklik olmayan bir olanak ya da kuvvet atfetmek do\u011fru de\u011fildir. \u0130mk\u00e2n ve ger\u00e7eklik aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131k yaln\u0131zca sonlu yarat\u0131klar i\u00e7in ge\u00e7erlidir ve Tanr\u0131\u2019ya atfedilmemelidir. Aksi halde birbiriyle tezat halinde iki Tanr\u0131\u2019ya sahip olurduk. Bu Tanr\u0131\u2019lardan biri m\u00fcmk\u00fcn, di\u011feri ger\u00e7ek ya da aktif olurdu.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 129) B\u00f6yle bir teori, Tanr\u0131\u2019n\u0131n birli\u011fi ile \u00e7eli\u015fecektir. Bruno\u2019nun s\u00f6zleriyle:<\/p>\n<p>\u201cSonsuz m\u00fckemmellik kendisini, sonlu ve say\u0131l\u0131 olanlardansa sonsuz teklerde daha emsalsiz sergiler. Dolay\u0131s\u0131yla eri\u015filmez ilahi g\u00f6r\u00fcn\u00fcm i\u00e7in, i\u00e7inde say\u0131s\u0131z d\u00fcnyan\u0131n sonsuz \u00fcyeler olarak var oldu\u011fu sonsuz bir imgenin olmas\u0131 zorunludur. Bu y\u00fczden, kusursuzlu\u011fun, ilahi cisimsiz m\u00fckemmelli\u011fin a\u00e7\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 cisimsel bir tarzda g\u00f6stermek i\u00e7in say\u0131s\u0131z a\u015famas\u0131 olmas\u0131 gerekti\u011finden, say\u0131s\u0131z tek, yani i\u00e7lerinde ya\u015fam bar\u0131nd\u0131ran dev varl\u0131klar olmal\u0131d\u0131r ki bunlardan biri de, bizim kutsal anam\u0131z, bizi do\u011furan, besleyen ve sonunda tekrar ba\u011fr\u0131na alacak olan Yer\u2019dir.\u201d (De Santillana 2006: 266)<\/p>\n<p>Bruno\u2019nun panteist oldu\u011fu yayg\u0131n bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr.(9) Ger\u00e7ekten de Bruno i\u00e7in uzay\u0131n her noktas\u0131 ayn\u0131 tanr\u0131sal \u00f6zelliklere sahiptir: \u201cTek bir yasa ve tek bir kuvvet evrenin her yerine h\u00e2kimdir; bu nedenle kendimizi bulabilece\u011fimiz herhangi bir yerde Tanr\u0131\u2019dan kurtulamay\u0131z; dahas\u0131 Tanr\u0131\u2019y\u0131 bulmak i\u00e7in kendimizin \u00f6tesine ge\u00e7memize gerek yoktur.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 123)<\/p>\n<p>Bruno metafizik g\u00f6r\u00fc\u015flerini geli\u015ftirirken d\u00f6neminin bilimsel geli\u015fmelerini yak\u0131ndan takip etmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Tycho Brahe\u2019nin kuyruklu y\u0131ld\u0131zlar\u0131n yolu \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131rmalardan hem faydalanm\u0131\u015f hem de bu ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 kendi g\u00f6r\u00fc\u015flerinin bir do\u011frulanmas\u0131 olarak g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. T\u0131pk\u0131 Kepler gibi Bruno da b\u00fcy\u00fck bilimsel fikirleri spek\u00fclasyonlarla birle\u015ftirmi\u015ftir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_30962\" aria-describedby=\"caption-attachment-30962\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30962\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/20-300x223.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"223\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/20.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/20-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/20-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/20-180x135.jpg 180w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/20-238x178.jpg 238w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30962\" class=\"wp-caption-text\">Bruno, 1600 y\u0131l\u0131nda Roma meydan\u0131nda yak\u0131larak katledildi.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Yer\u2019in evrenin merkezi oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn terk edilmesi, insan\u0131n evrendeki ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 konumunu yitirmesine neden olmu\u015ftur. Bu konumunun yok olmas\u0131 ise umutsuzlu\u011fa ve nihilizme ortam haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak bu sonu\u00e7lar hemen de\u011fil, bir s\u00fcre sonra ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve (\u00f6rne\u011fin Pascal \u00fczerinde) etkili olmu\u015ftur. Yer\u2019in evrenin merkezi olmaktan \u00e7\u0131kmas\u0131 ya da evrenin sonsuzlu\u011fu, Cusal\u0131 Nicholas ve Giordano Bruno i\u00e7in Yer\u2019in ve insan\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmesi anlam\u0131na gelmez. Yeni evren anlay\u0131\u015f\u0131 Nicholas i\u00e7in Yer\u2019in \u201casil y\u0131ld\u0131zlar\u0131n seviyesine y\u00fckselmesi\u201d anlam\u0131na gelirken Bruno i\u00e7in, s\u00fcrekli de\u011fi\u015fen evren ile Yer aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131rlar\u0131n kalkmas\u0131d\u0131r. S\u00fcrekli de\u011fi\u015fim ise bir m\u00fckemmellik i\u015faretidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u201cde\u011fi\u015fmez bir evren \u00f6l\u00fc bir evren olacakt\u0131r; canl\u0131 bir evren hareket edebilmeli ve de\u011fi\u015febilmelidir.\u201d (Koyr\u00e9 1998: 39-40)<\/p>\n<p>Bruno Hermetik yap\u0131tlardan da etkilenmi\u015ftir. Hermetik doktrine g\u00f6re \u0131\u015f\u0131k ruhtur, karanl\u0131k ise maddedir. Bu yap\u0131tlar\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi de G\u00fcne\u015f\u2019e y\u00fckledi\u011fi \u00f6nemdir. \u00d6rne\u011fin Lactantius\u2019un <em>Sermo Perfectus<\/em>\u2019unda (Kusursuz D\u00fcnya) G\u00fcne\u015f tanr\u0131sal \u0131\u015f\u0131k ile D\u00fcnya aras\u0131nda bir arac\u0131, asl\u0131nda ikinci bir Tanr\u0131 olarak adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>\u201c\u2026 G\u00fcne\u015f ya da I\u015f\u0131k, g\u00fcne\u015fin arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u0131\u015f\u0131k her yere yay\u0131l\u0131r. G\u00fcne\u015f di\u011fer y\u0131ld\u0131zlar\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n g\u00fcc\u00fcnden \u00e7ok, tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131n ve kutsall\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fcyle ayd\u0131nlat\u0131r. G\u00fcne\u015f ikinci bir tanr\u0131 olarak ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r. D\u00fcnya ya\u015famaktad\u0131r ve onun i\u00e7indeki her \u015fey de canl\u0131d\u0131r ve ya\u015fayan her \u015feyi y\u00f6neten g\u00fcne\u015ftir.\u201d (aktaran Trusted 1994: 37)<\/p>\n<p>Animistik inan\u00e7 kategorisine giren bu t\u00fcr metafizik yaln\u0131zca Bruno \u00fczerinde de\u011fil, Copernicus, Kepler ve Galileo \u00fczerinde de etkili olmu\u015ftur. \u00d6rne\u011fin \u201cmekanik g\u00fc\u00e7\u201d kavram\u0131 temelde animistik bir kavramd\u0131r. Bilim tarih\u00e7isi Frances Yates\u2019in deyi\u015fiyle:<\/p>\n<p>\u201cAnimizmi \u00e7\u0131kar\u0131p, do\u011fan\u0131n fizik ya\u015fam\u0131na hareket ilkesi olarak yerle\u015ftirilen eylemsizlik ve gravitasyon yasalar\u0131yla, \u00f6znel yerine nesnel bir anlay\u0131\u015fla Bruno\u2019nun evreni; bir b\u00fcy\u00fcc\u00fc de\u011fil bir teknisyen ve matematik\u00e7i olan bir Tanr\u0131\u2019n\u0131n koydu\u011fu kendi yasalar\u0131yla sonsuza dek hayret verici bi\u00e7imde hareket eden, Isaac Newton\u2019un mekanik evrenine benzer bir \u015feye d\u00f6n\u00fc\u015fecekti.\u201d (aktaran Trusted 1994: 41)<\/p>\n<figure id=\"attachment_30963\" aria-describedby=\"caption-attachment-30963\" style=\"width: 225px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30963\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/21-225x300.jpg\" alt=\"\" width=\"225\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/21-225x300.jpg 225w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/21.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30963\" class=\"wp-caption-text\">Giordano Bruno\u2019nun Toscana\/\u0130talya\u2019daki b\u00fcst\u00fc.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Bruno\u2019nun Hermetik eserlere dayanarak geli\u015ftirdi\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015flerden sonra Kilise\u2019nin Hermetizme kar\u015f\u0131 ele\u015ftirel tutumu sertle\u015fmi\u015ftir. Daha sonra Descartes ve Gassendi gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin Hermetik gelene\u011fe alternatif olarak geli\u015ftirdikleri mekanik\u00e7i felsefenin etkisiyle de s\u00f6z konusu gelenek giderek zay\u0131flam\u0131\u015ft\u0131r. Hermetik gelene\u011fi zay\u0131flatan di\u011fer bir etken ise 1614 y\u0131l\u0131nda Isaac Cusaubon\u2019un Hermetik eserlerin ger\u00e7ekte MS 2. y\u00fczy\u0131ldan 4. y\u00fczy\u0131la kadar Yeni-Platoncular taraf\u0131ndan yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc etkili bir bi\u00e7imde savunmas\u0131 olmu\u015ftur. (bkz. Akdo\u011fan 1996: 113)<\/p>\n<p>R\u00f6nesans d\u00fc\u015f\u00fcncesi ba\u015flang\u0131\u00e7ta Parmenides\u2019in felsefesini benimsemi\u015ftir. Bunun nedeni evrenin d\u0131\u015f\u0131nda a\u015fk\u0131n bir ger\u00e7eklik tan\u0131mama iste\u011fi olmu\u015ftur. R\u00f6nesans d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6re, insan\u0131n bedeni ile Bir ve B\u00fct\u00fcn olan evren aras\u0131nda benzerlikler vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin \u201cf\u0131rt\u0131na i\u00e7imizdeki nefes olarak, \u0131rmaklar atardamarlar olarak, kayalar kemikler olarak ya\u015famaktad\u0131r\u201d. (Bumin 1996: 15) R\u00f6nesans\u2019ta yayg\u0131n olarak dile getirilen bu d\u00fc\u015f\u00fcnceleri Bruno da benimsemi\u015ftir. Burada son derece ilgin\u00e7 olan nokta kendisi modern bir zihniyete sahip olmamas\u0131na kar\u015f\u0131n Bruno\u2019nun modern bilim ve modern felsefeyi derinden etkileyebilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bruno\u2019nun takip\u00e7isi Felice Tocco, Bruno\u2019nun eserlerini inceledikten sonra, Bruno\u2019nun temel felsefi kavray\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak \u00fc\u00e7 a\u015faman\u0131n ay\u0131rt edilmesi gerekti\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr:<\/p>\n<p>\u201c[Bruno] ilk a\u015famada Yeni-Platoncularla yak\u0131n bir noktada yer al\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyay\u0131 insan bilgisi kadar Tanr\u0131\u2019n\u0131n bir a\u00e7\u0131n\u0131m\u0131 (efflux) olarak ele al\u0131r. Bu a\u015famas\u0131 \u00f6zellikle <em>De Umbris \u0130dearum<\/em>\u2019da (Fikirlerin G\u00f6lgeleri) temsil edilir. \u0130kinci a\u015famada Tanr\u0131\u2019y\u0131 t\u00fcm fenomenlerin de\u011fi\u015fimi boyunca daimi olan, varolu\u015fta b\u00fct\u00fcn kar\u015f\u0131tl\u0131klar\u0131n birli\u011fi olarak, sonsuz bir t\u00f6z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Bu a\u015fama Londra\u2019da ortaya \u00e7\u0131kan ba\u015f eseri \u0130talyan diyaloglar\u0131nda temsil edilir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc a\u015famada, atom ya da monatlar bir sonsuzluk olarak fenomenlerin temelini te\u015fkil ederler, ancak Bruno her \u015feyin i\u00e7inde devinen tek t\u00f6z d\u00fc\u015f\u00fcncesini terk etmez. Bu a\u015fama Frankfurt\u2019ta ortaya \u00e7\u0131kan Latin didaktik \u015fiirde \u00f6zellikle <em>De minimo<\/em>\u2019da a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar. Tocco\u2019nun i\u015faret etti\u011fi gibi Bruno\u2019nun kendisi bu ge\u00e7i\u015f ve ayr\u0131mlar\u0131n fark\u0131nda de\u011fildi. Ancak pek \u00e7ok ayr\u0131nt\u0131 vard\u0131r ki bunlar Bruno\u2019nun yorulmak bilmez \u0130talyan \u00f6\u011frencisi [F.Tocco] taraf\u0131ndan yap\u0131lan yorumlardan farkl\u0131 bir yoruma a\u00e7\u0131kt\u0131r.\u201d (H\u00f6ffding 1955: 130)<\/p>\n<p>Engizisyon taraf\u0131ndan sekiz y\u0131l yarg\u0131lanan Bruno, Kilisenin resmi \u00f6\u011fretisinden (ortodoksiden) sapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlamak zorunda b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f, buna kar\u015f\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerinden geri ad\u0131m atmam\u0131\u015f ve \u00f6l\u00fcm karar\u0131n\u0131 okuyan yarg\u0131\u00e7lar\u0131n y\u00fcz\u00fcne kar\u015f\u0131 \u201csiz, verdi\u011finiz bu karardan dolay\u0131 benden daha fazla korkuyorsunuz\u201d demi\u015ftir. Bruno\u2019nun yak\u0131larak \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi olduk\u00e7a dramatik olmu\u015ftur ve onu yarg\u0131layanlardan Cizvit rahip Bellarmine daha sonra Galileo Galilei\u2019nin yarg\u0131lanmas\u0131nda da etkin rol oynayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Anakronik bir de\u011ferlendirmeyle Bruno\u2019yu \u201c\u00f6zg\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnce\u201d ya da \u201csek\u00fclerizm\u201d i\u00e7in can\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015f bir \u015fehit olarak g\u00f6rmek do\u011fru de\u011fildir. Asl\u0131nda Bruno t\u0131pk\u0131 Tommaso Campanella (1568-1639) gibi ser\u00fcvenci ve dik ba\u015fl\u0131, uzla\u015fmaz bir ki\u015filiktir. Yak\u0131n gelecekte \u00e7ok \u00f6nemli de\u011fi\u015fikliklerin olaca\u011f\u0131n\u0131 vazeden bu iki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn de ayn\u0131 hapishanede yatm\u0131\u015f olmas\u0131 bir rastlant\u0131 de\u011fildir. R\u00f6nesans biliminin en orijinal isimlerinden Tomasso Campanella (1568-1639) da bilimsel g\u00f6r\u00fc\u015fleri mistik e\u011filimlerle birle\u015ftirmi\u015fti:<\/p>\n<p>Engizisyonun Bruno\u2019ya y\u00f6neltti\u011fi su\u00e7lamalar\u0131n asl\u0131 bilinmese de (konuya ili\u015fkin ba\u015fl\u0131ca dok\u00fcmanlar kay\u0131pt\u0131r) kozmolojisi nedeniyle idam edilmemi\u015f olmas\u0131 muhtemeldir. Bruno \u0130sa\u2019n\u0131n tanr\u0131sall\u0131\u011f\u0131n\u0131 reddetti\u011fi i\u00e7in \u015feytani fikirlere sahip olmakla su\u00e7lan\u0131yordu. Bruno Engizisyon kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6r\u00fc\u015flerini korkusuzca ortaya koyar:<\/p>\n<p>\u201cBen evreni sonsuz olarak, sonsuz ilahi g\u00fcc\u00fcn ve iyili\u011fin bir sonucu olarak g\u00f6r\u00fcyorum; herhangi bir sonlu d\u00fcnyan\u0131n bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda hi\u00e7bir de\u011feri yoktur. Dolay\u0131s\u0131yla ben, bizim kendi Yer\u2019imizin yan\u0131 s\u0131ra sonsuz d\u00fcnyalar\u0131n da var oldu\u011funu s\u00f6yledim. Pisagor\u2019la ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fteyim: Yer, di\u011fer sonsuz y\u0131ld\u0131zlar gibi bir y\u0131ld\u0131zd\u0131r ve t\u00fcm bu say\u0131s\u0131z d\u00fcnyalar sonsuz uzay i\u00e7inde bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr, bu da ger\u00e7ek evreni olu\u015fturur.\u201d (aktaran De Santillana 2006: 253)<\/p>\n<p>Yarg\u0131lanma nedeni ne olursa olsun Bruno\u2019nun sonsuz evren g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc d\u00f6neminin \u00e7ok ilerisindedir; etkisi kendi d\u00f6neminde de\u011fil, sonradan ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Evrenin sonsuzlu\u011fu ancak Galileo\u2019nun teleskopik ke\u015fiflerinden sonra kabul edilebilmi\u015ftir. Di\u011fer bir deyi\u015fle Bruno i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 16. y\u00fczy\u0131l\u0131n d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde de\u011fil 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde etkili olabilmi\u015ftir. Onun y\u00fcrekten ba\u011fland\u0131\u011f\u0131 sonsuzluk kavram\u0131 hem matematiksel hem de metafiziksel bak\u0131mdan olduk\u00e7a verimli sonu\u00e7lar do\u011furmu\u015ftur. Bruno, Orta\u00e7a\u011f ve R\u00f6nesans boyunca Newton\u2019dan \u00f6nce evrenin sonsuzlu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesini savunan hemen hemen tek d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr. (bkz. Koyr\u00e9 1994: 90) Bruno\u2019nun sonsuz evren g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, geleneksel astronomiden ayr\u0131lan Brahe ve Kepler \u00fczerinde bile etkili olamam\u0131\u015ft\u0131r. Brahe ve Kepler kapal\u0131 evren kavram\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcnmeye devam etmi\u015flerdir. (bkz. Koyr\u00e9 1994: 148-149) Di\u011fer bir deyi\u015fle Bruno\u2019nun kozmolojisi \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n bilimini geride b\u0131rakacak kadar ileridedir, yani erken do\u011fmu\u015ftur. Evreninin sonsuzlu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, tam olarak ancak Newton ile onaylanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Dipnotlar<\/strong><\/p>\n<p>1) Copernicus Commentariolus\u2019u bast\u0131rmam\u0131\u015f ama s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131da el yazmas\u0131 kopyas\u0131n\u0131 \u00fcreterek meslekta\u015flar\u0131na g\u00f6ndermi\u015ftir. Copernicus\u2019un ana yap\u0131t\u0131 De Revolutionibus\u2019un yay\u0131nlanmas\u0131ndan \u00f6nce sisteminin yarataca\u011f\u0131 etkiler konusunda mektupla\u015fmalar\u0131 oldu\u011fu bilinmektedir.<\/p>\n<p>2) Copernicus\u2019un ba\u015fyap\u0131t\u0131 T\u00fcrk\u00e7eye \u00f6nce 2002 y\u0131l\u0131nda \u201c<em>G\u00f6kcisimlerinin D\u00f6n\u00fc\u015fleri \u00dczerine<\/em>\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131yla k\u0131smen terc\u00fcme edilmi\u015ftir. Yap\u0131t\u0131n orijinal ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 Copernicus\u2019un imaj\u0131yla ba\u011fda\u015ft\u0131r\u0131lamam\u0131\u015f olacak ki \u00e7a\u011fda\u015f astronominin terimleriyle devrimcile\u015ftirilivermi\u015f! Ancak ayn\u0131 metin 2010 y\u0131l\u0131nda ba\u015fka bir yay\u0131nevi taraf\u0131ndan \u201cG\u00f6ksel K\u00fcrelerin Devinimleri \u00dczerine\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131yla orijinaline uygun ve tam metin olarak yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>3) \u00d6rne\u011fin duman\u0131n yukar\u0131 do\u011fru hareketi ya da ta\u015f\u0131n b\u0131rak\u0131l\u0131nca yere do\u011fru d\u00fc\u015fmesi.<\/p>\n<p>4) Anlat\u0131lar\u0131n genel dola\u015f\u0131ma girdikten sonra art\u0131k kendilerine ait bir ya\u015fama sahip olduklar\u0131 bi\u00e7imindeki \u201cyazar\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fc\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesi pek\u00e2l\u00e2 Copernicus\u2019a de uygulanabilir: \u00e7\u00fcnk\u00fc o da bir noktadan sonra eserinin nas\u0131l al\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kontrol edememi\u015ftir.<\/p>\n<p>5) Astronomi Profes\u00f6r\u00fc Domenico Maria da Novaro (1454-1504) \u0130talya ve Kuzey Almanya\u2019ya h\u0131zla yay\u0131lan arka plan\u0131ndaki fikirler Platon\u2019a ve Pisagor\u2019a kadar giden b\u00fcy\u00fck Yunan canlanmas\u0131n\u0131n liderlerindendir.<\/p>\n<p>6) \u0130mpetus terimi ilk kez, antik \u00e7a\u011f\u0131n sonunda, \u201cbir ilk hareket ettirici taraf\u0131ndan ta\u015fa, ya da at\u0131lan bir \u015feye kat\u0131lan, maddesel olmayan bir kuvvetin, ta\u015f\u0131n, hareketini s\u00fcrd\u00fcrmesini sa\u011flayan neden\u201d anlam\u0131nda John Philoponus (490-570) taraf\u0131ndan kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Galileo, Descartes ve Newton taraf\u0131ndan eylemsizlik hareketinin form\u00fcle edilmesinde \u00e7ok \u00f6nemli bir yere sahip olan impetus kavram\u0131 P. Duhem, A. Meier ve di\u011fer bilim tarih\u00e7ilerinin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda belgelendi\u011fi gibi, Bruno\u2019dan \u00f6nce uzun bir tarihi vard\u0131.<\/p>\n<p>7) T\u00fcrk\u00e7esi <em>Evrenin Yap\u0131s\u0131<\/em> (\u00e7ev. Turgut Uyar &#8211; Tomris Uyar). Lucretius\u2019un bu yap\u0131t\u0131 (\u015fiiri), matbaan\u0131n geli\u015ftirilmesinden sonra ilk bas\u0131lan kitaplar aras\u0131nda yer al\u0131r.<\/p>\n<p>8) Ateist atomcu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr Lucretius yap\u0131t\u0131nda uzay ve zaman\u0131n sonsuzlu\u011funu \u0131srarla vurgulam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>9) Bruno\u2019nun yap\u0131tlar\u0131n\u0131 \u0130talyancadan Almancaya aktaran Ludwig Kuhlenbeck bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc payla\u015fmaz. Ona g\u00f6re Bruno, Tanr\u0131 ile evreni hi\u00e7bir zaman \u00f6zde\u015fle\u015ftirmek istememi\u015ftir. O, Tanr\u0131\u2019y\u0131 evrene i\u00e7kin kabul etmi\u015f, fakat ayn\u0131 zamanda evrenin d\u0131\u015f\u0131nda varsaym\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle Bruno \u201cHer \u015fey Tanr\u0131\u2019d\u0131r\u201d diyen bir panteist de\u011fil \u201cHer \u015fey Tanr\u0131\u2019dad\u0131r\u201d diyen bir pananteisttir. (Bruno 1997: 163-164)<\/p>\n<figure id=\"attachment_30964\" aria-describedby=\"caption-attachment-30964\" style=\"width: 276px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-30964\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/22-276x300.jpg\" alt=\"\" width=\"276\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/22-276x300.jpg 276w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/22.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 276px) 100vw, 276px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-30964\" class=\"wp-caption-text\">Evrenin sonsuzlu\u011fu ancak Galileo Galilei\u2019nin teleskopik ke\u015fiflerinden sonra kabul edilebildi.<\/figcaption><\/figure>\n<p><strong>Kaynaklar<\/strong><\/p>\n<p>1) Akdo\u011fan, Cemil (1996), <em>Bilim Tarihi,<\/em> Eski\u015fehir: A.\u00dc.A.F. Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>2) Armitage, Angus (2004), <em>Kopernik &#8211; Ya\u015fam\u00f6yk\u00fcs\u00fc ve \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131<\/em>, \u00e7ev. Emel Bayar, \u0130stanbul: \u0130zd\u00fc\u015f\u00fcm Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>3) Bruno, Giordano (2004), <em>K\u00fcllerin \u015e\u00f6leni<\/em>, \u00e7ev. H\u00fcsen Portakal, \u0130stanbul: Cem Yay\u0131nevi.<\/p>\n<p>4) Bruno, Giordano (1997), <em>Diyaloglar<\/em>, \u00e7ev. Sedat Umran, \u0130stanbul: Berfin Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>5) Bumin, T\u00fclin (1996), <em>Tart\u0131\u015f\u0131lan Modernlik: Descartes ve Spinoza<\/em>, \u0130stanbul: Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>6) Burtt, Edwin Arthur (1980), <em>The Metaphysical Foundation of Modern Physical Science<\/em>, London: Routledge &amp; Kegan Paul.<\/p>\n<p>7) Copernicus, Nicolaus (2010), <em>G\u00f6ksel K\u00fcrelerin Devinimleri \u00dczerine<\/em>, \u00e7ev. C. Cengiz \u00c7evik, \u0130stanbul: T\u00fcrkiye \u0130\u015f Bankas\u0131 K\u00fclt\u00fcr Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>8) Copernicus, Nicolaus (2002), <em>G\u00f6kcisimlerinin D\u00f6n\u00fc\u015fleri \u00dczerine<\/em>, \u00e7ev. Saffet Bab\u00fcr, \u0130stanbul: Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>9) De Santillana, Giorgio (2006), <em>Ser\u00fcven \u00c7a\u011f\u0131 Filozoflar\u0131<\/em>, \u00e7ev. \u0130brahim Y\u0131ld\u0131z ve Ayd\u0131n Gelmez, Ankara: Adapa Yay\u0131nevi.<\/p>\n<p>10) Grant, Edward (1986), <em>Orta \u00c7a\u011fda Fizik Bilimleri<\/em>, \u00e7ev. Aykut G\u00f6ker, Ankara: V Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>11) H\u00f6ffding, Harald (1955), <em>A History of Modern Philosophy<\/em>, New York: Dover Publications, Inc.<\/p>\n<p>12) Kenny, Anthony (2017), <em>Bat\u0131 Felsefesinin Yeni Tarihi III. Cilt Modern Felsefenin Y\u00fckseli\u015fi<\/em>, \u00e7ev. Volkan Uzunda\u011f, \u0130stanbul: K\u00fcre Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>13) Koyr\u00e9, Alexandre (1998), <em>Kapal\u0131 D\u00fcnyadan Sonsuz Evrene<\/em>, \u00e7ev. Aziz Yard\u0131ml\u0131, \u0130stanbul: \u0130dea Yay\u0131nevi.<\/p>\n<p>14) Koyr\u00e9, Alexandre (1994), <em>Yeni\u00e7a\u011f Biliminin Do\u011fu\u015fu<\/em>, \u00e7ev. Kurtulu\u015f Din\u00e7er, Ankara: G\u00fcndo\u011fan Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>15) Kuhn, Thomas S. (2007), <em>Kopernik Devrimi \/ Bat\u0131 D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Geli\u015fiminde Gezegen Astronomisi<\/em>, \u00e7ev. Halil Turan vd., Ankara: \u0130mge Kitabevi Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>16) McClellan III, James E. ve Dorn, Harold (2008), <em>D\u00fcnya Tarihinde Bilim ve Teknoloji<\/em>, \u00e7ev. Haydar Yal\u00e7\u0131n, Ankara: Arkada\u015f Yay\u0131nevi.<\/p>\n<p>17) Say\u0131l\u0131, Ayd\u0131n (1973), \u201cKopernik ve An\u0131tsal Yap\u0131t\u0131\u201d,<em> Nikola Kopernik<\/em> i\u00e7inde, Ankara: Unesco T\u00fcrkiye Milli Komisyonu Yay\u0131nlar\u0131, 25-131.<\/p>\n<p>18) Tekeli, Sevim [ve di\u011ferleri] (1999), <em>Bilim Tarihine Giri\u015f<\/em>, Ankara: Nobel Yay\u0131n Da\u011f\u0131t\u0131m.<\/p>\n<p>19) Thilly, Frank (1995), <em>Felsefe Tarihi<\/em>, Cilt I, \u00e7ev. \u0130brahim \u015eener, \u0130stanbul: Sistem Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n<p>20) Trusted, Jennifer (1994), <em>Physics and Metaphysics<\/em><em>: Theories of Space and Time<\/em>, London and New York: Routledge.<\/p>\n<p>21) Whitfield, Peter (2008), <em>Bat\u0131 Biliminde D\u00f6n\u00fcm Noktalar\u0131<\/em>, \u00e7ev. Serdar Uslu, \u0130stanbul: K\u00fcre Yay\u0131nlar\u0131.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Copernicus devrimi, yeni bir evren kavram\u0131yla sonu\u00e7lanan d\u00fc\u015f\u00fcnsel bir devrimdir; insan\u0131n evrenle olan ili\u015fkilerindeki bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmd\u00fcr. Astronomide ba\u015flayan de\u011fi\u015fim, bu bilim dal\u0131 ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f, insan\u0131n do\u011faya ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerindeki k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fikliklere yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 yeniliklerden biri, \u00f6nce Giordano Bruno, 150 y\u0131l sonra da Newton taraf\u0131ndan ortaya at\u0131lan sonsuz evren kavram\u0131d\u0131r. Antik\u00e7a\u011f\u2019da ve Orta\u00e7a\u011f\u2019da egemenli\u011fini [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":591,"featured_media":30943,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[4287,19,38,26],"tags":[4291,4290,3722,656,4292],"class_list":["post-30942","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-178-sayi","category-bilim-gundemi","category-dergi-sayilari","category-fizik","tag-bruno","tag-copernicus","tag-giordano-bruno","tag-kopernik","tag-sonsu-evren"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"aioseo_head":"\n\t\t<!-- All in One SEO 4.9.8 - aioseo.com -->\n\t<meta name=\"robots\" content=\"max-image-preview:large\" \/>\n\t<meta name=\"author\" content=\"R\u0131fat Salto\u011flu\"\/>\n\t<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\" \/>\n\t<meta name=\"generator\" content=\"All in One SEO (AIOSEO) 4.9.8\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:site_name\" content=\"Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:title\" content=\"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\u0131 | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:app_id\" content=\"2104805563100892\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:admins\" content=\"1250955469\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:secure_url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"800\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"589\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:published_time\" content=\"2020-03-28T08:00:23+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2020-03-28T09:01:14+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:site\" content=\"@bilimvegelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:title\" content=\"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\u0131 | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg\" \/>\n\t\t<script type=\"application\/ld+json\" class=\"aioseo-schema\">\n\t\t\t{\"@context\":\"https:\\\/\\\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#article\",\"name\":\"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\\u0131 | Bilim ve Gelecek\",\"headline\":\"Copernicus ve Bruno:  Sonsuz evrenin mimarlar\\u0131\",\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/rsaltoglu#author\"},\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/11\\\/1-8.jpg\",\"width\":800,\"height\":589},\"datePublished\":\"2020-03-28T11:00:23+03:00\",\"dateModified\":\"2020-03-28T12:01:14+03:00\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#webpage\"},\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#webpage\"},\"articleSection\":\"178. Say\\u0131, Bilim G\\u00fcndemi, Dergi Say\\u0131lar\\u0131, Fizik, Bruno, Copernicus, Giordano Bruno, kopernik, Sonsu Evren\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#breadcrumblist\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"position\":1,\"name\":\"Home\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"position\":2,\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/178-sayi#listItem\",\"name\":\"178. Say\\u0131\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"name\":\"Home\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/178-sayi#listItem\",\"position\":3,\"name\":\"178. Say\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/178-sayi\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#listItem\",\"name\":\"Copernicus ve Bruno:  Sonsuz evrenin mimarlar\\u0131\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#listItem\",\"position\":4,\"name\":\"Copernicus ve Bruno:  Sonsuz evrenin mimarlar\\u0131\",\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/178-sayi#listItem\",\"name\":\"178. Say\\u0131\"}}]},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\\\/#organizationLogo\",\"width\":272,\"height\":90,\"caption\":\"Bilim ve Gelecek Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\\\/#organizationLogo\"}},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/rsaltoglu#author\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/rsaltoglu\",\"name\":\"R\\u0131fat Salto\\u011flu\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#authorImage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/secure.gravatar.com\\\/avatar\\\/333fc9dde3915f9124eb216676d872e31cdb52be9e8020cd4008914f14677678?s=96&d=mm&r=g\",\"width\":96,\"height\":96,\"caption\":\"R\\u0131fat Salto\\u011flu\"}},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#webpage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\",\"name\":\"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\\u0131 | Bilim ve Gelecek\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\"},\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#breadcrumblist\"},\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/rsaltoglu#author\"},\"creator\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/rsaltoglu#author\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/11\\\/1-8.jpg\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\\\/#mainImage\",\"width\":800,\"height\":589},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2020\\\/03\\\/28\\\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#mainImage\"},\"datePublished\":\"2020-03-28T11:00:23+03:00\",\"dateModified\":\"2020-03-28T12:01:14+03:00\"},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"}}]}\n\t\t<\/script>\n\t\t<!-- All in One SEO -->\n\n","aioseo_head_json":{"title":"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\u0131 | Bilim ve Gelecek","description":"","canonical_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari","robots":"max-image-preview:large","keywords":"","webmasterTools":{"miscellaneous":""},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#article","name":"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\u0131 | Bilim ve Gelecek","headline":"Copernicus ve Bruno:  Sonsuz evrenin mimarlar\u0131","author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/rsaltoglu#author"},"publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg","width":800,"height":589},"datePublished":"2020-03-28T11:00:23+03:00","dateModified":"2020-03-28T12:01:14+03:00","inLanguage":"tr-TR","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#webpage"},"isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#webpage"},"articleSection":"178. Say\u0131, Bilim G\u00fcndemi, Dergi Say\u0131lar\u0131, Fizik, Bruno, Copernicus, Giordano Bruno, kopernik, Sonsu Evren"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#breadcrumblist","itemListElement":[{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","position":1,"name":"Home","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","position":2,"name":"Dergi Say\u0131lar\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/178-sayi#listItem","name":"178. Say\u0131"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","name":"Home"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/178-sayi#listItem","position":3,"name":"178. Say\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/178-sayi","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#listItem","name":"Copernicus ve Bruno:  Sonsuz evrenin mimarlar\u0131"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#listItem","position":4,"name":"Copernicus ve Bruno:  Sonsuz evrenin mimarlar\u0131","previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/178-sayi#listItem","name":"178. Say\u0131"}}]},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","logo":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\/#organizationLogo","width":272,"height":90,"caption":"Bilim ve Gelecek Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\/#organizationLogo"}},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/rsaltoglu#author","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/rsaltoglu","name":"R\u0131fat Salto\u011flu","image":{"@type":"ImageObject","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#authorImage","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/333fc9dde3915f9124eb216676d872e31cdb52be9e8020cd4008914f14677678?s=96&d=mm&r=g","width":96,"height":96,"caption":"R\u0131fat Salto\u011flu"}},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#webpage","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari","name":"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\u0131 | Bilim ve Gelecek","inLanguage":"tr-TR","isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website"},"breadcrumb":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#breadcrumblist"},"author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/rsaltoglu#author"},"creator":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/rsaltoglu#author"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari\/#mainImage","width":800,"height":589},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari#mainImage"},"datePublished":"2020-03-28T11:00:23+03:00","dateModified":"2020-03-28T12:01:14+03:00"},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","inLanguage":"tr-TR","publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"}}]},"og:locale":"tr_TR","og:site_name":"Bilim ve Gelecek","og:type":"article","og:title":"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\u0131 | Bilim ve Gelecek","og:url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari","fb:app_id":"2104805563100892","fb:admins":"1250955469","og:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg","og:image:secure_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg","og:image:width":800,"og:image:height":589,"article:published_time":"2020-03-28T08:00:23+00:00","article:modified_time":"2020-03-28T09:01:14+00:00","article:publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/","twitter:card":"summary_large_image","twitter:site":"@bilimvegelecek","twitter:title":"Copernicus ve Bruno: Sonsuz evrenin mimarlar\u0131 | Bilim ve Gelecek","twitter:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/11\/1-8.jpg"},"aioseo_meta_data":{"post_id":"30942","title":null,"description":null,"keywords":null,"keyphrases":null,"primary_term":null,"canonical_url":null,"og_title":"","og_description":"","og_object_type":"article","og_image_type":"default","og_image_url":null,"og_image_width":null,"og_image_height":null,"og_image_custom_url":null,"og_image_custom_fields":null,"og_video":"","og_custom_url":null,"og_article_section":"","og_article_tags":"","twitter_use_og":false,"twitter_card":"summary_large_image","twitter_image_type":"default","twitter_image_url":null,"twitter_image_custom_url":null,"twitter_image_custom_fields":null,"twitter_title":null,"twitter_description":null,"schema":{"blockGraphs":[],"customGraphs":[],"default":{"data":{"Article":[],"Course":[],"Dataset":[],"FAQPage":[],"Movie":[],"Person":[],"Product":[],"ProductReview":[],"Car":[],"Recipe":[],"Service":[],"SoftwareApplication":[],"WebPage":[]},"graphName":"","isEnabled":true},"graphs":[]},"schema_type":null,"schema_type_options":null,"pillar_content":false,"robots_default":true,"robots_noindex":false,"robots_noarchive":false,"robots_nosnippet":false,"robots_nofollow":false,"robots_noimageindex":false,"robots_noodp":false,"robots_notranslate":false,"robots_max_snippet":null,"robots_max_videopreview":null,"robots_max_imagepreview":"large","priority":null,"frequency":null,"local_seo":null,"breadcrumb_settings":null,"limit_modified_date":false,"ai":null,"created":"2021-05-29 19:43:35","updated":"2025-06-05 23:14:39","seo_analyzer_scan_date":null},"aioseo_breadcrumb":"<div class=\"aioseo-breadcrumbs\"><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\" title=\"Home\">Home<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\" title=\"Dergi Say\u0131lar\u0131\">Dergi Say\u0131lar\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/178-sayi\" title=\"178. Say\u0131\">178. Say\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\tCopernicus ve Bruno: <br \/> Sonsuz evrenin mimarlar\u0131\n\t\t<\/span><\/div>","aioseo_breadcrumb_json":[{"label":"Home","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr"},{"label":"Dergi Say\u0131lar\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari"},{"label":"178. Say\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/178-sayi"},{"label":"Copernicus ve Bruno: <br \/> Sonsuz evrenin mimarlar\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/03\/28\/copernicus-ve-bruno-sonsuz-evrenin-mimarlari"}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/30942","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/591"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=30942"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/30942\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/30943"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=30942"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=30942"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=30942"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}