{"id":38507,"date":"2019-11-25T03:48:00","date_gmt":"2019-11-25T00:48:00","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=38507"},"modified":"2019-11-22T17:54:32","modified_gmt":"2019-11-22T14:54:32","slug":"dusunce-ile-dil-arasindaki-iliski-nedir","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2019\/11\/25\/dusunce-ile-dil-arasindaki-iliski-nedir","title":{"rendered":"D\u00fc\u015f\u00fcnce ile dil aras\u0131ndaki ili\u015fki nedir?"},"content":{"rendered":"<p>Dil ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fki, Antik\u00e7a\u011f&#8217;dan itibaren filozoflar taraf\u0131ndan \u00fczerinde durulmu\u015f bir konudur. Konu\u015fman\u0131n, ba\u015fta d\u00fc\u015f\u00fcnceler olmak \u00fczere; arzular\u0131n, \u00f6fkenin, sevincin, h\u00fczn\u00fcn, k\u0131sacas\u0131 ruhtaki her t\u00fcr teess\u00fcr\u00fcn\/ etkilenimin d\u0131\u015favurumu oldu\u011fu, bir\u00e7ok filozofun i\u015fledi\u011fi bir fikirdir. Bununla birlikte filozoflar dilin, d\u00fc\u015f\u00fcncenin ifade imk\u00e2n\u0131 oldu\u011funu vurgulad\u0131\u011f\u0131 kadar, d\u00fc\u015f\u00fcncelerin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle emanet edilmemesi, dikkatli kullan\u0131lmas\u0131 gereken bir \u00e2let oldu\u011funa da dikkat \u00e7ekmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f\u2019da Platon, bir yandan d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi \u201ci\u00e7 konu\u015fma\u201d, \u201cinsan\u0131n kendi kendisiyle diyalo\u011fu\u201d olarak tan\u0131mlarken (2007: 263e) di\u011fer yandan ise dilin hakikati ku\u015fatmadaki yetersizli\u011fini VII. mektubunda a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koyar. Platon bu mektubunda \u201cd\u00fcz\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz bir \u015fekle \u201cyuvarlak\u201d, \u201cyuvarlak\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fimiz bir \u015fekle de \u201cd\u00fcz\u201d ad\u0131n\u0131 vermemizde hi\u00e7bir sak\u0131nca olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtir (2007: 343b); zira ona g\u00f6re \u015feylerin adlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek, neticede onlar\u0131n kendilerinde herhangi bir de\u011fi\u015fikli\u011fe neden olmayacakt\u0131r. Fakat bu imk\u00e2ndan dolay\u0131, \u015feyleri, onlara verdi\u011fimiz adlar d\u00fczeyinde kavramay\u0131 denemek yan\u0131lt\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. Platon dilin, \u015feylerin i\u00e7sel tabiat\u0131n\u0131 temsil etmedeki kifayetsizli\u011fi nedeniyle, d\u00fc\u015f\u00fcnceleri dile emanet etmenin hatal\u0131 bir tutum oldu\u011funu savunur (2007: 343a). Genel olarak felsefesi g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda, Platon i\u00e7in dilin, hakikati akletmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan hem bir imk\u00e2n hem de bir engel oldu\u011fu \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131nda bulunmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Platon\u2019un bu konudaki fikirlerini ona ayr\u0131lm\u0131\u015f soru ba\u015fl\u0131\u011f\u0131m\u0131zda detayland\u0131raca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Aristoteles ise <em>Yorum \u00dczerine<\/em>\u2019 de, seslerin, ruhtaki teess\u00fcrlerin (Yun. \u03c0\u03b1\u03b8\u1fc6\u03bc\u03b1\u03c4\u03b1 \u03c4\u1fc6\u03c2 \u03c8\u03c5\u03c7\u1fc6\u03c2 \u2013 Lat. <em>Passio animae<\/em>) sembol\u00fc oldu\u011funu a\u00e7\u0131klar (1997: 16a). Bu itibarla Aristoteles dilin, d\u00fc\u015f\u00fcnceler kadar arzular\u0131n, \u00f6fkenin, sevincin, h\u00fczn\u00fcn, k\u0131sacas\u0131 ruhtaki her t\u00fcr teess\u00fcr\u00fcn\/etkilenimin de d\u0131\u015favurulmas\u0131n\u0131n vas\u0131tas\u0131 oldu\u011funu hesaba katan bir yakla\u015f\u0131m sergiler. D\u00fc\u015f\u00fcnce ile dil aras\u0131ndaki ili\u015fkiye yakla\u015f\u0131m\u0131na gelince, Aristoteles\u2019te de hocas\u0131 Platon\u2019daki gibi \u201cruhun i\u00e7sel konu\u015fmas\u0131\u201d ile \u201cd\u0131\u015f konu\u015fma\u201d kavramlar\u0131na rastlan\u0131r (2000: 57). \u00d6yle g\u00f6r\u00fcnmektedir ki, Aristoteles de d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi ruhun kendisiyle bir diyalo\u011fu olarak de\u011ferlendirmektedir. Bununla birlikte, F\u00e9lix Ravaisson\u2019un da i\u015faret etti\u011fi gibi (1837: 288) Aristoteles\u2019in nezdinde \u201cd\u0131\u015f konu\u015fma\u201d, i\u00e7sel dilin, az \u00e7ok anlam belirsizli\u011fine, dolay\u0131s\u0131yla da \u201chata\u201dya gebe bir formudur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_38509\" aria-describedby=\"caption-attachment-38509\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-38509\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2019\/11\/Aristoteles-1000px-300x285.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"285\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2019\/11\/Aristoteles-1000px-300x285.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2019\/11\/Aristoteles-1000px.jpg 400w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-38509\" class=\"wp-caption-text\">Aristoteles dilin, d\u00fc\u015f\u00fcnceler kadar arzular\u0131n, \u00f6fkenin, sevincin, h\u00fczn\u00fcn, k\u0131sacas\u0131 ruhtaki her t\u00fcr teess\u00fcr\u00fcn\/etkilenimin de d\u0131\u015favurulmas\u0131n\u0131n vas\u0131tas\u0131 oldu\u011funu hesaba katan bir yakla\u015f\u0131m sergiler.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Orta\u00e7a\u011fda Augustinus, dilin, d\u00fc\u015f\u00fcncenin h\u0131z\u0131na yeti\u015femedi\u011fine, \u00e7evresinden dola\u015ft\u0131\u011f\u0131na ve sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7ekmi\u015ftir (2002: II, \u00a73). Augustinus\u2019a g\u00f6re, kelimelerin ve genel olarak dilin i\u015flevi, hakikate dikkat \u00e7ekmekten ibarettir (2002: II, \u00a746). Augustinus\u2019un bu hususta Platon\u2019a kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u0130ki filozofun aras\u0131ndaki bu kanaat birli\u011fine paralel olarak, Sokrates\u2019in \u201cKratylos\u201dta sordu\u011fu sorunun hemen hemen ayn\u0131s\u0131n\u0131 Augustinus da sorar: \u00ab\u015eeylerin kendilerinin bilgisi, i\u015faretlerin bilgisine ye\u011f de\u011fil midir? [<em>utrum melior<\/em> <em>quam signa sit rerum ipsa cognitio<\/em>]\u00bb (<em>De Magistro<\/em>: \u00a7 31).<\/p>\n<p>Yeni\u00e7a\u011f\u2019a gelindi\u011finde Descartes, dili d\u00fc\u015f\u00fcncenin belirtisi ve d\u0131\u015favurumu olarak ele alm\u0131\u015f, insan\u0131n dil becerisi ile hayvanlar\u0131n \u00e7e\u015fitli ifade bi\u00e7imleri aras\u0131nda radikal bir farkl\u0131l\u0131k bulundu\u011funu savunmu\u015ftur. Bununla birlikte Platon\u2019a ve Augustinus\u2019a benzer \u015fekilde Descartes da dili bir yandan d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ifade imk\u00e2n\u0131 olarak de\u011ferlendirirken, di\u011fer yandan dilin al\u0131\u015fkanl\u0131kla ve \u00f6zensiz kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n, do\u011fru muhakeme etmenin \u00f6n\u00fcnde engel meydana getirdi\u011fine dikkat \u00e7ekmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Yine Yeni\u00e7a\u011f\u2019da Condillac \u201cdil-\u00f6ncesi\u201d veya \u201cdilden ba\u011f\u0131ms\u0131z\u201d bir d\u00fc\u015f\u00fcnme faaliyetini, birtak\u0131m imgesel \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlar d\u0131\u015f\u0131nda imk\u00e2ns\u0131z g\u00f6r\u00fcr. Condillac\u2019\u0131n nazar\u0131nda, konu\u015fmak, muhakeme etmek\/ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmek, soyut idealar \u00fcretmek, esasen ayn\u0131 \u015feydir (1780: 107-108). Condillac\u2019\u0131n insan m\u00fcdrikesinin faaliyetlerinde dilin merkez\u00ee bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne, Harris ve Taylor da dikkat \u00e7eker: Yazarlara g\u00f6re Condillac\u2019\u0131n att\u0131\u011f\u0131 en \u00f6nemli ad\u0131m, insan\u0131n dili kullanmadan ne d\u00fc\u015f\u00fcnme ne de di\u011fer zihinsel melekelerini irad\u00ee olarak denetleyebilece\u011fini a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r (2002: 144). Yine bu yazarlar, Condillac\u2019\u0131n dilden \u00f6nce insan zihninin fizyolojik ve \u00e7evresel uyaranlara t\u00e2bi oldu\u011funu; eski bir duyumunu irad\u00ee olarak an\u0131msayamayaca\u011f\u0131n\u0131 ve zihinsel melekelerini y\u00f6nlendiremeyece\u011fini ortaya koymadaki ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 vurgular (2002: 114). \u0130nsana, zihinsel melekelerini iradesiyle y\u00f6nlendirme imk\u00e2n\u0131 tan\u0131yan \u015feyin dil oldu\u011funu bu kadar a\u00e7\u0131k se\u00e7ik g\u00f6sterme payesi, felsefe tarihinde ger\u00e7ekten de Condillac\u2019a aittir. Dil Condillac\u2019\u0131n nazar\u0131nda sadece d\u00fc\u015f\u00fcncenin ifade arac\u0131 de\u011fildir; dilin insana kendi d\u00fc\u015f\u00fcnceleri \u00fczerinde sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 denetim ve analiz g\u00fcc\u00fc, d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ifade i\u015flevinden daha asl\u00ee ve \u00f6nceliklidir. \u0130nsan m\u00fcdrikesini d\u0131\u015f \u015fartlara t\u00e2bi olmaktan kurtar\u0131p yarat\u0131c\u0131 bir melekeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren, dilin ta kendisidir. Condillac hakk\u0131ndaki soru ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda bu husustaki g\u00f6r\u00fc\u015flerine daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 de\u011finece\u011fiz.<\/p>\n<p>Dil ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fki Yak\u0131n\u00e7a\u011f\u2019da da bir\u00e7ok filozof\u00e7a i\u015flenmi\u015f bir konudur. Herder, Bergson, Humboldt gibi filozoflar\u0131n konuya yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 incelemeyi -s\u00f6z\u00fc fazla uzatmamak amac\u0131yla- ilgili k\u0131s\u0131mlara b\u0131rak\u0131yoruz.<\/p>\n<p><strong>YARARLANILAN KAYNAKLAR<\/strong><\/p>\n<p>&#8211; Aristoteles (1997), \u201cDe l\u2019Interpr\u00e9tation\u201d, in <em>Organon: cat\u00e9gories<\/em>, Fr. \u00c7ev. Jean Tricot, Paris: J. Vrin.<br \/>\n&#8211; Aristoteles (2000), <em>Organon: les seconds analytiques<\/em>, Fr. \u00c7ev. Jean, Tricot, Paris: J. Vrin.<br \/>\n&#8211; Augustinus, Aurelius; b\u00fct\u00fcn eserlerinin Latincesi (elektronik edisyon): http:\/\/www.sant-agostino.it\/latino\/index.htm<br \/>\n&#8211; b\u00fct\u00fcn eserlerinin Frans\u0131zca \u00e7evirisi: <em>OEuvres<\/em>, Fr. \u00c7ev. komisyon, 3 Cilt, Paris: Gallimard.<br \/>\n&#8211; Condillac, Etienne Bonnot de (1780), <em>La Logique ou les premiers d\u00e9veloppements de l\u2019art de penser<\/em>, Paris: Libraire d\u2019Esprit.<br \/>\n&#8211; Harris, Roy; Taylor, Tablot J. (2002), <em>Dil Bilimi D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnde D\u00f6n\u00fcm Noktalar\u0131 I<\/em>; \u00c7ev. Eser E. Taylan, Cem Taylan; Ankara: TDK Yay.<br \/>\n&#8211; Platon, (2007), <em>OEuvres Compl\u00e8tes<\/em>, Fr. \u00c7ev. L\u00e9on Robin, Paris: Gallimard.<br \/>\n&#8211; Ravaisson, F\u00e9lix (1837), <em>Essai sur la M\u00e9taphysique d\u2019Aristote<\/em>, 1. Cilt, Paris: Imprimerie Royal.<\/p>\n<p><strong>Kaynak: <\/strong>Atakan Alt\u0131n\u00f6rs, 50 Soruda Dil Felsefesi, Bilim ve Gelecek Kitapl\u0131\u011f\u0131, Kas\u0131m 2012, 1. Bask\u0131, s.33-35<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Dil ile d\u00fc\u015f\u00fcnce aras\u0131ndaki ili\u015fki, Antik\u00e7a\u011f&#8217;dan itibaren filozoflar taraf\u0131ndan \u00fczerinde durulmu\u015f bir konudur. Konu\u015fman\u0131n, ba\u015fta d\u00fc\u015f\u00fcnceler olmak \u00fczere; arzular\u0131n, \u00f6fkenin, sevincin, h\u00fczn\u00fcn, k\u0131sacas\u0131 ruhtaki her t\u00fcr teess\u00fcr\u00fcn\/ etkilenimin d\u0131\u015favurumu oldu\u011fu, bir\u00e7ok filozofun i\u015fledi\u011fi bir fikirdir. Bununla birlikte filozoflar dilin, d\u00fc\u015f\u00fcncenin ifade imk\u00e2n\u0131 oldu\u011funu vurgulad\u0131\u011f\u0131 kadar, d\u00fc\u015f\u00fcncelerin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle emanet edilmemesi, dikkatli kullan\u0131lmas\u0131 gereken bir \u00e2let oldu\u011funa [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":429,"featured_media":38508,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[19],"tags":[694,5583,1869,237,238],"class_list":["post-38507","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-bilim-gundemi","tag-dil","tag-diyalog","tag-dusunce","tag-felsefe","tag-tarih"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/38507","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/429"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=38507"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/38507\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/38508"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=38507"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=38507"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=38507"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}