{"id":40343,"date":"2020-02-29T00:00:39","date_gmt":"2020-02-28T21:00:39","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=40343"},"modified":"2020-03-21T17:24:00","modified_gmt":"2020-03-21T14:24:00","slug":"virusler-ve-insan-evrimine-etkileri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2020\/02\/29\/virusler-ve-insan-evrimine-etkileri","title":{"rendered":"Vir\u00fcsler ve insan evrimine etkileri"},"content":{"rendered":"<p><em>\u0130nsan genomunun yakla\u015f\u0131k % 45\u2019inin retroviral bir k\u00f6kene sahip oldu\u011fu tahmin ediliyor. Vir\u00fcslerin ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sisteminin in\u015fas\u0131, embriyo geli\u015fimi ve beyin fizyolojisinde de \u00f6nemli rollerinin olabilece\u011fi ifade ediliyor. Genlerimize kendi genetik materyallerini yerle\u015ftirmi\u015f olan retrovir\u00fcsler beynin ve beyin hastal\u0131klar\u0131n\u0131n evriminde etkili olmu\u015flard\u0131r. Ayr\u0131ca insanlar ile \u015fempanzeler aras\u0131ndaki evrimsel dallanmadan sonra, \u00e7evresel de\u011fi\u015fikliklere uyum i\u00e7in molek\u00fcler d\u00fczeyde ger\u00e7ekle\u015fen de\u011fi\u015fimlerin y\u00fczde 30\u2019una vir\u00fcslerin arac\u0131l\u0131k etti\u011fi de ifade ediliyor.<\/em><\/p>\n<p>\u0130nsanlarda, di\u011fer hayvanlarda, bitkilerde ve mikroorganizmalarda\u2026 Vir\u00fcslerin y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerini ya\u015fam a\u011fac\u0131n\u0131n hemen hemen her bir \u00fcyesinde g\u00f6rebilmekteyiz. Y\u0131k\u0131c\u0131 etkiler vir\u00fcslerin canl\u0131larda hastal\u0131k meydana getirmeleriyle g\u00f6zlenir. Bu noktada vir\u00fcslerin mikroplara \u00f6zg\u00fc davran\u0131\u015flar\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar: Enfekte edebilme yetene\u011fi. Enfekte etmek, yayg\u0131n kullan\u0131m\u0131yla enfeksiyon, hastal\u0131k etmeninin v\u00fccuda girmesi ve v\u00fccut i\u00e7erisinde \u00e7o\u011falmas\u0131 anlam\u0131na gelir. \u00c7o\u011falma i\u015flemi s\u0131ras\u0131nda hastal\u0131k yap\u0131c\u0131 etkiler olu\u015fmayabilir; ancak y\u00fcksek ate\u015f, b\u00f6lgesel k\u0131zar\u0131kl\u0131k veya hastal\u0131\u011fa \u00f6zg\u00fc ba\u015fka belirtiler v\u00fccutta enfeksiyon ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131n i\u015faretidir.<\/p>\n<p>\u0130statistiksel \u00e7al\u0131\u015fmalara g\u00f6re, bakteri, vir\u00fcs, \u00e7e\u015fitli parazitler ve mantarlar taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilen enfeksiyonlar canl\u0131lar aras\u0131nda en s\u0131k rastlanan hastal\u0131k gruplar\u0131ndan biri konumundad\u0131r. Enfeksiyonlara neden olan ve etkileri y\u0131k\u0131c\u0131 boyutlara ula\u015fabilen vir\u00fcsler ise, bir canl\u0131dan di\u011fer bir canl\u0131ya ge\u00e7erek hem di\u011fer t\u00fcrler hem de insan topluluklar\u0131 i\u00e7erisinde kolayca yay\u0131labilmektedir. D\u00fcnya genelinde g\u00f6zlenen salg\u0131nlar\u0131n bir\u00e7o\u011funda ana fakt\u00f6r vir\u00fcslerdir: \u201cBir vir\u00fcs bir h\u00fccreye girer ve bir g\u00fcn i\u00e7erisinde bin vir\u00fcs, kopyalanarak ortaya \u00e7\u0131kabilir.\u201d<sup>(1)<\/sup><\/p>\n<p>Baz\u0131 kaynaklarda vir\u00fcsler, hastal\u0131k yap\u0131c\u0131 etkiye sahip di\u011fer enfeksiy\u00f6z ajanlar (bakteri, parazit, mantar,\u2026) ile birlikte \u201cmikrop\u201d olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. Vir\u00fcslerin ise t\u00fcm bu mikroorganizmalardan ayr\u0131lan bir y\u00f6n\u00fc vard\u0131r. Vir\u00fcsler, \u00f6karyotik canl\u0131lar (zarl\u0131 organel ta\u015f\u0131yan ve genetik materyalin zarla \u00e7evrili \u00e7ekirdek yap\u0131s\u0131 i\u00e7erisinde yer ald\u0131\u011f\u0131 canl\u0131lar) gibi organeller ve nukleus yap\u0131s\u0131 (\u00e7ekirdek) ta\u015f\u0131mazlar. Ayr\u0131ca vir\u00fcsler, prokaryotik canl\u0131lar (zarla \u00e7evrili organel ta\u015f\u0131mayan ve genetik materyalin h\u00fccre i\u00e7erisinde serbest oldu\u011fu canl\u0131lar) gibi protein yap\u0131m\u0131nda g\u00f6revli yap\u0131lara sahip de\u011fildir. Bu nedenle hem \u00e7o\u011falamazlar hem de bizim anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bi\u00e7imde bir ya\u015fam s\u00fcremezler. Vir\u00fcsler organellerin yan\u0131 s\u0131ra metabolik aktiviteleri i\u00e7in gerekli enerjiyi sa\u011flayacak sistemleri de i\u00e7ermezler. Bu aktivitelerin ger\u00e7ekle\u015febilmesi i\u00e7in canl\u0131lar ya enzim sistemlerine sahip olmal\u0131d\u0131r ya da enzim sistemlerinin etken maddelerini d\u0131\u015far\u0131ndan sa\u011flamal\u0131d\u0131rlar. Vir\u00fcsler i\u00e7in ilk durum s\u00f6z konusu de\u011fildir, o nedenle bu t\u00fcrlerin \u201cya\u015fam kazanabilmesi\u201d ve kendilerini \u00e7o\u011faltabilmesi i\u00e7in yeg\u00e2ne se\u00e7enek bir konak\u00e7\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca vir\u00fcsler \u201czorunlu h\u00fccre i\u00e7i paraziti\u201d olarak adland\u0131r\u0131l\u0131rlar. Bahsedilen kavram i\u00e7erisindeki \u201czorunlu\u201d ifadesi, vir\u00fcslerin bir konak\u00e7\u0131 olmadan canl\u0131 formu ta\u015f\u0131yamayaca\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131r.<\/p>\n<p><strong><em>Enfeksiy\u00f6z ajanlar: Bakteriler, parazitler ve di\u011ferleri<br \/>\n<\/em><\/strong>\u201cMikrobik hastal\u0131klar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn. Grip, AIDS, k\u0131zam\u0131k, Ebola, kabakulak, kuduz, \u00e7i\u00e7ek, verem, veba, kolera ve frengiyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn. B\u00fct\u00fcn bu hastal\u0131klar birbirinden farkl\u0131 olmakla birlikte ayn\u0131 \u00f6r\u00fcnt\u00fcye uyar. Hepsinin etkeni tek bir mikroptur: H\u00fccrelerimizi enfekte eden, \u00e7o\u011fal\u0131rken bize zarar veren ve \u00f6ng\u00f6r\u00fclebilir bir dizi belirtiyi tetikleyen bir vir\u00fcs ya da bakteri. Bu etken saptanabilir, izole edilebilir, incelenebilir.\u201d<sup>(2)<\/sup> Elbette geli\u015ftirilen g\u00f6zlem ara\u00e7lar\u0131n\u0131n yard\u0131m\u0131yla.<\/p>\n<p>Enfeksiy\u00f6z ajanlar denildi\u011finde vir\u00fcslerin yan\u0131 s\u0131ra pek \u00e7ok t\u00fcrden s\u00f6z etmemiz gerekir. Bakteriler, parazitler, mantarlar (fungal ajanlar),\u2026 Enfeksiyon yap\u0131c\u0131 etkileri tan\u0131mlanm\u0131\u015f olan bakteriler, farkl\u0131 fonksiyonlarla da kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Yakla\u015f\u0131k 4 milyar y\u0131ld\u0131r gezegenimiz \u00fczerinde bulunan bakteriler, hastal\u0131klara neden olabildikleri gibi canl\u0131lar i\u00e7in fayda da sa\u011flayabilir. \u00d6rne\u011fin <em>Lactobacillus<\/em>\u00a0ve\u00a0<em>Bifidobacterium <\/em>cinsi bakterilerin probiyotik etkisi tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Probiyotik etki, ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla bilinen zoolog \u00c9lie Metchnikoff (Ilya Mechnikov) taraf\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Metchnikoff, 1883 y\u0131l\u0131nda ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi h\u00fccrelerinin, v\u00fccuttaki enfeksiyon ajanlar\u0131n\u0131 i\u00e7lerine alarak par\u00e7alamas\u0131 anlam\u0131na gelen fagositoz mekanizmas\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6nceleri onun bu ke\u015ffi g\u00f6z ard\u0131 edildi, Metchnikoff fagositoz mekanizmas\u0131na ili\u015fkin bulgular\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayabilmek ve teorisini kabul ettirebilmek i\u00e7in y\u0131llarca m\u00fccadele etti. Metchnikoff, 1888 y\u0131l\u0131nda Odessa\u2019dan ayr\u0131larak Paris\u2019teki Pasteur Enstit\u00fcs\u00fc\u2019ne gitti. Bu gidi\u015fteki ana ama\u00e7 Pasteur ile bir g\u00f6r\u00fc\u015fme ger\u00e7ekle\u015ftirmekti. Ard\u0131ndan Pasteur, Metchnikoff\u2019a Pasteur Enstit\u00fcs\u00fc\u2019nde \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 y\u00fcr\u00fctebilece\u011fi bir oda ve bir g\u00f6rev verdi. Metchnikoff, ya\u015fam\u0131n\u0131n geri kalan k\u0131sm\u0131n\u0131 Pasteur Enstit\u00fcs\u00fc\u2019nde \u00e7al\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fcterek s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc. Zamanla fagositoz mekanizmas\u0131na ili\u015fkin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 dikkat \u00e7ekti ve bu mekanizman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 kabul edildi. Metchnikoff\u2019a fagositoz \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 nedeniyle 1908 y\u0131l\u0131nda Nobel Fizyoloji veya T\u0131p \u00d6d\u00fcl\u00fc verildi. Metchnikoff, ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar nedeniyle imm\u00fcnolojinin kurucular\u0131ndan say\u0131lmaktad\u0131r. \u00c9lie Metchnikoff taraf\u0131ndan ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k \u00fczerine yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar, bakterilerin ba\u011f\u0131rsaklar \u00fczerindeki yararl\u0131 etkisinin fark edilmesine neden oldu. Ba\u011f\u0131rsaklar\u0131m\u0131zda yararl\u0131 bakterilerin var oldu\u011fu ve zararl\u0131 bakteriler ile sindirim sistemimiz i\u00e7in zararl\u0131 olan \u00fcr\u00fcnlerin etkilerinin probiyotikler ile giderilebilece\u011fi ilk defa Metchnikoff taraf\u0131ndan \u00f6nerildi.<sup>(3)(4)<\/sup><\/p>\n<p>Yararl\u0131 veya zararl\u0131 t\u00fcrlerinden s\u00f6z edebildi\u011fimiz bakteriler, mikro \u00f6l\u00e7ekte g\u00f6r\u00fcnt\u00fclenebilen olduk\u00e7a k\u00fc\u00e7\u00fck boyutlu, tek h\u00fccreli canl\u0131lard\u0131r. Bakterileri g\u00f6zlemlemek i\u00e7in genellikle \u0131\u015f\u0131n mikroskoplar\u0131 kullan\u0131l\u0131r. Bakteriler, ya\u015fam a\u011fac\u0131n\u0131n belki de ilk dallar\u0131ndan birini olu\u015fturur. G\u00fcncel \u00e7al\u0131\u015fmalar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda kabul edilen g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re canl\u0131l\u0131k, son evrensel ortak atadan (LUCA) \u00fc\u00e7 ana ba\u015fl\u0131\u011fa ayr\u0131larak \u00e7e\u015fitlenmi\u015ftir: Bacteria (Bakteriler), Archaea (Arkeler) ve Eukaryota (\u00d6karyotlar). Bu ayr\u0131mdan da a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131labilece\u011fi gibi bakteriler, \u00f6karyot de\u011fildirler. Yani bakteriler, zarl\u0131 organel yap\u0131s\u0131 ta\u015f\u0131mazlar. Ayr\u0131ca sahip olduklar\u0131 genetik materyal, nukleus (\u00e7ekirdek) zar\u0131 ile \u00e7evrilmemi\u015ftir. Yani bakterilerin genetik materyali h\u00fccre i\u00e7erisinde serbest durumdad\u0131r.<\/p>\n<figure id=\"attachment_40345\" aria-describedby=\"caption-attachment-40345\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40345\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/2-1.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"150\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40345\" class=\"wp-caption-text\">Vir\u00fcsler, hastal\u0131k yap\u0131c\u0131 etkiye sahip di\u011fer enfeksiy\u00f6z ajanlar (bakteri, parazit,mantar,\u2026) ile birlikte \u201cmikrop\u201d olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r. (Foto\u011fraf: Deride bulunan bir t\u00fcr bakteri.)<\/figcaption><\/figure>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz bakterilerinin atalar\u0131, D\u00fcnya \u00fczerinde ortaya \u00e7\u0131kan ilk canl\u0131 formlar\u0131yd\u0131. Bu nedenle bakterilerin tarihi s\u00f6z konusu oldu\u011funda yakla\u015f\u0131k 4 milyar y\u0131ll\u0131k bir s\u00fcre\u00e7ten s\u00f6z etmek gerekir. Bu 4 milyar y\u0131ll\u0131k s\u00fcre\u00e7 i\u00e7erisinde \u00e7e\u015fitlenerek D\u00fcnya\u2019n\u0131n hemen hemen her b\u00f6lgesine yay\u0131lan bakterileri, h\u00fccrelerimizin i\u00e7inden s\u0131cak yeralt\u0131 suyu kaynaklar\u0131na, radyoaktif at\u0131klardan yerkabu\u011funun derinliklerine kadar pek \u00e7ok noktada g\u00f6rebilmekteyiz. Bakterilerin bulunduklar\u0131 alanlardan baz\u0131lar\u0131 olduk\u00e7a ilgin\u00e7 ve bir o kadar da \u00f6nemlidir. \u00d6rne\u011fin, h\u00fccrelerimizin i\u00e7erisinde yer alan baz\u0131 organeller bakteri k\u00f6kenlidir. Organeller, canl\u0131 h\u00fccrelerin i\u00e7erisinde yer alan ve farkl\u0131 g\u00f6revlere sahip olan yap\u0131lard\u0131r. Genellikle tek veya \u00e7ift zar tabakas\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 i\u00e7in prokaryot canl\u0131larda bulunmazlar. Prokaryot canl\u0131lar, ya organellerde ger\u00e7ekle\u015fen kimyasal reaksiyonlar\u0131n etken maddelerini ya da organellerin zar yap\u0131s\u0131 ta\u015f\u0131mayan farkl\u0131 formlar\u0131n\u0131 bulundururlar. H\u00fccrelerimizin enerji santrali olan mitokondri ile bitkilerin \u0131\u015f\u0131k enerjisini kullanarak fotosentez yapmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan kloroplast, bakteri k\u00f6kenli olan organellerdir.<\/p>\n<p>Baz\u0131 organellerin bakterilerden k\u00f6ken almas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan Endosimbiyotik Teori, 1855-1921 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda ya\u015fayan Rus botanik\u00e7i Konstantin Mereschkowsky taraf\u0131ndan ortaya at\u0131ld\u0131. Mereschkowsky, 1905 y\u0131l\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131 bir makalede kloroplast\u0131n ve nukleus yap\u0131s\u0131n\u0131n (h\u00fccre \u00e7ekirde\u011fi) k\u00f6kenini tart\u0131\u015ft\u0131. Kloroplast\u0131n k\u00f6kenine ili\u015fkin olarak bakterileri i\u015faret eden Mereschkowsky, bu teorisini kloroplast\u0131n h\u00fccre d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda da \u00e7o\u011falabiliyor olmas\u0131na ve di\u011fer g\u00f6zlemlerine dayand\u0131rd\u0131. Mereschkowsky\u2019nin bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yirmi y\u0131l\u0131 boyunca ciddiyetle ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Ancak Mereschkowsky\u2019nin \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndan Endosimbiyotik Teori yakla\u015f\u0131k yar\u0131m y\u00fczy\u0131l s\u00fcrecek bir karanl\u0131\u011fa b\u0131rak\u0131ld\u0131. Mereschkowsky\u00a0 kendi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda kloroplast organeline ve nukleus yap\u0131s\u0131na odaklanm\u0131\u015ft\u0131.<sup>(5)<\/sup> Endosimbiyotik Teori\u2019nin geli\u015fmesinde katk\u0131lar\u0131 bulunan Mereschkowsky, bilim d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7erisinde \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve geli\u015ftirdi\u011fi teorilerle de\u011fil; pedofili ve tecav\u00fcz su\u00e7lamalar\u0131yla s\u00fcren davalar\u0131, \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131, milliyet\u00e7ili\u011fi ve \u00f6jenik (eugenics) olarak adland\u0131r\u0131lan harekete deste\u011fi ile biliniyordu.<sup>(6)<\/sup><\/p>\n<p>Endosimbiyotik Teori yeniden ilgi g\u00f6rmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde \u00e7e\u015fitli ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar bu teoriye mitokondri organelini de ekledi. Kelime k\u00f6kenine bak\u0131lacak olursa simbiyoz, iki farkl\u0131 t\u00fcr\u00fcn de birlikte ya\u015famaktan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yarar g\u00f6rmesiyle ortaya \u00e7\u0131kan ortak ya\u015fam bi\u00e7imidir. \u0130ki organizmadan biri di\u011ferinin i\u00e7erisinde ya\u015farsa bu ya\u015fam bi\u00e7imi endosimbiyoz ad\u0131n\u0131 al\u0131r. Teoriye g\u00f6re kloroplast organeli siyanobakterilerden (Cyanobacteria), mitokondri ise Rickettsiales bakterilerinden k\u00f6ken alm\u0131\u015ft\u0131. Endosimbiyotik Teori, b\u00fcy\u00fck bir h\u00fccrenin ve i\u00e7erisine ald\u0131\u011f\u0131 bakterilerin ya\u015famlar\u0131n\u0131 devam ettirebilmek i\u00e7in birbirlerine nas\u0131l ba\u011f\u0131ml\u0131 hale geldiklerini a\u00e7\u0131klar. Bu ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k zamanla kal\u0131c\u0131 bir ili\u015fki ile sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bakteriler hem h\u00fccrelerimizdeki enerji \u00fcretme, besin sentezleme (bitki h\u00fccreleri i\u00e7in kloroplast) gibi reaksiyonlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesinde hem de baz\u0131 sistemlerimizin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda (sindirim sistemi &#8211; probiyotik etki) etkin rol oynar. Ancak biliyoruz ki enfeksiy\u00f6z ajan terimi \u00f6zellikle de vir\u00fcslerin ve bakterilerin potansiyel y\u0131k\u0131c\u0131 etkilerini \u00e7ok iyi a\u00e7\u0131klar. Bakteriler gibi hem yararl\u0131 hem zararl\u0131 t\u00fcrleri olan organizmalar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kimi enfeksiyon ajanlar\u0131 ise sadece zarar verir. Bunlar konak\u00e7\u0131 olarak belirledikleri h\u00fccrelerde veya dokularda (\u00f6zel fonksiyonlar kazanm\u0131\u015f h\u00fccre y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131) ya\u015fayan, konak\u00e7\u0131ya sadece zarar veren, konak\u00e7\u0131dan beslenen ve onu t\u00fcketen parazit canl\u0131lard\u0131r. Parazitler, tek h\u00fccreli olabilece\u011fi gibi geli\u015fmi\u015f karma\u015f\u0131k sistemlere sahip canl\u0131lar da olabilmektedir. Hatta parazitler, baz\u0131 bakterileri, mantarlar\u0131 ve vir\u00fcsleri de i\u00e7ermektedir.<\/p>\n<p>Di\u011fer enfeksiy\u00f6z ajanlar ise mantarlar ve prionlard\u0131r. Asl\u0131nda mantarlar (Fungi), tek h\u00fccreli ve \u00e7ok h\u00fccreli t\u00fcrlere sahip bir canl\u0131 \u00e2lemidir. \u00d6rne\u011fin ekmek yap\u0131m\u0131nda, tur\u015fu ve benzeri fermente g\u0131dalar\u0131n yap\u0131m\u0131nda ve i\u00e7ki yap\u0131m\u0131nda kullan\u0131lan mayalar da birer mantar t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. En \u00f6nemli maya t\u00fcrlerinden biri olan ve fermente g\u0131dalar\u0131n \u00fcretiminde de kullan\u0131lan <em>Saccharomyces cerevisiae <\/em>t\u00fcr\u00fc mantarlar maya geneti\u011fi ve maya biyoteknolojisi gibi bilim alanlar\u0131nda da kullan\u0131lmaktad\u0131r. Bakterilere benzer \u015fekilde mantarlar\u0131n yararl\u0131 t\u00fcrleri de hastal\u0131k yap\u0131c\u0131 etkilere sahip t\u00fcrleri de bulunur. S\u00f6z konusu etkilere sahip t\u00fcrler, mantarlar\u0131n enfeksiy\u00f6z ajanlardan biri olarak adland\u0131r\u0131lmas\u0131na neden olmaktad\u0131r. Prionlar ise \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131daki enfeksiy\u00f6z ajanlard\u0131r. Prionlar proteinden olu\u015fur ve genetik materyal ta\u015f\u0131mazlar. Prionlar, proteinlerin yap\u0131s\u0131n\u0131n bozulmas\u0131 ve enfeksiyon yapma yetene\u011fi kazanmalar\u0131yla birlikte olu\u015fur. Prionlar\u0131 k\u0131saca yap\u0131s\u0131 bozulmu\u015f protein olarak adland\u0131rabiliriz. Genellikle sinir sistemi \u00fczerinde etkili olan prionlar, geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclemez hasarlar olu\u015fturur. Bir d\u00f6nem halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 risk nedeniyle g\u00fcndemimizde olan deli dana hastal\u0131\u011f\u0131 (Bovin s\u00fcngerimsi ensefalopati) da bozuk yap\u0131l\u0131 proteinlerden yani prionlardan kaynaklanan hastal\u0131klardand\u0131.<\/p>\n<p><strong>\u00a0<\/strong><strong><em>Vir\u00fcs\u00fcn yap\u0131s\u0131 ve genetik \u00f6zellikleri<br \/>\n<\/em><\/strong>Enfeksiyonlar yoluyla canl\u0131 sa\u011fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n tehdit edilmesi konusunda en maharetli t\u00fcrler vir\u00fcslerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc vir\u00fcsler do\u011frudan canl\u0131 yap\u0131 ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131 halde, konak h\u00fccre olarak se\u00e7ti\u011fi canl\u0131 h\u00fccreyi enfekte edip o canl\u0131n\u0131n enzim sistemlerini ve \u00e7o\u011falma mekanizmas\u0131n\u0131 kullan\u0131r. Vir\u00fcsler s\u00f6z konusu oldu\u011funda baz\u0131 kavramlar kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Bu kavramlardan olan virion bir vir\u00fcs\u00fcn t\u00fcm yap\u0131lar\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131ran tam bir vir\u00fcs par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131na denir. Vir\u00fcs\u00fcn h\u00fccre d\u0131\u015f\u0131 formu olarak da adland\u0131r\u0131labilir. Serbest durumdaki vir\u00fcs partik\u00fclleri olan virionlar, t\u0131pk\u0131 vir\u00fcsler gibi kendi kendilerine \u00e7o\u011falamazlar. Vir\u00fcsler (ve virionlar) \u00fc\u00e7 temel yap\u0131dan olu\u015furlar: Bunlar viral genom (vir\u00fcs\u00fcn DNA veya RNA olabilen genetik materyali), genetik materyali saran ve koruyan kapsid, bu yap\u0131y\u0131 saran lipit (ya\u011f molek\u00fcl\u00fc) tabakal\u0131 zarf yap\u0131s\u0131.<\/p>\n<p>Virionun ana g\u00f6revi, viral genomu konak\u00e7\u0131 h\u00fccreye iletmektir.<sup>(7)<\/sup> Dolay\u0131s\u0131yla virionlar canl\u0131 dokuyu enfekte edebilme kabiliyeti ta\u015f\u0131yan tam bir fonksiyonel vir\u00fcst\u00fcr. Vir\u00fcsler, RNA veya DNA n\u00fckleik asitlerinden sadece birini ta\u015f\u0131r. Bu nedenle viral genom tek bir n\u00fckleik asit t\u00fcr\u00fc i\u00e7erebilir. Canl\u0131lar \u00fczerinden \u00f6rneklendirecek olursak DNA, h\u00fccrelerimizin nukleusunda (\u00e7ekirdek) bulunan ve h\u00fccrenin y\u00f6netimi ile di\u011fer h\u00fccrelerle yap\u0131lacak ili\u015fkilenmeleri d\u00fczenleyen ana n\u00fckleik asittir ve \u00e7ift zincirli (veya iplikli) sarmal yap\u0131 ta\u015f\u0131r. RNA ise, \u00e7ift zincirli DNA molek\u00fcl\u00fcndeki kod \u00fczerinden sentezlenen tek zincirli bir n\u00fckleik asittir. Protein yap\u0131m\u0131 gibi \u00f6nemli mekanizmalarda etkili olan RNA n\u00fckleik asiti, etkin oldu\u011fu mekanizmalardaki i\u015flevine g\u00f6re \u00e7e\u015fitli t\u00fcrlere (mRNA, tRNA, rRNA,\u2026) ayr\u0131l\u0131r. Di\u011fer h\u00fccrelerin genom yap\u0131lar\u0131 i\u00e7in \u00e7ift iplikli DNA yap\u0131s\u0131ndan s\u00f6z ederken, vir\u00fcs genomu i\u00e7in bir istisnadan bahsetmeliyiz. Vir\u00fcsler, \u00e7ift iplikli DNA genomunun yan\u0131 s\u0131ra tek iplikli DNA genomu da ta\u015f\u0131yabilirler. Ayn\u0131 \u015fekilde di\u011fer h\u00fccre yap\u0131lar\u0131 i\u00e7in tek iplikli RNA genomunun varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z ederken, vir\u00fcsler \u00f6zelinde bir istisna daha g\u00f6z\u00fcm\u00fcze \u00e7arpar: Vir\u00fcsler \u00e7ift iplikli RNA genomu da ta\u015f\u0131yabilirler.<\/p>\n<figure id=\"attachment_40346\" aria-describedby=\"caption-attachment-40346\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40346\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/3-1.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"205\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40346\" class=\"wp-caption-text\">Metchnikoff, ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar nedeniyle imm\u00fcnolojinin kurucular\u0131ndan say\u0131lmaktad\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Vir\u00fcslerin sahip olduklar\u0131 genom, kapsid ad\u0131 verilen bir protein k\u0131l\u0131f ile sar\u0131l\u0131d\u0131r. Kapsid, viral genomu hem d\u0131\u015f etkilerden korur hem de vir\u00fcs\u00fcn konak\u00e7\u0131n\u0131n d\u0131\u015f y\u00fczeyine yap\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flar. Ayr\u0131ca vir\u00fcslerin \u015feklinin belirlenmesi de kapsid yap\u0131s\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kapsid, kapsomer ad\u0131 verilen daha k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131l\u0131 bo\u011fumlar\u0131n bir araya gelmesiyle olu\u015fur. Bu bo\u011fumlar\u0131n simetrik dizilimine g\u00f6re ise vir\u00fcs\u00fcn \u015fekli belirlenir. Vir\u00fcsler i\u00e7in \u00f6nemli olan bir di\u011fer yap\u0131 ise sadece baz\u0131 vir\u00fcslerin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 zarft\u0131r. Viral zarf, vir\u00fcs genomunu koruyan kapsid yap\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7evreler. B\u00f6ylelikle kapsid yap\u0131s\u0131 ve viral genom daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde korunmu\u015f olur. Viral zarf glikoprotein ve lipit (ya\u011f) yap\u0131dad\u0131r. Glikoproteinler, karbonhidrat ve protein molek\u00fcllerinin hammaddelerinden (monosakkaritler ve aminoasitler) olu\u015fan molek\u00fcllerdir. Bu molek\u00fcller h\u00fccre membran\u0131nda (h\u00fccre zar\u0131) bulunur ve h\u00fccrelerin \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sa\u011flar. Bu \u00f6zg\u00fcll\u00fck sayesinde h\u00fccreler birbirleriyle ileti\u015fim kurabilir, madde al\u0131\u015fveri\u015fi denetlenebilir ve d\u0131\u015f etkiler fark edilebilir. T\u00fcm bunlar glikoproteinlerin etkinli\u011finde ger\u00e7ekle\u015fir. Viral zarf yap\u0131s\u0131nda yer alan glikoproteinler ise vir\u00fcsler i\u00e7in avantaj sa\u011flar. Viral zarf kendisini ta\u015f\u0131yan vir\u00fcs t\u00fcrlerinde kapsidin de d\u0131\u015f\u0131nda bulunur, bu nedenle konak\u00e7\u0131ya tutunmay\u0131 viral zarf ger\u00e7ekle\u015ftirir. Viral zarfta da, vir\u00fcs\u00fcn konak\u00e7\u0131 olarak se\u00e7ti\u011fi h\u00fccrede de glikoprotein yap\u0131s\u0131 bulunur. Dolay\u0131s\u0131yla vir\u00fcs bir konak\u00e7\u0131ya tutundu\u011funda yabanc\u0131 olarak alg\u0131lanmaz; kolayl\u0131kla konak\u00e7\u0131 h\u00fccrenin membran\u0131 (h\u00fccre zar\u0131) ile vir\u00fcs\u00fcn zarf yap\u0131s\u0131 kayna\u015fabilir ve vir\u00fcs\u00fcn genetik materyali h\u0131zl\u0131 bir bi\u00e7imde konak h\u00fccre i\u00e7erisine girebilir. Zarf ta\u015f\u0131yan vir\u00fcsler ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi taraf\u0131ndan do\u011frudan fark edilmeyebilir. Viral zarf\u0131n vir\u00fcslerin etkinli\u011fini art\u0131ran bir \u00f6zellik oldu\u011funu vurgulamak gereklidir. \u00c7i\u00e7ek hastal\u0131\u011f\u0131 ile ili\u015fkili, \u0131\u015f\u0131k mikroskobunda g\u00f6r\u00fclebilecek kadar b\u00fcy\u00fck bir yap\u0131ya sahip olan Poxvir\u00fcsler (200 nm boyutunda), su\u00e7i\u00e7e\u011fi ve zona ile ili\u015fkili Herpesvir\u00fcsler, grip hastal\u0131\u011f\u0131 ile ili\u015fkili olan Influenza vir\u00fcsleri viral zarf ta\u015f\u0131yan vir\u00fcs t\u00fcrlerindendir.<\/p>\n<p>Baz\u0131 vir\u00fcsler viral zarf \u00fczerinde yine glikoproteinden olu\u015fmu\u015f sivri u\u00e7lar bulundurur. Bu u\u00e7lar, konak\u00e7\u0131 h\u00fccreye tutunmay\u0131 kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. \u00c7in\u2019in Wuhan kentinde ortaya \u00e7\u0131kan, d\u00fcnya geneline yay\u0131lmaya ba\u015flayarak salg\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015fen ve can kay\u0131plar\u0131na neden olan koronavir\u00fcs\u00fcn i\u00e7erisinde bulundu\u011fu Coronaviridae ailesi de viral zarf ta\u015f\u0131yan vir\u00fcslerden olu\u015fur. SARS-CoV-2 olarak adland\u0131r\u0131lan Wuhan koronavir\u00fcs\u00fcn\u00fcn yay\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n g\u00f6rece daha kolay olmas\u0131n\u0131n nedenlerinden biri de zarf yap\u0131s\u0131 \u00fczerinde ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 sivri u\u00e7lard\u0131r.<\/p>\n<p>Vir\u00fcsler genellikle 20-300 nm aras\u0131nda de\u011fi\u015fen b\u00fcy\u00fckl\u00fcklere sahiptir. 1 nanometrenin 1 metrenin milyarda biri oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulacak olursa, vir\u00fcslerin ne kadar k\u00fc\u00e7\u00fck boyutlu olduklar\u0131 daha iyi anla\u015f\u0131labilir. Baz\u0131 istisnai vir\u00fcsler haricinde kalan vir\u00fcsler ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 bu k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131 nedeniyle bakterilerin g\u00f6zlemlendi\u011fi \u0131\u015f\u0131k mikroskobunda g\u00f6zlemlenemezler. Optik mikroskop veya yayg\u0131n kullan\u0131mdaki ad\u0131yla \u0131\u015f\u0131k mikroskobu, bakterilerin ve daha b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli h\u00fccrelerin, dokular\u0131n ve laboratuvar \u00f6rneklerinin incelenmesi i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Vir\u00fcsler ise elektron mikroskobu ve vir\u00fcslere \u00f6zg\u00fc g\u00f6zlem ara\u00e7lar\u0131 vas\u0131tas\u0131yla g\u00f6r\u00fcnt\u00fclenebilir. Yine X-\u0131\u015f\u0131n\u0131 difraksiyonu, krioelektron mikroskopi ve boyama tekniklerinin kullan\u0131m\u0131 ile vir\u00fcsleri g\u00f6zlemleyebilmekteyiz.<\/p>\n<p><strong><em>Vir\u00fcslerin s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131<br \/>\n<\/em><\/strong>Vir\u00fcsler ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 viral genom \u00fczerinden kabaca yedi gruba ayr\u0131labilirler: \u00c7ift iplikli DNA vir\u00fcsleri (dsDNA vir\u00fcsleri), tek iplikli DNA vir\u00fcsleri (ssDNA vir\u00fcsleri), \u00e7ift iplikli RNA vir\u00fcsleri (dsRNA vir\u00fcsleri), pozitif y\u00f6nelimli tek iplikli RNA vir\u00fcsleri ((+)ssRNA), negatif y\u00f6nelimli tek iplikli RNA vir\u00fcsleri ((\u2212)ssRNA), ters transkripsiyon \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan RNA vir\u00fcsleri (ssRNA-RT), ters transkripsiyon \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan DNA vir\u00fcsleri (dsDNA-RT). Bu s\u0131n\u0131fland\u0131rma Amerikal\u0131 mikrobiyolog David Baltimore taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Baltimore, 1971 y\u0131l\u0131nda Amerikan Mikrobiyoloji Derne\u011fi taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan <em>Bacteriological Reviews<\/em> dergisinin 35. cildinin 3. b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde yer alan \u201cExpression of Animal Virus Genomes\u201d<sup>(8)<\/sup> ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131da bu s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya yer vermi\u015f ve s\u0131n\u0131fland\u0131rmada yer alan vir\u00fcsleri detayl\u0131 bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. Baltimore\u2019un \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n odakland\u0131\u011f\u0131 bir ba\u015fka alan olan mRNA\u2019lar ve mRNA\u2019lar\u0131n viral genom \u00fczerindeki etkisi de bu yay\u0131nda konu edilmi\u015fti. (mRNA\u2019lar, DNA\u2019daki kod \u00fczerinden protein sentezinde g\u00f6revli olan molek\u00fcllerdir.) Baltimore bu yay\u0131nda her bir vir\u00fcs\u00fcn ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 genetik bilgiyi bir nesilden di\u011ferine aktarmak i\u00e7in farkl\u0131 bir tarza sahip oldu\u011funu ve vir\u00fcslerin bu tarzlar \u00fczerinden s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131labileceklerini ifade etmi\u015ftir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_40347\" aria-describedby=\"caption-attachment-40347\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40347\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/4-1.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"203\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40347\" class=\"wp-caption-text\">Canl\u0131l\u0131k, son evrensel ortak atadan (LUCA) \u00fc\u00e7 ana ba\u015fl\u0131\u011fa ayr\u0131larak \u00e7e\u015fitlenmi\u015ftir: Bacteria (Bakteriler), Archaea (Arkeler) ve Eukaryota (\u00d6karyotlar).<\/figcaption><\/figure>\n<p>Baltimore\u2019a g\u00f6re vir\u00fcslerde esas olarak iki s\u00fcre\u00e7 \u00f6ne \u00e7\u0131kar: Genetik materyalin \u00e7o\u011falt\u0131lmas\u0131 ve genetik materyale \u00f6zg\u00fc bilgilerin kontroll\u00fc bir bi\u00e7imde ifade edilmesi. Baltimore, bu noktada viral genetik sistem kavram\u0131na da odaklan\u0131r; viral genetik sistemi, belirli bir vir\u00fcs\u00fcn replikasyon (genetik materyalin kendi kopyas\u0131n\u0131 olu\u015fturmas\u0131) ve transkripsiyon (protein sentezi s\u0131ras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen i\u015flemlerden biri) i\u015flemlerini ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 \u00f6zel mekanizmalar olarak tan\u0131mlar. Viral genetik sistemin \u00fcr\u00fcnlerine de bu yay\u0131nda dikkat \u00e7ekilir. Vir\u00fcslerin ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 genetik materyalin ve bu materyal arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla olu\u015fan sistemin iki son \u00fcr\u00fcn\u00fc vard\u0131r: Yeni bir genetik materyal ve mRNA.<sup>(9)<\/sup> 1971 y\u0131l\u0131nda \u00e7\u0131kan bu yay\u0131nla tan\u0131mlanan Baltimore s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131, vir\u00fcslerin mRNA sentezleme mekanizmas\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klara dayal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Baltimore s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131, ICTV (International Committee on Taxonomy of Viruses \/ Ulusal Vir\u00fcs S\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131 Komitesi) taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f olan s\u0131n\u0131fland\u0131rma ile birlikte kullan\u0131l\u0131r. Komite taraf\u0131ndan yap\u0131lan s\u0131n\u0131fland\u0131rmada, canl\u0131lar\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131rken kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z taksonomik birimlerin d\u0131\u015f\u0131nda realm ve subrealm taksonomik birimleri bulunur. Bu iki terim vir\u00fcs s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131na \u00f6zg\u00fcd\u00fcr. Realm, vir\u00fcs s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131nda kullan\u0131lan en \u00fcst s\u0131n\u0131fland\u0131rma birimidir. \u015eimdiye kadar realm s\u0131n\u0131fland\u0131rma biriminde yaln\u0131zca bir takson tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. <em>Riboviria<\/em> taksonu 15 Ekim 2018 g\u00fcn\u00fc \u00f6nerildi, ard\u0131ndan Mart 2019\u2019da realm s\u0131n\u0131fland\u0131rma birimi olarak kabul edildi.<\/p>\n<p>Realm taksonomik biriminin ard\u0131ndan subrealm taksonomik birimi gelmektedir ancak \u015fimdiye kadar bu taksonomik birim i\u00e7erisinde tan\u0131mlanm\u0131\u015f herhangi bir takson olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu noktada vir\u00fcslerin s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131ndaki kritik bir noktay\u0131 vurgulamak gerekir. Canl\u0131lar\u0131n s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131nda sadece benzer \u00f6zelliklere odaklan\u0131lmaz, ayn\u0131 zamanda canl\u0131lar aras\u0131ndaki evrimsel ili\u015fkiler de irdelenir. B\u00f6ylelikle olu\u015fturulan filogenetik a\u011fa\u00e7lar, ayn\u0131 zamanda canl\u0131lar\u0131n \u00f6zellik kazan\u0131mlar\u0131n\u0131, t\u00fcrle\u015fmelerini ve dolay\u0131s\u0131yla da evrimlerini incelebilece\u011fimiz bir hatt\u0131 sunar bize. Ancak vir\u00fcslerin s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ayn\u0131 durum sadece bir \u00f6l\u00e7\u00fcde ge\u00e7erlidir. \u00d6rne\u011fin realm taksonomik birimi, en \u00fcst s\u0131n\u0131fland\u0131rma birimi olarak kabul edilse bile, b\u00fct\u00fcn vir\u00fcs t\u00fcrlerini, vir\u00fcs ailelerini ve vir\u00fcs tak\u0131mlar\u0131n\u0131 i\u00e7ermez. Realm sadece belirli ortak \u00f6zellikler \u00e7evresinde toplanm\u0131\u015f vir\u00fcsleri i\u00e7erir. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda vir\u00fcs s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131 i\u00e7erisinde \u00e7ok say\u0131da tak\u0131m, aile ve hen\u00fcz tan\u0131mlanmam\u0131\u015f t\u00fcrler bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Biliminsanlar\u0131 taraf\u0131ndan <em>Riboviria<\/em> isimli bir realm taksonomik biriminin olu\u015fturulmas\u0131 \u00f6nerisi, belirli vir\u00fcslerin ortak \u00f6zelliklerine ve yap\u0131lar\u0131na odaklanan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n ard\u0131ndan geldi. <em>Riboviria<\/em>\u2019da kendini \u00e7o\u011faltabilmek i\u00e7in ayn\u0131 t\u00fcrden enzime (RNA\u2019ya ba\u011f\u0131ml\u0131 RNA polimeraz &#8211; RdRps) ihtiya\u00e7 duyan RNA vir\u00fcsleri topland\u0131. \u00d6nerideki temel hedef, vir\u00fcs taksonomisinin geli\u015ftirilmesi ve belirli \u00f6zellikleri ortak olan vir\u00fcslerin ortak bir s\u0131n\u0131fland\u0131rma alt\u0131nda toplanmas\u0131yd\u0131. <em>Riboviria <\/em>isminin \u00f6n eki olan \u201cribo-\u201d ise bu s\u0131n\u0131fland\u0131rma birimi alt\u0131nda toplanan vir\u00fcslerin ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 genetik materyalin RNA molek\u00fcl\u00fc olmas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. <em>Riboviria <\/em>s\u0131n\u0131fland\u0131rma birimi alt\u0131nda Baltimore s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131nda yer alan \u00fc\u00e7 vir\u00fcs grubu bulunur. Bu vir\u00fcslerin enfekte edebildikleri konak\u00e7\u0131lar b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli bir \u00e7e\u015fitlili\u011fe sahiptir. Hen\u00fcz olduk\u00e7a yeni olan bu s\u0131n\u0131fland\u0131rmay\u0131 yapan biliminsanlar\u0131, \u00f6nerileri ile birlikte ICTV\u2019ye sunduklar\u0131 raporda vir\u00fcs \u00e7e\u015fitlili\u011fi ve viral evrim konusundaki bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131z geli\u015ftik\u00e7e, <em>Riboviria<\/em>\u2019n\u0131n bile\u015fimi ve belki de adland\u0131r\u0131lmas\u0131nda g\u00fcncellemeler yap\u0131labilece\u011fini belirtmi\u015ftir.<sup>(10)<\/sup><\/p>\n<p>Vir\u00fcslerin s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131, canl\u0131lar\u0131n s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131ndan farkl\u0131 bir hat izler. Canl\u0131lar i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z pek \u00e7ok s\u0131n\u0131fland\u0131rma birimi, vir\u00fcsler i\u00e7in hen\u00fcz kullan\u0131labilir de\u011fildir. Bu nedenle baz\u0131 s\u0131n\u0131fland\u0131rma basamaklar\u0131 bo\u015f kal\u0131r, ICTV taraf\u0131ndan sunulan s\u0131n\u0131fland\u0131rmada doldurulamaz durumda olan s\u0131n\u0131fland\u0131rma basamaklar\u0131 atlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde baz\u0131 vir\u00fcslerin bulunduklar\u0131 ortak bir aile, tak\u0131m veya s\u0131n\u0131f\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z edebiliyorken, bu vir\u00fcsler i\u00e7in daha \u00fcst taksonomik birimlerinin kullan\u0131m\u0131yla bir s\u0131n\u0131fland\u0131rma yapamay\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 vir\u00fcsler ortak \u00f6zellikleri nedeniyle ayn\u0131 birim i\u00e7inde bulunsa bile birlikte bir \u00fcst s\u0131n\u0131fland\u0131rma basama\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturabilecekleri ba\u015fka vir\u00fcsler yoksa, bir \u00fcst s\u0131n\u0131fland\u0131rma birimi olu\u015fturulamayabilir. Bu durum da vir\u00fcs s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan bo\u015fluklu yap\u0131n\u0131n olu\u015fma nedenlerinden biridir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_40348\" aria-describedby=\"caption-attachment-40348\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40348\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/5-1.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"202\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40348\" class=\"wp-caption-text\">H\u00fccrelerimizin enerji santrali olan mitokondri bakteri k\u00f6kenli bir organeldir.<\/figcaption><\/figure>\n<p><em>Riboviria <\/em>realm s\u0131n\u0131fland\u0131rma basama\u011f\u0131, <em>Negarnaviricot<\/em><em>a<\/em> isimli \u015fubeyi i\u00e7erir. S\u00f6z konusu \u015fube, bu realm i\u00e7erisindeki tek \u015fubedir. <em>Negarnaviricota<\/em>, negatif y\u00f6nelimli tek iplikli RNA vir\u00fcslerini i\u00e7erir. \u015eubenin i\u00e7erisinde \u00e7ok say\u0131da vir\u00fcs s\u0131n\u0131f\u0131, tak\u0131m\u0131, ailesi ve t\u00fcr\u00fc bulunur. Bu \u015fubenin yan\u0131 s\u0131ra <em>Riboviria <\/em>i\u00e7erisinde<em> Nidovirales<\/em>, <em>Picornavirales<\/em>, <em>Tymovirales<\/em> tak\u0131mlar\u0131 yer al\u0131r. Bahsedilen tak\u0131mlar\u0131n i\u00e7erisinde de \u00e7ok say\u0131da vir\u00fcs ailesi bulunmaktad\u0131r. <em>Riboviria <\/em>i\u00e7erisinde bu tak\u0131mlar\u0131n haricinde \u00e7ok say\u0131da vir\u00fcs ailesi ve bu ailelerden ba\u011f\u0131ms\u0131z olan \u00e7ok say\u0131da vir\u00fcs cinsi yer almaktad\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde <em>Riboviria <\/em>realm s\u0131n\u0131fland\u0131rma biriminin d\u0131\u015f\u0131nda, bu s\u0131n\u0131fland\u0131rma biriminden tamamen ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak, d\u00f6rt ayr\u0131 vir\u00fcs tak\u0131m\u0131, 46 farkl\u0131 vir\u00fcs ailesi ve \u00fc\u00e7 ayr\u0131 vir\u00fcs cinsi bulunmaktad\u0131r.<sup>(11)<\/sup> Vir\u00fcslerin s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131, canl\u0131lar\u0131n s\u0131n\u0131fland\u0131r\u0131lmas\u0131 ile k\u0131yasland\u0131\u011f\u0131nda karma\u015f\u0131k gibi g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak bu s\u0131n\u0131fland\u0131rma sistemi, sadece konak\u00e7\u0131 olarak se\u00e7tikleri h\u00fccreler vas\u0131tas\u0131yla \u201ccanl\u0131\u201d form ta\u015f\u0131yabilen vir\u00fcslerin \u00e7e\u015fitlili\u011finin ve t\u00fcrle\u015fmesinin ne boyutlarda oldu\u011funun anla\u015f\u0131lmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan olduk\u00e7a yararl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong><em>Bakterileri enfekte eden vir\u00fcsler: Bakteriyofaj<br \/>\n<\/em><\/strong>Vir\u00fcsler i\u00e7erisinde baz\u0131 t\u00fcrler enfekte ettikleri canl\u0131 grubuna g\u00f6re grupland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu gruplardan bir tanesi olan bakteriyofajlar bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalardaki kullan\u0131mlar\u0131yla \u00f6ne \u00e7\u0131kar. Bakterileri enfekte eden vir\u00fcsler bakteriyofaj veya k\u0131saca faj olarak isimlendirilir. Felix d\u2019Herelle taraf\u0131ndan ke\u015ffedilen bakteriyofajlar\u0131n asl\u0131nda olduk\u00e7a ilgin\u00e7 bir hik\u00e2yesi var. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda askerler y\u0131\u011f\u0131nlar halinde \u00f6lmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. \u00d6l\u00fcmlerin bir nedeni sava\u015f, di\u011fer bir nedeni ise salg\u0131n halinde yay\u0131lan hastal\u0131kt\u0131. Hen\u00fcz antibiyotikler ke\u015ffedilmemi\u015fti ve bakteri k\u00f6kenli olan salg\u0131n hastal\u0131\u011fa kesin bir \u00e7\u00f6z\u00fcm geli\u015ftirilemiyordu. Felix d\u2019Herelle 1917 y\u0131l\u0131ndaki bu \u00f6l\u00fcmleri ara\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada \u201cbakterileri ortadan kald\u0131ran g\u00fc\u00e7l\u00fc bir madde\u201d ke\u015ffetti. Ancak bu madde, antibiyotik benzeri bir ila\u00e7 ya da bir ilac\u0131n etken maddesi de\u011fildi. Felix d\u2019Herelle, \u201cantibiyotik yerine, daha \u00f6nce kimsenin hayal etmedi\u011fi bir \u015fey ke\u015ffetmi\u015fti: \u0130nsanlara ya da di\u011fer hayvanlara ya da bitkilere sald\u0131rmayan bir vir\u00fcs\u201d<sup>(1)<\/sup>; Herelle, bahsedilen vir\u00fcs t\u00fcr\u00fcn\u00fcn bakterileri konak\u00e7\u0131 olarak se\u00e7ti\u011fini ifade ediyordu. Dizanteri salg\u0131n\u0131na ili\u015fkin ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 s\u0131ras\u0131nda hasta ki\u015filerden elde etti\u011fi \u00f6rnekleri analiz eden ve dizanteriye neden olan bakterileri vir\u00fcslerle muamele eden Herelle, bir s\u00fcre sonra vir\u00fcslerin bakterileri \u00f6ld\u00fcrd\u00fckleri ve geride bakterilerin yar\u0131 saydam \u00f6l\u00fc bedenlerini b\u0131rakt\u0131klar\u0131 sonucuna vard\u0131. Analizin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi ortam\u0131 ise \u201cbakteri sava\u015f alan\u0131\u201d olarak tan\u0131mlad\u0131. \u201cHerelle, ke\u015ffetti\u011fi vir\u00fcslerin kendilerine \u00f6zel bir ismi hak edecek kadar esasl\u0131 oldu\u011funa inan\u0131yordu. Onlara \u2018bakteri yiyiciler\u2019 anlam\u0131na gelen bakteriyofaj ad\u0131n\u0131 takt\u0131.\u201d<sup>(1)<\/sup><\/p>\n<figure id=\"attachment_40349\" aria-describedby=\"caption-attachment-40349\" style=\"width: 263px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-40349\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/6-1-263x300.jpg\" alt=\"\" width=\"263\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/6-1-263x300.jpg 263w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/6-1.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 263px) 100vw, 263px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40349\" class=\"wp-caption-text\">Vir\u00fcsler elektron mikroskobu ve vir\u00fcslere \u00f6zg\u00fc g\u00f6zlem ara\u00e7lar\u0131 vas\u0131tas\u0131yla g\u00f6r\u00fcnt\u00fclenebilir.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Bakteriyofajlar, yani bakterileri enfekte eden vir\u00fcsler, ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 glikoprotein u\u00e7larla enfekte edecekleri bakteriye tutunur. Bir bakteri ayn\u0131 anda 300 kadar faj taraf\u0131ndan enfekte edilebilir. Bakterilerin y\u00fczey yap\u0131s\u0131 t\u00fcre \u00f6zg\u00fc olarak de\u011fi\u015fim g\u00f6sterir, bu nedenle fajlar da genellikle bakteri t\u00fcr\u00fcne \u00f6zg\u00fcd\u00fcr. Asl\u0131nda \u00e7e\u015fitli canl\u0131lar \u00fczerinde yay\u0131l\u0131m g\u00f6sterseler de vir\u00fcsler genellikle belirli bir konak\u00e7\u0131 \u00fczerinde etkili olurlar. \u00d6rne\u011fin t\u00fct\u00fcn mozaik vir\u00fcs\u00fc, t\u00fct\u00fcn bitkisi \u00fczerinde etkilidir. Di\u011fer mozaik vir\u00fcsleri, ba\u015fka bitkiler \u00fczerinde etkili olsa da, hayvan h\u00fccreleri i\u00e7eren canl\u0131larda, \u00f6rne\u011fin insanlarda, etkili olmazlar. Bakteriyofajlar\u0131n her biri de h\u00fccre y\u00fczey yap\u0131s\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak farkl\u0131 bakteri h\u00fccrelerini enfekte ederler: \u201c\u2026 bakteri \u00f6ld\u00fcren s\u0131v\u0131 ile E.coli\u2019yi (bakteri) kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131p mikroskoplar\u0131n alt\u0131na koyduklar\u0131nda, bakterilere fajlar taraf\u0131ndan sald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcler. Fajlar\u0131n, i\u00e7erisinde, \u00f6r\u00fcmce\u011fin bacaklar\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnen bir k\u00fcmenin tepesine oturarak sarmalanm\u0131\u015f genlerin bulundu\u011fu, kutu benzeri kabuklar\u0131 vard\u0131. Fajlar, aya ayak basan biri gibi E. coli\u2019nin y\u00fczeyine indiler ve sonra da DNA\u2019lar\u0131n\u0131 f\u0131\u015fk\u0131rtarak mikrobun i\u00e7ine girdiler.\u201d<sup>(1)<\/sup><\/p>\n<p>Faj, bakterinin y\u00fczeyine tutunduktan sonra di\u011fer a\u015famaya ge\u00e7ilir. Bu a\u015famada bakteriyofaj\u0131n kuyruk k\u0131sm\u0131 bakterinin h\u00fccre duvar\u0131na girer, burada a\u00e7\u0131lan bo\u015fluktan faj\u0131n genetik materyali bakteri i\u00e7erisine aktar\u0131l\u0131r. Bakteri h\u00fccresi h\u00fccre duvar\u0131nda a\u00e7\u0131lan bo\u015flu\u011fu fark eder ve tamir mekanizmas\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irir. Bakteri kendi h\u00fccre duvar\u0131n\u0131 tamir eder ancak vir\u00fcs\u00fcn (faj\u0131n) genetik materyali \u00e7oktan bakteri i\u00e7erisine girmi\u015ftir. Bu s\u0131rada bakteriyofaja ait olan kuyruk ve kapsid yap\u0131s\u0131 bakterinin d\u0131\u015f\u0131nda kal\u0131r. Baz\u0131 fajlar, genetik materyalleri ile birlikte sahip olduklar\u0131 baz\u0131 proteinleri de bakteri i\u00e7erisine aktarabilir. T\u00fct\u00fcn mozaik vir\u00fcs\u00fc gibi baz\u0131 bitki vir\u00fcsleri, sahip olduklar\u0131 kapsid yap\u0131s\u0131n\u0131 da bakteri i\u00e7erisine aktarabilmektedir: \u201c\u2026 her farkl\u0131 faj t\u00fcr\u00fc kendi ev sahibine farkl\u0131 bir \u015fekilde davran\u0131r. Herelle, \u00e7o\u011fal\u0131rken kendi ev sahibini \u00f6ld\u00fcren, h\u00fccreleri eriten k\u00f6t\u00fc bir faj formu bulmu\u015ftu. Bordet, \u0131l\u0131ml\u0131 bir faj olarak an\u0131lan daha yard\u0131msever bir vir\u00fcs t\u00fcr\u00fc bulmu\u015ftu.\u201d<sup>(1)<\/sup><\/p>\n<figure id=\"attachment_40350\" aria-describedby=\"caption-attachment-40350\" style=\"width: 210px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-medium wp-image-40350\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/7-1-210x300.jpg\" alt=\"\" width=\"210\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/7-1-210x300.jpg 210w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/7-1.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 210px) 100vw, 210px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40350\" class=\"wp-caption-text\">Bakterileri enfekte eden vir\u00fcsler bakteriyofaj veya k\u0131saca faj olarak isimlendirilir.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Konak\u00e7\u0131 (bakteri) i\u00e7erisine giri\u015fin ard\u0131ndan geli\u015fim d\u00f6nemine ge\u00e7ilir. Bu evrede konak\u00e7\u0131 bakterinin enzim sistemleri kullan\u0131l\u0131r. Enzim sistemleri konusunda istisna olan baz\u0131 vir\u00fcsler hari\u00e7 t\u00fcm bakteriyofajlar, bakterinin genetik bilgisini kullanarak kendini \u00e7o\u011falt\u0131r. Faj\u0131n sahip olmas\u0131 gereken kapsid, kuyruk, genetik materyal gibi yap\u0131lar\u0131n hepsi bakteri i\u00e7erisinde sentezlenir. Yeni fajlar yeterli say\u0131ya ula\u015ft\u0131klar\u0131nda bakteri h\u00fccresini patlatarak serbest hale ge\u00e7er. Bu baz\u0131 faj t\u00fcrlerinin tercih etmedi\u011fi bir yoldur.<\/p>\n<p>\u0130kinci yol ise, vir\u00fcs kaynakl\u0131 enfeksiyonlara kar\u015f\u0131 diren\u00e7 geli\u015fimine ve evrime a\u00e7\u0131l\u0131r. \u201cIl\u0131ml\u0131 fajlar\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan bu faj grubu, bakterilere zarar vermez; ya enfekte ettikleri bakterilerin i\u00e7erisinde ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr ya da faja ait genetik materyal bakterinin genetik materyaline entegre edilir. Bakterilerin i\u00e7erisinde ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren fajlar, bakterilerin \u00e7o\u011falmas\u0131yla birlikte olu\u015fan yeni h\u00fccrelere de aktar\u0131l\u0131r. Bakterinin genetik materyaline entegre olan fajlar ise bu genetik materyalde \u201cya\u015far\u201d: \u201cBir \u0131l\u0131ml\u0131 faj, ev sahibi mikroba hastal\u0131k bula\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda, ev sahibi yeni fajlarla ortaya \u00e7\u0131kmaz. Bunun yerine, \u0131l\u0131ml\u0131 h\u00fccrenin genleri, ev sahibinin kendi DNA\u2019s\u0131na dahil olur ve ev sahibi b\u00fcy\u00fcmeye ve b\u00f6l\u00fcnmeye devam eder. Bu sanki vir\u00fcs\u00fcn ve ev sahibinin tek y\u00fcrek haline gelmesi gibidir.\u201d<sup>(1)<\/sup><\/p>\n<p><strong>V\u0130R\u00dcSLER VE \u0130NSAN EVR\u0130M\u0130<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u2018B\u0130ZLER ASLINDA KISMEN V\u0130R\u00dcS\u00dcZ\u2019<\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsan evrimine ili\u015fkin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n \u00e7o\u011fu, insanlar ve onlar\u0131n Hominid atalar\u0131 \u00fczerinde yo\u011funla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Genellikle insan evriminin konu edildi\u011fi \u00e7al\u0131\u015fmalarda, insanlar\u0131n ayn\u0131 alanda bir arada ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 di\u011fer t\u00fcrlere dikkat \u00e7ekilmemi\u015ftir. Ancak bir pop\u00fclasyonda, \u00f6zellikle de insan pop\u00fclasyonunun olu\u015fturdu\u011fu toplumlarda, hayatta kalmak ve t\u00fcr devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in di\u011fer organizmalarla (veya t\u00fcrlerle) etkile\u015fim halinde olmak ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. T\u00fcketilen g\u0131dalar, etrafta bulunan di\u011fer canl\u0131lar, bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131k ajanlar\u0131\u2026 t\u00fcm bunlar insan\u0131n evriminde olduk\u00e7a b\u00fcy\u00fck bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r.<sup>(12)<\/sup> Molek\u00fcler biyolog Salvador Edward Luria, 1945 y\u0131l\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmada bakteriyofajlara odakland\u0131: Bakterileri enfekte edebilen ve bakterilerin \u00e7o\u011falma mekanizmas\u0131n\u0131 kullanarak kendi kopyalar\u0131n\u0131 \u00fcretebilen bu vir\u00fcslerin kendi genetik materyallerini bakteri genomuna nas\u0131l aktard\u0131klar\u0131n\u0131 inceledi. Biyofizik ve molek\u00fcler biyoloji \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla bilinen Max Delbr\u00fcck<sup>(13)<\/sup> ile bakteriyofajlar\u0131n bakteriler i\u00e7erisinde nas\u0131l \u00e7o\u011fald\u0131klar\u0131na ili\u015fkin ilk \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 yapt\u0131.<\/p>\n<p>1940\u2019l\u0131 y\u0131llarda vir\u00fcslerin genetik yap\u0131s\u0131 hakk\u0131ndaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcren Luria, UV \u0131\u015f\u0131k ile \u00f6ld\u00fcr\u00fclen bir bakteriyofaj\u0131n, ayn\u0131 konak\u00e7\u0131yla temas etti\u011finde kendini yeniden olu\u015fturabildi\u011fini raporlad\u0131. Benzeri \u00e7al\u0131\u015fmalara konu ile ilgilenen di\u011fer biliminsanlar\u0131 da imza atm\u0131\u015ft\u0131. Luria bu \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, UV \u0131\u015f\u0131k ile hasar alan viral genlerin ayn\u0131 konak\u00e7\u0131y\u0131 enfekte etme durumunda genlerinin hasarl\u0131 b\u00f6lgelerini de\u011fi\u015ftirerek kendilerini \u00e7o\u011faltmaya devam edebileceklerini kaydetmi\u015fti. Vir\u00fcsler, belirli ko\u015fullar alt\u0131nda UV \u0131\u015f\u0131k ile hi\u00e7 temas etmemi\u015f gibi tekrar eski yap\u0131lar\u0131na d\u00f6nebiliyordu.<\/p>\n<figure id=\"attachment_40351\" aria-describedby=\"caption-attachment-40351\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40351\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/8.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"268\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40351\" class=\"wp-caption-text\">Molek\u00fcler biyolog Salvador Edward Luria 1945 y\u0131l\u0131nda, bakterileri enfekte edebilen fajlar\u0131n kendi genetik materyalini bakteri genomuna nas\u0131l aktard\u0131\u011f\u0131n\u0131 inceledi.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Vir\u00fcslerin \u00e7o\u011falma mekanizmalar\u0131na ve genetik yap\u0131lar\u0131na ili\u015fkin ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na devam eden Salvador Luria, konak\u00e7\u0131lar\u0131n yap\u0131lar\u0131ndan kaynakl\u0131 olarak bakteriyofaj genomunda meydana gelen de\u011fi\u015fimleri inceledi. Analizleri s\u0131ras\u0131nda olduk\u00e7a ilgin\u00e7 bir durum dikkatini \u00e7ekti: Bakteriyofajlar\u0131n \u015fiddetli istilas\u0131na ra\u011fmen bakteriler kendilerini korumak i\u00e7in \u00e7e\u015fitli sistemlere sahipti. Yani baz\u0131 bakteriler, viral enfeksiyonlara kar\u015f\u0131 di\u011ferlerinden daha diren\u00e7liydi. Salvador Luria, Mary Human gibi biliminsanlar\u0131n\u0131n deneysel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 bakterilerin sahip oldu\u011fu direnci ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131. Ancak bu direnci sa\u011flayan ana mekanizma 1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda Werner Arber ve Stuart Linn taraf\u0131ndan ayd\u0131nlat\u0131ld\u0131. Arber, diren\u00e7li bakterileri enfekte eden bakteriyofaj\u0131n genetik materyalinde dramatik bir de\u011fi\u015fim ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemledi. Faj\u0131n genetik materyali ayr\u0131\u015fmaya ba\u015fl\u0131yordu ve par\u00e7alara ayr\u0131l\u0131yordu. Arber bu g\u00f6zleminin ard\u0131ndan diren\u00e7li bakterilerin kendilerini istila eden bakteriyofajlar\u0131n genetik materyalini par\u00e7alamak i\u00e7in bir enzim kulland\u0131klar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fc. Arber\u2019in bu tahmini 1960\u2019lar\u0131n sonunda Stuart Linn ile birlikte yapt\u0131klar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmayla do\u011fruland\u0131.<sup>(14)<\/sup> Bakterilerin geli\u015ftirdi\u011fi diren\u00e7 Restriksiyon enzimi (Restriksiyon endon\u00fckleaz\u0131) olarak bilinen bir enzim grubu ile sa\u011flan\u0131yordu. Ke\u015ffedilmelerinin ard\u0131ndan Restriksiyon enzimleri, genetik m\u00fchendisli\u011finde s\u0131kl\u0131kla kullan\u0131lan ara\u00e7lar halini ald\u0131.<\/p>\n<p>Fajlara kar\u015f\u0131 diren\u00e7 geli\u015ftiren bakterileri ilk g\u00f6zlemleyen biliminsanlar\u0131ndan olan Salvador Luria, vir\u00fcslerin \u00e7o\u011falma mekanizmas\u0131 ve genetik yap\u0131s\u0131 ile ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla 1969 Nobel Fizyoloji veya T\u0131p \u00d6d\u00fcl\u00fc ald\u0131.<sup>(15)<\/sup><\/p>\n<p>Salvador Luria\u2019n\u0131n \u201cmolek\u00fcler genetik a\u00e7\u0131dan parazit\u201d<sup>(12)<\/sup> olarak nitelendirdi\u011fi vir\u00fcsler konak\u00e7\u0131 canl\u0131lar\u0131n evrimlerine \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc etkilerde bulunur. \u201cEn k\u00fc\u00e7\u00fck mikroptan en b\u00fcy\u00fck memeliye kadar b\u00fct\u00fcn t\u00fcrler, vir\u00fcslerin eylemlerinden etkilenirler. Evrim s\u0131ras\u0131nda, her bir hayvan\u0131n, bitkinin ve mikrobun nas\u0131l \u015fekillendi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde, bunda di\u011fer t\u00fcrlerle bu gezegeni payla\u015fan ufac\u0131k ve g\u00fc\u00e7l\u00fc vir\u00fcslerin de etkin bir rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmamal\u0131y\u0131z.\u201d<sup>(1)<\/sup> Bakterilerin kendilerini enfekte eden bakteriyofajlardan korunmak i\u00e7in kulland\u0131klar\u0131 enzim grubu da vir\u00fcslerin evrime etkilerine bir \u00f6rnektir. Vir\u00fcslerin canl\u0131 evrimine etkisi \u00f6zellikle de bitkiler \u00fczerinde s\u00fcren \u00e7al\u0131\u015fmalar yoluyla bilinen bir durumdu. Biyoistatistik, genetik ve evrimsel biyoloji alanlar\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fcten John Burdon Sanderson Haldane, 1949 tarihli bir yay\u0131n\u0131nda bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klara ve enfeksiyonlara kar\u015f\u0131 m\u00fccadelenin \u00f6nemli bir evrimsel s\u00fcre\u00e7 oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcren ilk biliminsanlar\u0131ndan biriydi. Haldane yay\u0131nlar\u0131nda enfeksiy\u00f6z ajanlar\u0131n canl\u0131lar\u0131n evrimindeki olas\u0131 etkilerini de anlatm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin canl\u0131lar\u0131n \u00fcreme sistemlerinde enfeksiyona neden olarak t\u00fcr devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 etkileyen bir hastal\u0131k etkeni, evrimle\u015fmede etkili olan se\u00e7ici bir enfeksiy\u00f6z ajand\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zellikle de ba\u015fka t\u00fcrler ile rekabet halinde olan bir t\u00fcr a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bu enfeksiy\u00f6z ajan taraf\u0131ndan enfekte edilme durumunda t\u00fcr\u00fcn ortadan kalkmas\u0131 bile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<sup>(12)<\/sup> 1950\u2019li y\u0131llarda vir\u00fcsler \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fma y\u00fcr\u00fcten biliminsanlar\u0131, vir\u00fcslerin mekanizmalar\u0131na ili\u015fkin \u00e7ok az bilgiye sahiptiler. \u0130nsanlar\u0131 hasta eden vir\u00fcslerin \u00e7al\u0131\u015fma mekanizmas\u0131 hakk\u0131nda \u00e7ok az veri vard\u0131. \u201c\u00d6rne\u011fin, papilloma vir\u00fcs\u00fcn\u00fcn neden tav\u015fanlarda boynuz geli\u015fimine sebep oldu\u011funu ve neden her y\u0131l y\u00fcz binlerce rahim a\u011fz\u0131 kanseri vakas\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyorlard\u0131.\u201d<sup>(1)<\/sup> Biliminsanlar\u0131 bu d\u00f6nemde vir\u00fcslerin ev sahibi konumundaki h\u00fccrenin savunma mekanizmas\u0131n\u0131 nas\u0131l etkisiz hale getirdiklerini hen\u00fcz ayd\u0131nlatamam\u0131\u015flard\u0131. Yan\u0131tlanamayan bir ba\u015fka soru ise, vir\u00fcslerin gezegen \u00fczerindeki herhangi bir t\u00fcrden daha h\u0131zl\u0131 evrimle\u015fmelerine neden olan mekanizma hakk\u0131ndayd\u0131. Yine \u201c1950\u2019lerde, daha sonra HIV vir\u00fcs\u00fc olarak adland\u0131r\u0131lacak bir vir\u00fcs\u00fcn, \u015fempanzelerden insan t\u00fcr\u00fcne zaten s\u0131\u00e7ram\u0131\u015f oldu\u011funu ve 30 y\u0131l sonra, tarihteki en \u00fcnl\u00fc katillerden biri olaca\u011f\u0131\u201d<sup>(1)<\/sup> bilinmiyordu.<\/p>\n<p>Ba\u015fka bir a\u00e7\u0131dan bakacak olursak enfeksiyonlar canl\u0131lar i\u00e7in yararl\u0131 da olabilir. Baz\u0131 t\u00fcrlerde yeni \u00f6zellikler veya enfeksiyon ajan\u0131na kar\u015f\u0131 diren\u00e7 mekanizmalar\u0131 geli\u015febilir. Hastal\u0131klara kar\u015f\u0131 diren\u00e7 mekanizmalar\u0131na bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda geni\u015f \u00f6l\u00e7ekli bir genetik \u00e7e\u015fitlilikle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. Enfeksiy\u00f6z ajanlar\u0131n evrimle\u015fme h\u0131zlar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda, t\u00fcr i\u00e7indeki bireylerin diren\u00e7 mekanizmalar\u0131nda genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin sa\u011flanmas\u0131 t\u00fcr\u00fcn devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yararl\u0131d\u0131r.<sup>(12)<\/sup> Haldane\u2019a g\u00f6re, diren\u00e7 mekanizmas\u0131ndaki \u00e7e\u015fitlilik, co\u011frafi izolasyon (canl\u0131lar\u0131n co\u011frafi \u015fartlar\u0131n etkisiyle birbirlerinden ayr\u0131lmas\u0131 \/ co\u011frafi yal\u0131t\u0131m) ile birle\u015firse konak\u00e7\u0131 konumundaki canl\u0131larda yeni \u00f6zellik kazan\u0131mlar\u0131 ve t\u00fcrle\u015fme meydana gelebilirdi.<\/p>\n<figure id=\"attachment_40352\" aria-describedby=\"caption-attachment-40352\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40352\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/9.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"169\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40352\" class=\"wp-caption-text\">\u201cBu enfeksiy\u00f6z ajanlardan olan vir\u00fcsler o kadar uzun zamand\u0131r hayat\u0131m\u0131z\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r ki, bizler asl\u0131nda k\u0131smen vir\u00fcs\u00fczd\u00fcr; insan genomu, kendi genlerimizden daha \u00e7ok vir\u00fcslere ait DNA\u2019lardan olu\u015fur.\u201d<\/figcaption><\/figure>\n<p>Vir\u00fcsler ve etkilerine ili\u015fkin \u00e7al\u0131\u015fmalarda insan evriminin odak noktas\u0131na al\u0131nmas\u0131 \u00e7ok ge\u00e7 evrelerde ger\u00e7ekle\u015fti, enfeksiyonlar\u0131n insan evrimi \u00fczerindeki etkisi ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nemlerde hak etti\u011fi de\u011feri g\u00f6rememi\u015fti. Ancak 1990\u2019lardan bu yana, insanlar\u0131 enfekte eden vir\u00fcsler \u00fczerine s\u00fcren molek\u00fcler genetik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda, vir\u00fcslerin eski insanlardan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze evrim s\u00fcrecindeki etkisine odaklan\u0131l\u0131yor.<sup>(12)<\/sup><\/p>\n<p>Viral enfeksiyonlar ve diren\u00e7 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda kullan\u0131lan hemen hemen her hayvanda \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir biyokimyasal \u00e7e\u015fitlilik g\u00f6zleniyordu. Molek\u00fcler genetik alan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan biliminsanlar\u0131 son yar\u0131m y\u00fczy\u0131ld\u0131r s\u00f6z konusu biyokimyasal \u00e7e\u015fitlili\u011fin genetik arka plan\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131yorlar. Baz\u0131 biliminsanlar\u0131 konak\u00e7\u0131 ve enfeksiyon ajan\u0131 aras\u0131ndaki \u201cdiren\u00e7 yar\u0131\u015f\u0131\u201d s\u0131ras\u0131nda genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fe duyulan ihtiyac\u0131n t\u00fcr devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131nda bile etkili oldu\u011funu ifade ediyor. Bu noktada vurgulanmas\u0131 gereken kavramlardan biri olan polimorfizm, genetik materyalimizde meydana gelen dizi de\u011fi\u015fimleriyle birlikte farkl\u0131 \u00f6zelliklerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 olarak tan\u0131mlan\u0131r. Polimorfizm, genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fin esas noktalar\u0131ndan biridir.<sup>(16)<\/sup> Enfeksiy\u00f6z ajanlar\u0131n, konak\u00e7\u0131 genomu \u00fczerindeki bask\u0131s\u0131, h\u00fccre membran\u0131m\u0131z (h\u00fccre zar\u0131) \u00fczerinde yer alan glikoproteinleri kodlayan gen b\u00f6lgelerindeki yo\u011fun polimorfizmin temel nedeni olarak kabul edilir. S\u00f6z konusu polimorfizm (MHC), \u015fempanzeler ile insanlar aras\u0131ndaki ayr\u0131\u015fmadan \u00f6nce ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<sup>(12)<\/sup> B\u00fcy\u00fck doku uygunluk kompleksi (MHC) genleri, omurgal\u0131lar\u0131n genomunda bulunan en polimorfik genler olarak bilinmektedir. MHC molek\u00fclleri, ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sisteminin h\u00fccrelerinden olan l\u00f6kositler (akyuvar) ile h\u00fccrelerimiz aras\u0131ndaki ili\u015fkilenmede i\u015flev g\u00f6r\u00fcr. Organ nakillerinde doku uyumunun sa\u011flan\u0131p sa\u011flanmad\u0131\u011f\u0131 MHC molek\u00fclleri \u00fczerinden anla\u015f\u0131labilir. \u0130nsanlardaki MHC molek\u00fcllerine insan l\u00f6kosit antijeni (Human Leukocyte Antigen \/ HLA) ad\u0131 da verilmektedir. HLA yani insan MHC molek\u00fclleri \u00fczerinde yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar 100\u2019\u00fcn \u00fczerinde hastal\u0131\u011f\u0131, bu molek\u00fcllerin olu\u015fumunda etkili olan genlerle ili\u015fkilendirmi\u015ftir. Bu genlerin k\u00f6kenlerinin enfeksiy\u00f6z ajanlar oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. MHC molek\u00fcllerinin en dikkat \u00e7ekici \u00f6zelliklerinden biri \u201ckar\u015f\u0131 t\u00fcr poliformizmi\u201d (TSP) olarak adland\u0131r\u0131lan bir kavramd\u0131r.<sup>(17)<\/sup> Kar\u015f\u0131 t\u00fcr polimorfizminin (TSP) k\u00f6keni t\u00fcrle\u015fme meydana gelmeden \u00f6nce ortaya \u00e7\u0131kan ve evrimsel olarak ili\u015fkili olan t\u00fcrler aras\u0131nda payla\u015f\u0131lan polimorfizmleri olu\u015fturan eski genetik dizilerdir.<sup>(18)<\/sup><\/p>\n<p><strong><em>Konak\u00e7\u0131n\u0131n genetik yap\u0131s\u0131yla do\u011frudan temas<br \/>\n<\/em><\/strong>Biliminsanlar\u0131 2000\u2019lerin ba\u015f\u0131nda yapt\u0131klar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalarla, enfeksiy\u00f6z ajanlar\u0131n t\u00fcrler aras\u0131ndaki rekabete etki edebilece\u011fini ve baz\u0131 t\u00fcrler i\u00e7in yok olma tehlikesini art\u0131rabilece\u011fini ortaya koydu. Enfeksiy\u00f6z ajanlar\u0131n konak\u00e7\u0131 olarak se\u00e7tikleri canl\u0131lar\u0131n evrimini etkileyebilece\u011fi bir ba\u015fka yol da konak\u00e7\u0131n\u0131n genomu ile do\u011frudan etkile\u015fime girmektir.<sup>(12)<\/sup>: \u201cBu enfeksiy\u00f6z ajanlardan olan vir\u00fcsler o kadar uzun zamand\u0131r hayat\u0131m\u0131z\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r ki, bizler asl\u0131nda k\u0131smen vir\u00fcs\u00fczd\u00fcr; insan genomu, kendi genlerimizden daha \u00e7ok vir\u00fcslere ait DNA\u2019lardan olu\u015fur.\u201d <sup>(1)<\/sup> Vir\u00fcsler \u00fczerinden devam edecek olursak, vir\u00fcsler t\u00fcrler aras\u0131nda DNA\u2019lar\u0131 ta\u015f\u0131yan ve evrim i\u00e7in kal\u0131tsal malzeme sa\u011flayan bir noktada duruyor. Bu noktada Salvador Luria\u2019n\u0131n vir\u00fcsler i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 \u201cmolek\u00fcler genetik a\u00e7\u0131dan parazitler\u201d ifadesi \u00f6ne \u00e7\u0131kar: Vir\u00fcsler yap\u0131sal olarak basit canl\u0131lard\u0131r, konak\u00e7\u0131n\u0131n h\u00fccre \u00e7o\u011faltma ve protein \u00fcretimi i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 mekanizmas\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irerek kendi ihtiya\u00e7lar\u0131 i\u00e7in kullanabilirler. \u00c7e\u015fitli mekanizmalar yoluyla konak\u00e7\u0131n\u0131n genomunda de\u011fi\u015fime neden olabilirler. Vir\u00fcslerin canl\u0131lar\u0131n genetik materyali ve bu genetik materyal yoluyla sentezlenebilecek t\u00fcm proteinlerin ad\u0131 olan genoma etkisi, \u00f6zellikle de tek h\u00fccreli konak\u00e7\u0131larda ve bitkilerde g\u00f6zlenir. Ancak retrovir\u00fcsler ve insanlar\u0131 enfekte eden di\u011fer vir\u00fcslerin insanlar\u0131n ve di\u011fer primatlar\u0131n genomu \u00fczerindeki etkisi de g\u00f6z ard\u0131 edilemez.<sup>(12)<\/sup><\/p>\n<p>\u0130nsan hastal\u0131klar\u0131n\u0131n tarihi ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rken, salg\u0131n hastal\u0131klar\u0131n modelleri, insanlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7evrenin ekolojisi ve n\u00fcfusa odaklanma e\u011filimi vard\u0131r. Bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klar\u0131n Neolitik \u00c7a\u011f\u2019da insan say\u0131s\u0131n\u0131n artmas\u0131ndan bu yana geli\u015fti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Neolitik d\u00f6nemden beri hastal\u0131klar ile insanlar aras\u0131ndaki ili\u015fkinin evrimi etkilemeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 fikri yayg\u0131nd\u0131r. Enfeksiyon ajanlar\u0131n\u0131n hastal\u0131k yap\u0131c\u0131 etkisinin ciddile\u015fmesi ve zoonoz (hayvanlardan insanlara ge\u00e7ebilen hastal\u0131klar) benzeri hastal\u0131klar s\u0131n\u0131rl\u0131 d\u00fczeylerde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in Neolitik d\u00f6nem \u00f6ncesine odaklan\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Asl\u0131nda Neolitik d\u00f6nemden \u00f6nce vir\u00fcs kaynakl\u0131 hastal\u0131klar\u0131n az oldu\u011fu varsay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ancak di\u011fer topluluklardan izole olan G\u00fcney Amerika kabilelerinde yap\u0131lan antikor \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 bu durumun z\u0131dd\u0131n\u0131 i\u015faret ediyor: Viral enfeksiyonlar primatlarda ve eski insanlarda yayg\u0131n olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Belki de enfeksiy\u00f6z ajanlar ve \u00f6zellikle de vir\u00fcsler d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclenden daha \u00f6nemliydi.<sup>(12)<\/sup><\/p>\n<figure id=\"attachment_40353\" aria-describedby=\"caption-attachment-40353\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40353\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/10.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/10.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/10-150x150.jpg 150w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/10-100x100.jpg 100w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40353\" class=\"wp-caption-text\">Hayvanlarda etkili olan DNA vir\u00fcsleri, hem en b\u00fcy\u00fck yap\u0131l\u0131 Poxvir\u00fcsleri hem de en k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131ya sahip olan Hepatit B vir\u00fcslerini i\u00e7erir.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Vir\u00fcslerin yap\u0131lar\u0131n\u0131, genetik \u00f6zelliklerini, potansiyel y\u0131k\u0131c\u0131 etkileri ile canl\u0131 evrimine etkilerini inceleyen virolojide kullan\u0131lan ara\u00e7lar geli\u015ftik\u00e7e, molek\u00fcler viroloji alan\u0131nda yeni ke\u015fifler ortaya \u00e7\u0131kt\u0131k\u00e7a hem insanlar\u0131 enfekte eden vir\u00fcslerin evrimi hem de bu vir\u00fcslerin insan evrimine etkileri hakk\u0131nda daha \u00e7ok veriye sahip hale geldik. Vir\u00fcsler, genetik materyallerinde ger\u00e7ekle\u015fen mutasyonlar yoluyla \u00e7ok h\u0131zl\u0131 bir bi\u00e7imde \u00f6zellik kazan\u0131p t\u00fcrle\u015febiliyordu. Vir\u00fcslerin konak\u00e7\u0131 olarak tercih etti\u011fi primatlar\u0131n t\u00fcrle\u015fmelerini g\u00f6steren a\u011fa\u00e7lar ayn\u0131 zamanda bu vir\u00fcsler ile insanlar aras\u0131ndaki ili\u015fkiye \u0131\u015f\u0131k tutar. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanlar evrimsel olarak primatlara, kemirgenlerden ve evcil hayvanlardan daha yak\u0131nd\u0131r. Ayn\u0131 zamanda t\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn di\u011fer primatlardan enfeksiyon etmeni kapabilmesindeki kolayl\u0131k, bu vir\u00fcslerin hem g\u00fcn\u00fcm\u00fczde hem de ge\u00e7mi\u015fte insan hastal\u0131klar\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir kayna\u011f\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Hayvanlar\u0131 enfekte eden vir\u00fcsler, viral genom yap\u0131lar\u0131na, nas\u0131l \u00e7o\u011fald\u0131klar\u0131na ve benzeri \u00f6zelliklerine g\u00f6re \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flara ayr\u0131l\u0131r. Asl\u0131nda bu \u00f6zellikler, hayvan vir\u00fcslerinin Hominidlerle olan ili\u015fkilerini ve insan evrimi \u00fczerindeki olas\u0131 etkilerini de a\u00e7\u0131klar. \u00d6rne\u011fin hayvanlarda etkili olan DNA vir\u00fcsleri, hem en b\u00fcy\u00fck yap\u0131l\u0131 Poxvir\u00fcsleri hem de en k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131ya sahip olan Hepatit B vir\u00fcslerini i\u00e7erir. Bu s\u0131n\u0131fland\u0131rmaya dahil olan bir vir\u00fcs ailesi d\u0131\u015f\u0131ndaki her vir\u00fcs t\u00fcr\u00fc \u00e7ift sarmall\u0131 DNA genetik materyaline sahiptir. Dolay\u0131s\u0131yla enfekte ettikleri canl\u0131lar\u0131n (hayvanlar\u0131n) genetik materyali ile ortak bir \u00f6zellikleri vard\u0131r. Genetik yap\u0131lar\u0131ndaki bu benzerlik nedeniyle hayvanlarda etkili olan DNA vir\u00fcsleri, \u00f6zellikle de genomlar\u0131na yerle\u015febildikleri konak\u00e7\u0131lar\u0131yla samimi bir molek\u00fcler ili\u015fki kurabilirler. \u00d6zellikle de gen aktar\u0131m\u0131 ve rekombinasyon (genetik materyalin bir zincirinde k\u0131r\u0131k olu\u015fmas\u0131 ve bu k\u0131r\u0131\u011f\u0131n farkl\u0131 bir DNA molek\u00fcl\u00fcne kat\u0131lmas\u0131) mekanizmalar\u0131n\u0131n kolayl\u0131kla ger\u00e7ekle\u015febilmesi i\u00e7in bu benzerlikler kritik \u00f6nemdedir. Hayvanlar\u0131 enfekte edebilen DNA vir\u00fcsleri, \u201ckal\u0131c\u0131 ya\u015fam stratejisi\u201d benimsemi\u015flerdir. Stratejilerindeki \u201ckal\u0131c\u0131l\u0131k\u201d, konak\u00e7\u0131n\u0131n genetik materyalindeki kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ifade eder. DNA vir\u00fcsleri, daha d\u00fc\u015f\u00fck mutasyon oranlar\u0131yla, zaman i\u00e7inde daha da geli\u015fen net evrimsel ili\u015fkiler sa\u011flar. Erken hominidler b\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla Herpesviridae, Papovaviridae, Adenoviridae ve Parvoviridae ailelerinden birka\u00e7 \u00e7e\u015fit DNA vir\u00fcs\u00fcn\u00fc ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin Herpesviridae,\u00a0 Hominidlerin ve belki de t\u00fcm Antropoidlerin (Yeni D\u00fcnya maymunlar\u0131, Eski D\u00fcnya maymunlar\u0131, insans\u0131lar\u0131 ve modern insanlar\u0131 kapsar), evrimsel ge\u00e7mi\u015fleri boyunca bu vir\u00fcs ailesinin hemen her \u00fcyesinden etkilendi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Herpesvir\u00fcslerin evrimi incelendi\u011finde ilgin\u00e7 bir detay kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Hayvanlar\u0131 enfekte eden herpesvir\u00fcsler, enfeksiyon b\u00f6lgelerine g\u00f6re oral ve genital olmak \u00fczere ikiye ayr\u0131l\u0131r. \u0130nsan olmayan primatlar\u0131 enfekte eden alfaherpesvir\u00fcsleri, hem oral hem de genital dokular\u0131 enfekte etme yetene\u011fine sahiptir. Alfaherpesvir\u00fcsler, bu t\u00fcr vir\u00fcsler aras\u0131ndaki ayr\u0131m ger\u00e7ekle\u015fmeden \u00f6nce b\u00f6ylesi bir yetene\u011fe sahipti. Herpesvir\u00fcslerdekine benzer bir evrimsel ili\u015fkiye sahip olan Papovaviridae ailesi, insan co\u011frafi ve etnik gruplar\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131r: Bu aile i\u00e7erisinde yer alan John Cunningham vir\u00fcs\u00fcn\u00fcn, modern n\u00fcfus ili\u015fkilerini izlemek i\u00e7in yararl\u0131 oldu\u011fu kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc vir\u00fcs n\u00fcfusun b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131nda ya\u015fam boyu enfeksiyona neden olur.\u00a0\u0130nsanlar\u0131n % 70-90\u2019\u0131 bu vir\u00fcs taraf\u0131ndan enfekte edilmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla JC vir\u00fcs\u00fc, neredeyse mitokondriyal DNA kadar kesin bir belirte\u00e7tir ve tarih \u00f6ncesi insan g\u00f6\u00e7lerini yeniden in\u015fa etmek i\u00e7in kullan\u0131labilir.<\/p>\n<p>Primatlarla birlikte geli\u015fim g\u00f6steren DNA vir\u00fcsleri aras\u0131nda ku\u015flarda ve memelilerde uzun s\u00fcre gizli kalan enfeksiyonlara neden olan Adenovir\u00fcsler bulunmaktad\u0131r. Bunun yan\u0131 s\u0131ra k\u00fclt\u00fcrde yeti\u015ftirilmesi zor oldu\u011fu i\u00e7in hakk\u0131nda \u00e7ok az \u015fey bildi\u011fimiz Parvovir\u00fcs B19 vir\u00fcs\u00fc da olduk\u00e7a eski ve genetik materyalde kal\u0131c\u0131 olan bir Hominid vir\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Erken Hominidlerin bu d\u00f6rt vir\u00fcs ailesinden olan vir\u00fcs t\u00fcrlerini ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131, bu vir\u00fcslerin insan pop\u00fclasyonlar\u0131yla birlikte \u00e7e\u015fitlendi\u011fi ve g\u00f6\u00e7 etti\u011fi sonucuna var\u0131labilir.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n atalar\u0131, evrim tarihimiz boyunca bir dizi vir\u00fcs taraf\u0131ndan enfekte edildi. DNA vir\u00fcslerinin Hominidlere iyi adapte oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131 ve kal\u0131c\u0131 enfeksiyonlardan daha fazlas\u0131na neden olma olas\u0131l\u0131klar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fc. Ancak RNA vir\u00fcsleri Hominidleri etkiledi. DNA vir\u00fcslerinden daha h\u0131zl\u0131 mutasyon ge\u00e7irebilme yetenekleri RNA vir\u00fcslerinin k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131l\u0131 olarak kalmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 oldu. RNA vir\u00fcslerinin evrimle\u015fen ilk organizmalar aras\u0131nda olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, o zamanlardan bug\u00fcne evrimsel s\u00fcre\u00e7lerde etkin olduklar\u0131 ifade edilebilir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_40354\" aria-describedby=\"caption-attachment-40354\" style=\"width: 300px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"size-full wp-image-40354\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2020\/02\/11.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"200\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-40354\" class=\"wp-caption-text\">Genlerimize kendi genetik materyallerini yerle\u015ftirmi\u015f olan Retrovir\u00fcslerin beynin ve beyin hastal\u0131klar\u0131n\u0131n evriminde etkili olduklar\u0131 da raporlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/figcaption><\/figure>\n<p>RNA vir\u00fcslerinden olan Rotavir\u00fcsler, do\u011fada hemen her yerde bulunabilir ve muhtemelen en eski vir\u00fcslerden biridir. Bu nedenle eski insans\u0131lar\u0131 etkilemi\u015f olabilirler. \u0130nsanlarda solunum yolu enfeksiyonlar\u0131n\u0131n yayg\u0131n bir nedeni olan koronavir\u00fcsler, hayvan vir\u00fcslerinin insanlar\u0131 da etkileyebilece\u011finin g\u00f6stergelerinden biridir. RNA vir\u00fcsleri \u00fczerine yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar, bir t\u00fcr Retrovir\u00fcs olan insan endojen retrovir\u00fcslerinin (HERV\u2019ler) konak\u00e7\u0131n\u0131n gen anlat\u0131m\u0131n\u0131 do\u011frudan etkilemi\u015f olabilece\u011fini ifade etmektedir. \u00d6zetle retrovir\u00fcsler Hominid evrimine b\u00fcy\u00fck katk\u0131lar sa\u011flam\u0131\u015f olabilir.<sup>(12)<\/sup> Yine retrovir\u00fcslerden olan \u0130nsan T- lenfotropik vir\u00fcs 1\u2019e (HTLV-1) en yak\u0131n t\u00fcrlerin Afrika ve Asya\u2019daki bir\u00e7ok Eski D\u00fcnya maymunu t\u00fcr\u00fc taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131nan retrovir\u00fcsler oldu\u011fu yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarla g\u00f6sterilmi\u015fti. Yani yeni konak\u00e7\u0131larda geli\u015fen vir\u00fcslerin ata formlar\u0131 eski insan g\u00f6\u00e7leriyle birlikte yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<sup>(19)<\/sup><\/p>\n<p>Vir\u00fcsler ve di\u011fer parazitler hem Hominidlerin \u00e7o\u011falmas\u0131na neden olmu\u015flard\u0131r hem de Hominid aile a\u011fac\u0131n\u0131n belirli noktalar\u0131nda canl\u0131lar aras\u0131nda se\u00e7ici bir rekabet olu\u015fturarak baz\u0131 t\u00fcrlerin yok olmas\u0131na zemin haz\u0131rlam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Canl\u0131lar\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 vir\u00fcs k\u00f6kenli genlerin her zaman kendi h\u00fccresel genlerinden fazla say\u0131da olmas\u0131, ya\u015fam tarihi boyunca vir\u00fcslerden h\u00fccrelere do\u011fru daha fazla gen aktar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Asl\u0131nda, h\u00fccresel genomlardaki viral genlerin oran\u0131, h\u00fccreleri daha b\u00fcy\u00fck genomlar\u0131 bar\u0131nd\u0131rabilen \u00f6karyotlarda daha y\u00fcksek olabilir, bu da yabanc\u0131 DNA\u2019y\u0131 \u00e7\u0131karmak i\u00e7in se\u00e7im bas\u0131nc\u0131n\u0131 azalt\u0131r. \u00d6rne\u011fin, insan genomunun yakla\u015f\u0131k % 45\u2019inin retroviral bir k\u00f6kene sahip oldu\u011fu tahmin edilmektedir. Son hipotezlere g\u00f6re vir\u00fcsler, \u00f6karyotik \u00e7ekirde\u011fin, h\u00fccresel zarflar\u0131n ve DNA replikasyon mekanizmalar\u0131n\u0131n k\u00f6keninde do\u011frudan bir rol oynam\u0131\u015f olabilir. Bakteri k\u00f6kenli mitokondriyal genomlar\u0131n transkripsiyon ve replikasyon sistemlerini vir\u00fcslerin \u015fekillendirdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Vir\u00fcslerin ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sisteminin in\u015fas\u0131, embriyo geli\u015fimi ve beyin fizyolojisinde de \u00f6nemli rollerinin olabilece\u011fi ifade edilmektedir.<sup>(20)<\/sup> Genlerimize kendi genetik materyallerini yerle\u015ftirmi\u015f olan Retrovir\u00fcslerin beynin ve beyin hastal\u0131klar\u0131n\u0131n evriminde etkili olduklar\u0131 da raporlanm\u0131\u015ft\u0131r.<sup>(21)<\/sup> Ayr\u0131ca insanlar ile \u015fempanzeler aras\u0131ndaki evrimsel dallanmadan sonra, \u00e7evresel de\u011fi\u015fikliklere uyum i\u00e7in molek\u00fcler d\u00fczeyde ger\u00e7ekle\u015fen de\u011fi\u015fimlerin y\u00fczde 30\u2019una vir\u00fcslerin arac\u0131l\u0131k etti\u011fi de ifade edilmektedir.<\/p>\n<p><strong>D\u0130PNOTLAR<\/strong><\/p>\n<p>1) Carl Zimmer, Vir\u00fcs Gezegeni, Alfa Yay\u0131nlar\u0131, 2012, s.116.<\/p>\n<p>2) Ed Yong, Mikrobiyota: \u0130\u00e7imizdeki Mikroplar ve Ya\u015fama B\u00fcy\u00fcleyici Bak\u0131\u015f, Domingo Yay\u0131nlar\u0131, 2016, s.400.<\/p>\n<p>3) https:\/\/www.pasteur.fr\/en\/institut-pasteur\/history\/ilya-mechnikov-elie-metchnikoff-french-1845-1916<\/p>\n<p>4) https:\/\/www.nobelprize.org\/prizes\/medicine\/1908\/mechnikov\/biographical\/<\/p>\n<p>5) https:\/\/www.scientificamerican.com\/article\/mereschkowskys-tree-of-li\/<\/p>\n<p>6) https:\/\/plants.jstor.org\/stable\/10.5555\/al.ap.person.bm000315182<\/p>\n<p>7) https:\/\/www.ncbi.nlm.nih.gov\/books\/NBK8174\/<\/p>\n<p>8) Baltimore, 1971. \u201cExpression of Animal Virus Genomes\u201d, Journal of Virology, Vol 35, s.235-241.<\/p>\n<p>9) https:\/\/mmbr.asm.org\/content\/mmbr\/35\/3\/235.full.pdf<\/p>\n<p>10) Alexander E. Gorbalenya, Mart Krupovic, Stuart Siddell, Arvind Varsani, Jens H. Kuhn,2018. \u201cRiboviria: establishing a single taxon that comprises RNA viruses at the basal rank of virus taxonomy\u201d, International Committee on Taxonomy of Viruses.<\/p>\n<p>11) https:\/\/talk.ictvonline.org\/taxonomy\/<\/p>\n<p>12) http:\/\/www.birdflubook.org\/resources\/Blerkom14.pdf<\/p>\n<p>13) https:\/\/www.nobelprize.org\/prizes\/medicine\/1969\/delbruck\/biographical\/<\/p>\n<p>14) https:\/\/www.nature.com\/scitable\/spotlight\/restriction-enzymes-18458113\/<\/p>\n<p>15) https:\/\/profiles.nlm.nih.gov\/spotlight\/ql\/feature\/biographical-overview<\/p>\n<p>16) https:\/\/www.ncbi.nlm.nih.gov\/pmc\/articles\/PMC4502642\/<\/p>\n<p>17) https:\/\/www.ncbi.nlm.nih.gov\/pmc\/articles\/PMC2775235\/<\/p>\n<p>18) https:\/\/humgenomics.biomedcentral.com\/articles\/10.1186\/s40246-015-0043-1<\/p>\n<p>19) Dorothy H. Crawford, A Very Short Introductions: Viruses, 2011, s.135.<\/p>\n<p>20) https:\/\/demystifyingmedicine.od.nih.gov\/dm16\/m02d02\/reading02.pdf<\/p>\n<p>21) https:\/\/www.sciencedaily.com\/releases\/2017\/01\/170112110840.htm<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130nsan genomunun yakla\u015f\u0131k % 45\u2019inin retroviral bir k\u00f6kene sahip oldu\u011fu tahmin ediliyor. Vir\u00fcslerin ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sisteminin in\u015fas\u0131, embriyo geli\u015fimi ve beyin fizyolojisinde de \u00f6nemli rollerinin olabilece\u011fi ifade ediliyor. Genlerimize kendi genetik materyallerini yerle\u015ftirmi\u015f olan retrovir\u00fcsler beynin ve beyin hastal\u0131klar\u0131n\u0131n evriminde etkili olmu\u015flard\u0131r. Ayr\u0131ca insanlar ile \u015fempanzeler aras\u0131ndaki evrimsel dallanmadan sonra, \u00e7evresel de\u011fi\u015fikliklere uyum i\u00e7in molek\u00fcler d\u00fczeyde [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1390,"featured_media":40344,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[5844,38],"tags":[1194,200,492,5846],"class_list":["post-40343","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-193-sayi","category-dergi-sayilari","tag-bagisiklik","tag-evrim","tag-virus","tag-virusler-ve-insan-evrimi"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/40343","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1390"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=40343"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/40343\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/40344"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=40343"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=40343"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=40343"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}