{"id":60537,"date":"2023-11-02T00:00:55","date_gmt":"2023-11-01T21:00:55","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=60537"},"modified":"2023-11-01T22:52:29","modified_gmt":"2023-11-01T19:52:29","slug":"dini-egitim-mi-laik-egitim-mi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2023\/11\/02\/dini-egitim-mi-laik-egitim-mi","title":{"rendered":"Din\u00ee e\u011fitim mi, laik e\u011fitim mi?"},"content":{"rendered":"<p><strong>Prof. Dr. Hasan Ayd\u0131n<\/strong><\/p>\n<p>Eyl\u00fcl-Ekim aylar\u0131, yaz tatilinin bitti\u011fi, okullar\u0131n a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131, e\u011fitim-\u00f6\u011fretim tela\u015f\u0131 ve heyecan\u0131n\u0131n yo\u011fun olarak ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 aylard\u0131r. Bu heyecan ve tela\u015fa, okul masraflar\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu ekonomik y\u00fck\u00fc de eklemek gerekir; \u00e7\u00fcnk\u00fc e\u011fitim-\u00f6\u011fretimin maliyeti (katk\u0131, giyim-ku\u015fam, servis, k\u0131rtasiye vb. giderleri) k\u00fc\u00e7\u00fcmsenecek gibi de\u011fildir. Ku\u015fkusuz aileler bak\u0131m\u0131ndan e\u011fitim-\u00f6\u011fretimin mali boyutu olduk\u00e7a \u00f6nemlidir; bu y\u00fczden daha \u00e7ok bu mali boyut \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131r. Ancak e\u011fitim-\u00f6\u011fretimin bir de m\u00fcfredat boyutu vard\u0131r. Mali bedeller \u00f6denerek, bin bir emekle okula g\u00f6nderilen \u00f6\u011frenciler orada ne t\u00fcr bir m\u00fcfredatla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yorlar? Neler \u00f6\u011freniyorlar? \u00c7ocuklar\u0131n\u0131 \u00e7e\u015fitli fedak\u00e2rl\u0131klarla okula g\u00f6nderen velilerin, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 ne t\u00fcrden bir m\u00fcfredat\u0131n bekledi\u011fini ve sorunlar\u0131n\u0131n neler oldu\u011funu bilmeye ve alenen tart\u0131\u015fmaya haklar\u0131n\u0131n oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r.<br \/>\nBilindi\u011fi gibi, son 20 y\u0131ld\u0131r, e\u011fitim-\u00f6\u011fretim sisteminde k\u00f6kl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler ya\u015fand\u0131; \u00f6\u011fretim programlar\u0131 de\u011fi\u015ftirildi, okulun y\u00f6netsel yap\u0131s\u0131yla oynand\u0131, okul bah\u00e7eleri otopark yap\u0131ld\u0131, \u00f6\u011frencilerin bir \u00fcst okula yerle\u015fmeleri tamam\u0131yla merkezi s\u0131navlara ba\u011fl\u0131 hale getirildi, \u00f6zel okullar yayg\u0131nla\u015ft\u0131, \u00f6zel okul \u00f6\u011fretmenleriyle devlet okullar\u0131nda \u00f6\u011fretmenlik yapanlar aras\u0131ndaki \u00fccret makas\u0131 gittik\u00e7e a\u00e7\u0131ld\u0131, \u00f6\u011fretmenlere k\u0131l\u0131k k\u0131yafet serbestli\u011fi tan\u0131nd\u0131,\u00a0 \u00f6\u011fretmenlik mesle\u011fi, \u00f6\u011fretmen-uzman \u00f6\u011fretmen-ba\u015f\u00f6\u011fretmen \u015feklinde kariyer basamaklar\u0131na ayr\u0131ld\u0131, bu ayr\u0131mlar s\u0131navlara ba\u011fland\u0131, kesintisiz 8 y\u0131ll\u0131k e\u011fitimden kesintili 4+4+4 uygulamas\u0131na ge\u00e7ildi, dershaneler g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re kapand\u0131 ya da et\u00fct merkezlerine ve akademilere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc vb..<br \/>\nAsl\u0131nda t\u00fcm bu uygulamalarda, iki husus dikkat \u00e7ekicidir: Birisi, e\u011fitimin, neoliberal ekonomi politikalar\u0131na uygun bir bi\u00e7imde gittik\u00e7e piyasala\u015fmas\u0131d\u0131r; di\u011feri ise, muhafazak\u00e2r k\u00fclt\u00fcr politikalar\u0131 ekseninde e\u011fitimin gittik\u00e7e dinselle\u015fmesidir. Yani neoliberal muhafazak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131n iki \u00f6nemli sonucuyla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuz a\u00e7\u0131kt\u0131r.<br \/>\n\u00d6zel okullara y\u00f6nelik te\u015fvik ve mali destekler, \u00f6zel okul \u00f6\u011fretmenlerinin mali durumlar\u0131n\u0131n gittik\u00e7e k\u00f6t\u00fcle\u015fmesi (ayn\u0131 sorun devlet \u00f6\u011fretmenleri i\u00e7in de ge\u00e7erlidir; ancak onlar \u00f6zel okul \u00f6\u011fretmenlerinden g\u00f6rece daha iyi durumdad\u0131rlar), imam hatip ortaokullar\u0131n\u0131n ve liselerinin say\u0131sal olarak art\u0131r\u0131lmas\u0131 ve yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, 12 Eyl\u00fcl Anayasas\u0131n\u0131n (laik bir \u00fclke a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir t\u00fcr garabet olan) zorunlu din k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve ahlak bilgisi dersine ek olarak, se\u00e7meli <em>Kuran<\/em> ve Hz Muhammed\u2019in hayat\u0131 (siyer) gibi derslerin eklenmesi, m\u00fcfredata, din dersi d\u0131\u015f\u0131nda kalan dersler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla (hayat bilgisi, sosyal bilgiler, vatanda\u015fl\u0131k, tarih, T\u00fcrk\u00e7e, edebiyat\u00a0 vb. dersler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla) milli ve manevi de\u011ferler maskesi alt\u0131nda bir s\u00fcr\u00fc mitik-dinsel unsurun eklemlenmesi, yine \u00f6\u011frenci yerle\u015ftirmelerinde imam hatip okullar\u0131na zorunlu yerle\u015ftirme say\u0131s\u0131ndaki art\u0131\u015f, \u00f6\u011fretmenlerin kariyer s\u0131navlar\u0131na sokulmak istenmesi\u00a0 vb. son d\u00f6nemlerin en dikkate de\u011fer e\u011fitim-\u00f6\u011fretim geli\u015fmeleri olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Tabi \u00f6\u011fretmen atamalar\u0131ndaki din k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve ahlak bilgisi dersi \u00f6\u011fretmeni patlamalar\u0131n\u0131 ve okul m\u00fcd\u00fcrlerinin genelde onlardan se\u00e7ilmesi uygulamas\u0131n\u0131 da unutmamak gerekir. Bu a\u00e7\u0131dan, muhafazak\u00e2r iktidar, dindar gen\u00e7lik yeti\u015ftirece\u011fiz s\u00f6yleminde epeyce yol al\u0131nm\u0131\u015fa benzemektedir.<br \/>\nE\u011fitimdeki piyasala\u015ft\u0131rmalar\u0131 bir kenara b\u0131rak\u0131rsak (bu \u00e7ok \u00f6nemli bir sorundur, kan\u0131mca T\u00fcrkiye gelecekte bu y\u00fczden pek \u00e7ok sorun ya\u015fayacakt\u0131r), en temel sorunlardan birisi, hi\u00e7 ku\u015fkusuz, din\u00ee e\u011fitim-laik e\u011fitim ikilemine dayan\u0131yor.<br \/>\nT\u00fcrk e\u011fitim tarihi, \u201cnas\u0131l bir insan istiyoruz\u201d sorusu ile \u201cbu insanda bulunmas\u0131 istenen \u00f6zellikler ve bu \u00f6zelliklerin hangi \u00f6\u011fretim i\u00e7erikleri ile kazand\u0131r\u0131laca\u011f\u0131\u201d konusunda Tanzimat\u2019tan beri g\u00fc\u00e7l\u00fc tart\u0131\u015fmalarla doludur. Son \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ld\u0131r tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u201cdin\u00ee e\u011fitim-laik e\u011fitim ikilemi\u201d bu tart\u0131\u015fmalar\u0131n ku\u015fkusuz en \u00f6nemlisidir. Kan\u0131mca bu tart\u0131\u015fma ya\u015famsald\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc her iki e\u011fitim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n varl\u0131k, bilgi ve de\u011fere bak\u0131\u015f\u0131, in\u015fa etmeyi ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 insan tipi ile amaca ula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 e\u011fitim i\u00e7eri\u011fi k\u00f6kten farkl\u0131la\u015fmaktad\u0131r. Tart\u0131\u015fmay\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnsel a\u00e7\u0131dan felsefi bir zemine dayand\u0131rmak i\u00e7in, <strong>din \u00f6\u011fretimi<\/strong> ile <strong>din\u00ee e\u011fitimi<\/strong> birbirinden ay\u0131rmak gerekir; din\u00ee e\u011fitim, dinsel e\u011fitim de diyebiliriz, e\u011fitimi din\u00ee temellere dayand\u0131rmaya, bilgi, varl\u0131k ve de\u011fere dinsel\/tanr\u0131sal paradigmadan, deyi\u015f yerindeyse, theo-epistemolojik (tanr\u0131sal bilgibilim) ve theo-ontolojik (tanr\u0131sal varl\u0131k bilim) ve theo-aksiyolojik (tanr\u0131sal eylembilim) temelde bakan insanlar yeti\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, din \u00f6\u011fretimi, din ve dinler hakk\u0131nda yans\u0131z ve \u00e7o\u011fulcu bir bi\u00e7imde bilgilendirmeyi temel al\u0131r. Bu haliyle, varl\u0131k, bilgi ve de\u011ferlere antropo-epistemoloji (insansal bilgi bilim) ve antropo-ontolojik (insansal varl\u0131kbilim) ve antropo-aksiyolojik (insansal eylembilim) temellerle yakla\u015fan laik e\u011fitim, dinler ve mezhepler hakk\u0131nda nesnel ve \u00e7o\u011fulcu bilgiler veren din \u00f6\u011fretiminin de\u011fil, e\u011fitimi dinsel temellere dayand\u0131ran din\u00ee e\u011fitim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n alma\u015f\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u00d6nemli kad\u0131n filozoflar\u0131m\u0131zdan birisi olan Bet\u00fcl \u00c7otuks\u00f6ken\u2019in yerinde kavramsalla\u015ft\u0131rmas\u0131yla, din\u00ee e\u011fitim \u00f6zc\u00fc, t\u00fcmelci ve dura\u011fan bir yakla\u015f\u0131ma dayan\u0131rken, laik e\u011fitim, de\u011fi\u015fim ve evrimi temele alan tikelci ve nominalist bir yakla\u015f\u0131ma dayan\u0131r.<br \/>\nAncak \u00fcz\u00fclerek s\u00f6ylemek gerekir ki, bizdeki din \u00f6\u011fretimi programlar\u0131, laik e\u011fitime uygun olarak dinler ve mezhepler hakk\u0131nda yans\u0131z ve \u00e7o\u011fulcu bilgiler vermekten \u00e7ok, insani olan her \u015feyi (bilim, felsefe, sanat, etik, siyaset vb.) dinsel bir temele dayand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmakta; hatta \u0130slam\u2019\u0131n da sadece belli bir yorumunu, S\u00fcnni yorumunu esas almaktad\u0131r. Bu haliyle yans\u0131z ve \u00e7o\u011fulcu din \u00f6\u011fretimi de\u011fil, fikir a\u015f\u0131lamas\u0131na, hatta ko\u015fulland\u0131rmaya y\u00f6nelten din\u00ee bir e\u011fitimi hedeflemektedir.<br \/>\nYans\u0131z ve \u00e7o\u011fulcu din \u00f6\u011fretimi yerine, din\u00ee e\u011fitim yapmak ve laik e\u011fitimden uzakla\u015fmak, bize ne getirir? Gelin tart\u0131\u015fmam\u0131z\u0131, felsefi ba\u011flamda, din\u00ee e\u011fitim ve laik e\u011fitimin hedefledi\u011fi <strong>ideal insan tipi<\/strong>nden yola \u00e7\u0131karak biraz derinle\u015ftirelim.<br \/>\nGenelde din\u00ee e\u011fitimin ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 ideal insan tipi, -bu ister H\u0131ristiyan ister M\u00fcsl\u00fcman isterse Yahudi olsun fark etmez- asl\u0131nda insana, topluma, evrene ve bunlara y\u00f6nelik varl\u0131k, bilgi ve de\u011fere Tanr\u0131 odakl\u0131, bir ba\u015fka deyi\u015fle teosentrik bakan bir insan tipidir. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na g\u00f6re, ontolojik anlamda biricik varl\u0131k Tanr\u0131\u2019d\u0131r, o, zorunlu varl\u0131kt\u0131r, sadece o ger\u00e7ek etkin varl\u0131kt\u0131r; o yarat\u0131c\u0131d\u0131r, o her \u015feyin k\u00f6kenidir. Hakiki varl\u0131k odur; di\u011fer varl\u0131klar, yarat\u0131lm\u0131\u015f, olumsal, ikincil varl\u0131klard\u0131r; deyi\u015f yerindeyse, onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 mecazidir; onlar kendinde etkin de\u011fil, Tanr\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda t\u00fcm\u00fcyle edilgindirler. \u015eeylerin birbirleriyle kendilerinde ontik ili\u015fkileri yoktur; t\u00fcm \u015feyleri Tanr\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131 gibi, t\u00fcm ili\u015fkileri de anl\u0131k olarak o yaratmaktad\u0131r. Bu y\u00fczden s\u00f6z konusu sistemde nedensellik de\u011fil vesilecilik (aranedencilik) ve erekselcilik egemendir. Bu varl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131, felsefeden tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z Platoncu varl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, dinsel k\u0131l\u0131kta basit bir tekrar\u0131 gibidir. Bu tipin, ontolojik bak\u0131mdan bir di\u011fer \u00f6nemli unsuru, bu d\u00fcnyay\u0131 gelip ge\u00e7ici saymas\u0131, \u00f6te d\u00fcnyac\u0131 olmas\u0131, de\u011fi\u015f yerindeyse bir t\u00fcr \u201chomo ahiretikus\u201d, \u201chomo eskatolojikus\u201d olmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nBu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re, bilgi ve de\u011fer de Tanr\u0131 taraf\u0131ndan verilmi\u015ftir, yani esinlenmi\u015ftir, vahyedilmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla insana d\u00fc\u015fen, verilmi\u015f olan \u00f6z bilgi ve de\u011feri yorumlayarak a\u00e7\u0131mlamak ve ya\u015fam\u0131na uygulamakt\u0131r. Burada insan\u0131n bilgi ve de\u011fer konusundaki tek \u00fcretken katk\u0131s\u0131, verilmi\u015f \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnerek, kutsal metinlerde gizil olan hakikati ortaya \u00e7\u0131karmak, onu a\u00e7\u0131mlamaktan ibarettir. Bu, deyi\u015f yerindeyse tam da tipik bir Orta\u00e7a\u011f anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r ve bu anlay\u0131\u015f\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 bir insan tiplemesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bilgi ve de\u011fer \u00fcretmede g\u00fcd\u00fck kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 tarihsel deneyimler g\u00f6stermi\u015ftir. Bat\u0131 bu insan tipini terk edince at\u0131l\u0131ma ge\u00e7mi\u015f, Osmanl\u0131 da an\u0131lan tipten Bat\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda geri kald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in vazge\u00e7mek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bu insan tipi skolastik bir tiptir; her t\u00fcrden bilgi ve de\u011ferin me\u015fruiyetini kutsal metinlerle ili\u015fkilendirme gereksinimi duyar. Dinsel metinlerle ili\u015fkilendiremedi\u011fi her t\u00fcrden bilgi ve de\u011fere mesafeli durur; sek\u00fcler olan\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lar ve k\u00fc\u00e7\u00fcmser. Bu nedenle ona bir bilgi ve de\u011feri sunarken daima dini referanslarla sunmak gerekir; aksi takdirde onu kabullenemez. Onun i\u00e7in dini ambalaj \u015fartt\u0131r. Aksi takdirde sek\u00fcler olan\u0131 sek\u00fclerli\u011fi i\u00e7inde kabullendi\u011finde dinden \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Asl\u0131nda bu insan tiplemesi, modern sek\u00fcler toplumda ya\u015f\u0131yorsa, daima travmatik bir bili\u015fsel durum i\u00e7erisindedir; \u00e7\u00fcnk\u00fc kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 her \u015fey sek\u00fclerdir ve bili\u015fini alt\u00fcst etmektedir.<br \/>\nBu tipin bir di\u011fer \u00f6nemli niteli\u011fi, kendisini hakikate, daha do\u011fru bir deyi\u015fle tanr\u0131sal hakikate sahip olarak nitelemesi, kendisi gibi bakmayanlar\u0131, laik ve sek\u00fcler bakanlar\u0131 dinsiz ve hatta ahlaks\u0131z olarak g\u00f6rmesi, bili\u015finde onlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lamas\u0131d\u0131r. Bu \u00f6z\u00fcnde tolerans ve demokratik k\u00fclt\u00fcr\u00fcn \u00f6n\u00fcndeki en g\u00fc\u00e7l\u00fc engel olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. Zihni dogmalarla ko\u015fulland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan insan tipinin, ele\u015ftiriye, yeniye, farkl\u0131 bak\u0131\u015flara, alternatiflere, nedensel a\u00e7\u0131klamalara kar\u015f\u0131 mesafeli oldu\u011funu, varl\u0131\u011f\u0131 ve evreni Tanr\u0131\u2019y\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rmaks\u0131z\u0131n kendi i\u00e7inde nedensel s\u00fcre\u00e7lerle a\u00e7\u0131klamay\u0131 isteyen etkinliklere yakla\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek gerekir. \u00a0Bu tip, genelde farkl\u0131 dinsel yorumlara da dinsizlik g\u00f6z\u00fcyle bakar. Onun i\u00e7in her \u015feyin yan\u0131t\u0131 bir \u015fekilde Tanr\u0131 ve tanr\u0131sal yarat\u0131yla ili\u015fkilidir. Her s\u00f6ylemine Tanr\u0131 s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc mutlaka bula\u015f\u0131r. Bu nedenle, onun evreninde her an harikulade \u015feyler olabilir; do\u011fan\u0131n ola\u011fan i\u015fleyi\u015fi sadece faili muhtar (\u00f6zg\u00fcr se\u00e7ici) olan Tanr\u0131\u2019n\u0131n dile\u011fine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Her \u015fey Tanr\u0131\u2019ya ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in, her \u015feyde bir tanr\u0131sal hikmet arar, \u015fans, tesad\u00fcf, rastlant\u0131 gibi kavramlar\u0131n yerini Tanr\u0131\u2019n\u0131n anl\u0131k yarat\u0131m\u0131na dayanan kader al\u0131r. \u0130\u015fte bu insan tipi, evrim kuram\u0131na dine uymad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar; laik ya\u015fam\u0131, dini referans almad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ele\u015ftirir; bilimi Tanr\u0131\u2019dan s\u00f6z etmiyor diyerek materyalist sayar, her t\u00fcrden yenili\u011fe, bidat diyerek kar\u015f\u0131 durur. Bu nedenle olsa gerek, kimi modern dinciler -Yahudi, H\u0131ristiyan, M\u00fcsl\u00fcman olsun fark etmez- dini metinleri bir par\u00e7a tahrif ederek, \u00e7e\u015fitli te\u2019villerle dini metinlerde evrimden s\u00f6z edildi\u011fini, dinin laikli\u011fi \u00f6nerdi\u011fini, demokrasinin dinde de yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7e\u015fitli dinsel rit\u00fcellerin t\u0131bben sa\u011fl\u0131k getirdi\u011fini vb. g\u00fcndeme getiriler; bu tutumlar\u0131yla modern bilgi ve de\u011ferleri dini bir ambalaja sokarak sunarlar; de\u011fi\u015fimi, g\u00f6r\u00fc\u015fte salt\u0131k\u00e7\u0131 bir paradigma i\u00e7erinde, b\u00f6yle ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Her \u015feyi kutsal kitapta arayan bu insan tipi i\u00e7in, hakikat verilmi\u015ftir; oradad\u0131r ve verilmi\u015f hakikati ezberlemek ve bili\u015fe yerle\u015ftirmek yeterlidir. Bu nedenle bu tip insan daha \u00e7ok haf\u0131zas\u0131n\u0131 kullan\u0131r, zek\u00e2s\u0131n\u0131 i\u015flevsel olarak kullanmada s\u0131k\u0131nt\u0131lar ya\u015far. Bu insan ahirete odakl\u0131 oldu\u011fu ve d\u00fcnyay\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmsedi\u011fi i\u00e7in, uygarl\u0131\u011fa katk\u0131s\u0131 olduk\u00e7a s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Hemencecik inan\u0131verme niteli\u011fi y\u00fcz\u00fcnden s\u00f6m\u00fcr\u00fcye ve itaate haz\u0131rd\u0131r. Daha da \u00f6nemlisi bu insan tipi, varolu\u015fu, ya\u015fam\u0131 ve ya\u015fam\u0131n t\u00fcm zenginli\u011fini bir kitaba, bir metne indirger; hayat\u0131 ona s\u0131\u011fd\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Ona s\u0131\u011fd\u0131ramad\u0131\u011f\u0131nda i\u00e7 \u00e7eli\u015fkiler ya\u015far ve g\u00fcnahk\u00e2rl\u0131k bilinciyle ondan ka\u00e7\u0131n\u0131r.<br \/>\nBuna kar\u015f\u0131n, yans\u0131z ve \u00e7o\u011fulcu din \u00f6\u011fretimine kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmayan, dini sosyal bilimler i\u00e7inde konumland\u0131ran laik e\u011fitim, varl\u0131\u011fa, insana ve topluma insani olanaklarla bakan, onlar\u0131 bilimsel y\u00f6ntemlerle anlamaya \u00e7al\u0131\u015fan h\u00fcmanist bir insan tipi varsayar. Bu tip, ontolojik anlamda bir Tanr\u0131\u2019ya inansa da -inanmama \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn de bilincindedir- bunu \u00f6znel kabul eder ve inan\u00e7lar\u0131n\u0131 di\u011ferine empoze etmez. \u0130nanc\u0131n\u0131 Tanr\u0131 ile kendi aras\u0131nda bir ba\u011f olarak g\u00f6r\u00fcr ve bunu \u00e7o\u011fu kez konu\u015fmaz. Nesnel bir d\u00fcnyada ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131ndad\u0131r ve bu d\u00fcnyan\u0131n nedensel a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015fer. Onun i\u00e7in bir olguyu, bir olay\u0131, bir durumu a\u00e7\u0131klamak, bir \u00fcst yasaya ve daha \u00fcst teorilere gitmekle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Do\u011fan\u0131n ve insan\u0131n bilgisini yine do\u011fada ve insanda arar; onu kutsal metinlerle ili\u015fkilendirme gere\u011fi duymaz; ona g\u00f6re din ba\u015fka bilim ba\u015fka bir \u015feydir; her ikisi insan\u0131n farkl\u0131 taraflar\u0131na seslenir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ona g\u00f6re insan \u00e7ok boyutlu bir varl\u0131kt\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan onun i\u00e7in bilgi ve de\u011fer \u00fcretmek \u00e7ok \u00f6nemlidir; bilgi ve de\u011fer verilmi\u015f de\u011fil, ya\u015famsal ko\u015fullarla diyalektik i\u00e7erisinde \u00fcretilmi\u015f ve \u00fcretilen bir \u015feydir. Bu anlamda bilgi ve de\u011fer alan\u0131nda mutlak hakikat diye bir \u015feye inanamaz; hakikatin pe\u015findedir; ama ona kesin anlamda sahip oldu\u011funu ileri s\u00fcrmez; hi\u00e7bir \u015feyi ezberlemez, anlamaya, kavramaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. \u00d6n\u00fcne s\u00fcr\u00fclen her bilgi ve de\u011fere ele\u015ftirel yakla\u015f\u0131r; farkl\u0131 alternatiflere bakar, mutlak do\u011fru saplant\u0131s\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in alternatiflere sayg\u0131 g\u00f6sterir, diyalog kurar ve demokratik yakla\u015f\u0131m\u0131 ilkele\u015ftirir. Ahlak\u0131 toplumsal ve insansal ya\u015fam\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr; onu insan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda aramaz, insana e\u011filir, i\u00e7ine ve vicdan\u0131na y\u00f6nelir, i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131n\u0131 korkularla de\u011fil sevgilerle zenginle\u015ftirir. K\u00f6le ahlak\u0131, korku ahlak\u0131, d\u0131\u015fsal bask\u0131 ahlak\u0131n\u0131 ger\u00e7ek ahlak olarak g\u00f6rmez; ahlak\u0131 insani ve evrensel de\u011ferlerde arar. \u0130nanan, inanmayan ayr\u0131m\u0131 yapmaz ve hi\u00e7 kimseyi \u00f6tekile\u015ftirmez; herkesin birey oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve se\u00e7imlerine toplumu ve kendini rahats\u0131z etmedi\u011fi s\u00fcrece sayg\u0131 duyar. Dinsel metinleri anlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131nda da sosyal bilimlerin metin anlama ve yorumlama y\u00f6ntemlerini kullan\u0131r; dini metinler dahil hi\u00e7bir \u015feyin, dili, k\u00fclt\u00fcr ve insan bili\u015fini a\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131ndad\u0131r. Bir anlamda onun i\u00e7in her \u015fey ilintili ve ko\u015fulludur; belli bir ba\u011flamda var olur. Evrensel kavram\u0131n\u0131 kullan\u0131rken bile bu ilintililik ve ko\u015fullulu\u011fun bilincindedir. O belli bir zaman ve mek\u00e2nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilir, nesneler d\u00fcnyas\u0131 ile varl\u0131k nesne ve olaylarla doyurucu ili\u015fkiler kurmaya y\u00f6nelir. Hi\u00e7bir \u015feyi kutsalla\u015ft\u0131rmaz; hi\u00e7bir \u015feyin kendinde anlam\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilir ve kendi anlam d\u00fcnyas\u0131n\u0131 kendisi \u00f6rer.<br \/>\n\u015eimdi, varl\u0131k, bilgi ve de\u011ferleri de\u011fi\u015fmez, salt\u0131k dinsel temellere dayand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan din\u00ee e\u011fitim mi; yans\u0131z ve \u00e7o\u011fulcu din \u00f6\u011fretimine, sosyal bilimler, k\u00fclt\u00fcr bilimleri ba\u011flam\u0131nda yer veren, varl\u0131k, bilgi ve de\u011ferleri insani ve de\u011fi\u015fim temelinde ele alan laik e\u011fitim mi ikilemine yan\u0131t bulmak i\u00e7in hangi insan tipinin felsefi a\u00e7\u0131dan daha doyurucu, daha ikna edici ve daha ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011funu ve olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek san\u0131r\u0131m yeterli olsa gerekir. \u00a0Ayr\u0131ca \u015funu da d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir: Acaba hangi tip insan modeli T\u00fcrkiye\u2019nin bilim, sanat, felsefe, siyaset vb. alanlarda at\u0131l\u0131ma ge\u00e7mesine daha \u00e7ok katk\u0131 sa\u011flar? \u00a0E\u011fitimin g\u00f6revi \u00fcretken, d\u00fc\u015f\u00fcnen, ele\u015ftiren, sorgulayan, bilgi ve de\u011fer \u00fcreten insan yeti\u015ftirmek mi; yoksa itaat eden, d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi ve ku\u015fku duymay\u0131 g\u00fcnah sayan, her \u015feyi kutsalla\u015ft\u0131ran, insanlar\u0131 m\u00fc\u2019min-kafir, Alevi-S\u00fcnni, H\u0131ristiyan-M\u00fcsl\u00fcman vb. bi\u00e7iminde ay\u0131ran, dinsel inanc\u0131n\u0131 hakikat diyerek herkese dayatan insan yeti\u015ftirmek midir?<br \/>\nUnutulmamal\u0131 ki, laik e\u011fitim, bilimsel e\u011fitimin temeli oldu\u011fu kadar, dinsel, mezhepsel, etnik, cinsel vb. ayr\u0131mlar\u0131n da panzehridir. O, bilimsel ve h\u00fcmanist e\u011fitimin mihenk ta\u015f\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye, Ortado\u011fulula\u015fmak istemiyorsa, her ne olursa olsun laik e\u011fitimden vazge\u00e7memelidir. E\u011fitim sisteminin y\u00fcz\u00fc, bilime ve h\u00fcmanist de\u011ferlere y\u00f6nelmelidir.\u00a0 Dedi\u011fim gibi, sorun; laik sistem i\u00e7erisinde, sosyal bilimler mant\u0131\u011f\u0131yla nesnel olarak \u00e7o\u011fulcu din \u00f6\u011fretimine yer vermek de\u011fildir; din\u00ee gittik\u00e7e t\u00fcm e\u011fitim sisteminin temeline oturtup, din\u00ee\/dinsel e\u011fitime y\u00f6nelmektir.<br \/>\nT\u00fcrkiye sanki dinsel e\u011fitime do\u011fru gidiyor. Bu son derece yanl\u0131\u015f bir gidi\u015fatt\u0131r. Bunun dine de, T\u00fcrk insan\u0131na yarar getirmeyece\u011fi ortadad\u0131r. Hen\u00fcz vakit varken, her \u015feyi yeniden d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. Yoksa e\u011fitim sistemi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla birbirinden nefret eden, Ortado\u011fu\u2019daki gibi, d\u00fc\u015f\u00fcnsel ve inan\u00e7sal farkl\u0131l\u0131k y\u00fcz\u00fcnden birbirinin ba\u015f\u0131n\u0131 kesmek i\u00e7in can atan canavarlar da yeti\u015ftirebiliriz.<\/p>\n<p>Fark\u0131nda m\u0131y\u0131z bilmiyorum? Ama konu asl\u0131nda bu denli ya\u015famsal\u2026<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Prof. Dr. Hasan Ayd\u0131n Eyl\u00fcl-Ekim aylar\u0131, yaz tatilinin bitti\u011fi, okullar\u0131n a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131, e\u011fitim-\u00f6\u011fretim tela\u015f\u0131 ve heyecan\u0131n\u0131n yo\u011fun olarak ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 aylard\u0131r. Bu heyecan ve tela\u015fa, okul masraflar\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu ekonomik y\u00fck\u00fc de eklemek gerekir; \u00e7\u00fcnk\u00fc e\u011fitim-\u00f6\u011fretimin maliyeti (katk\u0131, giyim-ku\u015fam, servis, k\u0131rtasiye vb. giderleri) k\u00fc\u00e7\u00fcmsenecek gibi de\u011fildir. Ku\u015fkusuz aileler bak\u0131m\u0131ndan e\u011fitim-\u00f6\u011fretimin mali boyutu olduk\u00e7a \u00f6nemlidir; bu y\u00fczden daha \u00e7ok [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1933,"featured_media":60538,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[9383,38,535,510],"tags":[9400,942,9290,6033],"class_list":["post-60537","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-235-sayi","category-dergi-sayilari","category-forum","category-surekli-bolumler","tag-dini-egitim","tag-hasan-aydin","tag-laik-egitim","tag-prof-dr-hasan-aydin"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/60537","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1933"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=60537"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/60537\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/60538"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=60537"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=60537"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=60537"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}