{"id":63491,"date":"2024-11-01T00:00:02","date_gmt":"2024-10-31T21:00:02","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=63491"},"modified":"2024-10-31T16:13:25","modified_gmt":"2024-10-31T13:13:25","slug":"kitapci-rafi-73","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2024\/11\/01\/kitapci-rafi-73","title":{"rendered":"Kitap\u00e7\u0131 Raf\u0131"},"content":{"rendered":"<p><strong>Antibiyoti\u011fin \u00d6yk\u00fcs\u00fc<br \/>\n<\/strong><strong>Sahra Hastanelerinden Nazi Laboratuvarlar\u0131na<\/strong><\/p>\n<p><strong>Evren Sar\u0131<br \/>\n<\/strong>\u201c\u20261931 y\u0131l\u0131nda insanlar okyanusun bir ucundan \u00f6tekine u\u00e7abiliyor ve t\u00fcm d\u00fcnyayla an\u0131nda ileti\u015fim kurulabiliyordu. Kuantum fizi\u011fi \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, psikanaliz uyguluyor, kitlesel reklamlarla bo\u011fu\u015fuyor, trafikte kal\u0131yor, telefonda konu\u015fuyor, g\u00f6kdelenler dikiyor ve fazla kilolar\u0131 hakk\u0131nda endi\u015feleniyorlard\u0131. Fakat bakteriyel enfeksiyonlar kar\u015f\u0131s\u0131nda neredeyse \u00e7aresizlerdi\u2026\u201d\u00a0 Thomas Hager, <em>Antibiyoti\u011fin \u00d6yk\u00fcs\u00fc<\/em> kitab\u0131na bu \u00e7arp\u0131c\u0131 giri\u015fle ba\u015flar. Hemen hemen her kulvarda belli ba\u015far\u0131lar\u0131 yakalam\u0131\u015f, \u00fc\u00e7 a\u015fa\u011f\u0131 be\u015f yukar\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ile ayn\u0131 g\u00fcndemleri ya\u015fayan insanl\u0131\u011f\u0131n 20. Y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda, sadece 100 sene \u00f6nce, bakteri yoluyla bula\u015fan hastal\u0131klarda bu kadar ba\u015far\u0131s\u0131z olu\u015fu, t\u0131bb\u0131n bu konuda hen\u00fcz emekleme d\u00f6neminde bile olmamas\u0131 \u00e7ok \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fil mi?\u00a0 Asl\u0131nda \u00e7ok da haks\u0131zl\u0131k etmemek gerek, 1930\u2019lu y\u0131llarda Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya\u2019n\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde milyonlarca insan\u0131 \u00f6l\u00fcm\u00fcne sebep olmu\u015f olan zat\u00fcrre, veba, verem, difteri, kolera ve menenjit gibi hastal\u0131klara parazitlerin de\u011fil bakterilerin yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bulunmu\u015f, ba\u015fka bir ifade ile sava\u015f\u0131lacak d\u00fc\u015fman\u0131n kim oldu\u011fu anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f; fakat \u00e7\u00f6z\u00fcm i\u00e7in elde bir-iki a\u015f\u0131 ve birka\u00e7 antitoksinden \u00f6teye ge\u00e7ilememi\u015fti. \u0130\u015fte <em>Antibiyoti\u011fin \u00d6yk\u00fcs\u00fc<\/em> bu \u00e7aresizli\u011fi par\u00e7alayacak m\u00fcthi\u015f m\u00fccadeleyi anlatan ve arka plan\u0131nda iki b\u00fcy\u00fck sava\u015f\u0131n, \u015firketler aras\u0131ndaki ac\u0131mas\u0131z patent m\u00fccadelelerinin, say\u0131s\u0131z hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen sab\u0131rla ger\u00e7ekle\u015ftirilen yo\u011fun bir m\u00fccadelenin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 k\u0131sa bir 20. Y\u00fczy\u0131l \u00f6zeti gibi. 20. Y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 d\u00f6nemi kimine g\u00f6re kimyasal \u00e7a\u011f, kimine g\u00f6re atom \u00e7a\u011f\u0131 olarak adland\u0131r\u0131lsa da bence en \u00e7ok antibiyotik \u00e7a\u011f\u0131 ad\u0131n\u0131 hak ediyor. \u00a0Antibiyotik \u00e7a\u011f\u0131nda anlat\u0131lanlar o kadar s\u00fcr\u00fckleyici ki, kendinizi baz\u0131 sayfalarda sava\u015f\u0131n deh\u015fetini ya\u015fayaca\u011f\u0131n\u0131z kanl\u0131 ve hijyenden \u00e7ok uzak sahra hastanelerinde belki bir hasta, belki de \u00e7aresiz bir hekim olarak; baz\u0131 sayfalarda g\u00fcn\u00fcm\u00fczde tekelle\u015fmi\u015f dev \u015firketlerin sentetik ila\u00e7 geli\u015ftirme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na ba\u015flad\u0131\u011f\u0131, amat\u00f6r say\u0131labilecek ara\u015ft\u0131rma tesislerinde s\u00fcrekli ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k ya\u015fayan; ama y\u0131lmayan bir kimyager olarak ve baz\u0131 sayfalarda da insanl\u0131\u011f\u0131n y\u00fcz karas\u0131 olan nazilerin do\u011frudan insanlar \u00fczerinde deney yapt\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zde t\u0131p laboratuvarlar\u0131nda o deh\u015feti ya\u015fayan bir kobay faresi olarak bulabilirsiniz. Ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar ile dolu say\u0131s\u0131z denemenin rastlant\u0131lar ile \u00e7\u00f6z\u00fclmesine \u015fa\u015f\u0131racak ama ortada bir sorun varsa insanl\u0131\u011f\u0131n bunu mutlaka bir \u015fekilde \u00e7\u00f6zebilece\u011fine dair inanc\u0131n\u0131z\u0131n da kitab\u0131n sonunda artt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6receksiniz. Yazar,\u00a0 bize antibiyotik \u00fczerinden insan\u0131n hayatta kalma m\u00fccadelesini de anlatan epik bir destan sunmakta, son derece ger\u00e7ek ve \u00f6l\u00fcmc\u00fcl bir destan. Bu destan\u0131n ba\u015fkahramanlar\u0131 hi\u00e7bir ko\u015fulda pes etmeyen ve dayan\u0131\u015farak ilerleyen bilim adamlar\u0131 ile s\u00fcrekli kendini yenileyen, sinsi bir d\u00fc\u015fman olan enfeksiyonlar. \u0130nsanlar ile enfeksiyonlar aras\u0131nda m\u00fccadelenin bu \u00f6yk\u00fcn\u00fcn tamamlanmas\u0131 ile sonlanamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hepimiz biliyoruz. Covid19 bize bunu \u00e7ok yak\u0131n bir ge\u00e7mi\u015fte \u00e7ok ac\u0131 bir \u015fekilde g\u00f6sterdi. Kitapta bu m\u00fccadeleyi hi\u00e7bir zaman b\u0131rakmayanlardan biri olan Gerhard Domagk, \u00a01. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019n\u0131n en kanl\u0131 zamanlar\u0131nda cephe hatt\u0131nda tarihe not olarak d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6z\u00fcn\u00fc : \u201cBu y\u0131k\u0131c\u0131 \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 koyaca\u011f\u0131ma Tanr\u0131ya ve kendime yemin ederim.\u201d\u00a0 20 y\u0131l i\u00e7erisinde Prontozil\u2019i (Saf S\u00fclfa) elde edip insanl\u0131\u011fa hediye ederek yerine getirse de <em>Antibiyoti\u011fin \u00d6yk\u00fcs\u00fc<\/em> bu sava\u015f\u0131n sadece giri\u015f k\u0131sm\u0131, belki de sadece \u00f6ns\u00f6z\u00fc olacak gibi&#8230;<\/p>\n<p><strong>Antibiyoti\u011fin \u00d6yk\u00fcs\u00fc &#8211; Sahra Hastanelerinden Nazi Laboratuvarlar\u0131na- Thomas Hager- Pan Yay\u0131nc\u0131l\u0131k- 2023- 472 s<\/strong>.<\/p>\n<p><strong>Neksus- Ta\u015f Devri\u2019nden Yapay Zek\u00e2ya Bilgi A\u011flar\u0131n\u0131n K\u0131sa Tarihi<br \/>\n<\/strong><strong>Yuval Noah Harari, \u00c7ev. \u00c7i\u011fdem \u015eentu\u011f, Kolektif Kitap, 2024, 448 s.<br \/>\n<\/strong>Neksus insanl\u0131k tarihine derinlemesine bir bak\u0131\u015f atarak, bilgi ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n insan\u0131 bug\u00fcnlere nas\u0131l getirdi\u011fini tart\u0131\u015f\u0131yor. Okuru Ta\u015f Devri\u2019nden Kitab\u0131 Mukaddes\u2019in kanonla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na, matbaan\u0131n icad\u0131na, kitle ileti\u015fim ara\u00e7lar\u0131n\u0131n geli\u015fimine ve son d\u00f6nemlerde pop\u00fclizmin yeniden do\u011fu\u015funa tan\u0131kl\u0131k ettiren Harari, bilgiyle ger\u00e7ek, b\u00fcrokrasiyle mitoloji, bilgelikle otorite aras\u0131ndaki karma\u015f\u0131k ili\u015fkiyi sorgulamaya te\u015fvik ediyor. Roma \u0130mparatorlu\u011fu, Katolik Kilisesi ve Sovyetler Birli\u011fi gibi sistemlerin iyi ya da k\u00f6t\u00fc, hedeflerine ula\u015fmak i\u00e7in bilgiyi nas\u0131l kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6rneklerle inceliyor. Ve insand\u0131\u015f\u0131 zek\u00e2n\u0131n insan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tehdit etti\u011fi bu d\u00f6nemde, her \u015fey i\u00e7in \u00e7ok ge\u00e7 olmadan neler yapabilece\u011fini tart\u0131\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>Nadir Metaller Sava\u015f\u0131: Enerji Ge\u00e7i\u015finin ve Dijitalle\u015fmenin Karanl\u0131k Y\u00fcz\u00fc &#8211; 21. Y\u00fczy\u0131l Kitapl\u0131\u011f\u0131<br \/>\nGuillaume Pitron, \u00c7ev. Alp T\u00fcmertekin, \u0130\u015f Bankas\u0131 K\u00fclt\u00fcr Yay\u0131nlar\u0131, 2024, 296 s.<br \/>\n<\/strong>\u201cYenilenebilir\u201d diye bilinen kaynaklardan enerji sa\u011flamak ve teknolojik \u00fcr\u00fcnlerin imalat\u0131 i\u00e7in kayalarda ve di\u011fer yayg\u0131n metallerin i\u00e7inde eser miktarda bulunan nadir metallere insanlar muhta\u00e7t\u0131r. Cep telefonlar\u0131, bilgisayarlar, elektrikli araba motorlar\u0131, jet u\u00e7aklar\u0131, uydular, r\u00fczg\u00e2r t\u00fcrbinleri, g\u00fcne\u015f panelleri bu nadir metaller olmadan imal edilemez. \u00d6te yandan, bu metallerin \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 sa\u011fl\u0131\u011fa ve \u00e7evreye zararl\u0131 kimyasallar\u0131n kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131, hi\u00e7 de yenilenebilir olmayan son derece enerji yo\u011fun bir s\u00fcre\u00e7. Bu kitab\u0131nda Guillaume Pitron bu hammaddelerin tedarikini sa\u011flaman\u0131n jeopolitik, ekonomik, \u00e7evresel ve toplumsal etkilerini ortaya koyuyor. K\u00fcresel iklim krizinin daha \u201cye\u015fil\u201d bir k\u00fcresel enerji \u00fcretimiyle \u00e7\u00f6z\u00fclece\u011fi varsay\u0131m\u0131na meydan okuyan kitap ayn\u0131 zamanda, bir d\u00fczine \u00fclkede alt\u0131 y\u0131l boyunca yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalara dayanan titiz bir ara\u015ft\u0131rmac\u0131 gazetecilik \u00f6rne\u011fi olma iddias\u0131 ta\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>Uygarl\u0131k Tarihi<br \/>\n<\/strong><strong>T\u00f6re Sivrio\u011flu, Sakin Kitap, 2024, 384 s.<br \/>\n<\/strong>Uygarl\u0131k kavram\u0131, \u00e7o\u011fu zaman \u201ck\u00fclt\u00fcr\u201d kavram\u0131 ile e\u015fde\u011fer bir \u015fekilde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Ne var ki bu iki kavram aslen e\u015f anlaml\u0131 de\u011fildir. Ziraat s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc ile akraba olan \u201ck\u00fclt\u00fcr\u201d kelimesi Latince \u201cColere\u201d fiilinden t\u00fcremi\u015ftir ve \u201cekip bi\u00e7mek, topra\u011f\u0131 i\u015flemek\u201d gibi anlamlar ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Uygarl\u0131k kelimesi ise \u201cyurtta\u015f\u201d (civis) ve \u201cdevlet\u201d (civitas) ile ayn\u0131 k\u00f6kten gelmekte, \u201ckentlilik, kentte ya\u015fam ve kent kurallar\u0131\u201d gibi anlamlar\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Kelimelerin tarihsel k\u00f6kenine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda dahi uygarl\u0131k kavram\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcr\u00fc de kapsayan bir k\u00fcme oldu\u011fu ve k\u00fclt\u00fcr kavram\u0131n\u0131n \u00f6tesinde bir unsur oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Kavramlar\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki anlamlar\u0131 incelendi\u011finde bu fark daha belirgin olarak g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin Alfred Weber\u2019e g\u00f6re uygarl\u0131k \u201cuygulamal\u0131 teknikler b\u00fct\u00fcn\u00fc ve do\u011fa \u00fczerinde etki meydana getiren ara\u00e7lar\u0131n toplam\u0131\u201d olarak tan\u0131mlanabilir; k\u00fclt\u00fcr ise \u201cnormatif ilkeler; de\u011ferler ve idealler, tek kelimeyle zihniyettir.\u201d K\u00fclt\u00fcr, bilin\u00e7li de\u011fil, kendili\u011finden \u00f6\u011frenilir. Nesilden nesle do\u011fal yollarla aktar\u0131l\u0131r, al\u0131\u015fkanl\u0131k haline gelir, de\u011fi\u015fime kapal\u0131d\u0131r, tutucudur, zamanla kat\u0131la\u015f\u0131r ve fanatik\u00e7e savunulur. Uygarl\u0131k bu \u015fekilde in\u015fa edilemez, geli\u015ftirilemez ve savunulamaz. Onun bir bilinci ve amac\u0131 olmal\u0131d\u0131r. K\u00fclt\u00fcr kendini korumaya odakl\u0131yken uygarl\u0131k, geli\u015fmek ve de\u011fi\u015fime a\u00e7\u0131k olmak zorundad\u0131r. K\u00fclt\u00fcr duygulara, an\u0131lara ve ge\u00e7mi\u015fe dayan\u0131r; uygarl\u0131kta ise rasyonellik ve gelecek planlar\u0131 devrededir. Bu noktada uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fclebilir bir kavram oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir, ancak k\u00fclt\u00fcr i\u00e7in ayn\u0131 \u015fey s\u00f6z konusu de\u011fildir. Geli\u015fmi\u015f ve geli\u015fmemi\u015f k\u00fclt\u00fcrlerden s\u00f6z etmek anlams\u0131zd\u0131r. Mozart\u2019\u0131n m\u00fczi\u011finin Afrika m\u00fczi\u011fine tercih edilmesi veya tam tersi, insanlar\u0131n be\u011fenileri ile ilgili bir tutumdur. Uygarl\u0131k ise \u00f6l\u00e7\u00fclebilir ve kronolojik bir s\u0131raya yerle\u015ftirilebilir. \u00d6rne\u011fin, Mezopotamya ve M\u0131s\u0131r sanat\u0131n\u0131n estetik yanlar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131ramay\u0131z, ancak her iki uygarl\u0131\u011f\u0131n mimari, takvim ve matematik hesaplamalar\u0131ndaki ba\u015far\u0131lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla uygarl\u0131klar aras\u0131nda bir t\u00fcr \u201cgeli\u015fmi\u015flik\u201dten bahsetmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu ba\u011flamda, elinizde bulunan kitapta uygarl\u0131\u011f\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fclebilir \u00f6zelliklerinden hareketle bir \u201cuygarl\u0131k tarihi kronolojisi\u201d aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Prehistorik d\u00f6nemlerden ba\u015flay\u0131p 19.y\u00fczy\u0131la dek d\u00fcnya uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n geli\u015fim s\u00fcreci, k\u00fclt\u00fcr\u00fcn uygarl\u0131\u011fa ve uygarl\u0131\u011f\u0131n k\u00fclt\u00fcre olan etkileri, bilim, sanat, mimari gibi unsurlar\u0131n tarihsel geli\u015fimi gibi konulara de\u011finilmi\u015f ve bu unsurlar\u0131n uygarl\u0131k tarihi \u00fczerindeki etkileri ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Matematiksel Mitoloji ve Folklor<br \/>\n<\/strong><strong>Ramil Aliyev, Doruk Yay\u0131nlar\u0131, 2024, 216 s.<br \/>\n<\/strong>\u201cMatematiksel Mitoloji ve Folklor\u201d kitab\u0131, d\u00fcnyada bu konuda yaz\u0131lm\u0131\u015f ilk eser olma iddias\u0131 ta\u015f\u0131yor. Bilimler aras\u0131 entegrasyona adanan bu \u00e7al\u0131\u015fmada, mitolojinin \u00f6\u011frenilmesi s\u0131ras\u0131nda matematiksel bilgiyi mitolojik d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve folklor metinlerine uygulama sorunlar\u0131 incelendi. R. Aliyev bu kitab\u0131nda, \u00a0insan atalar\u0131n\u0131n matematiksel-mitolojik d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc, modern algoritmalara dayanan erken bir dijital matematiksel-geometrik d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc sistemi \u015feklinde ortaya \u00e7\u0131karmak gibi \u00e7etin bir i\u015fe giri\u015fti. Matematiksel folklor metinlerine dayanarak matematiksel mitolojiyi bir bilim olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ve muhte\u015fem bir yap\u0131ya sahip bu monografiyi ortaya \u00e7\u0131kard\u0131. Kitap, ayn\u0131 zamanda Azeri halk bilimcilerinin matematiksel d\u00fc\u015f\u00fcncelerini eserlerine g\u00f6re analiz etmekte ve Azeri bilim insanlar\u0131n\u0131n matematiksel d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ve matematiksel folklor \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n geli\u015fimine dayal\u0131 olarak folklor metinlerindeki matematiksel modellerin bilimsel bir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 sunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Wanat: M\u00d6 \u0130kinci Biny\u0131lda Bat\u0131 Anadolu &#8211; Son Geli\u015fmeler ve Gelece\u011fe Dair G\u00f6r\u00fc\u015fler<br \/>\n<\/strong><strong>Kolektif, Ko\u00e7 \u00dcniversitesi Yay\u0131nlar\u0131, 2024, 388 s.<br \/>\n<\/strong>Hakemlerce de\u011ferlendirilerek yay\u0131na haz\u0131rlanan bu kitap, Orta ve Ge\u00e7 Tun\u00e7 \u00c7a\u011f\u0131 Bat\u0131 Anadolu arkeolojisine y\u00f6nelik yeni \u00e7al\u0131\u015fmalar y\u00fcr\u00fcten, yeni yakla\u015f\u0131mlar benimseyip yeni yorumlar ortaya koyan \u00e7e\u015fitli uluslararas\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 bir araya getiriyor. S\u00f6z konusu alan olduk\u00e7a b\u00fcy\u00fck olmakla birlikte \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde bir b\u00f6lgesel \u00e7e\u015fitlili\u011fe de sahip. Bat\u0131 Anadolu k\u00fclt\u00fcrlerini kom\u015fular\u0131ndan ay\u0131ran \u015fey ne? Belirli alt b\u00f6lgeleri a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde tan\u0131mlamak m\u00fcmk\u00fcn m\u00fc? Bu k\u00fclt\u00fcrler, yerel k\u00fclt\u00fcrel de\u011fi\u015fim ve b\u00f6lgesel etkile\u015fim ba\u011flam\u0131nda hangi yollar\u0131 izlediler? Bu ve bunun gibi daha pek \u00e7ok meseleye \u0131\u015f\u0131k tutmaya \u00e7al\u0131\u015fan ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, Bat\u0131 Anadolu\u2019nun geni\u015f topraklar\u0131na yay\u0131lan maddi ve kronolojik e\u015fzamanl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve\/veya bilgilerimizdeki eksiklikleri ortaya koyarak ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n mevcut durumuna ili\u015fkin g\u00fcncel bir de\u011ferlendirme sunarken, b\u00f6lgesel ve alt b\u00f6lgesel farkl\u0131l\u0131klar\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131na y\u00f6nelik gelecek ara\u015ft\u0131rmalara da yol g\u00f6steriyor. Bu farkl\u0131l\u0131klar, b\u00f6lgenin yekpare bir k\u00fclt\u00fcrel b\u00fct\u00fcn olarak ele al\u0131nmamas\u0131 gerekti\u011fini ortaya koyuyor. Bunlar, daha \u00e7ok birbiriyle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7en ileti\u015fim, de\u011fi\u015f toku\u015f ve politik etkile\u015fim alanlar\u0131na dahil olmalar\u0131 nedeniyle m\u00fc\u015fterekle\u015fen, ili\u015fkili ancak farkl\u0131 olan birimlerin g\u00f6stergesidir ve bu nedenle bu \u00e7al\u0131\u015fmaya dahil edildiler.<\/p>\n<p><strong>Bilim Tarihi Yaz\u0131lar\u0131 &#8211; T\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nin 100. Y\u0131l\u0131na Arma\u011fan<br \/>\n<\/strong><strong>Kolektif, Kabalc\u0131 Yay\u0131nevi, 2024, 92 s.<br \/>\n<\/strong>Bilim Tarihi Yaz\u0131lar\u0131 kitab\u0131, Cumhuriyetin y\u00fcz y\u0131ll\u0131k ge\u00e7mi\u015fini bilim tarihinde bir Cumhuriyet kazan\u0131m\u0131 olan alan\u0131ndaki ba\u015far\u0131lar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda irdelemek amac\u0131yla haz\u0131rland\u0131. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, \u00fclkede bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin tarihsel geli\u015fimini irdeleyen \u00f6nemli isimler ve olaylar\u0131 ele alan bir \u00e7al\u0131\u015fma olmas\u0131na \u00f6zen g\u00f6sterildi. Bu ama\u00e7la bir yandan bilim tarihinin girift ve zengin d\u00fcnyas\u0131n\u0131n okurlara sunulmas\u0131 hedeflenirken, bir yandan da ge\u00e7mi\u015fin bilimsel ba\u015far\u0131lar\u0131 ve bu ba\u015far\u0131lar\u0131n g\u00fcn\u00fcm\u00fcze etkilerini ortaya \u00e7\u0131karan de\u011ferli bilim insanlar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n genel hatlar\u0131yla ortaya konulmas\u0131n\u0131 sa\u011flayacak yaz\u0131lara yer verildi. Bu ama\u00e7lar do\u011frultusunda Bilim Tarihi Yaz\u0131lar\u0131\u2019nda, \u00f6zellikle Osmanl\u0131 Devleti\u2019nden T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019ne uzanan s\u00fcre\u00e7te bilimsel d\u00fc\u015f\u00fcncenin evrimi ve Mustafa Kemal Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn bilim ve e\u011fitimdeki \u00f6nc\u00fc rol\u00fcn\u00fc vurgulayan yaz\u0131lar derlendi. Kitab\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131na katk\u0131da bulunan de\u011ferli ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar yaz\u0131lar\u0131yla, T\u00fcrkiye\u2019de bilim tarihi k\u00fcrs\u00fcs\u00fcn\u00fc kurup bu alanda akademik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n ba\u015flat\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan Ayd\u0131n Say\u0131l\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere, Fuat Sezgin, Esin K\u00e2hya, Cevat \u0130zgi ve \u0130\u015faya \u00dc\u015f\u00fcr gibi bilim tarihi alan\u0131na katk\u0131larda bulunmu\u015f isimlerin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve g\u00f6r\u00fc\u015flerini okuyucuya detayl\u0131ca sundular. Cumhuriyet\u2019in 100. y\u0131l\u0131na arma\u011fan olarak haz\u0131rlanan Bilim Tarihi Yaz\u0131lar\u0131, bu nitelikleri dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda sadece bilim tarih\u00e7ileri i\u00e7in de\u011fil, tarih, felsefe ve bilim merakl\u0131lar\u0131 i\u00e7in de bir ba\u015fvuru kayna\u011f\u0131 niteli\u011finde olmas\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra T\u00fcrkiye\u2019nin bilimsel miras\u0131n\u0131, bilim tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan anlamak isteyenler i\u00e7in de m\u00fctevaz\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Anadolu Ku\u015f Adlar\u0131 S\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc<br \/>\n<\/strong><strong>Merete \u00c7akmak- Priscilla Mary I\u015f\u0131n, Alfa Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, 2024, 184 s.<br \/>\n<\/strong>T\u00fcrkiye\u2019nin iklim, co\u011frafya ve k\u0131talararas\u0131 konumundan dolay\u0131 yerli, g\u00f6\u00e7men ve ziyaret\u00e7i ku\u015f t\u00fcrlerinin toplam say\u0131s\u0131 \u00e7ok fazlad\u0131r, son kay\u0131tlara g\u00f6re 500\u2019e yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Anadolu Ku\u015f Adlar\u0131 S\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc bu ku\u015flar\u0131n yerel d\u00fczeyde bile olsa T\u00fcrk\u00e7e kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 vermek amac\u0131yla haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrk\u00e7e adlar\u0131 olmayan ya da sadece cins d\u00fczeyinde bulunup farkl\u0131 t\u00fcrler i\u00e7in ayr\u0131 adlar\u0131 bulunmayan baz\u0131 ku\u015f adlar\u0131n\u0131n \u0130ngilizceden, Latinceden \u00e7evrilmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir durumdur. Ender olarak g\u00f6r\u00fclen veya yeni tespit edilen baz\u0131 ku\u015flar\u0131n hepsinin yerel adlara sahip olmalar\u0131 beklenemez. Her dilde oldu\u011fu gibi, T\u00fcrk\u00e7e ku\u015f adlar\u0131, insanlar\u0131n tarih boyunca do\u011fal \u00e7evrelerindeki canl\u0131lara duyduklar\u0131 ilgiyi, onlarla ilgili bilgilerini yans\u0131t\u0131r; onlar\u0131n renkleri, sesleri, hareketleri, ya\u015fad\u0131klar\u0131 ortam gibi \u00f6zelliklerini ifade eder. Bu nedenle ku\u015f adlar\u0131 T\u00fcrk\u00e7enin bir zenginli\u011fidir. Bu s\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc kullananlar, \u201cdeniz k\u0131rlang\u0131\u00e7lar\u0131\u201dn\u0131n hangi aileye ait oldu\u011fu gibi bilgilere gerek olmadan b\u00fct\u00fcn k\u0131rlang\u0131\u00e7lar\u0131 \u201ck\u0131rlang\u0131\u00e7\u201d maddesi alt\u0131nda bulabilir. Anadolu Ku\u015f Adlar\u0131 S\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc\u2019n\u00fcn ku\u015f konulu kitaplardan di\u011fer bir \u00f6nemli fark\u0131, bir ku\u015f t\u00fcr\u00fc i\u00e7in rastlanan farkl\u0131 adlar\u0131n hepsinin verilmesidir. Ayn\u0131 ad\u0131n birden fazla ku\u015f t\u00fcr\u00fc i\u00e7in kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 durumlarda yine hepsi belirtilmi\u015ftir. S\u00f6zl\u00fck T\u00fcrk\u00e7e, \u0130ngilizce ve Latince olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Ahlak &#8211; \u0130yinin ve K\u00f6t\u00fcn\u00fcn \u0130cad\u0131<br \/>\n<\/strong><strong>Hanno Sauer, Metis Yay\u0131nlar\u0131, 2024, 368 s.<br \/>\n<\/strong>\u0130yi ve k\u00f6t\u00fc nedir? Neyi yapmal\u0131, neyi yapmamal\u0131y\u0131z? Ahlak\u0131n temelini olu\u015fturan bu sorular her d\u00f6nemde insanlar\u0131n zihnini me\u015fgul etti. Peki ahlak nas\u0131l ve hangi ko\u015fullarda do\u011fdu? Tarih boyunca ahlak anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z nas\u0131l de\u011fi\u015fti ve \u00e7e\u015fitli toplumlarda nas\u0131l farkl\u0131la\u015ft\u0131? K\u00fclt\u00fcrel ve teknolojik geli\u015fmeler ahlaki evrimi nas\u0131l etkiledi? Bug\u00fcn tan\u0131k oldu\u011fumuz ahlaki kutupla\u015fman\u0131n kayna\u011f\u0131 ne? G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn ahlaki krizlerini ge\u00e7mi\u015fin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda nas\u0131l yorumlayabiliriz? Hanno Sauer kitab\u0131nda okura ahlak\u0131n hik\u00e2yesini anlatmay\u0131 hedefliyor. Hik\u00e2ye Do\u011fu Afrika\u2019daki hen\u00fcz insan olmayan ilk atalardan ba\u015flay\u0131p, \u00e7a\u011fda\u015f d\u00fcnyan\u0131n metropollerinde kimlik, e\u015fitsizlik, bask\u0131 ve \u015fimdiki zaman\u0131 yorumlama ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen g\u00fcncel \u00e7evrimi\u00e7i \u00e7at\u0131\u015fmalara kadar insanl\u0131\u011f\u0131n temel ahlaki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerinin izini s\u00fcr\u00fcyor. Toplumun \u00e7a\u011flar boyunca nas\u0131l de\u011fi\u015fti\u011fini, insani de\u011ferlerine ve normlar\u0131na paralel olarak yeni kurumlar\u0131n, teknolojilerin, bilgi birikimlerinin ve ekonomi bi\u00e7imlerinin nas\u0131l geli\u015fti\u011fini anlat\u0131yor ve bu de\u011fi\u015fimlerin her birinin birden fazla ve\u00e7hesi oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor.<\/p>\n<p><strong>Stoac\u0131lar\u0131n \u00c7eli\u015fkileri \u00dczerine<br \/>\n<\/strong><strong>Mestrius Plutarkhos, Do\u011fu Bat\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 2024, 99 s.<br \/>\n<\/strong>Stoac\u0131l\u0131k \u00fczerine ilk klasik ele\u015ftirel metinlerden biri Plutarkhos\u2019a aittir. Plutarkhos\u2019un Stoac\u0131lara ve Epikuros\u00e7ulara olan ele\u015ftirileri temelde onlar\u0131n Platon\u2019dan \u00e7ok\u00e7a istifade etmelerine ra\u011fmen bunu eserlerinde belirtmemeleri ve aksine onu, Plutarkhos\u2019a g\u00f6re, \u015fiddetle ve haks\u0131zca ele\u015ftirmeleri \u00e7evresinde yo\u011funla\u015fmaktad\u0131r. Plutarkhos\u2019a g\u00f6re, Stoac\u0131lar ve Epikuros\u00e7ular hem insan do\u011fas\u0131 konusunda hem de metafizik d\u00fc\u015f\u00fcncelerinde yan\u0131lm\u0131\u015flar ve Platon\u2019dan uzakla\u015farak \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir. Plutarkhos\u2019un \u0131srarla kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 nokta \u00f6zellikle Stoac\u0131lar\u0131n materyalist metafizik anlay\u0131\u015flar\u0131d\u0131r. Bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re, Stoac\u0131lar Tanr\u0131 ve madde diye iki ayr\u0131 ilke oldu\u011funu kabul etseler de, onlar i\u00e7in Tanr\u0131 madde olmamakla birlikte bedendir. Stoac\u0131lar ama\u00e7lar\u0131n\u0131 \u2018do\u011faya uygun ya\u015famak\u2019 olarak tan\u0131mlam\u0131\u015flard\u0131r. Burada ilk olarak do\u011fadan ne anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi ortaya konmal\u0131d\u0131r. Cans\u0131z varl\u0131klar\u0131n do\u011fas\u0131 ile canl\u0131lar\u0131n do\u011fas\u0131 farkl\u0131d\u0131r, do\u011falar\u0131n\u0131n gerektirdikleri de bu sebeple farkl\u0131 olacakt\u0131r. Ate\u015fin do\u011fas\u0131nda yukar\u0131 do\u011fru hareket etmek varken, bitkilerin do\u011fas\u0131nda beslenme, b\u00fcy\u00fcme, geli\u015fme ve \u00f6lme\/ kuruma vard\u0131r. Rasyonel olmayan hayvanlar\u0131n do\u011fas\u0131nda bitkilerden farkl\u0131 olarak hareket etme, duyum ve arzulama vard\u0131r. \u0130nsan\u0131n onu di\u011fer canl\u0131lardan ay\u0131ran do\u011fas\u0131nda ise ak\u0131l sahibi olma ve bu akl\u0131 kullanma vard\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Felsefi Antropoloji: \u0130nsan Nas\u0131l \u0130nsan Olamad\u0131? Herkes \u0130\u00e7in Felsefe &#8211; Filozoflar Kavramlar Ak\u0131mlar<br \/>\n<\/strong><strong>Meri\u00e7 Bilgi\u00e7, Say Yay\u0131nlar\u0131, 2024, 216 s.<br \/>\n<\/strong>Bu kitap tarih boyunca insan olman\u0131n fenomenlerini panoramik olarak sergilemekte ve yeniden yarat\u0131labilecek mant\u0131ksal bir zemin kurmaktad\u0131r. Kitap bir yandan felsefe d\u00fcnyas\u0131na, felsefi antropolojinin akademik bir disiplin olarak \u00fczerine oturaca\u011f\u0131 ana \u00e7er\u00e7eveyi, okuma kaynaklar\u0131yla beraber sunarken, di\u011fer yandan da tarihe kar\u015f\u0131 kendi tarihini yaratacak, gelece\u011fini kendisi olman\u0131n mutlulu\u011fu \u00fczerine kuracak \u00f6nc\u00fc insanlara Ar\u015fimet\u00e7i bir insan felsefesi vermektedir. \u201c\u0130nsan\u201d derken, burada geleneksel olarak al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, gizliden i\u00e7ine Bat\u0131l\u0131-Ak\u0131ll\u0131-Erkek ka\u00e7m\u0131\u015f, teorik bir ruhsal \u00fcr\u00fcnden s\u00f6z edilmiyor. Bu insan\u0131n i\u00e7inde b\u00fct\u00fcn o silinmi\u015f, itilmi\u015f, a\u015fa\u011f\u0131lanm\u0131\u015f, di\u015fi, deli, saf, k\u00f6t\u00fc, \u00e7irkin bile\u015fenleriyle de birlikte, kay\u0131p insan\u0131, yery\u00fcz\u00fcnde insan olarak insan\u0131 ar\u0131yoruz. Bu kitap ile yap\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan \u015fey de tam olarak insan\u0131 tarihsel bir varl\u0131k olarak otantik, estetik eksenine geri ta\u015f\u0131makt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Felsefenin Ba\u015flang\u0131\u00e7 \u0130lkeleri<br \/>\n<\/strong><strong>Georges Politzer, Yordam Kitap, 2024, 224 s.<br \/>\n<\/strong>Georges Politzer\u2019in Felsefenin Ba\u015flang\u0131\u00e7 \u0130lkeleri, sosyalizme s\u0131f\u0131rdan ba\u015flayanlar i\u00e7in, a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 doksan y\u0131ld\u0131r, yani kabaca \u00fc\u00e7 ku\u015fak boyunca e\u015fsiz bir k\u0131lavuz olmu\u015ftur. \u00d6ncelikle gen\u00e7 i\u015f\u00e7iler i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi, anlatt\u0131klar\u0131n\u0131n olabildi\u011fince berrak, kolay anla\u015f\u0131l\u0131r ve kolay ak\u0131lda tutulur olmas\u0131n\u0131 gerektirmi\u015ftir. K\u0131sa k\u0131sa b\u00f6l\u00fcmleri, anlat\u0131lacaklar\u0131n ba\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131n her b\u00f6l\u00fcm\u00fcn ba\u015f\u0131nda sunulmas\u0131, s\u0131k s\u0131k tekrarlara, dolay\u0131s\u0131yla da hat\u0131rlatmalara gidilmesi, gerekti\u011finde ek okumalar \u00f6nerilmesi ve nihayet, soru-cevaplarla derslerin iyice \u00f6z\u00fcmlenmesinin sa\u011flanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, bu kitab\u0131 e\u011fitbilim (pedagoji) a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6rnek bir \u00e7al\u0131\u015fmaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p><strong>Y\u00fczerken Modernle\u015fmek &#8211; 20. Y\u00fczy\u0131l \u0130stanbul&#8217;unda Sayfiyelerin Sosyal Tarihi<br \/>\n<\/strong><strong>Ufuk Er, \u00c7izgi Kitabevi, 2024, 128 s.<br \/>\n<\/strong>Y\u00fczerken Modernle\u015fmek, T\u00fcrkiye\u2019deki modernle\u015fme ser\u00fcvenine farkl\u0131 bir pencereden ve \u0130stanbul \u00f6rne\u011fi \u00fczerinden bak\u0131yor. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun son d\u00f6nemleri ve Cumhuriyet\u2019in erken y\u0131llar\u0131nda g\u00fcndelik hayat\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fc, deniz hamamlar\u0131, plajlar ve sayfiye k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u00fczerinden ele al\u0131yor. Bu eser, denize girme pratiklerinden plaj modas\u0131na, deniz kenar\u0131ndaki kamusal alanlarda ya\u015fanan toplumsal ve k\u00fclt\u00fcrel de\u011fi\u015fimleri ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla inceliyor. Kitap, Bat\u0131l\u0131la\u015fma ve modernle\u015fme s\u00fcre\u00e7lerinin, \u0130stanbul\u2019un sahillerinde nas\u0131l somutla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriyor. Sahillerdeki kamusal alanlar, \u00f6zellikle Cumhuriyet&#8217;in ilan\u0131yla birlikte toplumsal hayat\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcr sahnelerine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrken, modernle\u015fme kavram\u0131 yeni bir anlam kazan\u0131yor. Kad\u0131nlar\u0131n kamusal alanda daha fazla yer edinmesi, plajlarda sergilenen yeni giyim tarzlar\u0131 ve davran\u0131\u015f bi\u00e7imleri, g\u00fcndelik hayat\u0131n modernle\u015fmesini belirgin hale getiriyor. Bu kitap Osmanl\u0131 \u0130stanbul\u2019unda insanlar\u0131n deniz ile nas\u0131l \u00e7ekingen bir ba\u011f kurdu\u011fu, deniz hamam\u0131 ad\u0131 verilen, denizin i\u00e7erisinde d\u00f6rt bir yan\u0131 kapal\u0131 bir y\u00fczme havuzunu and\u0131ran yap\u0131larda, doktor re\u00e7etesiyle nas\u0131l denize girdikleri ve deniz hamamlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda a\u00e7\u0131ktan denize girmenin nas\u0131l yasakland\u0131\u011f\u0131 gibi sorular\u0131n cevaplar\u0131n\u0131 vermeyi ama\u00e7l\u0131yor. Ayn\u0131 zamanda i\u015fgal \u0130stanbul\u2019unun plajlar\u0131n\u0131n ilk kimler taraf\u0131ndan kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131, cumhuriyetin ilan\u0131yla birlikle \u00e7ok say\u0131da plaj\u0131n nas\u0131l a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve \u0130stanbul halk\u0131n\u0131n bu plajlarda nas\u0131l vakit ge\u00e7irdiklerini, Florya Plaj\u0131, Mustafa Kemal Atat\u00fcrk ve \u0130stanbul halk\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi anlat\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>Dijital Diplomasi Politikalar\u0131<br \/>\n<\/strong><strong>Mehmet Can Tokmak, Nobel Bilimsel Eserler, 2024, 218 s.<br \/>\n<\/strong>Devletler a\u00e7\u0131s\u0131ndan uluslararas\u0131 ileti\u015fim kavram\u0131n\u0131n anlam\u0131 ve uygulamalar\u0131, k\u00fcreselle\u015fme ile dijitalle\u015fme kavramlar\u0131nda olan de\u011fi\u015fimler sonucunda ge\u00e7mi\u015fe nazaran h\u0131zla de\u011fi\u015fmi\u015ftir. Dijitalle\u015fme s\u00fcre\u00e7lerinin d\u00fcnya toplumlar\u0131n\u0131n hayat\u0131na daha fazla entegre olmas\u0131 neticesinde g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam dinamikleri farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fcreselle\u015fme s\u00fcreciyle devletler \u00f6zellikle insanlara ve toplumlara y\u00f6nelik dijital diplomasi politikalar\u0131 \u00fcretmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r. Devletlerin, hedef kitlelerle olan etkile\u015fiminde medya ili\u015fkileri, alg\u0131 y\u00f6netimi, sorun ve kriz y\u00f6netimi, imaj ve itibar\u0131n y\u00f6netimi ile dijital ileti\u015fim gibi halkla ili\u015fkilerin direkt uygulama y\u00f6ntemlerinden planl\u0131, nitelikli ve stratejik olarak yararlanmas\u0131 gerekmektedir. Devletin kendisiyle ili\u015fkili yumu\u015fak g\u00fc\u00e7 unsurlar\u0131n\u0131 yabanc\u0131 hedef kitlelere k\u00fclt\u00fcrel, insani, e\u011fitim, sa\u011fl\u0131k gibi alanlar ba\u015fta olmak \u00fczere uluslararas\u0131 yay\u0131nc\u0131l\u0131k diplomasinin ve dijital platformlar\u0131n katk\u0131s\u0131yla aktarmas\u0131 faydas\u0131na olmaktad\u0131r. D\u0131\u015f politikaya dair sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc \u00e7evrimi\u00e7i kanallar \u00fczerinden halletmeyi \u00f6n plana alan dijital diplomaside, i\u015fleri h\u0131zland\u0131rarak b\u00fcrokratik s\u0131n\u0131rlar\u0131 azaltmak, etkili ileti\u015fim faaliyetleriyle olumlu y\u00f6nde imaj ve itibar olu\u015fturmak, bir devletin kendini daha iyi ve net \u015fekilde d\u0131\u015f kamulara aktarmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmaktad\u0131r. Teknolojinin s\u00fcrekli olarak geli\u015fimine ba\u011fl\u0131 olarak ileti\u015fim ve etkile\u015fim kanallar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitlenmesi sonucunda devletlerin yenilikleri takip ederek kendilerini bu yeni kamusal alanlarda konumland\u0131rmas\u0131 gerekmektedir.<\/p>\n<p><strong>T\u00fcrkiye&#8217;de Sa\u011f ve Solun Olu\u015fumu ve 1975 &#8211; 80 Sivil \u0130\u00e7 Sava\u015f\u0131<br \/>\n<\/strong><strong>Mehmet S\u00fcreyya Karakurt, Nota Bene Yay\u0131nlar\u0131, 2024, 488 s.<br \/>\n<\/strong>T\u00fcrkiye\u2019de sa\u011f ve sol belirgin olarak 1950\u2019ler sonras\u0131nda olu\u015ftu. Bu olu\u015fum s\u00fcreci ayn\u0131 zamanda \u201cSo\u011fuk Sava\u015f\u201d\u0131n en etkili s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc y\u0131llara denk geldi. 1980\u2019e kadar sonraki 30 y\u0131l boyunca da \u00fclke siyaseti so\u011fuk sava\u015f\u0131n izlerini \u00e7ok derinden hissetti. Bu kitap Osmanl\u0131\u2019daki modernle\u015fme ataklar\u0131ndan ba\u015flayarak ve esas olarak 1950\u2019ler sonras\u0131 sa\u011f\u0131n ve solun olu\u015fum s\u00fcre\u00e7lerini incelikle ele al\u0131yor. Akt\u00f6rlerin ideolojik politik geli\u015fim evrelerini, ayr\u0131\u015fmalar\u0131, yeniden bi\u00e7imleni\u015fleri analiz ediyor. Bu ilk olu\u015fumlar\u0131n zirve noktas\u0131 1975-80 d\u00f6nemidir. Bu d\u00f6nem bug\u00fcne kadarki geli\u015fmeleri \u00e7ok derinden etkilemesine ra\u011fmen daima g\u00f6lgede b\u0131rak\u0131lan bir d\u00f6nem oldu. 1975-1980 aras\u0131, toplumun her kesimini, co\u011frafyan\u0131n her k\u00f6\u015fesini kapsayan yayg\u0131n \u00e7at\u0131\u015fma ortam\u0131 ile T\u00fcrkiye i\u00e7in \u00f6zel bir d\u00f6nemdir. Bu \u00e7at\u0131\u015fmalar son derece etkili sonu\u00e7lar da yaratm\u0131\u015f, sa\u011f cenah\u0131n muharip akt\u00f6r\u00fcn\u00fc d\u00fcnyan\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc, en kitlesel fa\u015fist hareketlerinden biri haline getirirken, sol cenahta da son derece kitlesel bir radikal silahl\u0131 sol hareket ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7at\u0131\u015fma ortam\u0131n\u0131n sonu ise, T\u00fcrkiye\u2019nin siyasi hayat\u0131n\u0131 k\u00f6kten de\u011fi\u015ftiren, etkisi bug\u00fcn bile derin \u015fekilde hissedilen bir askeri darbe ile geldi. Askeri darbenin etkileri \u00f6yle etkili oldu ki b\u00fct\u00fcn dikkatler oraya odakland\u0131, onu ortaya \u00e7\u0131karan ortam\u0131n kendisi ikinci plana d\u00fc\u015ft\u00fc. Bug\u00fcn bile bu olaylar\u0131n ne oldu\u011fu, neyin \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, nas\u0131l bir geli\u015fim seyri izledi\u011fi vb. konusunda bir iki istisna d\u0131\u015f\u0131nda bir anlat\u0131m bulunmuyor. Olaylar\u0131n de\u011ferlendirmesi konusunda da fikirler birbirinden radikal \u015fekilde ayr\u0131\u015f\u0131yor. Kimileri bu olaylar\u0131 anar\u015fi ve ter\u00f6r olarak g\u00f6rmeye meyilli iken, kimilerine g\u00f6re bunlar sa\u011f-sol \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131yd\u0131. Kimilerine g\u00f6re ise o d\u00f6nemde T\u00fcrkiye\u2019de bir i\u00e7 sava\u015f ya\u015fand\u0131. Bu kitap bu y\u0131llarda T\u00fcrkiye\u2018de bir i\u00e7 sava\u015f ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 tezini gerek\u00e7elendirmeye, akt\u00f6rleri, nedenleri ve dinamikleri ile s\u00fcrecin genel bir resmini \u00e7izmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor. Fakat bu i\u00e7 sava\u015f\u0131n, al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f \u00f6rneklerin d\u0131\u015f\u0131nda \u201csivil\u201d bir karakter ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyor ve b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n gerisinde de i\u00e7 politikan\u0131n so\u011fuk sava\u015fla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Antibiyoti\u011fin \u00d6yk\u00fcs\u00fc Sahra Hastanelerinden Nazi Laboratuvarlar\u0131na Evren Sar\u0131 \u201c\u20261931 y\u0131l\u0131nda insanlar okyanusun bir ucundan \u00f6tekine u\u00e7abiliyor ve t\u00fcm d\u00fcnyayla an\u0131nda ileti\u015fim kurulabiliyordu. Kuantum fizi\u011fi \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, psikanaliz uyguluyor, kitlesel reklamlarla bo\u011fu\u015fuyor, trafikte kal\u0131yor, telefonda konu\u015fuyor, g\u00f6kdelenler dikiyor ve fazla kilolar\u0131 hakk\u0131nda endi\u015feleniyorlard\u0131. Fakat bakteriyel enfeksiyonlar kar\u015f\u0131s\u0131nda neredeyse \u00e7aresizlerdi\u2026\u201d\u00a0 Thomas Hager, Antibiyoti\u011fin \u00d6yk\u00fcs\u00fc kitab\u0131na bu \u00e7arp\u0131c\u0131 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":672,"featured_media":63492,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[9916,38],"tags":[],"class_list":["post-63491","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-247-sayi","category-dergi-sayilari"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/63491","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/672"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=63491"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/63491\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/63492"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=63491"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=63491"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=63491"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}