{"id":68336,"date":"2026-06-04T00:00:48","date_gmt":"2026-06-03T21:00:48","guid":{"rendered":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/?p=68336"},"modified":"2026-06-02T17:35:33","modified_gmt":"2026-06-02T14:35:33","slug":"insan-rasyonalitesi-ve-inanc-yigini-bildigimizi-sandiklarimizin-anatomisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2026\/06\/04\/insan-rasyonalitesi-ve-inanc-yigini-bildigimizi-sandiklarimizin-anatomisi","title":{"rendered":"\u0130nsan rasyonalitesi ve inan\u00e7 y\u0131\u011f\u0131n\u0131: Bildi\u011fimizi sand\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131n anatomisi"},"content":{"rendered":"<p><strong>Berk Niyazi Ayd\u0131n<\/strong><\/p>\n<p><strong>Bildiklerimizin k\u0131r\u0131lganl\u0131\u011f\u0131<br \/>\n<\/strong>Hayat\u0131n\u0131z boyunca size \u00f6\u011fretilen, kimsenin sorgulamad\u0131\u011f\u0131, ders kitaplar\u0131nda ve g\u00fcnl\u00fck konu\u015fmalarda tekrarlana tekrarlana neredeyse do\u011fal bir ger\u00e7ekmi\u015f gibi yerle\u015fen bir bilgi var: \u0130nsan\u0131n be\u015f duyusu vard\u0131r. G\u00f6rme, i\u015fitme, koklama, tat alma ve dokunma. Hepsi bu kadar. Basit, derli toplu, \u00f6\u011fretmesi kolay.<\/p>\n<p>Peki bu bilginin kayna\u011f\u0131, yakla\u015f\u0131k 2400 y\u0131l \u00f6nce, modern n\u00f6robilimin, h\u00fccre biyolojisinin ya da iyon kanallar\u0131n\u0131n hen\u00fcz hayal bile edilemedi\u011fi bir d\u00f6nemde ya\u015fayan Aristoteles\u2019se?<\/p>\n<p>Bu noktada ger\u00e7ek bir soru do\u011fuyor: Biz ger\u00e7ekten mi biliyoruz, yoksa sadece inan\u0131yor muyuz?<\/p>\n<p>Modern n\u00f6robilim, bu soruyu son derece rahats\u0131z edici bir yan\u0131tla kar\u015f\u0131l\u0131yor. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar art\u0131k bir duyuyu g\u00fcnl\u00fck deneyimden de\u011fil, \u00e7ok daha kat\u0131 kriterlerle tan\u0131ml\u0131yor: Hangi h\u00fccresel resept\u00f6r bunu alg\u0131l\u0131yor? Sinyal beyine nas\u0131l iletiliyor? Beynin hangi b\u00f6lgesi bunu i\u015fliyor? Bu sorular\u0131 sordu\u011funuzda tablo dramatik bi\u00e7imde de\u011fi\u015fiyor. University of London\u2019dan ara\u015ft\u0131rmac\u0131 Barry Smith ve biyokimyac\u0131 Bruce Durie bu kriterleri uygulad\u0131klar\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan say\u0131n\u0131n be\u015f de\u011fil, yirmi iki ile otuz \u00fc\u00e7 aras\u0131nda oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Baz\u0131 ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar ise bu rakam\u0131n elli \u00fc\u00e7e kadar \u00e7\u0131kabilece\u011fini ileri s\u00fcr\u00fcyor. Bilimsel literat\u00fcrde \u00fczerinde uzla\u015f\u0131 sa\u011flanan say\u0131 \u015fimdilik 33.<\/p>\n<p>Bu salt akademik bir ayr\u0131nt\u0131 de\u011fil. Bu 33 duyudan baz\u0131lar\u0131, Aristoteles\u2019in hayal bile edemeyece\u011fi olgulard\u0131r. Kaslar\u0131n\u0131z\u0131n i\u00e7indeki resept\u00f6rler, karanl\u0131k bir odada g\u00f6zleriniz kapal\u0131yken elinizin nerede oldu\u011funu size s\u00f6yler. \u0130\u00e7 kula\u011f\u0131n\u0131zdaki mikroskobik kalsiyum kristalleri, asans\u00f6rde yukar\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 hesaplar. Boyun arterlerinizdeki \u00f6zel sens\u00f6rler, kandaki oksijen seviyesini an be an izleyerek nefesinizin h\u0131z\u0131n\u0131 ayarlar. Bunlar\u0131n hi\u00e7biri \u201cdokunma\u201d de\u011fildir ama hepsi birer duyudur.<\/p>\n<p>Belki de en \u00e7arp\u0131c\u0131 olan\u0131 \u015fu: Bu duyular birbiriyle hi\u00e7 beklenmedik bi\u00e7imlerde etkile\u015fime giriyor. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, ortama g\u00fcl kokusu verildi\u011finde insanlar\u0131n dokunduklar\u0131 y\u00fczeyleri daha p\u00fcr\u00fczs\u00fcz hissetti\u011fini; u\u00e7aktaki motor g\u00fcr\u00fclt\u00fcs\u00fcn\u00fcn tatl\u0131l\u0131k alg\u0131s\u0131n\u0131 bask\u0131larken umami tad\u0131n\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131n\u0131 (Alman Havayolu \u015eirketi Lufthansa, u\u00e7aklar\u0131nda y\u0131lda yakla\u015f\u0131k 1,7 milyon litre domates suyu servis etti\u011fini fark etmi\u015f. Bu miktar, \u015firketin servis etti\u011fi bira miktar\u0131yla neredeyse ayn\u0131ym\u0131\u015f.); hatta y\u00fcr\u00fcrken \u00e7\u0131kan ayak seslerinin frekans\u0131n\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesinin insanlar\u0131n kendi kilolar\u0131n\u0131 farkl\u0131 hissetmesine yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlad\u0131. Beyin t\u00fcm bu duyusal veriyi ayr\u0131 ayr\u0131 de\u011fil, s\u00fcrekli birle\u015ftirerek i\u015fliyor ve her an yeniden bir ger\u00e7eklik in\u015fa ediyor.<\/p>\n<p>Aristoteles\u2019i su\u00e7lamak kolay; ama as\u0131l mesele bu de\u011fil. Be\u015f duyu fikri, hi\u00e7 kimsenin akl\u0131na yatmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in de\u011fil, herkes \u00f6yle \u00f6\u011frendi\u011fi, herkes \u00f6yle s\u00f6yledi\u011fi ve hi\u00e7 kimse sorgulamay\u0131 ak\u0131l etmedi\u011fi i\u00e7in iki bin k\u00fcsur y\u0131l boyunca hayatta kald\u0131. Ve e\u011fer bu kadar temel, bu kadar s\u0131radan bir bilgi bu kadar uzun s\u00fcre bu kadar yanl\u0131\u015f kalabildiyse, ger\u00e7ekten bildi\u011fimizi sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z ba\u015fka ka\u00e7 \u015fey asl\u0131nda yaln\u0131zca inand\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feylerdir?<\/p>\n<p><strong>\u0130nsan zihninin sistematik yan\u0131lg\u0131s\u0131<\/strong><br \/>\n\u0130sve\u00e7li k\u00fcresel sa\u011fl\u0131k profes\u00f6r\u00fc Hans Rosling, y\u0131llarca d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131ndaki insanlara (gazetecilere, akademisyenlere, Nobel \u00f6d\u00fcll\u00fc bilim insanlar\u0131na, Davos\u2019taki i\u015f insanlar\u0131na) \u015fu t\u00fcrden sorular sordu: D\u00fcnyada a\u015f\u0131r\u0131 yoksulluk son 20 y\u0131lda artt\u0131 m\u0131, azald\u0131 m\u0131, yoksa ayn\u0131 m\u0131 kald\u0131? K\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n e\u011fitime eri\u015fim oran\u0131 nedir? Sorular \u00fc\u00e7 \u015f\u0131kl\u0131yd\u0131 ve her birine do\u011fru cevap \u015fans\u0131 matematiksel olarak \u00fc\u00e7te birdi. Yani tamamen rastgele cevap veren bir \u015fempanze, istatistiksel olarak sorular\u0131n %33\u2019\u00fcn\u00fc do\u011fru yan\u0131tlard\u0131. Fakat sonu\u00e7lara g\u00f6re 20.000\u2019i a\u015fk\u0131n kat\u0131l\u0131mc\u0131n\u0131n ortalamas\u0131, sorular\u0131n ancak y\u00fczde 17\u2019sini do\u011fru yan\u0131tlayabildi ki simgesel \u015fempanzenin \u00e7ok gerisindeydi.<\/p>\n<p>Bu yaln\u0131zca bilgisizlik sorunu de\u011fil. E\u011fer insanlar sadece bilgisiz olsayd\u0131 cevaplar\u0131 rastgele da\u011f\u0131l\u0131r ve \u015fempanzeyle ayn\u0131 skoru al\u0131rlard\u0131. \u015eempanzenin gerisinde kalmak bamba\u015fka bir \u015feyi g\u00f6steriyor: Zihinlerimizde d\u00fcnyay\u0131 oldu\u011fundan \u00e7ok daha k\u00f6t\u00fc, \u00e7ok daha tehlikeli ve \u00e7ok daha umutsuz g\u00f6steren aktif, y\u00f6nlendirilmi\u015f ve sistematik bir hata \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p>Rosling bu hatan\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 insan evriminde ar\u0131yordu. Atalar\u0131m\u0131z Afrika savanas\u0131nda hayatta kalabilmek i\u00e7in tehlikelere ve ani de\u011fi\u015fimlere kar\u015f\u0131 son derece duyarl\u0131 olmak zorundayd\u0131. Yava\u015f geli\u015fen, kademeli ve olumlu de\u011fi\u015fimleri fark etmek o kadar kritik de\u011fildi. Bu y\u00fczden beynimiz k\u00f6t\u00fc haberlere, dramatik olaylara ve ani tehditlere f\u0131rsatlardan \u00e7ok daha fazla dikkat eder. Medya da tam olarak bu i\u00e7g\u00fcd\u00fcy\u00fc besleyecek \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015f\u0131r: Sava\u015flar, salg\u0131nlar, ekonomik krizler man\u015fetlere ta\u015f\u0131n\u0131rken, d\u00fcnya genelinde yoksullu\u011fun son otuz y\u0131lda yar\u0131 yar\u0131ya azald\u0131\u011f\u0131 haberi hi\u00e7bir zaman \u201cFla\u015f Haber\u201d olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu geli\u015fme \u00e7ok yava\u015f ger\u00e7ekle\u015fir ve yava\u015f olan haber de\u011feri ta\u015f\u0131maz.<\/p>\n<p>Rosling bu on temel bili\u015fsel tuza\u011f\u0131 tek tek haritaland\u0131rd\u0131:<\/p>\n<p><strong>&#8211; Bo\u015fluk i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: D\u00fcnyay\u0131 \u201cbiz ve onlar\u201d (zenginler\/fakirler) diye iki z\u0131t kutba ay\u0131rma yan\u0131lg\u0131s\u0131; oysa b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funluk ortadad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Olumsuzluk i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: K\u00f6t\u00fc olaylar\u0131 daha \u00e7ok fark etme ve d\u00fcnyan\u0131n s\u00fcrekli \u201cdaha k\u00f6t\u00fcye gitti\u011fine\u201d inanma e\u011filimi.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Korku i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: \u0130statistiksel olarak nadir fakat korkutucu olaylara odaklan\u0131p, as\u0131l b\u00fcy\u00fck riskleri g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rma.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Aciliyet i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: \u201cHemen harekete ge\u00e7melisin\u201d pani\u011fiyle analitik ve mant\u0131kl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakma.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Su\u00e7lama i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: Karma\u015f\u0131k sistemsel sorunlar i\u00e7in \u00e7\u00f6z\u00fcm aramak yerine, su\u00e7lanacak tek bir g\u00fcnah ke\u00e7isi arama ihtiyac\u0131.<\/p>\n<p><strong>&#8211; D\u00fcz \u00e7izgi i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: Bir art\u0131\u015f veya azal\u0131\u015f trendinin sonsuza kadar ayn\u0131 d\u00fcz \u00e7izgide devam edece\u011fini varsayma.<\/p>\n<p><strong>&#8211; B\u00fcy\u00fckl\u00fck i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: Ba\u011flam\u0131ndan kopuk tek bir b\u00fcy\u00fck say\u0131dan etkilenme; oranlar\u0131 ve kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmalar\u0131 hesaba katmama. B\u00fcy\u00fck bir say\u0131y\u0131 anlamland\u0131rmak i\u00e7in onu her zaman ba\u015fka bir say\u0131yla k\u0131yaslamak (\u00f6rne\u011fin ki\u015fi ba\u015f\u0131na d\u00fc\u015fen oranlara bakmak) gerekir.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Genelleme i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: \u0130nsanlar\u0131 veya olaylar\u0131 geni\u015f kategorilere hapsedip, gruplar\u0131n kendi i\u00e7indeki devasa farklar\u0131 yok sayma.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Kader i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: \u0130nsanlar\u0131n, \u00fclkelerin veya k\u00fclt\u00fcrlerin do\u011fu\u015ftan gelen de\u011fi\u015fmez \u00f6zelliklere sahip oldu\u011funa inan\u0131p, yava\u015f de\u011fi\u015fimi fark edememe.<\/p>\n<p><strong>&#8211; Tek bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fc<\/strong>: D\u00fcnyadaki t\u00fcm sorunlar\u0131n tek bir nedeni oldu\u011funa ve tek bir sihirli \u00e7\u00f6z\u00fcmle (tek bir ideoloji\/y\u00f6ntem) \u00e7\u00f6z\u00fclebilece\u011fine inanma.<\/p>\n<p>T\u00fcm bunlar\u0131n ortak paydas\u0131 a\u00e7\u0131k: Beynimiz, ger\u00e7ekli\u011fi kaydetmek i\u00e7in de\u011fil, tehlikeden ka\u00e7mak i\u00e7in optimize edilmi\u015f. E\u011fer bu kadar sistematik, bu kadar derinlere i\u015flemi\u015f bir bili\u015fsel \u00e7arp\u0131kl\u0131k i\u00e7inde ya\u015f\u0131yorsak, temel k\u00fcresel sorulara rastgele cevap veren bir maymundan daha k\u00f6t\u00fc performans g\u00f6steriyorsak, o zaman bize s\u00fcrekli pompalanan b\u00fcy\u00fck korkunun ne kadar\u0131na ger\u00e7ekten g\u00fcvenebiliriz?<\/p>\n<p>\u201cYapay zek\u00e2 i\u015flerimizi elimizden alacak.\u201d Bu c\u00fcmle son y\u0131llarda adeta bir nakarat gibi tekrarlan\u0131yor. Korkutucu, dramatik, acil. T\u00fcm bu s\u0131fatlar, zihnimizin tam olarak en k\u0131r\u0131lgan oldu\u011fu noktalar\u0131 hedef al\u0131yor. Bir ad\u0131m geri \u00e7ekilip \u201cAs\u0131l tehdit bu mu?\u201d diye sormak gerekiyor. Rosling\u2019in ara\u015ft\u0131rmas\u0131, iyi e\u011fitimli, zeki ve ba\u015far\u0131l\u0131 insanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun d\u00fcnyay\u0131 anlama konusunda sistematik olarak hatal\u0131 oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Bu insanlar k\u00f6t\u00fc niyetli de\u011fil, aptal da de\u011fil. Sadece evrimsel yaz\u0131l\u0131mlar\u0131n\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131yorlar. Ve bu yaz\u0131l\u0131m dezenformasyona, manip\u00fclasyona ve demagojiye kar\u015f\u0131 son derece a\u00e7\u0131k bir kap\u0131 b\u0131rak\u0131yor. Ama meselenin daha derin bir katman\u0131 var.<\/p>\n<p>1960\u2019larda \u0130spanyol as\u0131ll\u0131 Amerikal\u0131 sinirbilimci Jos\u00e9 Manuel Rodr\u00edguez Delgado, \u201cStimoceiver\u201d ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi k\u00fc\u00e7\u00fck bir cihaz geli\u015ftirdi. Beyne implante edilen ve uzaktan radyo frekanslar\u0131yla kontrol edilebilen bu cihaz sayesinde Delgado, hastalar\u0131n fiziksel hareketlerini d\u0131\u015far\u0131dan tetikleyebildi\u011fini kan\u0131tlad\u0131. Bu alet ile epilepsi ve \u015fizofreni hastalar\u0131yla y\u00fcr\u00fct\u00fclen deneylerde Delgado, hastan\u0131n beynindeki belirli bir noktay\u0131 uyard\u0131\u011f\u0131nda hasta yava\u015f\u00e7a kafas\u0131n\u0131 \u00e7evirip hareket etmeye ba\u015fl\u0131yordu. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar hastaya \u201cNe yap\u0131yorsunuz?\u201d diye sordu\u011funda, hi\u00e7biri \u201cBilmiyorum, kendili\u011finden oldu\u201d demedi. Hepsi an\u0131nda bir gerek\u00e7e \u00fcretti: \u201cTerliklerimi ar\u0131yordum\u201d, \u201cBir ses duydum\u201d, \u201cHuzursuz oldum, yata\u011f\u0131n alt\u0131na bak\u0131yordum\u201d\u2026 Hareketi ba\u015flatan beyin de\u011fildi ama zihin bu bo\u015flu\u011fu fark etmek yerine an\u0131nda bir hik\u00e2ye \u00fcretiyor ve o hik\u00e2yeye ger\u00e7ekten inan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu durum psikolojide \u201ckonfabulasyon\u201d olarak ge\u00e7iyor. Beyin nedeni bilinmeyen eylemleri sahipsiz b\u0131rakm\u0131yor; onlar\u0131 an\u0131nda sahipleniyor, \u00fczerlerine bir gerek\u00e7e giydiriyor ve bu gerek\u00e7eyi ger\u00e7ek san\u0131yor. Bunu yaparken yalan s\u00f6ylemiyor; i\u00e7tenlikle inan\u0131yor.<\/p>\n<p>Delgado\u2019nun bu bulgular\u0131ndan yakla\u015f\u0131k yirmi y\u0131l sonra, Amerikal\u0131 n\u00f6ropsikolog Benjamin Libet i\u015fi bir ad\u0131m daha ileri ta\u015f\u0131d\u0131. 1983\u2019te yay\u0131mlanan deneyi, \u00f6zg\u00fcr irade tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 k\u00f6k\u00fcnden sarst\u0131. Libet deneklerden istedikleri zaman parmaklar\u0131n\u0131 k\u0131p\u0131rdatmalar\u0131n\u0131 ve tam o iste\u011fin do\u011fdu\u011fu an\u0131 \u00f6zel bir saate bakarak kaydetmelerini istedi. E\u015f zamanl\u0131 olarak hem beyin aktivitesini hem de kas hareketini milisaniye hassasiyetiyle \u00f6l\u00e7t\u00fc. Ortaya \u00e7\u0131kan zaman \u00e7izelgesi \u015f\u00f6yleydi: Beyin hareketi ba\u015flatmak i\u00e7in gerekli n\u00f6ral aktiviteyi hareketten tam 550 milisaniye \u00f6nce \u00fcretmeye ba\u015fl\u0131yordu. Ki\u015fi ise bu karar\u0131n bilincine ancak 200 milisaniye kala var\u0131yordu. Yani beyindeki aktivite ile karar an\u0131 aras\u0131nda 350 milisaniyelik bir fark bulunuyor. Beynimiz karar\u0131 \u00e7oktan vermi\u015f, biz bilin\u00e7 d\u00fczeyinde \u201ckarar verdim\u201d demeden \u00f6nce s\u00fcre\u00e7 ba\u015flam\u0131\u015f. Bilin\u00e7, bu tabloda bir karar verici de\u011fil; daha \u00f6nce al\u0131nm\u0131\u015f bir karar\u0131n ge\u00e7 haberdar edilen g\u00f6zlemcisi konumunda.<\/p>\n<p>Libet\u2019in kendisi kat\u0131 bir determinist de\u011fildi ve bulgular\u0131n\u0131n \u201cinsan bir robottur\u201d \u015feklinde yorumlanmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. Ona g\u00f6re bilin\u00e7 devreye girdikten sonra geriye 200 milisaniyelik bir pencere kal\u0131yordu ve bu pencerede insan o eylemi durdurabiliyor, bir veto hakk\u0131 kullanabiliyordu. Libet buna \u201cfree won\u2019t\u201d, yani \u201c\u00f6zg\u00fcr iptal\u201d ad\u0131n\u0131 verdi. \u0130nsan\u0131 insan yapan ve ahlaki sorumlulu\u011fu m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan \u015fey de bu frenleme kapasitesiydi.<\/p>\n<p>Ama \u015funu sormak gerekiyor: Bu fren mekanizmas\u0131 ne kadar g\u00fcvenilir? Delgado\u2019nun hastalar\u0131 kendi \u00f6zg\u00fcr iradeleriyle hareket ettiklerini zannediyordu. Rosling\u2019in kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131 d\u00fcnyay\u0131 do\u011fru anlad\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Fakat her ikisi de yan\u0131l\u0131yordu ki \u00fcstelik bunu fark etmeden, i\u00e7tenlikle yan\u0131l\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu \u00fc\u00e7 ara\u015ft\u0131rma bir araya geldi\u011finde \u015f\u00f6yle bir tablo \u00e7\u0131k\u0131yor: \u0130nsan beyni hem d\u0131\u015f d\u00fcnyay\u0131 hem de kendi i\u00e7 kararlar\u0131n\u0131 sistematik olarak yanl\u0131\u015f okuyor. \u00dcstelik bu yanl\u0131\u015f okuma fark edilmiyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc zihin her bo\u015flu\u011fu an\u0131nda bir hik\u00e2yeyle dolduruyor ve o hik\u00e2yeye inan\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>Algoritma, manip\u00fclasyon ve d\u00fc\u015f\u00fcnen beynin erimesi<br \/>\n<\/strong>2015 y\u0131l\u0131nda Cambridge ve Stanford \u00fcniversitelerinden bir grup ara\u015ft\u0131rmac\u0131, 86.000\u2019den fazla ki\u015finin Facebook be\u011fenilerini analiz ederek \u015funu sordu: Bir algoritma, insan\u0131 insandan daha iyi tan\u0131yabilir mi? Sonu\u00e7lar rahats\u0131z ediciydi. Yaln\u0131zca 10 be\u011feni, algoritmay\u0131 bir i\u015f arkada\u015f\u0131ndan daha isabetli k\u0131l\u0131yordu. 70 be\u011fenide yak\u0131n bir arkada\u015f\u0131 ge\u00e7iyordu. 150\u2019de aileyi. 250 ile 300 aras\u0131nda ise algoritma, ki\u015fiyi hayat arkada\u015f\u0131ndan dahi daha iyi tan\u0131r hale geliyordu.<\/p>\n<p>Ama ara\u015ft\u0131rman\u0131n as\u0131l \u00e7arp\u0131c\u0131 taraf\u0131 rakamlar de\u011fil. \u0130nsanlara hangi fiziksel \u00f6zellikleri \u00e7ekici bulduklar\u0131n\u0131 sordu\u011funuzda, toplumsal olarak kabul g\u00f6ren, idealize edilmi\u015f cevaplar veriyorlar. Ama algoritma, ki\u015finin bir foto\u011frafa ka\u00e7 saniye bakt\u0131\u011f\u0131na, hangi profillere gizlice girip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131na, ekran\u0131 nerede durdurdu\u011funa bakarak ger\u00e7ek arzu profilini \u00e7\u0131kar\u0131yor. Ve insanlara iki farkl\u0131 e\u015fle\u015fme havuzu sunuldu\u011funda, bilin\u00e7alt\u0131 t\u0131klamalar\u0131yla olu\u015fturulan algoritmik profili tercih ettikleri g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Sizi siz bile bilmiyorsunuz, ama algoritma biliyor.<\/p>\n<p>Elimizdeki tablo \u015fu: \u0130nsanlar d\u00fcnyay\u0131 sistematik olarak yanl\u0131\u015f okuyor. Kararlar\u0131n\u0131 bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 s\u00fcre\u00e7ler veriyor ve zihin bu kararlar\u0131 sonradan sahipleniyor. Algoritmalar ise bu zihnin haritas\u0131n\u0131 sizden \u00e7ok daha iyi \u00e7\u0131kar\u0131yor. Bu tabloyu g\u00f6ren biri i\u00e7in insan zihni, m\u00fckemmel bir hedef haline geliyor.<\/p>\n<p>Ama tehdit burada bitmiyor. Ayn\u0131 d\u00f6nemde bamba\u015fka bir s\u00fcre\u00e7 de sessizce i\u015flemeye ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>\u0130svi\u00e7re\u2019de yap\u0131lan bir ara\u015ft\u0131rma, yapay zek\u00e2 kullan\u0131m\u0131 ile ele\u015ftirel d\u00fc\u015f\u00fcnme becerisi aras\u0131nda negatif bir ili\u015fki oldu\u011funu ortaya koydu. MIT\u2019den ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131 \u00fc\u00e7 gruba b\u00f6ld\u00fc: Kendi yazanlar, Google kullananlar ve ChatGPT kullananlar. EEG \u00f6l\u00e7\u00fcmleri sonucunda ChatGPT kullananlar\u0131n beyin aktivitesinin en d\u00fc\u015f\u00fck seviyede oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Harvard Business School\u2019dan bir ba\u015fka \u00e7al\u0131\u015fma ise yapay zek\u00e2 kullanan \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n i\u015flerini %30-40 h\u0131zl\u0131 ve kaliteli bitirdi\u011fini g\u00f6sterdi; ancak yapay zek\u00e2 devreden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda ayn\u0131 i\u015fi tek ba\u015f\u0131na yapma becerisi de yok olmu\u015ftu.<\/p>\n<p>Bu iki bulgu birlikte kritik bir \u015feyi anlat\u0131yor: Beyin kullan\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 kaslar\u0131 kaybeden bir organ. Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir sorunda zihnimizi yoran d\u00fc\u015f\u00fcnme, sorgulama ve alternatif \u00fcretme s\u00fcre\u00e7lerini yapay zek\u00e2n\u0131n kuca\u011f\u0131na b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda k\u0131sa vadede rahatlar\u0131z. Ancak beyin bu y\u00fcklerle geli\u015fen bir yap\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in zamanla zihinsel kaslar\u0131m\u0131z\u0131 kaybederiz. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar buna \u201cbili\u015fsel bor\u00e7\u201d diyor: An\u0131 kurtar\u0131yoruz, ama sonu\u00e7lara nas\u0131l ula\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dair derin anlay\u0131\u015f\u0131 yitiriyoruz.<\/p>\n<p>T\u00fcm par\u00e7alar\u0131 bir araya koyun: Sistematik olarak yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnen, kararlar\u0131n\u0131n fark\u0131nda olmayan, zihinsel kaslar\u0131n\u0131 giderek kaybeden ve t\u00fcm bunlar\u0131n \u00fcst\u00fcne algoritmalar taraf\u0131ndan kendisinden daha iyi tan\u0131nan bir insan. Ve bu insana her g\u00fcn, kendi i\u00e7g\u00fcd\u00fclerini tam olarak hedef alan bir i\u00e7erik ak\u0131\u015f\u0131 sunuluyor: Korku i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fc tetikleyen haberler, olumsuzluk i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fc besleyen dramalar, aciliyet i\u00e7g\u00fcd\u00fcs\u00fcn\u00fc ate\u015fleyen ba\u015fl\u0131klar\u2026<\/p>\n<p>Yapay zek\u00e2n\u0131n i\u015fleri elimizden almas\u0131 korkusu bu kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc bir anlat\u0131ya d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015fse, belki \u00f6nce \u015funu sormak gerekiyor: Bu korku, algoritmalar taraf\u0131ndan bize g\u00f6sterildi\u011fi i\u00e7in mi bu kadar b\u00fcy\u00fck g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor? \u00c7\u00fcnk\u00fc as\u0131l tehdit makinelerin \u00fcretkenli\u011fimizi de\u011fil, d\u00fc\u015f\u00fcnme kapasitemizi ele ge\u00e7irmesi olabilir.<\/p>\n<p><strong>Eski d\u00fczenin sonu ve yeni insanl\u0131k anlat\u0131s\u0131<br \/>\n<\/strong>Birey d\u00fczeyinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu bili\u015fsel k\u0131r\u0131lganl\u0131k, algoritmik manip\u00fclasyon ve zihinsel erozyon tablosu yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f bir laboratuvar deneyi de\u011fil. Aksine insanl\u0131\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck d\u00f6neme\u00e7lerinden birinde, makro \u00f6l\u00e7ekli bir tarihsel k\u0131r\u0131lman\u0131n tam g\u00f6be\u011finde ya\u015fan\u0131yor.<\/p>\n<p>Tarih bize net bir ders veriyor: Eski d\u00fcnya d\u00fczenlerinin \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc ve yenilerinin hen\u00fcz kurulamad\u0131\u011f\u0131 bu t\u00fcr sanc\u0131l\u0131 \u201cara d\u00f6nemler\u201d, kitle psikolojisinin en kolay y\u00f6nlendirildi\u011fi, hakikatin en esnek hale geldi\u011fi zamanlard\u0131r. Frans\u0131z \u0130htilali&#8217;nden Sanayi Devrimi\u2019ne, B\u00fcy\u00fck Buhran\u2019dan \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n sonuna kadar t\u00fcm b\u00fcy\u00fck k\u0131r\u0131lmalarda, kitlelerin neye inand\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve neyden korkutuldu\u011fu, yeni kurulacak d\u00fczenin temel harc\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur. Ge\u00e7mi\u015fte bu kitle manip\u00fclasyonu miting meydanlar\u0131nda, matbaa preslerinde veya propaganda radyolar\u0131nda yap\u0131l\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Sovyetler Birli\u011fi\u2019nin zay\u0131flay\u0131p y\u0131k\u0131lmas\u0131 ile in\u015fa edilen tek kutuplu liberal d\u00fcnya d\u00fczeni; Amerika\u2019n\u0131n hegemonik g\u00fcc\u00fc etraf\u0131nda \u015fekillenen, kurumlar\u0131yla, ittifaklar\u0131yla ve s\u00f6ylemiyle onlarca y\u0131l boyunca \u201cevrensel\u201d diye sunulan bu d\u00fczen, bug\u00fcn \u00e7atlamaya ba\u015flad\u0131. Gazze\u2019de ya\u015fananlar bu \u00e7atla\u011f\u0131 herkesin g\u00f6rebilece\u011fi bir yere ta\u015f\u0131d\u0131. D\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131ndaki insanlar, uluslararas\u0131 hukukun, insan haklar\u0131 s\u00f6yleminin ve k\u00fcresel kurumlar\u0131n, g\u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn \u00e7\u0131karlar\u0131 s\u00f6z konusu oldu\u011funda ne kadar ince bir pamuk ipli\u011fine ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu ilk kez bu kadar \u00e7\u0131plak g\u00f6zlemleyebildi.<\/p>\n<p>Amerika\u2019n\u0131n kendi i\u00e7ine kapanmas\u0131, d\u00fcnya genelinde birbiri ard\u0131na patlak veren \u00e7at\u0131\u015fmalar, ittifaklar\u0131n sars\u0131lmas\u0131, ekonomik milliyet\u00e7ili\u011fin y\u00fckseli\u015fi; bunlar\u0131n hepsinin bir arada ya\u015fanmas\u0131 tesad\u00fcf de\u011fil. Bunlar eski d\u00fczenin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yamaz hale gelmesinin belirtileri. Tarih bize g\u00f6steriyor ki b\u00f6yle ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemleri ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak sanc\u0131l\u0131d\u0131r. Ama ayn\u0131 zamanda nadir bir \u015feyi de beraberinde getirir: Yeniden \u015fekillenme f\u0131rsat\u0131. D\u00fczen oturduktan sonra kimse s\u0131radan insan\u0131n fikrine ba\u015fvurmaz. Kurumlar yerle\u015fir, g\u00fc\u00e7 merkezleri oturur, s\u00f6ylemler normalle\u015fir ve herkes kendine bi\u00e7ilen role al\u0131\u015f\u0131r. Ama kartlar yeniden da\u011f\u0131t\u0131l\u0131rken (tam da \u015fu anda oldu\u011fu gibi) roller hen\u00fcz belli de\u011fildir. Ve masada kimin oturaca\u011f\u0131, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde o ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminde kimlerin uyan\u0131k, kimlerin \u00f6rg\u00fctl\u00fc ve kimlerin a\u00e7\u0131k fikirli oldu\u011funa ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte tam bu noktada makalenin ba\u015f\u0131na d\u00f6nmek gerekiyor. Aristoteles\u2019ten miras kalan be\u015f duyu dogmas\u0131 gibi, Rosling\u2019in \u015fempanze testindeki sistematik yan\u0131lg\u0131lar gibi, Libet\u2019in deneyindeki bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 kararlar gibi bize dayat\u0131lan d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn de b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 sorgulanmadan i\u00e7selle\u015ftirilmi\u015f inan\u00e7lardan olu\u015fuyor. \u201cKaynaklar yetersiz, herkes birbirine rakip, d\u00fcnya giderek daha tehlikeli bir yer oluyor\u201d anlat\u0131s\u0131 s\u00fcrekli pompalan\u0131yor. Oysa Rosling\u2019in verileri tam tersini s\u00f6yl\u00fcyor: D\u00fcnya kaynaklar\u0131 bug\u00fcn tarihte hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar fazla insana yetebilecek kapasitede. K\u0131tl\u0131k bir ger\u00e7ek de\u011fil, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bir alg\u0131 y\u00f6netimi.<\/p>\n<p>Korku i\u00e7inde birbirine d\u00fc\u015fman hale getirilmi\u015f, algoritmalar taraf\u0131ndan kutupla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, ele\u015ftirel d\u00fc\u015f\u00fcnme kaslar\u0131n\u0131 yapay zek\u00e2ya devreden ve do\u011fru bildi\u011fi yanl\u0131\u015flarla beslenen bir toplum, bu ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminden s\u00f6z sahibi \u00e7\u0131kamaz. Yeni d\u00fczeni kendi avantajlar\u0131na tasarlayanlar kurar; t\u0131pk\u0131 her seferinde oldu\u011fu gibi.<\/p>\n<p>Ancak bu kez denkleme dahil olan <strong>bilgiye eri\u015fimin tarihte hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar demokratikle\u015fmesi <\/strong>gibi bir de\u011fi\u015fken var (Bu yolda bedel \u00f6deyen Julian Assange gibi isimleri unutmamak gerekir). Bili\u015fsel zaaflar\u0131m\u0131z\u0131, sistematik yan\u0131lg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131 ve bize dayat\u0131lan makro anlat\u0131lar\u0131n k\u0131r\u0131lganl\u0131\u011f\u0131n\u0131 if\u015fa eden bilimsel verilerin art\u0131k her bireyin eri\u015fimine a\u00e7\u0131k olmas\u0131, y\u00fczeyde m\u00fctevaz\u0131 bir geli\u015fme gibi g\u00f6r\u00fcnse de asl\u0131nda d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc bir g\u00fcce sahip. Zira b\u00fcy\u00fck tarihsel ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemlerinin nihai yazg\u0131s\u0131, daima o belirleyici soruya verilecek cevapta gizlidir: Toplumlar kendilerine sunulan haz\u0131r kurgular\u0131 pasif bir \u015fekilde t\u00fcketmeye devam m\u0131 edecek, yoksa bilin\u00e7li bir ak\u0131lla kendi \u00f6zg\u00fcn anlat\u0131lar\u0131n\u0131 m\u0131 in\u015fa edecekler?<\/p>\n<p>Ve bu sorunun cevab\u0131, bug\u00fcn \u00fczerine titredi\u011fimiz, her sabah okula g\u00f6nderirken tedirgin oldu\u011fumuz, gelece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken i\u00e7imizin s\u0131k\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u00e7ocuklar\u0131m\u0131z\u0131n i\u00e7inde ya\u015fayaca\u011f\u0131 d\u00fcnyay\u0131 belirleyecek. Onlara b\u0131rakabilece\u011fimiz en de\u011ferli miras para veya m\u00fclk de\u011fil, sorgulamay\u0131 b\u0131rakmayan, manip\u00fclasyona direnen ve a\u00e7\u0131k kalmay\u0131 se\u00e7en bir zihin olacak.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Berk Niyazi Ayd\u0131n Bildiklerimizin k\u0131r\u0131lganl\u0131\u011f\u0131 Hayat\u0131n\u0131z boyunca size \u00f6\u011fretilen, kimsenin sorgulamad\u0131\u011f\u0131, ders kitaplar\u0131nda ve g\u00fcnl\u00fck konu\u015fmalarda tekrarlana tekrarlana neredeyse do\u011fal bir ger\u00e7ekmi\u015f gibi yerle\u015fen bir bilgi var: \u0130nsan\u0131n be\u015f duyusu vard\u0131r. G\u00f6rme, i\u015fitme, koklama, tat alma ve dokunma. Hepsi bu kadar. Basit, derli toplu, \u00f6\u011fretmesi kolay. Peki bu bilginin kayna\u011f\u0131, yakla\u015f\u0131k 2400 y\u0131l \u00f6nce, modern [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":4382,"featured_media":68337,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[10536,38,535,510],"tags":[10419,561],"class_list":["post-68336","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-266-sayi","category-dergi-sayilari","category-forum","category-surekli-bolumler","tag-berk-niyazi-aydin","tag-forum"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/68336","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/4382"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=68336"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/68336\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":68339,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/68336\/revisions\/68339"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/68337"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=68336"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=68336"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=68336"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}