{"id":8430,"date":"2006-02-01T01:07:14","date_gmt":"2006-01-31T23:07:14","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=8430"},"modified":"2017-07-17T11:02:36","modified_gmt":"2017-07-17T08:02:36","slug":"kok-hucre-tedavisinin-neresindeyiz","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2006\/02\/01\/kok-hucre-tedavisinin-neresindeyiz","title":{"rendered":"K\u00f6k h\u00fccre tedavisinin neresindeyiz?"},"content":{"rendered":"<h4><em>\u00d6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, k\u00f6k h\u00fccre bir \u201csihirli de\u011fnek\u201d. Dokundu\u011fu \u015feyi de\u011fi\u015ftirece\u011fe benziyor. Ama, ad\u0131 \u00fcst\u00fcnde, sihirli de\u011fnek bu, ne yapaca\u011f\u0131 belli mi olur. Kurba\u011fay\u0131 prens yaparken, akl\u0131 eser bir g\u00fcn de prensi kurba\u011fa yapaca\u011f\u0131 tutar. Acele etmeyelim. \u00d6nce \u015fu sihirli de\u011fne\u011fi yak\u0131ndan tan\u0131y\u0131p kullanmas\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenelim.<\/em><\/h4>\n<p>\u00d6zellikle son bir y\u0131ld\u0131r medyada s\u0131k s\u0131k k\u00f6k h\u00fccre haberleri yer al\u0131yor. Birg\u00fcn, falan \u00fcniversiteden filan doktorun filanca hastaya k\u00f6k h\u00fccre verdi\u011fi, hastan\u0131n birka\u00e7 haftada kalk\u0131p y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc anlat\u0131l\u0131yor. Ba\u015fka birg\u00fcn, orada yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Hollanda\u2019dan gelen hastan\u0131n k\u00f6k h\u00fccreyle tedavi olup \u00fclkesine d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc; sonraki birg\u00fcn de bir di\u011fer hastan\u0131n k\u00f6k h\u00fccre i\u00e7in s\u0131ra bekledi\u011fi yaz\u0131l\u0131yor. \u00c7ok ge\u00e7miyor, bir bilimsel kongrede, T\u00fcrkiye\u2019nin baz\u0131 kentlerinde \u00e7ok uluslu b\u00fcy\u00fck tekellerin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck paralarla kurulan teknoparklarda hastalara k\u00f6k h\u00fccre verilmeye ba\u015fland\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klan\u0131yor. Neler oluyor, bilim k\u00f6k h\u00fccrede sahiden tedavi a\u015famas\u0131na geldi mi? T\u00fcrkiye, bilimsel ara\u015ft\u0131rmalarda, \u00f6zellikle de k\u00f6k h\u00fccre konusunda, geli\u015fmi\u015f \u00fclkeleri; ABD\u2019yi, \u0130ngiltere\u2019yi, Fransa\u2019y\u0131, \u00c7in\u2019i ge\u00e7ti mi? Teknik ve bilgi birikimim\u0131z onlar\u0131n hen\u00fcz yapamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapacak kadar geli\u015fti mi?<\/p>\n<p>\u00d6nce k\u00f6k h\u00fccreler hakk\u0131nda neler biliyoruz, k\u0131saca ona bakal\u0131m. En son s\u00f6yleyece\u011fimizi ba\u015ftan diyelim: K\u00f6k h\u00fccre ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n\u0131n daha ba\u015f\u0131nday\u0131z. Bu \u201csihirli\u201d h\u00fccreleri yeni yeni tan\u0131maya ba\u015flad\u0131k, bu y\u00fczden onlar\u0131n \u015fimdilik sadece en temel \u00f6zelliklerini biliyoruz. Bildiklerimiz h\u0131zla art\u0131yor, ama yine de bilemediklerimiz bildiklerimizden kat kat fazla. K\u00f6k h\u00fccre biyolojisi hen\u00fcz bebeklik d\u00f6nemini ya\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p><strong><em>Bir sihirli de\u011fnek: k\u00f6k h\u00fccre\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 <\/em><\/strong><\/p>\n<p>K\u00f6k h\u00fccre konusu o kadar da yeni de\u011fil. Uzun bir s\u00fcredir, baz\u0131 dokularda, yaralanma gibi durumlarda, hem kendini yenileyen; hem de hasarl\u0131 b\u00f6lgede doku tamiri yapan, \u00e7o\u011fal\u0131p farkl\u0131la\u015farak yeni doku olu\u015fturan baz\u0131 \u00f6zelle\u015fmi\u015f h\u00fccreler bulundu\u011fu biliniyordu. Varl\u0131klar\u0131 1961\u2019den beri bilinen kas dokusunun satellite (uydu) h\u00fccreleri bunlardand\u0131. Ancak son y\u0131llarda, bu durumun yaln\u0131zca kas dokusu ya da kan veya kemik ili\u011fine \u00f6zg\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131, insan dahil memeli doku, organ ve sistemlerinin neredeyse t\u00fcm\u00fcnde b\u00f6yle \u00f6zel g\u00f6revleri bulunan belli say\u0131da h\u00fccre oldu\u011fu tesbit edildi. Bug\u00fcn bu h\u00fccrelere yeti\u015fkin k\u00f6k h\u00fccreleri diyoruz. Kemik ili\u011fi ve kan damarlar\u0131nda, beyin ba\u015fta olmak \u00fczere sinir sisteminde, omurilikte, iskelet ve kalp kas\u0131nda, sindirim sistemi, karaci\u011fer, di\u015f, g\u00f6z, deri ve pankreasta b\u00f6yle h\u00fccreler bulunuyor.<\/p>\n<p>V\u00fccutta iki farkl\u0131 yeti\u015fkin k\u00f6k h\u00fccre yer al\u0131yor. Birinci grubu, yeti\u015fkin doku ve organlar\u0131nda bir kenarda bekleyen; i\u015fareti ald\u0131ktan sonra \u00e7o\u011falarak sadece ait olduklar\u0131 dokular\u0131n h\u00fccre t\u00fcrlerine d\u00f6n\u00fc\u015fen k\u00f6k h\u00fccreler olu\u015fturuyor. Bu gruptakilere progenitor ya da procursor k\u00f6k h\u00fccreleri deniyor. Kas dokusu, sindirim sistemi ya da retina veya derinin k\u00f6k h\u00fccreleri b\u00f6yle h\u00fccreler. \u0130kinci gruptakiler ise daha geneller. De\u011fi\u015fik h\u00fccre t\u00fcrlerine d\u00f6n\u00fc\u015febildikleri i\u00e7in pluripotent (\u00e7ok potansiyelli) k\u00f6k h\u00fccreler ad\u0131n\u0131 al\u0131yorlar. Ald\u0131klar\u0131 sinyale, ihtiyaca ve i\u00e7inde bulunduklar\u0131 ortam ve ko\u015fullara g\u00f6re sadece ait olduklar\u0131 dokular\u0131n de\u011fil, \u00e7ok daha farkl\u0131 doku ve organlar\u0131n h\u00fccre tiplerine de d\u00f6n\u00fc\u015febiliyorlar. Kan damarlar\u0131, g\u00f6bek kordunu veya kemik ili\u011finde dola\u015fan, ya da beyinde, merkezi sinir siteminde bulunan k\u00f6k h\u00fccreler b\u00f6yle h\u00fccreler. Bunlar duruma g\u00f6re bazan farkl\u0131 kan h\u00fccrelerini, bazan kalp ya da iskelet kas\u0131n\u0131, bazan da sinir, deri, kemik ya da ba\u011f dokusunun de\u011fi\u015fik h\u00fccrelerini olu\u015fturuyorlar.<\/p>\n<p>Yeti\u015fkin k\u00f6k h\u00fccrelerin yan\u0131 s\u0131ra embriyonik ve fetus k\u00f6k h\u00fccreleri de bulunuyor. Embriyonik k\u00f6k h\u00fccreler, 5-7 g\u00fcnl\u00fck embriyodan al\u0131nan ve farkl\u0131 h\u00fccre t\u00fcrlerinden herhangi birine d\u00f6n\u00fc\u015fme potansiyeli ta\u015f\u0131yan h\u00fccreler. Fetus k\u00f6k h\u00fccreleriyse hen\u00fcz geli\u015fmemi\u015f fetustan al\u0131n\u0131yorlar ve bunlar\u0131n da farkl\u0131 h\u00fccre t\u00fcrlerine d\u00f6n\u00fc\u015fme potansiyelleri bulunuyor.<\/p>\n<p><strong><em>Embriyonik k\u00f6k h\u00fccre<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Canl\u0131 v\u00fccudundaki b\u00fct\u00fcn organ, doku ve h\u00fccreler tek bir h\u00fccreden meydana gelirler. Erkek spermi ile kad\u0131n yumurtas\u0131n\u0131n birle\u015fip d\u00f6llenmesiyle olu\u015fan h\u00fccre (zigot) katlanarak \u00e7o\u011fal\u0131r. D\u00f6llenmi\u015f yumurta 2, 4, 8, 16, 32 &#8230; diye katlanarak b\u00f6l\u00fcn\u00fcr. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc g\u00fcne kadar olu\u015fmu\u015f b\u00fct\u00fcn h\u00fccreler biribirinin ayn\u0131d\u0131r. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc g\u00fcnden itibaren durum de\u011fi\u015fir ve farkl\u0131la\u015fma ba\u015flar. Mevcut h\u00fccreler birle\u015ferek i\u00e7i s\u0131v\u0131 ve h\u00fccre dolu k\u00fcre benzeri bir yap\u0131 olu\u015ftururlar. Bu a\u015famaya blastosit a\u015fama denilir. Blastosit olu\u015fmas\u0131yla d\u00f6llenmi\u015f yumurta embriyo halini al\u0131r. Blastosit a\u015fama yedinci g\u00fcn sonunda tamamlan\u0131r ve embriyo ba\u015fka a\u015famalara ge\u00e7er.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu, blastosit denilen yap\u0131n\u0131n i\u00e7inde, i\u00e7 duvara as\u0131l\u0131 olarak bulunan 30-40 kadar h\u00fccre, embriyonik k\u00f6k h\u00fccredir. Bu h\u00fccreler blastosit k\u00fcresinin i\u00e7inden al\u0131n\u0131p \u00e7o\u011falt\u0131ld\u0131klar\u0131nda farkl\u0131 h\u00fccre t\u00fcr\u00fc ve dokular\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015febilirler.<\/p>\n<p>Embriyonik k\u00f6k h\u00fccre ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131, erkek spermi ile di\u015fi yumurtas\u0131n\u0131 t\u00fcp bebek y\u00f6ntemiyle laboratuarda d\u00f6lledikten sonra bu h\u00fccreyi blastosit a\u015famaya gelene dek \u00e7o\u011falt\u0131rlar. Blastosit denilen k\u00fcrenin i\u00e7indeki embriyonik k\u00f6k h\u00fccreler d\u0131\u015far\u0131ya al\u0131n\u0131r ve laboratuar ortam\u0131nda, \u00f6zel ko\u015fullarda, \u00f6zel s\u0131v\u0131larla h\u00fccre k\u00fclt\u00fcr\u00fc yoluyla \u00e7o\u011falt\u0131l\u0131p farkl\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rlar. Embriyo yap\u0131s\u0131 bozuldu\u011fu i\u00e7in bu h\u00fccrelerden art\u0131k fetus ya da \u00e7ocuk olu\u015fmaz, ancak farkl\u0131 t\u00fcrde h\u00fccreler (kas, sinir, kan h\u00fccreleri vb) meydana gelebilir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi bir tek \u00e7e\u015fit k\u00f6k h\u00fccre yok. V\u00fccutta fonksiyonlar\u0131, yerleri, elde edilme y\u00f6ntemleri farkl\u0131 olan \u00e7ok say\u0131da k\u00f6k h\u00fccre var.<\/p>\n<p>Canl\u0131 embriyosundan k\u00f6k h\u00fccre al\u0131p laboratuarda \u00e7o\u011faltma i\u015flemi ilk olarak 1981\u2019de farelerde ba\u015flad\u0131. \u0130nsan embriyosundan k\u00f6k h\u00fccre ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131ysa bundan 7-8 y\u0131l \u00f6nce, 1998\u2019de ba\u015far\u0131ld\u0131. Medya ve \u015firketlerin k\u00f6k h\u00fccreye ilgisi de as\u0131l bundan sonra ba\u015flad\u0131.<\/p>\n<p>K\u00f6k h\u00fccreler hakk\u0131nda bildiklerimizin hemen t\u00fcm\u00fc hayvan, \u00f6zellikle de fare deneylerinden geliyor. \u0130nsan k\u00f6k h\u00fccre \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 hen\u00fcz \u00e7ok az ve \u00e7ok yeni. \u00d6rne\u011fin insan embriyonik k\u00f6k h\u00fccreleri \u015fimdiye dek 20 kereden fazla \u00e7o\u011falt\u0131lamad\u0131. Bu y\u00fczden, bu h\u00fccrelerin farelerde oldu\u011fu gibi, insanda da b\u00f6ylesine \u00e7e\u015fitlenip farkl\u0131la\u015fabilece\u011fi hen\u00fcz g\u00f6sterilmi\u015f de\u011fil. Yeti\u015fkin k\u00f6k h\u00fccrelerindeki durum da az \u00e7ok benzer. Onlar hakk\u0131ndaki bilgilerimizin kayna\u011f\u0131 da \u00e7o\u011funlukla fareler. Oysa fereyle insan baz\u0131 benzerlikler ta\u015f\u0131sa da ayn\u0131 de\u011filler. \u00d6rne\u011fin, yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar g\u00f6sterdi ki, fare beyninde bulunan baz\u0131 k\u00f6k h\u00fccreler insanda bulunmuyor. \u0130nsandakilerin baz\u0131lar\u0131 da farede yok.<\/p>\n<p>Yine k\u00f6k h\u00fccre bilgilerinin \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 in vitro, yani v\u00fccut d\u0131\u015f\u0131nda, laboratuar t\u00fcp ya da kaplar\u0131nda yap\u0131lan deneylerden geliyor. \u0130n vivo yani canl\u0131 v\u00fccutta yap\u0131lan deneylerin say\u0131s\u0131 hen\u00fcz s\u0131n\u0131rl\u0131. \u0130n vitro olarak, laboratuar ortam\u0131nda, h\u00fccre k\u00fclt\u00fcr\u00fc yoluyla farkl\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lan k\u00f6k h\u00fccrelerin bir k\u0131sm\u0131 33 derecelik \u0131s\u0131da \u00e7o\u011falt\u0131labiliyor. Oysa insan v\u00fccudunun \u0131s\u0131s\u0131 37 derece. Ko\u015fullar ayn\u0131 de\u011fil.<\/p>\n<p>Kald\u0131 ki, hayvan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan her zaman iyi haberler de gelmiyor. \u00d6rne\u011fin, <em>Nature<\/em> dergisinde yay\u0131nlanan bir \u00e7al\u0131\u015fmada, farelere enjekte edilen k\u00f6k h\u00fccrelerin kanser olu\u015fturdu\u011fu a\u00e7\u0131kland\u0131. \u00dcstelik \u00f6rnek tek de de\u011fil. Ba\u015fka fare deneyleri, v\u00fccuda enjekte edilen k\u00f6k h\u00fccrelerin baz\u0131 hayvanlarda teratom denilen bir t\u00fcr kanser yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi.<\/p>\n<p>Yine, \u00f6rne\u011fin halk aras\u0131nda kas erimesi denilen m\u00fcsk\u00fcler distrofilerin en \u015fiddetli hali olan Duchenne m\u00fcsk\u00fcler distrofisinde (DMD) b\u00fcy\u00fck umutlarla enjekte edilen kas k\u00f6k h\u00fccrelerinin distrofiyi iyile\u015ftiremedi\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Umutlar hemen s\u00f6nd\u00fc. \u00c7\u00fcnk\u00fc, DMD konusunda son aylar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, bu hastalarda k\u00f6k h\u00fccre olmas\u0131na ra\u011fmen h\u00fccrelere \u00e7o\u011falma i\u015faretini verecek mekanizmalarda da bozukluk oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Bu y\u00fczden, d\u0131\u015far\u0131dan kaslara k\u00f6k h\u00fccre verilse bile \u201c\u00e7o\u011fal\u201d i\u015fareti gelmedi\u011finden, h\u00fccreler \u00e7o\u011falmaya ba\u015flay\u0131p hasar\u0131 gideremiyorlar. K\u00f6k h\u00fccre vermek yetmiyor, v\u00fccutta onlar\u0131 y\u00f6nlendirmek de gerekiyor.<\/p>\n<p><strong><em>Umuda yolculuk<\/em><\/strong><\/p>\n<p>K\u00f6k h\u00fccreler tedavisi olmayan bir\u00e7ok hastal\u0131k i\u00e7in b\u00fcy\u00fck umut vaat ediyor. Ger\u00e7ekten de omurilik fel\u00e7lerinden Parkinson ya da Alzheimer hastal\u0131\u011f\u0131na, Diyabet ya da \u015feker hastal\u0131\u011f\u0131ndan l\u00f6semi, lenfoma ya da \u00f6teki kanser t\u00fcrlerine pek \u00e7ok hastal\u0131\u011f\u0131n tedavisi i\u00e7in b\u00fcy\u00fck potansiyel ta\u015f\u0131yorlar. Bug\u00fcn sadece hastalar\u0131n de\u011fil ara\u015ft\u0131rmac\u0131 ve hekimlerin de b\u00fcy\u00fck umudu durumundalar. Ama, g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, \u00e7al\u0131\u015fmalar hen\u00fcz olduk\u00e7a yeni ve yetersiz. Tedavide kullanmaya ba\u015flayabilmek i\u00e7in haklar\u0131nda bilmemiz gereken daha pek \u00e7ok \u015fey var. En az\u0131ndan, k\u00f6k h\u00fccreleri nas\u0131l kontrol edece\u011fimizi hen\u00fcz bilmiyoruz. V\u00fccutta bir de\u011fil birden fazla h\u00fccre t\u00fcr\u00fcne d\u00f6n\u00fc\u015febiliyorlar. Verilecek h\u00fccrelerin verildikleri doku ve organlarda ba\u015fka doku ya da organlar\u0131n h\u00fccrelerine d\u00f6n\u00fc\u015fmeyeceklerinin garantisi yok. Bir s\u00fcre sonra, kalbin ortas\u0131nda ya da beyin veya omurili\u011fin i\u00e7inde bir kemik ya da k\u0131k\u0131rdak dokusu olu\u015fmayaca\u011f\u0131n\u0131, veyahut da kanserli bir yap\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmayaca\u011f\u0131n\u0131 kim s\u00f6yleyebilir?<\/p>\n<p>Hipokrat\u2019tan bu yana b\u00fct\u00fcn t\u0131p \u00f6\u011frencilerine ezberletilen ilkelerden birisi \u201c\u00f6nce hastaya zarar verme\u201d ilkesidir. Hekim bir tedavi uygulayaca\u011f\u0131 zaman, uygulaman\u0131n tedavi edici etkisinden \u00f6nce, zarar verip vermeyece\u011fine bakmak zorundad\u0131r. Yeni bir tedavi geli\u015ftirilirken, etkisi \u00f6nce in vitro olarak hayvan h\u00fccrelerinde ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Etkiler daha sonra ba\u015fka hayvan, sonra da insan h\u00fccrelerinde her seferinde 3-5 kere tekrarlanarak incelenir. Sonu\u00e7lar olumluysa fare, s\u0131\u00e7an, tav\u015fan gibi k\u00fc\u00e7\u00fck hayvan, sonra da b\u00fcy\u00fck hayvan deneylerine ba\u015flan\u0131r. \u0130nsan denemeleri i\u00e7in vakit h\u00e2l\u00e2 erkendir. Ayn\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ba\u015fka gruplar\u0131n da yap\u0131p benzer sonu\u00e7lar\u0131 almas\u0131 gerekir. Hepsi ger\u00e7ekle\u015ftirilse bile, yine de toksisite testleri yap\u0131p, varsa yan etkilerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 i\u00e7in bir s\u00fcre beklenmedik\u00e7e insanda uygulama ba\u015flat\u0131lmaz. Hastalar ne kadar g\u00f6n\u00fcll\u00fc olsa; ne kadar yalvar\u0131p yakarsa, kap\u0131da kuyru\u011fa girse; hekim tedavisinin etkisinden ne kadar emin olsa, yine de bunlar\u0131 yapmadan klinik denemelere ba\u015flamamal\u0131d\u0131r. Ara\u015ft\u0131rma eti\u011fi, bilim insan\u0131 ve hekim olma, daha da \u00f6tesi insan olma ahlak ve sorumlulu\u011fu bunu gerektirir.<\/p>\n<p>\u00d6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, k\u00f6k h\u00fccre bir \u201csihirli de\u011fnek\u201d. Dokundu\u011fu \u015feyi de\u011fi\u015ftirece\u011fe benziyor. Ama, ad\u0131 \u00fcst\u00fcnde, sihirli de\u011fnek bu, ne yapaca\u011f\u0131 belli mi olur. Kurba\u011fay\u0131 prens yaparken, akl\u0131 eser bir g\u00fcn de prensi kurba\u011fa yapaca\u011f\u0131 tutar. Acele etmeyelim. \u00d6nce \u015fu sihirli de\u011fne\u011fi yak\u0131ndan tan\u0131y\u0131p kullanmas\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenelim.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00d6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, k\u00f6k h\u00fccre bir \u201csihirli de\u011fnek\u201d. Dokundu\u011fu \u015feyi de\u011fi\u015ftirece\u011fe benziyor. Ama, ad\u0131 \u00fcst\u00fcnde, sihirli de\u011fnek bu, ne yapaca\u011f\u0131 belli mi olur. Kurba\u011fay\u0131 prens yaparken, akl\u0131 eser bir g\u00fcn de prensi kurba\u011fa yapaca\u011f\u0131 tutar. Acele etmeyelim. \u00d6nce \u015fu sihirli de\u011fne\u011fi yak\u0131ndan tan\u0131y\u0131p kullanmas\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenelim. \u00d6zellikle son bir y\u0131ld\u0131r medyada s\u0131k s\u0131k k\u00f6k h\u00fccre haberleri [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":473,"featured_media":8437,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[62,21,231,33],"tags":[197,424,205,425,203],"class_list":["post-8430","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-24-sayi","category-biyoloji","category-molekuler-biyoloji-ve-genetik","category-saglik-bilimleri","tag-biyoloji","tag-kok-hucre","tag-mikrobiyoloji","tag-saglik","tag-tibbi-biyoloji"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8430","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/473"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=8430"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8430\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/8437"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=8430"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=8430"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=8430"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}