{"id":8495,"date":"2007-12-01T00:06:33","date_gmt":"2007-11-30T22:06:33","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=8495"},"modified":"2017-07-17T12:23:05","modified_gmt":"2017-07-17T09:23:05","slug":"felsefe-ve-ictimaiyat-mecmuasi-hatemi-senih-sarpin-ilmin-felsefi-kiymeti-adli-makalesi-uzerine","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2007\/12\/01\/felsefe-ve-ictimaiyat-mecmuasi-hatemi-senih-sarpin-ilmin-felsefi-kiymeti-adli-makalesi-uzerine","title":{"rendered":"Felsefe ve \u0130\u00e7timaiyat Mecmuas\u0131  Hatemi Senih Sarp\u2019\u0131n \u2018\u0130lmin Felsef\u00ee K\u0131ymeti\u2019 adl\u0131 makalesi \u00fczerine"},"content":{"rendered":"<h4><em>Cumhuriyetin Ayd\u0131nlanma odakl\u0131 k\u00fclt\u00fcrel devrimini ve sek\u00fcler d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc i\u00e7selle\u015ftirmi\u015f bir \u00f6\u011fretmen ve ayn\u0131 zamanda bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olan Hatemi Senih, \u201c\u0130lmin Felsef\u00ee K\u0131ymeti\u201d adl\u0131 makalesinde, bilimin konusunu, nesne ve olaylar\u0131n nedenlerini bilmek olarak belirlemekte ve \u00f6zellikle neden konusuna, Tanr\u0131 odakl\u0131 paradigman\u0131n farkl\u0131 yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fi i\u00e7in, A. Comt\u2019a ba\u015fvurarak, neden anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n evrimine dikkatleri \u00e7ekmektedir.<\/em><\/h4>\n<p>Bilimin de\u011feri sorunu, ge\u00e7mi\u015ften g\u00fcn\u00fcm\u00fcze filozoflar\u0131n \u00fczerinde fikir y\u00fcr\u00fctt\u00fckleri en temel konulardan birisi olmu\u015ftur. Bug\u00fcn de, \u00f6zellikle modern bilime y\u00f6neltilen postmodern ele\u015ftiriler, gittik\u00e7e artan antibilimci ak\u0131mlar kar\u015f\u0131s\u0131nda, bilimin de\u011feri sorunsal\u0131 \u00f6nemini korumaktad\u0131r (1). Hatta belki de, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz bilim felsefesinin en temel sorunlar\u0131 aras\u0131ndad\u0131r. Bu sav\u0131m\u0131z nedensiz de\u011fildir; zira bunu, bilim felsefesi yap\u0131tlar\u0131nda tart\u0131\u015fma konusu yap\u0131lan, y\u00f6ntembilimsel \u00e7o\u011fulculuk ya da y\u00f6ntembilimsel anar\u015fizm, paradigmalar\u0131n ve kuramlar\u0131n e\u015f\u00f6l\u00e7\u00fclemezli\u011fi, t\u00fcmevar\u0131m\u0131n temellendirilemezli\u011fi, ger\u00e7ekli\u011fin bilinemezli\u011fi, do\u011frulu\u011fun \u00f6znelli\u011fi ve k\u00fclt\u00fcrel g\u00f6relili\u011fi, evrenselli\u011fin s\u00f6ylenceselli\u011fi, \u00fcst-anlat\u0131lar\u0131n \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc, yerel anlat\u0131larla yetinmek gerekti\u011fi, nesnelli\u011fin elde edilemeyecek bir hayal oldu\u011fu, bilimsel s\u00f6ylemin metafizik bir temele dayand\u0131\u011f\u0131 ve sihir, din, felsefe gibi etkinliklerle hakikat sav\u0131nda bilimin e\u015fit d\u00fczeyde oldu\u011fu (2) gibi s\u00f6ylemlerde ve tart\u0131\u015fmalarda g\u00f6rmek olas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde yo\u011fun olarak yap\u0131lan tart\u0131\u015fman\u0131n, i\u00e7erik olarak daha az yo\u011funluklu olmakla birlikte bir benzerinin, Cumhuriyet d\u00f6neminin ilk felsefe dergileri aras\u0131nda yer alan <em>Felsefe ve \u0130\u00e7timaiyat Mecmuas\u0131<\/em>\u2019nda da yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131na tan\u0131k olmaktay\u0131z (3). O d\u00f6nemde bu tart\u0131\u015fman\u0131n yap\u0131lmas\u0131 asl\u0131nda olduk\u00e7a anlaml\u0131d\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc Cumhuriyetle birlikte Tanr\u0131 odakl\u0131 bir k\u00fclt\u00fcr alg\u0131s\u0131ndan sek\u00fcler bir k\u00fclt\u00fcr alg\u0131s\u0131na do\u011fru devrimsel bir s\u00fcre\u00e7 ya\u015fanm\u0131\u015f; sek\u00fcler k\u00fclt\u00fcr\u00fcn do\u011fu\u015funda, geli\u015fiminde ve k\u00f6kle\u015fmesinde temel olan bilimin \u00f6nemini ve de\u011ferini topluma kavratma sorunu do\u011fmu\u015ftur. \u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, bu t\u00fcrden bir i\u015flev g\u00f6rmek i\u00e7in \u00e7\u0131kar\u0131lan dergi, bilime y\u00f6nelik ele\u015ftirileri g\u00f6\u011f\u00fcslemeyi de \u00fcstlenmi\u015f, \u00f6zellikle e\u011fitimcilere seslenerek, bilimin temellendirilmesinde ve yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda gen\u00e7 ku\u015faklar\u0131n, bilime dayal\u0131 e\u011fitiminin \u00f6nemine dikkat \u00e7ekmi\u015ftir (4).<\/p>\n<p><strong><em>Hatemi Senih\u2019in \u201c\u0130lmin Felsef\u00ee K\u0131ymeti\u201d adl\u0131 makalesi \u00fczerine birka\u00e7 s\u00f6z<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Derginin yaz\u0131 devriminden \u00f6nce oldu\u011fu i\u00e7in, eski yaz\u0131yla yay\u0131mlanm\u0131\u015f V. say\u0131s\u0131nda, o zaman \u0130stanbul K\u0131z Lisesi\u2019nde felsefe ve toplumbilim (i\u00e7timaiyat) \u00f6\u011fretmeni olarak g\u00f6rev yapan Hatemi Senih (5), \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 itibariyle pozitivist e\u011filimi a\u011f\u0131r basmakla birlikte, bilimin de\u011ferini tart\u0131\u015fma konusu yapan ve ele\u015ftiriler kar\u015f\u0131s\u0131nda onun de\u011ferinin yitmedi\u011fini g\u00f6stermeyi erekleyen bir makale kaleme alm\u0131\u015ft\u0131r. <em>Felsefe ve \u0130\u00e7timaiyat Mecmuas\u0131<\/em>\u2019n\u0131n V. say\u0131s\u0131n\u0131n 351-356. sayfalar\u0131 aras\u0131nda, \u201c\u0130lmin Felsef\u00ee K\u0131ymeti\u201d ad\u0131yla yay\u0131mlanan makale (6), bug\u00fcn bile dirili\u011fini korumakta ve okuyucuya bilimin temellendirilmesi konusunda \u00f6nemli ipu\u00e7lar\u0131 vermektedir.<\/p>\n<p>Cumhuriyetin Ayd\u0131nlanma odakl\u0131 k\u00fclt\u00fcrel devrimini ve sek\u00fcler d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc i\u00e7selle\u015ftirmi\u015f bir \u00f6\u011fretmen ve ayn\u0131 zamanda bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olan Hatemi Senih, bilimin konusunu, nesne ve olaylar\u0131n nedenlerini bilmek olarak belirlemekte ve \u00f6zellikle neden konusuna, Tanr\u0131 odakl\u0131 paradigman\u0131n farkl\u0131 yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fi i\u00e7in, A. Comt\u2019a ba\u015fvurarak, neden anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n evrimine dikkatleri \u00e7ekmektedir (7). Bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re, insanl\u0131k \u00fc\u00e7 temel a\u015fama ge\u00e7irmi\u015ftir. Bunlar\u0131n ilki, teolojik, ikincisi metafizik, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise modern bilimin egemen oldu\u011fu pozitivist a\u015famad\u0131r. Bu son a\u015famada, nesne ve olaylar\u0131n nedeni, ne tanr\u0131sal irade ne de gizemli g\u00fc\u00e7lerdir. Bu t\u00fcr a\u00e7\u0131klamalar eskide kalm\u0131\u015ft\u0131r. Yeni a\u00e7\u0131klama tarz\u0131na, yani bilime g\u00f6re, bir olay\u0131n ya da nesnenin nedeni bir ba\u015fka olay ya da nesnedir. Hatemi Senih, bunu \u0131srarla dile getirmektedir (8).<\/p>\n<p>Ard\u0131ndan, bilimin bu neden anlay\u0131\u015f\u0131na ba\u011fl\u0131 olan a\u00e7\u0131klama tarz\u0131n\u0131 ele almakta, bu a\u00e7\u0131klama tarz\u0131nda do\u011fa yasalar\u0131na, sistemli deney ve \u00f6l\u00e7\u00fclebilirlili\u011fe \u00f6zel bir \u00f6nem atfetmektedir. Bu arada deney (tecr\u00fcbe) kavram\u0131 konunda anakronizme d\u00fc\u015fme tehlikesini g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak, Aristoteles \u00f6rne\u011finden hareketle, eski ve yeni deney anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmay\u0131 da ihmal etmemektedir (9). Senih\u2019e g\u00f6re, deneye konu olmayan ve \u00f6l\u00e7\u00fclemeyen her \u015fey metafiziktir ve dolay\u0131s\u0131yla bilim d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Metafizik konularda da ara\u015ft\u0131rmalar yap\u0131labilece\u011fini belirtmekle birlikte, bunlar\u0131n bilimsel de\u011ferlerinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6zellikle vurgulamaktad\u0131r (10). \u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki Senih, an\u0131lan sav\u0131yla, yumu\u015fak bir \u00fcslupla, Tanr\u0131 odakl\u0131 a\u00e7\u0131klamalara ve metafizi\u011fe kar\u015f\u0131 koymakta, ger\u00e7e\u011fi \u00f6\u011frenmek isteyenlere bilimi sal\u0131k vermektedir.<\/p>\n<p>Bilimin felsefi de\u011ferini ele ald\u0131\u011f\u0131nda, pragmatistlerin her \u015feyi yarara indirgeyen anlay\u0131\u015flar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakta, ge\u00e7mi\u015f filozoflardan destek alarak, bilimin de\u011ferini \u201csalt bilmede\u201d aramaktad\u0131r (11). Ard\u0131ndan Kant ve A. Comt\u2019un bilimi salt nesnelerin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc bilme ve nesneler aras\u0131 ili\u015fkilere odaklamas\u0131n\u0131n ve Kant\u2019\u0131n deyi\u015fiyle kendinde \u015feyin, yani nesne ve olaylar\u0131n mahiyetinin\/neli\u011finin, bir ba\u015fka deyi\u015fle ger\u00e7ekli\u011fin bilinemeyece\u011fini ileri s\u00fcrmesinin bilimin de\u011ferini d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcp d\u00fc\u015f\u00fcrmedi\u011fi sorununu irdelemeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Ona g\u00f6re, nesne ve olaylar\u0131n mahiyetini\/neli\u011fini bilmemek, bilgimizin nesnel ger\u00e7ekli\u011fe uygun olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptayamamak, bilimin de\u011ferini d\u00fc\u015f\u00fcrmez; \u00e7\u00fcnk\u00fc bilim, ger\u00e7ekli\u011fe y\u00f6nelik ili\u015fkileri \u00f6\u011fretir. Bu ili\u015fkiler, nesnelerin salt\u0131k mahiyetine\/neli\u011fine ister uysun ister uymas\u0131n sonu\u00e7 de\u011fi\u015fmez. Zira bilimin odakland\u0131\u011f\u0131 ili\u015fkiler, o nesnelerden edinilmektedir, o nesnelerden kaynaklanan izlenimlerden meydana gelmektedir. Bu kadar\u0131n\u0131 bilmek bile bilimin bilgisel de\u011ferini kurtarmak i\u00e7in yeterlidir. Ona g\u00f6re, Kant\u2019\u0131n do\u011fa\u00f6tesi (metafizik) a\u00e7\u0131klamas\u0131, mademki nesneler aras\u0131ndaki ili\u015fkileri temel al\u0131yor, o halde bu bilim i\u00e7in endi\u015fe verici de\u011fildir. Zira nesneler aras\u0131ndaki ili\u015fkiler, yani yasalar ilerlemektedir ve gittik\u00e7e bilim taraf\u0131ndan bize g\u00f6sterilmektedir (12).<\/p>\n<p>Makalenin sonunda do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n zorunsuzlu\u011funu savunan Puankara ve E. Boutroux\u2019nun g\u00f6r\u00fc\u015flerine de yer veren Senih, onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerinin de Kant\u2019\u0131n ve A. Comt\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015fleri gibi bilimin de\u011ferini azaltmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ancak ko\u015fullara ba\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekte (13) ve ele\u015ftirilerden yola \u00e7\u0131karak, ba\u015flang\u0131\u00e7ta hareket zemini olarak kabul etti\u011fi pozitivizmi bir par\u00e7a a\u015farak \u015fu sonuca ula\u015fmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cBilimin yasalar\u0131 iki derecede nisp\u00ee\/g\u00f6recelidir: Bu yasalar nisp\u00ee\/g\u00f6relidir; \u00e7\u00fcnk\u00fc nesnelerin mahiyetini\/neli\u011fi de\u011fil, ili\u015fkilerini anlat\u0131rlar. \u0130kinci olarak yine nisp\u00ee\/g\u00f6relidirler; zira bu ili\u015fkileri, zihnimiz, kendi \u00f6zelliklerini kar\u0131\u015ft\u0131rarak ke\u015ffetmektedir. Bilimsel yasalar\u0131n bu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi itiraz\u0131 olanaks\u0131z olaylara dayanmaktad\u0131r. Bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar, zorunlu olarak zihnimizin markas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r.\u201d (14)<\/p>\n<p>Hatemi Senih\u2019in makalesi, modern bilimin de\u011ferini temellendirme konusunda Cumhuriyet\u2019in ilk y\u0131llar\u0131nda g\u00f6sterilen \u00e7abalar\u0131 ve felsef\u00ee ilgiyi temsil etmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan olduk\u00e7a \u00f6nemlidir. Dil devrimiyle sadece uzmanlar\u0131n okumalar\u0131na a\u00e7\u0131k hale gelen makaleyi Latin harflerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcp, dilini bir par\u00e7a \u00f6zle\u015ftirerek -burada Hatemi Senih\u2019in kulland\u0131\u011f\u0131 dilin bize \u00e7ok yak\u0131n oldu\u011funu an\u0131msatmak isterim- T\u00fcrk okuyucusunun takdirine sunmak, \u00f6nemli bir hizmet olsa gerektir.<\/p>\n<p><strong>Hatemi Senih\u2019in makalesinin tam metni<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u201cB\u0130L\u0130M\u0130N FELSEF\u00ce DE\u011eER\u0130\u201d <\/strong><\/p>\n<p>Biliyoruz ki, bilimin konusu, zihnin tan\u0131mak istedi\u011fi nesnelerin ve olaylar\u0131n nedenleridir. Nesnelerin ve olaylar\u0131n nedenleri, kelimenin tam anlam\u0131yla, bu nesneler ve olaylar\u0131 tan\u0131mak, nesne ve olaylar\u0131n ne oldu\u011funu bilmek de\u011fildir. Fakat onlar\u0131 a\u00e7\u0131klamaya g\u00fc\u00e7 yetirmektir. Bu a\u00e7\u0131klamay\u0131 yapabilmek i\u00e7in de, zihnimiz, tan\u0131mak istedi\u011fi nesne ve olaylara birtak\u0131m nedenler bulur. Fakat bu nedenler, zihinlerin k\u00fclt\u00fcr derecesine g\u00f6re, \u00e7ok farkl\u0131la\u015f\u0131r. Bu nedenler, August Comt\u2019un, pek g\u00fczel bildi\u011fimiz \u00fc\u00e7 hal yasas\u0131 ile a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi \u00fc\u00e7 farkl\u0131 devrede, teolojik, metafizik ve pozitivist olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 t\u00fcr a\u00e7\u0131klama tarz\u0131 ge\u00e7irmi\u015ftir. \u0130\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z devir, pozitivist devirdir. Bug\u00fcn olaylar i\u00e7in arad\u0131\u011f\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131klama tarz\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ba\u015fkad\u0131r. Bize g\u00f6re bir olay\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131, o olay\u0131n kendisinden \u00f6nce gelen di\u011fer bir olaya zorunlu bir bi\u00e7imde ba\u011fl\u0131 olmas\u0131yla olas\u0131d\u0131r. Bu \u00f6nce gelen olaya, neden (illet) denildi\u011fini biliyorsunuz. \u00c7a\u011fda\u015f bir bilim insan\u0131 i\u00e7in, ger\u00e7ek neden, ne tanr\u0131sal bir iradedir, ne gizli bir kuvvettir, fakat \u00f6nce gelen bir olayd\u0131r. \u0130ki olay aras\u0131nda varolan zorunlu nispete do\u011fa yasas\u0131 denilir. S\u00f6z gelimi, atmosfer bas\u0131nc\u0131yla civan\u0131n barometre t\u00fcp\u00fcndeki y\u00fckseli\u015fi aras\u0131ndaki oran b\u00f6yle zorunlu bir ili\u015fkidir.<\/p>\n<p>Zihnimizin ke\u015ffetti\u011fi do\u011fa yasalar\u0131 e\u015fit d\u00fczeyde kesin de\u011fildir. En m\u00fckemmel yasalar, do\u011fru \u00f6l\u00e7\u00fctlere dayanan matematiksel form\u00fcllerle ifadesi olas\u0131 olanlarla, deneyin (tecr\u00fcbe) s\u00fcrekli olarak do\u011frulayabildi\u011fi yasalard\u0131r. B\u00f6yle yasalara, fizik ve mekanik bilimlerde rastlan\u0131l\u0131r. Biyolojik bilimlerdeki yasalar, bu derecede kesin de\u011fildir. Toplumsal bilimlerde kesinlik daha da azal\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu sonunculardaki olaylar, \u00e7ok karma\u015f\u0131kt\u0131r ve bunlar\u0131n olaylar\u0131 aras\u0131nda nedensellik ba\u011flar\u0131 (illiyet rab\u0131talar\u0131) kurmak g\u00fc\u00e7t\u00fcr. \u201cIs\u0131 demiri genle\u015ftirir\u201d ve \u201cafyon uyutur\u201d; bu iki yasa kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lsa, deney ilk yasay\u0131 her zaman ve sorunsuz bir bi\u00e7imde destekler. Fakat yine deneye dayanarak afyonun her durum ve ko\u015fulda uyutucu oldu\u011fu do\u011frulanamaz. Bu ikinci yasa, g\u00f6receli\/nisp\u00ee bir zorunluluk ifade eder.<\/p>\n<p>O halde bilim, zihnin tan\u0131mak istedi\u011fi nesne ve olaylar\u0131n nedenlerini belirlemesi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n belirli bir y\u00f6ntem d\u00e2hilinde ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 demektir. \u015eu kadar ki, bu do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 yap\u0131l\u0131rken ve onlara ula\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 hissederken, deney arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla do\u011frulanamayan her a\u00e7\u0131klama, bu yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z bilim tan\u0131m\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kal\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bug\u00fcnk\u00fc bilimin en \u00f6nemli bir karakteri <strong>deneysel<\/strong> olmakt\u0131r. G\u00f6zlem ve deney uygulanmas\u0131 olas\u0131 olmayan ara\u015ft\u0131rmalar varsay\u0131m\/<strong>faraziye<\/strong> sahas\u0131nda mahk\u00fbm olur. Bu saha, bug\u00fcn\u00fcn bilim insanlar\u0131na yasak de\u011fildir. Fakat deneyin do\u011frulayamad\u0131\u011f\u0131 bir varsay\u0131m\/faraziye, bilgi \u00f6nermesi s\u0131ras\u0131na ge\u00e7emez. O halde modern bilimin \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc (orijinalitesi), deneye dayan\u0131yor demektir. Sonu\u00e7lardan birisi, deney yoluyla itiraz g\u00f6t\u00fcrmeyecek bi\u00e7imde, yanl\u0131\u015fland\u0131\u011f\u0131 (tekzib) zaman, bir bilim insan\u0131, ortaya koydu\u011fu varsay\u0131m\u0131\/faraziyeyi yads\u0131maya haz\u0131r bulunmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bir noktay\u0131 i\u015faret etmek gerekir:<\/p>\n<p>Bug\u00fcn m\u00fcspet bilimimizdeki deney ile eski bilimdeki deneyi birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rmamal\u0131d\u0131r. Eskiden (de) deney \u00f6nemliydi. (Ancak) kontrols\u00fcz ve tedbirsiz yap\u0131l\u0131rd\u0131. K\u00f6t\u00fc ko\u015fullar i\u00e7eriyordu. Aristoteles, havan\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 (veznini) kan\u0131tlamak i\u00e7in, \u015fu basit yolla deney yap\u0131yordu: Bir terazinin iki kefesine birbirine a\u011f\u0131rl\u0131kta e\u015fit iki kursak koyup e\u015fitli\u011fi sa\u011flad\u0131ktan sonra, kursa\u011f\u0131n birisini nefesle \u015fi\u015firiyor ve o zaman \u015fi\u015firilmi\u015f kursa\u011f\u0131 e\u015fit terazi kefesine (koyarak) \u00f6tekinin aleyhine olarak e\u015fitli\u011fi ihlal ediyordu. Aristoteles, bu deney ile a\u015fa\u011f\u0131ya inen kefenin, kursa\u011fa eklenen hava arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla indi\u011fine, bundan dolay\u0131 da havan\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kan\u0131tland\u0131\u011f\u0131na inan\u0131yordu. Fakat a\u015fa\u011f\u0131ya inen kefeyi, a\u015fa\u011f\u0131ya indiren ger\u00e7ek nedenin, kursa\u011fa kendi a\u011fz\u0131yla doldurdu\u011fu asit karbonu (karbondioksit) ve su buhar\u0131n\u0131n oldu\u011funa dikkat etmiyordu. Bug\u00fcn herhangi bir deneyin, do\u011fru olmas\u0131 i\u00e7in, en k\u00fc\u00e7\u00fck ayr\u0131nt\u0131ya kadar do\u011frulanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmas\u0131 gerekir ve sonuca g\u00fcven ancak deney arac\u0131n\u0131n son derece kesin olmas\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fir. \u00c7a\u011fda\u015f bir\u00e7ok bilim insan\u0131n\u0131n i\u015faret ettikleri bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi, en k\u0131sa bir bi\u00e7imde, Dantek ifade etmi\u015ftir: \u201cAncak \u00f6l\u00e7\u00fclmesi m\u00fcmk\u00fcn olan \u015feyin bilimi olur.\u201d G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bug\u00fcnk\u00fc bilimimiz, bug\u00fcnk\u00fc m\u00fcspet bilgimiz, yaln\u0131z deneye l\u00fczum g\u00f6stermek \u00f6zelli\u011fiyle ayr\u0131lmaktad\u0131r; ondan da fazla, \u00f6l\u00e7\u00fcm imk\u00e2n\u0131 ile de se\u00e7kin bir yer edinmektedir.<\/p>\n<p>Acaba deneysel bilimin y\u00f6ntemleri, yaln\u0131z do\u011fal olaylar\u0131n meydana gelmesi ve ger\u00e7ek a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 m\u0131 bize \u00f6\u011fretirler? Yoksa bu y\u00f6ntemlerin, maddesel ve eylemsel ya\u015fam\u0131m\u0131z i\u00e7in de yararlar\u0131 var m\u0131d\u0131r? \u015e\u00fcphesiz ki, deneysel bilimlerin y\u00f6ntemleri, do\u011furduklar\u0131 eylemsel uygulamalar sayesinde dikkat \u00e7ekici bir yarar sa\u011fl\u0131yorlar. Teknik (fenn\u00ee) sanatlar\u0131n hepsi, bilinen ve belirli do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n uygulanmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u015eimdi bilimin, felsef\u00ee bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla, de\u011feri (\u00fczerinde) d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz?<\/p>\n<p>Kimi filozoflar, bilimin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle eylemsel bir amac\u0131 oldu\u011funa inan\u0131rlar. Bu kan\u0131da olanlar bilimi, \u201cd\u00fcnyada kendimizi sevk ve idareye yarayan ara\u00e7lar\u0131n toplam\u0131 (heyet mecmuas\u0131)\u201d diye tan\u0131mlarlar. Bu anlay\u0131\u015fa sahip olanlar\u0131n yoluna (mesle\u011fine) pragmatizm (yararc\u0131l\u0131k) denilir. Pragmatizmin bu anlay\u0131\u015f\u0131, felsefenin geleneksel anlay\u0131\u015f\u0131yla bilime verdi\u011fi anlama ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Hatta pragmatizmin bu sav\u0131,\u00a0 bilimsel sorunlarda, m\u00fcspet ara\u015ft\u0131rmay\u0131 kabul etmi\u015f August Comt, J. S. Mill, Tane, H. Spencer gibi filozoflar\u0131n kanaatlerine ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Sokrates\u2019ten Kant\u2019a kadar b\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, bilimi \u201csalt bilme\u201d (mahz-\u0131 marifet) olarak kabul etmi\u015flerdir. Onun amac\u0131n\u0131, \u201colaylar\u0131 oldu\u011fu gibi tan\u0131mak\u201d diye tan\u0131mlam\u0131\u015flard\u0131r. Buna ba\u011fl\u0131 olarak bilimin de\u011feri, her \u015feyden \u00f6nce bilmenin de\u011feridir; fakat (bu) eylemsel bir de\u011fer de\u011fildir. Bilimin sanayiye, bilimsel e\u011fitime oldu\u011fu gibi, toplumsal sorunlara uygulanmas\u0131, bilimin ger\u00e7ek b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc var eden dolay\u0131ml\u0131 (bilvas\u0131ta) sonu\u00e7lard\u0131r. Fakat do\u011frudan do\u011fruya bilimin amac\u0131nda eylemsel yarar endi\u015fesi bulunmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Gerek 17. y\u00fczy\u0131l rasyonalistleri (ussalc\u0131lar) Descartes, Newton, Leibniz gibi, bilimin bize do\u011fay\u0131 en mahrem derinliklerine kadar tan\u0131tt\u0131\u011f\u0131 kabul edilsin, gerek \u00e7a\u011fda\u015f pozitivistler ve Kant gibi yaln\u0131z bilimin bize do\u011fay\u0131 ancak duyular\u0131m\u0131za g\u00f6r\u00fcnen ili\u015fkileri tan\u0131tabildi\u011fi \u015feklinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcls\u00fcn, her iki bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n da, bilimin bir ger\u00e7ek varl\u0131\u011fa ili\u015fkin bilgi (savoir r\u00e9el) verdi\u011fi ve bununla hakikate ula\u015fman\u0131n olas\u0131 oldu\u011fu kabul edilir. Bakun(in), \u201cdo\u011fa, ancak yasalar\u0131na h\u00e2kim olarak yak\u0131l\u0131r\u201d diyordu. Bu yasalara h\u00e2kim olmak i\u00e7in, \u00f6nce onlar\u0131 tan\u0131mak gerekir. Bundan dolay\u0131, bilime yaln\u0131z eylemsel bir \u00fcst\u00fcnl\u00fck veren ve bilimdeki bilgisel de\u011feri yads\u0131yan anlay\u0131\u015f, mant\u0131ksal de\u011fildir.<\/p>\n<p>Kuramsal mahiyetini\/neli\u011fini yads\u0131maks\u0131z\u0131n, bilimin de\u011ferini daha derin bir ara\u015ft\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn olur:<\/p>\n<p>Kant\u2019\u0131n relativisme criticiste (ele\u015ftirel g\u00f6recelik) ve August Comt\u2019un relativisme positiviste (olumsal g\u00f6recelik) sistemlerine g\u00f6re bilim, ancak olaylar aras\u0131ndaki ili\u015fkiye ve olaylar\u0131n d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcne dayanmaktad\u0131r. Bu kan\u0131da olan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlere g\u00f6re, bilim salt\u0131k\/mutlak ger\u00e7ekli\u011fi kavrayamaz. Bizim bilgimiz, ait oldu\u011fu konunun mahiyetine\/neli\u011fine uygun (mutab\u0131k) de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bilim, yaln\u0131z ve sadece, olaylar aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi tan\u0131yor. Fakat \u00f6zde nesnelerin mahiyetini\/neli\u011fini bilmiyor.<\/p>\n<p>Bilginin bu (t\u00fcrden bir) \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesini yapan Kant\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnceleri kar\u015f\u0131s\u0131nda, bilimin de\u011feri sars\u0131l\u0131yor gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Bu \u00e7\u00f6z\u00fcmleme, ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131nmas\u0131 (cerh) m\u00fcmk\u00fcn olmayan temellere dayanmaktad\u0131r. Ger\u00e7ekte bilimsel bilgilerimiz, nesnelerin \u00f6z\u00fcnl\u00fc mahiyetine\/neli\u011fine uygun (mutab\u0131k) olmaktan uzakt\u0131r. Nesnelerin ve olaylar\u0131n salt\u0131k\/mutlak mahiyetini\/neli\u011fini kavrayam\u0131yoruz. Fakat nesnelerin ve olaylar\u0131n, bizde meydana getirdikleri izlenimleri yorumluyoruz (tefs\u00eer). Psikolojinin bir yasas\u0131 olan, duyu organlar\u0131m\u0131z\u0131n t\u00fcrsel g\u00fcc\u00fc, bu sav\u0131n deneysel bir kan\u0131t\u0131d\u0131r. Ve bu izlenimlerin olu\u015fturdu\u011fu sistematik yorumlara bilimsel bilgi diyoruz ki, bu bilginin salt\u0131k\/mutlak bir de\u011feri olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. O halde Kant\u2019\u0131n bu relativiste (g\u00f6receli) a\u00e7\u0131klama ve \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi, bilimin de\u011ferini sarsm\u0131\u015f ve onun kuramsal \u00f6nemini olduk\u00e7a zedelemi\u015f g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor mu?<\/p>\n<p>Bu bir sorundur ve y\u00f6ntembilim e\u011fitimimizde \u00f6nemle tart\u0131\u015fma konusu olmal\u0131d\u0131r. Bir taraftan Kant gibi b\u00fcy\u00fck bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn felsef\u00ee kuram\u0131, di\u011fer taraftan deneysel bilimin b\u00fct\u00fcn y\u00f6ntem ve \u00f6zelliklerini a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z (te\u015fr\u00eeh) uygulamal\u0131 mant\u0131k sistemi (akidesi) burada bir kar\u015f\u0131tl\u0131k, daha do\u011frusu \u00e7eli\u015fki meydana getirmektedir. Sorunu hi\u00e7 b\u00fcy\u00fctmeksizin \u00e7\u00f6zme olana\u011f\u0131 vard\u0131r; bu \u00e7\u00f6z\u00fcm tarz\u0131, yukar\u0131da \u00f6l\u00e7\u00fcme ve deneye dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 i\u015faret etti\u011fimiz bug\u00fcnk\u00fc m\u00fcspet bilimimizin bilgi de\u011ferini tamam\u0131yla koruyan bir \u015fekildir.<\/p>\n<p>\u00d6ncelikle bildirelim: Kant\u2019\u0131n relavitiste (g\u00f6receli) \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesine g\u00f6re dahi bilimin de\u011feri korunmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu yola g\u00f6re bilim, bize ger\u00e7ekli\u011fin \u00f6\u011felerini tan\u0131t\u0131r. Ger\u00e7ekli\u011fe y\u00f6nelik ili\u015fkileri \u00f6\u011fretir. Bu ili\u015fkiler, nesnelerin salt\u0131k\/mutlak mahiyetini\/neli\u011fini (Kant\u2019\u0131n iddias\u0131 uyar\u0131nca) vars\u0131n uygun (mutab\u0131k) olmas\u0131n. Fakat bu ili\u015fkiler, o nesnelerden ediniliyor ya, o nesnelerden meydana geliyor ya, bu kadar\u0131 bilimin bilgisel de\u011ferini asgari bir d\u00fczeyde bile sars\u0131nt\u0131ya u\u011fratamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kant\u2019\u0131n, do\u011fa\u00f6tesi (metafizik) a\u00e7\u0131klamas\u0131, mademki nesneler aras\u0131ndaki ili\u015fkileri hareket noktas\u0131 olarak al\u0131yor, o halde, bilim i\u00e7in endi\u015fe verici de\u011fildir. Zira nesneler aras\u0131ndaki ilintiler, yani yasalar ilerleyici bir halde, gittik\u00e7e bilim taraf\u0131ndan bize ke\u015ff edilmektedir. Kant\u2019\u0131n sistemi kar\u015f\u0131s\u0131nda, bilimin de\u011feri korunmu\u015ftur, dedik, ger\u00e7ek de \u00f6yle: Bu y\u00f6ntem nazar\u0131nda bilim, bize ger\u00e7ekli\u011fin \u00f6\u011felerini, ger\u00e7ekli\u011fe y\u00f6nelik ili\u015fkileri tan\u0131t\u0131yor. O halde, bu ili\u015fkilerden ba\u015flayarak nesnelerin do\u011fas\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenebiliriz. Yeter ki bu ili\u015fkiler bizi neden ve sonu\u00e7lara g\u00f6t\u00fcrs\u00fcn. \u0130\u015fte en fazla bizi ayd\u0131nlatan bu nokta oluyor. Bilgi nedenlerin elde edilmesi suretiyle do\u011fa yasalar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 de\u011fil miydi? Mademki olaylar aras\u0131nda do\u011fa yasas\u0131 diye ula\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z sabit ilintilere sahip oluyoruz. Bu ilintiler, bu zorunlu ili\u015fkiler, deneyimin kopar\u0131lamaz bir bi\u00e7imde destekledi\u011fi derecede, bilimin de\u011ferini korumaya yeterlidir; (\u00e7\u00fcnk\u00fc) bu de\u011fer, Kant\u2019\u0131n felsefi tart\u0131\u015fmalar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda her t\u00fcrl\u00fc g\u00f6lgeden uzakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bilimin felsefi de\u011ferini ele\u015ftirmek i\u00e7in Puankara ve E. Boutroux\u2019nun d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle daha ileriye gitmek olas\u0131d\u0131r. Puankara\u2019ya g\u00f6re, \u201cdo\u011fa yasalar\u0131n\u0131 salt\u0131k\/mutlak nesnellikle elde etmiyoruz. Her bilimsel ara\u015ft\u0131rma varsay\u0131m\u0131\/faraziyeyi i\u015fe kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor.\u201d<\/p>\n<p>Boutroux\u2019nun d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6re, \u201cdo\u011fa gittik\u00e7e daha karma\u015f\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ve her sahada bir imkan (contingence) ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Ve bizim bilimsel ilkelerimizle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelen bir kar\u015f\u0131 koyma seziliyor.\u201d<\/p>\n<p>Bu son bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131nda bilimin de\u011feri yads\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak bu de\u011fer, ko\u015fula ba\u011fl\u0131 k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Bilimin yasalar\u0131 iki derecede g\u00f6receli\/nispidir: Bu yasalar g\u00f6receli\/nispidir; \u00e7\u00fcnk\u00fc nesnelerin mahiyetini\/neli\u011fini de\u011fil, ili\u015fkilerini anlat\u0131rlar. \u0130kinci olarak yine g\u00f6receli\/nispidirler; zira bu ili\u015fkileri zihnimiz kendi \u00f6zelliklerini kar\u0131\u015ft\u0131rarak ke\u015ffetmektedir. Bilimsel yasalar\u0131n bu \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi itiraz\u0131 olanaks\u0131z olaylara dayanmaktad\u0131r. Bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar, zorunlu olarak zihnimizin markas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Bilimsel ara\u015ft\u0131rmalarda, en b\u00fcy\u00fck ideal, m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar \u00f6znellikten uzak kalabilmektir.<\/p>\n<p><strong>D\u0130PNOTLAR<\/strong><\/p>\n<p>1) Bkz.. Cemal Y\u0131ld\u0131r\u0131m, Bilim Felsefesi, Remzi Kitabevi, \u0130stanbul 1991, s. 147-155; \u00d6mer Demir, Bilim Felsefesi,\u00a0 A\u011fa\u00e7 Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1992, s.96 vd.<\/p>\n<p>2) Bkz. Hasan Ayd\u0131n, \u201cPostmodernizm, Dayand\u0131\u011f\u0131 \u0130lkeler ve Bilim Felsefesi\u201d, \u0130nsanc\u0131l, say\u0131: 188, \u0130stanbul 2006, s.16-28.<\/p>\n<p>3) Bkz. Hatem\u00ee Senih, \u201c\u0130lmin Felsef\u00ee De\u011feri\u201d, Felsefe ve \u0130\u00e7timaiyat Mecmuas\u0131, cilt: I, say\u0131: 5, \u0130stanbul 1927, s.351-356.<\/p>\n<p>4) Derginin ilk say\u0131s\u0131nda yer alan mukaddime b\u00f6l\u00fcm\u00fc bu konuda olduk\u00e7a a\u00e7\u0131k bilgiler sunmaktad\u0131r. Bkz. Felsefe ve \u0130\u00e7timaiyat Mecmuas\u0131, cilt: 1, say\u0131: 1, \u0130stanbul 1927, s.1-5.<\/p>\n<p>5) Bkz. Hatem\u00ee Senih, \u201c\u0130lmin Felsef\u00ee K\u0131ymeti\u201d, Felsefe ve \u0130\u00e7timaiyat Mecmuas\u0131, cilt: I, say\u0131: 5, \u0130stanbul 1927, s.351.<\/p>\n<p>6) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.351-356.<\/p>\n<p>7) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.351.<\/p>\n<p>8) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.351.<\/p>\n<p>9) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.302-303.<\/p>\n<p>10) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.351-352.<\/p>\n<p>11) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.353.<\/p>\n<p>12) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.354-355<\/p>\n<p>13) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.356.<\/p>\n<p>14) Bkz. Hatem\u00ee Senih, agm, s.356.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Cumhuriyetin Ayd\u0131nlanma odakl\u0131 k\u00fclt\u00fcrel devrimini ve sek\u00fcler d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc i\u00e7selle\u015ftirmi\u015f bir \u00f6\u011fretmen ve ayn\u0131 zamanda bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr olan Hatemi Senih, \u201c\u0130lmin Felsef\u00ee K\u0131ymeti\u201d adl\u0131 makalesinde, bilimin konusunu, nesne ve olaylar\u0131n nedenlerini bilmek olarak belirlemekte ve \u00f6zellikle neden konusuna, Tanr\u0131 odakl\u0131 paradigman\u0131n farkl\u0131 yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fi i\u00e7in, A. Comt\u2019a ba\u015fvurarak, neden anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n evrimine dikkatleri \u00e7ekmektedir. Bilimin de\u011feri [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":483,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[84,221,28],"tags":[237,210],"class_list":["post-8495","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-46-sayi","category-felsefe","category-sosyal-bilimler","tag-felsefe","tag-kitap"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8495","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/483"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=8495"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8495\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=8495"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=8495"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=8495"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}