{"id":8616,"date":"2008-01-01T00:19:27","date_gmt":"2007-12-31T22:19:27","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=8616"},"modified":"2017-07-17T13:44:05","modified_gmt":"2017-07-17T10:44:05","slug":"yuzleri-ve-yuz-ifadelerini-tanima-yetimizin-evrimi-taniyabilen-tek-tur-biz-degiliz-hatta","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2008\/01\/01\/yuzleri-ve-yuz-ifadelerini-tanima-yetimizin-evrimi-taniyabilen-tek-tur-biz-degiliz-hatta","title":{"rendered":"Y\u00fczleri ve y\u00fcz ifadelerini tan\u0131ma yetimizin evrimi  Tan\u0131yabilen tek t\u00fcr biz de\u011filiz. Hatta\u2026"},"content":{"rendered":"<h4><em>Sosyal hayat\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken di\u011fer bireyleri y\u00fczlerinden tan\u0131y\u0131p ay\u0131rt edebilen ve y\u00fcz ifadeleri ile ileti\u015fim kurabilen tek canl\u0131 t\u00fcr\u00fc biz de\u011filiz. En az\u0131ndan di\u011fer canl\u0131lar aras\u0131nda evrimsel olarak bizlere en yak\u0131n primat t\u00fcrleri -ve hatta di\u011fer sosyal memeliler- de bu yetilere sahipler. Olduk\u00e7a karma\u015f\u0131k bir sosyal ileti\u015fim i\u00e7inde ba\u015far\u0131 ile ya\u015fayabilmek i\u00e7in evrilmi\u015f olan n\u00f6roanatomik donan\u0131m\u0131z\u0131n da -di\u011fer yetilerimizde oldu\u011fu gibi- bir evrimsel arka plan\u0131, bizden daha eskilere uzanan bir geli\u015fim tarih\u00e7esi vard\u0131r.<\/em><\/h4>\n<p>Topluluk halinde ya\u015fayan ve sosyal hayat\u0131 olan canl\u0131lar i\u00e7in y\u00fczleri tan\u0131yabilmek, ay\u0131rt edebilmek \u00e7ok \u00f6nemlidir. Sadece y\u00fczleri tan\u0131mak yeterli de\u011fildir elbette. Y\u00fczdeki duygusal ifadeyi -k\u0131zg\u0131nl\u0131k, korku vb- tan\u0131yabilmek de birey i\u00e7in mutlaka gereklidir. Bu i\u015flevleri yerine getiremeyen bireyin sosyal hayat\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmesi olduk\u00e7a zorla\u015f\u0131r. \u0130nsan beyninin bir i\u015flevinin evrim s\u00fcreci i\u00e7indeki geli\u015fimini ve geriye d\u00f6n\u00fck izlerini s\u00fcrmek o i\u015flevi daha iyi anlayabilmemiz i\u00e7in gereklidir. Bize evrimsel olarak yak\u0131n olan di\u011fer canl\u0131larda yap\u0131lan y\u00fcz ve y\u00fczdeki duyusal ifadeleri tan\u0131yabilme yetisinin evrimine dair ipu\u00e7lar\u0131 veren son \u00e7al\u0131\u015fmalara de\u011finmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>\u00d6nce insan\u0131n y\u00fczlere ve y\u00fczlerdeki ifadelere verdi\u011fi tepkilerle ilgili birka\u00e7 \u00e7al\u0131\u015fmaya de\u011finelim. Bu \u00e7al\u0131\u015fma sonu\u00e7lar\u0131, beynimizin uzun evrim yolculu\u011funun \u00e7ok uzun bir d\u00f6neminde, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ortam ve ko\u015fullar ile ilgili donan\u0131m bilgilerini vermektedir. \u00c7etin do\u011fa \u015fartlar\u0131nda birbirlerine rakip k\u00fc\u00e7\u00fck gruplar halinde ya\u015fam sava\u015f\u0131 veren atalar\u0131m\u0131z\u0131n beyinlerinde, hem do\u011fa hem toplum i\u00e7inde ya\u015famlar\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131racak h\u0131zl\u0131 reaksiyon vermelerini sa\u011flayacak g\u00f6rsel alg\u0131 ve yorumlamaya hassas \u00f6zelle\u015fmi\u015f b\u00f6lgelerin evrimle\u015fmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. Bu evrim ile ilgili ipu\u00e7lar\u0131na \u00f6nce k\u0131saca bir g\u00f6z atal\u0131m.<\/p>\n<p><strong><em>Tan\u0131d\u0131k y\u00fczleri art\u0131k tan\u0131yamama bozuklu\u011fu (prosopagnozi)<\/em><\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsan beyninde y\u00fczleri tan\u0131mak i\u00e7in \u00f6zelle\u015fmi\u015f b\u00f6lgeler vard\u0131r ve bunlar\u0131n hasar\u0131 durumunda di\u011fer g\u00f6rsel yetiler tamamen korunsa da ki\u015fi \u00f6nceden gayet iyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 y\u00fczleri tan\u0131yamaz. Bu klinik duruma \u201cprosopagnozi\u201d denir. Prosopagnozide hasarlanan b\u00f6lge, iki tarafl\u0131 g\u00f6rme ile ilgili yard\u0131mc\u0131 (assosiasyon) gri cevher alanlar\u0131n\u0131n alt ve i\u00e7 y\u00fcz (mezial) kesimlerindeki n\u00f6ronlar ve bunlar\u0131n kom\u015fulu\u011fundaki ak cevher alanlar\u0131d\u0131r. Prosopagnozikler tan\u0131d\u0131k olmayan y\u00fczlerin ay\u0131rt edilmesi gibi kar\u0131\u015f\u0131k alg\u0131sal \u00f6devleri \u00e7\u00f6zmeyi ba\u015farabilirler; sorun \u00f6zellikle tan\u0131d\u0131k y\u00fczleri tan\u0131y\u0131p ay\u0131rt edebilme ile ilintilidir. Bu bozukluk sadece tan\u0131d\u0131k y\u00fczleri tan\u0131y\u0131p ay\u0131rt edebilme ile de s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin prosopagnozik \u00e7ift\u00e7i ineklerini de ay\u0131rt etmede zorluk ya\u015far; prosopagnozik olma talihsizli\u011fini ya\u015fayan bir ku\u015f bilimci de ku\u015f t\u00fcrlerini birbirlerinden ay\u0131rt edemez. Hastalar bir kalemi, e\u015fyay\u0131 ya da arabay\u0131 tan\u0131y\u0131p tan\u0131mlayabilirler ancak tan\u0131mlad\u0131klar\u0131 nesnenin -\u00f6rne\u011fin kalemin- kendilerine ait olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya da tan\u0131mlad\u0131klar\u0131 araban\u0131n markas\u0131n\u0131 s\u00f6yleyemezler. Ancak prosopagnozikler bilin\u00e7li olarak tan\u0131yamad\u0131klar\u0131n\u0131 bilin\u00e7 d\u0131\u015f\u0131 bir \u015fekilde tan\u0131maya, organik tepki vermeye devam ederler. Otonom sinir sistemi ile ilintili deri iletim yan\u0131tlar\u0131 (D\u0130Y) \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, prosopagnoziklerin bilin\u00e7li olarak art\u0131k tan\u0131yamad\u0131klar\u0131 tan\u0131d\u0131k y\u00fczlere, tan\u0131d\u0131k olmayan y\u00fczlere g\u00f6re daha y\u00fcksek D\u0130Y genli\u011fi ile tepki verdiklerini g\u00f6stermi\u015ftir. Yani bu ki\u015fileri bilin\u00e7 d\u00fczeyinde art\u0131k tan\u0131yamasalar da alt sinir sistemi, limbik sistem arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile duygusal olarak bilin\u00e7 d\u0131\u015f\u0131 tan\u0131maya devam edebilmektedirler. Yine bu hastalara do\u011fru ya da yanl\u0131\u015f e\u015fle\u015ftirilmi\u015f y\u00fcz-y\u00fcz sahibinin isim kartlar\u0131 g\u00f6sterildi\u011finde, aynen sa\u011fl\u0131kl\u0131 bireylerde oldu\u011fu gibi y\u00fczleri tan\u0131yamayan bu hastalar, do\u011fru isim ve y\u00fcz e\u015fle\u015ftirmesinin oldu\u011fu kartlara daha y\u00fcksek genlikli D\u0130Y yan\u0131tlar\u0131 vermi\u015flerdir (Damasio, Tranel ve Rizzo, 2000).<\/p>\n<p><strong><em>Eski beyin merkezleri bazen imdada yeti\u015fiyor<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Y\u00fcz tan\u0131ma merkezimiz zedelense de evrimin \u00e7etin sosyal ve do\u011fal \u015fartlarda ya\u015fayabilmek i\u00e7in gerekli h\u0131zl\u0131 duygusal reaksiyon vermemizi sa\u011flayan daha alt ve daha eski beyin merkezlerimiz halen \u00e7al\u0131\u015fmaya devam etmektedir. K\u00fclt\u00fcr -en az\u0131ndan son buzul \u00e7a\u011f\u0131ndan beri etkisini art\u0131rarak- art\u0131k biyolojimizin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mi\u015ftir. Uzunca bir s\u00fcredir davran\u0131\u015flar\u0131m\u0131z, yarg\u0131lar\u0131m\u0131z ve sosyal ili\u015fkilerimizde art\u0131k -ve bir\u00e7ok a\u00e7\u0131dan da iyi ki- biyolojimiz de\u011fil sosyal k\u00fclt\u00fcr\u00fcm\u00fcz egemendir. \u015eartlar\u0131m\u0131z, bir bireyi tan\u0131mak i\u00e7in o ki\u015finin y\u00fcz ifadesi g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc, jest ve mimiklerini k\u0131sa s\u00fcrede de\u011ferlendirmemizin hayati \u00f6neme haiz oldu\u011fu eskiye g\u00f6re \u00e7ok de\u011fi\u015fti. Art\u0131k birisini tan\u0131mak ve onunla ilgili izlenim edinmek i\u00e7in daha uzun ve daha rahat zaman dilimleri i\u00e7erisinde s\u00f6zel ve metinlere d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015f dok\u00fcmanlar kullan\u0131yoruz. Ayr\u0131ca belki daha \u00f6nemlisi toplumsal uzla\u015fma ve k\u00fclt\u00fcrel yap\u0131lara dayanan kriterleri -meslek, mevki, maddi durum, soy ve e\u011fitim bilgileri vb- kullan\u0131yoruz. Ama bazen anl\u0131k sezgilerimiz, belle\u011fimizdeki eski k\u00f6t\u00fc an\u0131lar ve deneyimler yerine art niyeti gizlenen s\u00fcsl\u00fc s\u00f6zlere ve yarat\u0131lan imajlara -s\u00fcsl\u00fc zenginlik sembol\u00fc giysiler tak\u0131lar gibi- g\u00fcvenmek ve inanmak gafletine d\u00fc\u015fmekten de geri kalm\u0131yoruz. Ne yaz\u0131k ki bazen bunlara kanarak, beynimizin ve belle\u011fimizin uyar\u0131lar\u0131na bo\u015f vererek ba\u015f\u0131m\u0131z\u0131 t\u00fcrl\u00fc belalara da sokmuyor de\u011filiz. \u00d6rne\u011fin, ayn\u0131 \u00fc\u00e7k\u00e2\u011f\u0131t\u00e7\u0131 bankere defalarca para kapt\u0131rmak, s\u00f6z\u00fcnde durmayan ayn\u0131 politikac\u0131ya defalarca oy vermek ya da tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131z ayn\u0131 insan\u0131n tatl\u0131 dil ve kimi hediyeler ile devaml\u0131 bizi aldatmas\u0131 gibi. Ama milyonlarca y\u0131l i\u00e7erisinde hem sosyal hayat\u0131m\u0131z\u0131 olanakl\u0131 k\u0131labilmek hem de bizleri korumak i\u00e7in geli\u015fen ve var olan beyin i\u015flevlerimiz -bir\u00e7o\u011funu g\u00fcya art\u0131k biz geri plana itsek dahi &#8211; halen g\u00f6rev ba\u015f\u0131ndad\u0131r. Bu i\u015flevlere ait bulgular y\u00fczleri ve y\u00fcz ifadelerini tan\u0131ma yetene\u011fimizin evrimine ve ge\u00e7mi\u015fine \u0131\u015f\u0131k tutmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong><em>Neler daha fazla dikkatimizi \u00e7ekiyor?<\/em><\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsanlar, daha az tehdit edici g\u00f6rsel uyar\u0131lara k\u0131yasla y\u0131lan ve \u00f6r\u00fcmcek varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rsel olarak daha \u00e7abuk tespit ederler (\u00d6hman ve ark. 2001). Olaya ili\u015fkin uyar\u0131lm\u0131\u015f potansiyeller ile yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar, insan beyninin olumsuz duygusal uyar\u0131lara, olumlu ya da n\u00f6tr olan uyar\u0131lardan daha h\u0131zl\u0131 yan\u0131t verdi\u011fini g\u00f6stermi\u015ftir. (Carreti\u00e9 ve ark. 2004) Do\u011fal ortamda g\u00f6rsel dikkat, \u00f6zellikle se\u00e7ici olarak tehditleri saptamaya odaklanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsanlar y\u00fczdeki g\u00f6zler, ka\u015flar ve a\u011f\u0131z gibi duygusal ifadelerin en belirgin oldu\u011fu yap\u0131lara dikkat etme e\u011filimindedirler (Lungvist ve Ohman 2005, Ristic ve ark. 2002). Di\u011fer olumlu sosyal duygulan\u0131mlara g\u00f6re k\u0131zg\u0131n y\u00fcz ifadesi dikkati daha \u00f6nce \u00e7ekmektedir (Fox ve ark. 2001). \u0130nsanlar korku an\u0131nda, kendi tan\u0131d\u0131k gruplar\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndaki yabanc\u0131 bireyin y\u00fcz ifadesini \u00e7o\u011funlukla ve yanl\u0131\u015f olarak k\u0131zg\u0131n diye nitelemeye e\u011filimlidir (Maner, 2005). Etnik olarak farkl\u0131 ve yabanc\u0131 insanlara ait uyaranlar, benzer ya da ayn\u0131 etnik k\u00f6kenli yabanc\u0131 insanlara ait uyaranlara g\u00f6re korku ile ilgili beyin alanlar\u0131nda (\u00f6zellikle amigdal \u00e7ekirdekte) daha y\u00fcksek oranda uyar\u0131lmaya yol a\u00e7arlar (Blascovich ve ark. 2001, Phelps ve ark. 2000).<\/p>\n<p>Sadece tehdit edici ifadelere kar\u015f\u0131 de\u011fil, \u00fcreme ile ilgili olan ve kar\u015f\u0131 cinsten gelen olumlu tav\u0131rlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan da se\u00e7ici bir dikkat sergilerler. Maner ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n (2003) \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda, erkeklerin \u00e7ekici kad\u0131n y\u00fczlerine daha uzun s\u00fcre bakt\u0131klar\u0131, \u00e7ekici erkek y\u00fczlerine ise dikkatlerini y\u00f6neltmedikleri bulunmu\u015ftur. \u00c7ekici bir y\u00fcz\u00fcn v\u00fccut sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 ve \u00fcreme yetene\u011fi ile ilgili bir ipucu oldu\u011fu (Fink ve Penton-Voak 2002, Thornhill ve Gangestad 1999), bu bulgular\u0131n ise erkeklerin se\u00e7ici dikkatlerini \u00fcreme ve seks ile ilgili en fazla olas\u0131 s\u00f6z\u00fc veren ki\u015filere y\u00f6nelttikleri hipotezi ile uyumlu g\u00f6z\u00fckmektedir.<\/p>\n<p><strong><em>Yalan\u0131 saptamada kad\u0131nlar \u00fcst\u00fcn<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Kad\u0131nlar ise farkl\u0131 bir davran\u0131rlar. Menstr\u00fcel d\u00f6ng\u00fc, kad\u0131nlar\u0131n y\u00fcz ve kar\u015f\u0131 cins uyaranlar\u0131na verdikleri tepkileri etkiler. \u00dcreme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n y\u00fcksek oldu\u011fu menstr\u00fcel d\u00f6nemde kad\u0131nlar, y\u00fcz\u00fc simetrik, v\u00fccudu kasl\u0131, \u00fcreme a\u00e7\u0131s\u0131ndan sa\u011fl\u0131kl\u0131 g\u00f6r\u00fcnen erkeklerin g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerine ve y\u00fczlerine daha olumlu ve y\u00fcksek yan\u0131tlar vermektedir (Gangestad ve ark. 2004, Penton-Voak ve Perret, 2000). Cinsler aras\u0131nda sezgisel yarg\u0131lar s\u00f6z konusu oldu\u011funda, k\u00fc\u00e7\u00fck i\u015faretleri fark edebilme konusunda kad\u0131nlar erkeklerden biraz daha yeteneklidir. Deneklere g\u00f6sterilen foto\u011fraflardaki ki\u015filerden hangisinin di\u011ferinin amiri oldu\u011funu saptamada veya kad\u0131n-erkek \u00e7iftlerinin foto\u011fraflar\u0131 aras\u0131ndan hangi \u00e7iftlerin ger\u00e7ek bir romantik ili\u015fki i\u00e7inde, hangi \u00e7iftlerin ise rol yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 saptamada kad\u0131nlar erkeklerden daha ba\u015far\u0131l\u0131d\u0131r. Deneklere do\u011fruyu s\u00f6yleyen ve yalan s\u00f6yleyen konu\u015fmac\u0131lar izlettirilip yalanc\u0131lar\u0131n tespit edilmesi istendi\u011finde, genelde hi\u00e7bir denek yalanc\u0131y\u0131 saptamak konusunda s\u00fcrekli olarak ba\u015far\u0131l\u0131 olamasa da, denekler cinsiyetleri dikkate al\u0131narak kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kad\u0131nlar\u0131n yalanc\u0131y\u0131 saptamas\u0131 erkeklere g\u00f6re daha s\u0131k do\u011fru \u00e7\u0131kmaktad\u0131r (Shermer, 2004). Bir\u00e7ok durumda dikkatin y\u00f6neltildi\u011fi birey ile bu bireye dair an\u0131msananlar aras\u0131nda pozitif bir ili\u015fki vard\u0131r. Sosyal anla\u015fmalar\u0131 ihlal eden aldatanlar \u00e7ok daha kolay an\u0131msan\u0131rlar (Oda 1997, Yamagishi ve ark. 2003).<\/p>\n<p><strong><em>Maymunlar\u0131n performanslar\u0131 da en az insanlar kadar<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Yaln\u0131zca bize ait ve di\u011fer canl\u0131larda -bize g\u00f6re \u00e7ok basit de olsa- evrimsel \u00f6nc\u00fcl izleri olmayan herhangi bir beyin i\u015flevi olamayaca\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. \u00d6yleyse sadece insan m\u0131 y\u00fczleri ve y\u00fczlerin belirtti\u011fi duyusal ifadeleri tan\u0131r? Bu sorunun yan\u0131t\u0131n\u0131 bulabilmek i\u00e7in insana evrimsel olarak en yak\u0131n ve sosyal hayat\u0131 olan canl\u0131lara yani primatlara dair verileri g\u00f6zden ge\u00e7irmeliyiz. Di\u011fer primat t\u00fcrleri y\u00fczleri ve y\u00fcz ifadelerini tan\u0131rlar m\u0131? Yap\u0131lan ayr\u0131nt\u0131l\u0131 deneyler bu soruya kesin bir evet yan\u0131t\u0131 vermemizi gerektiriyor.<\/p>\n<p>Bir\u00e7ok primat t\u00fcr\u00fc olduk\u00e7a geli\u015fmi\u015f y\u00fcz ifadesi \u015feklini sergileyebilme yetisine sahiptir. \u00d6rne\u011fin y\u00fcz ek\u015fitmek (y\u00fcz buru\u015fturmak), sessiz a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f di\u015flerle insandaki korkmu\u015f veya \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f y\u00fcz ifadesine e\u015fde\u011fer y\u00fcz ifadesi, di\u015flerin s\u0131k\u0131l\u0131 oldu\u011fu insandaki k\u0131zg\u0131n y\u00fcz ifadesine e\u015fde\u011fer ifade ve a\u011fz\u0131n iyice a\u00e7\u0131l\u0131p dudaklar\u0131n kenarlara \u00e7ekildi\u011fi insandaki zevk-g\u00fclme ifadesine e\u015fde\u011fer olan y\u00fcz ifadesi gibi. Y\u00fcz alg\u0131s\u0131 ve y\u00fczlerin \u00f6zelliklerinin ay\u0131rt edilebilmesi yetileri insan d\u0131\u015f\u0131 primatlarda olduk\u00e7a iyi geli\u015fmi\u015ftir (Rosenfeld ve Van Hoesen, 1979). Elektrofizyolojik tek birim (single unit) kay\u0131tlamalar maymunlar\u0131n gri cevher h\u00fccrelerinin kendi t\u00fcrlerinden y\u00fcz foto\u011fraflar\u0131na duyarl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir (Bruce ve ark. 1981, Perret ve ark. 1982). Makaklarda yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar gri cevher h\u00fccrelerinin se\u00e7ici olarak ba\u015f konumuna, bak\u0131\u015f y\u00f6n\u00fcne, y\u00fcz kimli\u011fine ve kimi y\u00fcz ifadelerine yan\u0131t verdiklerini ortaya koymu\u015ftur (Perrett ve ark.1985, Perrett ve ark.1987, Haselmo ve ark.1986).<\/p>\n<p>Hem insanlar hem de di\u011fer primatlar sosyal i\u015faretler vermek i\u00e7in y\u00fcz ifadelerini kullan\u0131rlar. Daha \u00f6nemli olan husus ise insan olmayan primatlar\u0131n, s\u00f6zel i\u015faretler ve ileti\u015fim kapasiteleri bizlere k\u0131yasla \u00e7ok daha k\u0131s\u0131tl\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in bu i\u015fleve bizden daha \u00e7ok ba\u011f\u0131ml\u0131 olmalar\u0131d\u0131r. Hatta maymunlar y\u00fcz ve y\u00fcz ifadeleri tan\u0131ma konusunda olduk\u00e7a ustad\u0131rlar. Pascalis ve Bachevalier (1998), yeti\u015fkin insan ve rezus maymunlar\u0131n\u0131 insan, maymun y\u00fczleri ve di\u011fer nesneleri ay\u0131rt etme konusunda deneye tabii tutmu\u015ftur. Her iki grup da bu i\u015flevden tam not al\u0131r. \u0130nsanlar insan y\u00fczlerini maymunlar ise maymun y\u00fczlerini ay\u0131rt etme konusunda kar\u015f\u0131 gruptan daha iyi performans g\u00f6sterir.<\/p>\n<p>Di\u011fer primatlarda yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar y\u00fcze duyarl\u0131 sinir h\u00fccrelerinin \u015fakak lobu (temporal lob) gri cevherinde belirli b\u00f6lgelere yerle\u015ftiklerini g\u00f6stermi\u015ftir. Bu alanlar \u00f6zellikle \u015fakak lobunun \u00e7oklu duyusal alan\u0131, lobun alt kesimleri (Rolls ve Baylis 1986, Baylis ve ark. 1987, Yamane ve ark.1988) ve \u00fcst oyu\u011funun \u00f6n k\u00fcmesi (Perret ve ark.1982, Perrett ve ark.1985, Perret ve Mistlin 1990) boyunca yerle\u015fmi\u015ftir. Ayr\u0131ca tek birim kay\u0131t ve optik g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme teknikleri birle\u015ftirilerek yap\u0131lan bir \u00e7al\u0131\u015fmada (Wang ve ark. 1996), maymunlar\u0131n y\u00fcz g\u00f6rme esnas\u0131nda \u015fakak lobunun alt kesiminin \u00f6n b\u00f6lgesinde i\u015flevsel bir k\u00fcmelenme g\u00f6sterdikleri bildirilmi\u015ftir. Ayr\u0131ca amigdal isimli beyin b\u00f6lgesinde i\u00e7inde y\u00fczlere yan\u0131t veren h\u00fccreler oldu\u011fu g\u00f6sterilmi\u015ftir (Rolls 1984, Leonard ve ark.1985). Amigdal i\u00e7inde kimi h\u00fccreler bireysel y\u00fczlere yan\u0131t verirken, di\u011ferleri bireysel y\u00fcz ifadelerine yan\u0131t vermektedir. \u00d6nemli olan bulgu ise hem \u015fakak lobunun alt kesiminin hem \u00fcst \u015fakak lobu oyu\u011funun amigdalin d\u0131\u015f \u00e7ekirde\u011fine yolak verdi\u011finin g\u00f6sterilmesidir (Nelson 2001). Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n toplu halde yorumlanmas\u0131 maymunlarda \u015fakak lobunun alt kesiminin y\u00fcz tan\u0131mada \u00f6nemli i\u015flev g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, amigdalin ise y\u00fczlerdeki sosyal ve duygusal i\u015faretleri tan\u0131mada rol ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir (Nelson 2001).<\/p>\n<p>\u0130nsanlarda yap\u0131lan bir \u00e7al\u0131\u015fmada bebeklerin maymun y\u00fczlerini ay\u0131rt edebilme yetisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan yeti\u015fkinlerden daha iyi sonu\u00e7lar ald\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir (Nelson 2001). Bu sonu\u00e7 bebeklerin bu yeti a\u00e7\u0131s\u0131ndan alg\u0131sal pencerelerinin daha geni\u015f oldu\u011funu, yeti\u015fkinli\u011fe ula\u015f\u0131rken insanlar\u0131n toplum hayat\u0131 i\u00e7inde g\u00f6rsel olarak devaml\u0131 di\u011fer insan y\u00fczleri ile ili\u015fki i\u00e7inde olmalar\u0131ndan dolay\u0131 bu geni\u015f alg\u0131sal pencerenin darald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p><strong><em>Beynin hangi b\u00f6lgesi ifade ay\u0131rt etmede aktif?<\/em><\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsan d\u0131\u015f\u0131 primatlarda \u015fakak lobunun \u00f6n kesiminin sosyal davran\u0131\u015flar a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemi iyi bilinmektedir. \u0130ki tarafl\u0131 al\u0131n lobunun g\u00f6z \u00fcst\u00fc kesimlerinin (orbitofrontal gri cevher) ve amigdal korunarak iki tarafl\u0131 \u015fakak lobunun \u00f6n k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 maymunlarda sosyal davran\u0131\u015f kusurlar\u0131 izlenmi\u015ftir. Bu maymunlar ayr\u0131ca sosyal ba\u011flar\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in gerekli bir\u00e7ok grup i\u00e7i davran\u0131\u015f\u0131 sergileyemedikleri gibi sosyal ileti\u015fim i\u00e7in gerekli olan y\u00fcz ve ses ifadeleri ile v\u00fccut dilini kullanmada ve anlamada da ba\u015far\u0131s\u0131z oldular (Perry ve ark. 2001). Hem insanlarda hem de hayvanlarda yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarda amigdalin y\u00fczlere duygusal tepki verme i\u015flevini yerine getirmek ile ili\u015fkili oldu\u011fu g\u00f6sterilmi\u015ftir (Bennet ve Hacker 2005). Radyotelemetri kullanarak 1976\u2019da Kling ve Steklis ve 1979\u2019da Kling ve ark., maymunlarda sosyal ileti\u015fim s\u0131ras\u0131nda amigdalin aktivitesini \u00f6l\u00e7t\u00fcler (Bennet ve Hacker 2005). Mu\u011fl\u00e2k ve tehdit edici durumlara (tehdit edici y\u00fcz ifadeleri gibi) amigdalde en y\u00fcksek yan\u0131tlar\u0131n verildi\u011fi, gerilim d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc davran\u0131\u015flara (t\u00fcyleri t\u0131mar etmek, sokulmak ve sar\u0131lmak gibi) ise en d\u00fc\u015f\u00fck yan\u0131tlar\u0131n verildi\u011fi izlenmi\u015ftir. \u0130nsanlarda da amigdalin zedelenmesi insan y\u00fczlerinde korku ifadesinin tan\u0131nmas\u0131n\u0131 ve bu ifadenin olu\u015fturulmas\u0131n\u0131 bozmaktad\u0131r (Calder ve ark.1996, Bechara ve ark.1996). \u0130ki tarafl\u0131 amigdal hasar\u0131 olan insanlarda a\u015fina olmayan y\u00fcz g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerine dayan\u0131larak yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmada, bu ki\u015filerde ki\u015filerin y\u00fcz g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerine ve ifadelerine dayanarak yabanc\u0131lar hakk\u0131nda do\u011fru sosyal yarg\u0131lara varabilme yetisinin bozuldu\u011fu saptanm\u0131\u015ft\u0131r (Adolphs ve ark. 1998). Al\u0131n lobunun g\u00f6z \u00fcst\u00fc kesimleri de y\u00fczlere ve nesnelere duygusal tepki verme ile yo\u011fun bir \u015fekilde ili\u015fkilidir. Primatlarda bu b\u00f6lgede zedelenme oldu\u011fu durumlarda, \u00f6rne\u011fin bir insan ya da y\u0131lan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde normalde verilmesi gereken korku tepkisinde b\u00fcy\u00fck oranda d\u00fc\u015f\u00fc\u015f olmaktad\u0131r (Bennet ve Hacker 2005). Rolls ve ark. makaklarda yapt\u0131klar\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmada, y\u00fcz resmi g\u00f6sterildi\u011finde al\u0131n lobu g\u00f6z \u00fcst\u00fc kesiminde yer alan sinir h\u00fccrelerinin en \u00fcst d\u00fczeyde ate\u015fleme oran\u0131na ula\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131, y\u00fcz d\u0131\u015f\u0131 nesnelerde ise yan\u0131ts\u0131z kald\u0131klar\u0131n\u0131 bildirmi\u015flerdir (Bennet ve Hacker 2005). Rolls, al\u0131n lobu g\u00f6z \u00fcst\u00fc kesiminin primatlarda bu denli geli\u015fmesinin, hangi g\u00f6rsel uyaran\u0131n yiyecek olarak bir kokusu ve tad\u0131 olabilece\u011fini \u00f6\u011frenme s\u00fcrecinde meydana geldi\u011fini ileri s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p><strong><em>N\u00f6roanatomik donan\u0131m\u0131m\u0131z\u0131n evrimsel arka plan\u0131 var<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar primatlarda, yarasalarda, et\u00e7illerde ve deniz memelilerinde sosyal topluluk b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ile evrimsel olarak daha yeni olan gri cevher b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc aras\u0131nda olumlu do\u011frusal bir ili\u015fki oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir (Sawaguchi ve Kudo 1990, Dunbar 1992, Barton ve Dunbar 1997, Joffe ve Dunbar 1997, Marino 1996). Sosyal ya\u015fam i\u00e7indeki bilgiyi do\u011fru kullanabilme ve sosyal ili\u015fkileri s\u00fcrd\u00fcrebilme yetileri daha b\u00fcy\u00fck bir gri cevher alan\u0131na gereksinim duyulmas\u0131n\u0131 sa\u011flar ve bu daha b\u00fcy\u00fck gri cevher alan\u0131n\u0131n geli\u015fimi ile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Primatlarda g\u00f6rsel beyin merkezi gri cevherin yakla\u015f\u0131k y\u00fczde 50\u2019sini olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Renkli g\u00f6rme ile ilgilenen \u00f6nde gelen ara\u015ft\u0131rmac\u0131lardan birisi olan J. D. Mollon, eski d\u00fcnya maymunlar\u0131n\u0131n \u00f6zellikle turuncu ve sar\u0131 meyvelere ilgi g\u00f6sterdiklerini belirtir. Ku\u015flar\u0131n tercihi ise k\u0131rm\u0131z\u0131 ve mor renkli meyvelerdir. Memeliler ba\u015fta olmak \u00fczere omurgal\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011fu, k\u0131sa ve orta dalga boylar\u0131n\u0131n korelasyonuyla dikromatik bir g\u00f6rme duyusu geli\u015ftirmi\u015flerdir. Bu sayede \u00e7evrelerini, yiyeceklerini, dost ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 tan\u0131yabilirler. Bize g\u00f6re daha s\u0131n\u0131rl\u0131 ve belirsiz bir renk d\u00fcnyas\u0131nda ya\u015farlar. \u0130nsana daha yak\u0131n olan primat t\u00fcrleri trikromatik g\u00f6rme yetisine sahiptir ve bu sayede ye\u015fil zemin \u00fczerinde sar\u0131 ve turuncu meyveleri g\u00f6rsel olarak ay\u0131rt edebilirler (Sacks, 1996). Trikromatik g\u00f6rme yetisi maymunlar\u0131n en k\u00fc\u00e7\u00fck duygusal ve biyolojik durumlar\u0131 sezebilmelerini, yard\u0131mla\u015fma, cinsellik ve di\u011fer davran\u0131\u015flar\u0131nda yani sosyal ileti\u015fimde g\u00f6rsel yetilerini daha iyi kullanmalar\u0131n\u0131 sa\u011flamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Joffe ve Dunbar (1997) insan dahil primatlarda yapt\u0131klar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda, sosyal topluluk boyutu ile birincil g\u00f6rsel gri cevher (V1 alan\u0131), birincil gri cevher d\u0131\u015f\u0131 gri cevher (NVC) ve d\u0131\u015f genikulat \u00e7ekirdek (LGN) hacimleri aras\u0131nda anlaml\u0131 ili\u015fki bulmu\u015flard\u0131r. Bu alanlar\u0131n hacim ili\u015fkilerinin ayr\u0131nt\u0131l\u0131 ileri analizleri sonucu yapt\u0131klar\u0131 yorumlardan birisi de \u015fudur: Birincil g\u00f6rme gri cevher (V1 alan\u0131) d\u0131\u015f\u0131 gri cevher, sosyal-g\u00f6rsel uyaranlar\u0131n i\u015flenmesi ve \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesinde g\u00f6rev al\u0131yorken, bu a\u00e7\u0131dan birincil g\u00f6rme alan\u0131 sosyal bilgileri ta\u015f\u0131yan uyaranlar\u0131n detayl\u0131 ince ayar\u0131n\u0131 yapan bir girdi arac\u0131 olarak \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor olabilir.<\/p>\n<p>Sosyal hayat\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken di\u011fer bireyleri y\u00fczlerinden tan\u0131y\u0131p ay\u0131rt edebilen ve y\u00fcz ifadeleri ile ileti\u015fim kurabilen tek canl\u0131 t\u00fcr\u00fc biz insanlar de\u011filiz. En az\u0131ndan di\u011fer canl\u0131lar aras\u0131nda evrimsel olarak bizlere en yak\u0131n primat t\u00fcrleri -ve hatta di\u011fer sosyal memeliler- de bu yetilere sahipler. Olduk\u00e7a karma\u015f\u0131k bir sosyal ileti\u015fim i\u00e7inde ba\u015far\u0131 ile ya\u015fayabilmek i\u00e7in evrilmi\u015f olan n\u00f6roanatomik donan\u0131m\u0131z\u0131n da -di\u011fer yetilerimizde oldu\u011fu gibi- bir evrimsel arka plan\u0131, bizden daha eskilere uzanan bir geli\u015fim tarih\u00e7esi vard\u0131r. Bu evrimsel s\u00fcreci anlayabilmek bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan kendimizi ve sosyal yetilerimizi anlayabilmek i\u00e7in olmazsa olmaz zorunluluktur.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>KAYNAKLAR<\/strong><\/p>\n<p>1) Adolphs R, Tranel D ve Damasio AR. (1998); The human amygdala in socila judgement. Nature 393;470-474.<\/p>\n<p>2) Barton RA ve Dunbar RIM (1997); The evolution of the social brain. In: Machiavellian \u0130ntelligence Vol:2 (eds:Byrne R ve Whiten A) Cambridge University Press. (Bilgi; Joffe TH ve Dunbar RIM (1997) Visual and socio-cognitive information processing in primate brain evolution. Proc. R Soc. Land. B. 264;1303-1307. adl\u0131 makaleden al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.)<\/p>\n<p>3) Baylis GC, Rolls ET ve Leonard CM. (1987); Functional subdivisions of the temporal lobe neocortex. Journal of Neuroscience. 7;330-342.<\/p>\n<p>4) Bechara A, Tranel D, Damasio H ve Damasio AR. (1996); Failure to respond autonomically to anticipated future outcomes following damage to prefrontal cortex. Cerebral Cortex 6;25-225.<\/p>\n<p>5) Bennet MR ve Hacker PMS. (2005); Emotion and cortical-subcortical function: conceptual developments. Progress in Neurobiology. 75;29-52.<\/p>\n<p>6) Blascovich J ve ark. (2001); Perceiver threat in socila interactions with stigmatized others. Journal of Personality and Social Psychology, 80;253-267.<\/p>\n<p>7) Bruce R, Desimone R and Gross CG. (1981); Visual properties of neurons in a polysensoryarea in superior temporal sulcus of the macaque. J. Neurophysiol. 46;381-384.<\/p>\n<p>8) Calder AL, Young AW, Rowland D. ve ark. (1996); Facial emotion recognition after bilateral amygdale damage differentially severe impairment of fear. Cog. Neuropsychol. 13;699-745.<\/p>\n<p>9) Carreti\u00e9 L ve ark. (2004) ;Automatic attention to emotional stimuli: neural correlates. Human Brain Mapping 22;290-299.<\/p>\n<p>10) Damasio AR, Tranel D ve Rizzo M. (2000); Karma\u015f\u0131k G\u00f6rsel \u0130\u015fleme Bozukluklar\u0131. B\u00f6l\u00fcm 7. Mesulam M-M (Edit\u00f6r) Davran\u0131\u015fsal ve Kognitif N\u00f6rolojinin \u0130lkeleri. \u00c7eviri Edit\u00f6r\u00fc: G\u00fcrvit H. , Yelkovan yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Ocak 2004.<\/p>\n<p>11) Dunbar RIM (1992); Neocortex size as a constraint on group size in primates. J Human Evol. 20;469-493.<\/p>\n<p>12) Fink B ve Penton-Voak I, (2002); Evolutionary psychology of facial attractiveness Current Directions in Psychological Science, 11;154-158.<\/p>\n<p>13) Fox E. ve ark. (2001); Do threatining stimuli draw or hold visual attention in subclinical anxiety. Journal of Experimental Psychology: General, 130;681-700.<\/p>\n<p>14) Gangestad SW. ve ark. (2004); Women\u2019s preferences for male behavioral displays change across the menstrual cycle. Psychological Science, 15;203-207.<\/p>\n<p>15) Hasselmo ME, Rolls ET and Baylis GC. (1986); Selectivity between facial expressions in the responses of a population of neurons in the superior temporal sulcus of the monkey.. Neurosci. Lett. 26; S571.<\/p>\n<p>16) Joffe TH ve Dunbar RIM (1997); Visual and socio-cognitive information processing in primate brain evolution. Proc. Biol Sci 264;1303-1307.<\/p>\n<p>17) Leonard CM, Rolls ET, Wilson FA ve Baylis GC (1985); Neurons in the amygdala of the monkey with responses selective for faces. Behavioral Brain Research, 15;159-176.<\/p>\n<p>18) Lungvist D ve \u00d6hman A. (2005); Emotion regulates attention: the relation between facial configurations, facial emotion, and visual attention. Visual Cognition, 12;51-84.<\/p>\n<p>19) Maner JK, ve ark. (2003); Sexually selective cognition: beauty captures the mind of beholder. Journal of Personality and Social Psychology, 85;1107-1120.<\/p>\n<p>20) Maner JK, ve ark. (2005); Functional projection: how fundamental social motives can bias interpersonal perception. Journal of Personality and Social Psychology, 88;63-78<\/p>\n<p>21) Marino L (1996); What can dolphins tell us about primate evolution? Curr. Anthropol., 5;81-85.<\/p>\n<p>22) Nelson CA (2001); The development and neural bases of face recognition. Inf. Child Dev. 10;3-18.<\/p>\n<p>23) Oda R (1997); Biased face recognition in the prisoner\u2019s dilemma games. Evolution and Human Behavior, 18:309-315.<\/p>\n<p>24) \u00d6hman A, Flykt A ve Estevez F. (2001); Emotion drives attention: detecting the snake in the grass. Journal of Experimental Psychology: General. 130;466-478.<\/p>\n<p>25) Pascalis O ve Bachevalier J (1998); Face recognition in the primates: a cross-species study. Behavioral Processes, 43;87-96 (\u00d6zet).<\/p>\n<p>26) Penton-Voak IS ve Perrett DI (2000); Female preference for male changes cyclically:Further evidence. Evolution and Human Behavior, 21:39-48.<\/p>\n<p>27) Perrett DI, Rolls ET and Caan W. (1982) Visual neurons responsive to face in the monkey temporal cortex. Exp. Brain Res. 47;329-342.<\/p>\n<p>28) Perrett DI, Smith PAJ, Mistlin AJ ve ark. (1985); Visual analysis of body movements by neurons in the temporal cortex of the macaque monkey: a preliminary report. Behavioral Brain Res. 16;153-170.<\/p>\n<p>29) Perrett DI, Mistlin AJ and Chitty AJ. (1987); Visual neurons responsive to faces. Trends Neurosci. 10;358-364.<\/p>\n<p>30) Perry RJ, Rosen HR, Kramer JH et al. (2001); Hemispheric dominance for emotions, empathy social behaviour: Evidence from right and left handers with frontotemporal demantia. Neurocase 7;145-160.<\/p>\n<p>31) Phelps EA. ve ark. (2000); Performance on indirect measures of race evaluation predicts amygdala activation. Journal of Cognitive Neruoscience, 12;729-736.<\/p>\n<p>32) Ristic J, Park JH ve Kingstone A. (2002); Are eyes special? \u0130t depends on how you look at it. Psychonomic Bulletin and Review, 9;507-513.<\/p>\n<p>33) Rolls ET (1984); Neurons in the cortex of the temporal lobe and in the amygdala of the monkey with responses selective for faces. Human Neurobiology, 3;209-222 (\u00d6zet).<\/p>\n<p>34) Rolls ET ve Baylis GC (1986); Size and contrast have only small effects on the responses to faces of neurons in the cortex of the superior temporal sulcus of the monkey. Experimental Brain Research, 65;38-48.<\/p>\n<p>35) Rosenfeld SA and Van Hoesen GW (1979); Face recognition in the rhesus monkey. Neuropsychologia, 7;503-509.<\/p>\n<p>36) Sacks O. Renkk\u00f6rleri Adas\u0131. \u00c7eviren: Osman Yener Yap\u0131 Kredi Yay. 1.bas\u0131m Aral\u0131k 1998, syf;187-188.<\/p>\n<p>37) Sawaguchi T ve Kudo H (1990); Neocortical development and social structure in primates. Primates, 31;293-290 (\u00d6zet).<\/p>\n<p>38) Shermer M (2004); \u0130yilik ve K\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn Bilimi. \u00c7eviri: G\u00fcl S. Varl\u0131k yay. 1. bas\u0131m 2007.<\/p>\n<p>39) Thornhill R ve Gangestad SW. (1999); Facial attractiveness. Trends in Cognitive Sciences. 3;452-460.<\/p>\n<p>40) Wang G, Tanaka K ve Tanifuji M. (1996); Optical imaging of functional organization in monkey inferotemporal cortex. Science, 272;1665-1668.<\/p>\n<p>41) Yamagishi T ve ark. (2003); You can judge a book by its cover: evidence that cheaters may look different from cooperators. Evolution and Human Behavior. 24;290-301.<\/p>\n<p>42) Yamane S, Kaji S ve Kawano K. (1988); What facial futures activate face neurons in the inferotemporal cortex of the monkey? Experimental Brain Research, 73;209-214.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Sosyal hayat\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken di\u011fer bireyleri y\u00fczlerinden tan\u0131y\u0131p ay\u0131rt edebilen ve y\u00fcz ifadeleri ile ileti\u015fim kurabilen tek canl\u0131 t\u00fcr\u00fc biz de\u011filiz. En az\u0131ndan di\u011fer canl\u0131lar aras\u0131nda evrimsel olarak bizlere en yak\u0131n primat t\u00fcrleri -ve hatta di\u011fer sosyal memeliler- de bu yetilere sahipler. Olduk\u00e7a karma\u015f\u0131k bir sosyal ileti\u015fim i\u00e7inde ba\u015far\u0131 ile ya\u015fayabilmek i\u00e7in evrilmi\u015f olan n\u00f6roanatomik donan\u0131m\u0131z\u0131n [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":521,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[85,212,214],"tags":[254,271,200,310],"class_list":["post-8616","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-47-sayi","category-bilissel-bilimler","category-dilbilim","tag-beyin","tag-dilbilim","tag-evrim","tag-iletisim"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8616","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/521"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=8616"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/8616\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=8616"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=8616"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=8616"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}