{"id":9152,"date":"2009-02-01T22:28:19","date_gmt":"2009-02-01T20:28:19","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=9152"},"modified":"2017-05-20T22:21:44","modified_gmt":"2017-05-20T19:21:44","slug":"thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler","title":{"rendered":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc:  Bilim nas\u0131l ilerler?"},"content":{"rendered":"<p><em>Thomas Kuhn\u2019un bilim felsefesinin bilimin ilerleyi\u015fine dair \u00f6nermelerine getirdi\u011fi temel ele\u015ftiri noktas\u0131, R\u00f6nesans sonras\u0131 bilimin yekpare bir b\u00fct\u00fcn olarak alg\u0131lan\u0131p \u201cilerleyi\u015fi\u201dnin d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerine yerle\u015ftirilmesinin tamamen yanl\u0131\u015f oldu\u011fudur. Kuhn bunu tarihin geriye do\u011fru yeniden yaz\u0131lmas\u0131 ve bilim insanlar\u0131n\u0131n geldikleri noktay\u0131 en \u201cileri\u201d nokta olarak g\u00f6sterme ideallerine hizmet eden bir edim olarak g\u00f6rmektedir. Bu yaz\u0131da Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015flerinin bir \u00f6zeti ve ele\u015ftirisi sunulacak, sonra da g\u00f6r\u00fc\u015flerden yola \u00e7\u0131k\u0131larak bir bilimsel bilgi kuram\u0131n\u0131n nas\u0131l olu\u015fturulabilece\u011fi tart\u0131\u015f\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/em><\/p>\n<p><strong>\u00a0<\/strong><em>Bilim felsefesi olmadan yap\u0131lan bilim tarihi k\u00f6r, bilim tarihi olmadan yap\u0131lan bilim felsefesi ise bo\u015f bir giri\u015fimdir.<\/em><\/p>\n<ol>\n<li><strong> R. Hanson<\/strong><\/li>\n<\/ol>\n<p>\u201cBilim\u201d bir kavram olarak tan\u0131mlanmas\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7 olan, her tan\u0131m\u0131n belli noktalara odaklanarak kavram\u0131n di\u011fer y\u00f6nlerini anlatmakta aciz kald\u0131\u011f\u0131 sorunlu bir \u201c\u015fey\u201ddir.<\/p>\n<p><strong>\u00a0<\/strong><\/p>\n<p><strong><em>Giri\u015f: Neden bilim tarihi?<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Bilimi <strong>soyut <\/strong>ve <strong>ideal <\/strong>bir varl\u0131k olarak tan\u0131mlamak her zaman olanakl\u0131d\u0131r ve filozoflar\u0131n y\u00fczy\u0131llard\u0131r yapt\u0131klar\u0131 da odur. Ancak bilimi bir <strong>insan etkinli\u011fi<\/strong>, kendi tarihi olan ve s\u00fcrekli de\u011fi\u015fen bir etkinlik olarak tan\u0131mlamak, daha tatmin edici olmakla birlikte, neredeyse imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc tan\u0131mda bilimsel u\u011fra\u015f\u0131y\u0131 temele almak, bilim ad\u0131 alt\u0131nda yap\u0131lanlar\u0131n baz\u0131 \u00f6zelliklerini tespit etmek ve bu \u00f6zellikleri g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u015feyin olas\u0131l\u0131kla bilim oldu\u011funu s\u00f6ylemektir. Bunu yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bilimin tipolojik bir tan\u0131m\u0131n\u0131 yapm\u0131\u015f oluruz ve tipolojik tan\u0131mlar da bize kesin s\u0131n\u0131rlar \u00e7izmezler. (Aster, s.97) \u00c7\u00fcnk\u00fc bilimin tipik \u00f6zelliklerinden baz\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6steren ve baz\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6stermeyen bir\u00e7ok \u015feyle kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131zd\u0131r. Ayr\u0131ca her bir tipik \u00f6zelli\u011fin bilim adaylar\u0131na uygulan\u0131\u015f\u0131 da sorunludur. Ancak t\u00fcm di\u011fer tarihsel ve toplumsal varl\u0131klar\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131 gibi bilim i\u00e7in de elimizden gelen ancak budur ve bundan ka\u00e7arsak da ancak soyut ve ideal bilim tan\u0131mlamas\u0131 yap\u0131p bunun tedav\u00fclden kalkmas\u0131n\u0131n \u00e7ok erken olmamas\u0131n\u0131 umabiliriz.<\/p>\n<p>G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi, bilim \u00fczerine felsefe yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda daha bilimin tan\u0131mlanmas\u0131nda temele tarihi almak durumunda kal\u0131yoruz. Bilime dair t\u00fcm di\u011fer sorularda da bu b\u00f6yledir. \u201cBilimsel bilgi, do\u011fru bilgi midir?\u201d, \u201cBilimsel bilginin kayna\u011f\u0131 ak\u0131l m\u0131d\u0131r, yoksa g\u00f6zlem midir?\u201d, \u201cBilimde ilerleme var m\u0131d\u0131r?\u201d gibi al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f sorular\u0131n yan\u0131tlar\u0131nda her zaman tarihe referans verilir, verilmelidir. Yani bilim felsefesi yapmam\u0131z i\u00e7in \u00f6ncelikle sa\u011flam bir <strong>bilim bilimi<\/strong> yapmal\u0131y\u0131z ki, bunun da temelinde bilim tarihi yat\u0131yor. Bilim tarihine her bak\u0131\u015f\u0131m\u0131z, bilime y\u00f6nelik gizli \u00f6nyarg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131p konuya daha ayd\u0131nl\u0131k bakmam\u0131z\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 gibi, bilime dair her \u00f6nermemizin de ger\u00e7eklikle \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 ve g\u00fc\u00e7lenmesini veya zay\u0131flamas\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131yor.<\/p>\n<p>ABD\u2019li bilim tarih\u00e7isi Thomas S. Kuhn da (1922-1996) bilim felsefesinin bilimin ilerleyi\u015fine dair \u00f6nermelerini, yapt\u0131\u011f\u0131 tarih incelemeleri yoluyla ele\u015ftiren ve alternatif bir bilimsel ilerleme bi\u00e7imi \u00f6neren bir ara\u015ft\u0131rmac\u0131d\u0131r. Kuhn\u2019un temel ele\u015ftiri noktas\u0131, R\u00f6nesans sonras\u0131 bilimin yekpare bir b\u00fct\u00fcn olarak alg\u0131lan\u0131p \u201cilerleyi\u015fi\u201dnin d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerine yerle\u015ftirilmesinin tamamen yanl\u0131\u015f oldu\u011fudur. Kuhn bunu tarihin geriye do\u011fru yeniden yaz\u0131lmas\u0131 ve bilim insanlar\u0131n\u0131n geldikleri noktay\u0131 en \u201cileri\u201d nokta olarak g\u00f6sterme ideallerine hizmet eden bir edim olarak g\u00f6rmektedir. (Kuhn, s.13) Comte\u2019un pozitivizminin toplum tarihini, bir amaca y\u00f6nelmi\u015f olarak g\u00f6ren, \u201cdo\u011fru\u201d topluma do\u011fru bir ilerleme tarihi olarak okuyan anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bilim tarihinde de etkili oldu\u011fu, bilimsel ilerlemenin de y\u00f6nelmi\u015f d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerinde devam etti\u011finin s\u00f6ylendi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, Kuhn\u2019un \u00f6nerisi bunun tersi olur. Kuhn\u2019da, bilim b\u00f6yle bir s\u00fcreklilikten uzak, \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fc\u015flerin birbirleriyle ac\u0131mas\u0131z bir sava\u015f\u0131m i\u00e7inde oldu\u011fu, h\u00e2kim bir g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn saltanat\u0131n\u0131n ba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015fler taraf\u0131ndan <strong>devrimler<\/strong> yoluyla sonland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve ilerlemelerden ancak k\u0131s\u0131tl\u0131 zaman dilimleri i\u00e7inde bahsedilebilen bir u\u011fra\u015f\u0131d\u0131r. Ele\u015ftirmenlerince de Kuhn en \u00e7ok, bilimi <strong>irrasyonalize<\/strong> etmekle su\u00e7lanm\u0131\u015f, bilimden ilerlemeyi, dolay\u0131s\u0131yla da nesnel bilgi edinmeyi \u00e7\u0131kararak \u201cbilgi kar\u015f\u0131t\u0131\u201d bir konum almakla itham edilmi\u015ftir. (Gr\u00fcnberg, s.276) Ancak bu g\u00f6r\u00fc\u015f bir y\u00f6n\u00fcyle haks\u0131zd\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc Kuhn\u2019un anlay\u0131\u015f\u0131nda bilgi edinimiyle ilgili bir imk\u00e2ns\u0131zl\u0131k olmay\u0131p ancak farkl\u0131 bilgi k\u00fcmeleri aras\u0131nda dilsel bir uyu\u015fmazl\u0131k vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu k\u00fcmeler birbirleriyle ileri-geri ikili\u011fi olu\u015fturacak \u015fekilde k\u0131yaslanamazlar.<\/p>\n<p>Bu yaz\u0131da Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015flerinin bir \u00f6zeti ve ele\u015ftirisi sunulacak, sonra da g\u00f6r\u00fc\u015flerden yola \u00e7\u0131k\u0131larak bir bilimsel bilgi kuram\u0131n\u0131n nas\u0131l olu\u015fturulabilece\u011fi tart\u0131\u015f\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Kuhn\u2019un bilim tarihi anlay\u0131\u015f\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Kuhn\u2019un mevcut bilimsel ilerleme modellerine kar\u015f\u0131 ele\u015ftirel bir tutum tak\u0131nmas\u0131, fen bilimleriyle sosyal bilimler aras\u0131nda g\u00f6zlemledi\u011fi bir farktan ileri gelmektedir: Fen bilimlerinin birbirini tamamlayan, birbirleriyle uyu\u015fan bir kuramlar b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak topyek\u00fbn ilerleyen ve temel felsefi ve y\u00f6ntemsel sorunlar\u0131 \u00e7oktan \u00e7\u00f6zm\u00fc\u015f bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcmde olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, sosyal bilimler birbirini tamamlamak \u015f\u00f6yle dursun, birbirleriyle s\u00fcrekli \u00e7at\u0131\u015fan ve toplamda elle tutulur bir ilerlemeye tabi olmayan ve felsefi ve y\u00f6ntemsel sorunlarla bo\u011fu\u015fan bir haldedir. Bu durum, Kuhn\u2019u \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015f ve fen bilimlerinin de g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi, temel sorunlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zm\u00fc\u015f ve d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerinde ilerleyen bir \u015fey olmayabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. (Kuhn, s.64) Bunun \u00fczerine Kuhn, fen bilimleri ile sosyal bilimlerde ortak olan\u0131 bulmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve ikisini de a\u00e7\u0131klayabilecek bir model \u00fcretmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Kuhn\u2019un bilim tarihi modelinde, bir bilimin ilerleyi\u015fi iki d\u00f6neme ayr\u0131l\u0131r: ola\u011fan bilim d\u00f6nemi, ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 bilim d\u00f6nemi. Bilimlerin tarihleri, bu ikisinin s\u00fcrekli birbirini izleyen bir tekrar\u0131d\u0131r. Ola\u011fan bilim d\u00f6neminde, h\u00e2kim bir bilim yapma \u015fekli yani temel kabuller, denklemler, uygulamalar ve beklentiler vard\u0131r -ki bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcne paradigma deniyor- ve paradigman\u0131n i\u00e7inde olan bilim ilerler. Ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 d\u00f6nemdeyse, yeni ke\u015fiflerin yaratt\u0131\u011f\u0131 ayk\u0131r\u0131l\u0131klar, bunlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu genel bir bunal\u0131m, bunal\u0131ma tepki olarak ortaya \u00e7\u0131kan di\u011fer paradigmalar ve en sonunda da devrim vard\u0131r. Bu modelin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda Kuhn, sosyal bilimlerin fark\u0131n\u0131n hen\u00fcz h\u00e2kim bir paradigmaya ula\u015famam\u0131\u015f olmas\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yler ve temel sorununun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne y\u00f6nelik bir yakla\u015f\u0131m geli\u015ftirmi\u015f olur.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Ola\u011fan bilim<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>\u00a0\u201cYa\u015famda korkulacak bir \u015fey yoktur, sadece anla\u015f\u0131lacaklar vard\u0131r.\u201d<\/em><\/p>\n<p><strong>Marie Curie<\/strong><\/p>\n<p>Kuhn\u2019a g\u00f6re, do\u011fan\u0131n herhangi bir alan\u0131na dair bilgi \u00fcretme \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 olan bir bilim, \u00f6nc\u00fcl \u00e7al\u0131\u015fmalardan sonra belli bir anlay\u0131\u015f\u0131n h\u00e2kim olmas\u0131 ve ileri ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n bu anlay\u0131\u015f \u00fczerinden yap\u0131lmas\u0131, yani bir paradigman\u0131n olu\u015fmas\u0131 e\u011filimindedir. Bu s\u00fcre\u00e7te de birbiriyle kar\u015f\u0131t \u00f6nermeler i\u00e7eren farkl\u0131 anlay\u0131\u015flar \u00e7at\u0131\u015f\u0131rlar. Paradigma \u00f6ncesi d\u00f6nem diyebilece\u011fimiz bu d\u00f6neme \u00f6rnek olarak Orta\u00e7a\u011f opti\u011fi verilebilir. Orta\u00e7a\u011fda, baz\u0131 optik\u00e7iler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 cisimlerden \u00e7\u0131kan par\u00e7ac\u0131klar olarak g\u00f6r\u00fcrken, baz\u0131lar\u0131 i\u00e7inse \u0131\u015f\u0131k, cisim ile g\u00f6z aras\u0131ndaki ortam\u0131n bir de\u011fi\u015fimiydi. Ba\u015fkalar\u0131 da \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 g\u00f6z\u00fcn \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 bir madde ile ortam aras\u0131ndaki bir etkile\u015fim olarak yorumluyordu. (Kuhn, s.84) Bunlardan hi\u00e7biri bilimsel ortama h\u00e2kim olmad\u0131\u011f\u0131ndan, ara\u015ft\u0131rmalara, deneylere yol a\u00e7\u0131p yeni nesillere okutulacak bilgileri \u00fcretmedi\u011finden, hi\u00e7birinden bir paradigma diye s\u00f6z edemeyiz. Yine, Aristoteles \u00f6ncesi dinamik, Ar\u015fimet \u00f6ncesi statik, Darwin \u00f6ncesi kuramsal biyoloji ve sosyal bilimlerin \u015fu anki hali -bu iddia herkes taraf\u0131ndan kabul edilmese de-, paradigma \u00f6ncesi bilime \u00f6rnekler olarak an\u0131labilir. (Kuhn, s.87)<\/p>\n<p>Ola\u011fan bilim ortaya \u00e7\u0131karken, bilimsel ortamda deyim yerindeyse sal\u0131nan bu g\u00f6r\u00fc\u015flerden biri, zaman i\u00e7inde bireyleri ve topluluklar\u0131 kendine \u00e7ekmeye ba\u015flar ve geli\u015ftik\u00e7e bir senteze do\u011fru ilerlerler. Bu tarihsel s\u00fcre\u00e7te, geli\u015fmekte olan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn rakipleri de yava\u015f yava\u015f radikalle\u015fip yok olurlar. (Kuhn, s.92)<\/p>\n<p>Ola\u011fan bilimin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n tipik bir \u00f6zelli\u011fi, o d\u00f6nemde yaz\u0131lan kurucu kitaplard\u0131r. Bu kitaplar, art\u0131k olu\u015fumunu b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde tamamlam\u0131\u015f paradigman\u0131n derleyip toparlan\u0131p elle tutulur hale gelmesini sa\u011flarlar. Ayr\u0131ca bu paradigmaya sahip \u00e7\u0131kanlar, ayn\u0131 zamanda bu kitab\u0131 okuyanlar oldu\u011fundan, daha kolay g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fine varabilirler. Aristoteles\u2019in <em>Fizik<\/em>\u2019i, Batlamyus\u2019un <em>Almagest<\/em>\u2019i, Darwin\u2019in <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em> kitab\u0131, bu paradigma kurucu kitaplara \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>Ola\u011fan bilim, paradigman\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131ndaki ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131n verdi\u011fi yeni ba\u015far\u0131lar umudunun g\u00f6lgesinde do\u011far. Bilim insanlar\u0131n\u0131n istedikleri, o ana kadar \u00e7\u00f6z\u00fclmemi\u015f problemleri, a\u00e7\u0131klanamam\u0131\u015f olgular\u0131 yeni paradigma \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar ve ba\u015far\u0131lar\u0131ndan genellikle emin g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler. (Kuhn, s.98) Paradigma, bilim insanlar\u0131n\u0131, do\u011fay\u0131 kendi kavramlar\u0131 ile g\u00f6rmeye zorlad\u0131\u011f\u0131 gibi, bu kavramlar \u00e7er\u00e7evesinde de do\u011fay\u0131 derinlikle inceleme f\u0131rsat\u0131 sunar. (Kuhn, s.99)<\/p>\n<p>Ola\u011fan bilimin i\u00e7erdi\u011fi kavramsal ve \u00f6nermesel \u00e7er\u00e7eve, bilim insanlar\u0131n\u0131, tasarlad\u0131klar\u0131 deneylerde ve \u00e7\u00f6zd\u00fckleri problemlerde s\u0131n\u0131rlad\u0131\u011f\u0131ndan, asl\u0131nda bilim insan\u0131n\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 haz\u0131rlanm\u0131\u015f bir bulmacay\u0131 \u00e7\u00f6zme \u00e7abas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bilim insanlar\u0131 \u00e7o\u011fu zaman yeni g\u00f6r\u00fcng\u00fcler bulma derdinde de\u011fillerdir. Bir ba\u015fka deyi\u015fle, en b\u00fcy\u00fck bilim insanlar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011fu, zamanlar\u0131n\u0131 bulmaca \u00e7\u00f6zerek ge\u00e7irmi\u015ftir. (Kuhn, s.117)<\/p>\n<p>Paradigmalar\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi, kuramlardan ve deneylerden de \u00f6nce gelmeleridir. Paradigmalar, bilim insanlar\u0131n\u0131n bilimsel sorunlara nas\u0131l yakla\u015facaklar\u0131 konusundaki bilin\u00e7altlar\u0131d\u0131r. \u00d6yle ki, bilim insanlar\u0131 \u00e7o\u011funlukla paradigmalar\u0131n\u0131n kurallar\u0131n\u0131 bilmezler, zaten bu kurallar\u0131 bir dizge halinde yazmaya da kimse ihtiya\u00e7 duymaz. (Kuhn, s.126) Bunlar zaman i\u00e7inde kendili\u011finden olu\u015fur ve fark\u0131nda olmadan kullan\u0131l\u0131rlar. Dolay\u0131s\u0131yla paradigma, bilim insan\u0131n\u0131n, deney tasar\u0131mlar\u0131ndan \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerilerine, yeni bir kuram\u0131 yorumlamas\u0131ndan kuramlar aras\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmalar\u0131na kadar t\u00fcm bilimsel etkinli\u011finde hep mevcuttur.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 bilim<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>\u201cHayal g\u00fcc\u00fc bilgiden daha \u00f6nemlidir.\u201d<\/em><\/p>\n<p><strong>Albert Einstein<\/strong><\/p>\n<p>Belirtti\u011fimiz gibi, ola\u011fan bilim, ne g\u00f6r\u00fcng\u00fc, ne de kuram d\u00fczeyinde yeniliklerin pe\u015finde de\u011fildir ve zaten ba\u015far\u0131l\u0131 olmas\u0131 da buna ba\u011fl\u0131d\u0131r. (Kuhn, s.135) Ancak g\u00f6r\u00fcng\u00fcler biriktik\u00e7e kuramlarla ayk\u0131r\u0131l\u0131klar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz hale gelir. Bu ayk\u0131r\u0131l\u0131klar, zamanla kavram ve g\u00f6zlem d\u00fczeyinde elle tutulur hale gelir ve tart\u0131\u015f\u0131lmaya ba\u015flarlar. (Kuhn, s.148) Ancak bu tart\u0131\u015fmalar genellikle a\u00e7\u0131k fikirli bir ortamda y\u00fcr\u00fcmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc, paradigman\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 d\u00f6nemlerinde ortaya konan ve deneylerle tam bir uyum i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcnen kavramlar ve \u00f6nermeler, zaman i\u00e7inde soyut d\u00fczlemde kat\u0131la\u015f\u0131r ve de\u011fi\u015fmez hale gelirler. Bu da bilim insanlar\u0131n\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131nda ciddi bir daralmaya kar\u015f\u0131l\u0131k gelir. Ayr\u0131ca paradigman\u0131n a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 yolda ciddi ara\u015ft\u0131rmalar ve deneyler yaparak do\u011faya dair derin s\u0131rlara eri\u015filmesi de paradigmaya ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve kat\u0131l\u0131\u011f\u0131 art\u0131ran etkenlerdendir. T\u00fcm bu etkenler, paradigmaya k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne bir ba\u011fl\u0131l\u0131\u011fa ve de\u011fi\u015fmelere kar\u015f\u0131 bir direni\u015fe neden olurlar. Ancak bu her zaman k\u00f6t\u00fc bir \u015fey de\u011fildir ve bilim insanlar\u0131n\u0131n her itirazda durmalar\u0131n\u0131 \u00f6nleyerek paradigman\u0131n ilerleyi\u015finin ve ger\u00e7ek ayk\u0131r\u0131l\u0131klar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n yolunu a\u00e7ar. \u00c7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ek ayk\u0131r\u0131l\u0131klar, ancak yeni g\u00f6r\u00fcng\u00fclerle bulunabilir ve yeni g\u00f6r\u00fcng\u00fcler de paradigman\u0131n a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnsel ve teknik ilerleme yolunun sonunda olu\u015fabilirler. (Kuhn, s.151)<\/p>\n<p>Ayk\u0131r\u0131l\u0131klar a\u015f\u0131lamad\u0131\u011f\u0131nda, bilim insanlar\u0131 bir bunal\u0131m d\u00f6nemine s\u00fcr\u00fcklenir. Mevcut kuramlara alternatif kuramlar \u00f6ne s\u00fcr\u00fclmeye ba\u015flar. \u00d6rne\u011fin Kopernik\u2019in modeli, Batlamyus\u2019unkinin a\u00e7\u0131klayamad\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok g\u00f6zlemin ve ate\u015fli tart\u0131\u015fmalar\u0131n oldu\u011fu bir ortamda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. (Kuhn, s.154) Galileo\u2019nun yeni fizi\u011fi, Aristoteles\u2019in fizi\u011finin k\u0131yas\u0131ya ele\u015ftirildi\u011fi, Einstein\u2019\u0131n g\u00f6relilik kuram\u0131 da, Galileo fizi\u011finin deneylerle \u00e7eli\u015fti\u011fi bir ortamda \u00f6ne s\u00fcr\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>Bunal\u0131mlar\u0131n \u00f6nemli bir tipik \u00f6zelli\u011fi, bu d\u00f6nemlerde kuram\u0131n farkl\u0131 yorumlan\u0131\u015f bi\u00e7imlerinin artmas\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 paradigmay\u0131 payla\u015fan bilim insanlar\u0131 farkl\u0131la\u015fmaya, hatta ayr\u0131\u015fmaya ba\u015flarlar. (Kuhn, s.159) Ancak bunal\u0131m, bilimsel ilerleme s\u00fcrecinin devam\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6nem arz eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bu d\u00f6nemlerde paradigman\u0131n h\u00e2kimiyeti sars\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve yeni fikirlere a\u00e7, k\u00fc\u00e7\u00fck de olsa bir kitle olu\u015fmu\u015ftur. Ancak bu ortamda yeni fikirler desteklenip geli\u015febilir, paradigman\u0131n mutlak oldu\u011fu ortamda de\u011fil. Bu olguya bir \u00f6rnek de Aristarkos\u2019un Kopernik\u2019ten 18 y\u00fczy\u0131l \u00f6nce G\u00fcne\u015f-merkezli sistemi savunmu\u015f olmas\u0131d\u0131r. Ancak o d\u00f6nemde D\u00fcnya-merkezli sistemin bir a\u00e7maz\u0131 bulunmad\u0131\u011f\u0131ndan, insanlar\u0131n bu \u00f6neriyi ciddiye almas\u0131 ve desteklemesi i\u00e7in nedenleri yoktu. (Kuhn, s.165) G\u00fcne\u015f-merkezli sistem ancak Batlamyus\u2019un modelinin arapsa\u00e7\u0131na d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc 16. y\u00fczy\u0131lda destek bulabildi.<\/p>\n<p>Paradigman\u0131n kendisinin \u201cbilinmemesi\u201d ve tart\u0131\u015f\u0131lmamas\u0131, ola\u011fan bilim d\u00f6neminin tipik bir \u00f6zelli\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, paradigma, ele ald\u0131\u011f\u0131 sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne y\u00f6nelik fazlaca ara\u00e7 sa\u011flamakta ve bu sayede kendine bir ba\u011fl\u0131l\u0131k olu\u015fturmaktad\u0131r. (Kuhn, s.166) Ancak ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 d\u00f6nemde, paradigman\u0131n i\u00e7erdi\u011fi kabuller ve y\u00f6ntemler s\u0131k\u0131 tart\u0131\u015fmalara neden olurlar. (Kuhn, s.129). Galileo\u2019nun <em>Diyaloglar<\/em>\u2019\u0131, Einstein\u2019\u0131n Heisenberg\u2019le tart\u0131\u015fmalar\u0131 bu duruma \u00f6rnek olarak verilebilir. Bunal\u0131m d\u00f6neminde bilim insanlar\u0131, paradigman\u0131n felsefi analizini yaparlar, onu d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi ve benzeri ara\u00e7larla k\u0131yas\u0131ya zorlarlar. T\u00fcm bunlar\u0131n nedeni, paradigman\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 sa\u011flam temelin, verdi\u011fi rahatl\u0131\u011f\u0131n silikle\u015fmeye ba\u015flamas\u0131 sonucunda bilim insanlar\u0131n\u0131n buna mecbur kalmas\u0131d\u0131r. Heisenberg bu d\u00f6nemi, \u201cbilimlerin oturdu\u011fu zeminin ayaklar\u0131n alt\u0131ndan kay\u0131p gitmesi duygusu\u201d diyerek niteler. (Heisenberg, s.156)<\/p>\n<p>Bilim insanlar\u0131, bir paradigmay\u0131 hi\u00e7bir zaman do\u011frudan do\u011fayla k\u0131yaslay\u0131p reddetmezler. K\u0131yaslama i\u015flemi daima alternatif bir paradigmay\u0131 gerektirmi\u015ftir. Herhangi bir paradigmay\u0131 reddetme karar\u0131, her zaman ba\u015fka birini kabul etme karar\u0131d\u0131r. (Kuhn, s.168). \u00c7\u00fcnk\u00fc, bir bilim, paradigmaya sahip oldu\u011funda, paradigmas\u0131z ara\u015ft\u0131rma yapmas\u0131 s\u00f6z konusu olamaz. Paradigma art\u0131k bilimin gerek \u015fart\u0131 haline gelmi\u015ftir ve bir paradigmay\u0131 reddetmek bilimi reddetmek demek olur. (Kuhn, s.170)<\/p>\n<p>Bilimin ola\u011fan ve ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 d\u00f6nemlerinin kesin \u00e7izgilerle ayr\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da belirtmek gerekir. \u00d6yle ki, ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 d\u00f6nemin tipik \u00f6zelli\u011fi olan a\u00e7\u0131klanamayan olgular, ola\u011fan d\u00f6nemde de vard\u0131r. Zaten, ola\u011fan d\u00f6nemde bilimin a\u00e7\u0131klayamad\u0131\u011f\u0131 bir olgu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, bilimsel etkinli\u011fi yok saymak olur. Burada de\u011fi\u015fen, a\u00e7\u0131klanamayan olgular\u0131n niteli\u011fidir. \u0130lkinde bunlar paradigman\u0131n kesinlikle \u00e7\u00f6zece\u011fi bulmacalar olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcrken, ikincisinde paradigman\u0131n t\u0131kand\u0131\u011f\u0131 ayk\u0131r\u0131l\u0131k kaynaklar\u0131d\u0131r. Ancak bu alg\u0131lama da \u00f6znel olup bilim insanlar\u0131 aras\u0131nda de\u011fi\u015fiklik g\u00f6sterir. (Kuhn, s.170) Burada yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu d\u00f6nemsel ay\u0131rma, sadece bilim insanlar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu ve bilimsel atmosferle ilgilidir.<\/p>\n<p>Yukar\u0131da paradigma de\u011fi\u015ftirmek olarak and\u0131\u011f\u0131m olgu ise, bilim tarihinde nadiren g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Genellikle paradigmay\u0131 de\u011fi\u015ftiren bilim insanlar\u0131 de\u011fil, bilim insanlar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmesidir. Yeni bulu\u015flar\u0131 yap\u0131p yeni paradigmay\u0131 ekenler, genellikle gen\u00e7 bilim insanlar\u0131d\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla takip\u00e7ileri de gen\u00e7 bilim insanlar\u0131 olurlar. (Kuhn, s.183)<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Bilimsel devrimler<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>\u201cKurucular\u0131n\u0131 unutmakta teredd\u00fct eden bilim mahvolmu\u015f demektir.\u201d<\/em><\/p>\n<p><strong>Alfred North Whitehead<\/strong><\/p>\n<p>Bilimsel devrimler, yap\u0131lar\u0131 gere\u011fi siyasal devrimlere benzerler. Siyasal devrimlerde eskiyen kurumlar yeni sorunlar kar\u015f\u0131s\u0131nda yetersiz kal\u0131rlar, bu yetersizli\u011fi sezen bir grup insan da alternatif sistemler \u00f6nerir ve eskisini destekleyen insanlar\u0131 devirdikleri zaman, yeni sistemi kurarlar. Bilimsel devrimlerde de ayn\u0131 \u015fekilde, bilim toplulu\u011funun belli \u00fcyelerinin, belki de hatta bilim d\u0131\u015f\u0131ndan kimilerinin bilim toplulu\u011funun \u00e7o\u011funlu\u011funu ikna etmesi veya devirmesi s\u00f6z konusudur. (Kuhn, s.185) \u0130ki durumda da, kar\u015f\u0131t paradigmalar d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fvurulacak \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir \u00f6l\u00e7\u00fct yoktur. Paradigmalar\u0131n savunucular\u0131, kendilerini savunmak i\u00e7in yine paradigmalar\u0131n\u0131 kullan\u0131rlar. (Kuhn, s.187)<\/p>\n<p>Bilimsel devrimde, eskinin bilim anlay\u0131\u015f\u0131 bir miras olarak devral\u0131nmaz, daima eskiden bir kopu\u015f vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bir bilimin tarihini kesintisiz bir birikim olarak g\u00f6rmek imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r, daima kesintiler, y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k birikimin \u00e7\u00f6pe at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 devrimler vard\u0131r. (Kuhn, s.190)<\/p>\n<p>Devrimler, ayn\u0131 zamanda bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de\u011fi\u015fikli\u011fi anlam\u0131na gelirler. Devrimden sonra ayn\u0131 nesnelere farkl\u0131 \u00f6zellikler y\u00fckleyen bilim insanlar\u0131, sanki farkl\u0131 bir d\u00fcnyada ya\u015far gibidir. (Kuhn, s.214) \u00d6rne\u011fin Aristoteles\u00e7i, bir sarkac\u0131, \u00f6z\u00fc gere\u011fi d\u00fc\u015fmeye \u00e7al\u0131\u015fan bir ta\u015f\u0131n ip taraf\u0131ndan engellenmesinin bir g\u00f6sterisi olarak g\u00f6r\u00fcrken, Galileocu i\u00e7in sarka\u00e7, sonsuza kadar sal\u0131n\u0131m hareketi yapacak bir ta\u015ftan ibarettir. Ayn\u0131 \u015fekilde Aristoteles\u00e7i i\u00e7in d\u00fcz yolda gitti\u011fi halde duran bir cismin durmas\u0131n\u0131n nedeni hareket ettirici kuvvetin olmamas\u0131yken, Galileocu i\u00e7in s\u00fcrt\u00fcnme kuvvetleridir. Benzer olarak, bir Batlamyus\u00e7u Ay\u2019a bakt\u0131\u011f\u0131nda bir gezegen g\u00f6r\u00fcrken, Kopernik\u00e7iyse bir uydu g\u00f6r\u00fcr. Devrimleri ortaya \u00e7\u0131karan bulu\u015flarda da b\u00f6yle bir ani d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de\u011fi\u015fikli\u011finden bahsedebiliriz. Bulu\u015f yapan bilim insanlar\u0131, g\u00f6zlerinin bir anda a\u00e7\u0131lmas\u0131ndan, bir y\u0131ld\u0131r\u0131m \u00e7akmas\u0131ndan ve benzeri \u015feylerden sonra bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n tamamen de\u011fi\u015fti\u011fini s\u00f6ylerler. (Kuhn, s.220)<\/p>\n<p>Bilimsel devrimler, genellikle tarihe bug\u00fcnden bakanlar taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fclmezler. Bunun birincil nedeni, bilim insan\u0131 aday\u0131n\u0131n tarih bilincini budayan ders kitaplar\u0131d\u0131r. \u00d6\u011frenciler ders kitaplar\u0131nda, bilimsel geli\u015fimin b\u00fct\u00fcnsel bir resminden ziyade, baz\u0131 kahramanlar\u0131n \u00e7abalar\u0131n\u0131 ve bulu\u015flar\u0131n\u0131 kopuk ve steril bir bi\u00e7imde g\u00f6r\u00fcrler. \u00d6\u011frenciler i\u00e7in sadece bu b\u00fcy\u00fck bulu\u015f\u00e7ular ve bunlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu s\u00fcrekli bir bilim gelene\u011fi vard\u0131r. Bu \u015fekilde kurulan s\u00fcreklilik alg\u0131s\u0131ysa hi\u00e7bir zaman var olmam\u0131\u015ft\u0131r. (Kuhn, s.239)<\/p>\n<p>Bu s\u00fcreklilik alg\u0131s\u0131n\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi de, bilimde hep ayn\u0131 sorulara cevap aranm\u0131\u015f oldu\u011fu san\u0131s\u0131d\u0131r. Deney aletleri geli\u015ftik\u00e7e ve yeni ve daha \u201cak\u0131ll\u0131ca\u201d deneyler tasarland\u0131k\u00e7a, sorulara verilen cevaplar\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fi ve bilimin b\u00f6ylece ilerledi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Halbuki her devrimde cevaplarla beraber sorular, kavramlar ve bir paradigman\u0131n t\u00fcm\u00fc de\u011fi\u015fir. (Kuhn, s.241) Ders kitaplar\u0131na g\u00f6re, ya\u015fam\u0131\u015f bilim insanlar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fc, bilimin g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki ama\u00e7lar\u0131na y\u00f6nelmi\u015flerdir. B\u00f6yle olmayan -ki asl\u0131nda b\u00f6yle olanlar\u0131 \u00e7ok azd\u0131r- veya b\u00f6yle g\u00f6sterilemeyen bilim insanlar\u0131, ne kadar bilimin kurucular\u0131 aras\u0131nda olsa da, g\u00f6rmezden gelinir. (Kuhn, s.242)<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Bilimsel ilerleme konusunda Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015fleri<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>\u201cEvrenin i\u015fleyi\u015fine esas olan \u00f6l\u00e7\u00fcler gizlidir.\u201d<\/em><\/p>\n<p><strong>Heraklitos<\/strong><\/p>\n<p>Kuhn\u2019da bilimsel ilerlemenin nas\u0131l modellendi\u011fini k\u0131saca a\u00e7\u0131klad\u0131ktan sonra, bilgisel anlamda bir ilerlemenin Kuhn\u2019da bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131ral\u0131m. Ger\u00e7ekten de, Kuhn\u2019un anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n en \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lan y\u00f6n\u00fc, bir ilerleme i\u00e7erip i\u00e7ermedi\u011fidir.<\/p>\n<p>Karl Popper\u2019in \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bilim anlay\u0131\u015f\u0131nda, kuramlar deneylerle do\u011frulanamaz, ancak yanl\u0131\u015flanabilirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc deney, ancak do\u011fan\u0131n \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck bir hacminin k\u0131sa bir zaman s\u00fcresince sim\u00fcle edilmesidir ve bu da bize, do\u011fan\u0131n t\u00fcm\u00fcne dair bir bilgi sa\u011flayamaz. Kuhn ise, Popper\u2019in do\u011frulaman\u0131n olamayaca\u011f\u0131na dair kan\u0131t\u0131na kat\u0131lmakla beraber, yanl\u0131\u015flamay\u0131 da reddetmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7bir kuram, h\u00e2kim oldu\u011fu herhangi bir anda t\u00fcm olgular\u0131 a\u00e7\u0131klamakta de\u011fildir. Kuram\u0131n a\u00e7\u0131klayamad\u0131\u011f\u0131 olgular yine kuram i\u00e7inde kalarak \u00e7\u00f6z\u00fclmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131rlar, bu \u00e7al\u0131\u015fmalar ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frad\u0131\u011f\u0131ndaysa kuram\u0131n yerine, yine olgular\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamayan ancak, bilim insanlar\u0131na daha makul gelen bir kuram ge\u00e7er. (Kuhn, s.250)<\/p>\n<p>Bilimsel ilerlemenin, Kuhn\u2019un modelinde anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 haliyle bulunamamas\u0131n\u0131n nedenlerinden biri, devrimler sonucunda, do\u011faya y\u00f6neltilen sorular\u0131n da de\u011fi\u015fmesidir. \u00d6rne\u011fin Aristoteles\u2019in dinami\u011finden Newton\u2019unkine ge\u00e7i\u015f bir ilerleme olarak yorumland\u0131\u011f\u0131nda \u015f\u00f6yle bir zorluk ortaya \u00e7\u0131kar: Newton kuram\u0131, cisimlerin birbirlerini hangi kuvvetle \u00e7ektiklerini s\u00f6yleyebilirken, Aristoteles\u2019inkiyse bu \u00e7ekimin nedenini a\u00e7\u0131klayabilmektedir. (Kuhn, s.252) Dolay\u0131s\u0131yla bu ge\u00e7i\u015fin bir ilerleme olarak modellenmesi sorunludur. Newton, Aristoteles\u2019in cevap verdi\u011fi bir soruya cevap verememektedir. Newton paradigmas\u0131 h\u00e2kim oldu\u011funda bu soru bilimin alan\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na itilmi\u015f ve uzun s\u00fcre sorulmam\u0131\u015ft\u0131r. Einstein dinami\u011findeyse bu soru tekrar bilimsel bir soru olarak cevaplanabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kuhn, bilimsel ilerleme konusundaki fikirlerini en a\u00e7\u0131k haliyle anlat\u0131rken, felsefedeki ilerlemeyle analoji kuruyor. Felsefede tek tek d\u00fc\u015f\u00fcnce okullar\u0131n\u0131n kendi i\u00e7inde ilerlemesi s\u00f6z konusuyken, topyek\u00fbn bir ilerlemeden bahsedilemez. Felsefede ilerleme olmamas\u0131, Kant\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n veya Platonculu\u011fun kendi i\u00e7inde ilerlemedi\u011fi anlam\u0131na gelmez. (Kuhn, s.268) Bilimde de benzer \u015fekilde, ola\u011fan bilim d\u00f6nemlerinde tam anlam\u0131yla ilerlemeden s\u00f6z edilebilir. Paradigma \u00f6ncesi ve devrimsel d\u00f6nemlerde, birbiriyle uyu\u015fmayan farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler aras\u0131nda bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yap\u0131lamad\u0131\u011f\u0131ndan, bir ilerlemeden de s\u00f6z edilemez. (Kuhn, s.269) Kuhn\u2019un fikirlerinin en tart\u0131\u015fmal\u0131 sonu\u00e7lar\u0131ndan biri ku\u015fkusuz ilerleme fikrine zarar verip vermedi\u011fi konusundad\u0131r. Farkl\u0131 paradigmalar aras\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yap\u0131lamayaca\u011f\u0131 fikri, bir\u00e7oklar\u0131 taraf\u0131ndan bilimsel ilerlemenin imk\u00e2ns\u0131zl\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde yorumlanm\u0131\u015f ve Kuhn\u2019a kar\u015f\u0131 bir ele\u015ftiri olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kuhn\u2019un bilimsel faaliyeti <strong>ak\u0131ld\u0131\u015f\u0131<\/strong> ve \u00f6znel bir u\u011fra\u015fa \u00e7evirdi\u011fi s\u00f6ylenmi\u015ftir. (Gr\u00fcnberg, s.276)<\/p>\n<p>Asl\u0131nda Kuhn, \u00f6zelde bilimsel ilerleme, genelde de bilgi kuram\u0131 sorunu konular\u0131nda net bir tav\u0131r almaz. Yerle\u015fik bilimsel ilerleme anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan Kuhn, do\u011frusal ilerlemenin tarihi geriye do\u011fru yeniden yazarak olu\u015fturuldu\u011funu, tarihin kendisininse bunun b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi\u011fini s\u00f6ylemekle yetinmektedir. Hatta bilim tarihindeki yeniden yaz\u0131m\u0131n neredeyse Geroge Orwell\u2019in <em>Bin Dokuz Y\u00fcz Seksen D\u00f6rt<\/em>\u2019\u00fcndeki kadar yo\u011fun oldu\u011funu s\u00f6yleyebilmektedir. (Kuhn, s.273)<\/p>\n<p>Kuhn\u2019un a\u015fa\u011f\u0131da yapaca\u011f\u0131m al\u0131nt\u0131s\u0131, bu konu hakk\u0131ndaki fikirlerinin son analizini yapmam\u0131za yard\u0131mc\u0131 olabilir:<\/p>\n<p>\u201cBu denemede betimlenen geli\u015fmeci s\u00fcre\u00e7, ilkel ba\u015flang\u0131\u00e7lardan yola \u00e7\u0131kan bir evrim s\u00fcreci olmu\u015ftur: Art arda gelen ve her a\u015famas\u0131nda do\u011fan\u0131n biraz daha iyi anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan bir s\u00fcre\u00e7. Fakat s\u00f6ylenmi\u015f ya da s\u00f6ylenecek hi\u00e7bir \u015fey, bu s\u00fcrecin belli bir yere do\u011fru evrim yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steremez. Bu bo\u015fluk ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak bir\u00e7ok okuru rahats\u0131z edecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bilimi, do\u011fa taraf\u0131ndan \u00f6nceden saptanm\u0131\u015f bir amaca do\u011fru s\u00fcrekli yakla\u015fan hemen hemen tek insan \u00e7abas\u0131 olarak g\u00f6rmek hepimizde kal\u0131c\u0131 bir al\u0131\u015fkanl\u0131k haline gelmi\u015ftir. \u2026 Bilimin hem varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hem de ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131, toplulu\u011fun herhangi bir zamandaki bilgi d\u00fczeyinden hareket eden bir evrim olarak a\u00e7\u0131klayamaz m\u0131y\u0131z? Do\u011fan\u0131n belli bir tek tam, nesnel ve ger\u00e7ek bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 oldu\u011funu tasarlamak ve bilimsel ba\u015far\u0131n\u0131n uygun \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fcn\u00fc de bizi bu son hedefe ne derece yak\u0131nla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda g\u00f6rmek ger\u00e7ekten bu kadar yararl\u0131 m\u0131d\u0131r? <em>Bilmek istedi\u011fimize-do\u011fru-evrim<\/em> d\u00fc\u015f\u00fcncesi yerine, <em>bildiklerimizden-ba\u015flayan-evrim<\/em> d\u00fc\u015f\u00fcncesini koymay\u0131 bir \u00f6\u011frenebilirsek, belki b\u00f6ylece bir s\u00fcr\u00fc rahats\u0131z edici sorundan da kurtulmu\u015f olurduk.\u201d (Kuhn, s.277-278)<\/p>\n<p>Bu al\u0131nt\u0131dan \u00e7\u0131karabilece\u011fimiz ilk sonu\u00e7, Kuhn\u2019un asl\u0131nda realist oldu\u011fudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bilimsel etkinli\u011fi, do\u011fay\u0131 anlamaya yarayan bir u\u011fra\u015f\u0131 olarak konumland\u0131rmaktad\u0131r. \u0130kinci bir sonu\u00e7 da, al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bilim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n teleolojik (bir amaca y\u00f6nelmi\u015f) oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc ve buna inanmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Kuhn\u2019a g\u00f6re, bizim zihnimiz ve dilimiz s\u0131n\u0131rl\u0131, bilimsel sistemlerimiz de yapay ve k\u0131s\u0131tl\u0131 oldu\u011fundan, do\u011fay\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z, onun <em>i\u00e7sel<\/em> ve <em>nesnel <\/em>anlam\u0131na ula\u015fmak yerine, her zaman de\u011fi\u015fecek, yanl\u0131\u015flanacak ve b\u00f6ylece ilerlemeye devam edecektir. Bu ilerleme tek bir d\u00fcz \u00e7izgi \u00fczerinde de\u011fil, \u00e7atallanan ve y\u00f6n de\u011fi\u015ftiren bir \u00e7izgiler k\u00fcmesi \u00fczerinde olacakt\u0131r. Bilimin gitti\u011fi y\u00f6n, t\u0131pk\u0131 canl\u0131 t\u00fcrlerinin evriminde oldu\u011fu gibi, \u00f6nceden belirlenmi\u015f de\u011fildir ve o g\u00fcn\u00fcn ko\u015fullar\u0131na g\u00f6re \u015fekillenir. (Kuhn, s.279) Ne t\u00fcmevar\u0131mc\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn, ne de Popperist g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn iddia etti\u011fi m\u00fckemmelle\u015fen bir <strong>mutlak<\/strong> bilim vard\u0131r; kendi s\u0131n\u0131rl\u0131 yolunda ilerleyen, geli\u015fen ve sonunda affedilemez bir hata yap\u0131p \u00e7\u00f6pe at\u0131lan <strong>tarihsel bilimler<\/strong> vard\u0131r. Bu al\u0131nt\u0131dan \u00e7\u0131karabilece\u011fimiz bir di\u011fer \u00f6nemli sonu\u00e7, Kuhn\u2019un asla bir \u00f6znelci olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bilimin <strong>evriminde<\/strong>, temelde bilim insanlar\u0131n\u0131n tercihleri de\u011fil, bilimle do\u011fa aras\u0131ndaki ili\u015fki vard\u0131r. Bir sonraki bilimsel paradigma, \u00f6ncekiyle dilsel olarak kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamasa da, do\u011fay\u0131 daha iyi anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131ndan <strong>se\u00e7ilmektedir<\/strong>. Her devrim sonucunda do\u011fay\u0131 anlamaya biraz daha yakla\u015fmaktay\u0131z, ama bu yakla\u015fma tek boyutta de\u011fil, daha karma\u015f\u0131k bir bi\u00e7imde olmaktad\u0131r. (Kuhn, s.321) Belirtmemiz gereken bir di\u011fer nokta da Kuhn\u2019un g\u00f6relilik\u00e7i olarak yorumlanmas\u0131n\u0131n, alternatiflerden sadece biri oldu\u011fu, mutlak bir yorum olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131da da inceledi\u011fimiz gibi, Kuhn\u2019un realist ve nesnelci yorumlar\u0131 yap\u0131labilmekte, bunlar da Kuhn\u2019un temel \u00f6nermeleriyle \u00e7eli\u015fmemektedir.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak, Kuhn\u2019un, bilimi tek nesnel do\u011fruya ula\u015fan bir ara\u00e7 de\u011fil de, \u201cdo\u011fa ile bizim aram\u0131zdaki ikili oyunun bir par\u00e7as\u0131\u201d olarak g\u00f6ren Heisenberg\u2019le benzer d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6yleyebiliriz. (Heisenberg, s.62)<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Teo Gr\u00fcnberg\u2019den Kuhncu bir bilgi kuram\u0131: Neo-rasyonalizm<\/strong><\/p>\n<p>Elimizde bir T kuram\u0131 olsun. Bu kuram\u0131n S sistemine uyguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul edelim. Klasik bir bilimsel kuram H<sub>1<\/sub>, H<sub>2<\/sub>, \u2026, H<sub>k<\/sub> bilimsel varsay\u0131mlar\u0131 ve M<sub>1<\/sub>, M<sub>2<\/sub>, \u2026, M<sub>l<\/sub> matematiksel ve mant\u0131ksal kurallar\u0131ndan olu\u015fur. Kuram\u0131n s\u0131nanmas\u0131ysa onun g\u00f6zlemlerle uyumlu olup olmad\u0131\u011f\u0131na bak\u0131lmas\u0131d\u0131r, yani G<sub>1<\/sub>, G<sub>2<\/sub>, \u2026, G<sub>m<\/sub> g\u00f6zlem \u00f6nermeleriyle s\u0131nanmas\u0131d\u0131r. (Gr\u00fcnberg, s.286) Tipik bir s\u0131nama i\u015fleminde, kuramla g\u00f6zlem \u00f6nermelerinin b\u00fct\u00fcn\u00fcnden bir \u00f6nerme, yani tahmin \u00e7\u0131karsan\u0131r ve do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131na bak\u0131l\u0131r. Yani,<\/p>\n<p>H<sub>1<\/sub>, H<sub>2<\/sub>, \u2026, H<sub>k<\/sub>, M<sub>1<\/sub>, M<sub>2<\/sub>, \u2026, M<sub>l<\/sub>, G<sub>1<\/sub>, G<sub>2<\/sub>, \u2026, G<sub>m<\/sub> =&gt; G.<\/p>\n<p>E\u011fer G<sub>1<\/sub>, G<sub>2<\/sub>, \u2026, G<sub>m<\/sub>\u2019in hepsi do\u011fru ve G yanl\u0131\u015fsa, H<sub>1<\/sub>, H<sub>2<\/sub>, \u2026, H<sub>k<\/sub>, M<sub>1<\/sub>, M<sub>2<\/sub>, \u2026, M<sub>l<\/sub> \u00f6nermelerinden en az biri yanl\u0131\u015ft\u0131r. Matematiksel ve mant\u0131ksal kurallar a priori do\u011fru kabul edildi\u011finden, bilimsel varsay\u0131mlardan en az biri yanl\u0131\u015ft\u0131r. Ancak burada kar\u015f\u0131m\u0131za birka\u00e7 sorun \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p>Birinci sorun, bilimsel g\u00f6zlemlerin kuram y\u00fckl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Yani, G<sub>1<\/sub>, G<sub>2<\/sub>, \u2026, G<sub>m<\/sub> \u00f6nermelerinin kavramsal d\u00fczeyde kuram i\u00e7ermesi, H<sub>1<\/sub>, H<sub>2<\/sub>, \u2026, H<sub>k<\/sub> \u00f6nermelerine ba\u011fl\u0131 olu\u015fudur. Bu durum, bilimsel varsay\u0131mlar\u0131 kendi ba\u015flar\u0131na s\u0131nama olana\u011f\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131r. Bu durumun tipik bir \u00f6rne\u011fi, bir nicelik \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcrken, \u00f6l\u00e7\u00fcm aletlerinde kuramdan yararlan\u0131lmas\u0131d\u0131r. (Gr\u00fcnberg, s.287) Kuhn da bu duruma dikkat \u00e7ekmi\u015f ve yeni bir g\u00f6r\u00fcng\u00fc bulmak i\u00e7in yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarda t\u00fcm kavramsal kategorilerin \u00f6nceden belirlenmi\u015f oldu\u011funu, bunun da bulunan g\u00f6r\u00fcng\u00fcy\u00fc yeni olmaktan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftir. (Kuhn, s.140)<\/p>\n<p>\u0130kinci sorun, S sisteminin T kuram\u0131n\u0131n uygulama alan\u0131na girip girmedi\u011finin a\u00e7\u0131k olmamas\u0131d\u0131r. G \u00f6nermesinin yanl\u0131\u015f olmas\u0131, illa ki T kuram\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015f oldu\u011funu bildirmek yerine, S sisteminin T kuram\u0131n\u0131n uygulama alan\u0131nda olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilir. (Gr\u00fcnberg, s.287)<\/p>\n<p>Bu sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in, T kuram\u0131n\u0131n i\u00e7indeki baz\u0131 \u00f6nermeleri daha temel, dokunulmaz kabul edebiliriz. Yap\u0131lan her deneyde, yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131, bu \u00f6nermelerin d\u0131\u015f\u0131nda kalan \u00f6nermelerde arar\u0131z. \u00d6rne\u011fin bir klasik mekanik deneyinde, \u00d6klid geometrisinin uzaya uygulanabilirli\u011fini kabul ederiz ve ula\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir yanl\u0131\u015fl\u0131k bize hi\u00e7bir zaman \u00d6klid\u2019in be\u015finci postulat\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6stermemi\u015f olur. Burada bir hiyerar\u015fi i\u00e7inde birbirine eklenen kuramlar toplulu\u011funu s\u0131nad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ve her deneyde bu hiyerar\u015finin en sonundaki kuram\u0131 yanl\u0131\u015flamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. (Gr\u00fcnberg, s.288)<\/p>\n<p>Bu \u015femay\u0131 Kuhncu tarih modeliyle belirtirsek, kuram\u0131n de\u011fi\u015fmeyen temel k\u0131sm\u0131n\u0131n paradigmay\u0131 olu\u015fturdu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. De\u011fi\u015fme, paradigma s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde olur. De\u011fi\u015fme e\u011fer, daha \u00e7ok olguyu a\u00e7\u0131klayabilme y\u00f6n\u00fcndeyse, <strong>nesnel ilerleme<\/strong>den bahsederiz. (Gr\u00fcnberg, s.292) Ancak paradigmalar\u0131n, yani temel kuramlar\u0131n de\u011fi\u015fti\u011fi bilimsel devrimler sonras\u0131nda, olgular\u0131n ifade edildikleri dil ve hatta zaman ve mek\u00e2n gibi temel kavramlar da de\u011fi\u015fime u\u011frad\u0131\u011f\u0131ndan, ortada kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lacak olgular olmayabilir. Buradaki ilerleme, zaman i\u00e7inde yeni paradigmaya duyulan g\u00fcven ve ba\u011fl\u0131l\u0131k sonucunda ula\u015f\u0131lan ba\u015far\u0131lar sonucunda ortaya \u00e7\u0131kar. Sonu\u00e7 olarak ortaya uzun d\u00f6nemde <strong>birikimsel nesnel ilerleme<\/strong> \u00e7\u0131kar. (Gr\u00fcnberg, s.294)<\/p>\n<p>Kuhn\u2019un iki d\u00f6nemli tarih anlay\u0131\u015f\u0131yla ba\u011fda\u015fan bu bilgi kuram\u0131 da, bilimsel u\u011fra\u015f\u0131n i\u00e7indeki mant\u0131ksal ve nesnel s\u00fcre\u00e7ler ile beklentiye ve tercihe dayal\u0131 \u00f6znel s\u00fcre\u00e7leri ba\u011fda\u015ft\u0131rmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemli. Ayr\u0131ca kuramlar aras\u0131ndaki ge\u00e7i\u015fin esnek\u00e7e yap\u0131labilmesini sa\u011flarken ayn\u0131 zamanda bu ge\u00e7i\u015fi rasyonalize edebilmesi de Kuhn\u2019a y\u00f6neltilen irrasyonellik ele\u015ftirisinin savu\u015fturulmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 oluyor. Gr\u00fcnberg bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc neo-rasyonalizm olarak isimlendirmekte ve bilimsel geli\u015fimi en iyi a\u00e7\u0131klayan model oldu\u011funu savunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Sonu\u00e7: yorumlar ve ele\u015ftiriler<\/em><\/strong><\/p>\n<p><em>\u201cDo\u011faya ak\u0131lc\u0131 bi\u00e7imde bakan ki\u015fiye do\u011fa da ak\u0131lc\u0131 bakar.\u201d<\/em><\/p>\n<ol>\n<li><strong> W. F. Hegel<\/strong><\/li>\n<\/ol>\n<p>Kuhn\u2019un \u00f6nemi tarihe bir do\u011frultu ve y\u00f6n dayatarak, bireylerin ve toplumlar\u0131n iradelerini s\u0131n\u0131rlayan, her \u015feyi bir \u201c\u00fcst ak\u0131l\u201da havale eden pozitivizme bilim tarihi alan\u0131nda ciddi bir sald\u0131r\u0131 yapmas\u0131ndad\u0131r. Kuhn, tarihten verdi\u011fi \u00f6rneklerle bilimsel geli\u015fmenin do\u011frusal bir \u00e7izgi izlemedi\u011fini g\u00f6steriyor ve do\u011fan\u0131n \u00f6nceden belirlenmi\u015f tek bir yorumu oldu\u011fu ve bilimin bu yoruma yakla\u015fmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 reddediyor. Kuhn\u2019un y\u0131kmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015fey, tart\u0131\u015f\u0131lmadan kabul edilmi\u015f ve bilin\u00e7sizce dogmatikle\u015ftirilip bir ideoloji haline getirilen pozitif bilim anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu noktada Kuhn\u2019un maruz kald\u0131\u011f\u0131 iki ele\u015ftiri var: \u0130lki, Kuhn\u2019un bilim insanlar\u0131n\u0131n rakip kuramlar aras\u0131nda tercih yaparken irrasyonel davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etti\u011fini s\u00f6yleyen g\u00f6r\u00fc\u015f. Di\u011feri de, Kuhn\u2019da bilimin uygulama ve teori alan\u0131nda bariz bir \u015fekilde g\u00f6r\u00fclen ilerlemi\u015fli\u011finin reddedildi\u011fini s\u00f6yleyen g\u00f6r\u00fc\u015f. \u015eimdi s\u0131ras\u0131yla bunlar\u0131 inceleyelim.<\/p>\n<p>Kuhn, farkl\u0131 paradigmalara ba\u011fl\u0131 iki ki\u015finin \u00f6znel evrenlerinin ontolojik bak\u0131mdan farkl\u0131 oldu\u011funu iddia eder. \u015e\u00fcphesiz ki, solipsizme d\u00fc\u015fmek istemiyorsak ayn\u0131 noktadan do\u011faya bakan iki ki\u015finin ayn\u0131 g\u00f6zlem evrenine sahip oldu\u011funu ve ayn\u0131 sinirsel uyar\u0131lara maruz kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmemiz gerekir. Ancak, duyumlardan g\u00f6zleme ve d\u00fc\u015f\u00fcnceye giden s\u00fcre\u00e7 al\u0131\u015fkanl\u0131klar, inan\u00e7lar ve e\u011fitimle \u015fartland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla ayn\u0131 sinirsel uyar\u0131lar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 ki\u015fiden ki\u015fiye de\u011fi\u015fecektir. (Kuhn, s.304) Herkesin kabul edebilece\u011fi bu mant\u0131k y\u00fcr\u00fctmeden sonra Kuhn bir ad\u0131m ileri gider ve iki farkl\u0131 \u00f6znel ontolojinin, yani paradigman\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131labilece\u011fi bir \u00fcst merci olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. \u0130\u015fte bu noktada, irrasyonalizm ele\u015ftirilerinin kar\u015f\u0131lanmas\u0131 gerekiyor. \u00d6nceki b\u00f6l\u00fcmlerde de s\u00f6yledi\u011fimiz gibi, paradigmalar aras\u0131 tercih bi\u00e7imsel mant\u0131k yoluyla do\u011frudan kan\u0131tlanamaz, ancak bir bilimsel toplulu\u011fun t\u00fcm \u00fcyelerinin, do\u011fay\u0131 daha iyi anlamak gibi bir ortak ama\u00e7la bu tercihi yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyorsak, Gr\u00fcnberg\u2019in ge\u00e7i\u015f kuram\u0131 bizim i\u00e7in a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olacakt\u0131r: Tercih edilen kuram \u00f6ncekine k\u0131yasla daha \u00e7ok olguyu ba\u015far\u0131yla a\u00e7\u0131klayabilmelidir. Ancak olgular\u0131n da kurama ba\u011fl\u0131 olu\u015fu ve a\u00e7\u0131klaman\u0131n bir\u00e7ok y\u00f6n\u00fcn\u00fcn bulunmas\u0131 bu k\u0131stas\u0131 bi\u00e7imselle\u015ftirmeye ve nesnelle\u015ftirmeye engel olur. Burada da bilim insanlar\u0131 toplulu\u011funu sezgisinin ve tahmin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn rol oynamas\u0131 gerekir. Bunlar bu s\u00fcreci irrasyonel olarak yorumlamam\u0131za temel sa\u011flamayaca\u011f\u0131 gibi, ortada bi\u00e7imsellik \u00f6tesi bir rasyonalizm vard\u0131r ki kan\u0131mca bu, daha da kuvvetlidir.<\/p>\n<p>Kuhn ayr\u0131ca tarihsel s\u00fcre\u00e7te birbirini takip eden herhangi iki kuram\u0131n ger\u00e7e\u011fe yak\u0131nl\u0131k gibi bir s\u0131ralamaya tabi tutulamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bizim ilerleme olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz bir durumun i\u00e7inde ayn\u0131 zamanda gerileme de vard\u0131r. Yukar\u0131da da verdi\u011fimiz Newton fizi\u011fi ile Aristoteles fizi\u011finin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 \u00f6rne\u011fini verelim. Asl\u0131nda, cevaplad\u0131\u011f\u0131 sorular ve kulland\u0131\u011f\u0131 mekanizmalar nedeniyle Einstein fizi\u011fi Aristoteles\u2019inkine Newton\u2019unkinden daha yak\u0131nd\u0131r. (Kuhn, s.321). Ancak bu durum, bilimsel s\u00fcreci hi\u00e7bir geli\u015fimin olmad\u0131\u011f\u0131 bir k\u0131s\u0131rd\u00f6ng\u00fc yapmaz. Hepimiz Newton fizi\u011finin Aristoteles\u2019inkinden daha ikna edici ve daha a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz. Kuhn da bunu \u201cdaha iyi\u201d \u015feklinde ifade etmektedir (Kuhn, s.321). Newton fizi\u011fi daha \u00e7ok alana uygulanabilmekte, daha \u00e7ok soruya cevap verebilmekte ve her \u015feyden \u00f6nemlisi, niceliksel \u00e7al\u0131\u015fabilmektedir. Ancak yine de d\u00fcz bir ilerleme hatt\u0131ndan bahsedilemez. Bu noktada \u015funu sormak gerekir: Bilimsel geli\u015fimin \u00f6nemli, sayg\u0131n, yararl\u0131, vs. olmas\u0131 i\u00e7in neden d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerinde ilerlemesi gereksin? Her noktan\u0131n di\u011ferinden daha ileride olmas\u0131 ve sonunda \u201cvar\u0131lacak\u201d belirli bir hedefin olmas\u0131, bilimsel geli\u015fme i\u00e7in ger\u00e7ekten de gerekli de\u011fildir. Bu gereksinim, rasyonalizme zorla sokulmu\u015f bir ereksellikten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bilim sosyolojisi alan\u0131ndaysa Kuhn, bilimsel topluluklar\u0131n belli davran\u0131\u015f bi\u00e7imlerini a\u00e7\u0131klamas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemlidir. \u00d6rne\u011fin, belli bir paradigmaya ba\u011flanan bilimsel topluluklar\u0131n dogmatik olmalar\u0131, kendi varl\u0131klar\u0131n\u0131 yarat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceye bor\u00e7lu olduklar\u0131ndan, \u00e7eli\u015fkili g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ancak Kuhn\u2019un \u015femas\u0131nda dogmatik d\u00f6nemler ve yenilik\u00e7i d\u00f6nemler ayn\u0131 oranda \u00f6nemli ve gereklidir.<\/p>\n<p>Kuhn\u2019a getirilebilecek en \u00f6nemli ele\u015ftiriyse, do\u011frudan onun bilim tarihi anlay\u0131\u015f\u0131yla ilgilidir. Asl\u0131nda Kuhn, ne kadar u\u011fra\u015fsa da paradigmalar\u0131n \u00f6nceli\u011fini g\u00f6sterememi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin, fizik alan\u0131nda Galileo\u2019dan beri bir\u00e7ok kuramsal de\u011fi\u015fiklik olmu\u015f, ancak temel bilimsel metot neredeyse hi\u00e7bir de\u011fi\u015fime u\u011framam\u0131\u015ft\u0131r. Newton fizi\u011fi ile Einstein fizi\u011finde evrenin geometrisi, zaman\u0131n ve uzay\u0131n do\u011fas\u0131 farkl\u0131d\u0131r. Yine Newton fizi\u011fi ile kuantum fizi\u011finde maddenin yap\u0131s\u0131 ve davran\u0131\u015f\u0131 k\u00f6k\u00fcnden farkl\u0131d\u0131r. Ancak bu de\u011fi\u015fimler bilimsel y\u00f6ntemin \u00f6z\u00fcn\u00fc etkilememi\u015ftir. Newtoncu da, Einsteinc\u0131 da, do\u011faya bakar ve onu anlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fctleri kullan\u0131rlar: Deneysellik, niceliksellik, m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca az girdi kullanma vs. Kuhn, her devrimde bilime dair her \u015feyin y\u0131k\u0131l\u0131p yeniden olu\u015fturuldu\u011funu s\u00f6ylemektedir, ancak kan\u0131mca bilimin de\u011fi\u015fmeyen bir \u00f6z\u00fc vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla Kuhn\u2019un paradigma anlay\u0131\u015f\u0131 bu noktada \u015fiddetle ele\u015ftirilmelidir.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>KAYNAKLAR<\/strong><\/p>\n<ul>\n<li>Ernst von Aster, <em>Bilgi Teorisi ve Mant\u0131k<\/em>, Sosyal Yay\u0131nlar, 1994.<\/li>\n<li>Teo Gr\u00fcnberg, <em>Felsefe ve Felsefi Mant\u0131k Yaz\u0131lar\u0131<\/em>, Yap\u0131 Kredi Yay\u0131nlar\u0131, 2006.<\/li>\n<li>Thomas S. Kuhn, <em>Bilimsel Devrimlerin Yap\u0131s\u0131<\/em>, K\u0131rm\u0131z\u0131 Yay\u0131nlar\u0131, 2006.<\/li>\n<li>Werner Heisenberg, <em>Fizik ve Felsefe<\/em>, Belge Yay\u0131nlar\u0131, 2000.<\/li>\n<\/ul>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Thomas Kuhn\u2019un bilim felsefesinin bilimin ilerleyi\u015fine dair \u00f6nermelerine getirdi\u011fi temel ele\u015ftiri noktas\u0131, R\u00f6nesans sonras\u0131 bilimin yekpare bir b\u00fct\u00fcn olarak alg\u0131lan\u0131p \u201cilerleyi\u015fi\u201dnin d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerine yerle\u015ftirilmesinin tamamen yanl\u0131\u015f oldu\u011fudur. Kuhn bunu tarihin geriye do\u011fru yeniden yaz\u0131lmas\u0131 ve bilim insanlar\u0131n\u0131n geldikleri noktay\u0131 en \u201cileri\u201d nokta olarak g\u00f6sterme ideallerine hizmet eden bir edim olarak g\u00f6rmektedir. Bu yaz\u0131da [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":460,"featured_media":9154,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[98,38,221],"tags":[482,465,237],"class_list":["post-9152","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-60-sayi","category-dergi-sayilari","category-felsefe","tag-bilim","tag-bilim-felsefesi","tag-felsefe"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"aioseo_head":"\n\t\t<!-- All in One SEO 4.9.10 - aioseo.com -->\n\t<meta name=\"robots\" content=\"max-image-preview:large\" \/>\n\t<meta name=\"author\" content=\"Mehmet Do\u011fan\"\/>\n\t<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\" \/>\n\t<meta name=\"generator\" content=\"All in One SEO (AIOSEO) 4.9.10\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:site_name\" content=\"Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:title\" content=\"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc: Bilim nas\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:app_id\" content=\"2104805563100892\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:admins\" content=\"1250955469\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:secure_url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"450\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"302\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-02-01T20:28:19+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2017-05-20T19:21:44+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:site\" content=\"@bilimvegelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:title\" content=\"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc: Bilim nas\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg\" \/>\n\t\t<script type=\"application\/ld+json\" class=\"aioseo-schema\">\n\t\t\t{\"@context\":\"https:\\\/\\\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#article\",\"name\":\"Thomas Kuhn\\u2019un g\\u00f6r\\u00fc\\u015f\\u00fc: Bilim nas\\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek\",\"headline\":\"Thomas Kuhn\\u2019un g\\u00f6r\\u00fc\\u015f\\u00fc:  Bilim nas\\u0131l ilerler?\",\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\"},\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2017\\\/05\\\/kuhn.jpg\",\"width\":450,\"height\":302,\"caption\":\"Multiple exposure portrait of historian Thomas Kuhn of Princeton University, an exponent of scientific paradigms.  (Photo by Bill Pierce\\\/\\\/Time Life Pictures\\\/Getty Images)\"},\"datePublished\":\"2009-02-01T22:28:19+02:00\",\"dateModified\":\"2017-05-20T22:21:44+03:00\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#webpage\"},\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#webpage\"},\"articleSection\":\"60. Say\\u0131, Dergi Say\\u0131lar\\u0131, Felsefe, bilim, bilim felsefesi, felsefe\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#breadcrumblist\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"position\":1,\"name\":\"Home\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"position\":2,\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/60-sayi#listItem\",\"name\":\"60. Say\\u0131\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"name\":\"Home\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/60-sayi#listItem\",\"position\":3,\"name\":\"60. Say\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/60-sayi\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#listItem\",\"name\":\"Thomas Kuhn\\u2019un g\\u00f6r\\u00fc\\u015f\\u00fc:  Bilim nas\\u0131l ilerler?\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#listItem\",\"position\":4,\"name\":\"Thomas Kuhn\\u2019un g\\u00f6r\\u00fc\\u015f\\u00fc:  Bilim nas\\u0131l ilerler?\",\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/60-sayi#listItem\",\"name\":\"60. Say\\u0131\"}}]},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\\\/#organizationLogo\",\"width\":272,\"height\":90,\"caption\":\"Bilim ve Gelecek Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\\\/#organizationLogo\"}},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan\",\"name\":\"Mehmet Do\\u011fan\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#authorImage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/secure.gravatar.com\\\/avatar\\\/8ddade7f8bd49811401a8d112b66c921062d95c0454dbe11e7523d371f9443b5?s=96&d=mm&r=g\",\"width\":96,\"height\":96,\"caption\":\"Mehmet Do\\u011fan\"}},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#webpage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\",\"name\":\"Thomas Kuhn\\u2019un g\\u00f6r\\u00fc\\u015f\\u00fc: Bilim nas\\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\"},\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#breadcrumblist\"},\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\"},\"creator\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2017\\\/05\\\/kuhn.jpg\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\\\/#mainImage\",\"width\":450,\"height\":302,\"caption\":\"Multiple exposure portrait of historian Thomas Kuhn of Princeton University, an exponent of scientific paradigms.  (Photo by Bill Pierce\\\/\\\/Time Life Pictures\\\/Getty Images)\"},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/02\\\/01\\\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#mainImage\"},\"datePublished\":\"2009-02-01T22:28:19+02:00\",\"dateModified\":\"2017-05-20T22:21:44+03:00\"},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"}}]}\n\t\t<\/script>\n\t\t<!-- All in One SEO -->\n\n","aioseo_head_json":{"title":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc: Bilim nas\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek","description":"","canonical_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler","robots":"max-image-preview:large","keywords":"","webmasterTools":{"miscellaneous":""},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#article","name":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc: Bilim nas\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek","headline":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc:  Bilim nas\u0131l ilerler?","author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author"},"publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg","width":450,"height":302,"caption":"Multiple exposure portrait of historian Thomas Kuhn of Princeton University, an exponent of scientific paradigms.  (Photo by Bill Pierce\/\/Time Life Pictures\/Getty Images)"},"datePublished":"2009-02-01T22:28:19+02:00","dateModified":"2017-05-20T22:21:44+03:00","inLanguage":"tr-TR","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#webpage"},"isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#webpage"},"articleSection":"60. Say\u0131, Dergi Say\u0131lar\u0131, Felsefe, bilim, bilim felsefesi, felsefe"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#breadcrumblist","itemListElement":[{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","position":1,"name":"Home","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","position":2,"name":"Dergi Say\u0131lar\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/60-sayi#listItem","name":"60. Say\u0131"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","name":"Home"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/60-sayi#listItem","position":3,"name":"60. Say\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/60-sayi","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#listItem","name":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc:  Bilim nas\u0131l ilerler?"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#listItem","position":4,"name":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc:  Bilim nas\u0131l ilerler?","previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/60-sayi#listItem","name":"60. Say\u0131"}}]},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","logo":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\/#organizationLogo","width":272,"height":90,"caption":"Bilim ve Gelecek Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\/#organizationLogo"}},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan","name":"Mehmet Do\u011fan","image":{"@type":"ImageObject","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#authorImage","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/8ddade7f8bd49811401a8d112b66c921062d95c0454dbe11e7523d371f9443b5?s=96&d=mm&r=g","width":96,"height":96,"caption":"Mehmet Do\u011fan"}},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#webpage","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler","name":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc: Bilim nas\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek","inLanguage":"tr-TR","isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website"},"breadcrumb":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#breadcrumblist"},"author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author"},"creator":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler\/#mainImage","width":450,"height":302,"caption":"Multiple exposure portrait of historian Thomas Kuhn of Princeton University, an exponent of scientific paradigms.  (Photo by Bill Pierce\/\/Time Life Pictures\/Getty Images)"},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler#mainImage"},"datePublished":"2009-02-01T22:28:19+02:00","dateModified":"2017-05-20T22:21:44+03:00"},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","inLanguage":"tr-TR","publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"}}]},"og:locale":"tr_TR","og:site_name":"Bilim ve Gelecek","og:type":"article","og:title":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc: Bilim nas\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek","og:url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler","fb:app_id":"2104805563100892","fb:admins":"1250955469","og:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg","og:image:secure_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg","og:image:width":450,"og:image:height":302,"article:published_time":"2009-02-01T20:28:19+00:00","article:modified_time":"2017-05-20T19:21:44+00:00","article:publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/","twitter:card":"summary_large_image","twitter:site":"@bilimvegelecek","twitter:title":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc: Bilim nas\u0131l ilerler? | Bilim ve Gelecek","twitter:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/kuhn.jpg"},"aioseo_meta_data":{"post_id":"9152","title":null,"description":null,"keywords":null,"keyphrases":null,"primary_term":null,"canonical_url":null,"og_title":null,"og_description":null,"og_object_type":"default","og_image_type":"default","og_image_url":null,"og_image_width":null,"og_image_height":null,"og_image_custom_url":null,"og_image_custom_fields":null,"og_video":null,"og_custom_url":null,"og_article_section":null,"og_article_tags":null,"twitter_use_og":false,"twitter_card":"default","twitter_image_type":"default","twitter_image_url":null,"twitter_image_custom_url":null,"twitter_image_custom_fields":null,"twitter_title":null,"twitter_description":null,"schema":{"blockGraphs":[],"customGraphs":[],"default":{"data":{"Article":[],"Course":[],"Dataset":[],"FAQPage":[],"Movie":[],"Person":[],"Product":[],"ProductReview":[],"Car":[],"Recipe":[],"Service":[],"SoftwareApplication":[],"WebPage":[]},"graphName":"","isEnabled":true},"graphs":[]},"schema_type":null,"schema_type_options":null,"pillar_content":false,"robots_default":true,"robots_noindex":false,"robots_noarchive":false,"robots_nosnippet":false,"robots_nofollow":false,"robots_noimageindex":false,"robots_noodp":false,"robots_notranslate":false,"robots_max_snippet":null,"robots_max_videopreview":null,"robots_max_imagepreview":"large","priority":null,"frequency":null,"local_seo":null,"breadcrumb_settings":null,"limit_modified_date":false,"ai":null,"created":"2021-05-29 20:52:21","updated":"2025-06-05 15:40:41","seo_analyzer_scan_date":null},"aioseo_breadcrumb":"<div class=\"aioseo-breadcrumbs\"><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\" title=\"Home\">Home<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\" title=\"Dergi Say\u0131lar\u0131\">Dergi Say\u0131lar\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/60-sayi\" title=\"60. Say\u0131\">60. Say\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\tThomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc:  Bilim nas\u0131l ilerler?\n\t\t<\/span><\/div>","aioseo_breadcrumb_json":[{"label":"Home","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr"},{"label":"Dergi Say\u0131lar\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari"},{"label":"60. Say\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/60-sayi"},{"label":"Thomas Kuhn\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc:  Bilim nas\u0131l ilerler?","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/02\/01\/thomas-kuhnun-gorusu-bilim-nasil-ilerler"}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9152","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/460"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9152"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9152\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9154"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9152"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9152"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9152"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}