{"id":9386,"date":"2009-07-01T00:35:38","date_gmt":"2009-06-30T21:35:38","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=9386"},"modified":"2017-07-18T10:01:15","modified_gmt":"2017-07-18T07:01:15","slug":"darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm","title":{"rendered":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm"},"content":{"rendered":"<p><em>Darwin kuram\u0131, zamanda yava\u015f yava\u015f de\u011fi\u015fimin ve mekanistik felsefenin bask\u0131n oldu\u011fu \u00e7a\u011fda do\u011fdu ve geli\u015fti. Dirimbilimdeki bu geli\u015fme, 19. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131ndaki end\u00fcstri toplumunda geli\u015fen kuramla uyum i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fti. Darwin\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra hem dirimbilim hem de sosyal\/felsefe alan\u0131ndaki geli\u015fmeler dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, mekanistik felsefenin yine ge\u00e7erli felsefe olmas\u0131 gerekmiyor. Yeni bilimsel geli\u015fmelerle birlikte mekanistik yakla\u015f\u0131m, yerini b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik materyalist yakla\u015f\u0131ma b\u0131rak\u0131yor. <\/em><\/p>\n<p><em>\u00a0<\/em><strong>Garland E. Allen<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u00c7eviren: Prof. Dr. E. Rennan Pek\u00fcnl\u00fc<\/strong><\/p>\n<p><strong>Sunu\u015f<\/strong><\/p>\n<p>Okuyaca\u011f\u0131n\u0131z makalenin orijinal kayna\u011f\u0131 \u015f\u00f6yle: Garland E. Allen, The several faces of Darwin: materialism in nineteenth and twentieth century evolutionary theory, Evolution from Molecules to Men, CUP, Cambridge, 1985, s.81-102. Makaleyi E. Rennan Pek\u00fcnl\u00fc T\u00fcrk\u00e7ele\u015ftirdi.<\/p>\n<p>Darwin\u2019in <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em>\u2019nin yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 1859 y\u0131l\u0131ndan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze dek ge\u00e7en s\u00fcre i\u00e7inde, do\u011fal se\u00e7ilim kuram\u0131, d\u00f6rt ayr\u0131 d\u00f6nemde, b\u00fcy\u00fck kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fleri g\u00f6\u011f\u00fcsledi: 1859-1880, 1890-1915, 1930-1950 ve 1976-g\u00fcn\u00fcm\u00fcz.<\/p>\n<p>Bu d\u00f6nemlerde Darwin kuram\u0131n\u0131n ge\u00e7erlili\u011fini sorgulayan dinsel ve bilimsel kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015flar oldu. Darwin \u00f6\u011fretisine kar\u015f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclen dirimbilimsel (biyolojik) savlar d\u00fczenli bir bi\u00e7imde yinelenen belli konulard\u0131:<\/p>\n<p>1) <strong>Do\u011fal populasyonlardaki de\u011fi\u015fimler<\/strong>. Do\u011fada ne kadar ve ne t\u00fcr (b\u00fcy\u00fck, s\u00fcreksiz, k\u00fc\u00e7\u00fck, s\u00fcrekli) de\u011fi\u015fim vard\u0131r? \u00c7ok de\u011fi\u015fimin veya az de\u011fi\u015fimin birey veya populasyon i\u00e7in uyum de\u011feri var m\u0131?<\/p>\n<p>2) <strong>Do\u011fal se\u00e7ilimin rol\u00fc<\/strong>. Do\u011fal se\u00e7ilim yeni t\u00fcrlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda ger\u00e7ekten bir rol oynar m\u0131, yoksa yaln\u0131zca heterojen populasyonlardaki uyumsuzlar\u0131 m\u0131 ay\u0131klar?<\/p>\n<p>3) <strong>Evrim oran\u0131<\/strong>. Evrim yava\u015f yava\u015f ve d\u00fczenli olarak m\u0131 ilerler, yoksa arada bir s\u0131\u00e7ramalar da yapar m\u0131?<\/p>\n<p>4) <strong>Do\u011fal se\u00e7ilimin birimi<\/strong>. Do\u011fal se\u00e7ilim bir tek organizma \u00fczerine mi, yoksa o bireyin ait oldu\u011fu t\u00fcm toplulu\u011fa m\u0131 etkir? Birey i\u00e7in uyum de\u011feri olan etmenin populasyon i\u00e7in de uyum de\u011feri olabilir mi? Veya populasyon i\u00e7in uyum de\u011feri olan etmenin birey i\u00e7in de uyum de\u011feri olabilir mi?<\/p>\n<p>5) <strong>Farkl\u0131 genetik s\u00fcre\u00e7ler<\/strong>. Evrimci e\u011filim, \u00f6zellikle iki t\u00fcr\u00fcn \u0131raksamas\u0131 s\u00fcrerken, \u0131raksaman\u0131n erken a\u015famalar\u0131ndaki genetik s\u00fcre\u00e7lerin sonraki a\u015famalardan farkl\u0131 olu\u015fu kendini g\u00f6sterebilir mi? Di\u011fer bir deyi\u015fle, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli (makro) evrimsel geli\u015fmeler, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7ekli (mikro) genetik olaylar\u0131n basit bir \u00f6telemesi (extrapolation) midir?<\/p>\n<p>Bu d\u00f6rt d\u00f6nemde ortaya \u00e7\u0131kan kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015flerin yan\u0131 s\u0131ra, \u201cEvrim kuram\u0131yla dirimbilimin genetik, embriyoloji, ekoloji ve molek\u00fcler dirimbilim de i\u00e7erilmek \u00fczere biyokimya gibi di\u011fer bilim dallar\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki nedir?\u201d gibisinden daha genel sorular da soruldu. Kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015flerin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bu d\u00f6rt d\u00f6nemdeki sorunsallar ve ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ba\u011flamlar da farkl\u0131yd\u0131. Ancak \u00e7ok ilgin\u00e7 olan \u015fey \u015fudur ki, bug\u00fcn, evrim kuramc\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 y\u00f6neltilen sorular, <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em> yay\u0131nland\u0131ktan bug\u00fcne dek \u015fu veya bu bi\u00e7imde sorulmu\u015f olan sorulard\u0131r.<\/p>\n<ol start=\"20\">\n<li>y\u00fczy\u0131lda evrim kuram\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015flerin hepsi olmasa da \u00e7o\u011fu \u00f6nde gelen iki felsefe okulunun kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fleridir: bunlar mekanistik materyalizm ve b\u00fct\u00fcnselci (holistik) materyalizmdir. Bu kavramlar a\u015fa\u011f\u0131da tan\u0131mlanacakt\u0131r. 150 y\u0131ldan daha uzun bir s\u00fcredir Bat\u0131 felsefesinin tarihi, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131nda mekanistik felsefenin y\u00fckseli\u015fine, sonra b\u00fct\u00fcnselci ve daha sonra da diyalektik materyalizmin y\u00fckseli\u015fine tan\u0131k olmu\u015ftur. Mekanistik materyalist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n doyurucu olmad\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015fler, genelde ve \u00f6zellikle dirimbilimde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve karma\u015f\u0131k s\u00fcre\u00e7lerin anla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in yeni yakla\u015f\u0131mlar \u00fcretmi\u015ftir. Bu yeni yakla\u015f\u0131mlar mekanistik d\u00fc\u015f\u00fcnce dokusundan yava\u015f ve duraksayarak \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Ancak bu yakla\u015f\u0131mlar ad\u0131m ad\u0131m uyumlu bir felsefe \u00e7er\u00e7evesinde, b\u00fct\u00fcnselci materyalizmde birle\u015fmi\u015flerdir. B\u00fct\u00fcnselci materyalizmin daha uyumlu ve canl\u0131 \u00e7e\u015fitlemesi diyalektik materyalizmdir. Mekanistik felsefeden b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik felsefeye ge\u00e7i\u015f baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce alanlar\u0131nda daha h\u0131zl\u0131 olmu\u015ftur; \u00f6rne\u011fin, felsefe, ekonomi politik ve fizik, b\u00fct\u00fcnselci felsefeye genel tarih, estetik ve biyokimyadan \u00f6nce ge\u00e7mi\u015ftir.<\/li>\n<\/ol>\n<p>Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n amac\u0131, kendisini, 20. y\u00fczy\u0131lda evrim kuram\u0131nda s\u0131k s\u0131k ortaya \u00e7\u0131kan kar\u015f\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fler olarak duyumsatan felsefi de\u011fi\u015fimleri, mekanistik felsefeden b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik felsefeye ge\u00e7i\u015fi incelemektir. Bu incelemede \u00fc\u00e7 nokta \u00f6ne \u00e7\u0131kacakt\u0131r: 1) Darwin\u2019in iki felsefi y\u00fcz\u00fc vard\u0131; birisi geriye, erken 19. d\u00f6nemde bask\u0131n olan mekanistik felsefeye d\u00f6n\u00fck y\u00fcz\u00fc, di\u011feri de, ge\u00e7 19. y\u00fczy\u0131l ile erken 20. y\u00fczy\u0131lda ileriye, daha b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik felsefeye d\u00f6n\u00fck y\u00fcz\u00fc; 2) Darwin yanl\u0131s\u0131 ve kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bask\u0131n olan felsefe mekanistik felsefeydi: bu felsefe, 1918-1930 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda Mendel\u2019in genetik anlay\u0131\u015f\u0131yla Darwin\u2019in kuram\u0131n\u0131n sentezinin temel yap\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturdu; ve son olarak 3) 20. y\u00fczy\u0131lda de\u011fi\u015fik \u00e7al\u0131\u015fma gruplar\u0131n\u0131n evrim kuram\u0131na ili\u015fkin ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda \u00f6nce b\u00fct\u00fcnselci ve daha sonra diyalektik materyalizmin yava\u015f ancak s\u00fcrekli ilerleyi\u015fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Felsefenin ve \u00f6zellikle felsefi y\u00f6ntemlerin bilin\u00e7li olarak anla\u015f\u0131lmas\u0131 ve kullan\u0131lmas\u0131, genel olarak bilimde ve \u00f6zel olarak da dirimbilimde ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n geli\u015fmesine yard\u0131mc\u0131 olur.<\/p>\n<p><strong><em>Mekanistik, B\u00fct\u00fcnselci ve Diyalektik Materyalizm<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Materyalist felsefelerin t\u00fcm \u00e7e\u015fitlerinin ortak yanlar\u0131 vard\u0131r. 1) \u00d6zdeksel (maddi) d\u00fcnya insan bilincinin d\u0131\u015f\u0131nda bilin\u00e7ten ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak vard\u0131r; 2) Ger\u00e7ek d\u00fcnya bizim d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak vard\u0131r. Bu \u00f6nermenin i\u015faret etti\u011fi ger\u00e7ek, d\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz ger\u00e7ek d\u00fcnyaya ili\u015fkin deneyimlerimiz sonucunda olu\u015fur; bunun tersi do\u011fru de\u011fildir; 3) Evrendeki t\u00fcm de\u011fi\u015fiklikler \u00f6zde\u011fin devinimi, yani, bir \u00f6zdeksel nesnenin bir ba\u015fka \u00f6zde\u011fe etkimesi sonucunda ger\u00e7ekle\u015fir. Materyalizm, <strong>ether<\/strong>, <strong>caloric<\/strong> veya mistik <strong>elan vital<\/strong> gibi \u00f6zdeksel olmayan nesneleri ussal d\u00fc\u015f\u00fcnceden uzak tutar. Materyalizm ve idealizm, \u00f6zellikle do\u011faya ili\u015fkin \u00e7al\u0131\u015fma alanlar\u0131na uyguland\u0131\u011f\u0131nda, birbirinden olduk\u00e7a farkl\u0131 (ve birbirinin z\u0131tt\u0131) felsefi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131d\u0131r. Ge\u00e7en birka\u00e7 y\u00fczy\u0131lda oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de bilimle din aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fma, materyalist ve idealist felsefi g\u00f6r\u00fc\u015fler aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Mekanistik materyalizm<\/strong> birbirinden farkl\u0131 ancak ili\u015fkili \u00f6nerilerde bulunur. 1) Karma\u015f\u0131k bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7alar\u0131 birbirinden ayr\u0131 ve kendine \u00f6zg\u00fcd\u00fcr: \u015f\u00f6yle ki, bir kimyasal tepkime, saat, gezegen dizgesi veya canl\u0131 organizma bir\u00e7ok ayr\u0131 ve tan\u0131s\u0131 yap\u0131labilir par\u00e7alardan olu\u015fur. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n sonucu 2) karma\u015f\u0131k bir nesneyi uygun bir bi\u00e7imde incelemenin yolu, onu olu\u015fturan par\u00e7alar\u0131 ayr\u0131 ayr\u0131 incelemekten ge\u00e7er. Mekanistik materyalistler b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7alar\u0131n\u0131 ayr\u0131 ayr\u0131 karakterize ederler; mekanistler b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7alar\u0131n\u0131n birbiriyle etkile\u015fti\u011fini onamalar\u0131na kar\u015f\u0131n, vurguyu etkile\u015fime de\u011fil par\u00e7alar \u00fczerine yaparlar; 3) Sonu\u00e7 olarak, mekanistik materyalistler, b\u00fct\u00fcn\u00fcn onu olu\u015fturan par\u00e7alardan yeniden olu\u015fturulabilece\u011fini savunurlar. E\u011fer herbir par\u00e7an\u0131n \u00f6zelliklerini biliyorsak, b\u00fct\u00fcn\u00fcn i\u015flevselli\u011fini bu \u00f6zellikler toplam\u0131 olarak yeniden olu\u015fturabiliriz; 4) Mekanistik materyalistler herhangi bir dizgedeki de\u011fi\u015fikli\u011fin, dizgenin i\u00e7indeki kuvvetlerden veya de\u011fi\u015fikliklerden de\u011fil, dizgeye d\u0131\u015fardan dayat\u0131lan kuvvetlerden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunur; 5) Son olarak, mekanistik materyalizm, \u00f6zellikle bilim alan\u0131nda, do\u011faya ili\u015fkin atomistlerin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcyle ili\u015fkilendirilmi\u015ftir. 17. y\u00fczy\u0131ldan 20. y\u00fczy\u0131la dek ge\u00e7en s\u00fcre i\u00e7inde mekanistik materyalistlerin \u00e7o\u011fu ayn\u0131 zamanda atomistti. Ancak, atomlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 uygun bir bi\u00e7imde g\u00f6stermeksizin yaln\u0131zca \u00f6zde\u011fin par\u00e7ac\u0131klardan olu\u015ftu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, baz\u0131 mekanistik materyalistlerin de dile getirdi\u011fi gibi, mekanistik materyalizmi idealizme yakla\u015ft\u0131r\u0131r. Felsefi materyalizm a\u00e7\u0131s\u0131ndan temel par\u00e7ac\u0131klar\u0131n veya atomlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na <strong>inanmak<\/strong> yeterli de\u011fildir. S\u00f6z\u00fc edilen ayr\u0131k par\u00e7ac\u0131klar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 deneylerle g\u00f6sterebilmek, atomlar\u0131n \u00f6zdeksel ger\u00e7ekli\u011fe sahip oldu\u011funu kan\u0131tlamak da \u00f6nemlidir. Mekanistik materyalistler savlar\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirebilmek i\u00e7in bu deneysel do\u011frulamay\u0131 yapmak zorundad\u0131rlar.<\/p>\n<p><strong>B\u00fct\u00fcnselci materyalistler<\/strong> ise farkl\u0131 \u00f6nermelerden yola \u00e7\u0131karlar: 1) Karma\u015f\u0131k bir dizgenin par\u00e7alar\u0131 birbiriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 ve ili\u015fkili olduklar\u0131ndan ayr\u0131 ayr\u0131 incelenemezler. Par\u00e7alar ayr\u0131 ayr\u0131 incelenirse, herbirinin kendine \u00f6zg\u00fc \u00f6zelli\u011fi g\u00f6zden ka\u00e7ar; 2) Bu nedenle par\u00e7alar\u0131n etkile\u015fimini sergileyecek yeni ara\u015ft\u0131rma y\u00f6ntemleri bulunmal\u0131d\u0131r. Par\u00e7alar b\u00fct\u00fcn i\u00e7inde, birbirleriyle do\u011fal etkile\u015fim i\u00e7indeyken \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r; 3) Herhangi bir karma\u015f\u0131k s\u00fcre\u00e7 veya yap\u0131, bu s\u00fcre\u00e7 veya yap\u0131n\u0131n par\u00e7alar\u0131 toplam\u0131ndan daha fazla anlam i\u00e7erir. Asl\u0131nda yap\u0131 veya s\u00fcre\u00e7, par\u00e7alar\u0131n toplam\u0131 art\u0131 par\u00e7alar aras\u0131ndaki etkile\u015fimlerdir. B\u00fct\u00fcn\u00fc, par\u00e7alar\u0131n toplam\u0131ndan daha fazla yapan <strong>art\u0131<\/strong> gizemli veya do\u011fa\u00fcst\u00fc bir \u015fey de\u011fil, yaln\u0131zca par\u00e7alar aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimdir. Bu etkile\u015fime ili\u015fkin bilgiyi, par\u00e7alar konusundaki bilgimizden yola \u00e7\u0131karak \u00f6ng\u00f6remeyiz. <strong>Ortaya \u00e7\u0131kan<\/strong> (emergence) kavram\u0131, bir dizgenin par\u00e7alar\u0131n\u0131n etkile\u015fiminden ortaya \u00e7\u0131kan yeni bir \u00f6zellik i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. <strong>Ortaya \u00e7\u0131kan<\/strong> s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, ge\u00e7mi\u015fte, bir dizgenin gizemli veya ya\u015famsal \u00f6zelliklerini betimlemede kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle, bu kavram bu incelemede kullan\u0131lmayacakt\u0131r; 4) Evrendeki s\u00fcre\u00e7ler dinamiktir ve s\u00fcrekli de\u011fi\u015fir. Herhangi bir karma\u015f\u0131k dizgede ortaya \u00e7\u0131kan de\u011fi\u015fiklikler, k\u0131smen bu dizgenin d\u0131\u015f d\u00fcnyayla etkile\u015fiminden, k\u0131smen de dizgenin kendi i\u00e7indeki de\u011fi\u015fikliklerden kaynaklan\u0131r. K\u0131sacas\u0131 organizmalar ya\u015fayan, olgunla\u015f\u0131p \u00f6len dinamik dizgelerdir. \u00d6l\u00fcm, yaln\u0131zca d\u0131\u015f d\u00fcnyadan organizma \u00fczerine raslant\u0131sal olarak dayat\u0131lan de\u011fi\u015fikliklerin de\u011fil, ayn\u0131 zamanda organizman\u0131n fiziksel ve kimyasal \u00f6rg\u00fctlenmesindeki i\u00e7 geli\u015fmelerin de bir sonucudur. Toparlarsak: B\u00fct\u00fcnselci materyalizm, karma\u015f\u0131k dizgeleri b\u00fct\u00fcnsel a\u00e7\u0131dan ele alan bir felsefi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r. Mekanistik materyalizm ise, par\u00e7alar\u0131n b\u00fct\u00fcnle olan ili\u015fkileri yerine yaln\u0131zca par\u00e7alar\u0131 dikkate alan bir felsefedir.<\/p>\n<p><strong>Diyalektik materyalizm<\/strong>, B\u00fct\u00fcnselci materyalizmin t\u00fcm temel \u00f6nermelerini i\u00e7ermesine ve onun i\u00e7inden t\u00fcretilmi\u015f olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, kendine \u00f6zg\u00fc \u00f6nermeleri de i\u00e7erir. Birincisi ve en \u00f6nemlisi, bir dizgenin i\u00e7indeki de\u011fi\u015fikliklerin nedeni, bu dizge i\u00e7inde birbirine z\u0131t kuvvetlerin veya e\u011filimlerin etkile\u015fimidir. \u201cDiyalektik\u201d s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn bir anlam\u0131 da budur. \u00d6rne\u011fin, bir populasyondaki uyuma ili\u015fkin evrim, belli bir anda \u00fcst d\u00fczeyde de\u011fere sahip uzmanl\u0131k ile, gelecekte olabildi\u011fince daha esnek bir d\u00fczey sa\u011flama aras\u0131ndaki s\u00fcrekli dinamik gerilim olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Diyalektik yakla\u015f\u0131m\u0131n sav\u0131na g\u00f6re bu durum, dizgenin (yukar\u0131daki \u00f6rnekte organizmalar toplulu\u011fu) i\u00e7inde bulunan ve birbirine z\u0131t y\u00f6nlerde etkiyen kuvvetlerin, dizgeyi s\u00fcrekli olarak de\u011fi\u015fim ve geli\u015fim y\u00f6n\u00fcne do\u011fru zorlamas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Herhangi bir dizgeyi incelerken, o dizge i\u00e7in ge\u00e7erli olan diyalekti\u011fi g\u00f6rmek, dizgenin geli\u015fiminin dinami\u011fini ortaya \u00e7\u0131karmak i\u00e7in gereklidir.<\/p>\n<p>Diyalektik ve B\u00fct\u00fcnselci materyalizmler aras\u0131ndaki ikinci \u00f6nemli fark, Diyalektik materyalizmin, \u201cnicel de\u011fi\u015fikliklerin nitel de\u011fi\u015fikliklere neden olaca\u011f\u0131\u201d \u00f6nermesidir. Dizgedeki k\u00fc\u00e7\u00fck (nicel-kantitatif) farkl\u0131l\u0131klar\u0131n birikimi, giderek b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli (nitel-kalitatif) de\u011fi\u015fimlere ve bazen de h\u0131zla yeni bir duruma ge\u00e7i\u015fe neden olur. Evrimsel s\u00fcre\u00e7te, iki farkl\u0131 ve yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f y\u00f6relere k\u0131s\u0131tlanm\u0131\u015f olan populasyonlar, \u00e7ok say\u0131da nicel de\u011fi\u015fiklikler (genetik de\u011fi\u015fimler) birikimi g\u00f6sterir ve belli bir ge\u00e7i\u015f noktas\u0131ndan sonra nitel de\u011fi\u015fiklikler \u00fcretirler; bu iki populasyon art\u0131k etkin bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 \u00fcreme (interbreeding) ger\u00e7ekle\u015ftiremez ve iki ayr\u0131 t\u00fcr olu\u015ftururlar. Nicel de\u011fi\u015fimlerin nitel de\u011fi\u015fikliklere neden olaca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi, evrimle (k\u00fc\u00e7\u00fck, nicel de\u011fi\u015fiklikler birikimi) devrim (bazen varl\u0131\u011f\u0131n yeni bir durumuna h\u0131zl\u0131 ge\u00e7i\u015f) aras\u0131ndaki eski ve yapay ayr\u0131m sorununu \u00e7\u00f6zm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nicel de\u011fi\u015fiklikler olmadan nitel de\u011fi\u015fiklikler ger\u00e7ekle\u015femez. Bu \u00f6nermenin tersi, nicel de\u011fi\u015fiklikler ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak nitel de\u011fi\u015fiklikler \u00fcretir. Bu iki s\u00fcre\u00e7 -nicel ve nitel de\u011fi\u015fiklikler- birbirine ayr\u0131lmaz bir bi\u00e7imde ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdi, felsefi y\u00f6ntemlerin \u00e7e\u015fitli \u00f6\u011feleri, kendisini Darwin\u2019in ve 20. y\u00fczy\u0131ldaki yeni-Darwincilerin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda nas\u0131l g\u00f6steriyor, inceleyelim.<\/p>\n<p><strong><em>Darwin\u2019in \u00fc\u00e7 y\u00fcz\u00fc: Mekanistik, B\u00fct\u00fcnselci ve Diyalektik Materyalizm<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Darwin t\u00fcrlerin \u00e7e\u015fitlili\u011fine ili\u015fkin idealist felsefe ba\u011flam\u0131nda yap\u0131lan a\u00e7\u0131klamalar\u0131 \u015fiddetle yads\u0131rken, kendi do\u011fal se\u00e7ilim kuram\u0131na mekanistik, b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik materyalizmin \u00f6\u011felerini katt\u0131. Darwin\u2019in mekanistik materyalizmi, erken 19. y\u00fczy\u0131l ve ayn\u0131 y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131nda bask\u0131n olan materyalist gelene\u011fin etkisi alt\u0131nda geli\u015fmi\u015ftir. Bu gelene\u011fe g\u00f6re de\u011fi\u015fiklikler, maddenin temel birimlerinin k\u00f6r \u015fans yasalar\u0131yla etkile\u015ferek, yasalara uygun de\u011fi\u015fimlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla olur. Darwin\u2019in mekanistik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, canl\u0131 d\u00fcnyay\u0131 atomistik a\u00e7\u0131dan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnden kaynaklan\u0131r. Bu nedenle Darwin canl\u0131lar d\u00fcnyas\u0131n\u0131, her biri kendi ad\u0131na etkiyen ve kendi kurtulu\u015fu (survival) i\u00e7in \u00e7abalayan tek tek organizmalardan olu\u015fmu\u015f bir d\u00fcnya olarak g\u00f6rd\u00fc. Ona g\u00f6re, kimyasal tepkimelerde atomun yeri ne idiyse, evrim s\u00fcrecinde de organizmalar\u0131n yeri o idi. Darwin\u2019in mekanistik d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde evrimin atomsal birimi olan tek tek organizmalar, rekabet ve ya\u015fam sava\u015f\u0131m\u0131nda (struggle for existence) birbiriyle etkile\u015fiyordu. Hangi organizmalar\u0131n birbiriyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131p sava\u015f\u0131m verdi\u011fi, t\u0131pk\u0131 bir kimyasal tepkimede tamamen \u015fans eseri kar\u015f\u0131la\u015fan iki atomunki gibiydi.<\/p>\n<p>Darwin\u2019in de\u011fi\u015fim (variation) konusunu incelerken de \u015fans yasas\u0131na g\u00f6nderi yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bireysel de\u011fi\u015fimler, bu de\u011fi\u015fimlere gereksinim duyuldu\u011fu i\u00e7in veya herhangi bir y\u00f6ne do\u011fru gidi\u015f i\u00e7in de\u011fil, tamamen \u015fans eseridir. Yasalara uygun do\u011fal s\u00fcre\u00e7lerin temelindeki \u201c\u015fans eseri ger\u00e7ekle\u015fen olaylar\u201d kavram\u0131 19. y\u00fczy\u0131lda doludizgin geli\u015fen fiziksel bilimlerin bir dal\u0131 olan mekanik biliminin katk\u0131s\u0131d\u0131r ve kendisini felsefe alan\u0131nda da duyumsatm\u0131\u015ft\u0131r. John Dewey\u2019in (1909) aktard\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, Darwin\u2019in di\u011fer bilim dallar\u0131 ve felsefe \u00fczerine olan en derin etkisi, \u201ccanl\u0131 organizmalar\u0131n ince ayar yap\u0131lm\u0131\u015f olan uyumu (adaptation) \u2018k\u00f6r \u015fans\u2019\u0131n ve ama\u00e7s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n sonucudur\u201d bi\u00e7imindeki saptamas\u0131d\u0131r. E\u011fer bu saptama do\u011fruysa, Darwin\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcncesi dolayl\u0131 veya dolays\u0131z olarak \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n mekanistik bilimiyle ili\u015fkiliydi.<\/p>\n<p>Darwin\u2019in Do\u011fal Se\u00e7ilim Kuram\u0131n\u0131n olu\u015fturulmas\u0131 bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan da mekanistik materyalizm tohumlar\u0131 ta\u015f\u0131r. Organizmalar ile bulunduklar\u0131 \u00e7evre aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimi, ekolojik denge ve uyumu anlayan \u00e7ok az say\u0131da do\u011fa bilimci vard\u0131r. Darwin, organizmalar\u0131, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00e7evrelerinden ayr\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fc. <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em> adl\u0131 eserinde \u015funlar\u0131 yaz\u0131yor: \u201cBir \u00e7\u00f6l\u00fcn kenar\u0131nda ya\u015fayan bitkinin \u00e7evreye kar\u015f\u0131 verdi\u011fi sava\u015f\u0131m\u0131, t\u0131pk\u0131 di\u011fer bitkilere kar\u015f\u0131 verdi\u011fi sava\u015f\u0131m gibi d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz\u201d. Darwin\u2019e g\u00f6re evrim daima olacakt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7bir uyum kusursuz olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00e7evre de s\u00fcrekli de\u011fi\u015fim i\u00e7indedir. Ancak Darwin, organizmalar\u0131n \u00e7evreye uyum sa\u011flarken ayn\u0131 \u00e7evreyi de\u011fi\u015ftirdikleri konusuna vurgu yapm\u0131yor. Organizmalar \u00e7evrelerini de\u011fi\u015ftirerek, \u00e7evrenin kendi ba\u015f\u0131na olu\u015fturdu\u011fu jeolojik veya iklimsel de\u011fi\u015fikliklerden farkl\u0131 olarak organizma-\u00e7evre kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimini \u00fcretiyor. K\u0131sacas\u0131 Darwin organizmay\u0131 (onu etkiledi\u011fi ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmeyen) \u00e7evresinden ayr\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc, t\u0131pk\u0131 kimyasal bir tepkimede birbirinden ayr\u0131 olan ancak \u00e7evresinden (t\u00fcp i\u00e7indeki s\u0131cakl\u0131k, bas\u0131n\u00e7, vb.) etkilenen atomlar gibi.<\/p>\n<p>Darwin, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemin mekanistik felsefesini \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir \u00f6rnekte de sergiledi. Organizmalar aras\u0131ndaki etkile\u015fimleri betimlerken Darwin, mekanistik felsefeden etkilenen 19. y\u00fczy\u0131l politik ekonomisinin benzetmelerini (metaphor) de kulland\u0131. \u00d6rne\u011fin, Darwin\u2019in s\u0131k\u00e7a kulland\u0131\u011f\u0131 kavramlardan birisi \u201ci\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fc\u201dd\u00fcr (division of labour). Bu kavram, emek s\u00fcrecinin tamam\u0131n\u0131 ayr\u0131 ayr\u0131 bile\u015fenlerine ay\u0131rarak atomsalla\u015ft\u0131r\u0131r. Darwin bu kavram\u0131 <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em> adl\u0131 eserinin ilk bask\u0131s\u0131nda, bazen \u201cdo\u011fan\u0131n ekonomisi\u201d i\u00e7inde yer alan bireylere g\u00f6nderi yaparken, bazen de bir tek organizmadaki anatomik veya fizyolojik i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc betimlemek i\u00e7in 6 kez kullan\u0131r (Schweber, 1980,:195-289; Barrettt, Weinshank ve Gottleber, 1981:210). Darwin, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda \u201ckar\u0131nca populasyonlar\u0131ndaki o hayranl\u0131k uyand\u0131ran i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn\u201d hem toplu ya\u015fayan b\u00f6ceklerde, hem de insanlarda ya\u015fam sava\u015f\u0131m\u0131ndan utkuyla \u00e7\u0131kmak i\u00e7in yararl\u0131 oldu\u011funa de\u011finiyor (Barrett ve ark., 1981:210). Bir\u00e7ok yazar\u0131n da i\u015faret etti\u011fi gibi <strong>sava\u015f\u0131m<\/strong>, <strong>rekabet<\/strong> ve <strong>do\u011fan\u0131n ekonomisi<\/strong> gibi kavramlar, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ekonomik yaz\u0131n\u0131nda \u00f6ne \u00e7\u0131kan kavramlardan t\u00fcretilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Darwin, de\u011fi\u015fik ekosistemlerdeki organizmalar aras\u0131ndaki etkile\u015fimi anlama \u00e7abas\u0131nda mekanistik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7ebilmi\u015ftir. Darwin\u2019in b\u00fct\u00fcnselci bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip oldu\u011funa ili\u015fkin en \u00e7arp\u0131c\u0131 kan\u0131t, herhangi bir do\u011fal ortamda organizmalar aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimin ay\u0131rt\u0131nda olu\u015fudur. <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em> adl\u0131 eserinin son paragraf\u0131ndaki metafor, \u201cthe entangled bank\u201d, Darwin\u2019in b\u00fct\u00fcnselci materyalizmine g\u00fczel bir \u00f6rnek olu\u015fturur. Ancak Darwin b\u00fct\u00fcnselci olman\u0131n da \u00f6tesindeydi; evrimin birbirine taban tabana z\u0131t iki kuvvetin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimine gereksinim duydu\u011funa ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc tamamen diyalektik materyalist bir d\u00fc\u015f\u00fcnceydi. Darwin\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kuvvetler, <strong>kal\u0131t\u0131m<\/strong> (heredity) veya ayn\u0131 \u015fey demek olan <strong>sad\u0131k replikasyon<\/strong> (faithful replication) ve <strong>de\u011fi\u015fim<\/strong> (variation) veya ayn\u0131 \u015fey demek olan <strong>sadakatsiz replikasyon<\/strong> (unfaithful replication) idi. Bunlardan birisinin yoklu\u011fu, bildi\u011fimiz evrimin olmayaca\u011f\u0131 anlam\u0131na gelir. E\u011fer her iki \u00f6\u011fe de varsa, evrim ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Do\u011fal se\u00e7ilim s\u00fcreci do\u011fada kar\u015f\u0131la\u015fabilece\u011fimiz diyalektik s\u00fcre\u00e7lerin ba\u015f\u0131nda gelir. Bu konuya \u00f6nceki d\u00f6nemlerde ya\u015fam\u0131\u015f olan yazarlar de\u011finmi\u015flerdir (Sachsse, 1968:141 ff; Hogben, 1927:107). Darwin\u2019in evrim s\u00fcrecine bak\u0131\u015f\u0131 bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan da diyalektiktir: Darwin\u2019e g\u00f6re, a\u011f\u0131r a\u011f\u0131r biriken ve alg\u0131lanamayacak denli k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fi\u015fimler sonucunda nitel olarak farkl\u0131 bir sonuca, yeni t\u00fcrlerin olu\u015fumuna gidilebilir.<\/p>\n<p>Birbirine z\u0131t olan kal\u0131t\u0131m ve de\u011fi\u015fim kuvvetlerinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fimi, evrimi, Darwin\u2019e g\u00f6re, s\u00fcrekli ve geli\u015fim g\u00f6steren bir s\u00fcre\u00e7 yapacakt\u0131r. Bu s\u00fcrece bir son bi\u00e7mek olanaks\u0131zd\u0131r; evrim kesinlikle amac\u0131 olan (teleological) bir s\u00fcre\u00e7 de\u011fildir. Evrimin <strong>geli\u015fen<\/strong> (developmental) bir s\u00fcre\u00e7 olmas\u0131 demek, her bir a\u015faman\u0131n bir \u00f6nceki a\u015fama temelinde y\u00fckselmesi demektir; bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla <strong>geli\u015fme<\/strong>, gaz i\u00e7indeki bir atomun yer de\u011fi\u015ftirmesinden farkl\u0131d\u0131r. Her iki durumda da bir sonraki a\u015famalar, bir \u00f6nceki a\u015famalara nedensellik zinciriyle ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ancak, geli\u015fme g\u00f6steren s\u00fcre\u00e7lerde bir sonraki a\u015fama bir \u00f6nceki a\u015famay\u0131 ya dolays\u0131z olarak veya de\u011fi\u015ftirilmi\u015f bi\u00e7imiyle kendi i\u00e7ine katar. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda Darwin\u2019in \u201cdo\u011fal se\u00e7ilim s\u00fcreciyle evrim\u201d kavram\u0131 hem geli\u015fmeye a\u00e7\u0131k hem de diyalektiktir.<\/p>\n<figure id=\"attachment_9387\" aria-describedby=\"caption-attachment-9387\" style=\"width: 221px\" class=\"wp-caption aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-9387 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/darwin-1-221x300.jpg\" alt=\"\" width=\"221\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/darwin-1-221x300.jpg 221w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/darwin-1-309x420.jpg 309w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/darwin-1.jpg 400w\" sizes=\"auto, (max-width: 221px) 100vw, 221px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-9387\" class=\"wp-caption-text\">Darwin\u2019in T\u00fcrlerin K\u00f6keni adl\u0131 eserinin son paragraf\u0131nda s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi \u201centangled bank\u201d Bill Sanderson\/Science Photo Lib.<\/figcaption><\/figure>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<figure id=\"attachment_9388\" aria-describedby=\"caption-attachment-9388\" style=\"width: 213px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-9388 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-213x300.jpg\" alt=\"\" width=\"213\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-213x300.jpg 213w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-600x847.jpg 600w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-768x1084.jpg 768w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-726x1024.jpg 726w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-298x420.jpg 298w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-640x903.jpg 640w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history-681x961.jpg 681w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/ernst-haeckel-art-forms-in-nature-plate-72-muscinae-1904-trivium-art-history.jpg 2000w\" sizes=\"auto, (max-width: 213px) 100vw, 213px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-9388\" class=\"wp-caption-text\">Haeckel 1904.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Darwin evrim kuram\u0131nda b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik yakla\u015f\u0131mlara a\u00e7\u0131k\u00e7a vurgu yapm\u0131\u015f olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, 19. ve 20. y\u00fczy\u0131ldaki yanda\u015flar\u0131, 1950\u2019li y\u0131llara dek onun mekanistik d\u00fc\u015f\u00fcncelerini c\u0131mb\u0131zlam\u0131\u015flard\u0131r. Ancak 1950\u2019lerden sonra Darwin\u2019in B\u00fct\u00fcnselci ve Diyalektik materyalist \u00f6\u011feleri daha \u00e7ok dikkate al\u0131nmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu noktay\u0131 daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 incelemek amac\u0131yla 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n iki evrim kuramc\u0131s\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131ral\u0131m: Darwin\u2019in evrim kuram\u0131n\u0131n mekanistik materyalizminin temsilcisi, Ronald A. Fisher ve b\u00fct\u00fcnselci felsefesinin temsilcisi I. Michael Lerner. Aralar\u0131nda bir nesil fark olan Fisher ile Lerner\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda evrimci d\u00fc\u015f\u00fcncenin 1915-1955 y\u0131llar\u0131n\u0131 kapsayan d\u00f6nemde, basit mekanistik yakla\u015f\u0131mdan daha b\u00fct\u00fcnselci yakla\u015f\u0131ma do\u011fru geli\u015fti\u011fine tan\u0131k oluyoruz.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Populasyon Geneti\u011finde mekanistik yakla\u015f\u0131m (1900-1935: R. A. Fisher)<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Darwin kuram\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcnselci ve materyalist yanlar\u0131n\u0131n dikkate al\u0131nmay\u0131p mekanistik cephesinin geli\u015fmesi ge\u00e7 19. ve erken 20. y\u00fczy\u0131llarda di\u011fer geli\u015fmelerden ba\u011f\u0131ms\u0131z, kendi ba\u015f\u0131na ger\u00e7ekle\u015fen bir s\u00fcre\u00e7 de\u011fildir. Bu geli\u015fme, dirimbilimcilerin canl\u0131 s\u00fcre\u00e7leri \u00e7al\u0131\u015fmada kullan\u0131lan analitik, deneysel ve nicel y\u00f6ntemlere kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdikleri ilgiyle ba\u015flad\u0131. Di\u011fer bir deyi\u015fle, bu d\u00f6nem, mekanistik materyalizme \u00f6zg\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnme ve davran\u0131\u015flar\u0131n dirimbilimsel ara\u015ft\u0131rma felsefesine dolays\u0131z olarak girdi\u011fi d\u00f6nemdir (Allen, \u00a01978b). Darwin kuram\u0131n\u0131n mekanistik yan\u0131, kal\u0131t\u0131m ve evrim gibi sorunsallarla ilgilenen bir nesil dirimbilimcilere olduk\u00e7a \u00e7ekici gelmi\u015fti. Ayn\u0131 nesil, Ernst Haeckel veya August\u00a0Weismann\u2019\u0131n bu sorular\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne getirdikleri spek\u00fclatif ve idealist yakla\u015f\u0131mlardan b\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Darwin kal\u0131t\u0131m kuram\u0131na ili\u015fkin fazla bir \u015fey sunamad\u0131, ancak sunmu\u015f gibi aldatma yoluna da gitmedi. Dahas\u0131, Darwin\u2019in do\u011fal se\u00e7ilim kuram\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a materyalistti, anti-mistikti ve ger\u00e7ekleri sunmada dolamba\u00e7s\u0131z bir yol kullan\u0131yordu. Ya\u015fam sava\u015f\u0131m\u0131 ve rekabet metaforlar\u0131 ger\u00e7e\u011fe ili\u015fkin ip u\u00e7lar\u0131 sunuyordu. Darwin\u2019in \u201cbaz\u0131 \u00f6zg\u00fcn de\u011fi\u015fimlerin dolays\u0131z \u00f6zdeksel nedeni \u00e7evredir\u201d saptamas\u0131, tamamen materyalist \u00f6ze sahipti. Bu \u00f6z <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em>\u2019nin her yeni bask\u0131s\u0131nda daha da \u00f6n plana \u00e7\u0131k\u0131yordu. Mistisizmin ve spek\u00fclasyonlar\u0131n dirimbilimden t\u00fcmden temizlenmesinin arzu edildi\u011fi d\u00f6nemde Darwin\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, do\u011fa tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, usa vurma ve materyalist d\u00fc\u015f\u00fcnce y\u00f6ntemi i\u00e7in \u00f6rnek olu\u015fturdu.<\/p>\n<p>Gen\u00e7 dirimbilimciler i\u00e7in b\u00fcy\u00fck \u00f6neme sahip olan etmen evrim kuram\u0131n\u0131 deneysel ve nicel bir \u00e7al\u0131\u015fma alan\u0131na \u00e7evirmekti. Bu nesil i\u00e7inde en ba\u015far\u0131l\u0131 olan dirimbilimci, 1918-1939 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda evrim kuram\u0131na nicel y\u00f6ntemleri ba\u015far\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde uygulayan R. A. Fisher olmu\u015ftur. Fisher\u2019i, evrim kuram\u0131na matematiksel yakla\u015f\u0131m\u0131 uygulama ba\u011flam\u0131nda ilgilendiren konulardan biri soy geli\u015ftirme bilimiydi (eugenics). Fisher soy geli\u015ftirme bilimini sa\u011flam bir kuramsal temele oturtmak istiyordu (MacKenzie, 1981: 183 ff). Fisher bir ba\u015fka d\u00fcrt\u00fcy\u00fc Darwin kuram\u0131yla Mendel kuram\u0131n\u0131 uzla\u015ft\u0131rma iste\u011finden al\u0131yordu. Ba\u015far\u0131l\u0131 olursa, do\u011fal se\u00e7ilimin ayr\u0131k (discreet) genler veya etmenlerce, di\u011fer bir deyi\u015fle Mendel geneti\u011fiyle a\u00e7\u0131klanabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Fisher, daha sonra \u201cevrimci sentez\u201d (evolutionary synthesis) olarak an\u0131lacak olan \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n mimar\u0131d\u0131r. Fisher, Mendel geneti\u011fiyle Darwin\u2019in do\u011fal se\u00e7ilimini birle\u015ftirip, evrim oran\u0131 b\u00fcy\u00fck populasyonlarda, de\u011fi\u015fimin ve se\u00e7ilimin etkisine nicel \u00e7\u00f6z\u00fcm sunmay\u0131 denedi. Fisher, evrimci de\u011fi\u015fikliklerde do\u011fal se\u00e7ilimin etkinli\u011fi ve matemati\u011fin genel olarak dirimbilime uygulanmas\u0131 konular\u0131nda ayn\u0131 d\u00f6nemde ayn\u0131 konu \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fan Sewall Wright, J. B.S. Haldane ve Lancelot Hogben\u2019e g\u00f6re daha ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015ftur.<\/p>\n<figure id=\"attachment_9391\" aria-describedby=\"caption-attachment-9391\" style=\"width: 163px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-9391 size-medium\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/haldane-163x300.jpg\" alt=\"\" width=\"163\" height=\"300\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/haldane-163x300.jpg 163w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/haldane.jpg 173w\" sizes=\"auto, (max-width: 163px) 100vw, 163px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-9391\" class=\"wp-caption-text\">J. B.S. Haldane de evrimci de\u011fi\u015fikliklerde do\u011fal se\u00e7ilimin etkinli\u011fi ve matemati\u011fin genel olarak dirimbilime uygulanmas\u0131 konular\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Fisher\u2019in uygulad\u0131\u011f\u0131 sentez mekanistikti. Ama\u00e7lar\u0131ndan biri, kendi deyimiyle, di\u011fer fiziksel bilim dallar\u0131 gibi evrim kuram\u0131n\u0131 da titizlikle ve matematiksel olarak \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bir disiplin alan\u0131 yapmakt\u0131 (Fisher, 1922: 321). Bu amac\u0131na ula\u015fmak i\u00e7in benimsedi\u011fi y\u00f6ntem, Darwin kuram\u0131n\u0131n mekanistik yan\u0131na vurgu yapmak oldu. \u00d6rne\u011fin, Fisher, Darwin\u2019in tek tek, atomize edilmi\u015f organlar\u0131n\u0131 gen havuzu denilen soyut uzayda birbiriyle etkile\u015fen ayr\u0131k genler bi\u00e7iminde soyutlad\u0131. B\u00f6ylece organizma idealize edilmi\u015f bir varl\u0131k, gen (daha do\u011fru olmak gerekirse bir \u00e7ift gen) olarak ve populasyon da idealize edilmi\u015f atomize birimler, genler toplulu\u011fu olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc. Fisher\u2019a g\u00f6re, gen havuzunda genler birbiriyle \u015fans eseri etkile\u015fir; ancak t\u0131pk\u0131 kapal\u0131 bir t\u00fcpteki gaz atomlar\u0131 gibi etkin bir kar\u015f\u0131la\u015fma ger\u00e7ekle\u015firse (yani d\u00f6llenme olursa) genler ge\u00e7ici olarak gen havuzundan al\u0131n\u0131p birbirine ba\u011flan\u0131r ve bir organizma olu\u015fur. Fisher organizmay\u0131 hem genleri ge\u00e7ici olarak ta\u015f\u0131yan, hem de se\u00e7ilimin dolays\u0131z olarak etki etti\u011fi bir ortam olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Fisher\u2019\u0131n bu evrimci s\u00fcre\u00e7 tablosu 19. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131nda fizik dal\u0131nda geli\u015fen bilardo toplar\u0131 \u00f6rne\u011fini and\u0131r\u0131yordu. Bu konuya birazdan yine d\u00f6nece\u011fiz.<\/p>\n<figure id=\"attachment_9389\" aria-describedby=\"caption-attachment-9389\" style=\"width: 222px\" class=\"wp-caption aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-9389 size-full\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/fisher.jpg\" alt=\"\" width=\"222\" height=\"227\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-9389\" class=\"wp-caption-text\">Populasyon Geneti\u011finde mekanistik yakla\u015f\u0131m\u0131n \u00f6nde gelen temsilcisi R. A. Fisher.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Fisher\u2019in yakla\u015f\u0131m\u0131ndaki di\u011fer baz\u0131 y\u00f6nler de onun mekanistik yanl\u0131l\u0131\u011f\u0131na \u00f6rnek olu\u015fturuyor. Birincisi, Fisher\u2019in genlere ili\u015fkin basitle\u015ftirilmi\u015f g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr: Her bir gen yaln\u0131zca bir tek \u00f6zellik \u00fcretir; bir tek gen = bir tek \u00f6zellik. Genlerin birbiriyle etkile\u015fti\u011finden, farkl\u0131 genlerin etkile\u015fimiyle ger\u00e7ekle\u015fen kal\u0131t\u0131mdan (polygenic inheritance) s\u00f6z etmi\u015f olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, onun i\u00e7in \u00f6nemli olan bile\u015fenler, sonradan eklenmi\u015f olanlard\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar yard\u0131m\u0131yla \u00f6ng\u00f6r\u00fcde bulunmak olas\u0131yd\u0131. Populasyon geli\u015fimlerini \u00f6ng\u00f6rebilme ad\u0131na Fisher organizmay\u0131, \u00f6zellikler mozai\u011fi olarak g\u00f6rd\u00fc ve \u00f6zelliklerin her biri bir tek kal\u0131tsal birimle, bir tek gen ile belirlendi. B\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli mozai\u011fi simgeleyen bu <strong>d\u0131\u015f yap\u0131<\/strong> (fenotip), k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7ekli mozai\u011fin, yani <strong>kal\u0131tsal yap\u0131<\/strong>n\u0131n (genotype) yans\u0131mas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Fisher\u2019in mekanistik materyalizminin bir di\u011fer y\u00f6n\u00fc de, \u00f6zelliklerin mozaik bi\u00e7iminde alg\u0131lanmas\u0131nda kendini g\u00f6sterir. Fisher d\u0131\u015f yap\u0131yla kal\u0131tsal yap\u0131 aras\u0131na kesin bir \u00e7izgi \u00e7izmeyi ba\u015fard\u0131. Bunu yaparken embriyonik geli\u015fme s\u00fcrecini ve bu s\u00fcrecin di\u011fer s\u00fcre\u00e7lerle etkile\u015fimlerini ve d\u0131\u015f yap\u0131 de\u011fi\u015fimlerini dikkate almad\u0131. D\u0131\u015f yap\u0131y\u0131 kal\u0131tsal yap\u0131dan ay\u0131rmak demek, yaln\u0131zca ergin (adult) d\u0131\u015f yap\u0131ya etki eden se\u00e7ilimle ilgilenmek demektir. B\u00f6ylesine basitle\u015ftirici bir varsay\u0131m matematiksel \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerde yarar sa\u011flarken, dirimbilimsel ger\u00e7eklerden uzak olu\u015fu (se\u00e7ilim, embriyonik d\u0131\u015f yap\u0131lara ve poligen dizgelere oldu\u011fu gibi, tamamen olu\u015fmu\u015f ergin \u00f6zelliklere ve tek tek varl\u0131klara ku\u015fkusuz etki eder) daha i\u015fin ba\u015flang\u0131c\u0131nda baz\u0131 ele\u015ftirilere u\u011frad\u0131.<\/p>\n<p>Fisher\u2019in mekanistik yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n son \u00f6rne\u011fi, onun \u201cb\u00fct\u00fcn, kendisini olu\u015fturan par\u00e7alar\u0131n toplam\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir\u201d bi\u00e7imindeki varsay\u0131m\u0131d\u0131r. Fisher, bir tek gen de\u011fi\u015fimi (single gene variations) etkisinin toplam etki olaca\u011f\u0131 inanc\u0131n\u0131 korudu. Fisher\u2019e g\u00f6re, e\u011fer bir organizma boyunun 1 mm uzamas\u0131 ilgili gene belli bir uyum de\u011feri sa\u011fl\u0131yorsa, ayn\u0131 yap\u0131da 0,1 mm\u2019lik uzama, o gen i\u00e7in onda birlik uyum de\u011feri sa\u011flar (Fisher 1930: p. 15-16). Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, Fisher i\u00e7in evrim, nicel etkisi olan bir tek gen katk\u0131s\u0131yd\u0131 ve bu katk\u0131 se\u00e7ilim de\u011feri olan nicel bir etkiydi. Bu yakla\u015f\u0131mda her bir gen, di\u011fer genlerden ayr\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi (g\u00f6z rengini belirleyen genler sa\u00e7 rengini belirleyen genlerden, boyu belirleyen genlerden, vb.) herhangi bir gendeki de\u011fi\u015fimlerin toplam d\u0131\u015f yap\u0131 \u00fczerindeki etkisi, di\u011fer genlerdeki de\u011fi\u015fimlerin etkisinden ayr\u0131yd\u0131. Basite indirgeme ve s\u00fcreci matematikselle\u015ftirme e\u011filiminden dolay\u0131 Fisher\u2019in modeli atomist bir modeldi.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de Fisher\u2019in t\u00fcm populasyonlar\u0131n geneti\u011fi konusundaki yakla\u015f\u0131m\u0131, 19. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131nda geli\u015fen gazlar\u0131n kinetik kuram\u0131n\u0131n dirimbilimdeki dengi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Fisher\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc genlerin veya de\u011fi\u015fimlerin bir tek \u00f6l\u00e7\u00fclebilir etkisi vard\u0131 ve bu temelde olu\u015fturdu\u011fu dizge belirlenebilir (deterministik) bir dizgeydi. E\u011fer populasyon, bir t\u00fcp i\u00e7indeki gaz molek\u00fclleri gibi, olabildi\u011fince b\u00fcy\u00fckse, geli\u015fig\u00fczel, d\u00fczensiz etkiler dikkate al\u0131nmayabilir ve dizge istatistiksel olarak ortalama de\u011ferlerle betimlenebilirdi. Bu yakla\u015f\u0131m, k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7eklerde geli\u015fig\u00fczel (de\u011fi\u015fimler ve \u00e7iftle\u015fmeler, d\u00fczensiz davran\u0131\u015fa i\u015faret etse de, dizgenin b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7eklerde belirlenebilir \u00f6zellikler sergiledi\u011fi anlam\u0131na geliyordu) olsa da, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7eklerde belirlenebilirlik sergiliyordu. Fisher\u2019in kendisi de, do\u011fal se\u00e7ilim \u00fczerine yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar i\u00e7in, \u201cgazlar kuram\u0131ndaki analitik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemelerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131labilir; bu \u00e7al\u0131\u015fmalarda rastlant\u0131sal kar\u015f\u0131la\u015fmalar ve tek tek molek\u00fcllerin do\u011fas\u0131na ili\u015fkin \u00e7ok de\u011fi\u015fik varsay\u0131mlarda bulunabilir ve gazlar\u0131n davran\u0131\u015f\u0131na ili\u015fkin genel yasalar geli\u015ftirebilir ve birka\u00e7 sabiti de deneylerden t\u00fcretebiliriz\u201d bi\u00e7iminde bir saptamada bulunuyor (Fisher, 1922: 321-2; al\u0131nt\u0131 Provine\u2019den, 1971: 149).<\/p>\n<ol start=\"20\">\n<li>A. Fisher\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131, evrime ili\u015fkin bir dizi sorunun a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmas\u0131, Mendel ve Darwin kuramlar\u0131n\u0131n birle\u015ftirilmesi konusunda kendi i\u00e7inde tutarl\u0131 bir matematiksel form\u00fclasyonun geli\u015ftirilmi\u015f olmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan devasa \u00f6neme sahiptir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile onun populasyon geneti\u011fine ili\u015fkin bilgilerinin \u00e7o\u011fu uygulanmakta ve e\u011fitim kurumlar\u0131nda \u00f6\u011fretilmektedir. Fisher\u2019in istatistik ve deney tasarlama konular\u0131ndaki kitaplar\u0131 da bu alan\u0131n klasik eserleridir. Fisher\u2019\u0131n ba\u015fl\u0131ca \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 populasyon geneti\u011finin geli\u015fmesine katk\u0131da bulundu ve kendisi 20. y\u00fczy\u0131l populasyon geneti\u011finin matematiksel \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesinin \u00f6nderi olarak bilinir. Fisher\u2019\u0131n bilin\u00e7li olarak ve kendine \u00f6zg\u00fc yakla\u015f\u0131m\u0131yla mekanistik materyalizm yanl\u0131l\u0131\u011f\u0131, onun \u00fcn\u00fcne g\u00f6lge d\u00fc\u015f\u00fcremez. Fisher de di\u011fer insanlar gibi kendi zaman\u0131n\u0131n ki\u015fisiydi ve o zaman\u0131n zay\u0131f ve g\u00fc\u00e7l\u00fc yanlar\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131yordu. Fisher zaman\u0131nda dirimbilimde mekanistik materyalist yakla\u015f\u0131m doludizgin gidiyordu. Fisher de mekanistik d\u00fc\u015f\u00fcnceyi, o d\u00f6nemin kolay kolay i\u015flenemez alan\u0131 olan evrim kuram\u0131na uygulamay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Fisher\u2019in dirimbilime mekanistik olmayan bir katk\u0131s\u0131, cinsel se\u00e7ilim konusunu i\u015fleyen erken d\u00f6nem (1915) \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda bulunabilir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Fisher kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak etkile\u015fen olaylar\u0131, evrimin \u201cdenetimden \u00e7\u0131km\u0131\u015f s\u00fcre\u00e7leri\u201d (runaway processes) olarak betimler.<\/li>\n<\/ol>\n<p>Fisher\u2019in yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n de\u011feri y\u00f6nteminin nicel olu\u015fudur; ancak bu y\u00f6ntemin de s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 vard\u0131r ve populasyon genetik\u00e7ileri de bu s\u0131n\u0131r\u0131n ay\u0131rt\u0131ndad\u0131r. Mekanistik yakla\u015f\u0131m, genlerin di\u011fer genlerle etkile\u015fimi, bir tek organizmada veya populasyonda geri besleme yapan ve kararl\u0131 k\u0131l\u0131c\u0131 s\u00fcre\u00e7leri, populasyon i\u00e7inde de\u011fi\u015fik oranlarda seyreden genetik de\u011fi\u015fimleri (evrim) t\u00fcr\u00fcnden daha b\u00fct\u00fcnselci etkile\u015fimleri kapsayamazd\u0131. Do\u011fal se\u00e7ilimin genetik kuram\u0131n\u0131 mekanistik yakla\u015f\u0131mdan kurtar\u0131p b\u00fct\u00fcnselci yakla\u015f\u0131ma do\u011fru y\u00f6nelten bilim insanlar\u0131 Ivan Schmalhausen, Theodosius Dobzhansky, C. H. Waddington ve \u00f6zellikle de I. Michael Lerner\u2019dir.<\/p>\n<p><strong><em>B\u00fct\u00fcnselci yakla\u015f\u0131m: I. Michael Lerner ve Genetik Homeostazis kavram\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n<p>1890-1930 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki d\u00f6nemde mekanistik yakla\u015f\u0131m bask\u0131n y\u00f6ntem olma ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken, evrim kuram\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda b\u00fct\u00fcnselci yakla\u015f\u0131m da giderek \u00f6nem kazan\u0131yordu. Evrim kuram\u0131 i\u00e7inde yeni bir b\u00fct\u00fcnselci ve k\u0131smen diyalektik yakla\u015f\u0131m 1930\u2019lu y\u0131llarda ba\u015flad\u0131. Bu geli\u015fmeye d\u00fcrt\u00fc veren etmen, bir \u00f6nceki on y\u0131lda standart laboratuar geneti\u011finde baz\u0131 noktalar\u0131n ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fmu\u015f olmas\u0131yd\u0131: 1) <em>Drosophila<\/em> (meyve sine\u011fi, sirke sine\u011fi) ve m\u0131s\u0131r \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda poligen dizgelerdeki (polygenic systems) gen etkile\u015fimlerine ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncelerin geli\u015fmesi; 2) gen-\u00e7evre etkile\u015fimine giderek artan vurgular\u0131n yap\u0131lmas\u0131, evrimde genetik \u00e7e\u015fitlilik ve heterozis; 3) genetik geri besleme ve denetleme s\u00fcre\u00e7lerinin yaln\u0131zca bir tek organizmada de\u011fil t\u00fcm pop\u00fclasyonda da i\u015flevsel oldu\u011funun ay\u0131rt\u0131na var\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131; ve 4) do\u011fal se\u00e7ilimin organizman\u0131n t\u00fcm ya\u015fam s\u00fcresiyle ili\u015fkisine -d\u00f6llenmeden (fertilizasyon) \u00fcremeye (reproduction), embriyonik geli\u015fmeden erginli\u011fe dek- olan ilgi. Bu yeni ilgi alanlar\u0131 I. Michael Lerner\u2019in genetik homeostazis \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda somuta indirgendi.<\/p>\n<p>1910 y\u0131l\u0131nda Manchuria\u2019da d\u00fcnyaya gelen Lerner 1927 y\u0131l\u0131nda British Columbia\u2019ya g\u00f6\u00e7 etti. Vancouver\u2019daki British Columbia \u00dcniversitesi ziraat b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde tavuk bak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 i\u015fi yapt\u0131 (anon. 1978). \u0130\u015finin s\u00fcrekli olabilmesi i\u00e7in hayvan end\u00fcstrisi kursuna kaydolmas\u0131 gerekiyordu. Bu karar Lerner\u2019in ya\u015fam\u0131n\u0131 k\u00f6kten de\u011fi\u015ftirdi. 1920\u2019li y\u0131llar\u0131n ortas\u0131nda hayvan end\u00fcstrisi \u00f6\u011frencileri i\u00e7in en \u00f6nemli sorunsallardan birisi <strong>heterozis<\/strong> idi [hibridlerin dayan\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131 (vitality) ve \u00f6zellikle do\u011furganl\u0131\u011f\u0131 (fertility)]. Bu durum ne denli geneldi? Heterozisin genetik ve\/veya fizyolojik temeli nedir? Heterozis \u00fcreten melezleme (outbreeding, farkl\u0131 populasyonlar aras\u0131 \u00fcreme) ve giderek artan homozigoti \u00fcreten populasyon i\u00e7i \u00fcreme (inbreeding) aras\u0131ndaki ili\u015fki nedir? Bu sorulara verilecek olan yan\u0131tlar, tar\u0131msal \u00fcretim i\u00e7in son derece \u00f6nemliydi. Ancak 1920\u2019li y\u0131llarda ne geleneksel pratik y\u00f6ntemler, ne de bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar bu sorular\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a yan\u0131tlanmas\u0131 i\u00e7in yeterliydi. Bu arada genel heterozis yararl\u0131 de\u011fi\u015fiklikler \u00fcretirken, \u00fcreticiler, belli niceliklerde populasyon i\u00e7i \u00fcreme (inbreeding) yaparak, stokun \u00e7o\u011funda \u00f6zelliklerin sabitlenmesi ve kararl\u0131 bir bi\u00e7imde kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flaman\u0131n (fix and stabilize traits) gere\u011fine inand\u0131lar (Sewall Wright bu sorunun ay\u0131rt\u0131ndayd\u0131 ve ABD Tar\u0131m M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u2019nde 1915-1925 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda bu konuda \u00e7al\u0131\u015fmalar yapm\u0131\u015ft\u0131).<\/p>\n<p>Vancouver\u2019deki ya\u015fant\u0131s\u0131 s\u0131ras\u0131nda Lerner, British Columbia \u00dcniversitesi\u2019nde ders vermeye gelen Theodosius Dobzhansky ile tan\u0131\u015ft\u0131. Lerner, Dobzhansky\u2019nin canl\u0131, dinamik ki\u015fili\u011fiyle ve o g\u00fcne dek \u00e7ok az s\u0131zabildi\u011fi \u201cpopulasyon geneti\u011fi yaz\u0131n\u0131\u201dyla tan\u0131\u015ft\u0131. Bir yandan Dobzhansky ile s\u00f6yle\u015filerde bulunuyor, di\u011fer yandan da populasyon geneti\u011fi \u00fczerine makaleler okuyordu. Bu ileti\u015fim sonucunda Lerner\u2019in usunda, se\u00e7ilim, evrim ve heterozisin anlam\u0131 ve do\u011fas\u0131na ili\u015fkin bir dizi sorular olu\u015ftu. Hayvan end\u00fcstrisindeki deneyiminden yola \u00e7\u0131kan Lerner dikkatini iki noktada yo\u011funla\u015ft\u0131rd\u0131: Birincisi: Bireyin se\u00e7ilimi, o bireyin ait oldu\u011fu toplulu\u011fa yarayacak olan bir \u00f6zelli\u011fi nas\u0131l \u00fcretiyor? E\u011fer se\u00e7ilim yaln\u0131zca bireyler i\u00e7in ge\u00e7erliyse ve e\u011fer t\u00fcrler ortak bir gen havuzuna sahip olan populasyonlar ise, bireyin se\u00e7ilimiyle populasyonun se\u00e7iliminin ili\u015fkili olmas\u0131 gerekir. Lerner\u2019in kendine sordu\u011fu ikinci soru birinciden olduk\u00e7a farkl\u0131yd\u0131; ancak tamamen ili\u015fkisiz de\u011fildi: Fisher gibi yeni-Darwincilerin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan, yeti\u015fkin \u00f6zelliklerin se\u00e7ilimi (selection for adult traits), C. H. Waddington\u2019un \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda betimlenen, embriyonik \u00f6zelliklerin se\u00e7ilimiyle nas\u0131l ili\u015fkilendirilebilir? Lerner, \u00e7e\u015fitli ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan edindi\u011fi bilgilerle, se\u00e7ilimin yaln\u0131zca birey ve yeti\u015fkin \u00f6zelliklerinde de\u011fil, organizman\u0131n t\u00fcm\u00fcnde etkin oldu\u011funa inanmaya ba\u015flad\u0131. Lerner, se\u00e7ilimin bir organizman\u0131n ya\u015fam \u00e7evriminin t\u00fcm evrelerinde etkin ve e\u015fg\u00fcd\u00fcml\u00fc bir bi\u00e7imde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayabilece\u011fimiz bir yol bulmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Lerner\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcncelerini tam ve anla\u015f\u0131l\u0131r bir bi\u00e7ime d\u00f6kmesi 1950\u2019li y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131na dek ger\u00e7ekle\u015fmedi, ancak bu d\u00fc\u015f\u00fcnceler yava\u015f yava\u015f mekanistik yakla\u015f\u0131mdan b\u00fct\u00fcnselci yakla\u015f\u0131ma do\u011fru gidi\u015fi simgeliyordu.<\/p>\n<p>Dobzhansky ile tan\u0131\u015ft\u0131ktan hemen sonra Lerner\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcncelerini derinden etkileyen kitap, Walter Bradford Cannon\u2019un pop\u00fcler dille yaz\u0131lm\u0131\u015f olan <em>The Wisdom of the Body<\/em> adl\u0131 fizyoloji kitab\u0131yd\u0131 (Cannon, 1932). Harvard T\u0131p Fak\u00fcltesi\u2019nde n\u00f6rofizyolog olarak \u00e7al\u0131\u015fan Cannon, homeostazis d\u00fc\u015f\u00fcncesini geli\u015ftirdi. Claude Bernard\u2019\u0131n betimlemesiyle, homeostazis, canl\u0131 organizmalar\u0131n, i\u00e7 \u00e7evrelerinin (internal environment) sabitli\u011fini sa\u011flayabilecek \u00e7ok \u00e7e\u015fitli s\u00fcre\u00e7lere (mekanizmalara) sahip olmas\u0131d\u0131r. Bu ilkenin ay\u0131rt\u0131na varan ilk ki\u015fi Cannon de\u011fildir. Ancak Cannon, bir omurgal\u0131n\u0131n bu s\u00fcre\u00e7leri sergiledi\u011fini g\u00f6steren ilk ara\u015ft\u0131rmac\u0131d\u0131r. Cannon, ilk ilkenin evlerimizde kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z termostatl\u0131 f\u0131r\u0131nlara benzer bi\u00e7imde negatif geri besleme oldu\u011funa i\u015faret etti. Homeostatik dizgeler, v\u00fccutta e\u015fg\u00fcd\u00fcml\u00fc davranan beyin, endokrin ve n\u00f6romusk\u00fcler birimlerden olu\u015fur. Homeostazis, gerekli olan dinamik ve b\u00fct\u00fcnselci; b\u00fct\u00fcn\u00fc ve birbiriyle etkile\u015fen par\u00e7alar\u0131 anlatan bir kavramd\u0131.<\/p>\n<figure id=\"attachment_9390\" aria-describedby=\"caption-attachment-9390\" style=\"width: 216px\" class=\"wp-caption alignleft\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-9390 size-full\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/cannon.jpg\" alt=\"\" width=\"216\" height=\"161\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/cannon.jpg 216w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/cannon-80x60.jpg 80w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/cannon-100x75.jpg 100w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/cannon-180x135.jpg 180w\" sizes=\"auto, (max-width: 216px) 100vw, 216px\" \/><figcaption id=\"caption-attachment-9390\" class=\"wp-caption-text\">Harvard T\u0131p Fak\u00fcltesi\u2019nde n\u00f6rofizyolog olarak \u00e7al\u0131\u015fan Walter Bradford Cannon, homeostazis d\u00fc\u015f\u00fcncesini geli\u015ftirdi.<\/figcaption><\/figure>\n<p>Cannon\u2019un \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6nemi, homeostazisin organ dizgesi, organizmal, psikolojik ve sosyal d\u00fczeylerde i\u015flerlikte oldu\u011funu g\u00f6stermesindedir. Cannon, Harvard \u00dcniversitesi\u2019ndeki \u00e7al\u0131\u015fma arkada\u015f\u0131 Lawrence J. Henderson ile birlikte, toplumlar\u0131n da kendi b\u00fcnyelerinde homeostatik denetleme alga\u00e7lar\u0131 geli\u015ftirmi\u015f olmas\u0131 gerekti\u011fine inan\u0131yordu; tersi bir durumda d\u0131\u015fardan gelen ciddi bask\u0131lar kar\u015f\u0131s\u0131nda toplumlar \u00e7\u00f6kme tehlikesiyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131rd\u0131. Cannon\u2019un homeostazisi toplumsal ba\u011flama uygulama iste\u011fini anlamak zor de\u011fil. Cannon kitab\u0131n\u0131 1929 y\u0131l\u0131nda Bat\u0131\u2019n\u0131n g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc en b\u00fcy\u00fck ekonomik kriz ya\u015fan\u0131rken, erken 1930\u2019lu y\u0131llarda yazd\u0131. Cannon ve Henderson fizyolojik yap\u0131yla politik yap\u0131 aras\u0131ndaki ko\u015futlu\u011fa dikkat \u00e7ektiler. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla Cannon ve Henderson, insan toplumlar\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesinden sorumlu olanlar\u0131n ekonomik, toplumsal ve politik dizgeleri \u00f6z denetleme s\u00fcreciyle olu\u015fturmalar\u0131 konusunda uyar\u0131yorlard\u0131 (Allen, 1978a; Russett, 1966).<\/p>\n<p>Cannon daha geni\u015f a\u00e7\u0131dan bakt\u0131\u011f\u0131nda, homeostatik s\u00fcrecin i\u015faret etti\u011fi evrimsel g\u00f6stergeleri g\u00f6rd\u00fc. Homeostatik s\u00fcre\u00e7ler uyum yetene\u011fi oldu\u011fundan do\u011fal se\u00e7ilim nedeniyle evriliyordu. Cannon, omurgal\u0131lar\u0131n homeostatik s\u00fcre\u00e7lerinin ontogenezis (birey olu\u015f) s\u00fcresince yava\u015f yava\u015f geli\u015fti\u011fine dikkat \u00e7ekti. Bu geli\u015fme, Haeckel\u2019in \u00f6nerdi\u011fi bi\u00e7imde, ilk olarak homeostazisin kazan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 filogenetik (soy olu\u015f) yola ko\u015fut seyrediyordu. Cannon bir tek t\u00fcmceyle ontogeni ile filogeniyi ili\u015fkilendirdi. Cannon, yeni do\u011fmu\u015f olan insanlar\u0131n v\u00fccut s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 ve kan \u015fekerini d\u00fczenleyecek fizyolojik kararl\u0131ktan yoksun oldu\u011funa i\u015faret etti. \u015e\u00f6yle yaz\u0131yordu: \u201cMemelilerde g\u00f6r\u00fclen homeostazis evrim s\u00fcrecinin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funun kan\u0131t\u0131d\u0131r. V\u00fccudun s\u0131v\u0131 d\u00fczeninin kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131, omurgal\u0131lar\u0131n evriminde yava\u015f yava\u015f kazan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yava\u015f seyreden kazan\u00e7, bir bireyin geli\u015fimi s\u0131ras\u0131nda da g\u00f6zleniyor.\u201d (Cannon, 1932: 283) Cannon\u2019un bu saptamas\u0131, bu konuyla uzun s\u00fcredir ilgilenen Lerner\u2019i derinden etkiledi. Lerner art\u0131k \u00e7a\u011fda\u015f evrim kuram\u0131yla embriyoloji aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi kurmaya haz\u0131rd\u0131. Bu ili\u015fki, populasyon genetik\u00e7ilerinin abart\u0131l\u0131 basitle\u015ftirmelerini bir kenara b\u0131rak\u0131p, genetik, evrim ve embriyolojiyi ger\u00e7ek anlamda birle\u015ftirecek bir kavram olu\u015fturmaya yarad\u0131.<\/p>\n<p>Cannon\u2019un homeostazise ili\u015fkin fizyolojik kavram\u0131ndan esinlenen Lerner, di\u011fer kaynaklardan da bu konuda bilgiler derledi. Lerner\u2019in derledi\u011fi be\u015f b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcncenin kaynaklar\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceler \u015funlard\u0131: C. H. Waddington\u2019un cerrahi yolla do\u011fal veya yapay bir embriyonik kanal olu\u015fturulmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi; Fisher ve Ford\u2019un genetik polimorfizm kavram\u0131; Ivan Schmalhausen\u2019in \u201ckararl\u0131 k\u0131l\u0131c\u0131 se\u00e7ilim\u201d (stabilizing selection); Dobzhansky\u2019nin do\u011fal populasyonlarda de\u011fi\u015fim \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve Kenneth Mather\u2019in filogenik kal\u0131t\u0131m (polygenic inheritance) \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesi. B\u00f6ylelikle Lerner, Mather\u2019den (1943a, b) herhangi bir embriyonik veya yeti\u015fkin \u00f6zelliklerin geli\u015fimini belirlerken, bir tek gen dizgesi yerine genlerin etkile\u015fiminin dikkate al\u0131nmas\u0131n\u0131n \u00f6nemini kavrad\u0131. Dobzhansky\u2019den (1947) do\u011fal populasyonlarda, \u00f6nceden san\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n tersine, daha \u00e7ok de\u011fi\u015fimin oldu\u011funu deneysel \u00e7al\u0131\u015fma sonu\u00e7lar\u0131ndan \u00f6\u011frendi (Amerika\u2019n\u0131n g\u00fcneybat\u0131s\u0131nda <em>Drosophila pseudoobscura<\/em> ile ilgili bir ara\u015ft\u0131rmada Dobzhansky, do\u011fal populasyonlar\u0131n \u00e7ok say\u0131daki kromozom inversiyonlar\u0131n\u0131n heterozigot oldu\u011funu g\u00f6sterdi). Lerner, Schmalhausen\u2019den (1949) bir populasyon i\u00e7in heterozigotinin, homozigotiden daha yararl\u0131 oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesini ald\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc heterozigoti, uzay ve zaman i\u00e7inde s\u00fcrekli de\u011fi\u015fen \u00e7evreye kar\u015f\u0131 esneklik kazand\u0131racakt\u0131. Fisher\u2019in kuramsal d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ve E. B. Ford\u2019un (1940) kelebekler \u00fczerinde yapt\u0131\u011f\u0131 arazi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, Lerner\u2019e, bir populasyondaki genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fi (diversity) korumada dengeli (balanced) polimorfizmin \u00f6nemini kavratt\u0131. Son olarak Lerner, Waddington\u2019dan, embriyonik geli\u015fme s\u00fcrecini, geli\u015fmekte olan embriyonun \u00f6ng\u00f6r\u00fclemeyen d\u0131\u015f etkilere kar\u015f\u0131 tampon olu\u015fturan yoku\u015f a\u015fa\u011f\u0131 kanallar (downhill channels) dizisi olarak alg\u0131lamay\u0131 \u00f6\u011frendi. Bu de\u011fi\u015fik d\u00fc\u015f\u00fcncelerin \u00f6rg\u00fctlenme ilkesini ve oda\u011f\u0131n\u0131 homeostazis kavram\u0131 sa\u011flad\u0131 ve b\u00f6ylece Lerner\u2019in \u201cgenetik homeostazis\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesi olu\u015ftu.<\/p>\n<p>Lerner kuram\u0131n\u0131 olu\u015fturmaya, Dobzhansky ve Ford\u2019un do\u011fal populasyonlarda g\u00f6zledi\u011fi heterozigotinin, uyum de\u011ferinin (adaptive value) olmas\u0131 gerekti\u011fi varsay\u0131m\u0131yla ba\u015flad\u0131. Tersi bir durumda heterozigoti bu denli yayg\u0131n olamazd\u0131. Heterozigotinin uyum de\u011feri, s\u00fcrekli de\u011fi\u015fen \u00e7evre ko\u015fullar\u0131na kar\u015f\u0131 toplulu\u011fa genetik esneklik sa\u011fl\u0131yordu. Fisher ve Ford populasyonlar\u0131n \u00e7ok \u00e7e\u015fitli \u00e7evrelere (orman ve \u00e7ay\u0131r, otlak, tarla gibi ya\u015fam b\u00f6lgeleri) yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdiler. Fisher ve Ford \u00e7e\u015fitli ya\u015fam y\u00f6relerine yay\u0131lm\u0131\u015f olan populasyonlar\u0131n dengeli polimorfizm g\u00f6sterdiklerini g\u00f6zlediler. Heterozigotlar, her iki t\u00fcrden ya\u015fam y\u00f6resine (orman ve \u00e7ay\u0131r) de en iyi uyumu g\u00f6sterme gibi bir sonu\u00e7 sergilemiyordu. Ancak, kendilerine kar\u015f\u0131l\u0131k gelen homozigotlar\u0131n se\u00e7ilim s\u00fcrecinde, bir yan \u00fcr\u00fcn olarak varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyorlard\u0131. Bu yoldan ilerleyen Dobzhansky, <em>Drosophila<\/em> do\u011fal toplulu\u011fundaki de\u011fi\u015fik heterozigot inversiyon oranlar\u0131n\u0131n farkl\u0131 mevsimlerde de\u011fi\u015fti\u011fini g\u00f6sterdi. Bu sonu\u00e7 Lerner\u2019e, heterozigotinin bir \u00e7e\u015fit genetik \u201ctampon\u201d olarak davrand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve toplulu\u011fa, de\u011fi\u015fen \u00e7evre ko\u015fullar\u0131na kar\u015f\u0131 esneklik kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsatt\u0131.<\/p>\n<p>Bireyler i\u00e7in heterozigoti, genlere alternatif kimyasal yollar sunarak, uyumsal de\u011fer ve daha b\u00fcy\u00fck biyokimyasal ve fizyolojik esneklik sa\u011flar. Genler ne denli \u00e7e\u015fitliyse, o denli alternatif biyokimyasal yollar a\u00e7\u0131lacakt\u0131r. Lerner, 1940\u2019l\u0131 y\u0131llardan beri genler ve biyokimyasal yollara ili\u015fkin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 izliyordu; ancak b\u00f6ylesi bir uyum s\u00fcrecini bilerek a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmay\u0131p, belirsiz b\u0131rakt\u0131. Lerner\u2019e g\u00f6re, \u00f6nemli olan nokta, heterezigotinin hem birey hem de populasyon i\u00e7in yararl\u0131 oldu\u011funu \u00f6nermekti. Bu t\u00fcr bir genetik ve biyokimyasal s\u00fcre\u00e7, ayn\u0131 zamanda, \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc uzun s\u00fcre koruyan heterozisin do\u011fas\u0131na ili\u015fkin bir a\u00e7\u0131klama da getirecekti. Melez (hibrit) formlar\u0131n saf d\u00f6llerden (inbreed) ni\u00e7in daha canl\u0131 ve do\u011furgan (verimli, \u00fcretken) oldu\u011funu bu s\u00fcre\u00e7 a\u00e7\u0131klar. Melez bireyler daha esnektir ve \u00e7evrelerindeki de\u011fi\u015fikliklere (hatta ya\u015fam y\u00f6relerinde ortaya \u00e7\u0131kan beslenme de\u011fi\u015fikliklerine) daha \u00e7abuk ve etkin bir bi\u00e7imde uyum sa\u011flarlar.<\/p>\n<p>Bu a\u015famaya dek Lerner\u2019in kavram\u0131, embriyonik geli\u015fmeye a\u00e7\u0131klama veya g\u00f6nderi yapmad\u0131. Bundan sonra Lerner, C. H. Waddington\u2019un (1942, 1948) embriyonik kanal olu\u015fturma kavram\u0131n\u0131 kullanarak, hem embriyo hem de yeti\u015fkini homeostazis kavram\u0131nda birle\u015ftirdi. Waddington\u2019un kanal olu\u015fturma kavram\u0131na, geli\u015fmelerine hen\u00fcz \u00f6zelle\u015fmemi\u015f (unspecialized) h\u00fccrelerin bulundu\u011fu bir tepede ba\u015flayan embriyonik h\u00fccre veya dokular olarak bak\u0131labilirdi. Ola\u011fan geli\u015fme s\u0131ras\u0131nda h\u00fccreler, tepeden a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru dallanan bir dizi kanallardan ge\u00e7erler ve giderek daha az esnek olurlar. Tepenin doru\u011funda ilk kanal\u0131na giren h\u00fccre, belirlenme (determination) a\u015famas\u0131n\u0131n ilk i\u00e7sel \u0131stakas\u0131n\u0131 (veya d\u00fcrt\u00fcs\u00fcn\u00fc &#8211; cue) yer. Art\u0131k i\u00e7inde bulundu\u011fu kanal veya onun kolu h\u00fccreyi ne y\u00f6ne g\u00f6t\u00fcr\u00fcrse o y\u00f6ne gidecektir. Her bir sapak noktas\u0131nda, h\u00fccrenin gelecekteki geli\u015fmesi i\u00e7in daha az se\u00e7enekler olacakt\u0131r. Geli\u015fme yolunun sonunda h\u00fccre, Waddington\u2019un deyimiyle \u00f6zg\u00fcn ve i\u00e7sel \u0131staka vuru\u015flar\u0131yla \u00f6zg\u00fcn bir geli\u015fme yoluna \u201ckanalize\u201d edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Waddington\u2019a g\u00f6re kanalizasyon tamamen mekanik bir s\u00fcre\u00e7 de\u011fildi. Evrimin erken a\u015famalar\u0131nda h\u00fccreler, \u0131\u015f\u0131k ve s\u0131cakl\u0131k gibi \u00e7evresel etmenlerce de\u011fi\u015fik geli\u015fme \u201ckanallar\u0131na\u201d do\u011fru tetiklendiler. Ancak, evrimsel s\u00fcrecin sonraki a\u015famalar\u0131nda i\u00e7 \u0131stakalar (\u00f6rne\u011fin bir h\u00fccrenin di\u011fer h\u00fccreye g\u00f6re konumu) d\u0131\u015f \u0131stakalar\u0131n yerine ge\u00e7er \u00e7\u00fcnk\u00fc karma\u015f\u0131k ve ad\u0131m ad\u0131m ilerleyen embriyonik farkl\u0131la\u015fma s\u00fcrecinde, i\u00e7 \u0131stakalar daha g\u00fcvenilir ve daha uyumlu g\u00fcd\u00fcc\u00fc kuvvetlerdir. Waddington\u2019a g\u00f6re, embriyolar (\u00f6zellikle de memeli embriyolar\u0131) h\u00e2l\u00e2 d\u0131\u015f \u00e7evredeki de\u011fi\u015fimlere a\u00e7\u0131kt\u0131r ve sorun, farkl\u0131la\u015fman\u0131n istenen sonuca (tamamen i\u015flevsel bir organizmaya) ula\u015fmak i\u00e7in nas\u0131l ilerleyece\u011fi sorunudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bazen d\u0131\u015f ko\u015fullarda \u00f6nemli boyutlarda dalgalanma olabilirdi. Waddington, her bir embriyonik h\u00fccrenin, de\u011fi\u015fik \u0131stakalara, h\u00fccrenin ya\u015f\u0131 ve t\u00fcr\u00fcyle orant\u0131l\u0131 olarak yan\u0131t verme yetene\u011fi oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. \u201cKanalizasyon\u201d geli\u015fme s\u00fcrecine esneklik sa\u011fl\u0131yordu; \u00e7\u00fcnk\u00fc ba\u015flang\u0131\u00e7ta kanallar \u00e7ok geneldi ve h\u00fccreler \u00f6rne\u011fin mezoderm \u00fcretmek i\u00e7in istenen bir kanala girebilir ve sonu\u00e7ta bir\u00e7ok de\u011fi\u015fik mezoderm \u00fcretebilirdi. E\u011fer mezoderm dokusunun bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc zarar g\u00f6rm\u00fc\u015fse, mezoderm kanal\u0131ndaki di\u011fer dokular, yitirilen i\u015flevselli\u011fi \u00fcstlenebilirdi. Geli\u015fmedeki bu esneklik, embriyo i\u00e7indeki genetik \u00e7e\u015fitlilikle yani heterozigoti ile daha da g\u00fc\u00e7lendi. 1895 y\u0131l\u0131nda Hans Driesch embriyonun, \u201cuyumlu e\u015fpotansiyelli dizge\u201d (harmonious equipotential system) olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 esnekli\u011fine dikkat \u00e7ekmi\u015fti. Bu saptama, Lerner i\u00e7in, i\u015flevsel esnekli\u011fin nedeni, geli\u015fme i\u00e7in \u00e7ok say\u0131da alternatif kanallar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na geliyordu. B\u00f6ylece populasyonlar ve bireyler i\u00e7in b\u00fcy\u00fck genetik \u00e7e\u015fitlilikler olana\u011f\u0131 olu\u015fuyordu. Heterozis fiziksel ve kimyasal bir model olarak anla\u015f\u0131labilirdi ve bu model genetik ve geli\u015fmeyle ilgili bilgilerimizle ili\u015fkilendirilebilirdi.<\/p>\n<p>Lerner\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131ndan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7 \u015fuydu: T\u00fcm d\u00fczeylerdeki \u00f6rg\u00fctsel esneklik, organizmada, do\u011fal se\u00e7ilim yoluyla se\u00e7ilmi\u015f olan uyum \u00f6zelli\u011fidir. Homeostatik s\u00fcre\u00e7ler -embriyonik, organizmik (fizyolojik) ve populasyon d\u00fczeyinde- esnekli\u011fi sa\u011flamak i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Ancak \u00f6nemli olan nokta \u015fuydu: Do\u011fal se\u00e7ilim, s\u00fcre\u00e7ler \u00fczerine de etki eder -s\u00fcre\u00e7leri dengeye getirir- bu etki de ya\u015fam \u00e7evrimi boyunca t\u00fcm d\u00fczeylerde esneklik yetene\u011fi \u00fcretir. Homeostatik s\u00fcre\u00e7lerin \u00fcretti\u011fi b\u00f6ylesi bir esnekli\u011fin \u00f6nemi, ku\u015fkusuz, canl\u0131 dizgelerin kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u0130\u015fin ilgin\u00e7 yan\u0131, s\u00fcrekli <strong>de\u011fi\u015fim<\/strong> sergileyen bir s\u00fcre\u00e7le dizge, <strong>de\u011fi\u015fmezli\u011fini<\/strong> (constancy) koruyor. Homeostatik s\u00fcre\u00e7ler iki veya daha fazla par\u00e7a aras\u0131ndaki dinamik etkile\u015fme sonucunda s\u00fcrekli de\u011fi\u015fir.<\/p>\n<p>Lerner\u2019in <em>Genetic Homeostazis<\/em>\u2019de (1954) sergiledi\u011fi yakla\u015f\u0131m, evrim ve genetik konular\u0131na, 1940\u2019l\u0131 y\u0131llardan sonra ba\u015flayan yeni ve b\u00fct\u00fcnselci bir yakla\u015f\u0131m\u0131 simgeliyordu. B\u00fct\u00fcnselci materyalizm Lerner\u2019in di\u011fer bir\u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda da g\u00f6zlenir.<\/p>\n<p>Birincisi, Lerner, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fkilerle ilgilendi; ayn\u0131 genetik \u00f6zelli\u011fin (heterozigoti) hem birey (yeti\u015fkin ve embriyo) hem de populasyon d\u00fczeylerindeki s\u00fcre\u00e7leri etkiledi\u011fini g\u00f6sterdi.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, Lerner\u2019in b\u00fct\u00fcnselci materyalizmi, hangi d\u00fczeyde bak\u0131l\u0131rsa bak\u0131ls\u0131n -populasyon, organizmik, embriyonik- canl\u0131 bir dizgenin tamam\u0131n\u0131n, o dizgeyi olu\u015fturan par\u00e7alar\u0131n toplam\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fck oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6sterdi. \u00d6rne\u011fin, herhangi bir homeostatik dizgenin par\u00e7alar\u0131n\u0131 birbirinden yal\u0131t\u0131lm\u0131\u015f olarak incelemek anlams\u0131zd\u0131r. Her bir par\u00e7a, di\u011fer par\u00e7alarla olan ili\u015fkisi ba\u011flam\u0131nda tan\u0131mlanabilir. Homeostazis kavram\u0131 bu etkile\u015fimlere odaklan\u0131r. Bu etkile\u015fimler, herhangi bir dizgenin organik k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n tan\u0131mlar\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olur. Dikkatimizi bu etkile\u015fimlere yo\u011funla\u015ft\u0131r\u0131rsak, Lerner\u2019in genetik homeostazis kavram\u0131n\u0131n belirgin bir bi\u00e7imde b\u00fct\u00fcnselci oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, Lerner, homeostazisin fizyolojide oldu\u011fu gibi populasyon geneti\u011finde de dinamik bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011funa vurgu yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bu dinamik s\u00fcre\u00e7, populasyon geneti\u011finde de par\u00e7alar\u0131n birbiriyle s\u00fcrekli etkile\u015fimi sonucunda ger\u00e7ekle\u015fir &#8211; termostat\/f\u0131r\u0131n dizgesi s\u00fcrekli \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Homeostazis, tedirgin edilmedik\u00e7e, dengede kalan tahterevalli gibi bir \u015fey de\u011fildir. Homeostatik s\u00fcre\u00e7ler, bozulup kesiklili\u011fe u\u011framad\u0131k\u00e7a s\u00fcregelen s\u00fcre\u00e7lerdir. Lerner\u2019in homeostatik modeli, bu t\u00fcr s\u00fcre\u00e7lerin do\u011fas\u0131n\u0131n dinamik oldu\u011funa vurgu yapar.<\/p>\n<p>Lerner\u2019in b\u00fct\u00fcnselci bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc \u00f6zelli\u011fi, genetik homeostatik s\u00fcre\u00e7lerin -hem birey (yeti\u015fkin ve embriyo) hem de populasyon d\u00fczeylerinde- dizgenin i\u00e7 s\u00fcre\u00e7leri oldu\u011fudur. \u015e\u00f6yle ki, d\u0131\u015f \u00e7evredeki de\u011fi\u015fikliklere yan\u0131t verme yetene\u011fi olan homeostatik s\u00fcre\u00e7ler, ba\u015fl\u0131ca i\u00e7 ili\u015fkiler \u00e7er\u00e7evesinde i\u015flerliktedir. \u00d6rne\u011fin, belli bir populasyondaki heterozigotlar se\u00e7ilim avantaj\u0131na sahipse, homozigotlara oranla heterozigotlardaki azalma, daha \u00e7ok de\u011fi\u015fik homozigotlar\u0131n birbirlerine e\u015f bulacaklar\u0131 (mates) ve bir sonraki nesilde ortaya \u00e7\u0131kacak heterozigotlarda art\u0131\u015f olaca\u011f\u0131 anlam\u0131na gelir. Bu t\u00fcr bir yan\u0131t, dizgenin i\u00e7sel \u00f6zelli\u011fidir (bu durumda geli\u015fig\u00fczel \u00fcreme g\u00f6steren populasyon &#8211; random breeding population).<\/p>\n<p><strong><em>Sonu\u00e7<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Buraya dek, Darwin sonras\u0131 d\u00f6nemdeki bir tarihsel yakla\u015f\u0131ma de\u011findik. Bu yakla\u015f\u0131m, Darwin\u2019in kendisinin <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em>\u2019nde i\u015fledi\u011fi iki felsefi yakla\u015f\u0131mdan t\u00fcretilmi\u015ftir. Di\u011fer yandan, Darwin\u2019in mekanistik yakla\u015f\u0131m\u0131 nedeniyle, 1930\u2019lu y\u0131llar boyunca Darwin\u2019i izleyen yanda\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011fu, evrim s\u00fcrecini a\u015f\u0131r\u0131 derecede basitle\u015ftirilmi\u015flerdir: Organizma \u00f6zellikler mozai\u011fidir; her bir \u00f6zelli\u011fi bir tek gen belirler; bir tek genin de\u011fi\u015fimiyle evrim ger\u00e7ekle\u015fir. R. A. Fisher bu yakla\u015f\u0131m\u0131n bir cephesini g\u00f6sterdi. Di\u011fer yandan, Darwin\u2019in yakla\u015f\u0131m\u0131 daha b\u00fct\u00fcnselci hatta diyalektik idi. Bu durum, do\u011fal se\u00e7ilimin nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fti\u011fine ili\u015fkin mekanistik g\u00f6r\u00fc\u015fe sahip dirimbilimcilerce diyalektik Darwin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc aras\u0131nda anla\u015fmazl\u0131klara neden oldu. Bu tart\u0131\u015fmalar, 1890-1920 ve 1930-1940 d\u00f6nemlerinde Darwin kuram\u0131na kar\u015f\u0131 ileri s\u00fcr\u00fclen bilimsel (\u00f6zellikle dirimbilimsel) savlar\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturdu. I. Michael Lerner\u2019in \u00e7abas\u0131 -ki kesinlikle tek \u00e7aba de\u011fildi- evrim s\u00fcrecinde mekanistik yakla\u015f\u0131mdan kopup daha b\u00fct\u00fcnsel materyalist yakla\u015f\u0131ma ula\u015fma \u00e7abas\u0131yd\u0131. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada Lerner\u2019in \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n nedeni, onun populasyon geneti\u011finde en etkili bilim insan\u0131 olmas\u0131ndan de\u011fildir. Asl\u0131nda bu alanda Dobzhansky ve Sewall Wright daha etkiliydi. Lerner ise, bir\u00e7ok sorunsal\u0131 bir tek b\u00fct\u00fcnselci bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131nda toplama giri\u015fiminde di\u011ferlerinden daha etkili oldu. Lerner\u2019in yakla\u015f\u0131m\u0131, 1940\u2019l\u0131 ve 1950\u2019li y\u0131llarda Dobzhansky, Wright, Haldane, Ernst Mayr, George Gaylord Simpson, G. Ledyard Stebbins gibi ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n felsefi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131nda de\u011fi\u015fikli\u011fe neden oldu. Lerner\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na, \u00f6zellikle <em>Genetic Homeostasis<\/em> adl\u0131 eserine yap\u0131lan g\u00f6nderiler 1950\u2019li ve 1960\u2019l\u0131 y\u0131llardaki evrimcilerin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda bulunabilir.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak \u015funu s\u00f6yleyebiliriz: Darwin felsefesinin her \u00fc\u00e7 y\u00fcz\u00fcyle -mekanistik, b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik materyalizm- \u00e7a\u011fda\u015f evrim kuram\u0131 yaz\u0131n\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Dereceli (gradualist) ve s\u0131\u00e7ramal\u0131 (puncuated) evrim yanl\u0131lar\u0131 aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalar, mekanistik ve b\u00fct\u00fcnselci yakla\u015f\u0131mlar aras\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir yans\u0131mas\u0131d\u0131r. Yava\u015f yava\u015f evrimi ye\u011fleyenler, evrim s\u00fcrecinin k\u00fc\u00e7\u00fck nicel de\u011fi\u015fikliklerin birikiminin yaln\u0131zca olabildi\u011fince yava\u015f oldu\u011funu de\u011fil, ayn\u0131 zamanda <strong>e\u015fit<\/strong> (even) ad\u0131mlarla ilerledi\u011fini savunuyor. Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n ge\u00e7erli oldu\u011funu savunanlar, nicel de\u011fi\u015fikliklerin nitel de\u011fi\u015fikliklere neden oldu\u011funa ve bu nitel de\u011fi\u015fikliklerin h\u0131zla ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fine ili\u015fkin b\u00fct\u00fcnselci ve diyalektik yakla\u015f\u0131ma kar\u015f\u0131 ho\u015fg\u00f6r\u00fcyle yakla\u015fm\u0131yorlar. Di\u011fer yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re ise, evrim devrime g\u00f6t\u00fcr\u00fcr; bunun anlam\u0131 da, di\u011fer de\u011fi\u015fikliklerin yan\u0131 s\u0131ra evrimsel ad\u0131mlar da birbirine e\u015fit olmayabilir. \u00d6zellikle Gould\u2019un (1980) betimledi\u011fi bi\u00e7imiyle, s\u0131\u00e7ramal\u0131 evrim kuram\u0131 (punctuated equilibrium) tam da bu noktaya vurgu yap\u0131yor ve nicel de\u011fi\u015fikliklerin nitel de\u011fi\u015fime s\u0131\u00e7ramal\u0131 olarak neden olu\u015funu, evrimci geli\u015fme s\u00fcreci i\u00e7inde i\u015fliyor. S\u0131\u00e7ramal\u0131 geli\u015fme g\u00f6steren dizgelerde, nicel de\u011fi\u015fiklikler nitel de\u011fi\u015fikliklere neden olur. \u00d6rne\u011fin, ani evrimsel geli\u015fmelerde h\u0131zl\u0131 t\u00fcrle\u015fme olaylar\u0131, yani bir tek t\u00fcr\u00fcn iki veya daha fazla t\u00fcre farkl\u0131la\u015fmas\u0131 g\u00f6zlenir. Bu durum da nitel de\u011fi\u015fiklik anlam\u0131na gelir.<\/p>\n<p>Mekanistik d\u00fc\u015f\u00fcncenin etkisinde kalan dirimbilimciler evrimi organizmalar\u0131n \u00e7evrelerine kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdikleri tepkiler ba\u011flam\u0131nda tart\u0131\u015f\u0131rken, sanki organizmalar ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 \u00e7evreyi de\u011fi\u015fime u\u011fratm\u0131yormu\u015f gibi, \u00e7evrenin d\u0131\u015f\u0131nda ve ondan ba\u011f\u0131ms\u0131zm\u0131\u015f gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar. Bu tart\u0131\u015fmaya yeni bir yakla\u015f\u0131m, Ehrlich ve Raven\u2019den (1964), daha g\u00fcncel ve net olarak da Lewontin ile Levins\u2019den (1978) geldi. Bu yakla\u015f\u0131mlar organizma-\u00e7evre etkile\u015fiminin daha derin ve ayr\u0131nt\u0131l\u0131 incelenece\u011fini mu\u015ftuluyordu. Diyalektik materyalist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 net bir bi\u00e7imde uygulayan Lewontin ve Levins, organizmalar\u0131n \u00e7evrelerine uyum sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken \u00e7evrelerini de de\u011fi\u015ftirdi\u011fini savunuyor. \u00c7evre, kendi i\u00e7 etmenlerinin d\u00fcrt\u00fcs\u00fcyle (jeolojik, iklimsel, vb.) \u00e7ok fazla de\u011fi\u015fmiyor olsa da, organizma ile \u00e7evrenin etkile\u015fimi sonucunda yava\u015f yava\u015f evrim ge\u00e7irecektir. Bu t\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnceler, yeni ara\u015ft\u0131rma alanlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131na neden olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Tarihten almam\u0131z gereken ders, d\u00fc\u015f\u00fcnce s\u00fcre\u00e7lerimizi, belli bir zaman dilimi i\u00e7indeki bask\u0131n felsefenin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00f6tesine nas\u0131l ta\u015f\u0131yaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 \u00f6\u011frenmek olmal\u0131d\u0131r. Darwin kuram\u0131, zamanda yava\u015f yava\u015f de\u011fi\u015fimin ve mekanistik felsefenin bask\u0131n oldu\u011fu \u00e7a\u011fda do\u011fdu ve geli\u015fti. Dirimbilimdeki bu geli\u015fme, 19. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131ndaki end\u00fcstri toplumunda geli\u015fen kuramla uyum i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fti. Darwin\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra hem dirimbilim hem de sosyal\/felsefe alan\u0131ndaki geli\u015fmeler dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, mekanistik felsefenin yine ge\u00e7erli felsefe olmas\u0131 gerekmiyor. Yava\u015f yava\u015f (gradualism) geli\u015fme geleneksel uslamlamam\u0131za rahatlat\u0131c\u0131, h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fimler -politik, sosyal veya felsefi- ise rahats\u0131z edici geliyor. En k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6l\u00e7eklerde bile tutarl\u0131 kuramlar\u0131n ve bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015f\u00fcyoruz. Betimlemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z olgularda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z z\u0131t e\u011filimleri veya \u00e7eli\u015fkileri en aza indirmeye veya hal\u0131n\u0131n alt\u0131na s\u00fcp\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yoruz. Kendimizi, d\u00fc\u015f\u00fcnce s\u00fcre\u00e7lerimizi ve eylemlerimizi bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan g\u00f6rmenin yolu, \u00e7eli\u015fkileri ara\u015ft\u0131rmak; de\u011fi\u015fim, hatta h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fim yollar\u0131 (bu, bazen h\u0131zl\u0131, nitel de\u011fi\u015fim anlam\u0131na gelir) aramak ve b\u00f6ylesi bir de\u011fi\u015fimin ger\u00e7ek ya\u015famda ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011funu, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ger\u00e7ekli\u011fin bir bile\u015feni oldu\u011funu kavramakt\u0131r. Bu yolla belki de evrimci s\u00fcrecin -biyolojik ve sosyal- daha b\u00fct\u00fcnselci ve daha ger\u00e7ek\u00e7i dinami\u011fini kavrayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><strong>KAYNAKLAR<\/strong><\/p>\n<p>1) Allen, Garland E. (1978a), <em>Thomas Hunt Morgan. The Man and His Science<\/em>, Princeton, Princeton University Press.<\/p>\n<p>2) Allen, Garland E. (1978b), <em>Life Science in the Twentieth Century<\/em>, New York: Cambridge University Press.<\/p>\n<p>3) Anonymous (1978), Obituary: I. Michael Lerner, Genetics, 88 (supplement): S 139-40.<\/p>\n<p>4) Barrett, Paul H., Weinshank, Donald J., &amp; Gottleber, Timothy T. (1981), <em>A Concordance to Darwin\u2019s Origin of Species<\/em>, <em>First Edition<\/em>, Ithaca, New York: Cornell University Press.<\/p>\n<p>5) Cannon, Walter B.(1932), <em>The Wisdom of the Body<\/em>. New York: W.W. Norton.<\/p>\n<p>6) Dewey John (1909), <em>The Influence of Darwinism on philosophy<\/em>. In the Influence of Darwinism on philosophy and Other Essays. New York: Henry Holt and Company Inc.<\/p>\n<p>7) Dobzhansky, Theodosius (1947), Adaptive Changes induced by Natural Selection in Wild Populations of <em>Drosophila. Evolution<\/em> 1, 1-16.<\/p>\n<p>8) Ehrlich, P.R. &amp; Raven, P.H.(1964), <em>Butterflies and plants: a study in co-evolution<\/em>. Evolution, 18, 586 \u2013 608.<\/p>\n<p>9) Fisher, Ronald A.(1915), <em>The evolution of sexual preference<\/em>. Eugenics Review, 7, 184-92.<\/p>\n<p>10) Fisher, Ronald A.(1922), <em>On the dominance Ratio<\/em>, Proceeding of the Royal Society of Edinburgh, 42, 321 \u2013 41.<\/p>\n<p>11) Fisher, Ronald A.(1930), <em>The Genetical Theory of Natural Selection<\/em>, Oxford: Clarendon Press.<\/p>\n<p>12) Ford, E.B. (1940), <em>Genetic research in the Lepidoptera<\/em>, Annals of Eugenics, 10, 227-52.<\/p>\n<p>13) Gould Stephan Jay (1980), Is a new and general theory of evolution emerging? Paleobiology, 6, 119-30.<\/p>\n<p>14) Hogben, Lancelot (1927), Principles of Evoltionary Biology, Capetown, South Africa: Juta.<\/p>\n<p>15) Lerner I. Michael (1954), Genetic Homeostasis, New York: John Wiley.<\/p>\n<p>16) Lewontin, Richard &amp; Levins, Richard (1978), Evoluzione, in Enciclopedia, V. Divino-Fame, 995-1051, Torino: Einaudi.<\/p>\n<p>17) MacKenzie, Donald A. (1981), Statistics in Britain, 1865 \u2013 1930, Edinburgh: Edinburgh University Press.<\/p>\n<p>18) Mather, Kenneth (1943a) Polygenic inheritance and natural selection, Biological Reviews, 18, 32-64.<\/p>\n<p>19) Mather, Kenneth (1943b), Polygenics in development, Nature, 151, 960<\/p>\n<p>20) Provine William (1971), The Origins of Theoretical Population Genetics, Chicago: University of Chicago Press.<\/p>\n<p>21) Russett, Cynthia Eagle (1966), The Concept of Equilibrium in American Social Thought, New Haven: Yale University Press.<\/p>\n<p>22) Sachsse, Hnas (1968) Die Erkentnis des Lebendigen, Braunschweig.Friedrich Vieweg &amp; Sohn.<\/p>\n<p>23) Schmalhausen, Ivar (1949), Factors of Evolution, Philadelphia: Blakiston.<\/p>\n<p>24) Schweber, Sylvan (1980) Darwin and the political economists: divergence of character, Journal of the History of Biology, 13, 195 \u2013 289.<\/p>\n<p>25) Waddington C.H. (1942), Canalization of development and the inheritance of acquired characters, nature, 150, 563-5.<\/p>\n<p>26) Waddington C.H. (1948), The concept of equilibrium in embryology, Folia Biotheoretica, 3, 127-38.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Darwin kuram\u0131, zamanda yava\u015f yava\u015f de\u011fi\u015fimin ve mekanistik felsefenin bask\u0131n oldu\u011fu \u00e7a\u011fda do\u011fdu ve geli\u015fti. Dirimbilimdeki bu geli\u015fme, 19. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131ndaki end\u00fcstri toplumunda geli\u015fen kuramla uyum i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fti. Darwin\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra hem dirimbilim hem de sosyal\/felsefe alan\u0131ndaki geli\u015fmeler dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, mekanistik felsefenin yine ge\u00e7erli felsefe olmas\u0131 gerekmiyor. Yeni bilimsel geli\u015fmelerle birlikte mekanistik yakla\u015f\u0131m, yerini b\u00fct\u00fcnselci [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":332,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[102,19],"tags":[461,200],"class_list":["post-9386","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-65-sayi","category-bilim-gundemi","tag-darwin","tag-evrim"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"aioseo_head":"\n\t\t<!-- All in One SEO 4.9.8 - aioseo.com -->\n\t<meta name=\"robots\" content=\"max-image-preview:large\" \/>\n\t<meta name=\"author\" content=\"Garland E. Allan\"\/>\n\t<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\" \/>\n\t<meta name=\"generator\" content=\"All in One SEO (AIOSEO) 4.9.8\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:site_name\" content=\"Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:title\" content=\"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:app_id\" content=\"2104805563100892\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:admins\" content=\"1250955469\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-06-30T21:35:38+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2017-07-18T07:01:15+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:site\" content=\"@bilimvegelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:title\" content=\"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<script type=\"application\/ld+json\" class=\"aioseo-schema\">\n\t\t\t{\"@context\":\"https:\\\/\\\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#article\",\"name\":\"Darwin\\u2019den g\\u00fcn\\u00fcm\\u00fcze Evrim Kuram\\u0131\\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek\",\"headline\":\"Darwin\\u2019den g\\u00fcn\\u00fcm\\u00fcze Evrim Kuram\\u0131\\u2019nda materyalizm\",\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/geallan#author\"},\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2017\\\/05\\\/darwin-1.jpg\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\\\/#articleImage\",\"width\":400,\"height\":543},\"datePublished\":\"2009-07-01T00:35:38+03:00\",\"dateModified\":\"2017-07-18T10:01:15+03:00\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#webpage\"},\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#webpage\"},\"articleSection\":\"65. Say\\u0131, Bilim G\\u00fcndemi, darwin, evrim\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#breadcrumblist\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"position\":1,\"name\":\"Home\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"position\":2,\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/65-sayi#listItem\",\"name\":\"65. Say\\u0131\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"name\":\"Home\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/65-sayi#listItem\",\"position\":3,\"name\":\"65. Say\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/65-sayi\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#listItem\",\"name\":\"Darwin\\u2019den g\\u00fcn\\u00fcm\\u00fcze Evrim Kuram\\u0131\\u2019nda materyalizm\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#listItem\",\"position\":4,\"name\":\"Darwin\\u2019den g\\u00fcn\\u00fcm\\u00fcze Evrim Kuram\\u0131\\u2019nda materyalizm\",\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/65-sayi#listItem\",\"name\":\"65. Say\\u0131\"}}]},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\\\/#organizationLogo\",\"width\":272,\"height\":90,\"caption\":\"Bilim ve Gelecek Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\\\/#organizationLogo\"}},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/geallan#author\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/geallan\",\"name\":\"Garland E. Allan\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#authorImage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/secure.gravatar.com\\\/avatar\\\/e4b516d572947a41d51e2c0b096bc35cf60672d14ba382045d1356eaf7870e54?s=96&d=mm&r=g\",\"width\":96,\"height\":96,\"caption\":\"Garland E. Allan\"}},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#webpage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\",\"name\":\"Darwin\\u2019den g\\u00fcn\\u00fcm\\u00fcze Evrim Kuram\\u0131\\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\"},\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/07\\\/01\\\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#breadcrumblist\"},\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/geallan#author\"},\"creator\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/geallan#author\"},\"datePublished\":\"2009-07-01T00:35:38+03:00\",\"dateModified\":\"2017-07-18T10:01:15+03:00\"},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"}}]}\n\t\t<\/script>\n\t\t<!-- All in One SEO -->\n\n","aioseo_head_json":{"title":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek","description":"","canonical_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm","robots":"max-image-preview:large","keywords":"","webmasterTools":{"miscellaneous":""},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#article","name":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek","headline":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm","author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/geallan#author"},"publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/darwin-1.jpg","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\/#articleImage","width":400,"height":543},"datePublished":"2009-07-01T00:35:38+03:00","dateModified":"2017-07-18T10:01:15+03:00","inLanguage":"tr-TR","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#webpage"},"isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#webpage"},"articleSection":"65. Say\u0131, Bilim G\u00fcndemi, darwin, evrim"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#breadcrumblist","itemListElement":[{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","position":1,"name":"Home","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","position":2,"name":"Dergi Say\u0131lar\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/65-sayi#listItem","name":"65. Say\u0131"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","name":"Home"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/65-sayi#listItem","position":3,"name":"65. Say\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/65-sayi","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#listItem","name":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#listItem","position":4,"name":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm","previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/65-sayi#listItem","name":"65. Say\u0131"}}]},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","logo":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\/#organizationLogo","width":272,"height":90,"caption":"Bilim ve Gelecek Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm\/#organizationLogo"}},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/geallan#author","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/geallan","name":"Garland E. Allan","image":{"@type":"ImageObject","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#authorImage","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/e4b516d572947a41d51e2c0b096bc35cf60672d14ba382045d1356eaf7870e54?s=96&d=mm&r=g","width":96,"height":96,"caption":"Garland E. Allan"}},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#webpage","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm","name":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek","inLanguage":"tr-TR","isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website"},"breadcrumb":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm#breadcrumblist"},"author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/geallan#author"},"creator":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/geallan#author"},"datePublished":"2009-07-01T00:35:38+03:00","dateModified":"2017-07-18T10:01:15+03:00"},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","inLanguage":"tr-TR","publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"}}]},"og:locale":"tr_TR","og:site_name":"Bilim ve Gelecek","og:type":"article","og:title":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek","og:url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm","fb:app_id":"2104805563100892","fb:admins":"1250955469","article:published_time":"2009-06-30T21:35:38+00:00","article:modified_time":"2017-07-18T07:01:15+00:00","article:publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/","twitter:card":"summary_large_image","twitter:site":"@bilimvegelecek","twitter:title":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm | Bilim ve Gelecek"},"aioseo_meta_data":{"post_id":"9386","title":null,"description":null,"keywords":null,"keyphrases":null,"primary_term":null,"canonical_url":null,"og_title":null,"og_description":null,"og_object_type":"default","og_image_type":"default","og_image_url":null,"og_image_width":null,"og_image_height":null,"og_image_custom_url":null,"og_image_custom_fields":null,"og_video":null,"og_custom_url":null,"og_article_section":null,"og_article_tags":null,"twitter_use_og":false,"twitter_card":"default","twitter_image_type":"default","twitter_image_url":null,"twitter_image_custom_url":null,"twitter_image_custom_fields":null,"twitter_title":null,"twitter_description":null,"schema":{"blockGraphs":[],"customGraphs":[],"default":{"data":{"Article":[],"Course":[],"Dataset":[],"FAQPage":[],"Movie":[],"Person":[],"Product":[],"ProductReview":[],"Car":[],"Recipe":[],"Service":[],"SoftwareApplication":[],"WebPage":[]},"graphName":"","isEnabled":true},"graphs":[]},"schema_type":null,"schema_type_options":null,"pillar_content":false,"robots_default":true,"robots_noindex":false,"robots_noarchive":false,"robots_nosnippet":false,"robots_nofollow":false,"robots_noimageindex":false,"robots_noodp":false,"robots_notranslate":false,"robots_max_snippet":null,"robots_max_videopreview":null,"robots_max_imagepreview":"large","priority":null,"frequency":null,"local_seo":null,"breadcrumb_settings":null,"limit_modified_date":false,"ai":null,"created":"2021-05-29 20:55:21","updated":"2025-06-05 15:47:36","seo_analyzer_scan_date":null},"aioseo_breadcrumb":"<div class=\"aioseo-breadcrumbs\"><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\" title=\"Home\">Home<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\" title=\"Dergi Say\u0131lar\u0131\">Dergi Say\u0131lar\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/65-sayi\" title=\"65. Say\u0131\">65. Say\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\tDarwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm\n\t\t<\/span><\/div>","aioseo_breadcrumb_json":[{"label":"Home","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr"},{"label":"Dergi Say\u0131lar\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari"},{"label":"65. Say\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/65-sayi"},{"label":"Darwin\u2019den g\u00fcn\u00fcm\u00fcze Evrim Kuram\u0131\u2019nda materyalizm","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/07\/01\/darwinden-gunumuze-evrim-kuraminda-materyalizm"}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9386","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/332"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9386"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9386\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9386"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9386"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9386"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}