{"id":9734,"date":"2009-03-01T22:38:28","date_gmt":"2009-03-01T20:38:28","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=9734"},"modified":"2017-05-20T22:41:54","modified_gmt":"2017-05-20T19:41:54","slug":"madde-kavraminin-kisa-tarihi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi","title":{"rendered":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi"},"content":{"rendered":"<p><em>Madde, insan\u0131n mitolojik inan\u00e7lar d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 andan itibaren evrenin a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131 ilk kavramd\u0131r. Zamanla bu kavrama verilen anlamlar de\u011fi\u015fmi\u015f ve \u00e7e\u015fitlenmi\u015ftir. \u00d6nce madde ve enerji ile uzay ve zaman aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131k kalkm\u0131\u015f, daha sonra da maddenin \u2018ger\u00e7ekli\u011fi\u2019 \u015fekil de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bug\u00fcn, d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l \u00f6ncesine g\u00f6re kavramlar\u0131m\u0131z t\u00fcmden de\u011fi\u015fmi\u015f, y\u00fcz y\u0131l \u00f6ncesine g\u00f6re de \u00e7o\u011funlukla de\u011fi\u015fmi\u015ftir. \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki y\u00fczy\u0131l\u0131n da \u015fimdiki kavramlar\u0131m\u0131za sava\u015f a\u00e7mayaca\u011f\u0131n\u0131 \u015fimdiden s\u00f6yleyemeyiz. \u0130\u015fte ilk do\u011fa filozoflar\u0131ndan g\u00fcn\u00fcm\u00fcz kuantumcular\u0131na dek madde kavram\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7 bin y\u0131ll\u0131k k\u0131sa tarihi. <\/em><\/p>\n<p>Madde, fiziksel ger\u00e7ekli\u011fin temel bir \u00f6\u011fesidir ve do\u011faya dair inanc\u0131m\u0131z ne olursa olsun \u00f6nemi yads\u0131namaz. Kimimize g\u00f6re madde, her \u015feyin belirleyicisi olan asal bir g\u00fc\u00e7 iken, kimimize g\u00f6reyse zamanda ba\u015flang\u0131c\u0131 ve sonu olan, evrenin bilin\u00e7 i\u00e7in gerekli ortam\u0131n\u0131 olu\u015fturan bir ara\u00e7t\u0131r. \u00d6znel inan\u00e7lar\u0131m\u0131zda nereye koyarsak koyal\u0131m, madde insanl\u0131\u011f\u0131n nesnel tarihinde her zaman \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen, tart\u0131\u015f\u0131lan ama gizemini koruyan bir varl\u0131k olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Her \u00e7a\u011f\u0131n insan\u0131n\u0131n, ister sadece varsay\u0131m d\u00fczeyinde kals\u0131n, ister deneyle desteklensin, madde \u00fczerine varsay\u0131mlar\u0131 ve kimi teorileri olmu\u015ftur. Uzay, zaman, k\u00fctle ve enerjiden de \u00f6nce, en uzun s\u00fcre madde tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f, di\u011fer b\u00fct\u00fcn fiziksel kavramlar maddeden t\u00fcretilmi\u015ftir. \u00d6zellikle, maddenin temel biriminin olup olmad\u0131\u011f\u0131 ve maddenin \u00f6zelliklerinin nas\u0131l kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 konular\u0131 fizik\u00e7ilerin ve \u00f6ncelleri do\u011fa filozoflar\u0131n\u0131n y\u00fczy\u0131llard\u0131r \u015fevkle tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 sorun alanlar\u0131d\u0131r. Bug\u00fcn\u00fcn fizi\u011fi, maddenin milyar y\u0131llarla \u00f6l\u00e7\u00fclen s\u00fcrelerde de\u011fi\u015fime u\u011frad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylese de, madde kavram\u0131<em>, <\/em>birka\u00e7 bin y\u0131lda b\u00fcy\u00fck oranda de\u011fi\u015fti. Dolay\u0131s\u0131yla madde kavram\u0131, \u00f6nemli bir tarihsellik i\u00e7ermektedir. Ayr\u0131ca bu tarihsellik, neredeyse t\u00fcm bilimsel kavramlardaki gibi, d\u00fcz bir \u00e7izgi \u00fczerinde ilerledi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen, ama ger\u00e7ekte hi\u00e7 de \u00f6yle olmayan bir tarihselliktir. Bu denemede madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa bir tarihi sunulmaya ve yorumlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Sokrates \u00f6ncesi Yunan filozoflar\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Miletli <strong>Tales<\/strong> (M\u00d6 625-545) tarih\u00e7iler taraf\u0131ndan, madde \u00fczerine efsanelerden ve dinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u015feyler s\u00f6yleyen ilk ki\u015fi olarak g\u00f6r\u00fclmektedir (Barnes, 64). Tales, bir filozof olmas\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, do\u011fa \u00fczerine deney ve g\u00f6zlem ile de \u00e7al\u0131\u015fan bir bilgeydi. G\u00fcne\u015f tutulmas\u0131n\u0131n ve ekinoksun tarihlerini \u00f6nceden bilmesi ve bir y\u0131l\u0131 365 g\u00fcne b\u00f6lmesi, d\u00f6neminin en b\u00fcy\u00fck do\u011fa bilgini oldu\u011fu sav\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmektedir (Barnes, 69-70). Tales\u2019e g\u00f6re, su t\u00fcm maddenin k\u00f6k-nedenidir (arkhe \/ di\u011ferlerinin kendinden t\u00fcredi\u011fi \u015fey) (Heisenberg, 36). Yani her \u015fey suyun bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirmesinden olu\u015fur.<\/p>\n<p>Di\u011fer bir Miletli, <strong>Anaksimender<\/strong> (M\u00d6 610-540) ise maddenin k\u00f6k-nedeninin su de\u011fil, sonsuzluk, sonsuz do\u011fa oldu\u011funu iddia etmektedir (Barnes, 79). Anaksimender\u2019e g\u00f6re, her \u015fey sonsuzluktan gelip sonsuzlu\u011fa uzan\u0131r, hi\u00e7bir madde her \u015feyin kayna\u011f\u0131 olamaz (Heisenberg, 39).<\/p>\n<p>Miletli <strong>Anaksimenes<\/strong> (M\u00d6 6. y\u00fczy\u0131l) ise k\u00f6k-nedenin sonsuz hava oldu\u011fu s\u00f6ylemektedir. Bu hava s\u0131cak, so\u011fuk, nem ve hareket taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131l\u0131n\u0131r. Seyrekken ate\u015f, daha yo\u011funken r\u00fczg\u00e2r, s\u0131k\u0131\u015fm\u0131\u015fken bulut, yo\u011funla\u015fm\u0131\u015fken su, daha da yo\u011funla\u015fm\u0131\u015fken toprak ve en yo\u011fun halinde ta\u015ft\u0131r (Barnes, 81). Ayr\u0131ca hava yo\u011funla\u015ft\u0131k\u00e7a so\u011fur, seyrek ve gev\u015fek oldu\u011funda s\u0131cakt\u0131r (Barnes, 83).<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7 Miletli de, maddenin k\u00f6kenini yine maddeyle a\u00e7\u0131klamakla karakterize edilebilirler. Ancak sonra gelen ve \u201cfelsefe\u201d s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc de dahil bug\u00fcnk\u00fc pek \u00e7ok kavram\u0131 \u00fcreten <strong>Pisagor<\/strong> (\u0130\u00d6 580-504), madde de dahil t\u00fcm ger\u00e7ekli\u011fin k\u00f6k-nedenini say\u0131larda bulmu\u015ftur (Koestler, 27). \u015eeyler, duyulur hale gelmi\u015f olan say\u0131lard\u0131r. Say\u0131lar, di\u011fer \u015feyler gibi ge\u00e7ici olmad\u0131\u011f\u0131ndan, t\u00fcm \u015feylerin nedenleri ancak say\u0131lar olabilir. Do\u011fadaki her nesneye kar\u015f\u0131l\u0131k gelen bir say\u0131 vard\u0131r. Evren bir say\u0131 uyumudur (Han\u00e7erlio\u011flu, 66).<\/p>\n<p>Efesli <strong>Heraklitos<\/strong>\u2019un (M\u00d6 540-480), do\u011fa anlay\u0131\u015f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan Pisagor\u2019dan epey uzak oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. Heraklitos do\u011fada uyumdan ziyade de\u011fi\u015fim ve \u00e7at\u0131\u015fma g\u00f6r\u00fcyordu. \u201cBiz ayn\u0131 \u0131rma\u011fa hem gireriz, hem girmeyiz; hem biziz, hem biz de\u011filiz\u201d s\u00f6z\u00fcyle tan\u0131nan Heraklitos\u2019a g\u00f6re, evrendeki temel ilke sabit bir \u015fey de\u011fil, s\u00fcrekli devinim yasas\u0131, yani logostur (Han\u00e7erlio\u011flu, 70). Maddenin kayna\u011f\u0131 da sonsuz devinimi olu\u015fturan g\u00fc\u00e7 olarak enerjidir, ate\u015ftir (Heisenberg, 42).<\/p>\n<p>Eleal\u0131 <strong>Parmenides<\/strong> (M\u00d6 6. ve 5. y\u00fczy\u0131llar) iki element olarak karanl\u0131k ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alm\u0131\u015f ve t\u00fcm evreni bunlardan t\u00fcretmi\u015ftir (Barnes, 147). Ancak Heraklitos\u2019un aksine maddeyi devinimli de\u011fil, durgun, de\u011fi\u015fmez olarak nitelemi\u015ftir (Han\u00e7erlio\u011flu, 71).<\/p>\n<p><strong>Anaksagoras<\/strong> (M\u00d6 500-428) maddenin k\u00f6k-nedeni \u00fczerine de\u011fil de, maddenin yap\u0131s\u0131 ve \u00f6zellikleri \u00fczerine tahmin y\u00fcr\u00fcten ilk filozoftu. Anaksagoras\u2019\u0131n maddesi s\u00fcreklidir, b\u00f6l\u00fcnemeyen par\u00e7ac\u0131klar i\u00e7ermez (Barnes, 246). Sonsuz \u00e7e\u015fitlilikte, sonsuz say\u0131da ve sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fckte \u201ctohum\u201dlardan olu\u015fan madde, her zaman daha k\u00fc\u00e7\u00fck par\u00e7alara b\u00f6l\u00fcnebilir (Heisenberg, 44). Bu tohumlar cans\u0131z ve d\u0131\u015ftan bir etki olmaks\u0131z\u0131n hareketsizdirler. Bu tohumlara ilk hareketini verense bir t\u00fcr \u2018ak\u0131l\u2019d\u0131r (Han\u00e7erlio\u011flu, 70).<\/p>\n<p>Anaksagoras\u2019\u0131n kapsaml\u0131 madde \u2018teori\u2019sinin daha geli\u015fmi\u015fi, \u00f6\u011frencisi, atomcu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn kurucusu <strong>Demokritos<\/strong>\u2019ta (M\u00d6 5. y\u00fczy\u0131l) bulunabilir. Maddenin yap\u0131ta\u015f\u0131 olan atom \u00f6ncesiz ve sonras\u0131zd\u0131r. Atomlar kat\u0131 ve sabit \u015fekilli olduklar\u0131ndan birbirlerinin i\u00e7ine giremezler, ancak atomlar aras\u0131 bo\u015flukta serbest\u00e7e hareket edebilirler. Bu atomlar, Anaksagoras\u2019\u0131n tohumlar\u0131 gibi sonsuz k\u00fc\u00e7\u00fck de de\u011fil, sonlu b\u00fcy\u00fckl\u00fcktedir. Demokritos ayr\u0131ca atomlar\u0131n, koku, renk, tat gibi \u00f6zellikleri olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu \u00f6zelliklerin bir\u00e7ok atomun bir araya gelerek olu\u015fturduklar\u0131 yap\u0131larda aranmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. Demokritos\u2019un atomu, sadece uzayda yer kaplamas\u0131 itibariyle vard\u0131r (Heisenberg, 45-46).<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Platon ve Aristoteles<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong>Platon<\/strong> (M\u00d6 428-348), evreni madde \u00fczerinden de\u011fil de, d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fczerinden a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. Platon\u2019a g\u00f6re as\u0131l ger\u00e7eklik maddesel evrende de\u011fil, \u201cidealar\u201d evrenindedir. Ancak maddenin yap\u0131ta\u015flar\u0131 hakk\u0131nda da ilgin\u00e7 bir yakla\u015f\u0131m\u0131 vard\u0131. Platon, Pisagorcular taraf\u0131ndan ke\u015ffedilmi\u015f olan be\u015f d\u00fczg\u00fcn cismi, d\u00fczg\u00fcn d\u00f6rt y\u00fczl\u00fc, k\u00fcp, d\u00fczg\u00fcn sekiz y\u00fczl\u00fc, d\u00fczg\u00fcn oniki y\u00fczl\u00fc ve d\u00fczg\u00fcn yirmi y\u00fczl\u00fcy\u00fc, maddenin temel yap\u0131ta\u015flar\u0131n\u0131n \u015fekilleri olarak kulland\u0131. Platon\u2019un anlat\u0131s\u0131nda ate\u015f d\u00fczg\u00fcn d\u00f6rt y\u00fczl\u00fc, toprak k\u00fcp, hava d\u00fczg\u00fcn sekiz y\u00fczl\u00fc ve su d\u00fczg\u00fcn yirmi y\u00fczl\u00fc taneciklerden olu\u015fuyordu. D\u00fczg\u00fcn oniki y\u00fczl\u00fcyse Tanr\u0131\u2019n\u0131n evreni \u00f6l\u00e7mek i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 be\u015finci \u015fekil olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131 (Heisenberg, 48). Yaln\u0131z Platon\u2019un be\u015f temel \u015fekli, Demokritos\u2019un atomlar\u0131ndan farkl\u0131 olarak, birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebiliyordu. \u00d6rne\u011fin, bir d\u00fczg\u00fcn yirmi y\u00fczl\u00fc, yirmi e\u015fkenar \u00fc\u00e7gene par\u00e7alanabilir ve bunlar da birle\u015ferek bir d\u00fczg\u00fcn d\u00f6rt y\u00fczl\u00fcyle iki d\u00fczg\u00fcn sekizy\u00fczl\u00fc olu\u015fturabilirler. Ancak burada \u00fc\u00e7 boyutlu cisimlerin iki boyutlu cisimlere par\u00e7alan\u0131p tekrar birle\u015fmelerinin nas\u0131l oldu\u011fu a\u00e7\u0131k olmamakla beraber, Platon\u2019un bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri maddesel d\u00fcnyada ger\u00e7ekten olu\u015fan \u015feyler olarak tasvir etti\u011fi kesin de\u011fildir (Heisenberg, 49). Platon, maddenin var olu\u015funu Tanr\u0131\u2019ya ba\u011flarken, hareket yasalar\u0131na dair bir \u00f6neride bulunmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Antik Yunan felsefesinde <strong>Aristoteles<\/strong> (M\u00d6 384-322), fizik konusunda tart\u0131\u015fmas\u0131z en \u00fcst\u00fcn otoritedir. Kendinden \u00f6nceki filozoflar\u0131 da ele\u015ftirdi\u011fi ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcz anlay\u0131\u015f\u0131na hayli yak\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcde bilimsel bir y\u00f6ntem izledi\u011fi eseri <em>Fizik<\/em>\u2019te madde konusuna da de\u011finmektedir. Aristoteles\u2019e g\u00f6re maddenin d\u00f6rt temel \u00f6zelli\u011fi vard\u0131r: s\u0131cak, so\u011fuk, kuru, \u0131slak. Bunlar kendi aralar\u0131nda birle\u015fip d\u00f6rt \u00f6zellik \u00e7iftini olu\u015ftururlar. Bu d\u00f6rt \u00f6zellik \u00e7ifti de \u201cbize yal\u0131n g\u00f6r\u00fcnen\u201d cisimlere ba\u011flan\u0131r. B\u00f6ylece d\u00f6rt temel elemente ula\u015fm\u0131\u015f oluruz: ate\u015f (s\u0131cak ve kuru), su (so\u011fuk ve \u0131slak), toprak (so\u011fuk ve kuru) ve hava (s\u0131cak ve \u0131slak). Bu d\u00f6rt element <strong>do\u011fal olarak<\/strong> do\u011frusal hareket ederler. Ate\u015f ve hava yukar\u0131, su ve toprak da merkeze y\u00f6nelirler (Aristoteles, 169).<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca Aristoteles, bu \u00e7e\u015fitlili\u011fin ve hareketin yaln\u0131zca d\u00fcnyada, yani ay alt\u0131 \u00e2lemde oldu\u011funa inan\u0131yordu. G\u00f6ky\u00fcz\u00fcnde, yani ay \u00fcst\u00fc \u00e2lemde \u00e7e\u015fitlilik yerine tek bir saf, \u015fekil de\u011fi\u015ftirmeyen bir be\u015finci elementten, yani eterden meydana gelen cisimler bulunuyordu. Bu cisimlerin <strong>do\u011fal<\/strong> hareketi, de\u011fi\u015fim i\u00e7ermedi\u011fi, kendini tekrar etti\u011fi i\u00e7in dairesel harekettir (Koestler, 62).<\/p>\n<p>Maddenin hareketini do\u011fal ve zorlamal\u0131 olarak ikiye ay\u0131ran Aristoteles\u2019e g\u00f6re, cisimlerin hareketi ya d\u00fcz, ya dairesel, ya da bu ikisinin kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 bi\u00e7imindedir (Aristoteles, 149). Ay \u00fcst\u00fc \u00e2lemde zorlamal\u0131 hareket bulunmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in g\u00f6k cisimleri do\u011fal hareketlerini s\u00fcrd\u00fcrecek, yani dairesel bir y\u00f6r\u00fcngede d\u00f6neceklerdir. Bu dogma da, Kepler\u2019e kadar yakla\u015f\u0131k iki bin y\u0131l astronomlar\u0131 oyalayacak, gezegenlerin hareketlerini dairesel bi\u00e7imlere sokmak i\u00e7in \u00f6m\u00fcr \u00e7\u00fcr\u00fctmelerine neden olacakt\u0131r (Koestler, 60).<\/p>\n<p>Aristoteles, evrenin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc hakk\u0131nda ve bo\u015fluk \u00fczerine do\u011frudan konu\u015fan ilk ki\u015fidir. Ona g\u00f6re evren sonlu b\u00fcy\u00fckl\u00fcktedir ve uzayda bo\u015fluk yoktur. Cisimlerin olmad\u0131\u011f\u0131 bir yerde bir \u015feyden s\u00f6z edilemez. Dolay\u0131s\u0131yla madde uzay\u0131 var eder (Heisenberg, 109).<\/p>\n<p>Aristoteles kuram\u0131na g\u00f6re cisimler do\u011fal hareketlerini kuvve (potency) olarak i\u00e7lerinde ta\u015f\u0131rlar. Ancak bu hareketin fiil (act) haline gelmesi i\u00e7in bir hareket ettiriciye ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, \u00fczerine bir kuvvetin etki etmedi\u011fi cisimler dururlar (Koestler, 111). Bu varsay\u0131m maddenin 17. y\u00fczy\u0131la kadar alg\u0131lan\u0131\u015f\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda belirleyen temel varsay\u0131md\u0131r, ama bug\u00fcn biliyoruz ki, maddelerin hareket etmek i\u00e7in hareket ettiriciye ihtiya\u00e7lar\u0131 yoktur. Ancak, yakla\u015f\u0131k iki bin y\u0131l hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeyen Aristoteles fizi\u011fini hareket ettirmek i\u00e7in ger\u00e7ekten bir hareket ettiriciye ihtiya\u00e7 oldu\u011fu a\u00e7\u0131k.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Galileo ve Descartes<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong>Galileo Galilei<\/strong> (1564-1642), Aristoteles fizi\u011fine a\u00e7\u0131k\u00e7a kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan ve bu kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 ba\u015far\u0131yla savunan ilk bilim adam\u0131d\u0131r. \u00d6yle ki, ilk eserlerinden \u201cSuda Y\u00fczen \u015eeyler \u00dczerine S\u00f6ylem\u201de kar\u015f\u0131 alt\u0131 ayda d\u00f6rt kitap yay\u0131nlanmas\u0131, rakipleri taraf\u0131ndan epey ciddiye al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir (Koestler, 434). Galileo\u2019nun madde anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131za en \u00f6nemli katk\u0131s\u0131, hareketin \u00f6l\u00e7\u00fclen ve de\u011fi\u015fimi belli kurallara ba\u011fl\u0131 olan bir \u015fey oldu\u011funu g\u00f6stermesidir. Aristoteles\u00e7ilerin aksine Galileo, hareketi <strong>s\u00fcrd\u00fcrmek<\/strong> i\u00e7in de\u011fil, <strong>de\u011fi\u015ftirmek<\/strong> i\u00e7in bir kuvvete ihtiya\u00e7 oldu\u011funu savundu. \u00dczerinde bir kuvvet olmayan madde d\u00fczg\u00fcn bir do\u011fru \u00fczerinde sabit h\u0131zla hareket edecektir. Bunun bir sonucu, fiziksel a\u00e7\u0131dan durmak ile sabit h\u0131zla gitmek aras\u0131nda bir fark olmamas\u0131d\u0131r (Penrose, II-19). Galileo\u2019nun g\u00f6relilik ilkesi olarak adland\u0131r\u0131lan bu ilke, d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc hissetmememizin nedenini de a\u00e7\u0131klayarak Kopernik astronomisinin kabul g\u00f6rmesinde de \u00f6nemli rol oynam\u0131\u015ft\u0131r (Penrose, II-20).<\/p>\n<p>Galileo\u2019nun \u00f6nemli katk\u0131lar\u0131ndan biri de enerji korunumu fikrinin temellerini atmas\u0131d\u0131r. Hassas aletlerle \u00f6l\u00e7\u00fcm yapan ilk fizik\u00e7i oldu\u011fundan, bir cismin h\u0131z\u0131n\u0131n yaln\u0131zca harekete ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 noktan\u0131n d\u00fc\u015fey konumuna ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu ve bu h\u0131z\u0131n her zaman cismi ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 noktaya d\u00f6nd\u00fcrmeye yeterli oldu\u011funu fark etmi\u015ftir (Penrose, II-21). Galileo\u2019dan sonra enerjinin korunumu, momentumun ve k\u00fctlenin korunumu yasalar\u0131na da kaynak olmu\u015ftur (Penrose, II-22).<\/p>\n<p>Galileo\u2019nun etkisi daha sonra Einstein\u2019\u0131n genel g\u00f6relili\u011finde de ortaya \u00e7\u0131kacak olan son katk\u0131s\u0131, eylemsizlik k\u00fctlesiyle \u00e7ekim k\u00fctlesinin orant\u0131l\u0131 oldu\u011funu ima eden \u015fu ilkedir: Farkl\u0131 k\u00fctledeki cisimler, ayn\u0131 y\u00fckseklikten b\u0131rak\u0131ld\u0131klar\u0131nda ayn\u0131 h\u0131zla yere d\u00fc\u015ferler. Bu ilkenin kan\u0131tlanmas\u0131 i\u00e7in Galileo\u2019nun Pisa kulesinden farkl\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fckte cisimleri att\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lagelen bir \u00f6yk\u00fcd\u00fcr (Penrose, II-22). Ancak baz\u0131 kaynaklar bu deneyin Aristoteles\u00e7iler taraf\u0131ndan Galileo\u2019yu yalanlamak amac\u0131yla yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemektedir (Koestler, 434). Hangisi do\u011fru olursa olsun, bu deney -tabi yap\u0131lm\u0131\u015fsa- maddenin do\u011fas\u0131na dair temel bir ger\u00e7e\u011fi ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Galileo\u2019nun \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 <strong>Ren\u00e9 Descartes<\/strong> (1596-1650) da madde \u00fczerine epeyce d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f, daha az deneysel olsa da \u00f6nemli ilkeler ortaya atm\u0131\u015f bir filozoftur. 1644\u2019te yazd\u0131\u011f\u0131 \u201cFelsefenin \u0130lkeleri\u201dndeki \u201cMaddesel \u015eeylerin \u0130lkeleri\u201d adl\u0131 b\u00f6l\u00fcmde maddenin varl\u0131\u011f\u0131 sorunundan maddenin hareketinin ilkelerine dek bir\u00e7ok sorunu ak\u0131lc\u0131 yoldan \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Descartes\u2019a g\u00f6re madde, varl\u0131\u011f\u0131 olu\u015fturan iki t\u00f6zden biridir. Di\u011feri de \u201cd\u00fc\u015f\u00fcnen t\u00f6z\u201d,\u00a0 ya da ruhtur. Descartes\u2019a g\u00f6re duyular\u0131m\u0131zla alg\u0131lad\u0131klar\u0131m\u0131z \u015feylerin \u00f6z\u00fcn\u00fc de\u011fil, bize etkilerinin bir yans\u0131mas\u0131n\u0131 verir. Maddenin \u00f6z\u00fcn\u00fc sert, renkli veya a\u011f\u0131r olmas\u0131 de\u011fil, sadece uzaml\u0131 olmas\u0131 olu\u015fturur (Descartes, 105). Descartes, bu sonucun bir uzant\u0131s\u0131 olarak bo\u015f uzay\u0131n da olamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor: Bir \u015feye bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda uzunluk, geni\u015flik ve derinli\u011fi varsa buna madde diyorsak, bo\u015flu\u011fa da madde demeliyiz (Descartes, 111). Bo\u015fluk madde olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, yoktur. Dolay\u0131s\u0131yla hi\u00e7bir \u015feyin olmad\u0131\u011f\u0131 bir <strong>yerden<\/strong> s\u00f6z edilemez, her <strong>yer<\/strong> doludur.<\/p>\n<p>Descartes\u2019\u0131n t\u00fcm ispatlar\u0131 fiziksel de\u011fildir elbet, \u00f6rne\u011fin maddenin sonsuzca b\u00f6l\u00fcnebilece\u011fini Tanr\u0131\u2019n\u0131n kendini bu g\u00fc\u00e7ten yoksun b\u0131rakamayaca\u011f\u0131 arg\u00fcman\u0131yla temellendirir (Descartes, 113). Tanr\u0131 maddeyi sonsuza kadar b\u00f6lebilece\u011fine g\u00f6re, bunu yapmakta ve \u00e7evremizdeki maddeyi sonsuza kadar b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f \u2018par\u00e7a\u2019lardan olu\u015fturmaktad\u0131r. Descartes\u2019a g\u00f6re biz s\u0131n\u0131rl\u0131 bir uzay\u0131 hayal edemeyece\u011fimizden, bunu a\u00e7\u0131k\u00e7a sa\u00e7ma bulaca\u011f\u0131m\u0131zdan dolay\u0131 uzay da s\u0131n\u0131rs\u0131zd\u0131r (Descartes, 113).<\/p>\n<p>Descartes, Galileo\u2019nun yolundan giderek cisimlerin hareketlerini de\u011fi\u015ftirmenin onlara etki ederek olabilece\u011fini s\u00f6yl\u00fcyor. Durdurmak veya harekete ge\u00e7irmek i\u00e7in zorluk bak\u0131m\u0131ndan bir fark yoktur, \u00f6nemli olan hareketteki <strong>de\u011fi\u015fimdir<\/strong> (Descartes, 116). Descartes\u2019\u0131n ilk hareket yasas\u0131, hi\u00e7bir \u015fey bir cismin h\u0131z\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmedik\u00e7e onun sabit h\u0131zla gidece\u011fidir (Descartes, 126). \u0130kinci yasaysa bu hareketin do\u011frusal oldu\u011funu s\u00f6yler (Descartes, 127). Descartes\u2019\u0131n en \u00f6nemli d\u00fc\u015f\u00fcncesiyse momentumun korunumuna ili\u015fkindir: Tanr\u0131 evrene koydu\u011fu hareket ve durgunluk miktarlar\u0131n\u0131 saklar (Descartes, 125). Bir \u00e7arp\u0131\u015fma halindeyse bir cisim, di\u011ferine verdi\u011fi hareket kadar kendi hareketinden yitirir (Descartes, 129). Descartes\u2019\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc yasalar\u0131 da \u00e7arp\u0131\u015fma halinde cisimlere ne olaca\u011f\u0131yla ilgili betimlemelerdir.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Newton<\/em><\/strong><\/p>\n<p><strong>Isaac Newton<\/strong> (1643-1727), Galileo ve Descartes\u2019\u0131n fikirlerinin pop\u00fcler oldu\u011fu bir d\u00f6nemde fizik yapm\u0131\u015f ve onlardan fazlas\u0131yla etkilenmi\u015ftir. Maddenin hareket yasalar\u0131n\u0131n yeni bi\u00e7imlerini kabul ettikten sonra \u00f6n\u00fcnde \u00e7\u00f6zmesi gereken bir problem kalm\u0131\u015ft\u0131: Bir cismin h\u0131z\u0131ndaki de\u011fi\u015fimi olu\u015fturan \u015feyin, yani kuvvetin, yine ba\u015fka bir cisim taraf\u0131ndan yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek ve bunun kural\u0131n\u0131 bulmak (Penrose, II-23). Bu problemi iki yeni fikirle \u00e7\u00f6zen Newton, ilk olarak bir cismin di\u011ferine uygulad\u0131\u011f\u0131 kuvvetin ayn\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fckte ve ters y\u00f6nde di\u011fer cisim taraf\u0131ndan da o cisme uyguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirten \u201c\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Yasa\u201ds\u0131n\u0131 ortaya att\u0131. \u0130kinci olarak da iki cisim aras\u0131ndaki \u00e7ekimin k\u00fctleler ile do\u011fru, aradaki uzakl\u0131\u011f\u0131n karesi ile ters orant\u0131l\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yleyen \u201c\u00c7ekim Yasas\u0131\u201dn\u0131 buldu.<\/p>\n<p>Newton, \u00e7ekim yasas\u0131ndan \u00e7ok da ho\u015fnut de\u011fildi. \u00c7\u00fcnk\u00fc yasa, cisimlerin neden \u00f6yle devindi\u011fini s\u00f6ylemiyor, sadece nas\u0131l devindiklerini a\u00e7\u0131kl\u0131yordu. Aralar\u0131nda bir uzakl\u0131k bulunan iki cismin birbirini etkileyebilece\u011fini savunmak Newton i\u00e7in \u201cb\u00fcy\u00fck bir sa\u00e7mal\u0131k\u201dt\u0131. Hatta belli bir felsefi d\u00fczeye sahip kimsenin buna inanamayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu (Koestler, 511). Ama ne yaz\u0131k ki olan oydu ve bir a\u00e7\u0131klama bulmak gerekiyordu. A\u00e7\u0131klamak i\u00e7in Newton bu iki cisim aras\u0131nda bir iletici bulunmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yledi ama bunun niteli\u011fine dair hi\u00e7bir \u015fey \u00f6nermedi (Koestler, 511).<\/p>\n<p>Newton\u2019\u0131n bir zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 da birbirleriyle s\u00fcrekli bir \u00e7ekim ili\u015fkisinde olan onca maddenin neden bir araya toplanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayamamas\u0131yd\u0131. Asl\u0131nda a\u00e7\u0131kl\u0131yordu, ancak fiziksel yolla de\u011fil, \u201ctanr\u0131sal bir g\u00fcc\u00fcn bu durumu s\u00fcrekli olarak korumas\u0131\u201d fikriyle a\u00e7\u0131kl\u0131yordu (Koestler, 512). Bu zorlukla ba\u015fa \u00e7\u0131kabilmek i\u00e7in Newton\u2019\u0131n baz\u0131 ard\u0131llar\u0131 kuram\u0131 de\u011fi\u015ftirmeye ve uzun mesafeler i\u00e7in bir itim kuvveti \u00f6nermeye yeltendiler, fakat ba\u015far\u0131l\u0131 olamad\u0131lar (Hawking, 18).<\/p>\n<p>Newton ayr\u0131ca kendi kuram\u0131n\u0131n do\u011fal sonucu olan mutlak uzay\u0131n reddedilmesi d\u00fc\u015f\u00fcncesini kabul etmedi. \u00d6yle ki, Newton fizi\u011finde herhangi bir eylemsiz referans sistemi di\u011ferinden ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 de\u011fildir, bir cismin hareketini, ivmesiz bir koordinat sistemiyle \u00f6l\u00e7t\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz s\u00fcrece, hangisinde \u00f6l\u00e7erseniz \u00f6l\u00e7\u00fcn, fizik yasalar\u0131 ayn\u0131 \u015fekilde ge\u00e7erlidir. Ancak Newton mutlak uzay\u0131n olmas\u0131n\u0131 Tanr\u0131\u2019n\u0131n bir gere\u011fi olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f ve savunmu\u015ftur (Hawking, 30).<\/p>\n<p>Yine de Newton, fizi\u011fi matematikselle\u015ftirerek, maddenin do\u011fas\u0131n\u0131 en ince ayr\u0131nt\u0131s\u0131na kadar inceleyebilmemizin yolunu a\u00e7t\u0131 ve d\u00f6nemine kadar toplanm\u0131\u015f t\u00fcm bilgilerle, mant\u0131kl\u0131 ve b\u00fcy\u00fck bir b\u00fct\u00fcn olu\u015fturdu. Daha sonra Newton mekani\u011finin Hamilton ve Lagrange taraf\u0131ndan form\u00fcle edilen bi\u00e7imi uzun s\u00fcre boyunca deneylerle uyumluydu ve bilim ve teknolojinin bu kadar geli\u015fmesinde b\u00fcy\u00fck etki sa\u011flad\u0131.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>G\u00f6relilik Kuram\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Burada dural\u0131m ve s\u00f6ylenenlerin bizi nas\u0131l bir madde kavram\u0131na ula\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim. \u00d6ncelikle, Newton\u2019un maddesi b\u00f6l\u00fcnebilir ya da atomlardan olu\u015fuyor olabilir; Newton buna dair bir \u015fey s\u00f6ylemiyor. Ancak \u00f6zellikle 19. y\u00fczy\u0131ldaki \u00e7al\u0131\u015fmalar atom teorisini desteklemi\u015f ve maddenin bir\u00e7ok \u00f6zelli\u011fi atomlarla a\u00e7\u0131klanabilmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla 19. y\u00fczy\u0131lda, atomlardan olu\u015fan, momentum ve enerji korunumuna uyan, k\u00fctlesi ve hacmi olan bir madde ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Her \u015feyin temeli su veya hava de\u011fildir, her \u015fey -muhtemelen ayn\u0131 maddeden olu\u015fan- atomlardan meydana gelmi\u015ftir. Ancak atom teorisi de Demokritos\u2019u hakl\u0131 \u00e7\u0131karmam\u0131\u015ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc atomlar en k\u00fc\u00e7\u00fck yap\u0131 birimi olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilirler (Bu noktada Demokritos\u2019un atomunun modern atomla ayn\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 savunulabilir, ama Demokritos atom derken b\u00fcy\u00fck olas\u0131l\u0131kla maddenin yap\u0131 birimi olan, tek ba\u015f\u0131na da o maddenin \u00f6zelliklerini g\u00f6steren bir \u015fey kastetmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun atomlar\u0131 rasgele bir araya gelir ve ayr\u0131labilirler. Elektron ve benzeri atom alt\u0131 par\u00e7ac\u0131klar bu anlamda yap\u0131 birimi olmaktan uzakt\u0131r.).<\/p>\n<p>Antik \u00e7a\u011f\u0131n en uzun s\u00fcre h\u00fck\u00fcm s\u00fcren fizi\u011fiyse tamamen yalanlanm\u0131\u015ft\u0131r. D\u00f6rt temel elementin hi\u00e7biri element de\u011fildir art\u0131k. Atom d\u00fczeyinde y\u00fczden fazla element, atom alt\u0131 d\u00fczeydeyse, tart\u0131\u015fmal\u0131 olmakla beraber \u00fc\u00e7 element vard\u0131r. Newtoncu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn \u00f6nemli bir \u00f6zelli\u011fi de Aristoteles\u2019teki ereksellik fikrinden uzakla\u015f\u0131l\u0131p, mekanik ve determinist bir evrene y\u00f6nelinmesidir. Ayr\u0131ca uzay Aristoteles\u2019in dedi\u011fi gibi \u00f6zel b\u00f6lgelere ayr\u0131lmam\u0131\u015f, izotropik (\u00f6zel bir y\u00f6n i\u00e7ermeyen) ve homojen (konuma ve zamana g\u00f6re de\u011fi\u015fmeyen) bir yap\u0131dad\u0131r. Bu yeni uzay tan\u0131m\u0131 Newton fizi\u011finin ge\u00e7erli olmas\u0131 i\u00e7in gereklidir, ama mutlak bir uzaya, \u2018ger\u00e7ekten durgun\u2019 bir cisme ihtiya\u00e7 yoktur.<\/p>\n<p>Evrenin sonlu olup olmad\u0131\u011f\u0131 h\u00e2l\u00e2 bir tart\u0131\u015fma konusudur. \u0130zotropi ve homojenlik sonsuz bir evrene i\u015faret eder ama Newton fizi\u011finin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 i\u00e7in bu ilkelerin evrensel olmas\u0131 gerekmez, yerel de olabilirler. Dolay\u0131s\u0131yla Newton fizi\u011fi, sonsuz ve s\u0131n\u0131rs\u0131z bir evrene yatk\u0131n olmakla beraber bu konuda kesin davranmaz.<\/p>\n<p>Newton fizi\u011finde, madde-enerji ili\u015fkisi de nettir. Enerjiyi madde ta\u015f\u0131r. Enerjinin t\u00fcm bi\u00e7imleri maddenin hareketiyle a\u00e7\u0131klanabilir. Ancak bu konudaki netlik 19. y\u00fczy\u0131lda <strong>Maxwell<\/strong> taraf\u0131ndan, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n bir elektromanyetik dalga oldu\u011fu s\u00f6ylendi\u011finde bozulmu\u015ftur. Maxwell, elektrik ve manyetik alana fiziksel bir varl\u0131k olarak davranm\u0131\u015f, onlar\u0131n enerji ta\u015f\u0131yan ve enerjiyi bir yerden ba\u015fka bir yere ileten \u015feyler olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015ftir. Bu noktada bu dalgan\u0131n da mekanik olarak a\u00e7\u0131klanmas\u0131 gere\u011fi do\u011fmu\u015f ve elektrik ve manyetik alan\u0131n, t\u00fcm evreni dolduran eter taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n da onun i\u00e7inde titre\u015fen bir dalga oldu\u011fu \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr (Hawking, 31).<\/p>\n<p>Maxwell\u2019in hesab\u0131na g\u00f6re \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131 eter i\u00e7inde sabittir. Buna g\u00f6re, \u2018durgun\u2019 etere g\u00f6re hareket halinde olan d\u00fcnyan\u0131n hareketi, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n bize g\u00f6re olan h\u0131z\u0131n\u0131 etkilemeli ve bu da \u00f6l\u00e7\u00fclebilmelidir. Bu hipotez Michaelson ve Morley taraf\u0131ndan 1887\u2019den itibaren defalarca denenmi\u015f ve her defas\u0131nda yanl\u0131\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Deneyin do\u011frudan sonucuna g\u00f6re, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131 her y\u00f6nde ayn\u0131d\u0131r. Bu durumda eter ya her hareket edenle ayn\u0131 y\u00f6nde akmakta, ki bu a\u00e7\u0131k\u00e7a akla ayk\u0131r\u0131d\u0131r, ya da hi\u00e7 var olmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Michaelson-Morley deneyinin sonucu uzun s\u00fcre fizik\u00e7ileri bir a\u00e7\u0131klama bulmak konusunda me\u015fgul etmi\u015ftir. Lorentz ve Poincar\u00e9\u2019nin \u00f6nerileriyle beraber <strong>Albert Einstein<\/strong> (1879-1955) taraf\u0131ndan son haline getirilen \u201cg\u00f6relilik ilkesi\u201d ise bu a\u00e7\u0131klamalar i\u00e7inde en \u00e7ok kabul g\u00f6reni olmu\u015f ve bir\u00e7ok deneyle de uyum sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu ilkeye g\u00f6re, fizik yasalar\u0131 t\u00fcm eylemsiz referans sistemlerinde ayn\u0131d\u0131r -yani mutlak uzay yoktur- ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n h\u0131z\u0131 t\u00fcm eylemsiz referans sistemlerinde ayn\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>G\u00f6relilik ilkesinin bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan en \u00f6nemli sonucu, enerjinin k\u00fctleyle e\u015fde\u011fer olmas\u0131, yani ba\u015fka bir deyi\u015fle maddenin de bir \u00e7e\u015fit enerji olmas\u0131d\u0131r. Felsefe diliyle ifade edersek, madde ve enerji ayn\u0131 t\u00f6z\u00fcn farkl\u0131 bi\u00e7imleridir (Heisenberg, 104). G\u00f6relilik ilkesine g\u00f6re \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131 da bir \u00fcst s\u0131n\u0131rd\u0131r ve hi\u00e7bir cismin h\u0131z\u0131 ondan fazla olamaz. \u00d6rne\u011fin h\u0131z\u0131 \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131 olan bir cisim, di\u011fer y\u00f6ne do\u011fru ayn\u0131 h\u0131zla giden bir ba\u015fka cisimden \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131yla de\u011fil, \u0131\u015f\u0131k h\u0131z\u0131n\u0131n 4\/5\u2019iyle uzakla\u015f\u0131yordur. Ayr\u0131ca enerji ve dolay\u0131s\u0131yla k\u00fctle de g\u00f6reli kavramlard\u0131r ve fizi\u011fin asal bir \u00f6\u011fesi olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r. Art\u0131k bir cismi tan\u0131mlamak i\u00e7in onun k\u00fctlesini s\u00f6ylemek yetmez, k\u00fctlesinin \u00f6l\u00e7\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc referans sistemindeki h\u0131z\u0131n\u0131 da belirtmek gerekir.<\/p>\n<p>G\u00f6relilik ilkesinden t\u00fcretilen mekanik \u201c\u00f6zel g\u00f6relilik\u201d olarak an\u0131l\u0131r. Einstein\u2019\u0131n 1905\u2019te yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 \u201cHareket Eden Cisimlerin Elektrodinami\u011fi \u00dczerine\u201d makalesinde betimledi\u011fi bu yeni mekani\u011fe g\u00f6re, zaman ve uzunluklar da g\u00f6relidir. Bir cismin uzunlu\u011funu, o cisme g\u00f6re farkl\u0131 h\u0131zlarda gidenler farkl\u0131 \u00f6l\u00e7erler. Ayn\u0131 \u015fekilde, iki olay aras\u0131nda ge\u00e7en zaman da farkl\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr. Dolay\u0131s\u0131yla uzay ve zaman da maddeyle do\u011frudan bir ili\u015fkiye girmi\u015f ve ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fi\u015fkenler olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Einstein k\u00fctlelerin birbirleriyle etkile\u015fimlerini de a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in yeni bir \u00f6neri ortaya att\u0131: \u201cE\u015fde\u011ferlik ilkesi\u201d eylemsizlik k\u00fctlesi ile \u00e7ekim k\u00fctlesinin ayn\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyordu. O d\u00f6nemdeki deneyler bu ilkeyi do\u011frulamaya yetecek kadar y\u00fcksek kesinlikle yap\u0131lam\u0131yordu (Heisenberg, 106). Ancak sonradan hassasla\u015fan deneyler de bir fark bulamam\u0131\u015f ve ilkeyi do\u011frulam\u0131\u015ft\u0131r. E\u015fde\u011ferlik ilkesinden \u00e7\u0131kar\u0131lan sonu\u00e7larda, uzay ve zaman\u0131n birbirinden ayr\u0131 de\u011fi\u015fkenler olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011fi, bunlar\u0131n beraber <strong>uzayzaman<\/strong> olarak ele al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fi g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ve bu uzayzaman\u0131n da \u00d6klid geometrisiyle de\u011fil, Reimann geometrisiyle tan\u0131mlanmas\u0131 gerekmi\u015ftir. Bilindi\u011fi gibi, \u00d6klid geometrisinde bir noktadan bir do\u011fruya bir ve ancak bir paralel \u00e7izilebilir. 19. y\u00fczy\u0131la kadar \u00d6klid geometrisinin apa\u00e7\u0131k do\u011fru oldu\u011fu san\u0131l\u0131yor, \u2018ba\u015fka geometriler\u2019 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemiyordu. Ancak \u00f6zellikle Riemann, Gauss ve Lobatschevsky taraf\u0131ndan alternatif geometriler geli\u015ftirildikten sonra, onlar\u0131n da tutarl\u0131 sistemler olduklar\u0131 ve \u00d6klid geometrisinin tek olas\u0131 do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131. Riemann geometrisinde, bir noktadan bir do\u011fruya paralel \u00e7izilemez, her do\u011fru, di\u011fer do\u011frularla kesi\u015fir. Dolay\u0131s\u0131yla do\u011frular, \u00d6klid geometrisindeki baz\u0131 e\u011frilere tekab\u00fcl ederler. Bu e\u011frilerin, ne kadar \u2018e\u011fildi\u011fi\u2019 de o noktan\u0131n e\u011frili\u011fini verir. \u0130\u015fte k\u00fctle, bu e\u011frili\u011fi belirleyen etmendir. E\u011frilik uzayzaman\u0131n geometrisinin belirleyicisidir ve onu da k\u00fctle belirler.<\/p>\n<p>Einstein\u2019\u0131n \u201cgenel g\u00f6relilik\u201d kuram\u0131 olarak ifade edilen ve ana hatlar\u0131 yukar\u0131da \u00e7izilen yeni fizi\u011fin en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi, uzay ve zaman\u0131n birbirinden ba\u011f\u0131ms\u0131z ve etkilenemez konumlar\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131p birle\u015fik ve de\u011fi\u015ftirilebilen bir \u015fey haline gelmesidir. \u00d6yle ki, e\u011fri uzayda, \u2018do\u011fru\u2019 boyunca hareket eden \u0131\u015f\u0131k b\u00fck\u00fcl\u00fcr, a\u011f\u0131r cisimlerin yan\u0131nda zaman yava\u015flar. Maddeyle uzayzaman birebir ili\u015fki ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fim i\u00e7indedir.<\/p>\n<p>Genel g\u00f6relilik \u015fimdiye kadarki en hassas deneylerle s\u0131nanan ve sa\u011f kalan bir kuramd\u0131r. I\u015f\u0131ktaki b\u00fck\u00fclme, zaman\u0131n yava\u015flamas\u0131 gibi etkiler kuram\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi g\u00f6zlenmi\u015ftir (Penrose, II-79). Gezegenlerin hareketlerindeki klasik hesaplarla a\u00e7\u0131klanamayan sapmalar da genel g\u00f6relilik hesaplar\u0131yla a\u00e7\u0131klanabilmi\u015ftir (Hawking, 43).<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Kuantum Kuram\u0131<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Newton\u2019un \u015f\u0131k ve basit fizi\u011fi, belki de daha \u015f\u0131k ama kesinlikle daha zor ba\u015fka bir fizik taraf\u0131ndan yerinden edildi\u011finde, ba\u015fka bir sald\u0131r\u0131 da par\u00e7ac\u0131klar cephesinden geliyordu. Genel g\u00f6relilik, y\u00fcksek h\u0131zlarda ve b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7eklerde kuram\u0131n \u00f6ng\u00f6r\u00fclerinden sapmalar olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu, ama Newton mekani\u011finin madde anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcne do\u011frudan sald\u0131rm\u0131yordu. Uzay ve zaman birle\u015fik ve \u00f6zellikleri bak\u0131m\u0131ndan de\u011fi\u015fken olsalar da, madde yine uzaya yay\u0131lan bir k\u00fc\u00e7\u00fck toplar b\u00fct\u00fcn\u00fc olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyordu. Genel g\u00f6relilikte, bir par\u00e7ac\u0131k belli bir konumdad\u0131r ve istedi\u011fi h\u0131zla istedi\u011fi y\u00f6ne gidebilir. \u00d6rne\u011fin hidrojen atomunun etraf\u0131ndaki elektronlar\u0131n herhangi bir yar\u0131\u00e7apla proton etraf\u0131nda d\u00f6nememeleri i\u00e7in hi\u00e7bir neden yoktur. Bu iki kuram\u0131n bir ortak \u00f6zelli\u011fi de deterministik olmalar\u0131d\u0131r. Determinizm, Laplace\u2019\u0131n \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bi\u00e7imiyle, evrenin bir andaki hali bilindi\u011finde onun t\u00fcm anlardaki halinin bilinebilece\u011fi sav\u0131d\u0131r (Hawking, 65). \u00d6yle ki, evrenin bir an\u0131, sonraki t\u00fcm anlar\u0131 belirler ve o an da ge\u00e7mi\u015f taraf\u0131ndan belirlenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ilk yar\u0131s\u0131nda <strong>Max Planck<\/strong> (1858-1947), <strong>Albert Einstein<\/strong>, <strong>Max Born<\/strong> (1882-1970), <strong>Niels Bohr<\/strong> (1885-1962), <strong>Erwin Schr\u00f6dinger<\/strong> (1887-1961), <strong>Louis de Broglie<\/strong> (1892-1987), <strong>Werner Heisenberg<\/strong> (1901-1976) ve <strong>Paul Dirac<\/strong> (1902-1984) gibi fizik\u00e7iler taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen kuantum kuram\u0131, genel g\u00f6relili\u011fin tersine, konum, h\u0131z, k\u00fctle gibi kavramlar\u0131 do\u011frudan hedef alm\u0131\u015f ve bunlara radikal yorumlar getirmi\u015ftir. Kuantum fizi\u011fine g\u00f6re bir par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n her an konumundan, h\u0131z\u0131ndan, enerjisinden ve benzeri <strong>klasik<\/strong> \u00f6zelliklerinden bahsedilemez. Bir sistem bir <strong>dalga fonksiyonu<\/strong> taraf\u0131ndan temsil edilir ve ancak belli \u015fartlarda bu dalga fonksiyonu bir konum veya momentum \u00fcretir. Par\u00e7ac\u0131k, yap\u0131lan \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fcn niteli\u011fine g\u00f6re belli \u00f6zellikler kazan\u0131r, belli \u00f6zellikler kaybeder. Bu, Newton fizi\u011finden radikal bir kopu\u015ftur. Do\u011faya ve maddeye dair kavray\u0131\u015f\u0131m\u0131z k\u00f6k\u00fcnden de\u011fi\u015fmi\u015ftir, bu art\u0131k \u00f6nceki anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n bir devam\u0131 de\u011fildir (Heisenberg, 7).<\/p>\n<p>Kuantum mekani\u011finde madde hem par\u00e7ac\u0131k, hem de dalgad\u0131r ve bu \u00f6zellikler ancak beraber vard\u0131rlar. Maddeyi par\u00e7ac\u0131k olarak alg\u0131lamaya \u00e7al\u0131\u015fmak veya sadece dalga olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek \u00e7eli\u015fkilere yol a\u00e7ar (Heisenberg, 20-21). \u00d6rne\u011fin hidrojen atomunu, bir proton etraf\u0131nda d\u00f6nen bir elektron olarak d\u00fc\u015f\u00fcnemeyiz. \u00c7\u00fcnk\u00fc elektronun klasik anlamda bir y\u00f6r\u00fcngesi yoktur. Elektronun konumunu belirlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rsak momentumundaki bilgiyi yok ederiz, ya da bir andaki d\u00f6n\u00fc\u015f y\u00f6n\u00fcn\u00fc belirlememiz m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ba\u015fka \u00e7ok bilinen bir \u00f6rnek de \u00e7ift yar\u0131k deneyidir. \u00c7ift yar\u0131k deneyinde, birbirinden ayr\u0131 iki yar\u0131\u011f\u0131n bulundu\u011fu bir plakaya g\u00f6nderilen bir par\u00e7ac\u0131k -foton veya elektron olabilir- yar\u0131klar\u0131n yaln\u0131z birinden ge\u00e7en ve di\u011ferinden etkilenmeyen bir \u2018par\u00e7ac\u0131k\u2019 gibi davranmaz. Yar\u0131klar birbirinden ne kadar uzak olursa olsun, par\u00e7ac\u0131k iki yar\u0131ktan da etkilenir ve sanki ikisinden birden ge\u00e7en bir dalgaym\u0131\u015f gibi davran\u0131r. Ancak perde \u00fczerine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde tek bir noktada iz b\u0131rak\u0131r ve dolay\u0131s\u0131yla bir par\u00e7ac\u0131k gibi davran\u0131r. Bu par\u00e7ac\u0131k deliklerin birinden veya \u00f6tekinden ge\u00e7mi\u015ftir demek bizi \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc iki yar\u0131kl\u0131 sistem, tek yar\u0131kl\u0131 iki sistemin toplam\u0131 gibi davranmaktan \u00e7ok uzakt\u0131r (Heisenberg, 29). Ayr\u0131ca par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n ekran \u00fczerinde hangi noktada iz b\u0131rakaca\u011f\u0131 tamamen olas\u0131l\u0131ksald\u0131r. Bu olas\u0131l\u0131k, bizim hesaplayamamam\u0131zla ilgili bir sorun de\u011fil, do\u011frudan sistemin kendinde bulunan bir olas\u0131l\u0131kt\u0131r. Ekran \u00fczerindeki her noktan\u0131n ilkece hesaplanabilecek bir olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r; \u2018par\u00e7ac\u0131k\u2019 ekrana ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda ekran \u00fczerinde olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 s\u0131f\u0131r olmayan herhangi bir noktada <strong>belirir<\/strong>. A\u00e7\u0131kt\u0131r ki bu anlay\u0131\u015f determinizmin sonu demektir (Hawking, 67).<\/p>\n<p>Kuantum kuram\u0131n\u0131n ilgin\u00e7 ba\u015fka sonu\u00e7lar\u0131 da vard\u0131r. Klasik kavramlarla a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ayn\u0131 anda \u201ciki yerde birden olmak\u201d, \u201ciki nokta aras\u0131nda anl\u0131k bilgi iletimi\u201d gibi kuramlar\u0131m\u0131za ve sezgilerimize ayk\u0131r\u0131 ifadeler kullanmak zorunda kalaca\u011f\u0131m\u0131z bu sonu\u00e7lar, deneylerle de do\u011frulanm\u0131\u015f ve bizi, kendilerini kabule zorlam\u0131\u015ft\u0131r (Penrose, II-131). B\u00fct\u00fcn bu \u00f6zellikleri, kuantum fizi\u011fini \u015fimdiye kadarki en devrimci kuram yapm\u0131\u015f ve dolay\u0131s\u0131yla en \u00e7ok itiraz\u0131 almas\u0131na neden olmu\u015ftur. \u00d6yle ki, kurulu\u015funda b\u00fcy\u00fck pay\u0131 bulunan Einstein, kuram\u0131n en \u00f6nemli itirazc\u0131lar\u0131ndand\u0131r. Einstein \u201cTanr\u0131\u2019n\u0131n zar atmayaca\u011f\u0131\u201d fikrinden hareketle, kuantum teorisinin, daha temel ve deterministik bir kuram\u0131n sonucu oldu\u011funu ve olas\u0131l\u0131k olarak g\u00f6r\u00fclen \u015feyin, asl\u0131nda bizim bilmedi\u011fimiz birtak\u0131m \u201ci\u00e7 de\u011fi\u015fkenler\u201d taraf\u0131ndan belirlendi\u011fini iddia etmi\u015ftir. Ancak herhangi bir i\u00e7 de\u011fi\u015fken k\u00fcmesi i\u00e7in, deney sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n alaca\u011f\u0131 \u015feklin kuram\u0131n bug\u00fcnk\u00fc halinden farkl\u0131 olaca\u011f\u0131 John Bell (1928-1990) taraf\u0131ndan kan\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu fark deneylerle de s\u0131nanm\u0131\u015f ve olas\u0131l\u0131ksall\u0131\u011f\u0131n do\u011fru oldu\u011fu g\u00f6zlenmi\u015ftir. Herhangi bir i\u00e7 de\u011fi\u015fken k\u00fcmesi olamaz (Penrose, II-168).<\/p>\n<p>Kuantum kuram\u0131n\u0131n yorumlan\u0131\u015f\u0131, h\u00e2l\u00e2 tamamlanamam\u0131\u015f bir konu olup fizik\u00e7ileri ve felsefecileri uzun s\u00fcredir me\u015fgul etmektedir. Bu ba\u011flamda tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gereken bir\u00e7ok konu olup, Schr\u00f6dinger\u2019in kedisi paradoksu, Einstein-Podolsky-Rosen paradoksu, \u00e7oklu evrenler gibi ba\u015fl\u0131klarda uzay-zaman-madde-bilin\u00e7 ili\u015fkisi incelenebilir. Ancak biz \u00e7izdi\u011fimiz kuantum fizi\u011fi resmiyle yetinip ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 okuyucuya b\u0131rakal\u0131m.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Sonu\u00e7: Bug\u00fcn ve gelecekte madde<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Maddeye, kuantum fizi\u011finin sonucunda art\u0131k uzay ve zaman (veya uzayzaman) i\u00e7inde belli bir yerde bulunan bir \u2018\u015fey\u2019 olarak bakamay\u0131z. Madde, gerekli \u015fartlar olu\u015funcaya kadar matematiksel bir yap\u0131dan ba\u015fka bir \u015fey olmayan dalga fonksiyonlar\u0131yla temsil edilen par\u00e7ac\u0131klardan olu\u015fur. Bu par\u00e7ac\u0131klar\u0131n \u00e7e\u015fitlerinin say\u0131s\u0131 bellidir, k\u00fctleli, k\u00fctlesiz, y\u00fckl\u00fc veya y\u00fcks\u00fcz olabilen birka\u00e7 grupta toplanabilirler. Ayn\u0131 ad\u0131 ta\u015f\u0131yan par\u00e7ac\u0131klar birbirlerinden fiziksel olarak ay\u0131rt edilemezler. Farkl\u0131 t\u00fcrden par\u00e7ac\u0131klar \u00e7ok \u00f6zel ko\u015fullar alt\u0131nda birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015febilirler. Ayr\u0131ca evrendeki t\u00fcm enerji de par\u00e7ac\u0131klar taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131n\u0131r ve madde o enerjinin \u00f6zel bir bi\u00e7imidir. Maddenin yap\u0131s\u0131 bak\u0131m\u0131ndan eski Yunan filozoflar\u0131ndan bug\u00fcnk\u00fc g\u00f6r\u00fc\u015fe en \u00e7ok yakla\u015fan Heraklitos olsa gerektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, ba\u015fka \u015feylere d\u00f6n\u00fc\u015febilen ate\u015fin ve hareketin evrenin k\u00f6k-nedeni oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir ve bu g\u00f6r\u00fc\u015f g\u00fcn\u00fcm\u00fcz kavramlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclebilir g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Uzay ve zaman ise birbirlerinden ayr\u0131lamazlar ve tek bir nesne olarak an\u0131l\u0131rlar. Uzayzaman maddeden etkilenir ve maddeyi etkiler. Dolay\u0131s\u0131yla Newton\u2019\u0131n iddia etti\u011fi mutlak uzay olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, evren, zannetti\u011fimiz gibi \u00d6klid geometrisine de uymaz. Evrende, uzayzaman\u0131n sonsuzca b\u00fck\u00fclmesi sonucu zaman\u0131n yava\u015flad\u0131\u011f\u0131, hatta \u2018i\u00e7inde\u2019 durdu\u011fu, uzay\u0131nsa, \u0131\u015f\u0131k da dahil hi\u00e7bir par\u00e7ac\u0131\u011f\u0131n \u00e7\u0131kmas\u0131na izin vermeyecek kadar e\u011fildi\u011fi <strong>tekillikler<\/strong>, yani karadelikler vard\u0131r.<\/p>\n<p>Evrenin geni\u015flemesi ve di\u011fer pek \u00e7ok kan\u0131t, evrenin sonsuzdan beri var olmay\u0131p, bir ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir. \u201cB\u00fcy\u00fck patlama\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan ve fizik\u00e7ilerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu taraf\u0131ndan kabul edilen bu g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re, t\u00fcm evren, tek bir noktan\u0131n patlamas\u0131ndan olu\u015fmu\u015f ve on milyar y\u0131ldan fazla bir s\u00fcredir de geni\u015flemeye devam etmektedir. B\u00fcy\u00fck patlama, yap\u0131 olarak karadeli\u011fe benzeyen, t\u00fcm madde ve uzayzaman\u0131n tek noktada topland\u0131\u011f\u0131 bir tekillikten olu\u015fmu\u015ftur. Her \u015fey, \u2018bir anda\u2019, tekillik taraf\u0131ndan yarat\u0131l\u0131r (Penrose, III-43). Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, antik \u00e7a\u011fdan beri tart\u0131\u015f\u0131lan evrenin zamanda ba\u015flang\u0131c\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 sorusunu da, neredeyse kimsenin akl\u0131na gelmeyen bir bi\u00e7imde, ger\u00e7ekte zaman\u0131n bir ba\u015flang\u0131c\u0131 oldu\u011fu \u015feklinde \u00e7\u00f6zer. Asl\u0131nda bu g\u00f6r\u00fc\u015f ilk defa Aziz Augustine taraf\u0131ndan dile getirilmi\u015ftir. Augustine, Tanr\u0131\u2019n\u0131n zaman\u0131 da evrenle beraber yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131r (Hawking, 20). Ayn\u0131 zamanda, uzay\u0131n sonlulu\u011fu hakk\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalara da noktay\u0131 koyan b\u00fcy\u00fck patlama kuram\u0131, yine kimsenin akl\u0131na gelmemi\u015f olan bir bi\u00e7imde, uzay\u0131n sonlu b\u00fcy\u00fckl\u00fckte ama s\u0131n\u0131rs\u0131z oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. B\u00fck\u00fclm\u00fc\u015f olan uzayzaman\u0131n bir s\u0131n\u0131r\u0131 yoktur, ancak toplam b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc sonludur, t\u0131pk\u0131 bir topun y\u00fczeyinin sonlu ama s\u0131n\u0131rs\u0131z olmas\u0131 gibi.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde madde-uzay-zaman-evren ili\u015fkisi b\u00f6yledir, ancak bu resim son de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc fizi\u011fin \u00f6n\u00fcnde duran b\u00fcy\u00fck sorun, kuantum fizi\u011fi ile genel g\u00f6relili\u011fin birle\u015ftirilmesi sorunu, bunun b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Kendi \u00f6l\u00e7eklerinde deneylerle tam uyum g\u00f6steren iki kuram, birbirleriyle uyu\u015fmamaktad\u0131r ve fizik\u00e7ilerin \u00e7o\u011funlu\u011funa g\u00f6re bir \u00fcst kuramda birle\u015ftirilmeleri gerekmektedir. Asl\u0131nda bu g\u00f6r\u00fc\u015f yeni say\u0131l\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc kuantum mekani\u011finin geli\u015ftirildi\u011fi g\u00fcnlerde, fizik\u00e7iler onun son kuram olaca\u011f\u0131 konusunda hemfikirdirler. Nitekim 1928\u2019de Born, \u201cBildi\u011fimiz bi\u00e7imiyle fizik, alt\u0131 ayda bitmi\u015f olacakt\u0131r.\u201d demi\u015fti (Hawking, 164). Bug\u00fcn de genellikle fizik\u00e7iler genel g\u00f6relili\u011fin kuantum mekani\u011fi \u00fczerinde bir etkisi oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmedi\u011finden, as\u0131l de\u011fi\u015fimin genel g\u00f6relilikte olmas\u0131 beklenebilir (Penrose, III-58).<\/p>\n<p>Gelecekte evrenin nas\u0131l anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131na dairse \u00fc\u00e7 fikir vard\u0131r: Evrenin m\u00fckemmel ve son birle\u015fik kuram\u0131 bulunabilir; son birle\u015fik kuram olmasa da, evreni gittik\u00e7e daha iyi anlatan bir kuramlar dizisinde yol alabiliriz; evreni y\u00f6neten bir kuram olmayabilir, belli bir \u00f6l\u00e7ekten sonra her \u015fey geli\u015fig\u00fczel olabilir (Hawking, 174). Hangi olas\u0131l\u0131k do\u011fru olursa olsun evrene dair anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n de\u011fi\u015fmeye devam edece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak, madde kavram\u0131n\u0131n evrimine dair birka\u00e7 \u015fey s\u00f6yleyebiliriz. \u00d6ncelikle, madde, insan\u0131n mitolojik inan\u00e7lar d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 andan itibaren evrenin a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131 ilk kavramd\u0131r. Zamanla bu kavrama verilen anlamlar de\u011fi\u015fmi\u015f ve \u00e7e\u015fitlenmi\u015ftir. Biz bu yaz\u0131da bu anlamlar\u0131n bilimsel y\u00f6nlerini tart\u0131\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k. Maddeye dair metafiziksel s\u00f6ylemlerin de \u00e7e\u015fitlilik bak\u0131m\u0131ndan bunlardan a\u015fa\u011f\u0131 kal\u0131r yan\u0131 yoktur. Ancak herkes taraf\u0131ndan kabul edilen bilimsel s\u00f6ylem de zaman i\u00e7inde neredeyse inan\u0131lmayacak bir evrim ge\u00e7irmi\u015ftir. Bu evrim de, s\u00fcreklilik arz eden, devrimlerden azade bir evrim de\u011fildir. \u00d6yle ki, bilim alan\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z yenilikler, hi\u00e7bir filozofun akl\u0131na gelmeyen \u00f6l\u00e7\u00fcde ilgin\u00e7 ve devrimcidir. \u00d6nce madde ve enerji ile uzay ve zaman aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131k kalkm\u0131\u015f, daha sonra da maddenin \u2018ger\u00e7ekli\u011fi\u2019 \u015fekil de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bug\u00fcn, d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l \u00f6ncesine g\u00f6re kavramlar\u0131m\u0131z t\u00fcmden de\u011fi\u015fmi\u015f, y\u00fcz y\u0131l \u00f6ncesine g\u00f6re de \u00e7o\u011funlukla de\u011fi\u015fmi\u015ftir. \u00c7evremizde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz d\u00fczenliliklerin yanl\u0131\u015f olarak genellenmesinden ibaret olan felsefi kurgular, deneysel bilimin devrimleriyle yar\u0131\u015famamakta ve geride kalmaktalar. \u00d6nceden bilimden \u00e7ok daha ileride seyreden felsefe, bug\u00fcn h\u00e2l\u00e2 kuantum fizi\u011finin evreni nas\u0131l betimledi\u011fine dair bir yoruma ula\u015fm\u0131\u015f de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla, gelece\u011fin matematiksel ve deneysel fizi\u011finin ne getirece\u011fini bug\u00fcnden kestirmek b\u00fct\u00fcn\u00fcyle olanaks\u0131zd\u0131r. Geride b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z y\u00fczy\u0131l, yorumlar\u0131m\u0131zda kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve tart\u0131\u015f\u0131lmaz sand\u0131\u011f\u0131m\u0131z kavramlar\u0131 bir bir b\u0131rakmak zorunda kal\u0131\u015f\u0131m\u0131za sahne oldu. \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki y\u00fczy\u0131l\u0131n da \u015fimdiki kavramlar\u0131m\u0131za sava\u015f a\u00e7mayaca\u011f\u0131n\u0131 \u015fimdiden s\u00f6yleyemeyiz.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k tarihindeki en ak\u0131l almaz d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerden birini ge\u00e7iren fizik, bize bildiklerimizin \u00f6tesine dair spek\u00fclasyonlardan ka\u00e7\u0131nmam\u0131z gerekti\u011fini \u00f6\u011fretmi\u015f olmal\u0131d\u0131r. Bunlar sadece denenebilir yeni fikirlere yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131nda i\u015flevseldir. Yoksa bilmedi\u011fimiz ama inand\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fey, bilebileceklerimizi ipotek alt\u0131na al\u0131p bizi yeni geli\u015fmelere kapal\u0131 k\u0131labilir. Bug\u00fcn\u00fcn madde kavray\u0131\u015f\u0131 insan\u0131 kat\u0131 fikirlere saplayan klasik madde kavray\u0131\u015f\u0131ndan farkl\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc devrimcidir, tarihteki ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra fizik \u00f6\u011frenen her birey i\u00e7in de devrimcidir. Klasik kavramlarla d\u00fc\u015f\u00fcnmeye al\u0131\u015fan, ancak hayat\u0131n\u0131n belli bir d\u00f6neminde genel g\u00f6relilik ve kuantum fizi\u011fi \u00f6\u011frenen her insan bu devrimcilikten kal\u0131c\u0131 bi\u00e7imde etkilenir. Ger\u00e7ek\u00fcst\u00fcc\u00fc bir ressam\u0131n bir tablosundan daha ger\u00e7ek\u00fcst\u00fc olan bu kuramlar\u0131n deneylerle m\u00fckemmel uyumu, bu kuram\u0131 kabullenen birinin kapal\u0131 bir d\u00fcnya anlay\u0131\u015f\u0131na saplanmas\u0131n\u0131 imk\u00e2ns\u0131z hale getirir. Bu ko\u015fullarda, bizim yapabilece\u011fimiz, yarat\u0131c\u0131 olmak ve do\u011fan\u0131n hangi yeni matemati\u011fe uyaca\u011f\u0131n\u0131 kestirmeye \u00e7al\u0131\u015fmak, sonu\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131k bir zihinle izlemek ve do\u011fan\u0131n bize verece\u011fi yeni mucizeleri merak etmektir.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>KAYNAKLAR<\/strong><\/p>\n<p>1) Aristoteles, \u201cAristoteles\u201d. Say Yay\u0131nlar\u0131, 2007.<\/p>\n<p>2) Jonathan Barnes, \u201cSokrates \u00d6ncesi Yunan Felsefesi\u201d, Cem Yay\u0131nevi. 2004.<\/p>\n<p>3) Ren\u00e9 Descartes, \u201cFelsefenin \u0130lkeleri\u201d, Say Yay\u0131nlar\u0131, 2007.<\/p>\n<p>4) Orhan Han\u00e7erlio\u011flu, \u201cD\u00fc\u015f\u00fcnce Tarihi\u201d, Remzi Kitabevi, 2006.<\/p>\n<p>5) Stephen W. Hawking, \u201cZaman\u0131n K\u0131sa Tarihi\u201d. Do\u011fan Kitap.<\/p>\n<p>6) Werner Heisenberg, \u201cFizik ve Felsefe\u201d, Belge Yay\u0131nlar\u0131, 2000.<\/p>\n<p>7) Arthur Koestler, \u201cThe Sleepwalkers\u201d, Penguin Books, 1989.<\/p>\n<p>8) Roger Penrose, \u201cKral\u0131n Yeni Usu\u201d, T\u00dcB\u0130TAK, 2003.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Madde, insan\u0131n mitolojik inan\u00e7lar d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 andan itibaren evrenin a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131 ilk kavramd\u0131r. Zamanla bu kavrama verilen anlamlar de\u011fi\u015fmi\u015f ve \u00e7e\u015fitlenmi\u015ftir. \u00d6nce madde ve enerji ile uzay ve zaman aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131k kalkm\u0131\u015f, daha sonra da maddenin \u2018ger\u00e7ekli\u011fi\u2019 \u015fekil de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bug\u00fcn, d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131l \u00f6ncesine g\u00f6re kavramlar\u0131m\u0131z t\u00fcmden de\u011fi\u015fmi\u015f, y\u00fcz y\u0131l \u00f6ncesine g\u00f6re de \u00e7o\u011funlukla [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":460,"featured_media":9735,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[99,38,26],"tags":[288,638],"class_list":["post-9734","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-61-sayi","category-dergi-sayilari","category-fizik","tag-fizik","tag-madde"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"aioseo_head":"\n\t\t<!-- All in One SEO 4.9.8 - aioseo.com -->\n\t<meta name=\"robots\" content=\"max-image-preview:large\" \/>\n\t<meta name=\"author\" content=\"Mehmet Do\u011fan\"\/>\n\t<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\" \/>\n\t<meta name=\"generator\" content=\"All in One SEO (AIOSEO) 4.9.8\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:site_name\" content=\"Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:title\" content=\"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:app_id\" content=\"2104805563100892\" \/>\n\t\t<meta property=\"fb:admins\" content=\"1250955469\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:secure_url\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:width\" content=\"500\" \/>\n\t\t<meta property=\"og:image:height\" content=\"375\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:published_time\" content=\"2009-03-01T20:38:28+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2017-05-20T19:41:54+00:00\" \/>\n\t\t<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:site\" content=\"@bilimvegelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:title\" content=\"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek\" \/>\n\t\t<meta name=\"twitter:image\" content=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg\" \/>\n\t\t<script type=\"application\/ld+json\" class=\"aioseo-schema\">\n\t\t\t{\"@context\":\"https:\\\/\\\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#article\",\"name\":\"Madde kavram\\u0131n\\u0131n k\\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek\",\"headline\":\"Madde kavram\\u0131n\\u0131n k\\u0131sa tarihi\",\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\"},\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2017\\\/05\\\/7-4.jpg\",\"width\":500,\"height\":375},\"datePublished\":\"2009-03-01T22:38:28+02:00\",\"dateModified\":\"2017-05-20T22:41:54+03:00\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#webpage\"},\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#webpage\"},\"articleSection\":\"61. Say\\u0131, Dergi Say\\u0131lar\\u0131, Fizik, fizik, madde\"},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#breadcrumblist\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"position\":1,\"name\":\"Home\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"position\":2,\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/61-sayi#listItem\",\"name\":\"61. Say\\u0131\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr#listItem\",\"name\":\"Home\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/61-sayi#listItem\",\"position\":3,\"name\":\"61. Say\\u0131\",\"item\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/61-sayi\",\"nextItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#listItem\",\"name\":\"Madde kavram\\u0131n\\u0131n k\\u0131sa tarihi\"},\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari#listItem\",\"name\":\"Dergi Say\\u0131lar\\u0131\"}},{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#listItem\",\"position\":4,\"name\":\"Madde kavram\\u0131n\\u0131n k\\u0131sa tarihi\",\"previousItem\":{\"@type\":\"ListItem\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/category\\\/dergi-sayilari\\\/61-sayi#listItem\",\"name\":\"61. Say\\u0131\"}}]},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2018\\\/02\\\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\\\/#organizationLogo\",\"width\":272,\"height\":90,\"caption\":\"Bilim ve Gelecek Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\\\/#organizationLogo\"}},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan\",\"name\":\"Mehmet Do\\u011fan\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#authorImage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/secure.gravatar.com\\\/avatar\\\/8ddade7f8bd49811401a8d112b66c921062d95c0454dbe11e7523d371f9443b5?s=96&d=mm&r=g\",\"width\":96,\"height\":96,\"caption\":\"Mehmet Do\\u011fan\"}},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#webpage\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\",\"name\":\"Madde kavram\\u0131n\\u0131n k\\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\"},\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#breadcrumblist\"},\"author\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\"},\"creator\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/author\\\/mdogan#author\"},\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/wp-content\\\/uploads\\\/2017\\\/05\\\/7-4.jpg\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\\\/#mainImage\",\"width\":500,\"height\":375},\"primaryImageOfPage\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/index.php\\\/2009\\\/03\\\/01\\\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#mainImage\"},\"datePublished\":\"2009-03-01T22:38:28+02:00\",\"dateModified\":\"2017-05-20T22:41:54+03:00\"},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#website\",\"url\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/\",\"name\":\"Bilim ve Gelecek\",\"description\":\"Ayl\\u0131k bilim, k\\u00fclt\\u00fcr ve politika dergisi\",\"inLanguage\":\"tr-TR\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\\\/\\\/bilimvegelecek.com.tr\\\/#organization\"}}]}\n\t\t<\/script>\n\t\t<!-- All in One SEO -->\n\n","aioseo_head_json":{"title":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek","description":"","canonical_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi","robots":"max-image-preview:large","keywords":"","webmasterTools":{"miscellaneous":""},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#article","name":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek","headline":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi","author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author"},"publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg","width":500,"height":375},"datePublished":"2009-03-01T22:38:28+02:00","dateModified":"2017-05-20T22:41:54+03:00","inLanguage":"tr-TR","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#webpage"},"isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#webpage"},"articleSection":"61. Say\u0131, Dergi Say\u0131lar\u0131, Fizik, fizik, madde"},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#breadcrumblist","itemListElement":[{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","position":1,"name":"Home","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","position":2,"name":"Dergi Say\u0131lar\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/61-sayi#listItem","name":"61. Say\u0131"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr#listItem","name":"Home"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/61-sayi#listItem","position":3,"name":"61. Say\u0131","item":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/61-sayi","nextItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#listItem","name":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi"},"previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari#listItem","name":"Dergi Say\u0131lar\u0131"}},{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#listItem","position":4,"name":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi","previousItem":{"@type":"ListItem","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/61-sayi#listItem","name":"61. Say\u0131"}}]},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","logo":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2018\/02\/bilim-ve-gelecek-logo-1.png","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\/#organizationLogo","width":272,"height":90,"caption":"Bilim ve Gelecek Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\/#organizationLogo"}},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan","name":"Mehmet Do\u011fan","image":{"@type":"ImageObject","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#authorImage","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/8ddade7f8bd49811401a8d112b66c921062d95c0454dbe11e7523d371f9443b5?s=96&d=mm&r=g","width":96,"height":96,"caption":"Mehmet Do\u011fan"}},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#webpage","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi","name":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek","inLanguage":"tr-TR","isPartOf":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website"},"breadcrumb":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#breadcrumblist"},"author":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author"},"creator":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/author\/mdogan#author"},"image":{"@type":"ImageObject","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi\/#mainImage","width":500,"height":375},"primaryImageOfPage":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi#mainImage"},"datePublished":"2009-03-01T22:38:28+02:00","dateModified":"2017-05-20T22:41:54+03:00"},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#website","url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/","name":"Bilim ve Gelecek","description":"Ayl\u0131k bilim, k\u00fclt\u00fcr ve politika dergisi","inLanguage":"tr-TR","publisher":{"@id":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/#organization"}}]},"og:locale":"tr_TR","og:site_name":"Bilim ve Gelecek","og:type":"article","og:title":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek","og:url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi","fb:app_id":"2104805563100892","fb:admins":"1250955469","og:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg","og:image:secure_url":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg","og:image:width":500,"og:image:height":375,"article:published_time":"2009-03-01T20:38:28+00:00","article:modified_time":"2017-05-20T19:41:54+00:00","article:publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/bilimvegelecekdergisi\/","twitter:card":"summary_large_image","twitter:site":"@bilimvegelecek","twitter:title":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi | Bilim ve Gelecek","twitter:image":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2017\/05\/7-4.jpg"},"aioseo_meta_data":{"post_id":"9734","title":null,"description":null,"keywords":null,"keyphrases":null,"primary_term":null,"canonical_url":null,"og_title":null,"og_description":null,"og_object_type":"default","og_image_type":"default","og_image_url":null,"og_image_width":null,"og_image_height":null,"og_image_custom_url":null,"og_image_custom_fields":null,"og_video":null,"og_custom_url":null,"og_article_section":null,"og_article_tags":null,"twitter_use_og":false,"twitter_card":"default","twitter_image_type":"default","twitter_image_url":null,"twitter_image_custom_url":null,"twitter_image_custom_fields":null,"twitter_title":null,"twitter_description":null,"schema":{"blockGraphs":[],"customGraphs":[],"default":{"data":{"Article":[],"Course":[],"Dataset":[],"FAQPage":[],"Movie":[],"Person":[],"Product":[],"ProductReview":[],"Car":[],"Recipe":[],"Service":[],"SoftwareApplication":[],"WebPage":[]},"graphName":"","isEnabled":true},"graphs":[]},"schema_type":null,"schema_type_options":null,"pillar_content":false,"robots_default":true,"robots_noindex":false,"robots_noarchive":false,"robots_nosnippet":false,"robots_nofollow":false,"robots_noimageindex":false,"robots_noodp":false,"robots_notranslate":false,"robots_max_snippet":null,"robots_max_videopreview":null,"robots_max_imagepreview":"large","priority":null,"frequency":null,"local_seo":null,"breadcrumb_settings":null,"limit_modified_date":false,"ai":null,"created":"2021-05-29 23:20:37","updated":"2025-06-05 15:43:36","seo_analyzer_scan_date":null},"aioseo_breadcrumb":"<div class=\"aioseo-breadcrumbs\"><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\" title=\"Home\">Home<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\" title=\"Dergi Say\u0131lar\u0131\">Dergi Say\u0131lar\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\t<a href=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/61-sayi\" title=\"61. Say\u0131\">61. Say\u0131<\/a>\n\t\t<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb-separator\">&raquo;<\/span><span class=\"aioseo-breadcrumb\">\n\t\t\tMadde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi\n\t\t<\/span><\/div>","aioseo_breadcrumb_json":[{"label":"Home","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr"},{"label":"Dergi Say\u0131lar\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari"},{"label":"61. Say\u0131","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/category\/dergi-sayilari\/61-sayi"},{"label":"Madde kavram\u0131n\u0131n k\u0131sa tarihi","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/madde-kavraminin-kisa-tarihi"}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9734","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/460"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9734"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9734\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9735"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9734"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9734"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9734"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}