{"id":9757,"date":"2009-03-01T23:21:56","date_gmt":"2009-03-01T21:21:56","guid":{"rendered":"http:\/\/109.232.216.219\/~bilimvegelecek\/?p=9757"},"modified":"2017-05-20T23:30:19","modified_gmt":"2017-05-20T20:30:19","slug":"darwin-200-turlerin-kokeni-150-yasinda-dusunce-dunyamizi-degistirdi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/2009\/03\/01\/darwin-200-turlerin-kokeni-150-yasinda-dusunce-dunyamizi-degistirdi","title":{"rendered":"Darwin 200, T\u00fcrlerin K\u00f6keni 150 ya\u015f\u0131nda  D\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyam\u0131z\u0131 de\u011fi\u015ftirdi"},"content":{"rendered":"<p><em>Darwin\u2019in bir biyolog ve jeolog olarak do\u011fabilimlerine yapt\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok katk\u0131 yan\u0131nda, k\u00fclt\u00fcr tarihine ge\u00e7mesindeki en \u00f6nemli etmen, d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 etkilerdir. Darwin ve Lamarck biyoloji tarihinde ilk kez felsefenin ve biyolojinin en \u00f6nemli sorusuna, yani ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni ve canl\u0131lar d\u00fcnyas\u0131ndaki g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 \u00e7e\u015fitlili\u011fe ilk kapsaml\u0131 ve ak\u0131lc\u0131 a\u00e7\u0131klamay\u0131 getirmi\u015flerdir. Bir sonraki b\u00fcy\u00fck kutlama 2059 y\u0131l\u0131nda olacak ve bizlerin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc ne yaz\u0131k ki ona kat\u0131lamayacakt\u0131r. Asl\u0131nda buna \u00fcz\u00fclmemek elde de\u011fil, \u00e7\u00fcnk\u00fc evrim kuram\u0131n\u0131n y\u00fczy\u0131l\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 rahatl\u0131kla s\u00f6yleyebilece\u011fimiz 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n o g\u00fcnlerinde \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bilimsel geli\u015fmelerin olaca\u011f\u0131 kesindir. <\/em><\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-medium wp-image-9759\" src=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2009\/03\/1-300x201.jpg\" alt=\"\" width=\"300\" height=\"201\" srcset=\"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2009\/03\/1-300x201.jpg 300w, https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/wp-content\/uploads\/2009\/03\/1.jpg 468w\" sizes=\"auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Charles Robert Darwin en b\u00fcy\u00fck eseri <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em>\u2019ni do\u011fumundan elli y\u0131l sonra bast\u0131rd\u0131. Kendi do\u011fumunun \u00fczerinden iki y\u00fczy\u0131l, kitab\u0131n\u0131n ise y\u00fcz elli y\u0131l ge\u00e7ti. Bu nedenle sonu 09 ve 59\u2019la biten y\u00fczy\u0131llar bu iki olay\u0131n kutland\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck y\u0131ld\u00f6n\u00fcmlerini g\u00f6sterir. Basit bir hesapla 2009, Darwin\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonraki \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00fcy\u00fck kutlama y\u0131l\u0131d\u0131r. Ak\u0131ldan, bilimden, ayd\u0131nlanmadan yana olan herkese kutlu olsun.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda baz\u0131 bilim tarih\u00e7ileri Charles Darwin\u2019in sanal do\u011fumunun 1809\u2019dan daha \u00f6nce yani baba taraf\u0131ndan dedesi Erasmus Darwin ile anne taraf\u0131ndan dedesi Josiah Wedgwood\u2019un 1765 y\u0131l\u0131nda, \u201cAy Toplulu\u011fu\u201d isimli d\u00fc\u015f\u00fcnce grubunda tan\u0131\u015fmalar\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini kabul ederler. 1780 y\u0131l\u0131nda bu iki arkada\u015f\u0131n yak\u0131n i\u015f ortakl\u0131\u011f\u0131na giri\u015fmeleri sonucu y\u00fczy\u0131ldan fazla ya\u015fayacak olan b\u00fcy\u00fck Darwin-Wedgewood ailesi kurulur. Charles Darwin\u2019in anne ve babas\u0131 dahil olmak \u00fczere iki b\u00fcy\u00fck ailenin \u00e7ocuklar\u0131 aras\u0131nda \u00e7e\u015fitli evlilikler ger\u00e7ekle\u015fir. Bu birle\u015fmenin meyvelerinden en az on ki\u015fi, Kraliyet Bilim Derne\u011fi \u00fcyeli\u011fine se\u00e7ilir. Aralar\u0131ndan \u015fairler, besteciler, politikac\u0131lar, i\u015fadamlar\u0131, bilimciler ve sanat\u00e7\u0131lar \u00e7\u0131kar. Ama t\u00fcm bu parlak ki\u015filerin aras\u0131nda ikiy\u00fcz\u00fcnc\u00fc do\u011fum g\u00fcn\u00fc kutlanan sadece Charles Darwin olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Konuya daha geni\u015f bir a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bilim d\u00fcnyas\u0131nda bu ayr\u0131cal\u0131\u011fa sahip ba\u015fka bir bilim insan\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr: 19. y\u00fczy\u0131lda yaz\u0131lm\u0131\u015f ka\u00e7 kitab\u0131n 21. y\u00fczy\u0131lda h\u00e2l\u00e2 bask\u0131s\u0131 yap\u0131lmaktad\u0131r? Eserleri d\u00fcnyan\u0131n belli ba\u015fl\u0131 t\u00fcm dillerine \u00e7evrilmi\u015f ka\u00e7 bilim insan\u0131 vard\u0131r? Bu sorular\u0131 uzatmak olas\u0131d\u0131r ama verilecek t\u00fcm yan\u0131tlar aras\u0131nda g\u00f6rece\u011fimiz tek isim Charles Darwin olacakt\u0131r. Peki ama ya\u015fam\u0131n\u0131n neredeyse ikinci yar\u0131s\u0131nda evinden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmam\u0131\u015f, \u00fc\u00e7 y\u0131ll\u0131k y\u00fcksek e\u011fitimin d\u0131\u015f\u0131nda akademik kariyeri bulunmayan, hi\u00e7 ders ve neredeyse seminer vermemi\u015f, panellere kat\u0131lmam\u0131\u015f bu adam ne yapt\u0131 da bu kadar ilgiyi haketti? \u00dcst\u00fcne \u00fcstl\u00fck \u00f6mr\u00fcn\u00fcn yar\u0131s\u0131nda yar\u0131 yatalak ve d\u00fc\u015fk\u00fcn haldeydi. Ya\u015fam\u0131n\u0131n son k\u0131rk y\u0131l\u0131n\u0131n neredeyse her g\u00fcn\u00fcn\u00fc ba\u015f ve kar\u0131n a\u011fr\u0131lar\u0131 ve kusma n\u00f6betleriyle ge\u00e7irmi\u015fti. Yatmad\u0131\u011f\u0131 her bir saat i\u00e7in iki saat dinlenmek zorundayd\u0131. On \u00e7ocu\u011fundan \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fc, kendi elleriyle to\u011fra\u011fa vermi\u015fti. 73 y\u0131ll\u0131k ya\u015fam\u0131nda, annesi, babas\u0131, karde\u015fleri, yak\u0131n akrabalar\u0131 ve \u00e7ok yak\u0131n dostlar\u0131n\u0131n \u00f6l\u00fcmlerine \u015fahit olmak zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131. <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em>\u2019ni yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 1859 y\u0131l\u0131ndan sonra, ba\u015fta \u0130ngiliz Kilisesi olmak \u00fczere, Kraliyet ve onun h\u00fck\u00fcmeti, \u00fcniversiteler, bilim \u00f6rg\u00fctleri, gazeteler, mizah dergileri vb. kendisine sistemli bir \u015fekilde sald\u0131r\u0131p, d\u0131\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Mezun oldu\u011fu \u00fcniversitenin k\u00fct\u00fcphanesi onun kitaplar\u0131n\u0131 raflar\u0131na koymay\u0131 reddetti. Yak\u0131n dostlar\u0131 kendisiyle selam\u0131 kesti. Krall\u0131\u011f\u0131n ve kilisenin kendi d\u00fcmen suyundaki ki\u015fileri asalet \u00fcnvanlar\u0131yla donatt\u0131\u011f\u0131 o g\u00fcnlerde, Darwin\u2019e uygun bir \u015fey bulunamam\u0131\u015ft\u0131. Ald\u0131\u011f\u0131 tehdit ve hakaret mektuplar\u0131ndan sonra oturma odas\u0131n\u0131n cam\u0131na, gelenleri g\u00f6rmek i\u00e7in ayna dahi koymu\u015ftu.<\/p>\n<p>Charles Darwin ne yapt\u0131? Darwin, hi\u00e7 durmadan yazd\u0131. Hem de elyaz\u0131s\u0131yla. T\u00fcm ya\u015fam\u0131 boyunca onbinlerce sayfa yaz\u0131 yazd\u0131. \u00d6rne\u011fin on iki ya\u015f\u0131ndan \u00f6l\u00fcm\u00fcne kadar kendisine gelen ve kendi yazd\u0131\u011f\u0131 mektuplar\u0131n say\u0131s\u0131 yakla\u015f\u0131k olarak 14.500\u2019d\u00fcr. D\u00fcnyan\u0131n herbir yan\u0131ndan yakla\u015f\u0131k 2000 ki\u015fiyle mektupla\u015ft\u0131\u011f\u0131 san\u0131lmaktad\u0131r. Sadece onun yaz\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 bask\u0131ya haz\u0131rlamak i\u00e7in 1974 y\u0131l\u0131nda pilot proje ba\u015flat\u0131lm\u0131\u015f ve daha sonraki y\u0131llarda bu i\u015f i\u00e7in \u00f6zel bir ekip kurulmu\u015ftur. Darwin\u2019in t\u00fcm \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 elektronik ortama ta\u015f\u0131yan bir di\u011fer projede, eri\u015filebilir metin sayfa say\u0131s\u0131n\u0131n 74.000\u2019in \u00fczerine ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Darwin b\u00fcy\u00fck boyutlu ve kimisi birden fazla cilt i\u00e7eren 16 kitap, \u00e7e\u015fitli boyutlarda y\u00fczlerce makale yazd\u0131. Dokuz kitaba b\u00f6l\u00fcm yazar\u0131 olarak kat\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Darwin kafas\u0131ndan ve sadece ba\u015fkalar\u0131ndan okuduklar\u0131na dayanarak yazmad\u0131. G\u00fcnd\u00fcz vakti elleri, ayaklar\u0131, beyni ve o inan\u0131lmaz g\u00f6zleri do\u011faya g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f haldeyken, g\u00fcn batt\u0131\u011f\u0131nda her\u015feyi k\u00e2\u011f\u0131da d\u00f6k\u00fcyordu. Ula\u015fabildi\u011fi her do\u011fal nesneyi eline al\u0131p, yak\u0131ndan inceliyordu. Gece ba\u015f\u0131n\u0131 yast\u0131\u011fa koydu\u011funda, ge\u00e7irdi\u011fi g\u00fcn\u00fcn bir de\u011ferlendirmesini yapmadan g\u00f6z\u00fcne uyku girmiyordu. Tropikal ormanlar\u0131n derinliklerinde veya sarp da\u011flar\u0131n yama\u00e7lar\u0131nda y\u00fcr\u00fcrken \u00f6l\u00fcm\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp, duraksamad\u0131. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz biliminin dahi zehirlerine hen\u00fcz \u00e7are bulamad\u0131\u011f\u0131 \u00f6r\u00fcmceklerle, y\u0131lanlarla, akreplerle, deniz canl\u0131lar\u0131yla diz dize, g\u00f6z g\u00f6ze y\u0131llar ge\u00e7irdi. G\u00fcney Amerika\u2019n\u0131n ka\u00e7 b\u00f6ce\u011finin, ne kadar kan\u0131n\u0131 emdi\u011fini kendisi de bilmez. G\u00fcney Amerika\u2019da ara\u015ft\u0131rma ancak can\u0131n\u0131 kan\u0131n\u0131 vererek yap\u0131l\u0131r, o da \u00f6yle yapt\u0131. Kar\u015f\u0131 konulmas\u0131 olanaks\u0131z merak duygusunu tatmin etmek i\u00e7in katland\u0131klar\u0131 inan\u0131lmazd\u0131.<\/p>\n<p>Sadece Beagle gezisinin bil\u00e2n\u00e7osu dahi bir insan\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 zorlayacak nitelikteydi: Macera ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda Darwin hen\u00fcz 22 ya\u015f\u0131ndayd\u0131. Yolculuk d\u00f6rt y\u0131l, dokuz ay s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. D\u00fcnya seyahati boyunca gemi 75.000 kilometreye yak\u0131n yol kat etmi\u015fti. Gezinin yap\u0131laca\u011f\u0131 H.M.S. Beagle, a\u015ft\u0131\u011f\u0131 okyanuslar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, insan\u0131 tedirgin edecek k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fckte bir gemiydi. Boyu 27,5, geni\u015fli\u011fi ise 7,5 metreydi. Bu \u00f6l\u00e7\u00fclerle Beagle\u2019\u0131n, bizim Yalova-\u0130stanbul aras\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan Pa\u015fabah\u00e7e vapurunun yakla\u015f\u0131k yar\u0131s\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcnde oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Marmara Denizi\u2019nde \u015fiddetli bir lodos esti\u011finde t\u00fcm seferlerin iptal edildi\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, b\u00f6yle yelkenli bir gemiyle d\u00fcnya okyanuslar\u0131nda be\u015f y\u0131la yak\u0131n s\u00fcre yolculuk etmenin nas\u0131l bir \u015fey oldu\u011fu daha iyi anla\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00fcney Amerika\u2019da yapt\u0131\u011f\u0131 kara yolculuklar\u0131nda 3200 kilometreden fazla yolu at s\u0131rt\u0131nda ve y\u00fcr\u00fcyerek a\u015far. Bu mesafe neredeyse motorsuz ara\u00e7larla Erzincan\u2019dan Londra\u2019ya gitmeye denk gelir. Charles Darwin\u2019e (daha do\u011frusu babas\u0131na) bunun maliyeti g\u00fcn\u00fcm\u00fcz paras\u0131yla 50.000 poundan fazlad\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc gen\u00e7 Darwin ancak kendi masraflar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak ko\u015fuluyla yolculu\u011fa kat\u0131labilmi\u015fti. Gezi boyunca 1751 sayfal\u0131k biyoloji ve jeoloji notu tutmu\u015f, g\u00fcncesinin 770 sayfas\u0131n\u0131 doldurmu\u015f, 3907 tane \u00e7o\u011fu etiketli post, kemik, kurutulmu\u015f deri ve canl\u0131 \u00f6rne\u011fi toplam\u0131\u015f, 1529\u2019unu da alkole yat\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Katlan\u0131lmas\u0131 \u00e7ok zor deniz tutmas\u0131na dayanmak, atlat\u0131lan \u00f6l\u00fcm tehlikeleri, yakalan\u0131lan infeksiyon hastal\u0131klar\u0131 ise cabas\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Evrim kuram\u0131n\u0131n mucidi Lamarck<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Bilindi\u011fi gibi Darwin biyolojik evrim kuram\u0131n\u0131 ilk \u00f6neren ki\u015fi de\u011fildir. T\u00fcrlerin birbirlerinden t\u00fcredi\u011fini sistemli bir bilgi b\u00fct\u00fcn\u00fc halinde ilk ifade eden Frans\u0131z do\u011fa bilgini Jean-Baptiste Lamarck\u2019t\u0131r. O evrim kuram\u0131n\u0131n kimi ilkelerini ilk kez bilimsel anlamda g\u00fcndeme getiren di\u011fer b\u00fcy\u00fck do\u011fa bilgini Comte de Buffon\u2019un arkada\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Lamarck\u2019\u0131n evrim kuram\u0131na en b\u00fcy\u00fck katk\u0131s\u0131, ortam ko\u015fullar\u0131yla canl\u0131lar\u0131n biyolojik \u00f6zellikleri aras\u0131nda yak\u0131n ili\u015fkiyi ilk kez teorik bir \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r. Yoksa kendinden \u00f6nce baz\u0131 do\u011fa bilginleri onun tezlerini par\u00e7a par\u00e7a zaten dile getirmi\u015fti. Lamarck\u2019a g\u00f6re t\u00fcrlerin \u00f6zellikleri, bulunduklar\u0131 ortam\u0131n do\u011furdu\u011fu gereksinimlere g\u00f6re \u015fekilleniyordu. Bir organizma batakl\u0131kta ya\u015f\u0131yorsa, su \u00fcst\u00fcnde kalabilmek i\u00e7in uzun bacaklara ihtiyac\u0131 olacakt\u0131. Bu durum organizma \u00fczerinde s\u00fcrekli bir bask\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, sinir siteminden salg\u0131lanan kimi uyaranlar ilgili organda zamanla uzamaya neden oluyordu. Z\u00fcrafalar\u0131n boyunlar\u0131, batakl\u0131k ku\u015flar\u0131n\u0131n bacaklar\u0131 b\u00f6yle uzam\u0131\u015ft\u0131. Bu ba\u011flamda canl\u0131n\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131 organlar geli\u015fip, yetkinle\u015firken, kullan\u0131lmayan organlar zay\u0131flay\u0131p, k\u00f6reliyordu. Yerde besin arayan y\u0131lanlar\u0131n art\u0131k bacaklara ihtiyac\u0131 kalmam\u0131\u015ft\u0131. Toprak alt\u0131nda ya\u015fayan canl\u0131lar ise, g\u00f6zlerini pek kullanmad\u0131klar\u0131ndan bu organlar yerlerinde kalsa da i\u015flevlerini yitirmi\u015flerdi. Bunlardan daha \u00f6nemlisi bir birey ya\u015farken edindi\u011fi bu tip \u00f6zellikleri yavrular\u0131na da aktar\u0131yordu. Lamarck organizmalardaki uyumsal de\u011fi\u015fmeleri ve bu y\u00f6ndeki b\u00fcy\u00fck yap\u0131sal \u00e7e\u015fitlili\u011fi b\u00f6yle a\u00e7\u0131klamay\u0131 uygun g\u00f6rd\u00fc. \u00d6nerdi\u011fi tezleri, kendi g\u00f6zlemleriyle ve bir\u00e7ok \u00f6rnekle desteklemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Lamarck bunlar\u0131 Darwin\u2019den yar\u0131m y\u00fczy\u0131l \u00f6nce yani 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda yay\u0131nlayarak, toplumu evrim kuram\u0131na haz\u0131rlama i\u015fini ba\u015far\u0131yla yapt\u0131. Fakat her \u015feyden \u00f6nemlisi bunu, ayn\u0131 Darwin gibi, do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7leri i\u015fin i\u00e7ine katmadan yapt\u0131. Lamarck da Darwin de do\u011faya materyalist a\u00e7\u0131dan bakarlar. Onlar\u0131n ortak ve ay\u0131rt edici \u00f6zelli\u011fi buydu.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca Lamarck\u2019\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f\u0131 ve Charles Darwin\u2019in dedesi Erasmus Darwin 1790\u2019l\u0131 y\u0131llarda, <em>Zoonomia<\/em> adl\u0131 kitab\u0131nda, t\u00fcm s\u0131cakkanl\u0131 hayvanlar\u0131n, canl\u0131 bir ipliksi yap\u0131dan geli\u015fti\u011fini yazm\u0131\u015ft\u0131. Bu filament \u015feklindeki yap\u0131, b\u00fcnyesinde, bir uyaran geldi\u011finde yeni organlar geli\u015ftirme yetene\u011fini de ta\u015f\u0131yordu. B\u00f6ylece do\u011fada g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u00e7e\u015fitli biyolojik yap\u0131lar ve canl\u0131lar olu\u015fabilmi\u015fti. Dede Darwin, di\u011fer bir deyi\u015fle, t\u00fcm canl\u0131lar\u0131n ortak bir canl\u0131dan meydana geldi\u011fini dile getiriyordu. Lamarck da ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncedeydi ve ona g\u00f6re do\u011fadaki t\u00fcm canl\u0131lar basit organizmalar\u0131n ad\u0131m ad\u0131m geli\u015fimiyle yani evrimle\u015fmesiyle olu\u015fuyor ve bu zincirin son halkas\u0131nda ise en geli\u015fmi\u015f canl\u0131 olarak insan yer al\u0131yordu.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Do\u011fal se\u00e7ilim nedir, nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015f\u0131r?<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Darwin konuya tamamen farkl\u0131 bir tarzda yakla\u015ft\u0131. Canl\u0131 topluluklar\u0131 i\u00e7inde, nedenini bilmese de, b\u00fcy\u00fck bir \u00e7e\u015fitlilik g\u00f6zleniyordu. Ayn\u0131 t\u00fcr\u00fcn bireyleri aras\u0131nda dahi bu \u00e7e\u015fitli\u011fi g\u00f6rmek olas\u0131yd\u0131. Hi\u00e7bir birey birbiriyle tam tam\u0131na ayn\u0131 de\u011fildi. Her\u015feyin ve herkesin aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck olsun k\u00fc\u00e7\u00fck olsun mutlaka bir fark bulunuyordu. \u00d6rne\u011fin en \u00e7ok benzememiz gereken ana, baba ve karde\u015flerimizin dahi tam bir kopyas\u0131 de\u011fildik. Bu durum do\u011fadaki t\u00fcm canl\u0131lar i\u00e7in ge\u00e7erliydi. Darwin hakl\u0131yd\u0131; nedenlerini ancak 20. y\u00fczy\u0131lda \u00f6\u011frenebilece\u011fimiz genetik mekanizmalarla, canl\u0131lar aras\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fck farkl\u0131l\u0131klar olu\u015fuyordu. Sa\u00e7\u0131m\u0131z, g\u00f6z\u00fcm\u00fcz, boyumuz, hastal\u0131klara yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131m\u0131z, so\u011fu\u011fa, susuzlu\u011fa, ac\u0131ya tepkilerimiz k\u0131saca akla gelebilecek her \u00f6zelli\u011fimizde bunu g\u00f6rmek olas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6zle g\u00f6r\u00fcnen \u00f6zelliklerimiz d\u0131\u015f\u0131nda, molek\u00fcllerimizde de k\u00fc\u00e7\u00fck farl\u0131l\u0131klar bulunur. Bunu kendimizden bir \u00f6rnek vererek a\u00e7\u0131klamak olas\u0131: \u00d6rne\u011fin bir derslikte so\u011fuk alg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 vir\u00fcs\u00fcyle infekte olmu\u015f hasta bir \u00f6\u011frencinin bulunmas\u0131, bir s\u00fcre sonra hastal\u0131k etmeninin derslikteki herkese bula\u015fmas\u0131na neden olur. Fakat t\u00fcm \u00f6\u011frenciler vir\u00fcs ald\u0131\u011f\u0131 halde kimi yatak-d\u00f6\u015fek yatarken, kimi hastal\u0131\u011f\u0131 ayakta ge\u00e7irir. Baz\u0131 \u00f6\u011frenciler ise hi\u00e7 hasta olmadan bu salg\u0131n\u0131 atlat\u0131rlar. S\u0131n\u0131ftaki herkes ayn\u0131 t\u00fcrden oldu\u011fu ve ayn\u0131 vir\u00fcs\u00fc kapt\u0131klar\u0131 halde neden benzer \u015fekilde etkilenmez. Daha \u00f6nce s\u00f6yledi\u011fi gibi s\u0131n\u0131ftaki b\u00fct\u00fcn \u00f6\u011frenciler, insana ait her \u00f6zelli\u011fi ve her molek\u00fcl\u00fc ta\u015f\u0131malar\u0131na kar\u015f\u0131n, yine de aralar\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck farklar bulunur. \u00d6rne\u011fe d\u00f6n\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde bu farklar, vir\u00fcslerin solunum yolunu d\u00f6\u015feyen epitel h\u00fccrelerimizin i\u00e7ine girmek i\u00e7in kullanacaklar\u0131 ve h\u00fccre y\u00fczeyinde yer alan al\u0131c\u0131 molek\u00fcllerindeki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 da i\u00e7erir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir vir\u00fcs\u00fcn hastal\u0131k yapabilmesi i\u00e7in mutlaka h\u00fccrenin i\u00e7ine girmesi gereklidir. Bunun i\u00e7in de h\u00fccrenin kap\u0131s\u0131 durumundaki h\u00fccre zar\u0131nda bulunan denetleyici molek\u00fcllere kendini tan\u0131tmas\u0131 laz\u0131md\u0131r. Baz\u0131 insanlarda bu molek\u00fcller vir\u00fcs\u00fcn giri\u015fine izin verirken, baz\u0131lar\u0131nda vir\u00fcs\u00fc tan\u0131mad\u0131klar\u0131 i\u00e7in izin vermezler.<\/p>\n<p>Fakat bu durum sadece so\u011fuk alg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 vir\u00fcs\u00fc i\u00e7in ge\u00e7erlidir. Ba\u015fka bir vir\u00fcs \u00f6rne\u011fin grip vir\u00fcs\u00fc s\u00f6z konusu oldu\u011funda, ilk durumda hasta olan bireyin molek\u00fcl\u00fc bu vir\u00fcs\u00fc tan\u0131mazken, so\u011fuk alg\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan daha \u00f6nce etkilenmeyen ki\u015fi bu kez yatak-d\u00f6\u015fek yatabilir. Yani hi\u00e7bir birey i\u00e7in mutlak avantaj yoktur. Canl\u0131lardaki \u00e7e\u015fitlilik \u00fcreme s\u00fcrecinde tamamen tesad\u00fcfen olu\u015fur. Baz\u0131 durumda ise vir\u00fcs h\u00fccre i\u00e7ine girse de baz\u0131 bireylerin savunma sistemi, ilgili vir\u00fcse kar\u015f\u0131 daha duyarl\u0131 ve etkilidir. Di\u011fer deyi\u015fle bir\u00e7ok a\u015famada molek\u00fcllerimizdeki fakl\u0131l\u0131k bu \u015fekilde kendini g\u00f6sterir. Salg\u0131n nedeninin \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc bir vir\u00fcs olmas\u0131 durumunda se\u00e7ilen \u00f6zelli\u011fin evrimsel a\u00e7\u0131dan \u00f6nemi daha da artacakt\u0131r. \u0130\u015fte mevcut \u00e7e\u015fitlilik i\u00e7inde, viral salg\u0131na kar\u015f\u0131 bireylere avantaj sa\u011flayan \u00f6zelliklere sahip olanlar\u0131n, bir sonraki soya yavru verme olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u00e7ok daha y\u00fcksek olacakt\u0131r. B\u00f6ylece vir\u00fcse kar\u015f\u0131 daha diren\u00e7li olan bireylerin say\u0131s\u0131 bir sonraki jenerasyonda daha fazla olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00f6rnekte sadece tek bir biyolojik \u00f6zellik ve se\u00e7ilim bask\u0131s\u0131 yaratan vir\u00fcs etmeni ele al\u0131nd\u0131 ama ayn\u0131 anda y\u00fczlerce \u00f6zelli\u011fimiz benzer s\u0131namalar alt\u0131nda kalmaktad\u0131r. G\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131nlar\u0131, a\u00e7l\u0131k, susuzluk, hastal\u0131klar, t\u00fcr i\u00e7i ve t\u00fcrler aras\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmalar, iyonize radyasyon, do\u011fal afetler, embriyonik anomaliler, \u00e7evre kirleticiler, kanser yap\u0131c\u0131 kimyasallar vb. s\u00fcrekli olarak canl\u0131lar \u00fczerinde bir se\u00e7ilim bask\u0131s\u0131 yarat\u0131rlar. Bireyler aras\u0131nda rasgele olu\u015fan \u00e7e\u015fitlilik i\u00e7inde, do\u011fal se\u00e7ilim bask\u0131s\u0131 yaratan etmenin \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc etkisine kar\u015f\u0131 biraz olsun bireye katk\u0131 sa\u011flayan genetik \u00f6zellik ta\u015f\u0131yan birey hayatta kal\u0131p, d\u00f6l verecektir. Di\u011ferleri ise elenecektir. \u00d6rne\u011fin 100 deniz kaplumba\u011fas\u0131 yumurtas\u0131ndan ancak bir ergin birey geli\u015febiliyordu. Geri kalan do\u011fal elemeyle yok oluyordu. Bu nedenle her zaman hayatta kalandan \u00e7ok daha fazla yavru meydana geliyordu. B\u00f6ylece zaman i\u00e7inde genetik yap\u0131s\u0131 ana t\u00fcre g\u00f6re biraz daha farkl\u0131 alt-t\u00fcrler olu\u015fuyordu. Bunlardan baz\u0131lar\u0131 da yeni bir t\u00fcr olarak yoluna devam ediyordu.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Charles Darwin ve Alfred Wallace\u2019\u0131n birbirlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ke\u015ffettikleri \u015fey evrimin en \u00f6nemli mekanizmalar\u0131ndan biri olan do\u011fal se\u00e7ilimdi.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>Yapay se\u00e7ilim<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Peki ama neden \u201cdo\u011fal se\u00e7ilim mekanizmas\u0131\u201d ondan y\u0131llarca \u00f6nce ortaya konan evrim kuram\u0131ndan daha fazla etki yaratt\u0131? Burada Darwin\u2019in bilimsel y\u00f6nteminden kaynaklanan kimi ay\u0131rt edici noktalar bulunur: Do\u011fal se\u00e7ilim anlatmas\u0131 kolay, \u00e7al\u0131\u015fma d\u00fczene\u011fi basit bir mekanizmad\u0131r. Fakat onu do\u011fada bulundu\u011fu yerden \u00e7\u0131kart\u0131p, kan\u0131tlamak \u00e7ok zordur. Canl\u0131 t\u00fcrleri, co\u011frafi da\u011f\u0131l\u0131mlar\u0131, \u00fcreme dinamikleri ve ekolojik ko\u015fullar hakk\u0131nda \u00e7ok fazla \u015fey bilmek gereklidir. O g\u00fcn\u00fcn ko\u015fullar\u0131nda bunlar\u0131 \u00f6\u011frenmenin tek yolu, do\u011fan\u0131n kendi laboratuvar\u0131nda yo\u011fun bir \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131. Darwin de, Wallace da b\u00f6yle yapt\u0131lar. Fakat Darwin Wallace\u2019dan \u00e7ok daha ileri giderek, g\u00f6zlemlerini hayvan ve bitki \u0131slah\u0131 \u00fczerine insanlar\u0131n binlerce y\u0131ll\u0131k birikimine de y\u00f6nlendirir. \u0130nsanlar uygarl\u0131k tarihinin en eski zamanlar\u0131ndan beri evcille\u015ftirdikleri t\u00fcm canl\u0131larda bilin\u00e7li bir \u015fekilde do\u011fal se\u00e7ilim mekanizmas\u0131n\u0131 kullan\u0131yordu. \u00d6rne\u011fin \u015fu ana kadar \u00e7evremizde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz t\u00fcm k\u00f6pek t\u00fcrlerini yabani bir kurt t\u00fcr\u00fcnden t\u00fcretmi\u015flerdi. Bundan birka\u00e7 y\u00fczy\u0131l \u00f6nce yemek masam\u0131z\u0131n vazge\u00e7ilmezleri olan muz, lahana, brokoli, karnabahar, m\u0131s\u0131r vb. bitkiler d\u00fcnyada yoktu. Bunlar\u0131 do\u011fadaki kendilerine hi\u00e7 benzemeyen yabani bir-iki t\u00fcrden \u00fcrettiler. Yabani bir g\u00fcvercin t\u00fcr\u00fcnden ak\u0131l almaz g\u00fczellikte, renkli, pa\u00e7al\u0131, tepeli, s\u00fcsl\u00fc kuyruklu g\u00fcvercinler yaratt\u0131lar. Fazla s\u00fct \u00fcreten, yumurta veren, et tutan hayvanlar\u0131 da b\u00f6yle \u00fcrettiler. Burada insan do\u011fadaki se\u00e7me i\u015flemini kendi yap\u0131yordu. \u0130stedi\u011fi \u00f6zelliklere sahip t\u00fcrler yaratmak i\u00e7in, bu \u00f6zellikleri g\u00f6steren bireyleri se\u00e7ip bir\u00e7ok soy boyunca \u00e7iftle\u015ftiriyorlard\u0131.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<ol start=\"20\">\n<li><strong><em> y\u00fczy\u0131l\u0131n evrim kuram\u0131na katk\u0131lar\u0131<\/em><\/strong><\/li>\n<\/ol>\n<p>Darwin kitaplar\u0131nda do\u011fal ve yapay se\u00e7meyle ilgili o kadar fazla g\u00f6zlem ve deneye yer verdi ki, bunlar\u0131n her birini tek tek yan\u0131tlamak do\u011fabilimciler i\u00e7in uzun y\u0131llar m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131. Do\u011fal se\u00e7ilim gibi kapsaml\u0131 bir olay\u0131 pratik ve deneysel olarak ger\u00e7ekle\u015ftirmek o d\u00f6nem ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar i\u00e7in \u00e7ok zorlu bir i\u015fti. En b\u00fcy\u00fck sorun ise do\u011fal se\u00e7ilimi destekleyecek kal\u0131t\u0131m ile ilgili bilgilerin yoklu\u011fuydu. Hatta bu nedenle onun \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonraki 40-50 y\u0131ll\u0131k bir d\u00f6nemde, Darwinizm ilgi oda\u011f\u0131 olmay\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde yitirdi. Fakat 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131ndan itibaren, genetik ve kal\u0131t\u0131m ile ilgili bilgilerde b\u00fcy\u00fck patlama oldu ve t\u00fcm dikkatler ona y\u00f6neldi. Ayn\u0131 zamanda matemati\u011fin istatistik yoluyla biyolojinin i\u00e7ine girmesi, kromozom yap\u0131s\u0131 ve h\u00fccre b\u00f6l\u00fcnmesi hakk\u0131ndaki bilgilerin artmas\u0131, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr biyolojik \u00f6zellikler ile genetik madde aras\u0131ndaki ili\u015fkinin kurulmas\u0131yla onlarca y\u0131l \u00f6nce Darwin\u2019in s\u00f6ylediklerinin ne anlama geldi\u011fi daha iyi anla\u015f\u0131lmaya ba\u015fland\u0131. Art\u0131k biyologlar tek tek bireylere de\u011fil, canl\u0131 topluluklar\u0131na bakmaya ba\u015flad\u0131lar.<\/p>\n<ol start=\"20\">\n<li>y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda en b\u00fcy\u00fck geli\u015fme, toplulu\u011fu olu\u015fturan bireylerdeki \u00e7e\u015fitlili\u011fin ba\u015fta mutasyon olmak \u00fczere hangi genetik mekanizmalarla meydana geldi\u011finin ayd\u0131nlat\u0131lmas\u0131 konusunda ya\u015fand\u0131. T\u00fcr ve cins denilen olgular\u0131n genetik temeli daha iyi anla\u015f\u0131ld\u0131k\u00e7a, yeni t\u00fcrlerin nas\u0131l olu\u015ftu\u011fuyla ilgi \u00e7ok \u00f6nemli varsay\u0131mlar geli\u015ftirildi. \u00d6rne\u011fin adalar neden yeni t\u00fcrlerin do\u011fum yataklar\u0131ndan biriydi, bunun molek\u00fcler d\u00fczeyde a\u00e7\u0131klamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu. Adaya en yak\u0131n ana karadan ula\u015fan az say\u0131daki ata t\u00fcrden zaman i\u00e7inde yeni bir\u00e7ok t\u00fcr evrimle\u015fiyordu. Bu ata t\u00fcrler, co\u011frafi olarak kendine \u00e7ok yak\u0131n akraba t\u00fcrlerden izole olduklar\u0131ndan onlarla \u00e7iftle\u015fme ihtimalleri yoktu ve sonu\u00e7ta adalardaki ya\u015fam ko\u015fullar\u0131n\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda, sahip oldu\u011fu biyolojik \u00e7e\u015fitlili\u011fe ba\u011fl\u0131 olarak yeni uyumsal \u00f6zellikler kazan\u0131yorlard\u0131. \u00d6rne\u011fin b\u00fcy\u00fck ve sert kabuklu tohumlar\u0131n bulundu\u011fu adalarda ya\u015fayan ku\u015flarda gagalar daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve b\u00fcy\u00fck oluyordu, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131 par\u00e7alayamayan k\u00fc\u00e7\u00fck gagal\u0131lar b\u00fcy\u00fck oranda a\u00e7l\u0131ktan \u00f6l\u00fcyordu. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k kakt\u00fcs meyve ve \u00e7i\u00e7ekleriyle kapl\u0131 adalarda sivri uzun gagal\u0131 topluluklar yayg\u0131n olarak bulunuyordu.<\/li>\n<\/ol>\n<p>Yap\u0131lan anatomik, ekolojik ve genetik analizler sayesinde bir t\u00fcr\u00fcn bu t\u00fcr yap\u0131sal uyuma sahip \u00e7e\u015fitli alt t\u00fcrleri oldu\u011fu saptand\u0131. Di\u011fer bir ifadeyle, adaya y\u00fczbinlerce y\u0131l \u00f6nce ula\u015fan bir t\u00fcrden sadece buralara \u00f6zg\u00fc yeni t\u00fcrler ya da alt t\u00fcrler olu\u015fmu\u015ftu. Adalar evrimi izlemek i\u00e7in do\u011fal laboratuvarlard\u0131. T\u00fcre ait bireylerin say\u0131s\u0131 ana karadakinden \u00e7ok az oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fi\u015fimi izlemek, istatistik hesaplar yapmak \u00e7ok daha kolay oluyordu. Do\u011fal ortamdaki g\u00f6zlemler, benzer ko\u015fullar\u0131 laboratuvar ortam\u0131nda yarat\u0131p ayn\u0131 g\u00f6zlemleri daha kontroll\u00fc ko\u015fullarda tekrar etmeyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131ld\u0131. Ger\u00e7ekten de, t\u00fcr i\u00e7inde hayatta kalanlar bir sonraki soyun yavrular\u0131n\u0131 verdikleri i\u00e7in, bunlara ait \u00f6zellikler ayn\u0131 zamanda, yeni olu\u015fan jenerasyonda da hakim \u00f6zellikler haline geliyordu. Konuyu insan topluluklar\u0131na ili\u015fkin bir \u00f6rnekle daha da a\u00e7mak olas\u0131d\u0131r. Ge\u00e7mi\u015f y\u00fczy\u0131llarda insanlar aras\u0131nda \u00e7ok say\u0131da \u00f6l\u00fcme yol a\u00e7an, s\u0131tma, veba gibi hastal\u0131klar bu hastal\u0131klara genetik olarak daha diren\u00e7li soylar\u0131n olu\u015fmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu salg\u0131nlara yol a\u00e7an mikroorganizmalara kar\u015f\u0131 direnci az olan bireyler \u00f6l\u00fcp \u00e7ocuk sahibi olamad\u0131klar\u0131ndan gelecek jenerasyonda bir etkileri olmuyordu. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, daha sonraki soylar\u0131, bu hastal\u0131k etmenlerine daha diren\u00e7li bireyler olu\u015fturdu\u011fu i\u00e7in zaman i\u00e7inde toplulu\u011fun genetik yap\u0131s\u0131 de\u011fi\u015fmi\u015fti. Hastal\u0131klara \u00e7are bulunana kadar \u00f6l\u00fcmler devam etti\u011fi i\u00e7in do\u011fal se\u00e7ilim bask\u0131s\u0131 bu hastal\u0131klar\u0131n yayg\u0131n oldu\u011fu b\u00f6lgelerde, yeni bir genetik \u00f6zelli\u011fe sahip toplulu\u011fun olu\u015fmas\u0131na neden olmu\u015ftu.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><em>D\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz ve Darwin<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Darwin\u2019in bir biyolog ve jeolog olarak do\u011fabilimlerine yapt\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok katk\u0131 yan\u0131nda, k\u00fclt\u00fcr tarihine ge\u00e7mesindeki en \u00f6nemli etmen, d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 etkilerdir. Darwin ve Lamarck biyoloji tarihinde ilk kez felsefenin ve biyolojinin en \u00f6nemli sorusuna, yani ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni ve canl\u0131lar d\u00fcnyas\u0131ndaki g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 \u00e7e\u015fitlili\u011fe ilk kapsaml\u0131 ve ak\u0131lc\u0131 a\u00e7\u0131klamay\u0131 getirmi\u015flerdir. Kuramlar\u0131 i\u00e7inde bug\u00fcnk\u00fc bilgilerimize g\u00f6re yanl\u0131\u015f bir\u00e7ok nokta bulunsa da bu i\u015fi hi\u00e7bir do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fcce ya da dinsel dogmaya dayanmadan yapt\u0131lar. Dinin ve felsefenin temelinde yer alan insan\u0131 di\u011fer canl\u0131lardan ayr\u0131 tutmad\u0131lar. En s\u0131radan, en basit, en \u00f6nemsiz gibi g\u00f6r\u00fcnen organizmalar\u0131n tabi olduklar\u0131 do\u011fa yasalar\u0131, insanlar i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fekilde ge\u00e7erliydi.<\/p>\n<p>Darwin \u00e7ok ayr\u0131nt\u0131l\u0131 analizler yapt\u0131. \u0130nsana ve di\u011fer organizmalara ait bilebildi\u011fi t\u00fcm \u00f6zellikleri kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131. Hatta bu i\u015fi biyolojik yap\u0131lar\u0131n \u00f6tesine, yani davran\u0131\u015flara, psikolojik konulara, y\u00fcz ifadelerine, al\u0131\u015fkanl\u0131klara kadar geni\u015fletti. \u0130nsanla Eski D\u00fcnya Maymunlar\u0131 aras\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck benzerliklerden yola \u00e7\u0131karak, insan\u0131n k\u00f6keninin Afrika olabilece\u011fi \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcnde dahi bulundu. Yapt\u0131\u011f\u0131 mant\u0131k y\u00fcr\u00fctmeler \u00e7o\u011fu kez do\u011fru yerlere vard\u0131. Darwin bunlar\u0131 yay\u0131nlad\u0131ktan y\u00fcz k\u00fcsur y\u0131l sonra \u0130nsan ve \u015eempanze Genom Projelerinin sonu\u00e7lar\u0131 onun, Buffon\u2019un, Linne\u2019nin, Lamarck\u2019\u0131n, Huxley\u2019in ne kadar hakl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterdi. \u0130nsan kutsal kitaplar\u0131n s\u00f6yledi\u011fi gibi do\u011fa\u00fcst\u00fc g\u00fc\u00e7lerin yaratt\u0131\u011f\u0131 bir varl\u0131k olmaktan \u00e7ok, do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131yd\u0131. En az\u0131ndan bu durum onun biyolojisi i\u00e7in ge\u00e7erliydi. Darwin <em>T\u00fcrlerin K\u00f6keni<\/em>\u2019ni yay\u0131nlad\u0131ktan sonra art\u0131k evrim kuram\u0131 ve do\u011fa bilimlerine ili\u015fkin konular halk\u0131n g\u00fcndeminde \u00e7ok daha fazla yer almaya ba\u015flad\u0131. Bilimsel varsay\u0131mlar\u0131n nas\u0131l test edilece\u011fi, ne tip bulgularla desteklenece\u011fi, nas\u0131l analizler yap\u0131laca\u011f\u0131 konusunda Darwin\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 yol g\u00f6sterdi. Evvelden somut do\u011fal olgular\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in metafizik y\u00f6ntem kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in en sonunda bir s\u00fcr\u00fc anlams\u0131z, sa\u00e7ma sapan tezler geli\u015ftirilmi\u015fti. Bunlar\u0131n hemen hemen t\u00fcm\u00fc, halk\u0131n s\u00f6yleminden olmasa da, bilim d\u00fcnyas\u0131n\u0131n g\u00fcndeminden \u00e7\u00f6pl\u00fc\u011fe s\u00fcp\u00fcr\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>Darwin kendinden \u00f6nceki ve kendi d\u00f6nemindeki \u00e7o\u011fu bilimcinin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, dini ve siyasi otoritenin dikkatini \u00fczerine \u00e7ekmemek i\u00e7in, bilimde farkl\u0131, sosyal ya\u015famda farkl\u0131 tav\u0131r sergilemedi. Dine ve Tanr\u0131 olgusuna do\u011faya bakt\u0131\u011f\u0131 gibi bakt\u0131. \u00d6nyarg\u0131s\u0131z ve ele\u015ftirel. Kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 ger\u00e7ekten korkmadan ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsa a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yledi. \u00d6zya\u015fam \u00f6yk\u00fcs\u00fcnde, din konusundaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerini, gerek\u00e7eleriyle gayet a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde anlatm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin Kitab-\u0131 Mukaddes\u2019in birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturan Eski Ahit (Tanah yani Tevrat ve Zebur\u2019u da kapsayan 39 kitap) hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcnceleri \u015fudur:<\/p>\n<p>\u201cFakat zamanla, g\u00f6kku\u015fa\u011f\u0131 alameti, Babil Kulesi vb. nice \u00f6yk\u00fcyle birlikte, d\u00fcnyan\u0131n tarihi hakk\u0131nda yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclen bilgilerden ve kinci, zorba bir h\u00fck\u00fcmdar\u0131n duygular\u0131n\u0131 Tanr\u0131ya atfetmesinden dolay\u0131, Eski Ahit\u2019in, Hindular\u0131n kutsal kitaplar\u0131ndan ya da herhangi bir vah\u015finin inan\u00e7lar\u0131ndan daha fazla g\u00fcvenilir olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmeye ba\u015flad\u0131m.\u201d<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n yapt\u0131r\u0131mlar\u0131yla, \u00e7ok iyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 insanlar aras\u0131ndaki se\u00e7imi ne y\u00f6nde yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren \u015fu s\u00f6zler \u00e7ok yal\u0131nd\u0131r:<\/p>\n<p>\u201cHerhangi birinin, H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n do\u011fru olmas\u0131n\u0131 dileyebilmesini ger\u00e7ekten de anlayabilmi\u015f de\u011filim; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu durumda kutsal kitap a\u00e7\u0131k\u00e7a, inanmayanlar\u0131n, ki buna babam, erkek karde\u015fim ve neredeyse t\u00fcm arkada\u015flar\u0131m dahildir, sonsuza dek cezaland\u0131r\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 yazmaktad\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>Darwin do\u011faya da ayn\u0131 \u015fekilde yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Hayvanlar\u0131, bitkileri, mikroorganizmalar\u0131 t\u00fcm ya\u015fam\u0131 boyunca inceledi ve onlar\u0131n dilini \u00e7ok iyi anlad\u0131. Kutsal kitapta yazanlarla, do\u011fan\u0131n ger\u00e7ekleri aras\u0131nda se\u00e7im yapmak durumunda kald\u0131\u011f\u0131nda tercihini do\u011fa yasalar\u0131 y\u00f6n\u00fcnde kulland\u0131. Ayn\u0131 \u015fekilde davranarak, kutsal kitaba kar\u015f\u0131 ailesinin ve dostlar\u0131n\u0131n yan\u0131nda yer alacakt\u0131. Darwin\u2019in bir bilim insan\u0131 ve ayd\u0131n olarak ald\u0131\u011f\u0131 tav\u0131r \u00e7a\u011fda\u015f insan\u0131n davran\u0131\u015f modellerini olu\u015fturmu\u015ftur. Dinlerin, ideolojilerin, geleneklerin, felsefelerin etkisinde kalmadan ger\u00e7e\u011fin pe\u015finden gitme yoludur bu.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn b\u00fcy\u00fck k\u00fclt\u00fcr insanlar\u0131 gibi Darwin\u2019in bedeni \u00f6ld\u00fc ama eserleri ya\u015f\u0131yor. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n ayd\u0131nlanma m\u00fccadelesi s\u00fcrd\u00fck\u00e7e o da ayakta kalacakt\u0131r. Ger\u00e7i insanl\u0131k 21. y\u00fczy\u0131la iyi bir \u015fekilde girmedi. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde siyasetin, dinin, paran\u0131n ve medyan\u0131n baronlar\u0131 insan\u0131n son birka\u00e7 bin y\u0131l i\u00e7inde elde etti\u011fi evrensel de\u011ferleri kumar masalar\u0131ndaki fi\u015fler gibi harcamaktad\u0131rlar. T\u00fcm olumlu geli\u015fmelere kar\u015f\u0131n, skolastik \u00e7a\u011f\u0131n izlerini g\u00f6rmekteyiz g\u00fcn\u00fcm\u00fczde. Akl\u0131n, bilimin, bar\u0131\u015f\u0131n, ayd\u0131nlanman\u0131n yerine, sava\u015f\u0131, dini, metafizi\u011fi ve paran\u0131n esaretini ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. Allay\u0131p pullay\u0131p, sanki yeni \u00e7\u00f6z\u00fcmlermi\u015f gibi bunlar\u0131 insanlar\u0131n \u00f6n\u00fcne sunuyorlar. Bu gidi\u015fat\u0131n sonunu tarihten biliyoruz. Bu nedenle Antik \u00c7a\u011f filozoflar\u0131 ve Orta\u00e7a\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck bilgin ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleri gibi, muhte\u015fem y\u00fczy\u0131l\u0131n bilgini Charles Darwin\u2019e de insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck ihtiyac\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>Bir sonraki b\u00fcy\u00fck kutlama 2059 y\u0131l\u0131nda olacak ve bizlerin b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc ne yaz\u0131k ki ona kat\u0131lamayacakt\u0131r. Asl\u0131nda buna \u00fcz\u00fclmemek elde de\u011fil, \u00e7\u00fcnk\u00fc evrim kuram\u0131n\u0131n y\u00fczy\u0131l\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 rahatl\u0131kla s\u00f6yleyebilece\u011fimiz 21. y\u00fczy\u0131l\u0131n o g\u00fcnlerinde \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bilimsel geli\u015fmelerin olaca\u011f\u0131 kesindir. T\u00fcrlerin ve ya\u015fam\u0131n k\u00f6kenine do\u011fru yap\u0131lan b\u00fcy\u00fck seyahatin bir yolcusu olarak duydu\u011fumuz mutlulu\u011fun t\u00fcm topluma yay\u0131lmas\u0131 dile\u011fiyle.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Darwin\u2019in bir biyolog ve jeolog olarak do\u011fabilimlerine yapt\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok katk\u0131 yan\u0131nda, k\u00fclt\u00fcr tarihine ge\u00e7mesindeki en \u00f6nemli etmen, d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 etkilerdir. Darwin ve Lamarck biyoloji tarihinde ilk kez felsefenin ve biyolojinin en \u00f6nemli sorusuna, yani ya\u015fam\u0131n k\u00f6keni ve canl\u0131lar d\u00fcnyas\u0131ndaki g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 \u00e7e\u015fitlili\u011fe ilk kapsaml\u0131 ve ak\u0131lc\u0131 a\u00e7\u0131klamay\u0131 getirmi\u015flerdir. Bir sonraki b\u00fcy\u00fck kutlama 2059 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":479,"featured_media":9759,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[99,38,32],"tags":[461,200],"class_list":["post-9757","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-61-sayi","category-dergi-sayilari","category-evrim","tag-darwin","tag-evrim"],"acf":[],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9757","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/479"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9757"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9757\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9759"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9757"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9757"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/bilimvegelecek.com.tr\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9757"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}