HHÇ site için ilan 2

Kadınlara dair kalıpyargılar, zihin becerilerini etkiliyor

cinsiyet rollerine dair kalıp yargılar

Fotoğraf 2004 Dünya Kadınlar Satranç Şampiyonası’ndan. ©Mario Tama/Getty Images

 

Öncelikle deneye sizden başlayalım. Yazının başlığını bir kez okuyun, sonra da kelime kelime hatırladığınız kadarını yazın. Zorluk yaşadınız mı? İşte bunda ne kadar iyi olduğunuz yaşadığınız ülkeyle ilgili olabilir.

Bilişsel yetilerdeki cinsiyet farklılıkları hayat boyu süren biyolojik, fizyolojik ve sosyal etkileşimlerin bir sonucu. İleri yaşlarda sahip olunan bilişsel yetilerin sosyokültürel çevre incelenmeden anlaşılamayacağı düşünülüyordu. Bu sebeple eğitim alma ve iş hayatına katılma açısından gruplanan kadınların ileri yaşlarda bilişsel yetilerinin ne seviyede olduğu test edildi.

Beş kıtadan ve 27 ülkeden 200.000 kadınla yapılan araştırma Psychological Science dergisinde yayımlandı. Sonuçlar, tutucu ülkelerdeki orta yaş üstü kadınların eşitlikçi ülkelerdeki kadınlara göre hafıza testlerinde daha başarısız olduğunu gösterdi. Genel popülasyonun yaşlanması da ileri yaşlarda bilişsel yetileri ve üreticiliği etkileyen cinsiyet rollerinin öneminin anlaşılmasının gerekliliğini ortaya çıkardı.

Demografi uzmanı Eric Bonsang ve ekibi 50 yaş altındaki bireylerin ulusal anket sonuçlarını analiz etti. Bunun için “otobiyografik bellek” üzerine yapılan bilişsel performans testlerinin verilerini kullandılar. Bu testler bir araştırmacı tarafından okunan 10 kadar kelimenin 1 dakika içinde ya da kısa bir süre içinde hatırlanmasını içeriyordu. Ekip, ülkelerin cinsiyet eşitliği skalasında nerede olduğunu aşağıdaki cümle ile hemfikir olan insanların oranıyla belirledi:“İşler az olduğunda, erkekler kadınlara göre daha fazla iş bulma hakkına sahip olmalıdır.”

Kadınlar cinsiyet eşitliğinin olduğu İsveç, Danimarka, Hollanda, Amerika ve pek çok Avrupa ülkesinde erkeklere göre hafıza testlerinde daha iyi sonuç elde etti. Gana, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve daha geleneksel Avrupa ülkelerinde (Rusya, Portekiz, Yunanistan, İspanya) sonuçlar tersine döndü. Araştırmacıların tahmin ettiği üzere kadınlar daha kötü sonuçlar gösterdiler. İlginç bir şekilde, eşitlikçi ülkelerdeki erkekler de tutucu ülkelerdekilerden daha iyi sonuç elde etti.

Sonuçlar ülkelerin bölgelerine veya ekonomik gelişmelerine dayandırılmadı. Burada başka bir faktör de etkili olabilir; modern ülkelerde (cinsiyet eşitliği olanların çoğu) daha iyi sağlık standartları var. Orta yaş üstü yetişkinler bu ülkelerde daha sağlıklı olabilir, ancak bu gözlemlenen cinsiyet farklılıklarını açıklamak için yeterli değildir.

Başka bir çalışmada yazarlar, toplum tarafından hangi davranışların ve özelliklerin kadınlar ve erkekler için uygun bulunduğunu tartışmaya açtı. Bu sosyal beklentiler insanların hayat amaçlarında, meslek seçimlerinde ve deneyimlerinde farklılığa sebep oluyor. Sonuç olarak, daha geleneksel toplumlarda kadınlar bilişsel yeteneklerini harekete geçirecek eğitim ve iş gibi aktivitelerden uzak kalıyor. Aslında eğitim ve işe katılım, bulguların sadece bir kısmını açıklıyor. Çalışmanın her yaş grubunu karşılaştırmaya ihtiyacı var ve eğitime erişme imkânı açısından ülkeler arasındaki fark kapanıyor, yani eğitimin bilişsel yetiler üzerindeki etkisi azalıyor.

 

Kalıpları yıkmak

Yeteneklerimizi şekillendiren kalıplar hakkında kanıt sağlarken kadınsılığa atfedilen sosyal duyarlılık ve dil becerisi gibi kalıpların uygunluğunun da araştırılması gerekiyor.

Örneğin, geleneksel ülkelerdeki erkekler sosyal duyarlılığı ölçen testlerde kadınlara göre daha düşük puanlar mı alıyor? Amerikalı öğrencilerle yürütülen bir araştırma tam da bunu gösterdi. Bu etki, daha tutucu ülkelerde daha güçlü gözlemlenebilir.

Yapılan bu çalışmada, bir şeyi onayladığında ya da desteklediğinde bir gruba atfedilen olumsuz özelliklerle damgalanma korkusu anlamına gelen “kalıpyargı tehdidi” incelendi. Farz edelim ki matematik testi çözen bir kadınsınız. Genel algının kadınların matematikte kötü olduğu yönünde olmas,ı alacağınız puanı ve konsantrasyonunuzu etkileyebilir. Bu korku daha düşük not almanıza ve kalıplaşmış gruplarla kıyaslanmanıza yol açabilir.

Bu etki çok güçlüdür ve olumsuz kalıplar hatırlatıldığında, kadınlar matematik testlerinde düşük performans gösterebilir. Başka bir test de Afrikalı Amerikalıların entelektüel yetenekleriyle ilgili benzer sonuçlar vermiştir. İleri yaştaki kadınlarla ilgili araştırma da kalıpyargı tehdidi teorisiyle yorumlanabilir.

Yapılan başka bir araştırmada daha yaşlı katılımcılara “yaş kalıpyargıları” ile ilgili, hafızanın yaşla zayıfladığını anlatan makaleler okutuldu. Sonuçlara göre, bilişsel bir görev verildiğinde tepki sürelerinin geciktiği görüldü. Ayrıca, beyin dalgalarının aktivitesine bakarak kendileri hakkında daha olumsuz düşüncelere sahip oldukları görüldü.

Aynı çalışma, olumsuz kalıplara kısa süre maruz kalmanın bilişsel fonksiyonlar üzerinde kalıcı etkiler yarattığını gösterdi. Aynı durum sürekli olumsuz cinsiyet ve yaş kalıplarına maruz kalan tutucu ülkelerdeki düşük hafıza testi sonuçlarını da açıklayabilir.

 

Bir ülkeyi ne cinsiyetçi yapar?

Gelecekteki çalışmalar yalnızca cinsiyet rollerine odaklanmak yerine ülkelerin politik sistemlerini de değerlendirmeli. Bir teoriye göre modernleşme zamanla demokratikleşmeye ve cinsiyet rollerine olan yaklaşım da dahil olmak üzere özgürleşmeye sebep oldu. Buna göre toplumun politik veya dini mirası toplumun değerlerini etkiliyor.

Tesadüf olmayacak şekilde, en uzun süreli demokrasiler de en eşitlikçi ülkelerden çıktı. Bu araştırmaya göre, demokratikleşme ve kalıpyargı tehdidinin medyada geleneksel cinsiyet rollerini eleştiren reklamlar yardımıyla ortadan kalkması önemli gözüküyor. Bu çalışmalar kadın ile erkek arasındaki eşitsizliğe dünya çapında bir denge getirebilir.

 

Çeviren: Nazlı Turan

Notre Dame Üniv.  Havacılık ve Makine Mühendisliği Doktora Öğr.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

 

 

 

Hz. Muhammed ve Kuran

Hasan Aydın

+Hz. Muhammed Kuran

Bu eserinde Hasan Aydın, Kuran’ın ayrıntılı bir okumasını yaparak Müslümanlığın kutsal kitabının zaman ve mekâna bağlı tarihsel niteliğini kanıtlıyor. Hz. […]

Gazzali

Hasan Aydın

gazzali_kapak

Bir İslam düşünürü olarak, klasik İslam düşüncesinin evriminin zirvesini ve en yalın ifadesini temsil eden Gazzâlî’yi inceleyen Hasan Aydın’ın bu […]

Eski Yunan Felsefesinde Aşk

Hasan Aydın

+Eski yunanda aşk_kapak

Aşk, insanı ele alan, onu anlamaya ve kavramaya yönelen hiçbir düşünsel etkinliğin kayıtsız kalamayacağı en temel insani fenomenlerden birisidir. Bu […]

50 Soruda Deprem

Haluk Eyidoğan

deprem

Bu kitapta depremle ilgili akla gelen tüm soruların yanıtını bulabileceksiniz. 50 Soruda dizisinin yeni kitabı “50 Soruda Deprem”de, İTÜ Jeofizik […]