Ana Sayfa 237. Sayı Yapay zekânın mum ışığında bilim

Yapay zekânın mum ışığında bilim

Doğa filozofları ile başlatabileceğimiz bilimsel-sorgulayıcı düşünce, önce 17. yüzyıl bilimsel devrimleri ile sonrasında Einstein’ın genel görelilik teorisi ve olasılıkçı bir evren tanımlayan kuantum teorisi ile güncellenmiştir. Bilimsel kavrayışımızı şekillendiren bu devrimlerden sonra yapay zekâ ile bilimsel kavrayışımızı sorgulayacağımız yeni bir bilimsel metodolojiye geçmekteyiz. Yapay zekâ, evrenin işleyişini anlamamızı sağlayan, açıklayan temel bilimler alanında kullanılırsa, teorilerin, denklemlerin yerini ne alacak? YZ bilimsel bir hipotez, teori üretebilir mi? Bildiğimiz teorilerle çözemediğimiz bir problemi YZ ile çözebiliyorsak fakat bu kara kutuyu anlayamıyorsak, onu kullanmaktan vazgeçmeli miyiz?

292

Dr. Bora Cebeci Bilimsel kavrayışa etkisi bakımından kuantum mekaniği ile 20. yüzyılda yaşanan değişimin bir benzerini, günümüzde yapay öğrenme metotlarının kullanılmasıyla yaşamaktayız. Kuantum teorisi ile deterministik olmayan metotlara geçiş ve bilimsel çalışmalarda kullanılmasının kabul görmesi yeni bir gelişmeyken bir kara kutuya doğru ilerlemekteyiz. Okuyacağınız yazıda, gelişen yapay öğrenme metot ve teknolojileriyle bilimsel kavrayıştaki değişim üzerinde […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
Önceki İçerikVeri sahipliği demokrasisi ve dijital sosyalizm
Sonraki İçerikİç/dış göçler ve siyaset