Leman Atalay
Amerikalı yazar Howard Fast, 20. yüzyılın önemli toplumcu yazarlarından biridir. Tarihsel romanlarında resmi tarihin çoğu zaman geri plana ittiği insanların yaşamlarını ve mücadelelerini konu edinmiştir. Türkçeye Behice Boran tarafından çevrilen Hürriyet Yolu (Freedom Road), yazarın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Roman, Amerikan İç Savaşı sonrasında köleliğin kaldırılmasının ardından başlayan Yeniden Yapılanma dönemini ve özgürlüğüne yeni kavuşan siyahilerin eşit yurttaşlar olarak yaşama mücadelesini anlatmaktadır.
Bazen bir kitap yalnızca bir roman değildir; aynı zamanda tarihin karanlıkta kalmış sayfalarına tutulmuş güçlü bir ışık kaynağıdır. Yakın zamanda okuduğum bu eser, tam da böyle bir kitap. Gerçek olaylardan yola çıkılarak kaleme alınmış olan bu romanın, ülkemizde hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünüyorum. Oysa yalnızca edebiyat meraklılarının değil, insanlık tarihini anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken eserlerden biri.
Kitabın daha ilk sayfalarında yer alan ithaf, okuyucuyu derinden etkiliyor: “Faşizme karşı savaşta can vermiş, ak ve kara, sarı ve kızıl derili bütün erkek ve kadınlara…” Bu ithaf, romanın yalnızca belirli bir dönemi anlatmadığını; özgürlük, eşitlik ve insan onuru uğruna verilen evrensel mücadeleye seslendiğini gösteriyor.
Eser, Abraham Lincoln tarafından başlatılan köleliğin kaldırılması sürecinin ardından yaşanan gelişmeleri konu alıyor. Amerikan İç Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte siyahiler hukuken özgürlüklerine kavuşmuş görünseler de gerçek yaşamda durum çok farklıdır. Köleliğin zincirleri kırılmıştır; ancak kölelik sonrası yaşamın nasıl kurulacağı, siyahilerin toplumsal ve siyasal yaşamın neresinde yer alacağı soruları bütün ağırlığıyla ortadadır. Roman, işte bu tarihsel dönemin içinden yükselen insan hikâyelerini anlatıyor.
Kitapta özgürlüğün yalnızca bir yasa maddesi olmadığı, öğrenilmesi, yaşanması ve korunması gereken bir toplumsal gerçeklik olduğu vurgulanıyor. Yüzyıllar boyunca köle olarak yaşamaya zorlanan insanların, özgürlüğün ne anlama geldiğini keşfetme çabaları etkileyici bir gerçekçilikle aktarılmış. İlk kez kendi kaderlerini belirleme hakkına sahip olan siyahilerin yaşadığı umutlar, korkular, hayal kırıklıkları ve direnme iradeleri okuyucuyu derinden etkiliyor.
Romanın en güçlü yanlarından biri, siyahiler ile beyazlar arasındaki ilişkiyi tek boyutlu bir bakış açısıyla ele almamasıdır. Yazar, dönemin tüm çelişkilerini ortaya koyarken insanların birlikte çalışma, üretme ve ortak bir gelecek kurma çabalarını da gözler önüne seriyor. Özellikle siyahilerin eğitim, toprak edinme, siyasal temsil ve yurttaşlık hakları için verdikleri mücadele, romanın temel eksenini oluşturuyor. Eserin sonunda yer alan “Son Söz” bölümü bu açıdan son derece önemli.
Yazar burada, beyazlarla siyahilerin birçok yerde birlikte yaşadıklarını, birlikte çalıştıklarını, birlikte yaşlanıp kimi zaman birlikte öldüklerini anlatır. Ancak daha sonra güçlü çıkar çevrelerinin, Amerikan halkının bu ortak yaşam deneyimini ve siyahilerin eşit yurttaşlar olarak demokratik bir uygarlığın kurulmasına yaptıkları katkıyı unutmasını istediğini söyler. Bu değerlendirme yalnızca Amerikan tarihine değil, dünyanın birçok yerinde yaşanan toplumsal mücadelelere de ışık tutmaktadır.
Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, köleliğin kaldırılmasını bir son olarak değil, yeni bir başlangıç olarak ele almasıdır. Howard Fast, özgürlüğün ilan edilmesiyle özgürlüğün yaşanması arasındaki farkı bütün açıklığıyla ortaya koyar. Bu nedenle eser, yalnızca köleliğin tarihini değil, yurttaşlık mücadelesinin tarihini de anlatmaktadır.
Kitabın Türkçe çevirisinin, Türkiye sosyalist hareketinin öncü isimlerinden, akademisyen ve siyasetçi Behice Boran tarafından yapılmış olması da ayrıca dikkat çekici. Boran’ın özenli ve akıcı çevirisi sayesinde eser yalnızca anlamını değil, ruhunu da okuyucuya ulaştırabilmiştir. Çeviri, kitabın etkisini artıran önemli unsurlardan biridir.
Bir kitabın değeri bazen çok satanlar listelerindeki yeriyle değil, okuyucunun zihninde bıraktığı izlerle ölçülür. Bu eser de okunduktan sonra uzun süre unutulamayacak kitaplardan biri. İnsanlık tarihinin önemli bir dönemini, sıradan insanların yaşamları üzerinden anlatırken özgürlüğün ne kadar zorlu mücadeleler sonucunda anlam kazandığını gösteriyor.
Evet, kölelik kalktı belki; fakat modern kölelik herkesi eşit biçimde içine alan yeni bir gerçeklik olarak varlığını sürdürmektedir.
-Hürriyet Yolu, Howard Fast, Çev. Behice Boran, ilk basım 1966.







