Berk Niyazi Aydın Aydınlanmanın evrensel aklına bir başkaldırı olarak 20. yüzyılın ikinci yarısında filizlenen post-modernizm, günümüzde yerini hakikatin duygusal inançlar ve kişisel kanaatler karşısında ikincil konuma düştüğü post-truth (hakikat sonrası) çağına bırakmıştır. Bu makale, bilimin ve insanlık tarihinin lineer bir düzlemde değil; yerleşik ortodoks otoriteler ile statükoyu sarsan heterodoks fikirlerin diyalektik çatışmasıyla nasıl ilerlediğini incelemektedir. […]
Post-truth çağında bilimsel ilerlemenin diyalektiği
Bilişsel çeşitliliğin ve çok sesliliğin inovasyon üzerindeki kanıtlanmış etkisinden hareketle; devlet bütçelerinin bilimden uzaklaşması, yapay zekânın manipülatif gücü ve toplumsal kutuplaşma üçgeninde sıkışan insanlığın çıkış yolu aranmalı. İçinde bulunduğumuz bu epistemolojik kriz ortamında hakikati savunma ve eleştirel düşünceyi koruma noktasında “sıradan vatandaşın” sorumluluğu kritiktir.







