Ana sayfa 193. Sayı Kitapçı Rafı

Kitapçı Rafı

280
PAYLAŞ

Deniz Karakaş Şencan

Maddenin Son Yapıtaşları
Gerrard’ T Hooft, Çev. Mustafa Özen, Alfa Bilim, 2020, 272 s.

Nobel Fizik Ödülü (1999) sahibi Gerard ’t Hooft bu kitabında son 50 yılda maddenin en küçük tanecikleri üzerine yapılmış olan araştırmaları öykü diliyle anlatmayı amaçlıyor. Doğanın yapbozunu oluşturan parçaları bilim insanlarının nasıl tek tek bulup birleştirdiklerini basit ve herkesin anlayacağı bir dille aktarmaya çabalayan Gerard ’t Hooft, bir yandan da parçacık fiziğinin temel kavram ve ilkelerini özetliyor. Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş bu yeni baskıda yazar 2012 yılında keşfedilen Higgs parçacığı ve nötrino kütleleri için ek bölümler ekleyerek parçacık fiziğinin son geldiği noktayı ortaya koymayı hedefliyor.

Darwin ve Sonrası -Doğa Tarihi Üzerine Düşünceler
Stephen Jay Gould, Çev. Ceyhan Temürcü, Say Yayınları, 2020, 352 s.

Darwin ve Sonrası S. J. Gould’un ilk kitabıdır. Gould bu kitabında okura evrim kuramını açıklayarak Charles Darwin’in düşüncesinin bilim dünyası ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini anlatır. Yazarın dünya görüşü okura bazı sosyal ve kültürel tartışmalara biyoloji biliminin ışığı altında göz atma fırsatı verir. Gould, insanın evrimleşmesini ele alırken Friedrich Engels’in beynin evriminde düşüncenin değil emeğin belirleyici olduğu görüşünü ileri sürmekte ne kadar haklı olduğunu belirtir; Homo sapiens’in ırklara ayrılmaması gerektiğini ileri sürer.

Zeytinlikten Sofraya Zeytinyağının Hikâyesi-Her Üreticinin ve Tüketicinin Bilmesi Gerekenler
Patricia Ohara, Richard Blatchly, Çev. Zeynep Delen Nircan, İş Bankası Kültür Yayınları, 2020, 396 s.

Yıllar süren ve kıtalararası çalışmanın ürünü olan bu kitabın orijinali İngiliz Kraliyet Kimya Derneği (Royal Society of Chemistry) tarafından yayımlandı. Üretiminden depolanmasına, sağlığa faydalarından kusurlarına, zeytin ağaçlarının dikiminden hasat şenliklerine kadar tüm yönleriyle zeytinyağının hikâyesi, başta üreticiler ve tüketiciler olmak üzere zeytine gönül bağı olan tüm zeytin severler için anlatılmayı amaçlıyor.

Antropoloji Kuramları Tarihi
Liam D. Murphy, Paul A. Erickson, Çev. Özge Kanlı, Sümer Yayıncılık, 2020, 348 s.

Çok satanlar listesine girmiş bu kuramsal metnin beşinci baskısı, daha çok toplumsal cinsiyet ve cinsellik konularını kapsayacak şekilde ve Dijital Çağın Antropolojileri ile ilgili yeni bir bölümü içeren önemli güncellemelerin de eklenmesiyle tekrar gözden geçirilmiştir. Anahtar sözcük tanımları sayfaların alt kısmında tekrar belirtilmiş ve okuyucular için daha güçlü bir bağlam oluşturmak adına kuramcılarla ilgili biyografik bilgiler geliştirilmiştir. İster tek başına isterse de Antropoloji Kuramları Tarihi Üzerine Okumalar adlı rehber baskı ile okunsun, bu metin esnek ve kullanımı kolay formatıyla lisans seviyesinde antropoloji dersleri veren eğitimcilere geniş bir kapsam sağlamaktadır.

Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar
Frantz Fanon, Çev. Kahraman Çayırlı, Sel Yayınları, 2020, 357 s.

Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar’ın ilk bölümü olan Psikiyatri Yazıları’nda Fanon, sömürgeci unsurların tetiklediği yabancılaşma ve bu yabancılaşmanın akıl hastalıklarıyla ilişkisi üzerine yeni bir bakış açısı geliştirip, Avrupa gerçekliğini esas alan tedavilerin sömürgeci kodlarını teşhir etmeye girişiyor. Cezayir Bağımsızlık Savaşı’yla birlikte Ulusal Kurt uluş Cephesi saflarına katılan ve El Moudjahid gazetesinde yazmaya başlayan Fanon’un Siyasi Yazılar’ından müteşekkil ikinci bölümdeyse, hem savaşın geçirdiği evrim ve artık önlenemez bir güç olarak sokaklara taşan özgürlük istenci hem de bu devrimci mücadele uğrunda kaybedilenlerin hikâyeleri gözler önüne seriliyor.

Hititler
Jorg Klinger, Çev. Firuzan Gürbüz Gerhold, Alfa, 2020, 158 s.

Jörg Klinger Ön Asya’nın en kalıcı izler bırakmış halklarından biri olan Hititlerin tarihiyle ilgili kısa ve öz ancak rahat okunabilecek bir giriş sunuyor. Hititlerin eski dilini ve kültürünü aydınlatırken, hükümdarları I. Hattuşili ve I. Murşili liderliğinde İÖ 2. bin yıldaki yükselişlerini içeren tarihi sürece de ışık tutuyor. Bu arada Hitit hükümdarlığının temel özellikleri, toplumu, ekonomisi, yasaları ve dininin yanı sıra ölümden sonraki yaşamla ilgili inanışları ve kültürel süreklilikleriyle ilgili bilgi veriyor.

Yakınsama-Evreni Açıklayan En Derin Fikir
Peter Watson, Eylem Yenisoy Şahin, Kolektif, 2019

Watson bu çalışmasında fizikle kimya arasındaki yakın ilişkiyi, kuantumun diğer bilimlere nasıl yakınsadığını, klimatolojinin mitolojiyle, botaniğin arkeolojiyle nasıl ilişkilendiğini ve disiplinlerarası uyuma dair tüm meseleleri irdeliyor. Farklı bilimler, farklı başlangıç noktaları ve hiç benzemeyen ilgi alanlarına rağmen bir araya geliyor; egemen anlatıyı, evrenin tarihini anlatmak üzere yakınsıyor ve birleşiyor. Başlangıçta tereddütle karşılansa da “yakınsama” Nobel Ödüllü fizikçi Steven Weinberg’in ifade ettiği üzere, “evreni açıklayan en derin fikir”dir. Günümüzün bilgi toplumlarındaysa çok önemli bir eğilime dönüşerek iş, eğitim ve teknoloji gibi çeşitli alanların gidişatına yön vermeye başlamıştır.

Hayal Et -Yaratıcılığın Sırrı Nedir?
Jonah Lehrer, Çev. Ferit Burak Aydar, Ayrıntı Yayınları, 2020.

Karar Ânı kitabıyla New York Times’ın çok-satan yazarları arasında yer alan Jonah Lehrer, bu çalışmasında yeni yaratıcılık bilimine parıltılı ve ifşa edici bir bakış attığını iddia ediyor: İlham mitini, yüksek güçleri, hatta yaratıcı “tipleri” dahi paramparça eden bu bakışa göre, yaratıcılık talihin tasarrufunda olan tekil bir armağan değildir. Yaratıcılık hepimizin çok daha etkili bir şekilde öğrenebileceği belirgin düşünce süreçlerinin ürünüdür. Jonah Lehrer, Hayal Et’te yaratıcılık açısından monoton olanı kucaklamanın, tıpkı bir çocuk gibi düşünmenin, üretici gündüz düşleri kurmanın ve seyahatlerde olduğu üzere bir yabancının perspektifine uyumlu hale gelmenin önemini ortaya koymayı amaçlıyor. Lehrer, yaratıcı işbirliği içinde olan eski ve yeni partnerlerin ideal durumlarını gözler önüne sererken, eleştirinin neden yaratıcılık süreci için hayati bir öneme sahip olduğunu açıklamaya girişiyor.

Sultanın Kızılbaşları- 2.Abdülhamid Dönemi Alevi Algısı ve Siyaseti
Yalçın Çakmak, İletişim, 2020, 472 s.

Osmanlı’da devlet zihniyetine kayıtlı Kızılbaş/Alevi algısı devlet politikalarına yansımış mıdır? Uzun süren bir mutlak iktidar döneminde Kızılbaşlar/Aleviler hakkındaki belgeler, kurumlar arası yazışmalar, uygulamalar genel bir siyaset izleği sunabilir mi? Yalçın Çakmak, Sultanın Kızılbaşları’nda, II. Abdülhamid döneminin ve rejiminin kendi siyaset anlayışı ve araçları ile devletin genel Alevi politikası arasındaki paralelliklerle değişimlere yoğunlaşıyor. Birincil kaynaklar, Osmanlı arşivleri ile misyonerlerin arşivleri, faaliyet raporları, Alevi cemaatinin içindeki menkıbe ve anlatılar, cemaat içi gerilimlerle dayanışma pratikleri, II. Abdülhamid rejiminin merkez yöneticileri ile taşra idarecileri arasındaki yazışmaların gösterdiği farklı uygulamalar ve algılar arasında Alevi nüfusa yönelik politikaları inceliyor.

Tanrıya Uzak Merkeze Yakın -Meksika ve Türkiye’de Çevre Kapitalizminin Tarihsel Sosyolojisi
Ertan Erol, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2020, 201 s.

Meksika ve Türkiye, birbirlerinden farklı coğrafyalarda, farklı doğal kaynaklara, toprak ve nüfus büyüklüğüne sahip olmasına rağmen, bağımlı kapitalist üretim ilişkilerinin ortaya çıkışı, gelişmesi, konsolide olması ve yeniden üretilmesi süreçleri önemli ölçüde benzerlik gösteren iki ülkedir. Birbirine yakınsayan zaman-mekânsal koşullar, çevre kapitalizminin biçimini de belirleyen temel unsur olarak iki ülkedeki sosyoekonomik yapıyı da birbirine oldukça benzer kılmıştır. Bu bağlamda Ertan Erol’un elinizdeki çalışması, çevrede kapitalist mekânın oluşumunu, kendine özgü yanlarıyla tarihsel bağlamda kavramsallaştırarak, Meksika ve Türkiye’de bağımlı kapitalizmin dönüşümü ve alt-emperyalizm formunda yeniden üretimi hakkında güncel bir karşılaştırma yapmayı hedefliyor.

Temel Kavram ve Sorunlar-L.Wittgenstein
Kolektif, Bilgesu Yayıncılık, 2020, 303 s.

Bu kitap ana kavram ve sorunlarıyla Wittgenstein felsefesini oraya koymaya çalışan bir Wittgenstein albümü olarak okunabilir. Tek bir dil geliştirme çabasıyla başlayıp dilin kullanımlarına hiçbir müdahalede bulunmama, sadece çeşitli yaşam bağlamlarında oynanan dil oyunları çokluğunu gözler önüne sermeyle biten bir felsefe çizgisini tüketici bir biçimde sunmak aşırı bir iddia olurdu. Burada onun dil (ve/veya mantık) ve metafizik sorunlarını ele alan kimi yazılara olduğu kadar, estetik ve etikle ilgili çalışmalarını ele alan yazıları da yer verilmiştir. Bunun Wittgenstein düşüncesini değişen ve aynı kalan yanlarıyla anlamaya yardımcı olması beklenmektedir.

Ben Yüz Çiçekten Yanayım
Esra Dicle, İmge, 2020, 253 s.

Yazar Esra Dicle, Nâzım Hikmet tiyatrosunun bütününü yenidenyazım izleğinde ve çağdaş sanat kuramlarının izinde kapsamak gibi bir işe girişiyor. Nâzım Hikmet tiyatrosunun en dikkat çeken özelliğini, pek çok farklı biçimin, diyalektik materyalist felsefenin harcıyla birbirine nasıl bağlandığını araştırıyor. Oyunların “yazınsal pratiklerinin açıklanması, eserlerinin kendisinden önceki yazınsal birikim ile farklı biçimlerde kurulan metinlerarası bağlantılarının incelenmesi, eserlerin türsel konumlanışları, içerdiği söylem türleri, alımlama süreçleri, zaman-mekânsal bağlanımları, farklı dil ve söylemlerle nasıl hesaplaştığı, diyalektik materyalist estetiğin nasıl biçimlendiği” gibi pek çok açıdan yapılacak okumalara yeni bir katkı sunuyor.

Çin Bilmecesi: Çin’in Ekonomik Yükselişi-Uluslararası İlişkilerde Dönüşüm ve Türkiye
Derleyenler: Mustafa Yağcı-Caner Bakır, Koç Üniversitesi Yayınları, 2020, 272 s.

Mustafa Yağcı ve Caner Bakır’ın derlediği Çin Bilmecesi, bu yükselişin sebeplerini ele alarak Türkiye açısından yansımalarını değerlendiriyor. Türkiye’nin önde gelen akademisyenleriyle Çin’de üst düzey diplomat ve bankacı olarak hizmet vermiş uzmanlarını bir araya getiren Çin Bilmecesi, disiplinlerarası bir yaklaşımla şu sorulara yanıt arıyor: Çin’in yükselişinin tarihsel, siyasal ve ekonomik arka planı neydi? Türkiye’nin bu arka plandan çıkaracağı dersler neler olabilir? Türkiye gibi ülkeler Çin’in yükselişinden nasıl etkileniyor? Çin merkezli bir küresel sistem Amerika merkezli bir sistemden hangi açılardan farklılaşıyor? Çin’in ekonomi politikalarının ve diplomasisinin Türkiye’ye sunabileceği fırsatlar ve tehditler nelerdir? 21. yüzyıl Çin yüzyılı mı olacak? Çin Bilmecesi, bu sorular temelinde hem akademik hem de profesyonel anlamda ihtiyaç duyulan karşılaştırmalı bir analiz sunuyor.