Ana sayfa 204. Sayı Kitapçı Rafı

Kitapçı Rafı

46

Psikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı– Yöntembilimsel Bir İnceleme
Lev Vigotksi, Çev. Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, 2021, 256 s.
Gelişim psikolojisi, çocukların ve ergenlerin psikolojik gelişimi, dil gelişimi, bilişsel gelişim gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla tanınan Sovyet psikolog Lev Vigotski’nin temel yapıtlarından biri. Vigotski’nin bu kitabı, diğer eserlerinden bir miktar ayrılıp yöntem tartışmalarına odaklandığı, denebilirse diğer çalışmalarının altyapısını inşa etmeye çalıştığı, bunları yaparken de psikoloji dünyasında 20. yüzyıl başında yaşanan krizi ele aldığı bir yapıt. Ekim Devrimi’nden dokuz yıl sonra 1926’da kaleme alınan bu çalışma, Marksizm ile psikoloji arasındaki bağları geliştirme, idealizm ile materyalizm arasındaki ayrımları belirleme girişimi olarak da okunabilir. Kendi çağında psikoloji disiplininin krize girdiğini savlayan Vigotski, ele alınan nesnelerle kavramlaştırmaların birbirinden ayrışmasına, genel bir kuramsal çerçevenin eksikliğine, çözümlenmemiş kuramsal ve yöntemsel sorunların tekrar tekrar ortaya çıkmasına işaret ediyor. Vigotski’ye göre sadece krize işaret etmek değil, onu aşmak için çözüm yollarını göstermek de önemli.

Matematiği Nasıl Anlamalı?– Çözümü Düşündüğümüzden Daha Kolay
Anne Lene Johnsen, Elin Natas, Çev. Nezihat Bakar Langeland, Doruk Yayınları, 2021, 290 s.
Çocuklar ve gençler çoğunlukla ilkokul matematik müfredatında zorluk yaşıyorlar. Yazarlar, bu öğrenme problemleriyle neden ve nasıl karşılaşıldığını anlatıyor. Aynı zamanda bu problemlerin en etkin biçimde nasıl çözüleceğini göstermeyi amaçlıyorlar. Çocuklarının matematik becerilerini geliştirmek için ailelerin matematikte iyi olmalarının gerekmediğini anlatmaya çalışıyorlar. Kitabın dilinin anlaşılır ve kullanımı kolay olması hedeflenmiş. Yazarlardan, Elin Natås kendisi de disleksi ve ağır öğrenme güçlüklerini aşmış biri. Oslo’da öğrenme güçlüğü olan çocuklar için özel öğretmen ve uzman eğitimci olarak çalışıyor. Kendisinin de yararını gördüğü yöntemle, 20 yıldan uzun süredir yüzlerce çocuğun matematikte ilerlemelerine yardımcı olmuş. Anne Lene Johnsen, gençler ve yetişkinler için kişiye özel eğitim üzerine çalışmış.

Meraklısına Bilim 2020
Kolektif, Doğan Kitap, 2021, 336 s.
Bilim Akademisi akademik liyakat, dürüstlük ve özgürlük ilkeleri üzerine kurulmuş, Türkiye’nin başarılı bilim insanlarını, bilime katkılarına göre üyeliğe davet eden bağımsız bir akademi ve aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşudur. Bu seçki, bilim insanlarının katkısıyla, çoğunluğu 2020’de Bilim Akademisi’nin popüler bilim yayını sarkac.org’da yayımlanmış yazılardan oluşturulmuş. Meraklısına Bilim’de araştırmacıların bilimsel düşünce ve yöntemi anlattığı yazı ve alıntılar, Covid-19’un değiştirdiği dengeleri ele alan yazılar ile matematik, Nobel Ödülleri, tıp araştırmaları, bilim tarihi, karadelikler ve kameralar/görüntüleme üzerine pek çok yazı yer alıyor.

Büyük Biyologlar Ray’den Hamilton’a
Ioan James, Çev. Cumhur Öztürk, İş Bankası Kültür Yayınları, 2021, 312 s.
Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu çalışmasında, günümüzden 400 yıl geriye uzanarak otuz sekiz büyük biyoloğun biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, biyologların bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de durmaya çalışıyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, biyolojinin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve biyolojik teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. Kitap, aralarında Sloane, Linnaeus, Banks, Lamarck, Humboldt, Hooker, Owen, Aggassiz, Darwin, Galton, Mendel, Wallace, Huxley ve Crick gibi pek çok büyük biyoloğa ait ilginç hayat hikâyelerini anlatıyor.

Ortaçağ’da Felsefe
Etienne Gilson, Çev. Ayşe Meral, Doğu Batı Yayınları, 2021, 991 s.
20. yüzyılın Ortaçağ’a yüzü olan Fransız düşünür Étienne Gilson, bu dönemin kültürünü daha yakından tanımak isteyenlerin başlıca kaynak olam iddiasında. Batı düşüncesine yeni bir soluk katan Ortaçağ, uzun süre “karanlık” ve “geri” bir zaman dilimi olarak nitelendirilmiştir. Gelgelelim Platon ve Aristoteles ile doruk noktasına ulaşan Antikçağ felsefesini, çağdaşı İslâm medeniyetini ve Yahudi düşüncesini felsefesine katmayı başlıca hedefi haline getiren Ortaçağ düşüncesi, Gilson’un bu yapıtıyla tüm farklı bir boyuta taşınmaya çalışılmıştır. Yazara göre Ortaçağ felsefesi tarihi, içinden çıktığı teolojik köklerden soyutlayarak ele almak, tarihsel gerçekliğe sırtını dönmek ve açıkçası onu pek de bilmemektir. Bu döneme nüfuz etmek, her şeyden önce teologların kaleme aldıkları metinlere, birincil kaynaklara, elyazmalarına yani bugün Ortaçağ felsefesi olarak adlandırdığımız büyük felsefenin yeşerdiği satırların içinde uzun bir yolculuğa çıkmakla mümkündür. Sorbonne’un Ortaçağ felsefesi uzmanı, Académie Française üyesi Étienne Gilson, bu kitabında “aklın büyük ustaları” ile “imanın şövalyeleri”ni bir araya getirmekte; akıl, metafizik, felsefe, teoloji, inanç ve skolastik düşünce üzerine yapılan en temel tartışmalara yer vermeye çalışmıştır.

Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi
Anthony Gottlieb, Çev. Cansen Mavituna, Vakıfbank Kültür Yayınları, 2021, 348 s.
Britanyalı fikir tarihçisi Anthony Gottlieb bu kitapta, Batı düşüncesinin Rönesanstan sonraki ikinci büyük entelektüel patlaması olan Aydınlanma Çağını ele alıyor. Aydınlanma Rüyası, Galileocu bilimsel devrimin ve kanlı din savaşlarının ardından Descartes, Hobbes, Spinoza, Locke ve Leibniz’in felsefi sorgulamalarıyla temelleri atılan Aydınlanmanın, sonraki yüzyılda Hume, Voltaire ve Rousseau gibi filozofların tartışmalarıyla Avrupa’nın kültürel coğrafyasında nasıl büyük bir zihin devrimine yol açtığını inceliyor. Otuz Yıl Savaşlarından Fransız Devrimine uzanan süreçte yaklaşık yüz elli yıllık bir döneme tekabül eden canlı tartışma ortamını ayrıntılarıyla ele alan Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi, Aydınlanmacıların dinsel düşünceden seküler düşünceye, ahlâk felsefesinden toplumsal düzen arayışlarına yönelişini takip etmek adına önemli bir başvuru kaynağı olma iddiasında.

İran Meşrutiyet Tarihi
Ahmed Kesrevi Tebrizi, Kaynak Yayınları, 2021, 972 s.
Çağdaş İran tarihinin başlangıç noktası olan Meşrutiyet Hareketi’nin öyküsü, İran’lı aydın Ahmed Kesrevi Tebrizi’nin kaleminden aktarılıyor. Meşrutiyet Hareketi sürecinde devrimin amacı konusunda ortaya çıkan iki karşıt çizginin, “Meşrüta” ve “Meşrüa” mücadelesinin 20. yüzyıl boyunca İran’daki siyasi tartışmaların ve mücadelenin eksenini oluşturması, 1979 Devrimi’ne ve sonraki gelişmelere yön vermesi, kitabı günümüzdeki Iran’ı anlamak için de önemli kılıyor. Rusya ve İngiltere’nin Meşrutiyet Hareketi öncesinde, sırasında ve sonrasında İran üzerindeki çıkar mücadelesi, siyasi akımların ve siyasetçilerin bu mücadele karşısında kitapta aktarılan tutumları, geçtiğimiz yüzyılda İran’ın yaşadığı siyasi değişikliklerin anlaşılması amaçlanıyor ve emperyalizme karşı mücadelenin İran toplumundaki kökleri gözler önüne serilmeye çalışılmış. Din adamlarının mensup oldukları sınıfların önderleri olarak İran toplumunda var olagelen özgün yerleri, büyük etkileri, siyasi gelişmelerdeki vazgeçilmez rolleri bu kitapla tarihsel bir çerçeveye oturtulmaya çalışılmış.

Kuşların Felsefesi
Elise Rousseau, Çev. Murat Erşen, Domingo Yayınları, 2021, 172 s.
Ömrünü kuşları izleyerek geçirmiş Fransız kuş bilimci Philippe J. Dubois ve filozof Élise Rousseau, kuşların yaşamlarından ilham almış yirmi iki küçük hayat dersi ile insanı önce kendileri üzerine düşünmeye davet ediyor. 15 dile çevrilen Kuşların Felsefesi’ni okurken kızılgerdanın neden kartaldan daha cesur olduğunu, kuzey denizkırlangıcının okura “yola çıkmak” hakkında neler öğretebileceğini ve –yeşilbaş ve penguenin göstereceği üzere– sevmenin en iyi yolunun akıldan mı yoksa kalpten mi geçtiğini keşfetmeyi vaadediyor.

Büyük Balık – Meditasyon Bilinç ve Yaratıcılık
David Lynch, Çev. Mehmet Öznur, Encore, 2021, 192 s.
Lynch, otuz yıldan uzun bir süredir pratiğini yaptığı Transandantal Meditasyon’un kendi hayatında yarattığı farkı ilk defa bu kitapta açıklamaya çalışıyor. Fikirler ona nereden geliyor, onları nasıl yakalıyor ve en çok hangi fikirler onu cezbediyor gibi soruları açık bir dille cevaplamaya çalışıyor. Spesifik olarak, kendi işlerini derinden etkileyen Transandantal Meditasyon’un herkese faydası olacağını, dünyaya barışı getireceğini ileri sürüyor. Büyük Balık Lynch’in dünyasına daha derinden bakmaya can atan hayranları için bir aydınlanma gibi. Ve aynı şekilde, kendi yaratıcılıklarını nasıl besleyeceklerini merak edenler içinbir rehber olma iddiasında.

Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu
Selcen Peksan, İmge Kitabevi, 2021, 358 s.
Çalışmanın anlamı ve rolüne eleştirel bir tarihsel perspektiften bakarak sosyal teorilerde işin sonu düşüncesini izleyen bu kitabın iskeletini belli başlı sorular oluşturuyor. Çalışma, antropolojik bir kategori olarak insan doğasına içkin bir faaliyet midir? Tarihsel süreçte çalışmanın anlamına ilişkin temel kırılma noktaları hangileridir? İşi insan hayatının merkezine yerleştiren gelişmeler nelerdir? Günümüzde iş, bireysel anlamını ve toplumsal konumunu koruyor mu? Sosyal teorilerde çalışmaya yönelik eleştirilerin odak noktaları nelerdir? İşin ortadan kalktığı bir toplum tahayyülü, insanlığın geleceği için anlamlı bir yol sunmakta mıdır?

Bizans’ın Sonu
Jonathan Harris, Çev. Tevabil Alkaç, Alfa Kitap, 2021, 356 s.
Bir zamanların kudretli Bizans İmparatorluğu 1400’lü yılların başında artık yıkımın eşiğindeydi. Topraklarının çoğunu Osmanlılara kaptırmıştı ve Konstantinopolis dört bir yandan kuşatılmıştı. Belirsizliğin hakim olduğu bu kasvetli zamanlarda sıradan günlük hayatına devam etmekte olan Bizans halkı, geçim kaynaklarını ve ailelerini koruyabilmek için ölüm sancılarıyla kıvranmakta olan vatanlarına karşı zorlu kararlar almak zorunda kaldı. İşte o günleri anımsatan kitapta Jonathan Harris diplomatik manevralar, üstü kapalı meydan okumalar ve büyük tarihsel akımların cereyan ettiği zamanlarda talihin yardım ettiği kimi olaylar zemininde kişisel hikayeleri araştırıyor ve bu imparatorluğun yıkılmasının gerçek nedenleri üzerine yeni bir bakış açısı sunmayı amaçlıyor.

Herkes İstediği Gibi Yaşasın
Büşra Cebeci-Nevşin Mengü, İletişim Yayınları, 2021, 163 s.
Bir zamanlar Türkiye’nin en yakıcı sorunlarından biri olan “başörtüsü meselesi” artık geride kalmış gibi gözükse de başka bir düzlemde yine ciddi bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. Başörtüsünü çıkarmak isteyip ailenin ve çevrenin baskısı nedeniyle bu kararlarını hayata geçiremeyen, şiddet gören, psikolojileri bozulan kadınlar Büşra Cebeci’ye anlattıkları hikâyelerinde içinde bulundukları açmazlardan, yaşadıkları zorluklardan söz ediyorlar. Başörtüsü takmanın zorunluluk oldugu İran’daki durumu çeşitli yönleriyle ele alan, İranlı kadınların yaşadıklarına dair örnekler sunan Nevşin Mengü ise kadınlara yönelik baskılara ve bunlara karsı gelişen direnişe dair bir panorama sunmayı amaçlıyor.