Ana Sayfa Dergi Sayıları 233. Sayı Kitapçı Rafı

Kitapçı Rafı

67
0

Eşikteki Kadın
Hasan Gören, Everest Yayınları, 2023, 256 s.
Hasan Gören Everest Yayınlarından çıkan dördüncü romanında, okurunu da eşikte tutmaya çalışıyor. Şüphe ve güven arasındaki o kaygan eşikte, kıpırtısız. Hikâye Nihal’in bir yılan yumurtasını sokaktan alıp eve getirmesiyle başlıyor ve bu tuhaf misafir evin bir bireyi olma yolunda ilerlerken modern bir evliliğin, ailenin diplere çöreklenmiş tüm zaafları çözülüp çözülüp tekrar dolanıyor. Bir yılana nasıl bakılır? Mükemmel bir uygulama geliştirip acilen tablete mi yüklesek? Müzik ne olsun? Yavru yılanın kalbi atıyor gibi… Tableti vaktinde besler, parka götürür, gece yarısı ciyak ciyak ağlarken ona gereken sabrı gösterirsek oldu bu iş, anne baba olmaya hazırız demektir. Yavru yılan, yumurtasında yok! Çıktıysa buralarda bir yerdedir… Ya çıkmazsa, çıkaramazsak, kıvrım kıvrım uyuduğu yerde hep tetikte beklerse? Bu yılan hikâyesindeki ortağımız hayat arkadaşımız mı sahiden?

 İklim Krizinde Hayatta Kalma Rehberi
Elenora Silver, Gece Kitaplığı, 2023, 93 s.
Bu kitap, her biri birbirinden önemli ve birbirine bağlı birçok başlık altında, iklim değişikliğinin çok boyutlu yüzlerini ve bu süreçte insanlığın rolünü anlamak ve ele almak için kaleme alındı. Bu çalışma, iklim değişikliği karşısında harekete geçmeye çağrı yapıyor ve bireylerden politika yapıcılara kadar herkes için bilinçli ve etkili bir eylem rehberi olmayı hedefliyor. Kitabın her bölümü, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik kavramlarına çeşitli perspektiflerden yaklaşıyor ve bilimsel, toplumsal, ekonomik ve kültürel boyutları ele alıyor. Bu eser; sürdürülebilirlik, yeşil finans, enerji depolama, döngüsel ekonomi, biyoteknoloji, yeşil istihdam ve daha pek çok konuda bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda iklim değişikliğinin zihinsel sağlık, toplumsal cinsiyet eşitliği ve hatta spor gibi çeşitli alanlar üzerindeki etkisini de inceliyor. Kitap, okuyucuya sadece bir farkındalık yaratmayı değil, aynı zamanda eyleme geçmeyi ve etrafındakileri harekete geçirmeyi teşvik edecek bir anlayış sunmayı hedefliyor. Hedefimiz, okuyuculara, iklim değişikliğinin üzerinde durduğumuz tehlikeli eşiğin ötesine geçmemek için ne yapabileceklerini göstermektir.

 Beş Milyon Yıl – Maymundan Tarıma Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk
Peter Bellwood, Çev. Pelin Su Ünal, Say Yayınları, 448 s.
5 milyon yıl önce primatlar arasında insansı soyları ortaya çıktı. Bu soylar 2,5 milyon yıl önce Homo soyuna, sonra Homo sapiens adlı türe evrildi. Sapiens tüm dünyaya yayıldı. Ölü gömme, süs eşyaları imal etme, resim ve heykel yapma gibi sapiens kültürünün ilk işaretleri belirdi; bunları tarım ve hayvancılık sayesinde uygarlık kurma aşaması izledi. Peter Bellwood insanın evrim yolculuğunu okura en son bulgular, en yeni bilgiler ışığında anlatıyor. Beş Milyon Yıl, insanın evrim gerçeği hakkında özellikle arkeolojik, biyolojik, antropolojik ve linguistik kanıtlara dayalı bilgi sahibi olmak isteyenler için hazırlanmış bir kitap.

Yeşil Örgütsel Davranış
Kolektif, Nobel Bilimsel Yayınlar, 2023, 306 s.
Örgütler; doğal afetler, iklim değişiklikleri, küresel ısınma, ozon tabakasındaki incelme, küreselleşme, biyoçeşitlilik kaybı ve çevresel bozulmaya bağlı yeşil alanların azalması gibi nedenler sonucu sayısız zorluklarla karşı karşıya. Elbette bu zorlukların tümü insan davranışlarının sonucunda ortaya çıkmakta. Bir yandan bilinçli bireylerin çabaları, diğer taraftan bilinçsiz insanların verdiği zararlar karşı karşıya gelirken örgütler de bu zorluklarla başa çıkabilmek amacıyla faaliyetlerini ve süreçlerini yeniden düşünmeye yöneltmiştir. Çünkü çevreye duyarlılığın sade vatandaşın çabasından çok örgütlü toplumun kuralları ile sağlanabileceği açıkça görülmektedir. Bu süreç içinde çevresel sürdürülebilirlik trendi ile uyumlu olarak örgütlerde yeşil iş gören davranışı, çevre yanlısı davranışlar ve yeşil örgütsel vatandaşlık davranışlarının nasıl geliştirileceği sorusu gündeme gelmiş; böylece iş yerlerinde çevre dostu davranışları geliştirmek üzere bireylerin, grupların ve yapıların örgüt içerisindeki etkisini araştıran yeşil örgütsel davranış araştırma alanı ortaya çıkmıştır. Bu kitabın yeşil örgüt kültürü, yeşil dönüşümcü liderlik, yeşil insan kaynakları yönetimi, yeşil girişimcilik, yeşil iş gören davranışları, çevre yanlısı davranışlar, algılanan yeşil örgütsel destek, yeşil örgütsel vatandaşlık davranışı, yeşil bilinçli farkındalık, yeşil öz yeterlilik, yeşil yaratıcılık, yeşil entelektüel sermaye, yeşil örgütsel kimlik, yeşil psikolojik iklim ve yeşil itibar gibi temel örgütsel davranış konularını yeşil yönetim bağlamında inceleyerek hem uygulamaya hem de literatüre katkı sağlaması amaçlanıyor.

Türkiye-Batı İlişkileri: İttifak İçi Muhalefet Siyaseti
Oya Dursun-Özkanca, Koç Üniversitesi Yayınları, 2023, 264 s.
Türkiye-Batı ilişkilerinin mahiyetine dair tartışmaların günlük siyasette önemli bir yer tuttuğu bir zamanda yayınlanan bu kitap uluslararası ilişkiler literatüründe önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlarken, Türkiye’nin Batı karşısındaki dış politikasının son yıllarda neden ve nasıl değiştiğine dair ampirik verilerle desteklenmiş, teorik olarak gerçekçi, kapsamlı ve güncel bir analiz sunuyor. Elitlerle yapılan görüşmeleri veri olarak kullanan, dengeleme odaklı ilk çalışmalardan biri olan Türkiye-Batı İlişkileri, ittifak içi muhalefete dair bir çerçeve oluştururken, bu bağlamda kullanılan devlet siyaseti araçlarını üç kategoriye ayırıyor: sınırları test etme, sınırlara meydan okuma ve sınırları aşma. Kitapta Türk dış politikasının son dokuz yılıyla ilgili altı vaka incelemesi yer alırken, Türkiye’nin yakın komşuları ve transatlantik aktörlerle olan ilişkileri kapsamında, mülteci krizi, askeri alımlar, enerji politikaları vs. gibi bir dizi konuya mercek tutuluyor. Dursun-Özkanca uluslararası, bölgesel, sorun bazlı ve ülke içi faktörlerin, Türkiye’nin giderek güçlenen sınırları aşma eğilimli dış politika davranışını açıklayabileceğini gösteriyor. Elinizdeki kitap Türkiye ile ABD, AB ve NATO arasında son zamanlarda giderek büyüyen ihtilafları anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak olma iddiasında. 

Sosyal Zihin: Bilişsel Gelişimde Sosyal Etkileşimin Rolü
Kolektif, Vakıf bank Kültür Yayınları, 2023, 344 s.
Bilişsel becerilerin çocukluktan itibaren nasıl geliştiği ve bu gelişimin hangi faktörlere bağlı olduğu uzun yıllardır farklı disiplinlerden araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Bu konuyu gelişim psikolojisi ve sosyal psikoloji alanında yapılan araştırmaların bulguları üzerinden ele alan Sosyal Zihin, Bilişsel Gelişimde Sosyal Etkileşimin Rolü, sosyal yapılandırmacı görüşün argümanlarını temel alıyor ve çocuğun bilişsel gelişiminin yaşadığı sosyal ve kültürel atmosfer içinde, sosyal ilişkilerin desteğiyle gerçekleştiğini iddia ediyor. Özdüzenleme becerisinden ana ve ikinci dil edinimine, ahlak kurallarını öğrenmeden zihinselleştirmeye kadar pek çok bilişsel becerinin gelişimsel sürecine ışık tutan bu kitap, çocukların ebeveynleriyle, akranlarıyla ve öğretmenleriyle kurdukları ilişkilerin ve bu ilişkilerin yaşandığı sosyal ve kültürel ortamın erken yaştan itibaren bilişsel becerilere nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor. Alanlarında uzman akademisyen ve araştırmacıların Türkiye’de ve uluslararası yazında bilişsel gelişim konularını derlediği Sosyal Zihin, Bilişsel Gelişimde Sosyal Etkileşimin Rolü, çocukların bilişsel becerilerinin yalnızca biyolojik ve nörolojik olgunlaşmanın etkisiyle değil, sosyal ilişkilerin ve sosyo-kültürel çevrenin etkisiyle serpildiğini anlamak isteyen başta psikoloji olmak üzere bilişsel gelişimi merak eden tüm okurların ilgisini çekecektir.

 

Erken Modern Osmanlı’da Deliler ve Delilik
Rüya Kılıç, İletişim Yayınları, 2023, 180 s.
Hem merak hem korku uyandıran, psikiyatriden çeşitli sanat dallarına geniş bir yelpazenin konusu olmuş delilik ve delileri Rüya Kılıç, erken modern dönem Osmanlı’da inceliyor. Delilerin teşhis edilmesi, delilik alametleri, tedavi yöntemleri gibi tıbbın konuya yaklaşımının yanı sıra toplumun delilere bakış açısını da ihmal etmiyor. Osmanlı’da dinin, delilere muameledeki etkisini de siyasi iktidarın delilere olan tavrını da dikkate alıyor. Modern psikiyatri öncesiyle günümüzdeki delilik “tanımlarının” farklılığını da mercek altına alan Erken Modern Dönem Osmanlı’da Delilik ve Deliler, yazarının deyimiyle “bir sessizliği” deliyor, ilgi duyulan ancak üzerine çok çalışılmamış bir alana ışık tutmayı amaçlıyor.

 

İyilikler Üzerine
Lucius Annaeus Seneca, Çev. Levent Keskin, 2023, 285 s.
Stoa felsefesinin temel kavram ve öğretilerinin en güzel örneğinin sergilendiği çalışmaların başında Seneca’nın İyilikler Üzerine adlı kitabı gelir. İyiliğin hakiki doğası, yapılan iyiliğe iyilikle mukabele etme ve minnettarlığın meziyetleri bireysel ve toplumsal ahlâka dönük yönleriyle mükemmelen tartışılır burada. Seneca, gerçek mutluluk ile erdem, bilgelik ile özgürlük, sağduyu ile düzen, akılcı olmama ile nankörlük, sahip olma hırsı ile kaybetme korkusu, haz ile ölçülülük, ahlâki doğruluk ile günah, irade ile talih, tutku ile esaret, doğaya uygun yaşama arzusuyla gerçek zenginlik, özü itibarıyla iyi olan ile kaçınılması gerekenler arasındaki ilişki ve çelişkileri irdeler. Nankörlük konusuna da genişçe bir yer ayrılır. Nankörlük olgusunun ne olduğu, bir kusur olarak ceza gerektirip gerektirmediği, nankör kişinin esasen nasıl biri olduğu, iyiliklerin neden unutulmaya açık olduğu anlatılır ve nankörlüğün bedeli ile insan ilişkilerine verdiği zarar tartışılır; tarihten ve siyasetten örnekler verilir.

 Spinoza – Bir Hakikat İfadesi
Çetin Balanuye, Ayrıntı Yayınları, 2023, 240 s.
Spinoza adı son yıllarda hem akademik çevrelerde hem de felsefeye merak duyan genel okurlar arasında giderek daha sık duyuluyor. Üstelik bu ilgi belli bir coğrafyaya özgü değil; Avrupa’da olduğu kadar okyanusun öte yakasında, Latin Amerika’da olduğu ölçüde Uzakdoğu’da da Spinoza üzerine yazılanların sayısındaki artış dikkat çekiyor. Bir anlamda, bu filozofa karşı hem yaşarken hem de ölümünden sonra uzunca bir süre devam eden peşin hükümlü ilgisizlikten dolayı bağışlanma dileniyor gibi. Spinoza felsefesi ilk karşılaşmada pek çok okuru tedirgin edebilen bazı özelliklere sahiptir; orjinal eserlerin dili ya geometri soyutluğu ya da metafizik bir uzaklık içerdiği için çoğu zaman ilk denemede okunup anlaşılacak türde akıcı yapıtların filozofu değildir Spinoza. Bununla birlikte, küçük bir yardım alarak ve makul bir dikkat göstererek okunduğunda bu büyük sistem kendini serbestçe açacak, okurla güçlü bir bağ kurmayı başaracaktır. Spinoza: Bir Hakikat İfadesi’nin temel amacı bu küçük yardımı sağlamaktır.