Ana Sayfa 237. Sayı 2024’e girerken…

2024’e girerken…

161

Bu lanet olası yılı sonlandırıp 2024’e geçmek ve yeni yılı kutlamak istiyoruz ama geçemiyoruz bir türlü. 6 Şubat 2023 sabahını unutamıyoruz ne yapsak da. Bir anda 60 bin insanın ölümü, yıkıntıya dönüşen kocaman kentler… Çığlıklar devam ediyor hâlâ. O çığlıklar bizim prangamız, 2024’e geçmemize izin vermiyor. Ve Gazze’nin çığlıkları… Bomba yağmuru altında ölen on binler ve binlerce çocuk, bebek, geçip gidemezsin diyor bize. Geçemezsin, unutamazsın… Nasıl bitecek bu 2023?

İnsanoğlu unutarak mı yol alır hatırlayarak mı? Tartışmalı bir konu. Antropologlar, sosyologlar ve psikologlar tartışıyor bu unutma-hatırlama diyalektiğini. Evrimsel süreçlerde unutmak-hatırlamak diye bir dert yok. Ama ya toplumsal ve bireysel süreçlerde? Tarih bilincinde aşırıya kaçmak, bizi zaman içinde kilitleyebilir, yaşam sevincini söndürebilir. Ama yaşam sevincinde aşırıya kaçmak da zaman ve tarih algımızı yok edebilir, bizi bilinçsizlik girdaplarına sürükleyebilir. Dengeyi bulmak toplumlar için de bireyler için de zor.

Biz bir dergi çıkarıyoruz, yayıncıyız, sürekliliğimiz var. Toplumcu bir çizgi izlemek yarattığımız kulvarın en önemli niteliklerden biri. Sadece ‘an’ı yaşayamayız. Geleceğe uzanmaya çalışmak kadar, unutturmamak, hatırlatmak ve geçmişten dersler çıkarmak da görevimizdir. Kaldı ki, 2023’te yaşanan bu felaketler bitmiş süreçler değiller; hâlâ kanayan yaradırlar ve geleceği de belirlemeye devam ediyorlar. Sırtımızda 2023’ten kalma yüklerle birlikte 2024’e girdiğimizin bilincindeyiz. Umarız bu yüklerin hafiflemeye başladığı bir yıl olur 2024.

***

Dergi fiyatına tekrardan zam yapmak zorunda kaldık. Bilim ve Gelecek artık 135 TL. Nedenlerini bütün okurlarımız biliyor. Tekrarlamanın ve bir kez daha ağlayıp sızlamanın bir anlamı yok. Emekçi insanlar bu zorlu koşullarda nasıl aileleriyle birlikte geçinmeye çalışıyorlarsa biz de aynı biçimde bu dergiyi çıkarmaya çalışıyoruz.

Okurlarımızın dergiye ulaşmakta sıkıntı çektiklerini biliyoruz. Her ay çok sayıda böyle şikayetler alıyoruz. Ülkenin her yerindeki kitapçılara dergi yollayamayız. Çünkü kargo fiyatları nedeniyle astarı yüzünden pahalıya geliyor. Bu nedenle sadece elden bırakabileceğimiz veya dergimizin çok sattığı merkezi yerlere yollayabiliyoruz. Yine de elden bırakacağımız kitapçı sayısını artırmak için adımlar atacağız. Okurları abone olmaya yönlendiriyoruz ama abonelik tutarlarının zorlayıcı olduğunun da farkındayız. Özellikle genç arkadaşlar için bu miktarın zorlayıcı değil olanaksız olduğunu biliyoruz. Neyse ki koşulları nispeten uygun olan e-abone sayısı artıyor ve bu abonelerin çoğunluğunu gençler oluşturuyor.

***

Geçtiğimiz ay bilim dünyası önemli kayıplar verdi. Çok değerli bir biliminsanı, önde gelen bir fizik profesörü aramızdan ayrıldı: Prof. Dr. Ömür Akyüz. Karmaşık konuları herkesin anlayabileceği dille anlatabilen bir yazar ve öğretmendi de… Diğer bir kaybımız, aralarında Galileo Galilei’nin anıt eseri “İki Dünya Sistemi Hakkında Diyalog” ve Carl Sagan’ın “Kozmos” adlı kitapları da olan çok sayıda bilim eserini Türkçeye kazandıran çevirmen ve yazar Reşit Aşçıoğlu. Anılarıyla, yaptıklarıyla aramızda yaşamaya devam edecekler.

Güzel bir haber de verelim: Ankaralı dostlarımız Çağlar Kılınç ve Banu Odabaşı’nın sağlıklı bir kız çocukları dünyaya geldi. Arkadaşlarımızı kutluyor, Sade bebeğe hoş geldin diyoruz.

Dostlukla kalın…

Önceki İçerikİç/dış göçler ve siyaset
Sonraki İçerikBilim ve Gelecek Ocak sayısı çıktı!