Ana Sayfa 238. Sayı Bilim ve Gelecek 20 yaşında

Bilim ve Gelecek 20 yaşında

116

Bilim ve Gelecek dergisi 20. yılını doldurdu. Pandeminin en ağır seyrettiği ve genel kapanmaların yaşandığı Nisan ve Mayıs 2020 tarihli sayılarımızı dijital biçimde herkese açık olarak yayımlamıştık. Bu nedenle elinizdeki dergi 240. değil 238. sayı. Yirmi yıldır bir kez bile aksatmadan bu dergiyi çıkarmanın gururunu yaşıyoruz. Hatta otuz yıl da diyebiliriz. Çünkü aynı ekip daha önce de on yıl süreyle Bilim ve Ütopya’yı çıkarmıştı.

Bilim ve Gelecek’in Mart 2004 tarihli ilk sayısında dergimizin temel ilkelerini şöyle sıralamıştık:

– Tek yol gösterici bilim
– Gerçek aşkı
– Topluma bilim

– Bilime özgürlük
– Ütopyasız bilim olmaz
– Batı merkezciliğe karşı mücadele
– Geleceğe dokunmak
– Bin çiçek açsın
– Sıfır sermaye, sonsuz emek
Bunlar Türkiye bilim yayımcılığında bizim kazdığımız ve açtığımız kulvarın temel nitelikleridir. Olumsuz koşullara karşın bu ilkelere sadık kaldığımızı düşünüyoruz. Bundan sonra da aynı kararlılıkla yürüyeceğimizin sözünü veriyoruz. Bu ilkelerin içeriğini doldurmakta ne kadar başarılı olabildik, bu sorunun yanıtını okurlarımız verecektir elbette. Ama arşivimize baktığımızda fena bir iş çıkarmadığımızı görüyoruz. Daha iyisini yapamaz mıydık, eksiklerimiz yok mu, elbette var. Ama bitmiş bir süreç değil. Eksiklikleri gidermeye çalışarak yola devam edeceğiz.

Bu süre içinde dergiye emek veren tüm çalışanlarımızın, dergi mutfağına yakından katkı koyan arkadaşlarımızın, abonelerimizin, okurlarımızın ve yazarlarımızın 20. yıllarını kutluyoruz. Geçen zaman içinde çok değerli bazı arkadaşlarımızı ve yazarlarımızı yitirdik. Hepsini saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz.

***

Elinizdeki sayının kapak dosyası, etraflı biçimde ilk kez ele aldığımız bir konu: Jeopolitik. Hasan Bögün jeopolilitiğe ilişkin teorik bir çerçeve çiziyor, tarihini anlatıyor ve önemli bir saptamada bulunuyor: “Jeopolitik emperyalizmin teorisidir.” Dosyanın ikinci yazısında Mehmet Ali Güller jeopolitiğin Türkiye’ye nasıl girdiğini irdeliyor. Onun saptaması da Bögün’ünküyle paralel: “Jeopolitik Türkiye’ye Atlantikçilikle, somut olarak NATO üyeliği ile girdi.” Güller, Atatürk döneminin politikalarıyla Atlantikçiliğin (jeopolitikçiliğin) birbirine zıt olduğunun altını çiziyor. Bu dosyayı ilgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Bu sayının vurgulamak istediğimiz diğer bir dosyası aynı zamanda bir müjde de veriyor: Bilim ve Gelecek Kitaplığı’nın “50 Soruda” dizisinin yeni kitabı yakında çıkacak: Dr. Oğuz Akçelik ve M. Taylan Cüyaz’ın birlikte yazdığı “50 Soruda Mantık”. Yine aynı isimlerin yazdığı makalede bu kitabın içeriği hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Hasan Aydın’ın “Felsefi Antropolojinin Işığında Hz. Muhammed ve Kuran” adlı kitabının genişletilmiş 3. baskısının çıktığını duyurarak yazımızı bitirelim.

Dostlukla kalın…

Önceki İçerikJeopolitik emperyalizmin teorisidir
Sonraki İçerikBilim ve Gelecek dergisi şubat sayısı çıktı!