Ana Sayfa Bilim Gündemi Yeni parti ve sosyalistler

Yeni parti ve sosyalistler

72

Ender Helvacıoğlu

Özgür Özel ekibi önemli bir politik çıkış yaptı. Bu çıkış Saraçhane mitingleriyle başlamıştı; zorunlu olarak kurulan yeni parti ile örgütsel bir yapıya da kavuşuyor. Bu çıkışın yelkenlerini şişiren rüzgârın, toplumun çoğunluğunun AKP iktidarına duyduğu öfke olduğu biliniyor. Özel’in yeni partisinin bu rüzgârı ne kadar değerlendirebileceği, yönlendirip yönlendiremeyeceği kısa sürede ortaya çıkacak. Mesele sadece yelkenleri şişirmek değildir. Rüzgâr arkaya alındığında artık dümen ve rota belirleyici olur. Kaldı ki yol alınan deniz dalgalıdır ve çeşitli engellerle doludur. Ama yine de bir politik çıkışa girişme cesaretinin gösterilmesi ve bunun için örgütsel bir araç yaratılması Özel ekibinin başarısıdır.

Yeni partinin bugün için dayanacağı tek bir güç var: Halk. Halkın öfkesi ve umudu. Şu anda istim üzerindeki halk desteği zayıfladığı ve sönümlendiği an yeni parti biter, tepesine de binerler. Dolayısıyla halk tepkisinin sürekliliğinin sağlanması, örgütlü bir harekete dönüştürülmesi (parti üyeliği yetmez) hayati önemdedir.

Özel’lerin çıkışı, Erdoğan liderliğinde AKP’nin çıkışına benzetiliyor. Benzer yanları var ama Özel’in 2001’deki Erdoğan’a göre bazı dezavantajları var. Erdoğan ve ekibi ABD tarafından desteklendi; Özel’in böyle bir desteği yok. Erdoğan’a verilen büyük burjuvazi desteği de bugün için Özel’e verilmiş değil. Erdoğan ve AKP’nin devlet içinde de ciddi bir desteği vardı; Özel’in bugünkü devlet içinde böyle bir desteği de yok.

Fakat yeni partinin 2001 AKP’sine göre avantajları da var. Erdoğan’ın, bugün Özel’in arkasına aldığı denli bir halk desteği yoktu. Dahası, Erdoğan’a ve AKP’ye tartışmasız karşı olan ve mücadele eden ciddi bir halk kesimi vardı. Bugün yeni partiye ve Özel’e yönelik böyle bir halk karşıtlığı yoktur.

Görüldüğü gibi yeni partinin dezavantajları siyaset ve devlet katlarıyla, avantajları ise halk katlarıyla ilgilidir. Dolayısıyla halk desteğinin belirleyiciliği çok daha önem kazanıyor. Bu olgunun çok net bir biçimde kavranması gerekiyor.

Yeni parti ve önde gelenleri iktidarın ve devletin yeni saldırılarıyla karşılaşacak. Bu anlamda ciddi bir risk alınmıştır. Hızla bu saldırıları göğüsleyebilecek bir yapıya kavuşulması gerek.

Yeni parti, yeni ihanetlerle de karşılaşacak. Dost bildiklerinin bazıları yanına gelmeyecek. Kendi içinden riski alamayacaklar çıkacak ve bunlar önemli isimler de olabilir. Diğer muhalefet partileri destek vermeyebilir, uzaktan seyredebilir ve tarafsız kalabilirler; büyük ihtimalle böyle olacak.

Yeni parti -siyasal anlamda- yalnız bir partidir, çünkü ister istemez mevcut siyaset sahnesini değiştirmeyi hedeflemektedir; yanındaki tek sağlam güç halktır. Bu gücü değerlendirebildiği ölçüde kendine bir yol açabilir ve etkili olur.

Yeni parti bu durumu ne kadar kavrıyor, göreceğiz. Yeni partinin bunu hayata geçirebilecek, ısrarla devam ettirebilecek ve çeşitli riskleri göze alabilecek kararlı bir önderliği var mı, böyle bir örgütsel yapıya ve kadrolara sahip mi (veya kısa sürede sahip olabilecek mi), göreceğiz.

Sadece Özgür Özel’in il il, ilçe ilçe gezmesi yetmez. Halkı seferber etmek tüm partinin görevi olmalıdır. Halk kararlıdır, ama halkı yeni partide örgütleyecek olan kadrolar yeteri kadar kararlı mı? Yeni partiyi kurmak ve örgütlemek riskli ve tehlikeli bir iş olacaktır. İktidar bu risk ve tehlike iklimini fiilen yaratacaktır. Herkes bunu göze alamayabilir.

Dolayısıyla Özgür Özel ve ekibinin önünde mümkün olduğunca geniş bir “halk cephesi” hedefleme ve kurma görevi duruyor. Başka çare yok gibi gözüküyor.

***

Sosyalistlerin önerileri, geliştirecekleri politikalar ve yaratabilecekleri araçlar bu noktada önem kazanıyor. Sosyalistler bağımsız bir halkçı ve devrimci politik çıkışı örgütlemenin ve araçlarını yaratmanın yolunu bulmalı. Bu, yeni parti ile rekabet etmek ve karşı karşıya gelmek değildir. Giderek güçlenen dip dalgasını ve halk hareketini daha da harlayacak yolların aranması anlamına gelir. Özel’in yeni partisini daha halkçı bir pozisyona çekmenin yolu da budur. Bağımsız bir hareketten kastımız da şu: Sosyalistler yeni partinin değil, halk hareketinin sol kanadı olmalıdır. Halk hareketi çerçevesinde bir yan yana gelme söz konusudur. Tıpkı Haziran Direnişi döneminde olduğu gibi.

Yeni parti halk inisiyatifinin belirleyiciliğini ve hayatiliğini kavrayamazsa ve sosyalistler halkçı ve devrimci bir politik çıkış örgütleyemezse ülkenin AKP iktidarından ve karanlıklardan kurtulması yine ötelenebilir.

Ama böyle bir lüksümüz yok. Bu fırsat değerlendirilmeli.