Ana sayfa Bilim Gündemi Fosil kayıtlarına ilişkin yeni matematiksel model, evrimsel süreçlerin daha iyi anlaşılmasında ön...

Fosil kayıtlarına ilişkin yeni matematiksel model, evrimsel süreçlerin daha iyi anlaşılmasında ön açıcı olabilir

400
PAYLAŞ

Çeviren: Gülseli Kırgıl

Yaşamın yeryüzündeki tarihi boyunca biyolojik çeşitlilik, hızlı evrim ve dramatik yok oluş periyotları gibi süreçlerden ve akışlardan geçti. Bu durumu, en azından Kambriyen dönemden kalan deniz omurgasızlarının fosil kayıtları aracılığıyla biliyoruz. Ancak dikkat çeken şu ki; çeşitlilik ve yok oluş olayları, tipik bir Gauss denkleminin öngördüğünden daha sık gerçekleşiyor.

Bilim insanları, fosil kayıtlarında gözlenen bu olağandışı örüntü hakkında çok şey biliyor olsalar da, bu durumu net olarak açıklamakta zorlanmışlardı. Aslında, geniş çaplı birçok örnekle ifade edilebilecek olan ve uzun zamandır meydana gelen rastgele süreçler ortak bir Gauss dağılımında birleşirler. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Santa Fe Enstitüsü’nden Andy Rominger, “Bu durum, çok makul sayılan bir beklentidir” diyor. Öyleyse fosil kayıtlarının tamamı neden bu ortak modeli işaret etmiyor?

Science Advances’ta yayınlanan yeni bir makaleye göre; Rominger ve çalışma arkadaşları Miguel Fuentes ve Pablo Marquet, sorun oluşturan bu durumun üstesinden gelmek için yeni bir yaklaşım benimsediler ve biyoçeşitliliği oluşturan tüm organizmalardaki dalgalanmaları tanımlamak yerine, aynı zamanda soy hatlarındaki dalgalanmalara veya ortak bir soyu paylaşan organizma gruplarına da baktılar.

Evrimin genetikle bağına işaret eden bir görsel.

Rominger, çalışmaya ilişkin olarak “Yakın ilişkili organizmaların bir soy içinde, korunmuş bir evrimsel dinamikleri olmalı. Ancak farklı soylar arasında bu dinamikler değişebilir. Fosil kayıtlarına özgü kalıpları çok iyi tanımlayan basit bir fikirle, çok basit matematiksel işlemler kullanarak bu gerçeği dönüştürebiliriz” açıklamalarında bulundu.

Bu basit matematiksel işlemler, Fuentes’in 2009 yılında başka bir sistemi tanımlamak için kullandığı araçlardır. Denge halinde bulunmayan sistemler üzerinde yapılan çalışmalarla şekillenen bir istatistiksel mekanik/istatistiksel fizik dalı olan  “Superstatistics” kullanılarak tahmin edilmesi zor dramatik kırılmalar ve patlamaya varan artışlar doğru bir şekilde tanımlanabilir.

Çalışmaya ilişkin açıklamalarını sürdüren Rominger, “Bu türden kırılma ve artışları biyolojik çeşitlilik üzerinden inceliyoruz” diyor ekliyor: “Fuentes’in yaklaşımının fosil kayıtlarında gördüğümüz dinamikleri doğru bir biçimde tarif edip edemeyeceğini merak ettik.”

Çalışmayı yürüten ekip, bu çalışmanın hem yaşam düzeyinde hem de aile düzeyinde sabit yok oluş ve türleşme oranları ile yeni yaşam biçimlerinin ortaya çıkmasına izin veren evrimsel süreçleri daha iyi anlamak için araştırmaların başlangıcında olduklarını ifade ediyor.

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2019/06/190626160341.htm