Ana Sayfa Bilim Gündemi Öncünün çapı

Öncünün çapı

7129

Ender Helvacıoğlu

Günümüzde halklar gerek yerel gerici ve otokrat rejimler gerekse emperyalist devletler karşısında kendileri için bir örgütlülükten ve politik önderlikten yoksunlar. Yoksunluk, halkların haklı tepkilerinin ve isyanlarının orta malı olmasına ve örgütlü güçler tarafından kolayca manipüle edilmesine, giderek yenilmesine veya sönümlenmesine yol açıyor. Son dönemde, Türkiye’de ve çelişkilerin keskinleştiği ve toplumsal hareketlerin yeşerdiği başka ülkelerde bu sonucu defalarca yaşadık.

Türkiye’nin sosyalistleri olarak kendi ülkemizi tartışalım.

Emekçi halka öncülük etme iddiasındaki çeşitli sosyalist örgütlerin bu konuda tek bir taktikleri var: “Öncü biziz, gelin bizde örgütlenin.” Yıllardır, farklı birçok örgüt tarafından ısrarla bu taktik izleniyor, ama olumlu bir sonuç alınamıyor; emekçilerin örgütlülüğü giderek daha da zayıflıyor ve toplumsal kirlenme daha da artıyor. Dahası bu taktik, sosyalist örgütlerin emekçileri örgütlemeyi bırakıp birbirleriyle yarışmasına, hatta yeni bölünmelere ve yeni “öncülük iddiası sahibi örgütlerin” doğmasına yol açıyor. Bu süreci hep birlikte yıllardır yaşıyoruz.

Demek ki bu taktikte bir sıkıntı var. Günümüzün ihtiyaçlarına yanıt veremiyor bu taktik. Apaçık ortada olan bu gerçeği aslında -sosyalist örgütlerin yöneticileri de dahil- herkesin gördüğünü ama nedense bir türlü farklı bir yaklaşım geliştiremediklerini düşünüyorum.

Bu durumun nedenleri konusunda çok yazdığım için lafı kısa keseceğim. Birkaç not ile yazıyı sonlandırayım:

– “Öncü biziz, gelin bizde örgütlenin” yaklaşımı, belki herhangi bir sosyalist aydını ikna edebilir ama kitleleri ikna etmek için yeterli değildir. Emekçiler “örgütlen” çağrılarıyla örgütlenmez. Farklı taktikler ve araçlar gerekir.

– Ülkemizde, bölgemizde ve dünyamızda öyle bir dönemden geçiyoruz ki, bu taktik çok çok çok yetersiz kalıyor. Hayatın çıtası çok yükseklerde. Ve hayatın akışı öyle dinamik ve hızlı ki…

Bu konuda yazacağım son yazıdır bu. Sadece gece kafayı yastığa koyduklarında düşünmeye davet ediyorum değerli sosyalist örgüt yöneticisi öncü iddiasındaki arkadaşları. Çünkü onlar sadece analiz eden, yorumlayan bir pozisyonda değiller (onu çok kişi yapıyor zaten); dönüştürücü pozisyondalar ve bu pozisyonun hakkını vermeliler.

Düşünelim: Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada hangi tehlikeleri (ve fırsatları) tespit ediyoruz; yaptıklarımız bu çapa uygun mu?

Bu konu ciddiyetle ele alınmazsa ayak altında kalacaktır ülkemizin sosyalistleri. İran’daki, Irak’taki, Suriye’deki, Filistin’deki benzerleri gibi…