Ana Sayfa Dergi Sayıları 262. Sayı Meclis Başkanlığı’na açık dilekçe: Milletvekili maaşlarını düzenleyen kararlar hukuka aykırıdır

Meclis Başkanlığı’na açık dilekçe:
Milletvekili maaşlarını düzenleyen kararlar hukuka aykırıdır

3593

Zafer Ercan

Türkiye’de milletvekilleri kendi maaşlarının miktarını doğrudan rakam olarak oylamazlar; fakat maaşlarının ne olacağının kurallarını ve değişikliklerini kendileri yaptıkları için, fiilen maaşlarını kendileri belirlerler.

Hiçbir idari işlem gerekçesiz olamaz. Kamu gücü kullanan hiçbir kişi ya da organ, kararlarını keyfî biçimde tesis edemez; her işlem, hukuken denetlenebilir, nesnel ve somut bir gerekçeye dayanmak zorundadır. Bu ilke, hukuk devletinin vazgeçilmez bir unsurudur.

Aynı şekilde, hiçbir kamu görevlisi, doğrudan kendi mali menfaatine ilişkin bir konuda takdir yetkisini bizzat kullanamaz. Aksi hâlde bu durum, hukukun temel ilkelerinden biri olan yetkinin kötüye kullanılmaması ilkesine açıkça aykırılık oluşturur.

Buna rağmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, kendi maaşlarının miktarını belirleyen düzenlemeleri, herhangi bir objektif ve hukuki gerekçe ortaya koymaksızın, bizzat kendileri kararlaştırmaktadır. Şeklen yasal bir dayanağa sahip olsa dahi, bu uygulama hukuk devleti ilkesinin özüyle bağdaşmamaktadır ve ciddi bir meşruiyet sorunu taşımaktadır.

Kamuoyuna yansıyan “Meclise gelenlere yemek ısmarlıyoruz” benzeri açıklamalar ise, anayasal düzeyde korunması gereken gerekçelilik ilkesini karşılayan hukuki gerekçeler olarak kabul edilemez.

Bu nedenlerle söz konusu uygulama, Anayasa’nın 2., 10. ve 125. maddelerinde ifadesini bulan hukuk devleti, eşitlik ve yargısal denetim ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, bu konuda gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapılarak, uygulamanın hukuka uygun hâle getirilmesi zorunludur.

Bu doğrultuda, aşağıda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na hitaben kaleme alınmış açık, dilekçe sunulmaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanlığı’na
Konu: Milletvekillerinin kendi maaşlarını belirlemesine imkân veren düzenlemenin temel hukuk ilkelerine aykırılığı hakkında başvuru ve talep.

Sayın Başkanlık,

Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri; hiçbir kamu görevlisinin, kendi ekonomik menfaatine ilişkin düzenlemeleri bizzat kendisinin belirleyememesi gereğidir. Bu ilke; adalet, tarafsızlık, kamu yararı ve çıkar çatışmasının önlenmesi bakımından vazgeçilmezdir.

Ne var ki mevcut sistemde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, kendi maaş ve özlük haklarını doğrudan doğruya kendileri belirlemekte olup, bu düzenlemelerin herhangi bir hukuki gerekçeye dayandırılmadan “taktir” üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum, pozitif hukuk açısından mümkün olsa bile, hukuk devleti kavramını içerikten boşaltan tipik bir normatif meşruiyet sorunu doğurmaktadır.

Zira;

1) Hiçbir devlet organı kendi çıkarına ilişkin kuralları tarafsız biçimde koyamaz.

2) Kendi maaşını belirleyen bir yasama organı, doğası gereği taraf konumundadır ve bu durum kamu gücünün kötüye kullanımına açık bir yapı doğurmaktadır.

3) Bu tür bir düzenleme, hukukun evrensel ilkeleri, özellikle de

– hukuk devleti,

– eşitlik,

– çıkar çatışmasının önlenmesi

ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Hukukta “yasaya uygunluk”, bir düzenlemenin meşru ve hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Zira her yasal düzenleme, anayasanın ruhuna, hukukun genel ilkelerine ve adalet duygusuna uygun olmak zorundadır. Bu çerçevede; milletvekillerinin kendi maaş ve mali haklarını belirlemelerine imkân veren mevcut düzenlemelerin;

– temel hukuk ilkelerine aykırı olduğu,

– hukuken meşru sayılamayacağı,

– ve kamu vicdanını derinden zedelediği tartışılmazdır.

Talep

Bu nedenlerle:

1) Milletvekillerinin maaş ve mali haklarını bizzat kendilerinin belirlemesine imkân veren mevcut düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesini;

2) Bu konuda alınmış kararların hukukun temel ilkeleri doğrultusunda gözden geçirilmesini;

3) Söz konusu yetkinin, bağımsız ve tarafsız bir mekanizma tarafından belirlenmesini sağlayacak yeni bir düzenlemenin yapılmasını;

4) Hukuka ve kamu yararına aykırı sonuçlar doğuran mevcut uygulamaların iptalini talep ederim.