Ana Sayfa Bilim Gündemi Hantavirüs Türkiye’de bir salgına yol açar mı?

Hantavirüs Türkiye’de bir salgına yol açar mı?

4991
Hantavirüs ölümcüllüğü en yüksek virüslerden biri.

Dr. Semih Tareen (virolog) ile söyleşi

Dr. Semih Tareen Hantavirüs hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

Mayıs 2026’da Atlas Okyanusu’nda seyreden MV Hondius adlı yolcu gemisinde, Hantavirüs kaynaklı ciddi bir sağlık krizi yaşandı. Arjantin’den Afrika’ya (Cabo Verde) giden gemide tespit edilen vakalar nedeniyle üç kişi hayatını kaybetti ve gemi İspanya’nın Granadilla limanı çevresinde karantinaya alındı. Yolcuların büyük kısmı 10-11 Mayıs 2026 itibarıyla tahliye edildi ve ülkelerine özel sağlık protokolleriyle gönderildiler. Bu krizle gündeme gelen Hantavirüs hakkında ve son vaka çerçevesinde Dr. Semih Tareen ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

– Sayın Tareen, Hantavirüsün kökeni hangi canlı?
– Hantavirüsün şu andaki kökeni bazı kemirgenler. Coğrafyaya göre farklı tür kemirgenler oluyor. Bazı tür tarla fareleri, bazı tür sıçanlar vb., coğrafyaya göre değişiyor. Eskiden yarasalarda olduğuna ve yarasalardan kemirgenlere geçtiğine dair deliller var. Hâlâ yarasalarda olabilir. Ama şu an bu virüsü insana yayanlar kemirgenler.

– İnsana nasıl bulaşmış olabilir?
– Bu virüs insanlara şöyle bulaşıyor: Hantavirüs kemirgenlerin idrar ve dışkısında bulunuyor. İnsanlar çiftliklerinde olsun, ahırlarında olsun veya tarlada olsun, yerde kuruyup toz olmuş kemirgen idrarının ya da dışkısının tozunu soluyorlar ve o şekilde virüsü kapabiliyorlar. Bütün önemli vakalar bu şekilde başlıyor. Hondius adlı gemideki aktif vakalardan anladığımız kadarıyla şöyle bir durum söz konusu; tabii bunun teyit edilmesi lazım, alınan bilgilere göre ölen ilk iki kişi çiftmiş. Kuş gözlemi yapıyorlarmış, gemide biyolojik gözlemler yapan çok insan varmış; Türkiye’den de insanlar varmış. Ölen çift Arjantin’in Ushuaia kentinde kuş gözlemi yapmışlar. Oradan bu virüsü kapmışlar. Virüs neden oradaymış? Burası bir çöplük. Çöplüğe kuşlar geliyor, kuş gözlemlemek için harika bir fırsat doğuyor ama bu ortam ne yazık ki aynı zamanda fare ve sıçanların gelmesini de tetikliyor. Ne yazık ki oradan kapmışlar.

Gemideki Hantavirüsün artık ne olduğunu biliyoruz. Gemide bulunan İsviçreli bir vatandaşın numunesinden virüsün genom sekansı yapıldı ve önceki Hantavirüs genomlarıyla soyağacına yerleştirildi. Bu yeni virüs, 2018 Hantavirüs salgınındakiyle aynı alttür. Kasım 2018 – Şubat 2019 tarihlerinde Arjantin’de bir Hantavirüs salgını olmuştu. 34 vaka 11 ölümle sonuçlanmıştı. Kemirgenden insana tek bir seferde geçmiş, insandan insana yayılmış, üç kişi semptomlu olduğu halde doğumgünü gibi sosyal etkinliklere katılmıştı ve oradan ne yazık ki bir salgın gerçekleşmişti.

– Hantavirüs, diğer solunum yolu virüslerinden, örneğin Covid-19’dan daha ölümcül gözüküyor. Amerika’da yaygın olan alttürün ölümcüllüğü için yüzde 20-60 gibi bir orandan söz ettiniz. Covid-19’da bu rakam yüzde 2’lerde kalmıştı. Hantavirüs insanlık için daha büyük bir tehdit mi oluşturuyor?
– Hantavirüs tehlikeli bir virüs. Virüsler arasında insana tehdit oluşturan en ölümcül virüslerden bir tanesi. Amerika kıtasındaki türleri yüzde 50 yüzde 60’a kadar ölümcül olabiliyor. Asya, Avrupa kıtalarındaki türleri için ise bu oran yüzde 1 ile yüzde 15 arasında değişiyor. Bunun sebebi Amerika kıtasında yaygın olan alttürlerin daha çok solunum yolunu etkilemesi. O yüzden daha ölümcül. Asya ve Avrupa’dakiler böbrek fonksiyonlarını etkiliyor; o yüzden daha az ölümcül. Tabii Covid-19’a kıyasla daha büyük bir ölümcüllük oranı, ama ölüm oranı arttıkça, virüsün yayılma kabiliyeti azalır. Çünkü insanlar çok ciddi hastalandıkları için hastaneye kaldırılır vs. bu yüzden de virüsü yayamazlar. Covid ile farklarından biri bu. Covid çok hızlı yayılabiliyordu çünkü bu kadar ölümcül değildi. İnsanlar için Hantavirüs bir tehdit mi evet ama herhangi bir pandemi olmayacak. Bu virüs hep vardı. İnsan vakalarını en az 70 senedir biliyoruz. İlk Hantavirüs vakaları 1950’lerde tanımlandı. Ve ne yazık ki, hemen her sene Hantavirüs bağlı binlerce ölüm oluyor.

– Virüs cansız bir ortamda ne kadar süre aktif kalabiliyor?
– Hantavirüs yüzeylerde birkaç gün aktif kalabiliyor. Bu nedenle bahsettiğim kemirgenlerin idrar ve dışkısının tozlaşmasıyla insanlar soluyarak kapabiliyorlar.

– İnsanlar arasında bulaş nasıl gerçekleşiyor?
– İnsanlar arasında bulaşması ise şöyle; her Hantavirüs insanlar arasında bulaşamıyor. Ama mesela Güney Amerika’da bulunan Andes isimli alttürün insanlar arasında da bulaştığını biliyoruz. Burada virüsün biyolojisiyle alakalı detaylar var. Bu alttür, insandan insana diğer Hantavirüslere kıyasla daha kolay bulaşabiliyor.

– Dünya çapında bir salgına yol açar mı?
– Hayır pandemi yaratmaz. Hem ölümcül olduğu için insanlar arasında kolay bulaşmıyor. Hem de Hantavirüs 70 senedir varlığını bildiğimiz bir hastalık. Her sene on binlerce vaka ve ne yazık ki ölümler oluyor. İlk defa 1996’da keşfedilen Andes virüs isimli Hantavirüs türü, insandan insana bulaştığını biliyoruz demiştik, 1996’da El Bosón Arjantin’de 16 vakaya sebep olmuştu.1996 salgını da, 2018-19 salgını da pandemiye sebep olmadı çünkü temas takibi ve gerekli izolasyonlar gerçekleşti. Şimdiki 2026 Hantavirüs salgını da bu tedbirlerle pandemi yaratmayacak. Ama temas takibi ve PCR testi yapılmalı ve bazı kişilere izolasyon gerekli olabilir.

– Kimler risk grubunda?
– Herkes risk grubunda. Burada bazı genetik farklar olabilir, yaşa ve sağlık durumuna bağlı farklılıklar olabilir. Sonuçta bir kişinin böbrekleri etkilenir veya iflas ederse, solunum yolları etkilenirse, o kişinin sağlığı için genel kondisyonu çok önemlidir. Ama virüse herkes maruz kalabilir. Bütün Hantavirüs vakalarına bağlı ölümlerde, hem yaşlı insanları hem de genç insanları, hatta sporcuları bile görebiliyoruz. Böyle vakalar var ne yazık ki. O yüzden herkes etkilenebilir.

– Türkiye açısından riski değerlendirebilir misiniz?
– Türkiye açısından risk şöyle: Hantavirüs Türkiye’de var zaten. Büyük ihtimalle çok eskilere dayanıyor. İlk olarak 2009 senesinde Zonguldak’ta tanımlanıyor. Ama ara sıra Türkiye’de Hantavirüs vakaları oluyor. Bugün bir takipçim yazdı, kayınpederi 2007 senesinde Hantavirüs kapıp ölmüş. Ne yazık ki böyle bir durum söz konusu. Gemideki vakalar Türkiye için bir risk mi? Teoride o gemide virüsü kapmış birisi Türkiye’ye gelir, Türkiye’de temas takibi yapılmazsa ve Türkiye’de çok kalabalık ortamlara o hasta haliyle girerse tamam pandemi olmaz ama birkaç vakaya sebep olabilir. Bunun olmaması için temas takibi önemli ve PCR testiyle insanların test edilmesi önemli.

– Hantavirüs’ten nasıl korunabiliriz?
– Hantavirüs’ten korunmanın en önemli yolu, tarlada, doğada veya diyelim evinizin bodrum katında yerleri süpürüyorsunuz, orada kemirgen artıkları olabilir bunları solumaktan kaçınmanız gerek. Öncelikle su serpip yeri nemlendirebilirsiniz, hatta mümkünse çamaşır suyuyla belli oranlarda karışmış su serpebilirsiniz ki hem toz kalkmasın hem de siz bu tozu solumayın. Bu teknikle kendinizi kemirgen dışkı ve idrar tozundan koruyabilirsiniz. Ayrıca ilave maske takabilirsiniz. Ama uyduruk maskelerden değil, gerçekten yüzünüzü kaplayabilecek, respiratör dediğimiz bazı tür maskeler var, bunlar öyle bir durumda daha etkili olabilir. İnsandan insana aynı diğer solunum yolu virüslerinde olduğu gibi hasta biriyle yakın temasla bulaşabiliyor. O yüzden bir kişinin hasta olduğunu biliyorsanız veya risk grubundaysa yakın temastan kaçının.

– Virüs vücuda girdiğinde ne yapıyor? Hastalığın ilk belirtileri neler?
– Hastalığın ilk belirtileri hemen her virüste aynıdır. Ateş, kırıklık, kas ağrısı gibi. Amerika kıtalarındaki Hantavirüs ile Asya-Avrupa kıtaları arasındaki Hantavirüs arasında biraz fark var. Amerika’dakiler daha çok solunum hastalıklarına sebep olabiliyor. Asya- Avrupa’dakiler ise daha çok böbrek hasarına sebep olabiliyorlar. Burada biyolojik ve evrimsel farklar var ama genel durum bu.

– Yol açtığı ölümlerde, ölüm nedeni tam olarak ne?
– Ölüm nedeni organ iflası. Mesela akciğer iflası gibi. Virüsün kendisi o hasara sebep olmuyor, bizim bağışıklık sistemimiz ile damar yapısında yarattığı ağır bozulmayla o hasara sebep oluyor. Bir de bazı durumlarda kanamalı ateş dediğimiz bir durum var. Hantavirüsler temel olarak damar iç yüzeyini döşeyen endotelyal hücreleri etkiliyor. Damarlar kan sızdırmaya başlıyor, dolayısıyla kanamalı bir şekilde hastalık ortaya çıkabiliyor.

Semih Tareen, Amerika’da bir biyoteknoloji şirketinde çalışıyor.

– Hantavirüse karşı elimizdeki tedavi olanakları neler? Aşı gibi önleyici, koruyucu olanaklar var mı?
– Hantavirüsün kesin bir tedavisi yok. Antiviral bir ilaç yok. Antibiyotikler ise bakterilere karşıdır; virüslere karşı değildir. Dolayısıyla işe yaramıyorlar. Tek tedavisi destekleyici tedavi. Yani hayati fonksiyonları ayakta tutmak, organ hasarını önlemek veya aza indirgemek. Aşısı yok ama teoride bir aşısı olabilir. Aşı çalışmalarına öncelik verilirse, Hantavirüsün bir aşısı olabilir.

– Tarım alanlarının kemirgenlere karşı ilaçlanması önleyici olur mu?
– Kemirgen kontrolü ile Hantavirüs riski azaltılabilir. Ama şu anki vakalar, doğadaki tarla farelerinden kaynaklanıyor. O yüzden doğaya ne kadar tarım ilacı bırakmak mantıklı olur; onu bilemiyorum. En azından insanlar yaşadıkları yerlere, çiftlik evlerine, köy evlerine, ahırlara, kemirgenlerin girmemesi, dışkı bırakmaması için önlemler alırlarsa iyi olur.

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
– Virüsler modern insanların evrimleşmesinden önce de vardı. Hep var olacaklar. Salgınlar hep oldu ve hep olacak. Önemli olan bilim sayesinde, halk sağlığı risklerini azaltabilmek.